Özgün Analiz
Olay Özeti: Başvurucu, taşınmazı üzerinde 21/4/2015 tarihinde konulan ihtiyati tedbirin yıllarca sürmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Bireysel başvuru, yargılama devam ederken 5/6/2024 tarihinde yapılmış, Komisyon adli yardım talebini kabul etmiştir. Başvurucu ihlalin tespiti ile 1.000.000 TL maddi ve 1.000.000 TL manevi tazminat talep etmiş, ancak maddi zararına ilişkin yeterli bilgi ve belge sunmamıştır.
Hukuki İlke: Mülkiyet hakkını sınırlayan bir tedbirin ölçülü sayılabilmesi için kapsamı ve süresi bakımından orantılı uygulanması gerekir. Tedbirin makul olmayan bir süre devam etmesi, mülkiyetin sağladığı yetkilerin kullanımını belirsiz biçimde erteleyerek malike orantısız bir külfet yükler. Mahkeme, tedbir sürecinde gerekli ivedilik ve özenin gösterilmesinin yargısal makamların sorumluluğunda olduğunu vurgulamış ve Anayasa'nın 35. maddesindeki mülkiyet hakkının ihlal edildiğini tespit etmiştir.
Uygulama Sonucu: Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine, net 50.000 TL manevi tazminat ile 40.000 TL vekâlet ücretinin ödenmesine, maddi tazminat dâhil diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Uzun süren ihtiyati tedbirlerde bireysel başvuru, yargılamanın bitmesi beklenmeden yapılabilmiş ve ihlal kararı alınmıştır. Ancak maddi tazminat, zarar belgelenmediği için reddedilmiştir. Vekil, tedbir nedeniyle kaçırılan satış, kira veya kredi imkânlarını gösteren somut belgeleri (teklif, ekspertiz, kira sözleşmesi) başvuruya eklemeli; tedbirin başlangıç tarihini ve kaldırılması için yapılan talepleri de açıkça ortaya koymalıdır.
Karar Metni
TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
BEDİRHAN ASLAN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2024/35447)
Karar Tarihi: 28/1/2026
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru, ihtiyati tedbirin uzun sürmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, yargılama devam ederken 5/6/2024 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Adli yardım talebinin kabulüne ve başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına Komisyonca karar verilmiştir.
II. DEĞERLENDİRME
2. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan Hesna Funda Baltalı ve Baltalı Gıda Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti. ([GK], B. No: 2014/17196, 25/10/2018), İhsan Metin ([2. B.], B. No: 2015/7044, 23/1/2019), İbrahim Geçer ([1. B.], B. No: 2014/19056, 19/2/2019) ve Şeyhmus Terece ([GK], B. No: 2017/26532, 23/7/2020) kararlarında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede mülkiyet hakkını sınırlandıran bir tedbirin ölçülü olabilmesi için kapsamı ve süresi itibarıyla orantılı olarak uygulanması gerektiği ve tedbirin makul olmayan bir süre devam etmesinin mülkiyet hakkının tanıdığı yetkilerin kullanılmasının belirsiz olacak şekilde ötelenmesi suretiyle mülk sahibine orantısız bir külfet yüklediği gerekçesiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşmıştır. Somut başvuruda, 21/4/2015 tarihinde konulan ihtiyati tedbirin, başvuru tarihi itibarıyla uzun süredir devam ettiği anlaşıldığından anılan kararlarda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Açıklanan gerekçelerle başvuru hakkında Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
III. GİDERİM
3. Başvurucu, ihlalin tespiti ile 1.000.000 TL maddi ve 1.000.000 TL manevi tazminat ödenmesi talebinde bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkına yapılan müdahaleyi ölçüsüz kılan tedbirin uzun sürmesine ilişkin olarak tedbir sürecinde mülkiyet hakkının gerektirdiği ivediliğin ve özenin gösterilmesi bakımından yargısal makamların sorumluluğu olduğuna dikkati çekmektedir (benzer değerlendirme için bkz. Hamit Alihansoy ve diğerleri [1. B.], B. No: 2017/35581, 29/9/2020, § 66). Buna göre başvuru konusu olayda ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin sonuçlarının bütünüyle ortadan kaldırılabilmesi için başvurucuya manevi zararları karşılığında net 50.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir. Başvurucu, uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile ilgili olarak yeterli bilgi ve belge sunmadığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.
IV. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucuya net 50.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal faiz UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin bilgi için Kızıltepe 2. Asliye Hukuk Mahkemesine (E.2015/203, K.2023/1863) ve Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 28/1/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Başkan
:
Hasan Tahsin GÖKCAN
Üyeler
:
Recai AKYEL
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
İrfan FİDAN
Yılmaz AKÇİL
Raportör
:
Gökhan SÖNMEZ
Başvurucu
:
Bedirhan ASLAN
Vekili
:
Av. Seyidhan BADAY
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2024/35447, 28 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası