İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Eyüp Astürk Başvurusu (B. No: 2014/2734)

1. Başvurucu, maluliyet

Başvuru No2014/2734Tarih22 Haziran 2015Okuma11 dk · 2.128 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Eyüp Astürk Başvurusu

Karar tarihi
22 Haziran 2015
Başvuru Numarası
2014/2734
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.128 kelime·11 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, maluliyet

oranının tespiti istemiyle 1/12/2006 tarihinde ve iş kazasından doğan zararın

tazmini istemiyle 14/1/2010 tarihinde açtığı davalarda yargılamaların makul

sürede tamamlanmadığını, ayrıca tazminat davasında hükmedilen maddi ve manevi

tazminat miktarlarının düşük olduğunu belirterek, adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüş, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 28/2/2014 tarihinde

İstanbul 1. İş Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede dosyanın Komisyona sunulmasına

engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Üçüncü

Komisyonunca, 25/4/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve ekleri ile

başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar

özetle şöyledir:

5. Başvurucu, 14/8/2000

tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasından doğan zararın giderilmesi istemiyle

28/3/2002 tarihinde Bakırköy 1. İş Mahkemesinde tazminat davası açmıştır.

6. Mahkeme 28/6/2004 tarih ve

E.2002/709, K.2004/566 sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, %11,2

maluliyet oranı üzerinden hesaplanan maddi tazminatın başvurucuya ödenmesine

hükmetmiş ve karar kesinleşmiştir.

7. Başvurucu, maluliyet

oranının tespiti istemiyle 1/12/2006 tarihinde, İstanbul 8. İş Mahkemesinde

dava açmıştır.

8. Mahkeme, 26/2/2009 tarih ve

E.2006/742, K.2009/80 sayılı kararıyla başvurucunun maluliyet oranının %14,3

olarak tespitine hükmetmiştir.

9. Temyiz istemi üzerine karar,

Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 9/3/2010 tarih ve E.2009/4244, K.2010/2530 sayılı

ilâmıyla, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının çelişkili olduğu gerekçesiyle

bozulmuştur.

10. Bozma kararına uyarak,

bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi gidermek amacıyla alınan yeni

bilirkişi raporu doğrultusunda Mahkeme, 25/11/2011 tarih ve E.2010/398,

K.2011/721 sayılı kararıyla maluliyet oranının tekrar %14,3 olarak tespitine

hükmetmiştir.

11. Anılan karar, Yargıtay 21.

Hukuk Dairesinin 29/5/2012 tarih ve E. 2012/6815, K.2012/9482 sayılı ilâmıyla

onanarak kesinleşmiştir.

12. Başvurucu, İstanbul 8. İş

Mahkemesinde görülen dava neticesinde tespit edilecek maluliyet oranı dikkate

alınarak yeniden tazminata hükmedilmesi istemiyle, İstanbul 3. İş Mahkemesinde

14/1/2010 tarihinde dava açmış, 8/5/2013 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile

tazminat talebini arttırmıştır.

13. Mahkeme, 16/5/2013 tarih ve

E.2010/49, K.2013/483 sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, bakiye

maluliyet oranı üzerinden, 2.000,00 TL manevi tazminata ve talebin ıslah

dilekçesi ile arttırılan kısmının zamanaşımına uğradığını belirterek, 3.000,00

TL maddi tazminata hükmetmiştir.

14. Temyiz istemi üzerine karar,

Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 21/1/2014 tarih ve E.2013/14769, K.2014/851

sayılı ilâmıyla onanmıştır.

15. Başvurucu onama kararından

10/2/2014 tarihinde haberdar olduğunu bildirmiş, karar, 28/2/2014 tarihinde

başvurucuya tebliğ edilmiştir.

16. Başvurucu 28/2/2014

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

17. 12/1/2011 tarih ve 6100

sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 30. maddesi ve 447. maddesinin (1)

numaralı fıkrası, 30/1/1950 tarih ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1.

maddesinin birinci fıkrası, 7. maddesinin birinci fıkrası ve 15. maddesi (Bkz.

