İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Aynur Yanık ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/21411)

1. Başvuru; kamu makamları gerekli önlemleri almadığı

Başvuru No2018/21411Tarih7 Nisan 2021Okuma32 dk · 6.346 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Aynur Yanık Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
7 Nisan 2021
Başvuru Numarası
2018/21411
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

6.346 kelime·32 dk okuma·28 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru; kamu makamları gerekli önlemleri almadığı

için gerçekleşen iş kazası sonucu ölüm olayının meydana gelmesi ve olaya

ilişkin olarak açılan tazminat davasında yetersiz tazminata hükmedilmesi

nedenleriyle yaşam hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 23/7/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. İnegöl Organize Sanayi Bölgesi'ndeki bir şirkete ait

dokuma tesislerinin alanı içinde bulunan yüksek gerilim hattının deplasesinin

gerekmesi üzerine bu işin Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketinin (TEİAŞ)

kontrolörlüğünde bir başka müteahhit firmaya yaptırılması sırasında söz konusu

firmanın işçisi olan başvurucuların yakını C.Y. 15/4/2005 tarihinde elektrik

akımına kapılarak hayatını kaybetmiştir.

A. İnegöl 1.

Asliye Hukuk Mahkemesinde 2005/411 Esasa Kayden Yürütülen Tazminat Davası

Süreci

8. Başvurucular 6/10/2005 tarihinde A. Şirketi, TEİAŞ, İ.

Şirketi ve H.S. aleyhine maddi ve manevi tazminat ödenmesi talepli dava

açmıştır. Başvurucular her biri için 30.000 TL olmak üzere toplam 90.000 TL

manevi tazminat ile her biri 100 TL olmak üzere toplam 300 TL maddi tazminat

ödenmesini talep etmiştir.

9. İnegöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Mahkeme) 2005/411

esasına kayden yürütülen yargılamada başvurucular 29/11/2011 tarihli ıslah

dilekçesiyle, yargılama sırasında temin edilen bilirkişi raporunda davalılardan

yalnızca A. Şirketinin olayda kusuru bulunduğu tespit edildiğinden diğer

davalılar bakımından ıslah hakları saklı kalmak üzere yalnızca davalı A.

Şirketi bakımından maddi tazminat taleplerini ıslah ettiklerini bildirmiştir.

Başvurucular maddi tazminat taleplerini başvurucu Aynur Yanık için 100 TL'den

131.105,76 TL'ye, başvurucu Hazer Yanık için 100 TL'den 6.756,64 TL'ye,

başvurucu Soner Yanık için ise 100 TL'den 7.857,56 TL'ye çıkarmıştır.

10. Mahkeme, iş mahkemesi sıfatıyla verdiği 20/1/2012

tarihli kararla başvurucuların maddi ve manevi tazminat taleplerini davalı A.

Şirketi bakımından kabul etmiş, davalılar TEİAŞ, İ. Şirketi ve H.S. bakımından

ise reddetmiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:

"...

Davacı vekili davasını ıslah etmiş, ıslah harcını

yatırmış, karşı tarafa tebliği yapılmıştır.

Yapılan yargılama sonunda taraf beyanları, toplanan

deliller ve bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirildiğinde, davacılardan

Aynur Yanık'ın eşi, Soner ve Hazer Yanık'ın babaları müteveffa [C.Y.nin] 15/04/2005 tarihinde [A.] Elek. İnş.

Taahüt.Tic. ve San. Ltd. Şti. işçisi olarak çalışmakta iken iş kazası sonucu

vefat ettiği, kazanın meydana geldiği yerde TEİAŞ Genel Müdürlüğü kendi

mevzuatına uygun şekilde [A.] firmasına yer teslimi yaptıktan sonra

hattın enerjisini kesmiş, bundan sonra TEİAŞ'nin görevinin hattın deplasesinde

kullanılan malzemelerin kontrolörlüğü olduğundan TEİAŞ Genel Müdürlüğü ve

çalışanı [H.S.ye] atfı mümkün kusur olmadığı, [İ.] A.Ş. resmi

protokol ve sözleşmelerde işveren olmasına rağmen, işi anahtar teslimi olacak

şekilde [A.] şirketine verdiği, bu durum üst - alt işveren ilişkisinin

oluşmasını önlediğinden [İ.] A.Ş.ne atfı mümkün kusur olmadığı, [A.]

firması TEİAŞ açısında teknik yeterliliğe sahip firma olduğu, o halde işin

yapılması sırasında sadece işçi sağlığı ve iş güvenliğinden sorumlu ekip

başlarının denetiminde işin her türlü mevzuata uygun şekilde yapılmasının

sağlanması gerekirken firma çalışanların kendi insiyatifleriyle iş yaptıkları

ve bunun sonucunda olayın meydana geldiği anlaşılmış, [A.] firmasının

olayın meydana gelmesinde % 60 kusurlu olduğu, dosya içeriğine göre elektrik

bilgisi olduğu anlaşılan ancak olay yerinde uygun malzeme kullanmaksızın eliyle

toprak bağlantısı olmayan iletkeni havai hat iletkenine bağlayan [C.Y.nin]

olayın meydana gelmesinde % 40 kusurlu olduğu, ... [C.Y.nin] 15/04/2005

olay tarihinde 40 yıl 4 ay 4 günlük olduğu, 40 yaşında kabul edilerek P.M.F.

tablosuna göre bakiye ömrü 30 yıl olduğu, muhtemelen 70 yaşına kadar

yaşıyacağı, ...Yargıtay'ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarıyla kural olarak

aktif çalışma yaşı sonu 60 olarak kabul edilmiştir. Müteveffanın aktif çalışma

hayatının 60 yaşına kadar süreceğinin kabulü ile bakiye ömründe zarar gördüğü

aktif hayat süresi 20 yıl ve pasif devresi 10 yıl olduğu, müteveffanın aylık

kazancının 2.000,00 TL olduğu, iş kazası sonucu bağlanan gelirlerin peşin

değerlerinin bildirildiği 15/08/2011 tarihli yazıda eş Aynur Yanık'ın 2011

tarihindeki yaşının 46 olduğu ve çocuklardan Soner'in 16/10/2008 diğer çocuk

Hazer'in ise 16/06/2008 tarihinde gelirden çıktıkları, bu durumda eş Aynur

Yanık kaza tarihi olan 15/04/2005 tarihinde 40 yaşında olduğu kabul

edildiğinde, eş Aynur Yanık bakımından müteveffa kocasının aktif ve pasif

devresi ile sınırlı olarak, çocukların doğum tarihleri bilinmediğinden zaruri

olarak gelirden çıktıkları belirtilen tarihlere kadar müteveffanın desteğinden

yoksun kaldıkları süreler eş Aynur Yanık için 20 yıl aktif 10 yıl pasif olmak

üzere destekten yoksun kalma sebebiyle bakiye maddi zararı 131.105,76 TL,oğlu

Soner 3 yıl destekten yoksun kalma sebebiyle bakiye maddi zararının 7.857,56

TL, oğlu Hazer 3 yıl destekten yoksun kalma sebebiyle bakiye maddi zararının

6.756,64 TL olduğuna dair hesap bilirkişi raporlarına itibar olunmuştur.

...

Davacının iş kazası sonucu vefat ettiği olayda itibar

olunan 02.08.2010 tarihli son bilirkişi raporuna göre davalı[A.] Elek İnş Taahhüt Tic ve San Ltd Şti nın %60 kusurlu

olduğu, müteveffa [C.Y.nin] %40 kusurlu olduğu, diğer davalıların

kusurlarının bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.

Hesap bilirkişisinin hükme elverişli raporunda yapmış

olduğu hesaplama ve tarafların belirlenen kusur oranları gözetildiğinde:

Davalı [S.] A.Ş

[İ.] şubesi aleyhine açılan maddi-manevi tazminat istemli davanın davalının

kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla REDDİNE, Davalı T.E.İ.A.Ş. aleyhine açılan

maddi-manevi tazminat istemli davanın davalının kusurunun bulunmadığı

anlaşılmakla REDDİNE, Davalı [H.S.] aleyhine açılan maddi-manevi

tazminat istemli davanın davalının kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla REDDİNE,

Davalı [A.] Elekt. İnş. Taahhüt Tic. ve San. Ltd. Şti. aleyhine açılan

maddi-manevi tazminat istemli dava yönünden, Davacı AYNUR YANIK için talep

olunan maddi tazminat isteminin KABULÜ İLE, 131.105,76 TL maddi tazminatın

100,00 TL lik kısmı için 15/07/2005 tarihi, 131.005,76 TL lik kısmının dava

tarihi olan 06/10/2005 tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte

davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı HAZER YANIK için talep olunan

maddi tazminat isteminin KABULÜ İLE, 6.756,64 TL maddi tazminatın 100,00 TL lik

kısmı için 15/07/2005 tarihi, 6.656,64 TL lik kısmının dava tarihi olan

06/10/2005 tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan

alınarak davacıya verilmesine, Davacı SONER YANIK için talep olunan maddi

tazminat isteminin KABULÜ İLE, 7.857,56 TL maddi tazminatın 100,00 TL lik kısmı

için 15/07/2005 tarihi, 7.757,56 TL lik kısmının dava tarihi olan 06/10/2005

tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak

davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş olup;

...

Davacı AYNUR YANIK için talep olunan manevi tazminat

isteminin KABULÜ İLE 30,000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi itibari ile

15/04/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan

alınarak davacıya verilmesine, Davacı HAZER YANIK için talep olunan manevi

tazminat isteminin KISMEN KABULÜ İLE 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi

itibari ile 15/04/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte

davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin

istemelerinin REDDİNE, Davacı SONER YANIK için talep olunan manevi tazminat isteminin

KISMEN KABULÜ İLE 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi itibari ile

15/04/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan

alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemelerinin

REDDİNE..."

11. Başvurucular temyiz dilekçesine ekli 30/9/2012

tarihli özel bilirkişi raporunu yargılama dosyasına sunmuştur. Bu raporda, A.

Şirketinin olayın meydana gelmesinde %50, TEİAŞ'ın %15, yakınları C.Y.nin %35

oranında kusurlu olduğu, diğer iki davalının ise kusuru bulunmadığı tespitine

yer verilmiştir.

12. Karar, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (Yargıtay)

18/2/2013 tarihli kararıyla bozulmuştur. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:

"...

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, İnegöl organize sanayi

bölgesinde kurulu bulunan davalı [S.][yani

İ.] A.Ş'ye ait dokuma tesislerinin genişleme alanı içinde bulunan yüksek

gerilim hattının deplasesinin gerektiği, davalı [S.] A.Ş ile TEİAŞ

arasında yapılan bir protokol ile bu deplase işinin TEİAŞ'ın kontrolörlüğünde

bir başka müteahhit firmaya yaptırılmasının kararlaştırıldığı, bu protokol

kapsamında da davalı [S.] A.Ş'nin bir sözleşme ile işin diğer davalı

[A.] Elk. İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti'ye verdiği, ölen sigortalının

davalı [A.] Elk. İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti'nin işçisi olduğu ve

kazalının bu deplase işi sırasında elektrik akımına kapılarak vefat ettiği

anlaşılmaktadır.

Somut olayda, mahkemece davalı TEİAŞ bakımından meydana

gelen iş kazasında kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile aleyhine açılan

davaların reddine karar verilmişse de yukarıda açıklandığı üzere davaya konu

kaza öncesinde davalı [S.] A.Ş ile

TEİAŞ arasında yapılan protokol kapsamında TEİAŞ'ın yapılacak deplase işinde

kontrolörlük görevinin bulunmasına göre davalı TEİAŞ'ın kusur durumunun hükme

esas alınan 02.08.2010 tarihli kusur raporunda ilgili protokol kapsamında

irdelenmemesi, ayrıca yüksek gerilim hatlarının deplasesi işinin esasında

davalı TEİAŞ'ın asli işi olup bu işin diğer davalı [A.] Elk. İnş. Taah.

Tic. ve San. Ltd. Şti'ne yaptırılmasının da asıl işin devri niteliğinde

olmasına göre davalı TEİAŞ'ın diğer davalı [A.] Elk. İnş. Taah. Tic. ve

San. Ltd. Şti'ni kusurundan sorumlu olacağı hususlarının göz ardı edilmesi

doğru olmamıştır.

Yapılacak iş, öncelikle davalı TEİAŞ'ın davaya konu

yüksek gerilim hatlarının deplasesi işinde diğer davalı [S.] A.Ş ile yaptığı protokol kapsamında kontrolörlük

görevinin de olduğu hususu gözetilerek konusunda uzman bilirkişi heyetine olayı

yeniden inceletmek, çıkacak neticeye göre de özellikle davalı TEİAŞ'ın asıl

işveren olduğu hususu ile diğer tüm delilleri bir arada değerlendirerek yeniden

bir karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın

eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile sonucunda yazılı şekilde karar

verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

..."

B. Mahkemenin

2013/380 Esasa Kayden Yürüttüğü Tazminat Davası Süreci

13. Yargıtayın bozma kararı üzerine 2013/380 esasa

kaydedilen yargılamada, dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi

11/11/2013 tarihli raporunda A. Şirketinin olayının meydana gelmesinde %50,

TEİAŞ'ın %20, C.Y.nin ise %30 oranında kusurlu olduğunu bildirmiştir. Raporun

ilgili kısmı şöyledir:

"...

OLAY: [İ.]

Dokuma işletmeleri Sanayi ve Tic. A.Ş tarafından. 154 kV'luk

Orhaneli-İnegöl-Keles enerji nakil hattı, TEİAŞ'dan yeterlilik almış [A.] İnş

Tic. ve San. Ltd. Şti. unvanlı müteahhit firmaya iş sözleşme ile verilir.

[A.] İnş Tic. ve San. Ltd. Şti. işvereni; [D.A.nın],11-25.04.2005

tarihleri arasında enerji kesilmesi yönündeki başvurusu neticesinde TEİAŞ'ca

13.04.2005 tarihinde gerekli enerji kesim işleminin yapılacağı, hattın açılarak

topraklamanın yapılacağı belirtilmiştir. 15.04.2005 (Cuma) günü, işyerine gelen

ekip başı [C.Y.] [başvurucuların yakını] ve ekibi, bir gün sonra

işbaşı yapmaları yönündeki talimata karşın, sabah saat 09.00 sıralarında

çalışmalara başlar. Malzemesi [A.] İnş Tic. ve San. Ltd. Şti. tarafından

temin edilerek işyerine getirilen CP3 diye anılan galvaniz direk demirleri [C.Y.]

ve ekibince yerinde monte edilmeye başlanır. 5 metre yüksekliğindeki ilk

dikmenin tamamlanıp çaprazların atılmasından sonra, ikinci dikmelere geçilir.

İnşa edilmekte olan direğin sağ ve sol tarafından; gerilim altında olmayan, 154

kV' luk, çift devreli, YG hat telleri geçmektedir. [C.Y.], YG hattında

indüksiyon adı verilen gerilimin yüklü olması ihtimaline binaen, hattı

topraklamaya çalışır. Bunun için direkle bağlantısını yapmadığı 2 metre

uzunluğundaki izolesiz kabloyu 795 MCM diye bilinen hat teline atar ve

indüksiyon gerilimine kapılarak saat 16.00 sıraları yaklaşık 10 metre

yükseklikten aşağı düşerek kazaya uğrar ve vefat eder.

...

SAPTANAN HUSUSLAR

1- [İ.] Dokuma

işletmeleri Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin arazisi üzerine, yeni kurulacak tesisin

inşasına engel alan, 154 kV'luk Orhaneli-İnegöl-Keles elektrik iletim hattı 115

nolu direğin demontajının yapılarak, hattın yeni güzergahına alınması işi

(direğin deplase işi) [İ.] Dokuma İşletmeleri Sanayi ve Tic. A.Ş.nin

talebi üzerine yapılmaktadır. 30.03.2005 tarihinde imzalanmış Protokolün 6

numaralı alt bölümünde [İ.] firması tarafından yapılacak işler, 7

numaralı alt bölümünde ise TEİAŞ'ca yapılacak işlerin belirtildiği, [İ.]

firması tarafından TEİAŞ'ın yeterlilik verdiği firmalardan birisine verilen

deplase işinin yaptırılan projesinin TEİAŞ'ca uygun bulunmasının sonrasında

gerekli yer teslim işleminin müteahhit firmaya yapılarak, kontrollük

hizmetlerini devreye sokacağı, TEİAŞ'ın kontrolörünün hat bakım ustası [H.S.]

olduğu tespit edilmiştir.

2- [C.Y.nin], [A.]

İnş Tic. ve San. Ltd. Şti.de 15.04.2005 tarihinde hat monitörü olarak

çalıştığı, herhangi bir sertifikasının bulunmadığı, tespit edilmiştir. İş

sağlığı ve güvenliği eğitimi almamıştır.

...

4- [C.Y.ye]

yerden 10 metre yükseklikte yaptığı çalışma sırasında kendisini emniyete alacak

güvenlik kemerinin verilmediği ve kullandırılmadığı, gerekli gözetim, denetim

ve uyarının yapılmadığı tespit edilmiştir.

5- [C.Y.], [A.]

İnş Tic. ve San. Ltd. Şti. tarafından verilen talimata uymayıp, ekibi ile

15.04.2005 günü işbaşı yapmıştır. [C.Y.nin] indüksiyon gerilimi ile

yüklü bulunan hattı, 2 metre uzunluklu izolesiz tel ile topraklamak için,

iletkeni önce hatla ilişkilendirip sonra direğe bağlamak isterken, indüksiyon

gerilimin bedenine geçmesine neden olup devrenin tamamlanarak gerilim altında

kalıp 10 metre yükseklikten düştüğü tespit edilmiştir.

6- ... 10.02.2006 tarihli..., ceza davası için verilen

raporda, [A.] İnş Tic. ve San. Ltd.

Şti. işvereni [D.A.] 4/8 (sekizde dört), TEİAŞ Kontrolörü [H.S.]

1/8 (sekizde bir), kazalı [C.Y.] 3/8 (sekizde üç) oranında kusurlu

bulunmuştur.

...

8- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş Müfettişi...

tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen İnceleme raporunda, kazanın

oluşumunda [A.] İnş Tic. ve San. Ltd.

Şti.nin işvereni [D.A.nın] %50 müteveffa işçi [C.Y.nin] %35 ve

TEİAŞ 2. İletim Tesis ve işletme Grup Müdürlüğüne Kontrolörlük Teşkilatının da

gerekli önlemleri almadığı için %15 oranında kusurlu bulunduklarının

belirtilmiş olduğu,

9- Yapılan çalışmada TEİAŞ yetkililerinin gözetim ve

denetimi olsa da bunun işin güvenle yapılması boyutuna çekilememiş olduğu ve [A.] İnş Tic. ve San. Ltd. Şti. çalışanların güven

içinde gerilimsiz bir hat üzerinde montaj işlerini sürdürebilecekleri şartların

oluşturulmadığı tespit edilmiştir.

...

Kazanın meydana geldiği hattın, enerjisinin kesilmesi ile

yetinilmeyip, kesici ve ayırıcıların açık konuma getirilip bu durumun korunması

ve de hattın topraklamasının takibi de şarttır. Bu işlemler TEİAŞ

yetkililerinin görevidir. Deplase edilecek olan enerji nakil hattı ile ilgili

çalışmaları yüklenen [A.] İnş Tic. ve

San. Ltd. Şti.'nin çalışanlarının demontaj ve montaj işlemlerini yaparken

hattın enerji yokluğunun sağlanması TEİAŞ yetkililerinin görevidir. Çalışma

yapılacak olan hattın mutlaka her iki yanındaki kesicilerinin ve ayırıcılarının

açılıp hattın enerjisiz kalması istenen hattın besleme noktasından ayrı kalacak

şekilde ayrılmış olması gerekir. Bununla da yetinilmeyip devamında da topraklı

ayırıcılar vasıtasıyla hat topraklanır. Böylece birikmiş olan akım da toprağa

verilmiş olur.

Başka bir anlatımla, 154 kV ENH topraklı kesiciler ve

ayırıcılar devreyi ayırdığı gibi her iki yönden de topraklanır. Önce kesiciler,

daha sonra da ayırıcılar açılır, en sonunda da topraklama ayırıcıları

kapatılarak 30 km. uzunluğundaki hat emniyete alınır. Bu kadar uzun bir hattın

iletkenlerinin kondansatör gibi davranacağı sebebiyle, topraklama ayırıcıları

kapatılmış olsa bile havai hat tüfeği ile lokal kısa devre topraklaması da

gerçekleştirilmedir.

Davalılardan TEİAŞ bunları tam olarak yapamadığından

hattaki gerilim [C.Y.nin] ölümüne

sebep olmuştur. Bu tür enerji nakil hatlarında çalışma yapılacağı zaman

öncelikle enerjinin kesilip kesici ve ayırıcıların bu çalışma süresindeki bu

durumunu muhafaza edecek tedbirlerin alınması şarttır, iş süresince çalışanların

tehlikeyle karşılaşabilecekleri hiç bir devre açıp kapama işleminin yapılmaması

sağlanmalıdır.

..."

14. Bu rapor sonrasında hesap bilirkişince de hazırlanan

tazminat miktarları dolayısıyla başvurucular 30/5/2014 tarihinde ek dava açmış;

bu davada davalı TEİAŞ yönünden başvurucu Aynur Yanık için 309.917,12 TL,

başvurucu Hazer Yanık için 7.217,39 TL, başvurucu Soner Yanık için 8.386,86

TL'nin TEİAŞ ve diğer davalıdan müştereken tahsilini; davalı A. Şirketi

yönünden ise başvurucu Aynur Yanık için 178.911,36 TL, başvurucu Hazer Yanık

için 560,75 TL, başvurucu Soner Yanık için 540,17 TL maddi tazminatın A.

Şirketi ve diğer davalıdan müştereken tahsiline karar verilmesini talep

etmiştir. Söz konusu dava 2013/380 esasa kayden yürütülen dava ile birleştirilmiştir.

15. Mahkeme 10/7/2014 tarihli kararla davanın kısmen

kabulüne karar vermiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:

"...

Yapılan yargılama sonunda taraf beyanları, toplanan

deliller ve bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirildiğinde,... iş kazası

olduğu kasıt unsurunun bulunmadığı, kazalı [C.Y.ye]

gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermeyen, Kuvvetli Akım

Tesislerinde Yüksek Gerilim Altında Çalışma İzin Belgesi almayan, direkte

çalışma sırasında emniyet kemeri baret verip kullandırmayan, gerekli gözetim,

denetim ve uyarıyı yapmayan işveren [A.] İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. Nin

iş kazası olayının meydana gelmesinde % 50 oranında kusurlu olduğu, güven

içinde de gerilimsiz bir hat üzerinde montaj islerini sürdürebilecekleri

şartların oluşturulmayan ve kontrolü yapmayan TEİAŞ Genel Müdürlüğünün iş

kazası olayının meydana gelmesinde % 20 oranında kusurlu olduğu, topraklama

iletkenin toprakla ilişkilendirmeden havai hatla ilişkilendiren gerekli dikkat

ve özeni göstermeyen kazalı [C.Y.nin] iş kazası olayının meydana

gelmesinde % 30 oranında kusurlu olduğu, [İ.] Dokuma İşletmeleri Sanayi

ve Tic. A.Ş. nin arazisi üzerine, yeni kurulacak tesisin inşasına engel olan,

154 kv.luk Orhaneli - İnegöl - Keles elektrik iletim hattı 115 nolu direğin

demontajının yapılarak hattın yeni güzergahına alınması işini TEİAŞ Genel

Müdürlüğü tarafından yetkilendirilmiş [A.] İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti.ne

anahtar teslim olarak veren [İ.] Dokuma İşletmeleri Sanayi ve Tic. A.Ş.

nin iş kazası olayının meydana gelmesinde kusurlu olmadığı, müteveffa [C.Y.nin]

15/04/2005 olay tarihinde 40 yıl 4 ay 4 günlük olduğu, 40 yaşında kabul

edilerek... muhtemelen 70 yaşına kadar yaşıyacağı,... aktif çalışma yaşı sonu

60 olarak kabul edilmiştir... eş Aynur Yanık' ın 2011 tarihindeki yaşının 46

olduğu ve çocuklardan Soner' in 16/10/2008 diğer çocuk Hazer' in ise 16/06/2008

tarihinde gelirden çıktıkları, bu durumda eş Aynur Yanık kaza tarihi olan

15/04/2005 tarihinde 40 yaşında olduğu kabul edildiğinde, eş Aynur Yanık

bakımından müteveffa kocasının aktif ve pasif devresi ile sınırlı olarak,

çocukların doğum tarihleri bilinmediğinden zaruri olarak gelirden çıktıkları

belirtilen tarihlere kadar müteveffanın desteğinden yoksun kaldıkları süreler

eş Aynur Yanık için 20 yıl aktif 10 yıl pasif olmak üzere destekten yoksun

kalma sebebiyle bakiye maddi zararı 310.017,12 TL, oğlu Soner 3 yıl destekten

yoksun kalma sebebiyle bakiye maddi zararının 8.486,86 TL, oğlu Hazer 3 yıl

destekten yoksun kalma sebebiyle bakiye maddi zararının 7.317,39 TL olduğuna

dair hesap bilirkişi raporlarına itibar olunmuştur.

...

Davacının iş kazası sonucu vefat ettiği olayda itibar

olunan 11.11.2013 tarihli son bilirkişi raporuna göre davalı[A.] Elek İnş Taahhüt Tic ve San Ltd Şti nın % 50 kusurlu

olduğu, TEİAŞ Genel Müdürlüğünün % 20 oranında kusurlu olduğu, müteveffa [C.Y.nin]

% 30 kusurlu olduğu, diğer davalıların kusurlarının bulunmadığı dosya

içeriğindenanlaşılmaktadır.

...

Mahkememizce davacılar tarafından açılan asıl dava, dava

dosyası içerisindeki ıslah dilekçesi ve birleşen dava dosyası birlikte

değerlendirildiğinde, 10/07/2014 tarihli kısa karar hükmünün sehven asıl dava

dosyasında bozma ilamından önce sunulan ıslah dilekçesinin davalılardan Bursa

TEİAŞ 2. İletim Tesis ve İşletme Grup Müdürlüğü açısından da sunulduğu ve ıslah

olunduğu şeklinde değerlendirilerek dilekçede davalı TEİAŞ yönünden ıslah

talebi ve talep arttırımı bulunmamasına ve bu hususun açık olmasına rağmen bu

duruma aykırı şekilde sehven değerlendirme yapılarak gerek asıl dava dosyası

gerekse birleştirilen dava dosyası yönünden karar verildiği, her ne kadar

toplamda davalıların sorumlulukları değişmeyecek olsada hem asıl dava hem de

birleşen dava dosyası bakımından içerikleri ile bağdaşmayan bu açık maddi

hatanın düzeltilmesi gerektiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.

...

I-MAHKEMEMİZDE AÇILAN İŞ BU 2013/380 E SAYILI ASIL DAVA

DOSYASI YÖNÜNDEN

...

C) DAVALI [A.]

ELEKT. İNŞ. TAAHHÜT. TİC. VE SAN. LTD.ŞTİ. VE DAVALI T.E.İ.A.Ş. ALEYHİNE AÇILAN

MADDİ-MANEVİ TAZMİNAT İSTEMLİ DAVA YÖNÜNDEN

1.Davacı AYNUR YANIK için talep olunan maddi tazminat

isteminin KABULÜ ile 131.105,76 TL maddi tazminatın...

2. Davacı HAZER YANIK için talep olunan maddi tazminat

isteminin KABULÜ ile 6.756,64 TL maddi tazminatın...

3. Davacı SONER YANIK için talep olunan maddi tazminat

isteminin KABULÜ ile 7.857,56 TL maddi tazminatın... davalılar [A.] Elekt. İnş. Taahhüt. Tic. ve San.Ltd.Şti. ve

davalı T.E.İ.A.Ş.dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine

4. Davacı AYNUR YANIK için talep olunan manevi tazminat

isteminin KABULÜ İLE 30,000,00 TL manevi tazminatın...

5. Davacı HAZER YANIK için talep olunan manevi tazminat

isteminin KISMEN KABULÜ İLE 15.000,00 TL manevi tazminatın...

6. Davacı SONER YANIK için talep olunan manevi tazminat

isteminin KISMEN KABULÜ İLE 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi itibari

ile 15/04/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar

[A.] Elekt. İnş. Taahhüt Tic. ve San.

Ltd. Şti. ve Davalı T.E.İ.A.Ş. dan müteselsilen alınarak davacıya

verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemelerinin REDDİNE,

II-MAHKEMEMİZDE AÇILAN 2014/384 E... SAYILI BİRLEŞTİRİLEN

DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN

1. Davacı AYNUR YANIK için talep olunan maddi tazminat

isteminin KABULÜ İLE, 309.917,12 TL maddi tazminatın...

2. Davacı HAZER YANIK için talep olunan maddi tazminat

isteminin KABULÜ İLE, 7.217,39 TL maddi tazminatın...

3. Davacı SONER YANIK için talep olunan maddi tazminat

isteminin KABULÜ İLE 8.386,86 TL maddi tazminatın... davalılar [A.] Elekt. İnş. Taahhüt. Tic. ve San. Ltd. Şti. ve

davalı T.E.İ.A.Ş.dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya

verilmesine,..."

16. Karar, Yargıtayın 16/10/2014 tarihli kararıyla,

tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında

başvurucular yararına hükmedilen maddi tazminat tutarları açısından çelişki

bulunması nedeniyle bozulmuştur.

C. Mahkemenin

2014/656 Esasa Kayden Yürüttüğü Tazminat Davası Süreci

17. Yargıtayın bozma kararı üzerine 2014/656 esasa

kaydedilen yargılamada, Mahkemenin 24/3/2015 tarihli kararıyla bozma kararı doğrultusunda

davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

18. Karar, Yargıtayın 22/6/2015 tarihli kararıyla

bozulmuştur. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:

"...

İş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle

sigortalının maddi tazminatının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması

koşuldur. Öte yandan, gerçek ücretin ise; işçinin kıdemi ve yaptığı işin

özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücret olduğu, işyeri veya

sigorta kayıtlarına geçmiş ücret olmadığı Yargıtay’ın yerleşmiş

görüşlerindendir.

...

Tüm bu açıklamalar kapsamında somut olayda; davacı

kazalının vasıflı bir işçi olduğu (Hat Monitörü) tüm dosya kapsamından

anlaşılmaktadır. Vasıflı bir işçinin asgari ücretle veya asgari ücretin biraz

üzerindeki ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine

uygun düşmeyeceği de açıktır. Bu nedenle Yerel Mahkemece, davacının asgari

ücretin üzerinde bir ücret ile çalışacağının kabulü ile neticeye varılması

isabetli olmakla birlikte kazalının ücreti noktasında ayrıntılı araştırma

yapmadan yalnızca davacılar beyanı ve birtakım tanık anlatımlarına göre asgari

ücretin yaklaşık 5,71 katı civarında bir ücretle çalıştığının kabulü doğru olmamıştır.

Bunun yanında davacılar vekili Dairemizin 18.02.2013

tarihli bozma kararı öncesinde temyiz dilekçesine ekli olarak özel kusur

bilirkişisi raporu dosyaya sunmuş olup iş güvenlik uzmanı... tarafından

düzenlenen 30.09.2012 tarihli bu rapor kapsamına göre... davacılar murisi

kazalının yargılama konusu olayda %35 oranında kusurlu olduğunun belirtilmesi

karşısında kazalı işçinin kusur oranı noktasında davacılarca %35'lik oran kabul

edilmiş olup Mahkemece kazalının %30 kusurlu olduğu kabulüne göre maddi

tazminatın hesap edilmesi davalılar yararına oluşan usuli kazanılmış hakkın

ihlalidir. Zira yukarıda da değinildiği üzere usuli kazanılmış hak anlam

itibariyle; bir davada, mahkemenin yada tarafların yapmış olduğu bir usul

işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı

ifade etmektedir. İşbu davada da davacı yanlarca müteveffa kazalının %35

oranındaki kusurunun kabul edilmesine göre bu noktada davalılar yararına usuli

kazanılmış hakkın oluşacağı ve artık kazalı işçi için bu oranın altındaki bir

kusurun maddi tazminat davasına esas alınamayacağı açıktır.

Son olarak ise; davacılar vekilinin 29.11.2011 tarihli

ıslah dilekçesi ile2013/380 esas sayılı asıl davada hüküm altına alınmasını

istediği tazminatların yalnızca davalı

[A.] Elekt. İnş. Taahhüt. Tic. ve San. Ltd. Şti.'den ve dava tarihinden

işleyecek yasal faiz ile tahsilini talep ettiğinin anlaşılmasına göre 2013/380

esas sayılı asıl davada hüküm altına alınan manevi tazminatların davalı

[A.] Elekt. İnş. Taahhüt. Tic. ve San. Ltd. Şti. yanında T.E.İ.A.Ş.tan da

tahsiline karar verilmesi ile yine manevi tazminat davası bakımından dava

tarihi yerine kaza tarihinden faize karar verilmesi H.M.K.'nın 26. maddesinde

ifadesini bulan talebin aşılmasıdır.

Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular

dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup bozma

nedenidir.

Yapılacak iş, davacıların maddi tazminat istemi

bakımından, hat monitörü olarak çalışan tecrübeli bir işçinin ücreti noktasında

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile davacılar murisinin yaptığı işe uygun başkaca

meslek odalarından (elektrikçiler odası vs.) bilinen devrede kazalı

sigortalının alabileceği ücretleri sormak, yine aynı veya başkaca iş yerlerinde

çalışıp emsal işi yapanların ücretlerini araştırmak, böylelikle kazalı işçinin

gerçek ücretini tereddütsüz olarak belirleyerek belirlenen bu ücrete göre

davacı hak sahiplerinin maddi zararını yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı

üzere kazalının %35 oranında müterafik kusurlu olduğu kabulüne göre yeniden

hesaplatmak, manevi tazminat davası bakımından ise yine yukarıda açıklanan

gerekçelerle davacıların talebini aşmayacak biçimde bir karar vermekten

ibarettir.

..."

D. Mahkemenin

2015/370 Esasa Kayden Yürüttüğü Tazminat Davası Süreci

19. Yargıtayın bozma kararı üzerine 2015/370 esasa kaydedilen

yargılamada, Yargıtayın bozma kararı doğrultusunda Mahkeme tarafından gerekli

araştırmalar yapılarak ve 1/7/2016 tarihli kararla yeni tazminat miktarları

belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Gerekçenin ilgili kısmı

şöyledir:

"...

16. Davacının iş kazası sonucu vefat ettiği olayda itibar

olunan 11.11.2013 tarihli son bilirkişi raporuna göre davalı [A.] ELEK İNŞ TAAHHÜT TİC VE SAN LTD ŞTİ nın %

50kusurlu olduğu, TEİAŞ Genel Müdürlüğünün %20 oranında kusurlu olduğu,

MÜTEVEFFA [C.Y.nin] % 30 kusurlu olduğu, diğer davalıların kusurlarının

bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.

...

32. Bilirkişi raporunda, asgari ücrete, iddia edilen

ücrete ve asgari ücretin 2,5 katına göre, Yargıtay ilamında belirtildiği

şekilde usuli kazanılmış hakkın yansıması kusur oranına göre hesaplamalar

yapmıştır.

33. Dosya içeriği bir bütün olarak

değerlendirildiğinde, bozma öncesi iddia edilen ücret üzerinden yapılan

hesaplamanın Yargıtay tarafından yerinde görülmeyip çok görülmesi nedeniyle

dosyanın bozulması, mahkememizce bozmaya uyulması ve bu nedenle bozma

kapsamında karar vermenin gerekmesi, Yargıtay ilamında belirtildiği şekilde

usuli kazanılmış hakkın yansıması kusur oranı göz önüne alınarak, asgari

ücretin 2,5 katı olarak yapılan hesaplamanın dosya kapsamına, bozma ilamına,

davacının kıdemi/yaptığı işin niteliği de düşünülerek uygun olduğu kanaatine

varılmıştır. Yargıtay bozma ilamının diğer hususları da yerine getirilerek,

aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Ayrıca, birleştirilen dosyaların

sadece tahkikat aşamalarının müşterek olması, hükümlerin ayrı ayrı verilmesi

gerekliliği karşısında mahkememizce ayrı ayrı hüküm kurulmuştur. Yargıtay

ilamları bu yöndedir.

...

I- ASIL DAVA YÖNÜNDEN (MAHKEMEMİZDE AÇILAN 2013/380 E

SAYILI ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN)

A) Davalı [S.]

A.Ş [İ.] şubesi aleyhine açılan maddi-manevi tazminat istemli davanın

davalının kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla REDDİNE,

B) Davalı [H.S.]

aleyhine açılan maddi-manevi tazminat istemli davanın davalının kusurunun bulunmadığı

anlaşılmakla REDDİNE,

C) DAVALI [A.] ELEKT. İNŞ. TAAHHÜT. TİC. VE SAN. LTD.

ŞTİ. ALEYHİNE AÇILAN MADDİ-MANEVİ TAZMİNAT İSTEMLİ DAVA YÖNÜNDEN

1-Davacı AYNUR YANIK için talep olunan maddi tazminat

isteminin KABULÜ ile 131.105,76 TL maddi tazminatın; dava tarihinden itibaren

işleyecek yasal faizi ile birlikte [A.]

ELEKT. İNŞ. TAAHHÜT. TİC. VE SAN. LTD. ŞTİ. den alınarak davacıya verilmesine,

2- Davacı HAZER YANIK için talep olunan maddi tazminat

isteminin KISMEN KABULÜ ile 2.880,00 TL maddi tazminatın [A.] ELEKT. İNŞ. TAAHHÜT. TİC. VE SAN. LTD. ŞTİ. den

alınarak davacıya verilmesine,

3- Davacı SONER YANIK için talep olunan maddi tazminat

isteminin KISMEN KABULÜ ile 3.382,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden

itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte

[A.] ELEKT. İNŞ. TAAHHÜT. TİC. VE SAN. LTD. ŞTİ. den alınarak davacıya

verilmesine,

4- Davacı AYNUR YANIK için talep olunan manevi tazminat

isteminin KABULÜ İLE 30,000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren

işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı [A.]

Elekt. İnş. Taahhüt Tic. ve San. Ltd. Şti. dan alınarak davacıya

verilmesine,

5- Davacı HAZER YANIK için talep olunan manevi tazminat

isteminin KISMEN KABULÜ İLE 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden

itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı [A.] Elekt. İnş. Taahhüt Tic. ve San. Ltd. Şti. dan alınarak

davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemelerinin REDDİNE,

6- Davacı SONER YANIK için talep olunan manevi tazminat

isteminin KISMEN KABULÜ İLE 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden

itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı [A.] Elekt. İnş. Taahhüt Tic. ve San. Ltd. Şti. den

alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemelerinin REDDİNE,

...

II-BİRLEŞEN DAVA BAKIMINDAN (MAHKEMEMİZDE AÇILAN 2014/384

E... SAYILI BİRLEŞTİRİLEN DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN)

1- Davacı AYNUR YANIK için talep olunan maddi tazminat

isteminin KISMEN KABULÜ İLE, 204.405,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan

15/04/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar [A.] Elekt. İnş. Taahhüt. Tic. ve San. Ltd. Şti. ve

davalı T.E.İ.A.Ş.dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı

[A.] Elekt. İnş. Taahhüt. Tic. ve San. Ltd. Şti. yönünden yukarıda

belirtilen hükümle verilen maddi tazminat miktarında tahsilde tekerrür

edilmemesine,

2- Davacı HAZER YANIK için talep olunan maddi tazminat

isteminin KABULÜ İLE, 2.880,00 TL. maddi tazminatın kaza tarihi olan 15/04/2005

tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar [A.] Elekt. İnş. Taahhüt. Tic. ve San. Ltd. Şti. ve

davalı T.E.İ.A.Ş.dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya

verilmesine,...

3- Davacı SONER YANIK için talep olunan maddi tazminat

isteminin KABULÜ İLE 3.382,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 15/04/2005

tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar [A.] Elekt. İnş. Taahhüt. Tic. ve San. Ltd. Şti. ve

davalı T.E.İ.A.Ş.dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya

verilmesine,..."

20. Yargıtay tarafından 9/4/2018 tarihli kararla, söz

konusu hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Gerekçeli kararın

ilgili kısmı şöyledir:

"...

Bu açıklamalar ışığında somut olayda asıl davada davacı

çocuk Hazer Yanık lehine takdir edilen manevi tazminata taleple bağlı olarak

dava tarihinden faize hükmedilmiş iken; maddi tazminat istemine dava tarihinden

faize hükmedilmemesi doğru olmamıştır.

...

Bu açıklamalar ışığında somut olayda birleşen davada

davalılar lehine takdir edilen vekalet ücretinin hangi davalılar lehine takdir

edildiğinin hüküm fıkrasından açık bir şekilde anlaşılamaması ve hükmün

infazında tereddütte mahal bırakacak şekilde hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuksal olgular

gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma

nedenidir.

...

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden

yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı HMK 370/2. maddesi

uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.

...

Hüküm fıkrasının ASIL DAVA İLE İLGİLİ C bendinin 2.

fıkrasının silinerek yerine;

'2- Davacı HAZER YANIK için talep olunan maddi tazminat

isteminin KISMEN KABULÜ ile 2.880,00 TL maddi tazminatın, dava tarihinden

itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte

[A.] Elekt. İnş. Taahhüt. Tic. Ve San. Ltd. Şti.nden alınarak davacıya

verilmesine,' rakam ve sözcüklerinin yazılmak suretiyle,

Hüküm fıkrasının BİRLEŞEN DAVA İLE İLGİLİ9. bendinin

silinerek yerine;

'9- Davalı [A.]

Elekt. İnş. Taahhüt. Tic. ve San. Ltd. Şti. ve T.E.İ.A.Ş. kendilerini vekil ile

temsil ettirdiklerinden AAÜT m. 3/2 de dikkate alınarak; 11.938,35 TL vekalet

ücretinin davacılardan alınarak davalılar [A.] Elekt. İnş. Taahhüt. Tic.

ve San. Ltd. Şti. ve davalı T.E.İ.A.Ş.’a verilmesine, asıl davada verilen hüküm

dikkate alınarak, 1.800,00 TL vekalet ücreti bölümü hakkında davalı [A.]

Elekt. İnş. Taahhüt. Tic. Ve San. Ltd. Şti. bakımından tahsilde tekerrür

edilmemesine,' rakam ve sözcüklerinin yazılmak suretiyle, hükmün düzeltilmiş bu

şekli ile ONANMASINA,..."

21. Başvurucular söz konusu kararı 2/7/2018 tarihinde

öğrendiklerini bildirmiş olup bireysel başvuru 23/7/2018 tarihinde yapılmıştır.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

22. Mahkemenin 7/4/2021 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Yaşam

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

23. Başvurucular, yakınlarının ölümüne neden olan enerji

nakil hattı deplase işinin çok tehlikeli iş sınıfından olmasına rağmen TEİAŞ

tarafından iş sağlığı ve güvenliğine dair gerekli önlemlerin alınmadığını ve denetimin

yapılmadığını, önlem alınmış olsaydı yakınlarının hayatını kaybetmeyeceğini,

açtıkları tazminat davasında hükmedilen tazminat miktarlarının yetersiz

olduğunu, caydırıcılığı bulunmadığını belirterek yaşam ile maddi ve manevi

varlığın korunması haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

24. Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve

geliştirme hakkına sahiptir.”

25. Anayasa’nın 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Devletin temel amaç ve görevleri, ... kişinin temel hak

ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak

surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın

maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya

çalışmaktır.”

26. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucuların iddialarının özünü kamu makamları tarafından gerekli

önlemlerin alınmaması nedeniyle ölüm olayının meydana geldiği ve olaya dair

yargılama neticesinde hükmedilen tazminat miktarının düşük ve caydırıcılıktan

uzak olduğu, dolayısıyla mağduriyetlerinin giderilmediği hususları

oluşturmaktadır. Bu nedenle başvurucuların bir diğer hakla da bağlantı kurarak

ileri sürdükleri iddialarının bir bütün olarak Anayasa'nın 17. maddesinde

güvence altına alınan yaşam hakkının koruma yükümlülüğü kapsamında incelenmesi

gerektiği değerlendirilmiştir.

a. Genel

İlkeler

27. Yaşam hakkının doğal niteliği gereği, yaşamını

kaybeden kişi açısından bu hakka yönelik bir başvuru ancak yaşanan ölüm olayı

nedeniyle ölen kişinin mağdur olan yakınları tarafından yapılabilecektir (Serpil

Kerimoğlu ve diğerleri, B. No: 2012/752, 17/9/2013, § 41). Başvuru konusu

olaylarda başvurucular, müteveffanın eşi ve çocuklarıdır. Bu nedenle başvuruda

başvuru ehliyeti açısından bir eksiklik bulunmamaktadır.

28. Bununla birlikte başvurunun diğer kabul edilebilirlik

kriterleri yönünden de incelenmesi gerekir.

29. Anayasa Mahkemesi açısından idari makamlar ve derece

mahkemeleri tarafından başvurucular lehine bir tedbir ya da kararın alınması

suretiyle ihlalin tespit edilmesi, verilen karar ile bu ihlalin uygun ve

yeterli biçimde giderilmesi hâlinde ilgili tarafın artık mağdur olduğu ileri

sürülemeyecektir (Sadık Koçak ve diğerleri, B. No: 2013/841, 23/1/2014,

§ 83).

30. Mağduriyetin giderilmesi, özellikle ihlal edildiği

ileri sürülen hakkın niteliği ve ihlali tespit eden kararın gerekçesi ile bu

kararın ardından ilgili açısından uğradığı zararların devam edip etmediğine

bağlıdır. Başvuruculara sunulan telafi imkânının uygun ve yeterli olup olmadığı

kararı, söz konusu anayasal temel hak ve özgürlüğün ihlalinin niteliği

gözönünde bulundurularak dava koşullarının tamamının değerlendirilmesi

sonucunda verilebilecektir. Bu çerçevede bir başvurucunun mağdur sıfatı,

Anayasa Mahkemesi önünde şikâyet ettiği durum için aynı zamanda idari veya

yargısal bir kararla kendisine ödenmesine karar verilen tazminata da bağlı

olabilecektir (Sadık Koçak ve diğerleri, § 84).

31. Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan

yaşam hakkı bağlamında mağduriyetin giderilip giderilmediğinin tespiti

açısından kasten ya da saldırı veya kötü muameleler sonucu meydana gelen ölüm

olayları ile ihmal sonucu meydana gelen ölüm olayları arasında bir ayrım yapmak

gerekir (Mehmet Aydoğan ve Nufer Aydoğan, B. No: 2013/3775, 14/4/2016, §

55).

32. Kasten ya da saldırı veya kötü muameleler sonucu

meydana gelen ölüm olaylarına ilişkin davalarda Anayasa'nın 17. maddesi

gereğince devletin ölümcül saldırı durumunda sorumluların tespitine ve

cezalandırılmalarına imkân verebilecek nitelikte cezai soruşturmalar yürütme

yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu tür olaylarda yürütülen idari ve hukuki

soruşturmalar ve davalar sonucunda sadece tazminat ödenmesi yaşam hakkı

ihlalini gidermek ve mağdur sıfatını ortadan kaldırmak için yeterli değildir (Serpil

Kerimoğlu ve diğerleri, § 55).

33.Ancak ihmal nedeniyle meydana gelen ölüm olaylarına

ilişkin davalar açısından farklı bir yaklaşımın benimsenmesi gerekir. Buna göre

yaşam hakkının veya fiziksel bütünlüğün ihlaline kasten sebebiyet verilmemiş

ise etkili bir yargısal sistem kurma yönündeki pozitif yükümlülük, her

olayda mutlaka ceza davası açılmasını gerektirmez. Mağdurlara hukuki, idari ve

hatta disiplinle ilgili hukuk yollarının açık olması yeterli olabilir (Serpil

Kerimoğlu ve diğerleri, § 59).

34. Bununla birlikte ihmal suretiyle meydana gelen ölüm

olaylarında devlet görevlilerinin ya da kurumlarının bu konuda muhakeme

hatasını veya dikkatsizliği aşan bir ihmali olduğu yani olası sonuçların

farkında olmalarına rağmen söz konusu makamların kendilerine verilen yetkileri

göz ardı ederek tehlikeli bir faaliyet nedeniyle oluşan riskleri bertaraf etmek

için gerekli ve yeterli önlemleri almadığı durumlarda -bireyler kendi

inisiyatifleriyle ne gibi hukuk yollarına başvurmuş olursa olsunlar- insanların

hayatının tehlikeye girmesine neden olan kişiler aleyhine hiçbir suçlamada

bulunulmaması ya da bu kişilerin yargılanmaması Anayasa'nın 17. maddesinin

ihlaline neden olabilir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 60).

b. İlkelerin

Olaya Uygulanması

35. Somut başvuruda kamu makamının ihmali nedeniyle

meydana gelen ölüm olayı bakımından devletin etkili bir yargısal sistem

kurma yükümlülüğünün hangi yargısal yolla yerine getirilmiş sayılacağının

tespiti için öncelikle yüksek gerilim hattının deplasesi işinin kamu hizmeti

niteliğinde olduğu ve kişilerin yaşamı ile vücut bütünlüğü bakımından riskler

içermesi sebebiyle bilirkişi raporlarında da ifade edildiği üzere çok tehlikeli

faaliyet kapsamında kaldığı belirtilmelidir. Bu durumda kamu makamlarının

-devletin yaşamı koruma yükümlülüğü kapsamında- yüksek gerilim hattının deplasesi

işinin yerine getirilmesinde gerekli güvenlik tedbirlerini alması, ölüm ve

yaralanma olaylarının önüne geçmek için makul ölçüler çerçevesinde gerekenleri

yapması bir zorunluluktur.

36. Mevcut başvuruda olayın gerçekleşmesinde ilgili kamu

makamının belli bir oranda ihmale dayalı kusuru olduğu derece mahkemesi

kararıyla kabul edilmiştir. Başvurucuların iddiası da ölüm olayının kamu

makamının ihmali nedeniyle gerçekleştiği yönündedir.

37. Olay hakkında bir ceza soruşturması yürütüldüğüne

dair dosya kapsamında birtakım bilgiler bulunsa da (bkz. § 13) söz konusu ceza

soruşturmasının ayrıntılarına dair başvurucular tarafından sunulan herhangi bir

bilgi ya da belge bulunmadığı gibi başvurucuların ceza soruşturmasına dair bir

şikâyetleri bulunmamaktadır.

38. Başvurucuların iddiaları kamu makamının yeterli

önlemi almaması nedeniyle ölüm olayının gerçekleştiği ile dava neticesinde

uygun ve yeterli tazminatlara karar verilmemesi nedeniyle mağduriyetlerinin

giderilmediği ile sınırlıdır. C.Y.nin yaşı ve olayın gerçekleşmesinde kısmi

kusuru bulunduğu da dikkate alındığında somut olayın kendine özgü koşullarında

tazminat davası yolunun başvurucuların yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddialarını karara bağlayabilme ve bunun için uygun bir giderim sunabilme bakımından

yeterli bir telafi sağlayabileceği değerlendirilmiştir.

39. Yaşam hakkının ihlal edildiği şikâyetinin bulunduğu

tazminat ve tam yargı davalarında derece mahkemelerinin Anayasa’nın 17.

maddesinin gerektirdiği özende bir inceleme yapma yükümlülüğü bulunmakla

birlikte söz konusu özen yükümlülüğünün yaşam hakkı ile ilgili her davada

mutlaka mağdurlar lehine bir sonuca varılmasını garanti altına aldığı anlamına

gelmediğini ayrıca belirtmek gerekir. Anayasa Mahkemesinin bu konudaki görevi,

derece mahkemelerinin belirli bir sonuca varırken Anayasa'nın 17. maddesinin

gerektirdiği dikkatli incelemeyi yapıp yapmadığını ya da ne ölçüde yaptığını

incelemektir (Aysun Okumuş ve Aytekin Okumuş, B. No: 2013/4086,

20/4/2016, § 73).

40. Görülen yargılamada olay mahallinde keşif yapılmış,

ölüm olayı ve dava konusu yapılan hususlara ilişkin yeterli uzmanlığı bulunan

bilirkişilerden olayda sorumluluğu bulunan kişi ve kurumların tespiti ile kusur

durumları bakımından çeşitli raporlar temin edilmiştir. Temin edilen raporlar arasından

Mahkemece nihai olarak itibar edilen raporda, olayın gerçekleşmesinde A.

Şirketinin %50, TEİAŞ'ın %20, müteveffanın ise %30 oranında kusurlu olduğu

gerekçeleri belirtilmek suretiyle tespit edilmiştir. Neticede olayın

gerçekleşmesinde ilgili kamu makamının belli bir oranda ihmale dayalı kusuru

olduğu derece mahkemesi kararıyla kabul edilmiştir.

41. Sonrasında Mahkeme, Yargıtayın bozma kararı

doğrultusunda emsal ücret araştırması da dâhil gerekli araştırmaları yaparak

destekten yoksun kalma tazminat miktarlarının belirlenmesine ilişkin destekten

yoksun kalma zararlarının hesaplandığı bilirkişi raporu uyarınca belirlenen

maddi tazminat miktarları ile takdir ettiği manevi tazminat miktarlarına

hükmetmiştir.

42. Bu itibarla derece mahkemesi tarafından kamu

makamının kısmi kusuru nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği tespit edilmiş,

uzman bilirkişi marifetiyle tespit edilen ve hesaplama yönteminin

yeterliliğinden kuşkuya düşülmesini haklı gösterecek somut hiçbir bilgi ve

belgeye rastlanmayan miktarda maddi tazminatlara ve açık bir keyfîlik içerdiği

söylenemeyen manevi tazminat miktarlarına hükmedilmiştir.

43. Başvurucuların yargılama dosyasına sundukları özel

bilirkişi raporunda dahi TEİAŞ'ın %15, yakınları C.Y.nin ise %35 oranında

kusurlu olduğunun tespit edildiği de gözetildiğinde davanın koşullarına göre

belirlenen tazminat miktarları ile başvurucuların uğradığı zararlar arasında

açık bir orantısızlık bulunmadığı değerlendirilmiştir.

44. Bu durumda başvuru konusu olayda, başvurucuların

yaşam hakkına ilişkin şikâyetleri açısından ihlal tespit edilerek makul bir

tazminatlara hükmedilmiş olup bu nedenle başvurucuların mağdur sıfatı ortadan

kalkmış bulunmaktadır.

45. Açıklanan gerekçelerle yaşam hakkı yönünden

başvurucuların mağdur sıfatının kalktığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmının

kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

46. Başvurucular, olaylarla ilgili olarak açtıkları

tazminat davasının makul sürede sonuçlandırılmadığını ileri sürmüştür.

47. Bireysel başvuru sonrasında 31/7/2018 tarihli ve

30495 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 25/7/2018 tarihli ve 7145 sayılı

Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair

Kanun'a geçici madde eklenmiştir.

48. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göre

yargılamaların uzun sürmesi ve yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi

ya da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddenin

yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan

bireysel başvuruların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul

edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat

üzerine Bakanlık İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (Tazminat

Komisyonu) tarafından incelenmesi öngörülmüştür.

49. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)

kararında Anayasa Mahkemesi yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya

da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği

iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara

ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkin

yolu ulaşılabilir olma, başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama

kapasitesinin bulunup bulunmadığı yönlerinden inceleyerek bu yolun etkililiğini

tartışmıştır (Ferat Yüksel, §§ 26-36).

50. Ferat Yüksel kararında özetle anılan başvuru

yolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlaması

nedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarına

makul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı ve tazminat

ödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafi

olanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama

imkânına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat

Yüksel, §§ 33-36). Bu gerekçeler doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilk

bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve

yeterli giderim sağlama kapasitesi olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru

yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil

niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının tüketilmemiş

olması nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel, §§

35, 36).

51. Somut başvuru yönünden de söz konusu karardan

ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

52. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kişi

bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde

BIRAKILMASINA 7/4/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ İrfan FİDAN Raportör : Tuğçe TAKCI Başvurucular : 1. Aynur YANIK 2. Hazer YANIK 3. Soner YANIK Başvurucular Vekili : Av. Mehtap CABAK ÖZCAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2018/21411, 7 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru Süreci
  6. III. Olay Ve
  7. Olgular
  8. Reddine..."
  9. B. Mahkemenin
  10. Olay: [i.]
  11. Saptanan Hususlar
  12. I-mahkememizde Açılan İş Bu 2013/380 E Sayılı Asıl Dava
  13. Dosyası Yönünden
  14. C) Davalı [a.]
  15. Elekt. İnş. Taahhüt. Tic. Ve San. Ltd.şti. Ve Davalı T.E.İ.A.Ş. Aleyhine Açılan
  16. Maddi-manevi Tazminat İstemli Dava Yönünden
  17. Iı-mahkememizde Açılan 2014/384 E... Sayılı Birleştirilen
  18. Dava Dosyası Yönünden
  19. C. Mahkemenin
  20. D. Mahkemenin
  21. I- Asıl Dava Yönünden (Mahkememizde Açılan 2013/380 E
  22. Sayılı Asıl Dava Dosyası Yönünden)
  23. Şti. Aleyhine Açılan Maddi-manevi Tazminat İstemli Dava Yönünden
  24. Iı-birleşen Dava Bakımından (Mahkememizde Açılan 2014/384
  25. E... Sayılı Birleştirilen Dava Dosyası Yönünden)
  26. IV. İnceleme Ve
  27. Gerekçe
  28. A. Yaşam
  29. B. Makul Sürede
  30. B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde
  31. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2018/21411
Tarih
7 Nisan 2021

İlgili Kararlar

  • Volkan Çakır Başvurusu (B. No: 2017/35488)
  • Mustafa İleri Başvurusu (B. No: 2019/3949)
  • Ahmet Kaval Başvurusu (B. No: 2018/5066)
  • Şadiye Dilan Doğan Başvurusu (B. No: 2016/9604)
  • Cafer Sezgin ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/20720)
  • Nermin Balkan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/34588)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.