İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Aycan Yılmaz Başvurusu (B. No: 2014/10799)

1. Başvurucu, "resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve banka

Başvuru No2014/10799Tarih10 Mart 2015Okuma11 dk · 2.179 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Aycan Yılmaz Başvurusu

Karar tarihi
10 Mart 2015
Başvuru Numarası
2014/10799
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.179 kelime·11 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, "resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve banka

kartının kötüye kullanılması" suçlarını işlediği iddiasıyla yargılandığı

davada yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığını, "nitelikli dolandırıcılık" suçundan hakkında

verilen mahkûmiyet hükmünün, yeterli inceleme yapılmadan verildiğini, kararın

Yargıtay tarafından onandığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüş, yargılamanın yenilenmesi ile manevi tazminat talebinde

bulunmuştur.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 25/6/2014 tarihinde İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun

Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/9/2014tarihinde,

kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 1/12/2014tarihinde, kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği,

görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 11/12/2014

tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda

sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle

şöyledir:

7. Başvurucu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen

soruşturma kapsamında, 10/3/2009 tarihinde gözaltına alınmıştır.

8. İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesi, 10/3/2009 tarih ve

2009/74 Sorgu sayılı kararı ile başvurucunun tutuklanmasına karar vermiştir.

9. Başvurucu hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının

20/3/2009 tarih ve E.2009/3281 sayılı iddianamesi ile "resmi belgede

sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve banka kartının kötüye

kullanılması" suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası

açılmıştır.

10. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 1/10/2009 tarih ve

E.2009/120, K.2009/331 sayılı kararı ile başvurucunun, "banka kartının kötüye kullanılması"

suçundan beraatine, "resmi belgede sahtecilik" suçundan 1 yıl 8

ay hapis, "nitelikli

dolandırıcılık" suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 4.000,00 TL adli

para cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca tahliyesine karar vermiştir.

11. Başvurucunun temyizi üzerine, Yargıtay 15. Ceza Dairesi,

11/3/2014 tarih ve 2012/11494, K.2014/4400 sayılı ilâmı ile "banka kartının kötüye kullanılması ve nitelikli

dolandırıcılık" suçlarından verilen hükmü onamış, "resmi belgede

sahtecilik" suçundan verilen hükmü bozmuştur.

12. Karar, 26/5/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

13. Başvurucu, 25/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

14. Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılamada Mahkemece,

8/7/2014 tarih ve E.2014/262, K.2014/243 sayılı karar ile başvurucunun,"resmi belgede sahtecilik" suçundan 1 yıl 8

ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri

bırakılmasına karar verilmiştir.

15. Başvurucunun anılan karara itirazı, İstanbul 6. Ağır Ceza

Mahkemesinin 14/8/2014 tarih ve 2014/862 Değişik İş sayılı kararı ile

reddedilerek kesinleşmiştir.

B. İlgili

Hukuk

16. 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının (f) ve (j) bentleri, 204. maddesinin (1)

numaralı fıkrası, 245. maddesinin (1) ve (3) numaralı fıkraları; 4/12/2004

tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinin (2) numaralı

fıkrasının (e) bendi, 231. maddesinin (5) numaralı fıkrası.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

17. Mahkemenin 10/3/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucunun25/6/2014 tarih ve 2014/10799 numaralı bireysel başvurusu incelenip

gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

18. Başvurucu, 10/3/2009 tarihinde gözaltına alınarak aynı

tarihte tutuklandığını, 1/10/2009 tarihinde tahliye edildiğini, "resmi belgede sahtecilik, nitelikli

dolandırıcılık ve banka kartının kötüye kullanılması" suçlarını

işlediği iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında açılan kamu

davasında makul sürede yargılama yapılmadığını, İstanbul 5. Ağır Ceza

Mahkemesince "nitelikli

dolandırıcılık" suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, lehe olan

hükümler değerlendirilmeden ve yeterli inceleme yapılmadan verildiğini,

Yargıtay tarafından kararın onandığını belirterek, adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

a. Yargılamanın Sonucu İtibarıyla Adil Olmadığı

İddiası

19. Anayasa’nın 148. maddesinin

dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken

hususlarda inceleme yapılamaz.”

20. 30/3/2011 tarih ve 6216

sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un48.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul

edilemezliğine karar verebilir.”

21. 6216 sayılı Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların

Mahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın

148. maddesinin dördüncü fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular

kapsamında değerlendirilen kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin

şikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

22. Anılan kurallar uyarınca,

ilke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve

olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının

yorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili

varılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesine

konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının

adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda bariz takdir hatası veya açık keyfilik

içermesi ve bu durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve

özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede, kanun yolu şikâyeti

niteliğindeki başvurular, bariz takdir hatası veya açık keyfilik bulunmadıkça

Anayasa Mahkemesince incelenemez (B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).

23. Başvuru konusu olayda başvurucu, İstanbul 5. Ağır Ceza

Mahkemesince "nitelikli

dolandırıcılık" suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, lehe olan

hükümler değerlendirilmeden ve yeterli inceleme yapılmadan verildiğini,

Yargıtay tarafından kararın onandığını belirterek, adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

24. Başvuru konusu olayda,

başvurucu hakkında, 20/3/2009 tarihinde "resmi

belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve banka kartının kötüye

kullanılması" suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu

davasında İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesince, başvurucunun savunması alınmış,

müşteki ve tanıklar dinlenmiş, banka kayıtları ve bilirkişi raporları

değerlendirilerek, suça konu olayın önem ve değeri ile başvurucunun

duruşmalarda gözlenen kişiliği dikkate alınarak "nitelikli dolandırıcılık" suçundan takdiren 2 yıl 6 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası

ile cezalandırılmasına, başkaca yasal ve takdiri artırım veya indirim

yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Başvurucunun temyizi üzerine,

Yargıtay 15. Ceza Dairesinin11/3/2014 tarihli ilâmı ile "nitelikli dolandırıcılık"

suçundan verilen hüküm,“yapılan yargılamaya, karar yerinde gösterilen delillere,

Mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine,

incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazlarının yerinde görülmediği” gerekçesiyle

onanmıştır.

25. Mahkemenin gerekçesi ile

başvurucunun iddiaları incelendiğinde, iddiaların özünün Derece Mahkemesi

tarafından delillerin değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının

yorumlanmasında isabet olmadığına ve esas itibarıyla yargılamanın sonucuna

ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

26. Başvurucu, yargılama

sürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi

olamadığına, kendi delillerini ve iddialarını sunma olanağı bulamadığına, karşı

tarafça sunulan delillere ve iddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı

bulamadığına ya da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının

derece Mahkemesi tarafından dinlenmediğine ilişkin bir bilgi ya da kanıt

sunmadığı gibi Mahkemenin kararlarında bariz takdir hatası veya açık keyfilik

oluşturan herhangi bir durum da tespit edilememiştir.

27. Açıklanan nedenlerle,

başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde

olduğu, Derece Mahkemesi kararlarının bariz takdir hatası veya açık keyfilik de

içermediği anlaşıldığından, başvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin “açıkça

dayanaktan yoksun olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

b. Yargılama Süresinin Makul Olmadığı İddiası

28. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda, açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

29. Başvurucu, 10/3/2009 tarihinde gözaltına alınarak aynı

tarihte tutuklandığını, 1/10/2009 tarihinde tahliye edildiğini, "resmi belgede

sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve banka kartının kötüye

kullanılması" suçlarını işlediği iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet

Başsavcılığınca hakkında açılan kamu davasında makul sürede yargılama yapılmadığını

belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

30. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme)’nin ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali

iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün

olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının

somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde yer

verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de

Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, ilgili

hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle,

Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM içtihadıyla adil yargılanma

hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara, Anayasa’nın 36. maddesi

kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun dayanağını oluşturan makul sürede

yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca adil yargılanma

hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle ve mümkün olan

süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141.

maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanma

hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B.

No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).

31. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması

gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§41–45).

32. Anayasa’nın 36. ve Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca kişilere,

cezai alanda yöneltilen suçlamaların da (suç isnadı) makul sürede karara

bağlanmasını isteme hakkı tanınmıştır. İsnat olunan fiil, ceza kanunlarında suç

olarak nitelendirilmiş ve yargılama aşamasında ceza hukukunun kuralları

uygulanmış ise ayrıca bir uygulanabilirlik incelemesi yapılmaksızın

kendiliğinden adil yargılanma hakkının kapsamına girer (B. No: 2013/625,

9/1/2014, § 31).Başvuru konusu olayda, başvurucu

hakkında, "resmi belgede sahtecilik,

nitelikli dolandırıcılık ve banka kartının kötüye kullanılması" suçlarını

işlediği iddiasıyla soruşturma başlatılmıştır. Başvurucu hakkında isnat olunan

suçlar5237sayılı Kanun’un 158. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (j) bendi,

204. maddesinin (1) numaralı fıkrası ile 245. maddesinin (1) ve (3) numaralı

fıkralarında hapis ve adli para cezasını gerektirir şekilde tanımlanmıştır. Bu

çerçevede başvurucu hakkındaki suç isnadına dayalı yargılamanın Anayasa’nın 36.

maddesinin güvence kapsamına girdiği konusunda kuşku bulunmamaktadır (B. No:

2012/625, 9/1/2014, § 32).

33. Ceza muhakemesinde yargılama süresinin makul olup

olmadığı değerlendirilirken sürenin başlangıcı, bir kişiye suç işlediği

iddiasının yetkili makamlar tarafından bildirilmesi veya isnattan ilk olarak

etkilendiği arama ve gözaltı gibi bir takım

tedbirlerin uygulanması anıdır. Somut başvuru açısından bu tarih, başvurucunun

gözaltına alındığı 10/3/2009 tarihidir. Ceza yargılamasında sürenin sona erdiği

tarih ise suç isnadının nihai olarak karara bağlandığı tarih olup, somut

başvuru açısından bu tarih, İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen karara

yapılan itirazın İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildiği

14/8/2014tarihidir (B. No: 2013/695, 9/1/2014, § 35).

34. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinde, İstanbul

Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, 10/3/2009 tarihinde

gözaltına alınarak aynı tarihte tutuklanan başvurucu hakkında, Başsavcılığın

20/3/2009 tarihli iddianamesi ile "resmi

belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve banka kartının kötüye

kullanılması" suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası

açıldığı, İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesince, başvurucunun savunmasının

alındığı, müşteki ve tanıkların dinlendiği, banka kayıtları ve bilirkişi

raporları değerlendirilerek1/10/2009 tarihli karar ile başvurucunun, "banka kartının kötüye kullanılması"

suçundan beraatine, "resmi

belgede sahtecilik" suçundan 1 yıl 8 ay hapis, "nitelikli dolandırıcılık"

suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile

cezalandırılmasına, ayrıca tahliyesine karar verildiği tespit edilmiştir.

Başvurucunun temyizi üzerine, Yargıtay 15. Ceza Dairesince 11/3/2014 tarihli

ilâm ile hükmün,"banka kartının kötüye kullanılması ve nitelikli

dolandırıcılık" suçlarından onanmasına, "resmi belgede sahtecilik"

suçundan bozulmasına karar verildiği belirlenmiştir. Bozma ilâmına uyularak

yapılan yargılamada Mahkemece, 8/7/2014 tarihli karar ile başvurucunun,"resmi belgede sahtecilik" suçundan 1 yıl 8

ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri

bırakılmasına karar verildiği, başvurucunun anılan karara itirazının, İstanbul

6. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/8/2014 tarihli kararı ile reddedilerek

kesinleştiği anlaşılmıştır.

35. 5271 sayılı Kanun’un öngördüğü yargılama usullerine tabi

mahkemeler nezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündeki

iddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesi

tarafından makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde kararlar

verilmiştir (B. No: 2012/625, 9/1/2014, §§ 23-41; B. No: 2013/695, 9/1/2014, §§

24-40).

36. Başvurunun değerlendirilmesi neticesinde, başvuruya konu

ceza davası; hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların karmaşıklığı,

delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi kriterler

dikkate alındığında karmaşık olmaktan uzaktır. Başvurucunun tutum ve

davranışlarıyla ve usuli haklarını kullanırken

özensiz davranmasıyla yargılamanın uzamasına önemli ölçüde sebep olduğu da

söylenemez. Anılan davaya bütün olarak bakıldığında, somut başvuru açısından

farklı bir karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve söz konusu beş

yıl beş ay dört günlük yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu

sonucuna varılmıştır.

37. Açıklanan nedenlerle,

başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

38. Başvurucu, makul sürede

yargılama yapılmadığı için 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep

etmiştir.

39. 6216 sayılı Kanun'un“Kararlar”

kenar başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal

bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak

için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden

yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine

tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu

gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

40. Başvurucunun tarafı olduğu

uyuşmazlığa ilişkin beş yıl beş ay dört günlük yargılama süresi nazara

alındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal

tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net

3.350,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

41. Başvurucu tarafından yapılan

ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun

1.

Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığı yönündeki iddiasının “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının KABUL EDİLEBİLİR

OLDUĞUNA,

3. Anayasa’nın

36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL

EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucuya net 3.350,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucunun tazminata ilişkin diğer

taleplerinin REDDİNE,

C. Başvurucu tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

10/3/2015

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Serruh

KALELİ

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Nuri NECİPOĞLU

Hicabi

DURSUN

Hasan Tahsin GÖKCAN Raportör Yrd. : Derya ATAKUL Başvurucu : Aycan YILMAZ Vekili : Av. Erdoğan SONAR

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/10799, 10 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun İddiaları
  14. B. Değerlendirme
  15. A. Başvurucunun
  16. D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  17. Kaleli
  18. Dursun
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/10799
Tarih
10 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • Y. İ. Başvurusu (B. No: 2014/9904)
  • Mehmet Yalçınkaya Başvurusu (B. No: 2014/6773)
  • Mehmet Serdar Ayaroğlu Başvurusu (B. No: 2013/8667)
  • İbrahim Kalkan Başvurusu (B. No: 2014/11416)
  • Mustafa Can Başvurusu (B. No: 2013/5874)
  • Mızrap Ateş Başvurusu (B. No: 2014/3076)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.