Özgün Analiz
Olay Özeti: Başvurucular, kadastro tespitine itiraz davasında taşınmaz üzerine 15/6/1962 tarihinde konulan ihtiyati tedbirin onlarca yıl devam etmesi nedeniyle mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek 29/1/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucular 4.000.000 TL maddi ve 4.000.000 TL manevi tazminat talep etmiştir. Anayasa Mahkemesi başvuruyu, tedbirin süresi bakımından benzer olaylarda belirlediği ilkeler çerçevesinde incelemiştir.
Hukuki İlke: Mülkiyet hakkını sınırlayan bir tedbirin ölçülü sayılabilmesi için kapsamı ve süresi bakımından orantılı uygulanması gerekir. Tedbirin makul olmayan bir süre devam etmesi, malikin mülkiyetten doğan yetkilerini belirsiz biçimde erteler ve ona orantısız bir külfet yükler; bu durum Anayasa'nın 35. maddesindeki mülkiyet hakkını ihlal eder. Tedbir sürecinde ivedilik ve özen gösterilmesi yargısal makamların sorumluluğundadır; bu nedenle yeniden yargılamada hukuki yarar görülmeyerek giderim tazminatla sağlanır.
Uygulama Sonucu: Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmiş, başvuruculara müştereken net 210.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedilmiş, maddi tazminat talebi belge sunulmadığı için reddedilmiştir.
Dava Strateji Notu: Yıllardır süren kadastro veya tapu davalarında tedbirin konulduğu tarih ve devam süresi, mülkiyet hakkı ihlali iddiasının temel dayanağıdır; tedbir kararının tarihi belgeyle ortaya konulmalıdır. Maddi tazminat talebi, zararı gösteren bilgi ve belge sunulmadığı için reddedildiğinden kira kaybı, satış fırsatı veya değer kaybı gibi zarar kalemleri somut belgelerle desteklenmeden yüksek tutarlı talepte bulunmanın sonuç vermediği görülmektedir.
Karar Metni
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
CEM FİKRET TURHAN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2021/6309)
Karar Tarihi: 28/1/2026
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, kadastro tespitine itiraz davasında ihtiyati tedbirin uzun sürmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucular 29/1/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
2. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan Hesna Funda Baltalı ve Baltalı Gıda Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti. ([GK], B. No: 2014/17196, 25/10/2018), İhsan Metin ([2. B.], B. No: 2015/7044, 23/1/2019), İbrahim Geçer ([1. B.], B. No: 2014/19056, 19/2/2019) ve Şeyhmus Terece ([GK], B. No: 2017/26532, 23/7/2020) kararlarında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede mülkiyet hakkını sınırlandıran bir tedbirin ölçülü olabilmesi için kapsamı ve süresi itibarıyla orantılı olarak uygulanması gerektiği ve tedbirin makul olmayan bir süre devam etmesinin mülkiyet hakkının tanıdığı yetkilerin kullanılmasının belirsiz olacak şekilde ötelenmesi suretiyle mülk sahibine orantısız bir külfet yüklediği gerekçesiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır. Somut başvuruda 15/6/1962 tarihinde konulan ihtiyati tedbirin başvuru tarihine kadar geçen süre itibarıyla orantılı olmadığı anlaşıldığından anılan kararlarda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
3. Başvurucular, ihlalin tespiti ile 4.000.000 TL maddi ve 4.000.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkına yapılan müdahaleyi ölçüsüz kılan tedbirin uzun sürmesine ilişkin olarak tedbir sürecinde mülkiyet hakkının gerektirdiği ivediliğin ve özenin gösterilmesi bakımından yargısal makamların sorumluluğu olduğuna dikkati çekmektedir (benzer değerlendirme için bkz. Hamit Alihansoy ve diğerleri [1. B.], B. No: 2017/35581, 29/9/2020, § 66). Buna göre başvuru konusu olayda ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için başvuruculara manevi zararları karşılığında net 210.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir. Başvurucular, uğradıklarını iddia ettiği maddi zarar ile ilgili olarak yeterli bilgi ve belge sunmadığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvuruculara net 210.000 TL manevi tazminatın MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 487,60 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.487,60 TL yargılama giderinin başvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal faiz UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin bilgi için Beykoz Kadastro Mahkemesine (E.2009/4, K.2018/78) ve Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 28/1/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Recai AKYEL
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
İrfan FİDAN
Yılmaz AKÇİL
Raportör
:
Gökhan SÖNMEZ
Başvurucular
:
1. Cem Fikret TURHAN
2. Elif TURHAN
3. Hatice TURHAN
4. Özlem TURHAN ÖTKEN
Vekili
:
Av. Hilmiye ARSLAN TAN
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2021/6309, 28 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası