İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Duygu Altıntaş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/18411)

1. Başvuru, ölüm olayının etkili bir şekilde soruşturulmaması

Başvuru No2015/18411Tarih13 Eylül 2018Okuma17 dk · 3.431 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Duygu Altıntaş Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
13 Eylül 2018
Başvuru Numarası
2015/18411
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.431 kelime·17 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ölüm olayının etkili bir şekilde soruşturulmaması

nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 23/11/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü sunmuştur.

7. Başvurucu Bakanlık görüşüne cevap vermemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi

(UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler kapsamında ilgili olaylar özetle

şöyledir:

9. Başvurucu Makbule Altıntaş'ın birlikte yaşadığı eski eşi,

diğer başvurucular Duygu Altıntaş ve Onursal Altıntaş'ın ise babası olan A.A.

9/6/2014 tarihinde saat 08.15 sıralarında, müdürü olarak çalıştığı şirkete ait

işyerinde, caraskal (üç direği birer uçlarından bir

noktada bağlayıp diğer uçlarını üçgen şeklinde yere açarak yapılan vinç)

rayının en uç kısmındaki deliğe urganla (halat, kalın ip) asılı vaziyette, aynı

işyerinde işçi olarak çalışan O.A., C.A. ve R.Ç. tarafından bulunmuştur.

10. 112 Acil Servis görevlileri olay yerine saat 08.27-08.40

sıralarında gelmişlerdir. A.A.nın

EKG'sini (kalp grafisi) çeken görevliler A.A.nın ölü olduğunu tespit etmişlerdir.

11. Olay hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca

(Cumhuriyet Başsavcılığı) derhâl soruşturma başlatılmıştır.

12. Olay yeri 08.50 sıralarında olay yeri incelemesinden sorumlu

kolluk görevlilerince Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda

incelenmiştir. Yapılan incelemede işyeri giriş kapısında herhangi bir hasar

veya zorlama izi bulunmadığı, cesedin ayaklarının yere değdiği ve dizlerinin

hafif bükük olduğu, cesedin sol arka yanındaki tahta paletin üzerinde çizgili

bir defter yaprağı bulunduğu, bu defter yaprağının üzerinde "Çocuklarım beni bu durumda görmesin. Çocuklara

hemen haber vermeyin." cümlelerinin yazılı olduğu, ölene ait

büro masası üzerinde çizgili bir defter bulunduğu, cesedin sol ayağının solunda

devrik hâlde bir plastik iskemle olduğu ve ölenin pantolonunun arka sol cebinde

başvurucular Duygu Altıntaş ve Onursal Altıntaş'ın telefon numaralarının yazılı

olduğu ön yüzü boş bir şans oyunu kuponu bulunduğu tespit edilmiştir.

13. İskemlede parmak izi tespit edilememiştir.

14. Olay yerinin bir krokisini çizen kolluk görevlileri olay

yerinin fotoğraflarını da çekmişlerdir.

15. Cumhuriyet savcısı huzurunda ölü muayenesi ve otopsi

işlemleri yapılmıştır. Otopsi işleminde cesedin alnında 1x0,5 cm ebatında bir sıyrık bulunduğu, kanda 83 mg/dl, göz

sıvısında ise 123 mg/dl etanol bulunduğu, kanda ve göz sıvısında metanol bulunmadığı, kanda ve idrarda sistematikteki diğer

maddelerin bulunmadığı tespit edilmiştir. Otopsi raporunda; boynu çepeçevre

dolanan, iki hat hâlinde, boyun sol yanda ası vasıtasının cildi sıkıştırmasına

bağlı doku içi kanaması bulunan, kenarlarında ası materyalinin özelliğini

gösteren telem görüldüğü ve ölümün ası sonucu meydana geldiğibelirtilmiştir.

16. İntihar notu olduğu değerlendirilen çizgili defter yaprağıüzerinde görünür vücut izi tespit edilemese de

kimyasal bir işlem uygulanması sonucunda söz konusu yaprakta iki adet vücut izi

bulunduğu kolluk tarafından saptanmıştır. Bu vücut izinin vücudun neresine ait

olduğuna ilişkin bir tespit bulunmamaktadır.

17. Ölenin çalıştığı işyerinin bulunduğu iş hanındaki bir başka

işyerinin kamera kayıtları kolluk görevlilerince incelenmiştir. Merdiven

boşluğunu kayda alan kameranın görüntülerindeki zamana göre A.A., saat 08.34

sıralarında işyerine yalnız gelmiştir.

18. Kolluk görevlileri, A.A. ile aynı işyerinde çalışan C.A.,

O.A. ve R.Ç. ile A.A.nın

işvereni İ.Y.nin ifadelerini almıştır. C.A., O.A. ve

R.Ç. ifadelerinde; saat 08.15 sıralarında işyerine geldiklerini, C.A.nın kesimhanede A.A.yı asılı vaziyette gördüğünü, nabzına baktıklarında A.A.nın öldüğünü anladıklarını ve 155 Polis İmdat hattını

aradıklarını beyan etmişlerdir. İ.Y. ise beyanında; 9/6/2014 tarihinde saat

07.45 sıralarında Avustralya'dan Türkiye'ye geldiğini, havalimanında A.A.nın kendisini karşılamaması

üzerine ona telefon ettiğini ancak telefonunun kapalı olduğunu, intihar

ettiğini öğrenince işyerine gittiğini söylemiştir.

19. Üzerinde "Çocuklarım

beni bu durumda görmesin. Çocuklara hemen haber vermeyin."

cümlelerinin yazılı olduğu defter yaprağı ile A.A.nın masasında bulunan ve defter yaprağının ona ait

olduğu değerlendirilen defter İstanbul Kriminal Polis

Laboratuvarınca incelenmiş ve defter yaprağı üzerindeki yazılar ile defterdeki

yazıların aynı şahıs eli ürünü olduğu sonucuna varılmıştır.

20. Cumhuriyet Başsavcılığınca müşteki olarak ifadesi alınan

başvurucu Onursal Altıntaş, babasına ait telefonda ve babasının işyerinde

kullandığı bilgisayarda yer alan kayıtların silindiğini tespit ettiklerini

belirterek telefondaki ve bilgisayardaki silinmiş kayıtların uzman kişilerce

geri getirilmesini, O.A., A.T. ve S.T. isimli kişilerin tanık olarak

dinlenmesini talep etmiş ve babasına ait telefonu Cumhuriyet Başsavcılığına

teslim etmiştir.

21. Cumhuriyet Başsavcılığı A.A. tarafından kullanılan mobil

telefonun son üç aylık iletişiminin tespitine ilişkin raporları Bilgi

Teknolojileri ve İletişim Kurumundan getirtmiştir. Söz konusu raporlara göre

A.A. 9/6/2014 tarihinde sesle veya mesajla iletişim kurmamış, en son sesli

görüşmesini 8/6/2014 tarihinde saat 22.26'da başvurucu Onursal Altıntaş'la

yapmıştır.

22. Cumhuriyet Başsavcılığı O.A., S.T. ve A.T.nin

tanık sıfatıyla beyanlarını almıştır. Bu kişiler ifadelerinde; A.A.nın işyerine yalnız girdiğine

dair kamera kaydından ve bu hususu bekçinin doğruladığından söz etmiş; tehdit

edildiğine veya bir başkasınca intihara teşvik edildiğine, azmettirildiğine,

yönlendirildiğine, intihar kararının kuvvetlendirildiğine ya da intiharına

herhangi bir şekilde yardım edildiğine şahit olduklarına dair beyanda

bulunmamışlardır.

23. Cumhuriyet Başsavcılığınca ifadesi tespit edilen İ.Y.; A.A.nın ücretli çalışan müdür olduğunu, zaman zaman üretim

ve ödemeler konusunda A.A. ile tartıştıklarını, A.A.nın

ödeme dengesini kendisine bildirmediğini, son dört yıla ait muhasebe

kayıtlarının olaydan önce bilgisayardan silindiğini tespit ettiklerini, A.A.nın sürekli kredi çekerek kendini borç altına soktuğunu

sonradan öğrendiğini, bilgisi dâhilindeki borçların ödemelerini aksatmadığını

ve A.A.ya ait telefondaki kayıtları silmediğini beyan

etmiştir.

24. Başvurucu Makbule Kartal 25/7/2014 ve 7/8/2014 tarihlerinde

Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek birlikte yaşadığı eski eşi A.A.nın ölümüyle ilgili diğer

insanlarla konuşmalarından ve A.A.nın çalıştığı

işyerine gelip gitmelerinden rahatsız olan İ.Y.nin

telefonla kendisini aradığını ve "Neyin

peşindesin. Eğer daha fazla bu olayı kurcalarsan çocuklarına zarar

veririm." diyerek tehdit ettiğini ve A.A.nın kasten öldürülmüş olabileceğini iddia etmiştir.

Bu iddialar üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı yeni bir soruşturma başlatmıştır.

25. Yeni soruşturma kapsamında başvurucu Makbule Kartal'ın

vekili Cumhuriyet Başsavcılığında tanık sıfatıyla ifade vermiş ve İ.Y.nin telefonda bu işi kurcalarsa Makbule Kartal'ın zarar

göreceğini ve çocuklarına zarar vereceğini söylediğini beyan etmiştir.

26. Cumhuriyet Başsavcılığı, yeni başlatılan soruşturmada kasten

öldürme suçu ile ilgili soruşturmayı tehdit suçu ile ilgili soruşturmadan

ayırmış ve kasten öldürme suçu ile ilgili soruşturmayı A.A.nın şüpheli ölümü hakkında yürütülen soruşturmayla

birleştirmiştir.

27. Başvurucular farklı tarihlerde bizzat veya vekilleri

aracılığıyla soruşturma dosyasının fotokopisini almışlardır.

28. Bizzat veya vekilleri aracılığıyla değişik zamanlarda

Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe ile müracaat eden başvurucular, A.A.nın intihar edecek bir yapıda

olmadığını belirtip A.A.nın işyerinin borçları için

yaptığı ve ailesine yaptırdığı maddi fedakârlıklardan, iş yerinin yaşadığı

ekonomik zorluklardan ve İ.Y.nin kişiliğinden bahsederek

A.A.nın öldürülmüş olabileceğini veya en azından

intihara süreklendiğini iddia etmişlerdir.

29. Ayrıca başvurularında A.A.nın boynundaki urgandan vücut izi alınmadığını,

kamera kaydına göre A.A.nın işyerine 08.35'te

geldiğini oysa A.A.yı asılı vaziyette bulan işçilerin

işyerine 08.15'te geldiğini, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,

olayı kurcalamaması konusunda başvurucu Makbule Kartal'ın İ.Y. tarafından

tehdit edildiğini ve olay yerinin resimlerine göre işyerinin duvarında bulunan

iki kırmızı lekenin incelenmediğini öne süren başvurucular;

-Olay günü saat 07.00-09.00 arası güvenlik kamerası

görüntülerinin incelenmesini,

-Güvenlik kamerasının sabit diskinin incelenmesini,

-Tanıklar K.T., B.T.U. ve M.A. ile başvurucu Makbule Kartal'ın

beyanlarının alınmasını,

-112 Acil Servisin A.A.ya

müdahalesine ilişkin kayıtların getirtilmesini,

-İ.Y.nin Türkiye'ye geliş saatinin

ilgili yerden sorulmasını,

-A.A. tarafından kullanılan bilgisayarın T...

ünvanlı özel şirkete incelettirilmesini talep etmişlerdir.

30. A.A.nın

işyerinde kullandığı bilgisayarın sabit diski kopyalanmış ve elde edilen kopya

Cumhuriyet Savcısının talimatı doğrultusunda İstanbul Emniyet Müdürlüğü Adli

Bilişim Büro Amirliği (Adli Bilişim Bürosu) görevlilerince incelenmiştir.

Yapılan incelemede, konuyla ilgili olabileceği değerlendirilen herhangi bir

veriye rastlanmamıştır.

31. A.A.nın

telefonu Adli Bilişim Bürosunca incelenmiştir. İnceleme raporunda yer alan

sohbet içeriklerinde; A.A.nın

tehdit edildiğine veya A.A.nın bir başkası tarafından

intihara teşvik edildiğine, azmettirildiğine veya yönlendirildiğine, intihar

kararının kuvvetlendirildiğine ya da intiharına herhangi bir şekilde yardım

edildiğine ilişkin veri bulunmadığı anlaşılmıştır.

32. Başvurucu Makbule Kartal'ı tehdit ettiği iddiasıyla ilgili

yürütülen soruşturma kapsamında kollukça şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan İ.Y.,

Makbule Kartal'ın avukatı ile birlikte işyerine gelip çalışanlarını sorguya

çektiğini, Makbule Kartal'a "olayın

soruşturulduğunu, kendisinin de olayı araştırdığını"

söylediğini beyan etmiş ve suçlamayı kabul etmemiştir.

33. Cumhuriyet Başsavcılığınca tanık olarak ifadesi alınan Ş.C.,

A.A.nın işyerine komşu olan bir işyerinde bekçi

olarak çalıştığını, olay günü işyerine gittiğinde A.A. tarafından kullanılan

aracın işyeri önünde olduğunu gördüğünü, bir müddet sonra A.A.yla

aynı iş yerinde çalışan R. ve O.nun geldiğini, kapıyı

anahtarla açıp işyerine giren işçilerin bağırarak A.A.nın

kendini astığını söylediklerini ve bekçinin A.A. dışında işyerinekimsenin

gelmediğini söylediğini beyan etmiş ve İ.Y.nin

kişiliği ile çalışma ilişkilerine ilişkin gözlemlerini anlatmıştır.

34. Cumhuriyet Başsavcılığınca K.T. tanık olarak dinlenmiştir.

İfadesinde K.T., A.A.nın

malına veya canına yönelik bir saldırı olacağı konusunda kendisine herhangi bir

şey söylemediğini veya ima etmediğini, bu hususta bir şey de duymadığını,

tehdit edildiği veya intihara teşvik edildiğine dair duyumu olmadığını, eksik

veya hatalı soruşturma yapıldığı yönünde bir kanaatinin olmadığını ve olay yeri

incelemesi bittikten sonra olay yerine gittiğini söylemiştir.

35. Cumhuriyet Başsavcılığı İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünden A.A.ya yapılan tıbbi müdahaleye

ilişkin kayıtları, İstanbul Emniyet Müdürlüğünden ise İ.Y.nin

yurda giriş-çıkış zamanlarına ait çizelgeyi getirtmiştir. Söz konusu çizelgeye

göre İ.Y. 9/6/2014 tarihinde saat 08.13'te Türkiye'ye giriş yapmıştır.

36. A.A. tarafından işyeri adına keşide edilen çekler ve çek

hesaplarına ait hesap hareketleri ile A.A. tarafından kullanılan elektronik

posta adresinden gönderilen ve bu adrese gelen iletilere ait bilgisayar

çıktıları soruşturma evrakı arasına alınmıştır.

37. Cumhuriyet Başsavcılığı, A.A.nın parasal sorunlar nedeniyle psikolojikbunalıma

girerek kendiniasmak suretiyle intihar ettiği ve şüpheliİ.Y.nin kasten öldürme ve intihara azmettirme

suçlarını işlediğine dair hiç bir delil bulunmadığı gerekçesiyle30/6/2015

tarihinde olay hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir.

38. Başvurucular;

-A.A.nın İ.Y., O.A., R.Ç. ve C.A. tarafından

öldürüldüğüne ve olaya intihar süsü verildiğine dair delillerin yeterince

incelenmediğini,

-Bulunma şekline göre A.A.nın

intihar etmesinin fiziki olarak mümkün olmadığını,

-Cesedin alnındaki sıyrığın sebebinin araştırılmadığını,

-A.A.nın büro

masasında bulunan defterin kime ait olduğunun saptanmadığını,

-İntihar notundaki vücut izlerinin kime ait olduğunun tespit

edilmediğini,

-A.A.nın

tırnaklarının, elbiselerinin ve A.A. tarafından kullanılan işyeri aracının

incelenmediğini,

-İ.Y., O.A., R.Ç. ve C.A.nın

telefon yoluyla kurdukları iletişimlerin tespit edilmediğini,

-Başvurucu Makbule Kartal'ın tehdit edildiğine ilişkin soruşturmanın

ayrı yürütüldüğünü,

-A.A.nın

telefon ve bilgisayarının geç incelendiğini,

-İ.Y.nin yurda giriş-çıkış

zamanlarının getirilmediğini iddia ederek ve ifadesi alınan bazı kişilerin

beyanlarındaki çelişkilere ve A.A.nın

işyerine geldiği zamanı gösteren kamera kaydındaki zamanın doğruluğunun şüpheli

olduğuna dikkat çekerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz

etmişlerdir.

39. Başvurucuların itirazı 16/9/2015 tarihinde, kovuşturmaya yer

olmadığına dair soruşturma içeriğine uygun olduğu gerekçesiyle Bakırköy 2. Sulh

Ceza Hâkimliğince (Ceza Hâkimliği) reddedilmiştir.

40. Nihai kararı başvurucu 22/10/2015 tarihinde öğrenmiş olup

yasal süresi içinde, 23/11/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

41. Konuyla ilgili ulusal ve uluslararası hukuk Anayasa

Mahkemesinin Yasin Ağca ((B. No:

2014/13163, 11/5/2017) başvurusu

hakkında verdiği kararda yer almaktadır (Yasin

Ağca, §§ 86, 87 ve 91-96).

42. Bununla birlikte Yasin

Ağca başvurusu hakkında verilen kararda yer almayan ancak başvuru

yönünden önem arz eden birkaç husustan bahsetmek gerekir.

43. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), ölümü nedeniyle

devletin sorumlu olduğu iddia edilen bir kişinin ebeveyni gibi yakın aile

üyelerinin de -ölen kişinin yasal mirasçıları olup olmadıklarına bakılmaksızın-

bizzat 2. madde ihlalinin dolaylı mağdurları olduklarını iddia edebileceklerini

kabul etmiştir (Van Colle/Birleşik

Krallık, B. No: 7678/09, 13/11/2012, § 86). Bu bağlamda AİHM; ölen

kişinin eşlerinin, çocuklarının ve yeğenlerinin yaşam hakkının ihlal edildiğine

yönelik başvurularını inceleyip sonuçlandırmıştır (Salman/Türkiye [BD], B. No:21986/93, 27/6/2000; Ramsahai ve diğerleri/Hollanda [BD], B. No:

52391/99, 15/5/2007; Yaşa/Türkiye,

B. No: 63/1997/847/1054, 2/9/1998, § 66).

44. AİHM, üç çocuğunun babası olan ve on iki yıldan daha uzun

bir süre birlikte yaşadığı partnerinin yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkin olarak başvurucunun yaptığı bir başvuruyu da incelemiştir. AİHM söz

konusu başvuruda; Bulgaristan Yüksek Mahkemesinin evli olmayan partnerlere de

partnerlerinin haksız ölümü nedeniyle tazminat alma hakkı tanıdığına, yerel

adli makamların başvurucunun başvuru ehliyetini sorgulamadığına ve soruşturma

makamlarının başvurucunun ceza soruşturmasının durdurulmasına karşı yaptığı

başvuruyu inceleyip karara bağladığına dikkati çekmiştir. Uzun yıllardır

beraber yaşayan bir çiftin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 8.

maddesinin amaçları doğrultusunda bir aile teşkil ettiğine ve ilişkilerinin

evlilik dışı olmasına rağmen Sözleşme'nin 8. maddesinin sağladığı korumadan

yararlanma hakkına sahip olduğuna değinen AİHM; başvurucunun partnerinin

ölümünden kişisel olarak etkilendiği, bu nedenle Sözleşme'nin 2. maddesinin

ihlal edildiği iddiasının mağduru olduğunda şüphe bulunmadığı ve başvuru

ehliyetinin amaçları yönünden başvurucunun durumunu evli bir eşten ayrı tutmak

için geçerli bir neden bulunmadığı sonucuna varmıştır (Velikova/Bulgaristan (k.k.), B. No:

41488/98, 18/5/1999).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

45. Mahkemenin 13/9/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları Ve Bakanlık Görüşü

46. Başvurucular ölüm olayıyla ilgili soruşturmada yakınlarının

başkası tarafından asılıp asılmadığının araştırılmadığını, ölene husumet

besleyen kişiler olup olmadığı konusunda soruşturmanın derinleştirilmediğini,

ölüm zamanının kesin olarak saptanmadığını, işyerinin girişindeki kameraya ait

görüntülerin incelenmediğini ve telefon görüşmeleriyle ilgili etkili ve

tarafsız bir araştırma yapılmadığını ileri sürmüşlerdir. Öte yandan

başvurucular gerek delil toplanmasına ilişkin taleplerinin değerlendirilmemesi

gerekse bazı evraka ulaşamamaları nedeniyle soruşturmaya etkili olarak

katılamadıklarını, toplanmayan deliller bulunmasına rağmen eksik incelemeyle

kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini ve bu karara yapılan

itirazın kesin olarak reddedildiğini belirterek Anayasa'nın 17., 36. ve 40.

maddelerinde güvence altına alınan yaşam, adil yargılanma, etkili başvuru ve

iki dereceli yargılama haklarının ihlal edildiğini iddia etmişlerdir.

47. Bakanlık görüşünde, konuyla ilgili AİHM ve Anayasa Mahkemesi

kararlarına ve somut olaydaki soruşturma işlemlerine yer verilmiş; soruşturma

yükümlülüğünün sonuç yükümlülüğü olmadığı belirtilerek mağdurların olaylarla

ilgili beyanlarıyla bağdaşan bir sonuca ulaşılmamasının soruşturmanın etkisiz

olduğu anlamına gelmeyeceği ifade edilmiştir.

B. Değerlendirme

1. İncelemenin Kapsamı

Yönünden

48. Anayasa’nın “Kişinin

dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17. maddesinin

birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes,

yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”

49. Anayasa’nın 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Devletin

temel amaç ve görevleri, (...) kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal

hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal,

ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının

gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

50. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların şikâyetlerinin özü, yakınlarınınölümü ile ilgili ceza soruşturmasının etkili

yürütülmediğine ilişkindir.

51.Somut olayda başvurucular, yakınlarının ölümüne bir devlet

görevlisinin neden olduğunu ileri sürmemiş; yakınlarının yaşamına yönelik

olarak devletin yetkili makamlarınca bilinen ya da bilinmesi gereken gerçek ve

yakın bir tehdidin bulunduğuna ancak anılan makamların yakınlarının yaşamını

korumak için gerekli tedbirleri almadıklarına ilişkin bir iddiada da

bulunmamışlardır.

52. Bu itibarla başvurucuların tüm iddiaları, Anayasa'nın 17.

maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının etkili soruşturma yükümlülüğüne

ilişkin usul boyutu kapsamında incelenmiştir.

2. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

53. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının ilgili bölümü

şöyledir:

"Herkes, Anayasada

güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği

iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir..."

54. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45.

maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Herkes, Anayasada güvence altına alınmış

temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek

Türkiye'nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü

tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir."

55.6216 sayılı Kanun'un "Bireysel

başvuru hakkına sahip olanlar" kenar başlıklı 46. maddesinin

(1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Bireysel başvuru ancak ihlale yol açtığı

ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı

doğrudan etkilenenler tarafından yapılabilir."

56.Bireysel başvuru yolunu işletebilecekler esas itibarıyla

doğrudan mağdur sıfatını taşıyan kişiler olmakla birlikte somut olayın

koşullarına ve ihlal edilen hakkın niteliğine göre doğrudan mağdur ile arasında

kişisel ve özel bir bağ bulunan, dolayısıyla da Anayasa'nın ihlalinden olumsuz

olarak etkilenmiş veya ihlalin sona ermesinden meşru ve kişisel bir menfaati

bulunan kimseler de dolaylı mağdur

sıfatıyla bireysel başvuruda bulunabileceklerdir (Engin Gök ve diğerleri, B. No: 2013/3955, 14/4/2016, § 53).

57. Bununla birlikte dolaylı mağduriyetin ortaya çıkması, somut

olayın koşullarına ve ihlal edilen hakkın niteliğine bağlı olarak

değişebilmektedir. Nitekim Anayasa Mahkemesi, mağdurun bizzat başvuru

yapmasının mümkün olmadığı ve yakın akrabalık ilişkisinin bulunduğu kimi

durumlarda -özellikle yaşama hakkının söz konusu olduğu durumlarda-

başvurucuların ihlalden doğrudan etkilenmemiş olmalarına rağmen ihlalden

dolaylı olarak etkilenmeleri nedeniyle kendi adlarına başvuru yapabileceklerine

karar vermiştir (Serpil Kerimoğlu ve

diğerleri, B. No: 2012/752, 17/9/2013, § 41; Cemil Danışman, B. No: 2013/6319,

16/7/2014; Sadık Koçak ve diğerleri,

B. No: 2013/841, 23/1/2014; Rıfat Bakır ve

diğerleri, B. No: 2013/2782, 11/3/2015 ).

58. Başvurucular Duygu Altıntaş ile Onursal Altıntaş A.A.nın çocuklarıdır.Dolayısıyla

bu başvurucular yönünden, başvuru ehliyeti açısından başvuruda bir eksiklik

bulunmamaktadır. Ancak başvurucu Makbule Kartal 19/4/2005 tarihinde ölen A.A.dan boşanmıştır. Bu nedenle başvurucu Makbule Kartal'ın

mağdur sıfatının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekir.

59. Başvuruya konu soruşturmada başvurucu Makbule Kartal müşteki

sıfatıyla yer almış ve boşansa da ölen eski eşiyle birlikte yaşadığını beyan

etmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair

karara başvurucular birlikte itiraz etmişler ve bu itiraz, başvurucu Makbule

Kartal yönündenmağdur sıfatı yokluğu nedeniylereddedilmemiştir. Ayrıca başvurucular Duygu

Altıntaş ve Onursal Altıntaş, Makbule Kartalile A.A.nın müşterek çocuklarıdır. Tüm

bu hususları nazara alan Anayasa Mahkemesi,başvurucu

Makbule Kartal'ın A.A.nın ölümünden dolaylı olarak

etkilendiği ve bu nedenle dolaylı mağdur

sıfatını taşıdığı sonucuna varmıştır. Dolayısıyla başvurucu Makbule Kartal'ınmağdur sıfatı yönünden de başvuruda bir eksiklik

bulunmamaktadır.

60. Diğer taraftan başvurunun diğer kabul edilemezlik nedenleri

açısından da incelenmesi gerekir.

61. Anayasa'nın 17. maddesinde düzenlenen yaşam hakkı

Anayasa'nın 5. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde devlete pozitif ve

negatif ödevler yükler (Serpil Kerimoğlu ve

diğerleri, § 50).

62. Devletin yaşama hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülüklerinin

korumaya ilişkin maddi yönü yanında usule ilişkin yönü de bulunmaktadır. Bu

yükümlülük, doğal olmayan her ölüm olayının sorumlularının belirlenmesini ve

gerekiyorsa cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili bir soruşturma yürütmeyi

gerektirir. Bu soruşturmanın temel amacı, yaşam hakkını koruyan hukukun etkili

bir şekilde uygulanmasını ve varsa sorumluların hesap vermelerini sağlamaktır (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 54).

63. Diğer taraftan ceza soruşturmasının temel amacına ilişkin

yükümlülük, kesin olarak bir sonuç elde etmeyigerektirmez.

Anayasa'nın 17. maddesi, başvuruculara üçüncü kişileri bir suç nedeniyle

yargılatma ya da cezalandırma hakkı vermediği gibi devlete tüm yargılamaları

mahkûmiyetle sonuçlandırma ödevi yüklemez (Serpil

Kerimoğlu ve diğerleri, § 56).

64. Yaşama hakkına ilişkin ceza soruşturmasının etkili olabilmesi

için öncelikle soruşturma makamlarının resen harekete geçerek ölüm olayını

aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesini sağlayabilecek bütün delilleri

tespit etmeleri gerekir. Soruşturmada ölüm olayının nedeni veya sorumlu

kişilerin belirlenmesi imkânını zayıflatan bir eksiklik, etkili soruşturma

yükümlülüğüne aykırılık oluşturabilir (Serpil

Kerimoğlu ve diğerleri, § 57).

65. Bununla birlikte soruşturma makamlarının olayın gelişimine

ve delillerin elde edilmesine ilişkin ileri sürülen her türlü iddiayı ve talebi

karşılama zorunluluğu bulunmamaktadır. Soruşturma kapsamında yürütülecek

soruşturma işlemlerinin belirleyicisi yetkili soruşturma makamlarıdır (Yavuz Durmuş ve diğerleri, B. No:

2013/6574, 16/12/2015, § 62).

66. Ceza soruşturmasının etkililiğini sağlayacak hususlardan

biri de fiilen hesap verilebilirliği sağlamak için soruşturma sürecinin kamu

denetimine açık olmasıdır. Ayrıca her olayda, ölen kişinin yakınlarının meşru

menfaatlerini korumak için bu sürece gerekli olduğu ölçüde katılmaları

sağlanmalıdır (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri,

§ 58).

67. Son olarak ceza soruşturmasının etkililiği için

soruşturmanın makul bir özen ve süratle yürütülmesi gerekir (Salih Akkuş, B. No: 2012/1017, 18/9/2013,

§ 30).

68. Somut olayda Cumhuriyet Başsavcılığı, A.A.nın ölümü hakkında kendiliğinden hareket geçerek

derhâl soruşturma başlatmıştır. Dolayısıyla ivedilik ilkesi yönünden

soruşturmada eksiklik bulunmamaktadır.

69. Başvurucular, bazı evraka ulaşamamaları nedeniyle

soruşturmaya etkili olarak katılamadıklarını ileri sürmüş olsalar da talep

etmelerine rağmen hangi soruşturma evrakına erişemedikleri yönünde herhangi bir

açıklama yapmamışlardır. Başvuru formunun ekindeki belgelerden başvurucuların

farklı tarihlerde soruşturma dosyasının fotokopisini aldıkları, toplanmasını

talep ettikleri delilleri Cumhuriyet Başsavcılığına bildirdikleri, kovuşturmaya

yer olmadığına dair karara itiraz edebildikleri ve soruşturmaya katılım

konusunda herhangi bir engelle karşılaşmadıkları anlaşılmıştır. Öyle ki

başvurucuların talepleri doğrultusunda soruşturma işlemleri de yapılmıştır. O

hâlde yakınlarının ölümü hakkında yürütülen soruşturmaya başvurucuların gerekli

ölçüde katılamadıkları söylenemez.

70. 9/6/2014 tarihinde başlayan ve Ceza Hâkimliğinin 16/9/2015

tarihli kararıyla sona eren soruşturma sürecinde Cumhuriyet Başsavcılığı,

sadece intihar ön kabulüyle hareket etmemiş; cinayet olasılığını da dikkate

alarak delil toplamıştır. Bu kapsamda Cumhuriyet Başsavcılığı bizzat veya

emrindeki adli kolluk yardımıyla olay yerini incelemiş, ölü muayenesi ve otopsi

işlemleriyle kesin ölüm sebebini tespit etmiş, öleni asılı vaziyette gören

kişilerin beyanlarını almış, ölenin son üç aylık telefon yoluyla kurduğu

iletişimlere ait raporları incelemiş, ölenin telefon ve bilgisayarındaki

kayıtları tetkik etmiş, olay hakkında bilgi sahibi olabilecek kişilerin

ifadelerini almış, ölenin asılı olarak bulunduğu yerdeki defter yaprağındaki

yazıyla ölenin masasında bulunan defterdeki yazıyı karşılaştırmış, ölene

yapılan tıbbi müdahaleye ilişkin belgeler ile şüpheli İ.Y.nin

yurda giriş-çıkış tarih ve zamanlarını gösteren çizelgeyi ilgili yerlerden

getirtmiş ve ölenin tek başına işyerine geldiğine dair güvenlik kamerası

kaydını incelemiştir.

71. Cumhuriyet Başsavcılığının A.A.nın

ölümüyle neticelenen olayı aydınlatma isteğinden kuşku duyulmasını gerektirecek

bir husus olmadığını ve başvurucuların yakınlarının öldürüldüğüne dair

soruşturma makamlarınca tespit edilen herhangi bir delil ve emare bulunmadığı

gibi soruşturma makamlarının vardığı sonucun aksi yönde bir sonuca ulaşılmasını

mümkün kılan bir bulgu ve bilgi de bulunmadığını dikkate alan Anayasa

Mahkemesi, yakınlarının öldürülmüş olabileceğini ileri süren başvurucuların

iddiaları konusunda soruşturma makamlarına daha sağlam delil veya emare

sunmadan daha derin ve etkili bir soruşturma yürütülmesi konusunda haklı bir

beklentiye giremeyecekleri kanaatine varmış ve mevcut koşullarda ölüm olayını

aydınlatabilecek tüm delillerin toplandığı, yaklaşık on beş ay gibi makul bir

sürede sonuçlandırılan soruşturmanın özenle yürütüldüğü ve netice itibarıyla

yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği iddiasının açıkça dayanaktan

yoksun olduğu sonucuna ulaşmıştır.

72. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Yaşama hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

13/9/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Raportör

:

Murat İlter

DEVECİ

Başvurucular

:

1. Duygu

ALTINTAŞ

2. Makbule

KARTAL

3. Onursal

ALTINTAŞ

Vekili

:

Av. Özlem

ARTUT

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/18411, 13 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucuların
  9. B. Değerlendirme
  10. B. No: 2013/841, 23/1/2014; Rıfat Bakır ve
  11. B. Yargılama giderinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  12. Özgüldür
  13. Deveci
  14. Altıntaş
  15. Kartal
  16. Altıntaş
  17. Artut
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/18411
Tarih
13 Eylül 2018

İlgili Kararlar

  • N.b. Başvurusu (B. No: 2015/4130)
  • Mahmut Soner Başvurusu (B. No: 2015/2604)
  • Cihat Duman Başvurusu (B. No: 2015/18457)
  • Ali Demirci ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/16311)
  • Ferat Yüksel Başvurusu (B. No: 2014/13828)
  • Ramazan Fatih Uğurlu Başvurusu (B. No: 2015/803)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.