İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ayhan Nurçin ve Erhan Nurçin Başvurusu (B. No: 2014/8932)

1. Başvurucular, hırsızlık suçundan yargılandıkları

Başvuru No2014/8932Tarih21 Ocak 2015Okuma11 dk · 2.155 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ayhan Nurçin Ve Erhan Nurçin Başvurusu

Karar tarihi
21 Ocak 2015
Başvuru Numarası
2014/8932
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.155 kelime·11 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucular, hırsızlık suçundan yargılandıkları

Mahkemenin yargılamanın yenilenmesi taleplerini reddetmesi nedeniyle

Anayasa’nın 36. maddesinde belirtilen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüşlerdir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 13/6/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan

yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi

neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı

tespit edilmiştir

3. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 28/11/2014 tarihinde

kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle

şöyledir:

5. Başvurucular Ümraniye 4. Asliye Ceza Mahkemesinin

11/2/2008 tarih ve E.2006/47, K.2008/103 sayılı kararıyla hırsızlık suçundan

hapis cezasına mahkum edilmiştir.

6. Kararın gerekçesinin ilgili bölümü şöyledir:

"…Tüm dosya kapsamı birlikte

değerlendirildiğinde, olay günü sanıkların yanlarında evrakı tefrik edilen Y.

N.’nin olduğu halde kullanmış oldukları 34 ZF 4475

plakalı araç ile seyir halinde iken ve gece saat 19.00 sularında müştekilerden

Ö. B’nin içinde 100.-YTL parası, anahtarları ve kimliği olan çantasını kapkaç

suretiyle hırsızladıkları, yine S. B’nin içinde 1

adet telefonu, 100.-YTL parası ve makyaj malzemeleri bulunan çantasını hızla

çekerek kapkaç suretiyle hırsızladıkları, müşteki S.

B.’nin yine diğer müştekiler gibi yolda yürüdüğü

sırada çantasını araçtan sarkmak ve kapkaç suretiyle hırsızladıkları,

müştekilerden E. K.’nin yine yolda yürüdüğü sırada sanıkların

kullanmış oldukları araçtan sarkmak ve kapkaç suretiyle çantasının sanıklarca hırsızlandığı, sanıkların kullanmış olduğu aracın

müştekilerce teşhis edildiği ve yine bir kısım müştekilerin de sanıkları teşhis

ettiği ve bu şekilde her iki sanığın da 4 ayrı müştekiye yönelik kapkaç

suretiyle hırsızlık suçlarının sübut bulduğu anlaşılmakla, sanıkların 4 ayrı

müştekiye yönelik kapkaç suretiyle hırsızlık suçundan eylemlerine uyan 5237

sayılı TCK nın 142/2-b, 143/1, 53/1, 63/1 maddeleri

gereği müşteki sayısınca ayrı ayrı dört kez mahkumiyetlerine karar verilerek

aşağıdaki hüküm kurulmuştur…”

7. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza

Dairesinin 6/11/2013 tarih ve E.2011/3364, K.2013/21780 sayılı kararıyla söz

konusu hüküm onanmıştır.

8. Başvurucular; müştekilerden S. B.'nin

çalınan çantasının olay günü polisler tarafından kendisine iade edildiğini, bu

durumun bizzat S. B.'nin müştekilerden H. T. ile

yaptığı 14/4/2014 tarih ve saat 13.30'da yaptığı telefon görüşmesinde itiraf

edildiğini, müştekilerden Ö. B.'nin de çantasının

iade edildiğini beyan ettiğini, müştekilerden E. K.'nin

ise olay günü karakolda beklerken mağdurlardan birinin kap-kaç olayını cep

telefonu ile çektiğini ve bunu karakoldaki polislere gösterirken kendisinin

buna şahit olduğunu beyan ettiğini, yine müştekilerden E. K.'nin oğlunun olay günü karakolda annesinin yanında olduğunu

beyanla olaydan birkaç gün sonra bir ortamda annesinin başına gelenleri

anlatırken orada bulunan şahıslardan birinin kendisi ile özel konuşmak

istediğini söylemesi üzerine kendisi ile yaptığı görüşmede bu şahsın "biz senin annen olduğunu bilmiyorduk"

ifadelerini kullandığını belirterek, yeni olay ve yeni delillerin ortaya çıktığı iddiasıyla

Ümraniye 4. Asliye Ceza Mahkemesine 8/5/2014 tarihinde yargılamanın yenilenmesi

talebinde bulunmuşlardır.

9. İstanbul Anadolu 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 8/5/2014

tarih ve E.2006/47, K.2008/103 sayılı ek kararıyla talebin reddine karar

verilmiştir. Anılan kararın ilgili bölümü şöyledir:

"Mahkememizin 11/2/2008 tarih ve

E.2006/47, K.2008/103 karar sayılı hükmün Yargıtay incelemesinden geçerek

kesinleştiği ve CMK 311 ve devamı maddelerindeki yargılamanın yenilenmesi

sebepleri bulunmadığından Hükümlüler Ayhan Nurçin ve Erhan Nurçin müdafi Av.

Mehmet Savaş'ın yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine,…karar

verildi."

10. Başvurucuların ret kararına itiraz etmesi üzerine,

İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/5/2014 tarih ve 2014/448 Değişik

İş sayılı kararıyla İstanbul Anadolu 26. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında

gösterilen gerekçeler yerinde olduğu belirtilerek, itirazın reddine karar

verilmiştir.

11. İtirazın reddi kararı, 3/6/2014 tarihinde başvurucular

vekiline tebliğ edilmiştir.

12. 13/6/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru

yapılmıştır.

B. İlgili Hukuk

13. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Kanunu’nun 311. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendi şöyledir:

“Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava,

aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla

tekrar görülür:

...

e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya

konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz

önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha

hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini

gerektirecek nitelikte olursa…”

14. 5271 sayılı Kanun’un 319. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Yargılamanın yenilenmesi istemi, kanunda

belirlenen şekilde yapılmamış veya yargılamanın yenilenmesini gerektirecek

yasal hiçbir neden gösterilmemiş veya bunu doğrulayacak deliller açıklanmamış

ise, bu istem kabule değer görülmeyerek reddedilir.

15. 5271 sayılı Kanun’un 321. maddesi şöyledir:

“(1) Yargılamanın yenilenmesi isteminde ileri

sürülen iddialar, yeterli derecede doğrulanmaz veya 311 inci Maddenin birinci

fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 314 üncü Maddesinin

birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı hâllerde işin durumuna göre bunların

önce verilmiş olan hükme hiçbir etkisi olmadığı anlaşılırsa, yargılamanın

yenilenmesi istemi esassız olması nedeniyle duruşma yapılmaksızın reddedilir.

(2) Aksi hâlde mahkeme, yargılamanın

yenilenmesine ve duruşmanın açılmasına karar verir.

(3) Bu Madde gereğince verilen kararlara karşı

itiraz yoluna gidilebilir.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

16. Mahkemenin 21/1/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucuların 13/6/2014 tarih ve 2014/8932 numaralı başvurusu incelenip gereği

düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

17. Başvurucular, hırsızlık suçundan Ümraniye 4. Asliye Ceza

Mahkemesince yargılanarak hapis cezası ile mahkum edildiklerini, daha sonra

ortaya çıkan yeni olay ve delillere rağmen Mahkemece yargılamanın yenilenmesi

talepleri hakkında kısa, kalıplaşmış ifadeler kullanılarak oluşturulmuş ve

yetersiz gerekçelerle ret kararı verildiğini, itiraz merciince gerekçesiz

olarak itirazlarının reddedildiğini, yargılamanın yenilenmesi suretiyle

dilekçede adı geçen tanık ve müştekilerin dinlenilmesine karar verilmesi

gerekirken, yargılamanın yenilenmesi taleplerinin kabul edilmediğini belirterek,

Anayasa’nın 36. maddesinde tanımlanan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

1. Mahkeme Kararlarının Gerekçesiz Olduğu

İddiası

18. Başvurucular, Mahkemece yargılamanın yenilenmesi

taleplerinin gerekçesiz olarak kabul edilmediğini ve bu karara yaptıkları

itirazın da gerekçesiz olarak reddedildiğini iddia etmişlerdir.

19. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile

adil yargılanma hakkına sahiptir.”

20. Anayasa’nın 141. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

“Bütün mahkemelerin her türlü kararları

gerekçeli olarak yazılır.”

21. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

22. Anılan kurallar uyarınca, ilke olarak mahkeme

kararlarının gerekçeli olması, adil yargılanma hakkının bir gereğidir. Derece

mahkemeleri, dava konusu maddi olay ve olguların kanıtlanmasını, delillerin

değerlendirilmesini, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanmasını,

uyuşmazlıkla ilgili vardığı sonucu, sonuca varılmasında kullandığı takdir

yetkisinin sebeplerini makul bir şekilde gerekçelendirmek zorundadır. Bu

gerekçelerin oluşturulmasında açıkça bir keyfilik görüntüsünün olmaması ve

makul bir biçimde gerekçe gösterilmesi hâlinde adil yargılanma hakkının

ihlalinden söz edilemez (B. No: 2013/1235, 13/6/2013, § 23).

23. Makul gerekçe; davaya konu olay ve olguların mahkemece

nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal

düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, olay ve olgular ile hüküm

arasındaki bağlantıyı gösterecek nitelikte olmalıdır. Zira tarafların o dava

yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini

anlayıp değerlendirebilmeleri için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş,

hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini gösteren, ifadeleri

özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve

buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur (B. No: 2013/1235,

13/6/2013, § 24).

24. Bununla birlikte, derece mahkemelerinin, taraflarca ileri

sürülen tüm iddialara cevap verme zorunluluğu bulunmayıp, hükme esas teşkil

eden gerekçelerin nelerden ibaret olduğunu ortaya koyması yeterlidir. Diğer

taraftan kanun yolu mercilerince; onama, itiraz veya başvurunun reddi kararları

verilmesi hâlinde alt derece mahkemelerinin kararlarında gösterdikleri

gerekçeler kabul edilmiş olacağından, anılan kararlarda ayrıca gerekçe

gösterilmesine gerek bulunmamaktadır (B. No: 2013/1235, 13/6/2013, § 25).

Nitekim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatları da bu yöndedir (Van de Hurk/Hollanda,

B.No: 16034/90, 19/4/1994, §

61).

25. Diğer yandan, derece mahkemelerinin kendisine sunulan tüm

iddialara yanıt vermek zorunluluğu bulunmamakta ise de,

ileri sürülen iddialardan biri kabul edildiğinde davanın sonucuna etkili olması

halinde, mahkeme bu hususa belirli ve açık bir yanıt vermek zorunda olabilir.

Böyle bir durumda dahi, ileri sürülen iddiaların zımnen reddi yeterli olabilir

(benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Hiro Balani/İspanya,

B. No. 18064/91, 9/12/1994).

26. Başvuru konusu olayda, İlk Derece Mahkemesi kararında,

hükmün Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği ve 5271 sayılı Kanun’da

belirtilen yargılamanın yenilenmesi sebepleri bulunmadığı belirtilerek talepler

reddedilmiş (bkz. § 9), itiraz mercii tarafından da itiraz değerlendirilmiş ve

İstanbul Anadolu 26. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında gösterilen gerekçeler

yerinde bulunmuştur. 5271 sayılı Kanun’un 311. maddesinde hükümlü lehine

yargılamanın yenilenmesi nedenlerine yer verilmiş ve bu nedenler tahdidi

biçimde sayılmıştır. Mahkeme, yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak

gösterilen, soyut ve duyuma dayalı beyanların dışında herhangi

bir somut veri ile desteklenmeyen hususların, tek başlarına ya da önceden

sunulan delillerle birlikte değerlendirildiğinde başvurucuların beraatini veya daha hafif bir ceza almalarını gerektirecek

nitelikte “yeni” ve “önemli” olmadıklarını örtülü olarak kabul

ederek, başvurucuların talebini CMK’nın

311. ve devamı maddelerinde belirtilen yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden

birisinin gerçekleşmediği gerekçesiyle reddetmiştir. Dolayısıyla Mahkemenin CMK’nın 311. maddesinde belirtilen sebeplerden birinin bulunmadığı gerekçesiyle yargılamanın

yenilenmesi talebini reddetmesi, gerekçeli karar hakkının ihlali olarak

değerlendirilemez.

27. Açıklanan nedenlerle, başvurucular tarafından ileri

sürülen iddialar çerçevesinde açık ve görünür bir ihlal olmadığı

anlaşıldığından, başvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik koşulları

yönünden incelenmeksizin “açıkça dayanaktan

yoksun olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

2. Yargılamanın Sonucunun Adil Olmadığı İddiası

28. Başvurucular, yargılamanın yenilenmesi suretiyle

dilekçede adı geçen tanık ve müştekilerin dinlenilmesine karar verilmesi

gerekirken, yargılamanın yenilenmesi taleplerinin haksız olarak reddedildiğini şikayet etmişlerdir.

29. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”

30. 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

31. 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine

karar verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü

fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular kapsamında değerlendirilen

kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel

başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

32. Başvuru formu ve ekleri incelendiğinde, Ümraniye 4.

Asliye Ceza Mahkemesinin 11/2/2008 tarhli kararıyla

başvurucuların hırsızlık suçlarını işlediği sabit görülerek mahkûmiyetine karar

verildiği, bu kararın Yargıtayca onandığı

görülmektedir.

33. Mahkeme, başvurucularca ileri sürülen hususların yargılamanın yenilenmesini gerektirecek yeni bir durum olmadığını belirterek

talebi 8/5/2014

tarihli ek kararıyla reddetmiştir. Diğer bir ifade ile Mahkeme, yargılamanın

yenilenmesi sebebi olarak gösterilen hususların, tek başlarına ya da önceden

sunulan delillerle birlikte değerlendirildiğinde başvurucuların beraatini veya daha hafif bir ceza uygulanmasını

gerektirecek nitelikte olmadıklarını örtülü olarak kabul etmiştir. Bu karar,

itirazın reddedilmesiyle 15/5/2014 tarihinde kesinleşmiştir.

34. Yargılamanın yenilenmesi ancak kesinleşmiş hükümlerde

başvurulacak bir yol olup hukuki niteliği itibarıyla CMK'nın

sistematiği, düzenleniş şekli ve düzenlendiği yer dikkate alındığında

tereddütsüz olağanüstü bir kanun yoludur. Yargılamanın yenilenmesindeki amaç,

kanunda istisnai ve sınırlı olarak sayılan hallerin gerçekleşmesi halinde

gerçeğin araştırılması, böylece toplum ve sanığın menfaatinin korunması

olduğundan, kesin hükme yönelik olarak ileri sürülen ve gerekli şartları

taşımayan her türlü yenilenme talebinin dikkate alınması da söz konusu

olmayacaktır (Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/3/2014 tarih ve E.2012/3-909,

K.2014/121 sayılı kararı).

35. Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş hükümler açısından

başvurulabilen olağanüs­tü bir kanun yoludur. 5271 sayılı Kanun’un

311. maddesinde hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenlerine yer

verilmiş ve bu nedenler tahdidi biçimde sayılmıştır. Kesin hükme yönelik olarak

ileri sürülen ve gerekli şartları taşımayan her türlü yenilenme talebinin

dikkate alınması da söz konusu değildir. 5271 sayılı Kanun’un 311.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendine göre, yeni olaylar veya yeni

deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle

birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini

veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm

edilmesini gerektirecek nitelikte olursa yargılamanın yenilenmesine karar

verilebilecektir.

36. Yargılamanın yenilenmesi

taleplerinde bahsedilen hususların, yeni deliller ve olaylar kapsamında değerlendirilip

değerlendirilmeyeceğinin takdiri esasan derece

mahkemelerine aittir. Diğer bir anlatımla, başvurucuların

belirttikleri olay ve delillerin, tek başlarına ya da önceden sunulan delillerle birlikte

değerlendirildiğinde sanıkların (başvurucuların) beraatini

veya daha hafif bir ceza uygulanmasını gerektirecek nitelikte “yeni” ve “önemli”

olup olmadıklarının takdiri derece mahkemelerine aittir.

37. Bunun istisnası, derece

mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının bariz takdir hatası veya açık keyfilik

içermesi ve bu durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve

özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede, kanun yolu şikâyeti

niteliğindeki başvurular, bariz takdir hatası veya açık keyfilik bulunmadıkça

Anayasa Mahkemesince esas yönünden incelenemez (B.No: 2012/828, 21/11/2013, § 21).

38. Başvurucular, İlk Derece Mahkemesince yargılamanın yenilenmesi istemlerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu

ileri sürmekte olup, iddiaların özü Mahkemenin hukuk kurallarını yorumlamada ve

olayları değerlendirmede isabet edemediğine ilişkindir. Mahkumiyete ilişkin

kararın gerekçesinden, müştekilerin duruşmada dinlendiği ve bazı müştekilerin

huzurdaki sanıkları teşhis ettiği anlaşılmaktadır. Mahkeme,

sanıkların kullanmış olduğu aracın ve olayın faili olarak yakalanan sanıkların

teşhis edildiğini belirterek mahkumiyet kararı

vermiştir. Diğer yandan, sonradan ortaya çıktığı söylenen olay ve delillerle

ilgili olarak, kolluk makamlarının görevlerini kötüye kullandıklarına, yalancı

tanıklık yapıldığına veya iftira suçu işlendiğine ilişkin yapılmış bir suç

duyurusu bulunmamaktadır. Mahkemeye, yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak

soyut ve duyuma dayalı beyanların dışında herhangi bir somut veri de

sunulmamıştır.

39. Dolayısıyla başvuru bu haliyle kanun yolu incelemesi

talebi niteliğinde olup, yargılamanın yenilenmesi talebiyle ilgili anılan Mahkeme kararlarının açıkça

hukuka aykırı olarak kabul edilmesini gerektiren bir olgu ile bu kararlarda bariz takdir hatası veya açık

keyfilik oluşturan bir durum da tespit edilememiştir.

40. Açıklanan nedenlerle, kanun yolu incelemesi talebi

niteliğinde olan başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden

incelenmeksizin, "açıkça dayanaktan

yoksun olması" nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle, başvurunun "açıkça dayanaktan yoksun olması"

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, yargılama

giderlerinin başvurucular üzerinde bırakılmasına, 21/1/2015 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Serruh

KALELİ

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Hicabi

DURSUN

Erdal TERCAN Zühtü ARSLAN Raportör : Akif YILDIRIM Başvurucular : 1. Ayhan NURÇİN 2. Erhan NURÇİN Vekilleri : Av. Onur ZEYDAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/8932, 21 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili Hukuk
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucuların İddiaları
  14. B. Değerlendirme
  15. Kaleli
  16. Dursun
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/8932
Tarih
21 Ocak 2015

İlgili Kararlar

  • Erdal Önder Başvurusu (B. No: 2014/4777)
  • Aydın İpek Başvurusu (B. No: 2014/2944)
  • Yüksel Polat Başvurusu (B. No: 2013/8746)
  • Adnan Tınarlıoğlu Başvurusu (B. No: 2013/2156)
  • Mehmet Çağdaş Serttaş Başvurusu (B. No: 2013/8516)
  • Yankı Bağcıoğlu ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/253)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.