KÜNYE
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Cuma Seyid Başvurusu
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
- Başvuru Numarası
- 2023/12940
Karar Metni
720 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
I. BAŞVURUNUN ÖZETİ
1. Başvuru; sınır dışı etme kararının iptali amacıyla açılan davada bazı usul güvencelerine riayet edilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının, idari gözetim altında tutma nedeniyle de kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
2. Bölüm, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 73. maddesi uyarınca sınır dışı etme işleminin tedbiren durdurulmasına karar vermiştir.
3. İzmir Valiliği 16/9/2022 tarihinde 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 54. maddesinin bir numaralı fıkrasının (d) bendi uyarınca başvurucunun sınır dışı edilmesine ve idari gözetim altına alınmasına karar vermiştir.
4. Başvurucunun sınır dışı etme kararının iptali için açtığı dava İzmir 1. İdare Mahkemesi tarafından 20/1/2023 tarihinde kesin olarak reddedilmiştir.
5. 27/1/2023 tarihinde nihai kararı öğrenen başvurucu 21/2/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
II. DEĞERLENDİRME
A. Adli Yardım Talebi Yönünden
6. Ödeme gücünden yoksun olduğunu belirten başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir (Nadali Agheli Kohne Shari, B. No: 2014/12633, 9/9/2015, §§ 17, 18).
B. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
7. Başvurucu; sınır dışı etme kararı verilmesinden sonra yasal hakları konusunda süresinde bilgilendirilmediğini, yargılama sonunda verilen kararın gerekçesinin yetersiz olduğunu, yargılamanın makul sürede bitirilmediğini belirterek etkili başvuru ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
8. Başvuru adil yargılanma hakkı kapsamında incelenmiştir.
9. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011tarihli ve6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin bir numaralı fıkrasına göre bireysel başvurunun incelenebilmesi için kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da güvence altına alınmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (Sözleşme) veya Türkiye’nin taraf olduğu Sözleşme'ye ek protokoller kapsamına da girmesi gerekir. Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kalan hak ihlali iddiasını içeren başvurular bireysel başvurunun kapsamında değildir (Onurhan Solmaz, B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).
10. Devletin yabancıları ülkeye kabul etmekte veya sınır dışı etmekte takdir yetkisinin bulunduğu kuşkusuzdur. Ancak anılan işlemlerin Anayasa'da güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklere müdahale oluşturması hâlinde bireysel başvuruya konu edilebilmesi mümkündür (A.A. ve A.A. [GK], B. No: 2015/3941, 1/3/2017, § 54).
Öte yandan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından yabancıların ülkeye girişine, ülkede kalışına veya ülkeden çıkarılmasına ilişkin işlemlerin Sözleşme'nin 6. maddesi kapsamında kalmadığı kabul edilmiştir. Bir başka ifadeyle söz konusu işlemlere ilişkin davalar medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili görülmemiştir (Aıgul Mavlıanova, B. No: 2016/6293, 9/11/2017, § 27).
Dolayısıyla sınır dışı etme işlemini konu alan uyuşmazlıkları içeren yargılamaların Anayasa'nın 36. ve Sözleşme'nin 6. maddesinde güvence altına alınan adil yargılama hakkının ortak koruma alanı kapsamında kalmadığının kabulü gerekir (Aıgul Mavlıanova, § 28).
11. Başvuru konusu olayda yukarıda da belirtildiği üzere başvurucunun adil yargılanma hakkına ilişkin iddialarının konusunun Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanı dışında kaldığı anlaşılmıştır.
12. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
C. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
13. Başvurucu, hukuka aykırı olarak idari gözetim altında tutulması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
14. 6458 sayılı Kanun’un 57. maddesinin altıncı fıkrasına göre, alınan idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliklerine itirazda bulunulabilmektedir. Bu düzenleme ile kanun koyucu, hukuki niteliği itibarıyla idari bir işlem olduğu hâlde idari gözetim altına alma kararına karşı itiraz mercii olarak sulh ceza hâkimliklerini tayin etmiştir.
15. Başvurucunun idari gözetim altında tutulmasına ilişkin olarak sulh ceza hâkimliğine müracaat ettiğine dair bir bilgi ya da belgeye başvuru formu ve/veya eklerinde yer verilmediği görülmüştür.
16. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının da diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Yusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Muhterem İNCE Yılmaz AKÇİL Raportör : Sinan ARMAĞAN Başvurucu : Cuma SEYİD Vekili : Av. Yusuf ÇAPLIK
Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2023/12940, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası