İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

AYM Bireysel Başvuru B. No: 2015/11131

1. Başvuru, bir internet sitesinde yer alan duyuruya erişimin

Başvuru No2015/11131Tarih4 Temmuz 2019Okuma14 dk · 2.755 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Eğitim Ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-sen) Başvurusu

Karar tarihi
4 Temmuz 2019
Başvuru Numarası
2015/11131
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.755 kelime·14 dk okuma·20 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, bir internet sitesinde yer alan duyuruya erişimin

engellenmesi kararı verilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 1/7/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

9. Eğitim İşkolu Kamu Görevlileri Sendikası (EĞİTİM İŞ) ile

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikasının (EĞİT SEN) 23/1/1995 tarihinde

birleşerek oluşturduğu başvurucu Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikasının

(Sendika) Türkiye'nin 81 ilinde 100 şubesi ve 114 binden fazla üyesi

bulunmaktadır. Sendika; eğitim sektöründe çalışanların ekonomik, sosyal,

demokratik, kültürel haklarının korunması ve geliştirmesi ile özgür ve

demokratik bir çalışma yaşamının oluşturulması iddiasıyla demokratik ve

yaşanılası bir ülke talebiyle çalışmalarını sürdürmektedir.

10. Amasya İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2015 yılında; Millî Eğitim

Bakanlığı (MEB) ile İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfının

(Vakıf) ortaklaşa yürütmek üzere anlaştıkları “Her

Sınıfın Bir Yetim Kardeşi Var” projesi ile ilgili olarak Amasya'da

bulunan ilk ve orta dereceli okulların müdürlüklerine proje tanıtım afişlerinin

okullarda öğrencilerin görebilecekleri yerlere asılması talimatını vermiştir.

11. Başvurucu bu talimat üzerine projenin hayata geçirildiğini

öğrendiğini belirterek MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğünün

söz konusu proje ile ilgili 8/9/2014 tarihli kararının yürütmesinin

durdurulması ve iptali talebiyle dava açmıştır.

12. Başvurucu açtığı bu davayı kendisine ait http://www.egitimsen.org.tr isimli

internet sitesi üzerinden kamuoyuna bir yazı ile duyurmuştur. İnternet

sitesinin "Duyurular"

kısmında yayımlanan yazı şöyledir:

“İHH

İnsani Yardım Vakfı'nın MEB ile Yürüttüğü 'Her Sınıfın Bir Yetim Kardeşi Var

Projesi'ne Karşı Dava Açtık

Milli Eğitim Bakanlığı ile İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım

Vakfı elbirliğiyle yürütülen 'Her Sınıfın Bir Yetim Kardeşi Var' projesi

kapsamında, sınıflara kumbara konularak öğrenciler 'insani yardım' amacıyla

yönlendirilmekte ve her sınıftan 90 lira para toplanmaktadır.

Türkiye'deki okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve

liselerde özel ve devlet okulu ayrımı yapmaksızın 'gönüllülük esası'

çerçevesinde ilgili projeye desteğin sağlanması talimatını içeren MEB kararı

doğrultusunda söz konusu projenin tanıtımı için il il

kampanyalar başlamıştır.

Bakanlar Kurulu'nun 04.04.2011 gün 2011/1799

sayılı kararıyla vergi muafiyeti tanınan İHH Vakfı, 01/04/2013 tarihinde de

'Yardım toplamada izne tabi olmama' statüsü verilmiştir. Adı pek çok yolsuzluk

olayına karışan 'Deniz Feneri' ve 'Kimse Yok Mu?' derneklerinin de bu statüye

sahip oldukları da hatırda tutulmalıdır. Bu nedenledir ki 'insani yardım' adı

altında toplanan paraların/yardımların hareketi, kimlere ulaştığı, hangi

çevrelerle ilişki içerisinde yardımların dağıtıldığı gibi sayısı artırılabilir

sorularla, bu ilişkilerin denetimi ve 'insani yardımın' amacına uygun yürütülüp

yürütülmediği sorunu gündemimize gelmiştir.

Belirtmek isteriz ki İHH İnsani Yardım Vakfı

izne tabi olmayan vakıflardan olmasına rağmen, bildirim üzerine Milli Eğitim Bakanlığının dava konusu ettiğimiz yazısı

okullardan yardım toplanmasının biçim ve koşullarını içermediği gibi, denetimin

nasıl yapılacağı konusunda da bir bilgilendirme içermemektedir. Ayrıca

yasalarda 'iki yıl' olarak getirilen yardım süresi sınırı da ilgili MEB

yazısında belirtilmemiştir. Zira aynı yardım 2013-2014 öğretim yılında da

yapılmış, halen de yapılmaya devam etmektedir.

Söz konusu projede yardımın miktarı da

mevzuata aykırı biçimde 'sınıf içerisinde toplanacak olan 90 (doksan türk lirası) TL' olarak belirtilmiştir. Yardımı kimin

yaptığı kayıtlara geçirilmektedir. Yardım edilenin de tüm bilgileri yardım

edene verilmektedir. Tüm bunlar aleniyet gereği gibi görülse de gerçekte

yardımın amacından uzaklaşılmakta ve zorunlu hale gelmektedir.

Eğitim Sen olarak

belirtmek isteriz ki, egemenlerin dünyada ve Türkiye'de yürüttüğü politikalar

karşısında ezilenlere dost eli uzatmanın erdemi tartışma götürmezdir. Ancak bu

el, halihazırdaki biçimiyle uzanmamalıdır. Çocuklara yardım götürürken, sadece

bu çocukların gözlerine 'insanca' bakabilmek için, onların yetim kalmasına

neden olan 'savaş politikalarına' da karşı çıkmak gerekmektedir.

Belirtmek isteriz ki okullar, öğrencilerimizin

eşit, özgür, adil ve barış içinde bir yaşamı var edebilecekleri düşüncesinin

teşvik edildiği eğitim-öğretim kurumları olarak görülmelidir.

Ancak söz konusu projenin temel aktörü

hakkında basında yer alan kimi çarpıcı haberleri de hatırlatmakta yarar

bulunmaktadır. Basında yer alan haberlerde, İHH Vakfı Başkanı ...'nın El Kaide'ye para aktardığı iddiasıyla hakkında gizli

bir soruşturma yürütüldüğü iddia edilmişti. Ayrıca 2013 yılı Ağustos

ayında Suriye'de El Nusra'nın kontrolünde bulunan Rakka bölgesinde iftar verdiği, El Nusra

örgütüne tırlarla yardım götürdüğü ve El Nusra'ya

silah ve tıbbi malzeme gönderdiği haberleri de basında yer almıştı. Türkiye'nin

yangın yerine dönen Suriye'de iç savaşı büyütecek 'eğit donat' politikaları

düşünüldüğünde bu tablonun akıllarda çokça soru işareti yaratması

kaçınılmazdır.

Sonuç olarak ifade etmek isteriz ki, böylesine

hukuksuz ve akıllarda soru işareti bırakan bir projenin okullarda yürütülmesi

oldukça sakıncalıdır. Bu nedenle söz konusu projenin okullarda uygulanmasına

dayanak olan Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim

Teknolojileri Genel Müdürlüğü'nün 08/09/2014 tarih ve 3784945 sayılı kararının

yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle 10 Nisan 2015 tarihi itibariyle

dava açmış bulunmaktayız."

13. Yazıda bahsi geçen Vakıf ile Vakfın Başkanı (müştekiler),

internet sitesinde yer alan yazı içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal

edildiğini ileri sürerek internet içeriğine erişimin engellenmesi talebinde

bulunmuşlardır.

14. İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliği 27/4/2015 tarihinde haber

içeriğine erişimin engellenmesine karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:

"Yayından kaldırılması talep olunan

haberin http://www.egitimsen.org.tr/genel/bizden_detay.php?kod=23278&sube=0#.VTdGeSHtmko

isimli sitede internet ortamında yayınlandığı, bu haberin verilmesinde herhangi

bir kamu yararı bulunmadığı, haberin somut bir olaya dayanmadığı, asılsız ve

mesnetsiz bir takım isnat ve ithamlara karşı talep edenin rızası dışında

yayınlanmasının talep edenin itibar ve saygınlığını zedeleyici nitelikte

olduğu, bu suretle söz konusu haberin talep edenin kişilik haklarını ihlal eder

mahiyette olduğu, bu nedenle yayından kaldırılması gerektiği,buna

göre talebin haklı olduğu anlaşıldığından06/02/2014 tarih ve 6518 sayılı

yasanın 93. Maddesi ile değişik 5651 Sayılı Yasanın 9.-(3),(4), maddesi

uyarınca talebin kabulü ile söz konusu haberin yayından çıkarılmasına (erişimin

engellenmesine)karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."

15. Başvurucunun anılan karara itirazı İstanbul 7. Sulh Ceza

Hâkimliğinin 25/5/2015 tarihli kararı ile reddedilmiştir.

16. Ret kararı başvurucuya 2/6/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir.

17. Başvurucu 1/7/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

18. İlgili hukuk için bkz. Ali

Kıdık, B. No: 2014/5552, 26/10/2017, §§

21-29.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 4/7/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

20. Eğitim sektöründe çalışma yürüten bir sendika olduğunu

belirten başvurucu kendisine ait internet sitesi aracılığıyla MEB ile bir

insani yardım vakfının ilk ve orta dereceli okullardan yardım toplamak üzere

ortaklaşa yürüttüğü projenin iptali talebiyle dava açtığını duyurmuştur.

Başvurucu, anılan projeye yönelik görüşlerinin aktarıldığı içeriğe sulh ceza hâkimliğince

gerekçesiz olarak ve savunması alınmadan erişimin engellenmesine karar

verildiğini belirterek adil yargılanma hakkının ve ifade özgürlüğünün ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

21. Bakanlık görüşünde, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesinin (AİHM) ifade özgürlüğü ile şeref ve itibar hakkının

dengelendiği bir dizi kararı zikredilmiştir. Bakanlık görüşünde, erişimin

engellenmesi kararı ilgili yazı ile sınırlı olduğundan ifade özgürlüğüne

yönelik orantılı bir sınırlama teşkil ettiği değerlendirilerek başvurucunun

ifade özgürlüğü ile müştekinin itibar hakkı arasında -demokratik bir toplumun

gerekleri dikkate alınarak- adil bir dengenin kurulması gerektiği ifade

edilmiştir.

B. Değerlendirme

22. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun tüm iddiaları ifade özgürlüğü

kapsamında incelenmiştir.

23. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa’nın “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” kenar başlıklı 26.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes,

düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya

toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların

müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de

kapsar...

Bu hürriyetlerin kullanılması,...

başkalarının şöhret veya haklarının,... korunması ... amaçlarıyla

sınırlanabilir…

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak

şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.”

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

24. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifade

özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar

verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Müdahalenin Varlığı

25. Başvurucuya ait internet sitesinde yayımlanan bir yazıya

erişimin engellenmesine karar verilmiştir. Söz konusu mahkeme kararı ile

başvurucunun ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahalede bulunulmuştur.

b. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

26. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşullara uygun olmadığı müddetçe Anayasa’nın 26. maddesinin

ihlalini teşkil edecektir. Anayasa’nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Temel hak ve hürriyetler, ... yalnızca Anayasanın

ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla

sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik toplum düzeninin ...

gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

27. Bu sebeple müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen

ve somut başvuruya uygun düşen, kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa’nın

ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma ve demokratik toplum düzeninin

gereklerine uygunluk koşullarını sağlayıp sağlamadığının belirlenmesi gerekir.

i. Kanunilik

28. Kanunilik ölçütüne ilişkin bir şikâyette bulunulmamıştır.

Mevcut başvurunun koşullarında 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet

Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen

Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un 9. maddesinin kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı

sonucuna varılmıştır. .

ii. Meşru Amaç

29. Başvuruya konu yazıya erişimin engellenmesine ilişkin

kararın başkalarının şöhret veya haklarının

korunmasına yönelik önlemlerin bir parçası olduğu ve meşru bir amaç

taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır.

iii. Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine

Uygunluk

(1) Genel

İlkeler

30. Somut olaya uygulanan genel ilkelerin geniş anlatımı için

Anayasa Mahkemesinin Ali Kıdık

(aynı kararda bkz. §§ 41-67) kararına bakılabilir.

(2) 5651

Sayılı Kanun'un 9. Maddesine Dayanan Erişimin Engellenmesi Kararı Hakkında Bazı

Tespitler

31. Anayasa Mahkemesi, Ali Kıdık kararında 5651 sayılı Kanun ile getirilen içeriğin yayından

çıkarılması ve yayına erişimin engellenmesi kararlarına yönelik usulü ayrıntılı

bir şekilde incelemiş (Ali Kıdık, §§ 55-63) ve bu yöndeki ilkeleri birçok

kararında yinelemiştir (örnek olarak bkz. Miyase İlknur ve diğerleri, B. No: 2015/15242, 18/7/2018, §§

32-35; Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve

Yayıncılık A.Ş., B. No: 2015/6313, 13/9/2018, §§ 25-28; Özgen Acar ve diğerleri, B. No:

2015/15241, 31/10/2018, §§ 30-33; IPS

İletişim Vakfı, B. No: 2015/14758, 30/10/2018, §§ 27-30). Mahkemeye

göre bu usul kanun koyucunun internet ortamında işlenen suçlarla mücadelenin

daha etkin yapılabilmesi, özel hayatın ve kişilik haklarının hızlı ve etkili

bir şekilde korunması ihtiyacı nedeniyle öngördüğü özel ve hızlı sonuç

alınabilecek bir koruma tedbiri kararıdır; dolayısıyla istisnai bir yoldur (Ali Kıdık, § 55;

Miyase İlknur ve diğerleri, § 33; Yeni Gün Haber Ajansi Basin ve Yayıncılık A.Ş., § 26; Özgen Acar ve diğerleri, § 31).

32. Anayasa Mahkemesi başvuruya konu internet yayınına erişimin

engellenmesi tedbirinin alınmasını ancak bir görünüşte haklılık veya ilk

bakışta (prima

facia) haklılık varsa meşru kabul etmekte ve bu usulün ancak

internet yayınının kişilik haklarını apaçık bir şekilde ihlal ettiğinin daha

ilk bakışta anlaşıldığı durumlarda işletilebileceğini belirtmektedir. Anayasa

Mahkemesine göre bir kimsenin çıplak resimlerinin veya video görüntülerinin

yayımlanması gibi kişilik haklarının ihlal edildiğinin daha ileri bir inceleme

yapılmaya gerek olmaksızın ilk bakışta anlaşılabildiği hâllerde 5651 sayılı

Kanun'un 9. maddesinde öngörülmüş olan istisnai usul işletilebilir (Ali Kıdık, §§

62, 63).

(3) Şeref

ve İtibara Yapılan Müdahalelerde Başvurulabilecek Diğer Hukuki Yollar

33. Anayasa Mahkemesi, Ali Kıdık kararında 5651 sayılı Kanun'un 9.

maddesine göre ortada ilk bakışta ihlal bulunmayan hâllerde kişilik haklarının

korunması için genel hukuk ve ceza yollarına başvurulması gerektiği sonucuna

ulaşmıştır (Ali Kıdık,

§§ 66, 67).

(4) Genel

İlkelerin Somut Olaya Uygulanması

34. Somut olayda erişiminin engellenmesine karar verilen yazı

18/4/2015 tarihinde başvurucuya ait www.egitimsen.org.tr

isimli internet sitesinde yayımlanmıştır. Yazı; MEB ile insani yardım amacıyla

kurulmuş bir vakfın iş birliğiyle yürütülen, ilk ve orta dereceli okullardan

insani yardım toplamayı öngören bir projeyi ele almaktadır. Yazıda, muhtaç

insanlara yardım etmenin erdemi ve bunun okul çağındaki çocukların yaşam

algısına katkısı anlatılmakla birlikte anılan amaca bu projeyle ulaşılamayacağı

mesajı verilmektedir. Yazıya göre proje, okullarda toplanacak yardımın biçim ve

koşullarını taşımamaktadır. Üstelik denetim mekanizması da belli değildir.

Yazıda, geçmiş dönemlerde insani yardım adı altında para toplayan bazı

vakıfların yetkilerini kötüye kullandıkları iddia edilerek böyle bir projenin

okullarda uygulanmasının oldukça sakıncalı olacağı ifade edilmektedir. Bahse

konu yazıda dayanak olarak dava konusu projeyi yürütecek Vakıf ile ilgili

basında yer aldığı ileri sürülen kimi iddialara yer verilmektedir. Sonuç olarak

bahse konu yazıda projenin hukuka aykırı olduğu ve sonuçlarının öngörülemediği

ileri sürülerek iptali talebiyle dava açıldığı duyurulmaktadır.

35. Müştekiler; haberin gerçeği yansıtmadığını, haber nedeniyle

şeref ve itibarlarının zedelendiğini ileri sürerek 5651 sayılı Kanun'un 9.

maddesine göre internet içeriğine erişimin engellenmesi talebinde

bulunmuşlardır. İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliği müştekilerin talebini kabul

etmiştir. Mahkeme kararının gerekçesinde, yazının herhangi bir kamu yararı

taşımadığı ve somut bir olaya dayanmadığı belirtilmiştir. Hâkimlik ayrıca

yazıda yer alan iddiaların asılsız ve mesnetsiz olduğunu tespit ederek isnat ve

itham içeren düşünce açıklamasının yayımlanabilmesini müştekilerin rızasına

bağlamıştır.

36. Çelişmesiz bir dava sonucunda yayın içeriğine erişimin

engellenmesi kararı verebilmenin ancak hukuka aykırılığın ve kişilik haklarına

müdahalenin ilk bakışta anlaşılacak kadar belirgin olduğu ve zararın süratle

giderilmesinin zaruri olduğu hâllerde mümkün olduğu hatırlanmalıdır (bkz. §

32). Buna karşılık somut olayda ilk derece mahkemesi,başvuru konusu yazı ile itibara yapıldığı

ileri sürülen saldırının çelişmeli bir yargılama yapılmadan, gecikmeksizin ve

süratle bertaraf edilmesi ihtiyacını ortaya koyabilmiş değildir. Yazı

içeriğinin incelenmesinden de 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesine göre içeriğe

erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını gerektirecek ağırlıkta bir durum

bulunmadığı görülmektedir.

37. İnternet mecralarında yer alan fikir ve kanaat açıklamaları

nedeniyle bireylerin şeref ve itibar hakkına hukuka aykırı olarak

gerçekleştirilen müdahalelerde mağdurun asıl gayesinin zararının telafi

edilmesi olduğu nazara alındığında özellikle somut başvuruya konu benzer

uyuşmazlıklar açısından koşullara göre diğer ceza veya hukuk yollarının daha

yüksek başarı şansı sunabilecek, kullanılabilir ve etkili başvuru yolları

olduğu anlaşılmaktadır. Dahası müşteki, açacağı çelişmeli bir hukuk davasında

içeriğe erişimin engellenmesi talebini ileri sürme imkânına da her zaman

sahiptir (Ali Kıdık,

§ 86).

38. Sonuç olarak başvurunun bütün koşulları gözönünde

tutulduğunda 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca çelişmeli bir yargılama

olmaksızın süresiz olarak etki gösteren tedbir mahiyetinde internete erişimin engellenmesi

kararı verilmesi için gösterilen gerekçeler ilgili ve yeterli kabul edilemez.

39. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvence

altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

40. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

41. Anayasa Mahkemesinin

Mehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 57-60) kararında, Anayasa Mahkemesince bir temel

hakkın ihlal edildiği sonucuna varıldığında ihlalin ve sonuçlarının nasıl

ortadan kaldırılacağının belirlenmesi hususunda genel ilkelere yer verilmiştir.

42. Başvurucu, ihlalin tespiti ile tazminat talebinde

bulunmuştur.

43. Anayasa Mahkemesi, başvurucu tarafından yayımlanan yazının

içeriğine erişimin engellenmesine karar verilmesinin demokratik toplum

düzeninin gereklerine uygun düşmediği ve bu nedenle başvurucunun ifade ve basın

özgürlüklerinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Dolayısıyla somut başvuruda

ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

44. Bu durumda ifade özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır.

Buna göre yapılacak yeniden yargılama ise 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına

yöneliktir. Bu kapsamda derece mahkemelerince yapılması gereken iş, öncelikle

ihlale yol açan mahkeme kararının ortadan kaldırılması ve nihayet ihlal

sonucuna uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir

örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine karar

verilmesi gerekir.

45. Diğer taraftan somut olay bağlamında yeniden yargılama

yapılmasına karar verilmesi ihlale yol açan yargılama sürecine muhatap olan

başvurucunun bu sürede uğradığı bütün zararları gidermemektedir. Üstelik

ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına

karar verilmekle birlikte başvurucunun muhatap olduğu yargısal süreç devam

etmektedir. Dolayısıyla eski hâle getirme

kuralı çerçevesinde ihlalin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılabilmesi için ifade

özgürlüğünün ihlali nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle ve yeniden yargılama

suretiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net

5.500 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

46. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226.90

TL harç ve 2.475 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.701,90 TL yargılama

giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade

özgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

C. Kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 6. Sulh Ceza

Hâkimliğine (2015/1896 D. İş) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucuya net 5.500 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

E. 226.90 TL harç ve 2.475 TL vekâlet

ücretinden oluşan toplam 2.701,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

4/7/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Yıldız

SEFERİNOĞLU

Raportör Yrd.

:

Derya ATAKUL

Başvurucu

:

Eğitim ve

Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM-SEN)

Temsilcisi

:

Ünsal YILDIZ

Vekili

:

Av. Metin

İRİZ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/11131, 4 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. “İhh
  7. IV. İlgili Hukuk
  8. V. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucunun İddiaları
  10. B. Değerlendirme
  11. VI. Hüküm
  12. A. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL
  13. B. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade
  14. E. 226.90 TL harç ve 2.475 TL vekâlet
  15. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  16. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  17. Yıldırım
  18. Kömürcü
  19. Topal
  20. M. Emin KUZ
  21. Seferinoğlu
  22. İriz
  23. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/11131
Tarih
4 Temmuz 2019

İlgili Kararlar

  • M.m. Başvurusu (B. No: 2019/2443)
  • N.m. Başvurusu (B. No: 2019/1808)
  • Tevfik İlker Akçam Başvurusu (B. No: 2018/9074)
  • Mehmet Harman Başvurusu (B. No: 2017/34154)
  • Sedat Şanlı Başvurusu (B. No: 2018/6812)
  • Erol Kızılırmak ve Zeynep Kızılırmak Başvurusu (B. No: 2016/10183)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.