İçeriğe geç
AC
Birinci Bölüm Başvuru No: 2022/94039 Tarih:

Adem Tezel Başvurusu (B. No: 2022/94039)

Özgün Analiz

Olay Özeti: Başvurucu, kamu kurumu niteliğindeki davalı üniversiteye karşı yol ücreti alacağı için işçilik alacağı davası açmış, talebini ıslahla 3.250 TL'ye çıkarmıştır. İş mahkemesi alacağın yasal faiziyle ödenmesine karar vermiş; başvurucu icra takibi başlatmış ve davalı 27/7/2018 tarihinde 6.515,15 TL ödemiştir. Davalının istinaf başvurusu ise kararın miktar itibarıyla kesin olduğu gerekçesiyle 2022 yılında reddedilmiştir. Başvurucu, yargılamanın uzamasıyla alacağına geç kavuştuğunu ileri sürmüştür.

Hukuki İlke: Kesinleşmiş mahkeme kararıyla tespit edilen işçilik alacağı Anayasa'nın 35. maddesi anlamında mülktür. Kamu makamları para borçlarını gecikmeksizin ödemekle yükümlüdür; makul olmayan gecikmede değer kaybını telafi edecek ödeme yapılmalıdır. Ancak ihlal için değer aşınmasının başvurucuya şahsi olarak aşırı yük getirmesi gerekir. Enflasyon verileri ile 3095 sayılı Kanun'daki kanuni faiz karşılaştırıldığında 2015-2018 döneminde alacak önemli ölçüde değer kaybetmemişse aşırı külfet yoktur.

Uygulama Sonucu: Mülkiyet hakkına ilişkin iddia açıkça dayanaktan yoksun olduğundan kabul edilemez bulunmuş, yargılama giderleri başvurucu üzerinde bırakılmıştır.

Dava Strateji Notu: Kamu kurumundan alacağın değer kaybına dayanan başvurularda, ilgili dönem için enflasyon oranı ile uygulanan faiz arasındaki farkı somut hesapla göstermek gerekir; yalnızca yargılamanın uzunluğundan yakınmak yetmez. Alacak icra takibiyle erkenden tahsil edilmişse değer kaybı iddiası zayıflar. Faiz türü veya başlangıç tarihine itirazın kanun yolunda ileri sürülmemesi de sonraki şikâyeti sınırlar.

Karar Metni

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

ADEM TEZEL BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/94039)

Karar Tarihi: 9/4/2026

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, mahkemece hükmedilen kamu kurumundan olan işçilik alacağının değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

2. Başvurucu 12/5/2015 tarihinde İstanbul Üniversitesi Rektörlüğüne (Üniversite) karşı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 250 TL yol ücreti talepli işçi alacağı davası açmıştır. Başvurucu 9/2/2018 tarihinde yol ücreti alacağı talebini 3.250 TL olarak ıslah etmiştir.

3. İstanbul 1. İş Mahkemesi (Mahkeme) 17/5/2018 tarihinde 3.250 TL yol ücreti alacağının 250 TL’lik kısmına dava tarihinden, bakiyesine ıslah tarihinden itibaren işleyecek talep gereği yasal faizi ile birlikte başvurucuya ödenmesine istinaf yolu açık olmak üzere karar vermiştir.

4. Başvurucu 26/6/2018 tarihinde 3.250 TL yol ücreti alacağı ve bu alacağa işlemiş 171,68 TL yasal faiz alacağı ile yargılama giderleri olmak üzere toplam 6.372,27 TL talepli icra takibi başlatmıştır. Üniversite 27/7/2018 tarihinde başvurucuya 6.515,15 TL ödemiştir.

5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi 15/9/2022 tarihinde davalı Üniversitenin istinaf başvurusunu, kararın miktar itibarıyla kesin olması nedeniyle istinaf yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle reddetmiştir.

6. Başvurucu, nihai hükmü 22/9/2022 tarihinde öğrendikten sonra 21/10/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

7. Komisyon; makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasının başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna, mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasının kabul edilebilirlik incelemesinin ise Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

II. DEĞERLENDİRME

8. Başvurucu, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle alacağına geç kavuştuğunu ileri sürmektedir. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri, Anayasa Mahkemesi içtihadı ve Üniversiteden temin edilen belgeler ile somut olayın koşullarının değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı başvuru formundaki iddialarını yinelemiştir.

9. Başvurucunun işçilik alacağı kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla tespit edildiğinden Anayasa'nın 35. maddesi kapsamında bir mülkün varlığı açıktır (icrası kabil olan alacağın mülk teşkil ettiğine dair diğerleri arasından bkz. Mahmut Duran ve diğerleri [2. B.], B. No: 2014/11441, 1/2/2017, § 60; Harun Yılmaz [1. B.], B. No: 2015/4644, 26/9/2019, § 31; Davut Yıldız [1. B.], B. No: 2020/12623, 5/9/2023, § 21). İşçilik alacağının değer kaybına uğratılmasına yönelik şikâyet, mülkiyetten barışçıl yararlanmaya ilişkin birinci kural çerçevesinde incelenecektir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Ferda Yeşiltepe [GK], B. No: 2014/7621, 25/7/2017, § 51; ANO İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti. [GK], B. No: 2014/2267, 21/12/2017, § 57).

10. Anayasa Mahkemesi, kamu kurum ve kuruluşlarından olan çeşitli para alacaklarının değer kaybına uğratılarak ödenmesine ilişkin şikâyetleri daha önce incelemiş; buna göre kamu makamlarının para borçlarını makul olmayan bir gecikme ile ödedikleri durumlarda para alacağında meydana gelen değer aşınmalarının başvurucular üzerinde şahsi olarak aşırı bir yük oluşturması hâlinde müdahale ölçülü olmadığından mülkiyet hakkının ihlaline karar vermiştir (kamulaştırma bedeli yönünden bkz. Mehmet Akdoğan ve diğerleri [1. B.], B. No: 2013/817, 19/12/2013; Ali Şimşek ve diğerleri [1. B.], B. No: 2014/2073, 6/7/2017; bir sosyal güvenlik ödemesi yönünden bkz. Ferda Yeşiltepe; ihale alacağı yönünden bkz. ANO İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti.; vergi iadesi alacağı yönünden bkz. Akel Gıda San. ve Tic. A.Ş. [2. B.], B. No: 2013/28, 25/2/2015; deprem nedeniyle tazminat yönünden bkz. Abdulhalim Bozboğa [1. B.], B. No: 2013/6880, 23/3/2016; açığa alınan memurun maaş farklarının iadesi yönünden bkz. Vildan Utku Atalay [1. B.], B. No: 2015/4812, 7/2/2019).

11. Somut olayda başvurucunun bir kamu kurumu olan Üniversiteden işçilik alacağının mevcut olduğu görülmektedir. Bu bağlamda öncelikle kamu kurumunun para borcunu gecikmeksizin ödemekle yükümlü olduğu açıktır, bunun yanında makul olmayan bir gecikme durumunda ise söz konusu dönemde yaşanan para alacağındaki değer kaybını telafi edecek şekilde ödeme yapılması beklenecektir. Başvurucu yargılama sürecinin uzun sürmesinin alacağına olan etkisinden yakınmaktadır. Bu kapsamda başvuruya konu olayda kamu kurumundan olan para alacağının enflasyon karşısında değer kaybına uğratılıp uğratılmadığı tespit edilmelidir. Öncelikle başvurucunun Mahkeme kararına konu alacak miktarı ve kanuni faizin başlangıç tarihleri hakkında istinaf yolu başvurusunda bulunmadığı ve bu konuda bireysel başvuru formunda herhangi bir şikâyet ileri sürmediği kaydedilmelidir.

12. Türkiye İstatistik Kurumunun enflasyon verileri ile 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun tarafından öngörülen kanuni faiz oranı dikkate alındığında 2015-2018 yılları arasında kanuni faiz oranının Mahkemece hükmedilen alacağın enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılmasına sebebiyet vermediği anlaşılmaktadır.

13. Bu durumda başvurucu lehine hükmedilen yol ücreti alacağı için uygulanan kanuni faizin enflasyon karşısında değer kaybını önleyecek nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla somut olayda başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklenmediği, mülkiyet hakkına yönelik açık bir ihlal bulunmadığı sonucuna varılmalıdır.

14. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 9/4/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

İrfan FİDAN

Üyeler

:

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Selahaddin MENTEŞ

Muhterem İNCE

Yılmaz AKÇİL

Raportör

:

Kamber Ozan TUTAL

Başvurucu

:

Adem TEZEL

Vekili

:

Av. Ezel DEMİRKOL

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2022/94039, 9 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası