İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ejder Al Başvurusu (B. No: 2015/15790)

1. Başvuru, askerlik hizmeti sırasında ateşli silah yaralanması

Başvuru No2015/15790Tarih24 Ekim 2019Okuma16 dk · 3.209 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Ejder Al Başvurusu

Karar tarihi
24 Ekim 2019
Başvuru Numarası
2015/15790
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.209 kelime·16 dk okuma·8 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, askerlik hizmeti sırasında ateşli silah yaralanması

sonucu meydana gelen ölüm olayı hakkında etkili bir ceza soruşturma

yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 22/9/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu ceza soruşturması

dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, Şırnak'ın Uludere ilçesinde zorunlu askerlik

hizmetini ifa ettiği sırada 9/8/2013 tarihinde ateşli silah yaralanması sonucu

yaşamını yitiren 1993 doğumlu M.A.A.nın annesidir.

8. Başvurucunun oğlu M.A.A. 8/5/2013 tarihinde askere sevk

edilmiş ve 11/5/2013 tarihinde Beşinci Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı 48.

Piyade Eğitim Alay Komutanlığına (Tokat/Merkez) teslim olmuştur. M.A.A., burada

kendisi ile yapılan anketlerde herhangi bir psikolojik rahatsızlığının

bulunmadığını ve bu kapsamda herhangi bir tedavi görmediğini belirtmiştir.

9. Askerlik eğitimini tamamlayan M.A.A. 29/7/2013 tarihinde

Şırnak'ın Uludere ilçesindeki askerî birliğine teslim olmuştur.

10. Askerî birliğine teslim olan M.A.A.ya

2/8/2013 tarihinde 754246 seri

numaralı G-3 piyade tüfeği ile beş adet şarjör teslim edilmiştir. Taşınır Mal Tesellüm Belgesi başlığını

taşıyan bu belgenin altında M.A.A.nın imzası

bulunmaktadır.

11. M.A.A. 5/8/2013 tarihinde, askerlik hizmetini tamamlayacağı

bölüğün konuşlandığı Altıntepe üs bölgesine gitmiştir.

12. Soruşturma dosyasındaki bilgi ve belgelere göre 9/8/2013

günü saat 10.15 sıralarında askerî birliğin yemekhanesinin kiler olarak

kullanılan kısmından bir el silah sesi duyulmuştur. Sesin geldiği yere

gidilmesi üzerine başvurucunun oğlu M.A.A.nın göğüs

bölgesinden giren ve sırt bölgesinden çıkan bir mermiyle vurulmuş olduğu

görülmüştür. Yapılan kontrolde nefes aldığı anlaşılan M.A.A. helikopterle

Şırnak Asker Hastanesine götürülmüş ancak kurtarılamayarak aynı gün yaşamını

yitirmiştir.

13. Uludere İlçe Jandarma Komutanlığı yetkilileri saat 10.30

sıralarında olayı Uludere Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmiştir. Bunun üzerine

Uludere Cumhuriyet savcısı Olay Yeri İnceleme ekibi ile birlikte saat 13.00

sıralarında helikopterle Altıntepe üs bölgesine gitmiştir. Cumhuriyet

savcısının da katılımıyla olay yeri incelemesi gerçekleştirilmiş, olay yerinin

krokisi çizilmiş ve fotoğrafları çekilmiştir.

14. Olay yeri incelemesi sonucunda hazırlanan raporda özetle

olayın yemek yapımında kullanılan malzemeleri saklamak amacıyla kullanılan

kilerde gerçekleştiği, kiler ile mutfağın bir duvarla bölünmüş olduğu ve mutfak

kısmından açılan bir kapıyla kilere geçmenin mümkün olduğu belirtilmiştir. Olay

yeri inceleme raporunda; Şırnak Asker Hastanesine kaldırıldığı için M.A.A.nın olay yerinde olmadığı, emniyet tertibatı T konumunda olan, 754246 seri numaralı G-3 piyade tüfeğinin

kilerin zemininde olduğu, tüfeğin şarjöründe on sekiz fişeğin bulunduğu, bunun

yanı sıra silahın atım yatağında da bir adet patlamamış fişeğin olduğu, tüfeğin

30 cm doğu istikametinde bir adet mermi kovanının olduğu ve bunların muhafaza

altına alındığı ifade edilmiştir. Raporda, olay yerinde yapılan inceleme ve

araştırmada mermi çekirdeğinin bulunamadığı belirtilmiştir. Son olarak tavan

üzerinde yeni kırılmış ve dökülmüş bir bölge tespit edildiği ancak bunun mermi

izi olduğu konusunda kesin bir kanaate varılamadığı ifade edilmiştir.

15. Uludere Cumhuriyet savcısı tarafından olay yeri incelemesi

yapıldığı sırada Şırnak Cumhuriyet savcısı tarafından da Şırnak Asker

Hastanesinde ölü muayene işlemi gerçekleştirilmiştir. Ölü muayene işlemi

sonucunda kesin ölüm sebebinin klasik otopsi işlemi yapılarak tespit

edilmesinin yerinde olacağı değerlendirilmiştir. Ölü muayene işlemi sırasında

ayrıca Cumhuriyet savcısının talimatı ile M.A.A.nın

el ve yüz svapları ile parmak izleri alınmıştır. Yine

Cumhuriyet savcısının talimatları doğrultusunda M.A.A.nın

atleti ile kamuflajı muhafaza altına alınmıştır.

16. Kesin ölüm sebebinin klasik otopsi işlemi yapılarak tespit

edilmesinin yerinde olacağının değerlendirilmesi üzerine kesin ölüm sebebinin

tespiti için klasik otopsi işlemi yapılmasına karar verilmiştir. Klasik otopsi

işlemi sonucunda hazırlanan 9/8/2013 tarihli raporun ilgili kısımları şöyledir:

"(...)

1-Meme başı hizasında sol parasternal

bölge 2-3'üncü interkostal aralık hizasında 1x1,5 cm.

genişliğinde atipik etrafında barut ve is artıkları

bulunan ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası,

2- Sol skapulanın 1

cm. altında 1x0,5 cm. ebadında yara dudakları düzgün ateşli silah mermi

çekirdeği çıkış yarası tespit edildi.

(...)

Haricen 1 nolu ile

tarif edilen ateşli silah mermi çekirdeği giriş deliğinden vücuda giren mermi

çekirdeğinin iskelet kemik kırıkları ve akciğer harabiyeti

meydana getirerek aşağıdan yukarıya, sağdan sola seyirde haricen 2 noda tarif edilen

ateşli silah mermi çekirdeği çıkış yarasından vücudu terk ettiği tespit edildi.

(...)

SONUÇ: (...)

1- Kişinin vücudunda 1 adet ateşli silah mermi

çekirdeği giriş deliği tespit edilmiş olup, müstakilen

öldürücü nitelikte olduğu,

2- Ateşli silah mermi çekirdeğinin elbiseli

bölgeye isabet etmesi nedeniyle atış mesafesi isteniyorsa kişinin olay anında

üzerinde bulunan kıyafetlerinin fizik incelemesinin yapılması gerektiği,

3- Otopsi sırasında cesedin vücudundan ateşli

silah mermi çekirdeği elde edilmediği,

4- Kişinin ölümünün ateşli silah mermi

çekirdeği yaralanmasına bağlı iskelet kemik kırıkları, iç organ harabiyeti ve iç kanama nedeniyle meydana geldiği

kanaatindeyiz.”

17. Olay yeri incelemesi sonrasında Uludere Cumhuriyet savcısı

tarafından bazı tanıkların ifadesi alınmıştır. Cumhuriyet savcısı, bu kapsamda M.A.A.yı vurulmuş vaziyette ilk gören Y.G.nin

ifadesini almıştır. Y.G. 9/8/2013 tarihli ifadesinde özetle 29/7/2013 tarihinde

Uludere'deki birliğine katıldığını, dört gün önce de Altıntepe üs bölgesine

dağıtımının yapıldığını, M.A.A. ile yaklaşık on gün önce tanıştığını

belirtmiştir. Y.G. ifadesinin devamında aşçı olduğu için saat 07.00 sıralarında

yemekhaneye geldiğini, bulaşıkçı olan M.A.A.nın da

saat 07.10 sıralarında yemekhaneye geldiğini, saat 07.10'dan olayın olduğu ana

kadar her şeyin normal olduğunu, olay anında kendisinin mutfakta yemek

pişirdiğini, M.A.A. ile diğer bazı askerlerin ise kilere yemek malzemelerini

taşımakla meşgul olduğunu, bu sırada bir el silah sesi duyduğunu, bunun üzerine

hemen yan tarafta bulunan kilerin kapısını açtığını ve M.A.A.yı

sırt üstü yatar vaziyette gördüğünü belirtmiştir. Y.G. son olarak M.A.A.yı o şekilde görür görmez hemen bağırarak diğer

arkadaşlarına haber verdiğini, diğer arkadaşlarının ise olayı Uzman Çavuş

M.M.ye bildirdiğini, bunun üzerine M.M.nin olay

yerine gelerek kilere girdiğini, kendisinin kilere girmediğini ifade etmiştir.

18. M.A.A.yı vurulmuş vaziyette yerde

gören Y.G.nin bağırması üzerine olay yerine giden ilk

erlerden biri olan G.K. ifadesinde özetle olay anında nöbet yerinde iken silah

sesine benzer bir ses duyması üzerine hemen sesin geldiği tarafa gittiğini,

olay yerine vardığında M.A.A.nın yerde yattığını,

yanında ise adını bilmediği bir arkadaşının olduğunu gördüğünü belirtmiştir.

G.K. daha sonra olayı hemen komutanlarına haber verdiklerini belirtmiştir.

19. Olayın kendisine bildirilmesi üzerine olay yerine giden

Uzman Çavuş M.M. 9/8/2013 tarihli ifadesinde özetle olay günü idari işlerle

uğraştığı sırada askerlerin söz konusu olaydan bahsetmesi üzerine koşarak

olayın gerçekleştiği yere gittiğini, yemekhanenin kiler bölümüne ulaştığında M.A.A.yı yerde sırtüstü yatar vaziyette gördüğünü, bu

sırada M.A.A.nın ayaklarının titremekte olduğunu

belirtmiştir. Bunun üzerine hemen üzerindeki fanilayı çıkararak mermi giriş

deliği olan göğüs bölgesine tampon yaptığını, bu sırada olayın diğer

komutanlara da bildirildiğini ve bölgeye helikopter gelmesinin sağlandığını,

helikopterin gelmesiyle M.A.A.yı helikoptere

bindirerek Şırnak Asker Hastanesine gönderdiklerini belirtmiştir. M.M.

ifadesinin devamında olay anında yemekhanede olmadığı için olaya şahit

olmadığını, M.A.A.nın üs bölgesine dört gün önce

geldiğini, dosyasında herhangi bir sıkıntısı olduğuna dair kayıt olmadığı gibi kendisinin

de herhangi bir sorununun bulunduğundan bahsetmediğini, M.A.A.nın

gönüllü olması üzerine yemekhanede görevlendirildiğini ancak olay günü askerî

birlikte karşılaştıklarında yemekhaneden çıkmak istediğini belirttiğini,

kendisinin de "Daha yeni başladın, ne

oldu?" dediğini, M.A.A.nın "Bir şey yok, çıkmak istiyorum." dediğini,

bunun üzerine kendisinin de "Tamam,

birlik komutanına iletirim, daha sonra bir karar veririz." dediğini,

daha sonra M.A.A.nın yemekhaneye doğru yoluna devam

ettiğini belirtmiştir. İfadesinde son olarak M.A.A.yı

helikopter pistine götürdükleri sırada M.A.A.nın "Melike" gibi bir isim

söylediğini, bu kişinin kız arkadaşı olabileceğini düşündüğünü, olaydan sonra M.A.A.nın arkadaşlarıyla konuştuğunda M.A.A.nın

babasının piyasaya borcunun olduğunu, ağabeyinin hapiste olduğunu, annesinin

ise şeker hastası olduğunu öğrendiğini ifade etmiştir.

20. Soruşturma kapsamında ifadeleri alınan diğer askerler genel

olarak M.A.A.nın neşeli birisi olduğunu, kimseyle

husumetinin bulunmadığını, intihar ettiğine inanamadıklarını belirtmişlerdir.

21. Olaydan sonra gerçekleştirilen ilk soruşturma işlemlerinden

sonra Uludere Cumhuriyet Başsavcılığı ile Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı

görevsizlik kararları vermiştir. Soruşturmaya Hava Kuvvetleri Komutanlığı

Komutan Yardımcılığı ve Birleştirilmiş Hava Harekât Merkezleri Komutanlığı

Askerî Savcılığı (Askerî Savcılık) devam etmiştir.

22. Olay yeri incelemesi neticesinde muhafaza altına alınan M.M.A.ya ait 754246

seri numaralı G-3 marka piyade tüfeği, bir adet şarjör ve bir adet mermi kovanı

gerekli tetkiklerin yapılması amacıyla Van Jandarma Kriminal

Laboratuvar Amirliğine gönderilmiştir. Van Jandarma Kriminal

Laboratuvar Amirliğince hazırlanan uzmanlık raporunda, 754246 seri numaralı tüfeğin ateş etmesine

mani mekanik herhangi bir arızasının bulunmadığı ve incelenmek için gönderilen

bir adet mermi kovanının 754246

seri numaralı tüfek ile atılmış olduğu tespitleri yapılmıştır.

23. Van Jandarma Kriminal Laboratuvar

Amirliğince yapılan parmak izi incelemesinde ise silah ve şarjör üzerinde

herhangi bir iz olmadığı tespitinde bulunulmuştur.

24. Başvurucunun oğlu M.A.A.nın el ve

yüz bölgesinden atış artığı transfer kitiyle alınan svaplar

üzerinde Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire

Başkanlığı Kimyasal İnceleme Laboratuvarı görevlileri tarafından atış artığı

analizi yapılmıştır. Kimyasal İnceleme Laboratuvarı görevlileri tarafından

hazırlanan 11/9/2013 tarihli uzmanlık raporuna göre M.A.A.dan

alınan tüm svaplarda atış artığı tespit edilmiştir.

Uzmanlık raporunda ayrıca kamuflajın ön kısmında bulunan mermi deliğinde atış

artıklarının bulunduğu, atış artıklarının dağılımı ve yoğunluğu dikkate

alındığında atışın bitişik atış mesafesinden yapılmış olduğunun

değerlendirildiği belirtilmiştir.

25. Soruşturma kapsamında M.A.A.nın

telefon kayıtları incelenmiş ancak şüpheli bir durum tespit edilememiştir.

26. Soruşturma kapsamında M.A.A.nın

anne (başvurucu) ve babası ile bazı akrabaları da dinlenmiştir. Başvurucu

6/11/2013 tarihli ifadesinde özetle oğlunun herhangi bir probleminin

olmadığını, onunla ortalama iki günde bir telefonla görüştüğünü, oğlunun gerek

askerlik gerekse başka bir konu ile ilgili herhangi bir yakınmasının olmadığını

belirtmiştir. Başvurucu ayrıca oğlunun ciddi olarak görüştüğü bir kız

arkadaşının olmadığını, Melike isminde bir kız arkadaşının da olmadığını

belirtmiştir. M.A.A.nın babası ile diğer akrabaları

da genel olarak başvurucunun beyanına benzer şekilde beyanda bulunmuşlardır.

27. Askerî Savcılık, soruşturma kapsamında elde ettiği tüm bu

verileri değerlendirerek M.A.A.nın ölümünde herhangi

bir kişiye atf-ı kabil kusur ve ihmal bulunmadığı,

ölümün intihar sonucu meydana geldiği kanaatine varmış; 17/4/2015 tarihli karar

ile kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Askerî Savcılık bu kararında M.A.A.ya ait tüm svaplarda atış

artığı bulunmasına, olayda kullanılan silahın M.A.A. üzerine zimmetli olmasına,

M.A.A.nın askerî birlik içinde kimseyle husumetinin

bulunmamasına, M.A.A.nın tehdit edildiğine yahut baskı

gördüğüne ilişkin bir bilginin tespit edilememiş olmasına özellikle vurgu

yaparak M.A.A.nın kendi isteği ve iradesiyle ani

şekilde gelişen bir kararla hayatına son verdiği kanaatine varmıştır.

28. Başvurucu, oğlunun intihar ettiğine inanmadığını belirterek

anılan karara itiraz etmiştir.

29. 7. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesi (Askerî Mahkeme)

31/7/2015 tarihinde başvurucunun itirazının reddine karar vermiştir.

30. Bu karar 25/8/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

31. Başvurucu 22/9/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

32. Mahkemenin 24/10/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

33. Başvurucu; oğlunun askerlik hizmetini ifa etmekte iken

ateşli silah yaralanması sonucu yaşamını yitirmesi üzerine başlatılan ceza

soruşturması sonucunda ölüm olayının intihar neticesinde gerçekleştiği

gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, olayın intihar

olduğu söylense de kanaatince oğlunun intihar etmediğini ifade etmiştir.

Başvurucu, oğlunun intihar etmesini gerektirecek hiçbir psikolojik ya da maddi

sorunu olmadığı gibi duygusal bir ilişkisinin de olmadığını belirtmiştir.

Oğlunun şüpheli ölüm olayı hakkında etkili bir soruşturma yürütülmediğini, olay

hakkında etkili bir soruşturma yürütülmüş olsaydı oğlunun intihar sonucu değil

kasten ya da kastı aşar şekilde vurulma sonucu öldürüldüğünün anlaşılacağını

iddia etmiştir. Olayda kullanılan silah üzerinde parmak izi bulunamadığını,

oğlunun ölümüne neden olan mermi çekirdeğinin olayın meydana geldiği kilerde

bulunamamış olmasının oldukça şüpheli olduğunu, ayrıca silah bulundurulması

gerekmeyen kilere niçin silah sokulduğunun araştırılmadığını ileri sürmüştür.

Ayrıca olayda kullanılan silahın oğlunun üzerine zimmetli olduğu hususunda da

kuşkularının bulunduğunu, Taşınır Mal Tesellüm Belgesi'ndeki imzanın oğluna ait

olup olmadığı hususunda herhangi bir araştırma yapılmadığını ifade etmiştir.

Başvurucu; somut olayda yeterli delil toplanmadan eksik inceleme sonucu karar

verildiğini, tüm bu eksiklikler nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

34. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Somut olayda başvurucu temel olarak oğlunun

ölümünün cinayet sonucu gerçekleşmiş olabileceğini ancak bu husus hakkında

yeterli bir araştırma yapılmadığı için olayın aydınlatılamadığını ileri

sürmüştür. Dolayısıyla başvurucunun şikâyetlerinin özü, yaşam hakkının usul

yönü ile ilgilidir. Bu itibarla başvurucunun tüm şikâyetlerinin yaşam hakkının

usul yönü kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

35. Anayasa’nın “Kişinin

dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17. maddesinin

birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes,

yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”

36. Anayasa’nın 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Devletin

temel amaç ve görevleri, (...) kişilerin ve toplumun refah, huzur ve

mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti

ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve

sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için

gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

1. Genel İlkeler

37. Anayasa'nın 17. maddesinde düzenlenen yaşam hakkı,

Anayasa'nın 5. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde devlete pozitif ve

negatif ödevler yükler (Serpil Kerimoğlu ve

diğerleri, B.No: 2012/752, 17/9/2013, §

50). Devletin negatif bir yükümlülük olarak yetki alanında bulunan hiçbir

bireyin yaşamına kasıtlı ve hukuka aykırı olarak son vermeme, bunun yanı sıra

pozitif bir yükümlülük olarak yine yetki alanında bulunan tüm bireylerin yaşam

hakkını gerek kamusal makamların gerek diğer bireylerin gerekse kişinin

kendisinin eylemlerinden kaynaklanabilecek risklere karşı koruma yükümlülüğü

bulunmaktadır (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri,

§§ 50, 51).

38. Pozitif yükümlülüklerin korumaya ilişkin maddi yönünün yanı

sıra usule ilişkin bir yönü de bulunmaktadır. Bu yükümlülük, doğal olmayan her

ölüm olayının sorumlularının belirlenmesini ve gerekiyorsa cezalandırılmasını

sağlayabilecek etkili bir soruşturma yürütmeyi gerektirir. Bu soruşturmanın

temel amacı, yaşam hakkını koruyan hukukun etkili bir şekilde uygulanmasını ve

varsa sorumluların hesap vermelerini sağlamaktır (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 54).

39. Yaşam hakkına ilişkin bu usul yükümlülüğü olayın niteliğine

bağlı olarak cezai, hukuki ve idari nitelikteki soruşturmalarla yerine

getirilebilir. Kasten veya kötü muamele sonucu meydana gelen ölüm olaylarında

Anayasa'nın 17. maddesi gereğince devletin sorumluların tespitini ve

cezalandırılmalarını sağlayabilecek nitelikte bir cezai soruşturma yürütme

yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu tür olaylarda idari soruşturmalar ve tazminat

davaları sonucunda idari bir yaptırım veya tazminata hükmedilmesi ihlali

gidermek ve dolayısıyla mağdur sıfatını ortadan kaldırmak için yeterli değildir

(Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, §

55).

40. Yaşam hakkı kapsamında yürütülmesi gereken ceza

soruşturmalarının amacı yaşam hakkını koruyan mevzuat hükümlerinin etkili bir

şekilde uygulanmasını ve vuku bulan ölüm olayında varsa sorumluları ve

sorumluluklarını tespit etmek üzere adalet önüne çıkarılmalarını sağlamaktır.

Bu, bir sonuç yükümlülüğü değil uygun araçların kullanılması yükümlülüğüdür.

Anayasa'nın 17. maddesi hükümleri başvuruculara üçüncü tarafları belirli bir

suç nedeniyle yargılatma ya da cezalandırma hakkı verdiği tüm yargılamaların

mahkûmiyetle ya da belirli bir ceza kararıyla sonuçlandırma yükümlülüğü verdiği

anlamına gelmemektedir (Serpil Kerimoğlu ve

diğerleri, § 56).

41. Soruşturmanın etkililiği ve yeterliliği bakımından

soruşturma makamlarının resen harekete geçmesi ve ölüm olayını aydınlatabilecek

sorumluların tespitine yarayabilecek bütün delillerin toplanması gerekmektedir

(Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, §

57).

42. Ölüm olayına ilişkin yapılacak etkili bir soruşturma

kapsamında yetkililerin tanıkların ifadelerinin alınması, bilirkişi

incelemeleri ve gerektiğinde yaralanmalar ile ilgili eksiksiz ve detaylı bir

rapor hazırlanmasına imkân verecek otopsinin yapılması, ölüm sebebinin objektif

analizinin yapılması ve söz konusu olaylarla ilgili kanıtların elde edilmesi

için mümkün olan tüm tedbirlerin alınması gibi işlemleri yapmaları

gerekmektedir. Ölüm sebebinin veya olası sorumlulukların tespit edilmesini

olumsuz yönde etkileyecek nitelikteki her türlü eksiklik, etkili bir soruşturma

yürütülmesi açısından risk teşkil edebilecektir (Meral Eşkili, B. No: 2013/7586,

4/11/2015, § 89).

43. Ayrıca soruşturmada görevli kişilerin olaylara karışan veya

karıştığından şüphelenilen kişilerden bağımsız olmaları gerekir. Bu durum

sadece hiyerarşik veya kurumsal bir bağlantı bulunmamasını değil aynı zamanda

somut bir bağımsızlığı da gerektirmektedir (Cemil

Danışman, B. No: 2013/6319, 16/7/2014, § 96).

2. İlkelerin

Olaya Uygulanması

44. Başvurucu, yukarıda belirtilen iddialarla (bkz. § 33) yaşam

hakkının usul yönünün ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

45. Yukarıda da belirtildiği üzere (bkz. § 39) ölüm olayının

üçüncü kişi ya da kişilerce kasıtlı olarak gerçekleştirildiği yönündeki

şikâyetler ile ilgili olarak soruşturma makamlarının sorumluların tespitini ve

cezalandırılmalarını sağlayabilecek nitelikte bir cezai soruşturma yürütme

yükümlülüğü bulunmaktadır. Kasıtlı bir eylem sonucu meydana gelen ölüm

olaylarında mağdura/mağdurlara sadece tazminat ödenmesi yaşam hakkı ihlalini

gidermek ve mağdur sıfatını ortadan kaldırmak için yeterli değildir.

Dolayısıyla cinayet iddiasına ilişkin şikâyetler yönünden tüketilmesi gerek

uygun başvuru yolunun ceza soruşturması olduğu açıktır. Bu nedenle somut olayda

soruşturma makamlarının cinayet iddiası ile ilgili olarak etkili bir soruşturma

yürütüp yürütmediğinin incelenmesi gerekir.

46. Başvuru formu ve ekleri bu kapsamda incelendiğinde

soruşturma makamları tarafından başvurucunun oğlunun ölüm olayı ile ilgili

olarak çeşitli araştırmalar yapıldığı görülmektedir. Soruşturma makamları

tarafından bu kapsamda resen bir soruşturma başlatılmış, olay yeri incelemesi

yapılarak olay yerinin fotoğrafları çekilmiş ve krokisi çizilmiş, akabinde ölü

muayene işlemi ile otopsi işlemi gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen otopsi

işlemi neticesinde hazırlanan raporda; M.A.A.nın

göğüs bölgesinden giren ve sırt bölgesinden çıkan bir mermiyle yaralandığı, M.A.A.nın ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği

yaralanmasına bağlı iskelet kemik kırıkları, iç organ harabiyeti

ve iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu yönünde tespitler yapılmıştır.

Soruşturma makamlarınca yapılan bu araştırmalarda olayın cinayet olabileceği

şüphesini uyandıran herhangi bir delil elde edilememiştir.

47. Soruşturma kapsamında ayrıca kimyasal ve balistik inceleme

raporları alınmıştır. Yapılan balistik inceleme neticesinde olay yerinde

bulunan mermi kovanının yine olay yerinde bulunan M.A.A. adına zimmetli silah ile

atılmış olduğu tespit edilmiştir. Atış artığı ile ilgili olarak yapılan

kimyasal inceleme neticesinde ise M.A.A.nın el ve yüz

bölgelerinden alınan tüm svaplarda atış artığı

bulunmuştur. Bu raporlarda ayrıca ölüme neden olan atışın bitişik atış

mesafesinden yapılmış olduğu tespit edilmiştir. Soruşturma kapsamında alınan bu

raporlarda da olayın cinayet olabileceği şüphesini uyandıran herhangi bir delil

elde edilememiştir.

48. Soruşturma kapsamında silah ve şarjör üzerinde parmak izi

incelemesi de yapılmış ancak bunlar üzerinde herhangi bir iz bulunamadığından

bu incelemeden bir sonuç alınamamıştır.

49. Bunların yanı sıra olayla ilgili olarak birçok kişinin tanık

sıfatıyla ifadesi alınmıştır. İfadesi alınan bu tanıkların önemli bir kısmı M.A.A.nın intihar ettiğine inanamadıklarını belirtmiş

iseler de bu kişilerin beyanlarında cinayet iddiasını destekleyecek herhangi

bir kayıt da bulunmadığı görülmüştür. İfadesi alınan tanıklar M.A.A.nın kimseyle bir husumetinin bulunmadığını

belirtmişlerdir.

50. Başvurucu, bireysel başvuru incelemesi devam ederken Anayasa

Mahkemesine sunduğu bir dilekçede oğlunun Uzman Çavuş M.M. tarafından

öldürülmüş olabileceğini ileri sürmüştür. Başvuru formu ve eklerinde,

başvurucunun oğlu ile Uzman Çavuş M.M. arasında husumet bulunduğuna ilişkin bir

bilgi olmadığı gibi Uzman Çavuş M.M.nin olay anında

yemekhanede/yemekhanenin kiler kısmında olduğuna ilişkin bir bilgi de

bulunmamaktadır. Başvurucunun oğlunu vurulmuş vaziyette ilk gören kişi olan

Y.G., olay anında kilerin bitişindeki mutfakta olduğunu, silah sesini duyar

duymaz kilere girdiğini ve başvurucunun oğlunu yerde yatar vaziyette gördüğünü

belirtmiştir. Y.G. olay anında Uzman Çavuş M.M.nin

yemekhanede/yemekhanenin kiler kısmında olduğu yönünde bir beyanda

bulunmamıştır. Diğer tanıkların beyanlarından da Uzman Çavuş M.M.nin olay yerine daha sonradan geldiği anlaşılmaktadır.

51. Somut olayda başvurucu, oğullarının ölümünün üçüncü kişi ya

da kişilerce gerçekleştirilmiş olabileceği iddiasını desteklemek amacıyla silah

üzerinde herhangi bir iz tespit edilemediğini, olay yerinde mermi çekirdeğinin

bulunamadığını ve Taşınır Mal Tesellüm Belgesi'ndeki imzanın doğruluğunun

araştırılmadığını ileri sürmüş ise de soruşturma kapsamında elde edilen hiçbir

delilin M.A.A.nın üçüncü kişi ya da kişilerce

öldürülmüş olabileceği iddiasını desteklemediği, ölümün intihar sonucu

gerçekleştiğinin diğer yapılan araştırmalarla ikna edici bir şekilde ortaya

konulduğu, somut olayda soruşturma makamlarının M.A.A.nın

öldürülmüş olabileceği iddiasını aydınlatmaya yönelik işlemlerinden kuşku

duyulmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

52. Soruşturma makamlarının olaylara ilişkin tespitleri Anayasa

Mahkemesi açısından bağlayıcı olmamakla birlikte Anayasa Mahkemesinin

soruşturma makamlarının tespitlerinden farklı bir tespitte bulunabilmesi için

bu hususta ikna edici unsurların mevcut olması gerekmektedir. Askerî Savcılık,

olay hakkında etkili bir şekilde yürüttüğü soruşturma neticesinde M.A.A.nın ölümünün intihar neticesinde gerçekleştiği

sonucuna ulaşmıştır. Askerî Savcılık bu sonuca ulaşırken olay yeri inceleme

raporuna, tanık beyanlarına, ölü haricî muayenesine, otopsi raporuna ve diğer

uzmanlık raporlarına dayanmıştır. Dayanılan bu deliller ile başvuru

dosyasındaki diğer bilgi ve belgeler M.A.A.nın

yaşamına üçüncü kişi ya da kişilerin eylemi ile son verildiği iddiasını

desteklememektedir. Bu durumda somut olayda soruşturma makamlarının M.A.A.nın intihar ettiği yönündeki tespitinden ayrılmayı

gerektirecek ikna edici bir nedenin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

53. Tüm bu hususlar dikkate alındığında M.A.A.nın

ölümüne ilişkin olayın aydınlatılması ve üçüncü kişi ya da kişilerce öldürülmüş

olabileceği yönündeki olasılıkların değerlendirilmesi hususlarında etkili bir

ceza soruşturması yürütüldüğü kanaatine varılmıştır.

54. Açıklanan gerekçelerle yaşam hakkının usul yönünün ihlal

edildiğine ilişkin iddiaların açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Yaşam hakkının usul yönünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın

açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

24/10/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Kadir ÖZKAYA Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Halil İbrahim DURSUN Başvurucu : Ejder AL

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/15790, 24 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. Sonuç: (...)
  7. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/15790
Tarih
24 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Aynur Bakırcı Başvurusu (B. No: 2016/935)
  • M.q. Başvurusu (B. No: 2015/11553)
  • Cenk Nil ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/11365)
  • Güllü Alğan Başvurusu (B. No: 2016/6425)
  • Ali Cem Baysal Başvurusu (B. No: 2016/15865)
  • Emrah Kurt Başvurusu (B. No: 2016/14653)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.