B. No: 2013/6792, 18/6/2014, §§ 16–20).

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

18. Mahkemenin 22/6/2015

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 28/2/2014 tarih ve 2014/2734

numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

19. Başvurucu, maluliyet

oranının tespiti istemiyle 1/12/2006 tarihinde ve iş kazasından doğan zararın

tazmini istemiyle 14/1/2010 tarihinde açtığı davalarda yargılamaların makul

sürede tamamlanmadığını, ayrıca tazminat davasında hükmedilen maddi ve manevi

tazminat miktarlarının düşük olduğunu belirterek, adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

1. Tazminat Davası Yönünden Yargılamanın Sonucu İtibarıyla

Adil Olmadığı İddiası

20. Başvurucu, iş kazasından

doğan zararın tazmini istemiyle 14/1/2010 tarihinde açtığı dava sonucunda

hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olması nedeniyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

21. Anayasa'nın 148. maddesinin

dördüncü fıkrası şöyledir:

"Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken

hususlarda inceleme yapılamaz."

22. 30/3/2011 tarih ve 6216

sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un

48. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

"Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul

edilemezliğine karar verebilir."

23. 6216 sayılı Kanun'un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece

kabul edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Anayasa'nın 148.

maddesinin dördüncü fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvurular

kapsamında değerlendirilen kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin

şikâyetlerin bireysel başvuruda incelenemeyeceği kurala bağlanmıştır.

24. Anılan kurallar uyarınca,

ilke olarak derece mahkemeleri önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve

olguların kanıtlanması, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının

yorumlanması ve uygulanması ile derece mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili

varılan sonucun esas yönünden adil olup olmaması bireysel başvuru incelemesine

konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının

adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda bariz takdir hatası veya açık keyfilik

içermesi ve bu durumun kendiliğinden bireysel başvuru kapsamındaki hak ve

özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede, kanun yolu şikâyeti

niteliğindeki başvurular, bariz takdir hatası veya açık keyfilik bulunmadıkça

Anayasa Mahkemesince incelenemez (B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).

25. Başvuruya konu yargılamada

Mahkeme; Bakırköy 1. İş Mahkemesinin E.2002/709 sayılı dosyasında %11,2

maluliyet oranı üzerinden 3.307,75 TL maddi tazminatın hüküm altına alındığı,

buna karşın İstanbul 8. İş Mahkemesinin E.2010/398 sayılı dava dosyasında

davacının maluliyet oranının %14,3 olarak tespit edildiği, dava konusunu

oluşturan %3,1 bakiye maluliyet oranına göre 14/08/2000 tarihinde meydana gelen

iş kazası sonucu davalıların kusur durumuna göre başvurucunun bakiye maddi

zararının 9.012,68 TL olduğu, ancak başvurucunun 8/5/2013 tarihli ıslah

dilekçesinde arttırılan miktarın, kaza tarihi esas alındığında zamanaşımına

uğradığının anlaşıldığı ve davalı tarafından süresinde zamanaşımı defi ileri

sürüldüğü, bu nedenle ıslahla arttırılan tutar yönünden davanın reddi gerektiği

kanaatiyle, bakiye %3,1 maluliyet oranına göre 3.000,00 TL maddi tazminat ile takdiren 2.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden

itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin istemin

reddine karar vermiştir. Söz konusu karar, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi

tarafından usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.

26. Mahkemenin gerekçesi ve

başvurucunun iddiaları incelendiğinde, sonuç olarak iddiaların özünün Derece

Mahkemeleri tarafından delillerin değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının

yorumlanmasında isabet olmadığına ve esas itibarıyla yargılamanın sonucuna

ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

27. Başvurucu, yargılama

sürecinde karşı tarafın sunduğu deliller ve görüşlerden bilgi sahibi

olamadığına, kendi delillerini ve iddialarını sunma olanağı bulamadığına, karşı

tarafça sunulan delillere ve iddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı

bulamadığına ya da uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının

dinlenmediğine ilişkin bir iddia, bilgi ya da kanıt sunmadığı gibi, Derece

Mahkemesi kararlarında bariz takdir hatası veya açıkça keyfilik oluşturan

herhangi bir durum da tespit edilememiştir.

28. Açıklanan nedenlerle,

başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde

olduğu, Derece Mahkemesi kararının bariz takdir hatası veya açık keyfilik de

içermediği anlaşıldığından, başvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik koşulları

yönünden incelenmeksizin "açıkça

dayanaktan yoksunluk" nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

2. Maluliyet Oranının Tespiti Davası Yönünden Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlali İddiası

29. Başvurucu, maluliyet

oranının tespiti istemiyle 1/12/2006 tarihinde açtığı davanın makul sürede

tamamlanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmektedir.

30. 6216 sayılı Kanun'un geçici

1. maddesinin (8) numaralı fıkrası şöyledir:

"Mahkeme, 23/9/2012 tarihinden sonra

kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruları

inceler."

31. Bu hüküm gereğince Anayasa

Mahkemesi, 23/9/2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar

aleyhine yapılacak bireysel başvuruları inceler. Dolayısıyla Mahkemenin zaman

bakımından yetkisi ancak bu tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar

aleyhine yapılan bireysel başvurularla sınırlıdır. Kamu düzenine ilişkin bu

düzenleme karşısında, anılan tarihten önce kesinleşmiş nihaî işlem ve kararları

da içerecek şekilde yetki kapsamının genişletilmesi mümkün değildir (B. No:

2012/832, 12/2/2013, § 14).

32. Somut olayda; başvurucunun

açtığı 1/12/2006 tarihli dava yönünden İstanbul 8. İş Mahkemesinin 25/11/2011

tarihinde verdiği karar, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 29/5/2012 tarihli ilâmı

ile onanarak kesinleşmiştir (bkz. § 11). Böylece anılan kararın Anayasa

Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin başladığı 23/9/2012 tarihinden önce

kesinleştiği anlaşılmaktadır.

33. Açıklanan nedenlerle,

başvurucunun maluliyet oranının tespiti davası yönünden makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiği iddiasının, Anayasa Mahkemesinin yetkisinin başladığı

tarihten önceye ait olduğu anlaşıldığından, başvurunun bu kısmının "zaman bakımından yetkisizlik"

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

3. Tazminat Davası Yönünden Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlali İddiası

34. Başvurucu, 14/1/2010

tarihinde açtığı iş kazasından doğan zararın tazmini istemli davanın makul

sürede tamamlanmadığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

35. Anayasa ve Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ortak koruma alanı dışında kalan bir hak

ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi

mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma

hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, esasen Anayasa’nın 36.

maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa

Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok

kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında

yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM

içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara,

Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir Somut başvurunun dayanağını

oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca

adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle

ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten

Anayasa’nın 141. maddesinin de, Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul

sürede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması

gerektiği açıktır (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).

36. Davanın karmaşıklığı,

yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun davanın hızla sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir davanın süresinin makul olup

olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması gereken kriterlerdir (B. No:

2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

37. Anayasa’nın 36. maddesi ve

Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin

uyuşmazlıkların makul sürede karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu

olayda, iş kazasından doğan zararın giderilmesi istemiyle açılan tazminat

davasının söz konusu olduğu görülmekle, 5521 sayılı Kanun ve 6100 sayılı

Kanun’da yer alan usul hükümlerine göre yürütülen somut yargılama faaliyetinin,

medeni hak ve yükümlülükleri konu alan bir yargılama olduğunda kuşku yoktur (B.

No: 2012/13, 2/7/2013, § 49).

38. Medeni hak ve

yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin makul süre değerlendirmesinde,

sürenin başlangıcı kural olarak, uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama

sürecinin işletilmeye başlandığı, başka bir deyişle davanın ikame edildiği

tarih olup, somut başvuru açısından bu tarih 14/1/2010

tarihidir.

39. Sürenin bitiş tarihi ise,

yargılamanın sona erme tarihidir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 52). Bu kapsamda, somut yargılama faaliyeti

açısından sürenin bitiş tarihinin, Yargıtay

21. Hukuk Dairesinin onama kararını verdiği 21/1/2014 tarihi olduğu

anlaşılmaktadır.

40. Makul sürede yargılanma

hakkına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede önemli bir ölçüt olan

başvurucunun davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği kriteri çerçevesinde, gerek bireylerin ekonomik geleceği gerek

çalışma barışı açısından arz ettiği önem nazara alındığında, iş

uyuşmazlıklarının ivedilikle çözülmesi hususunda yargı organlarının özel bir

itina göstermesi gerekmektedir. Bu nedenle kanun koyucu iş hukukunun çalışanı

koruyucu niteliğini ve iş davalarının özelliklerini dikkate alarak genel

mahkemelerin dışında sözlü yargılama usulüne tabi özel bir iş yargılaması

sistemi ihdas ederek iş davalarının, konunun uzmanı mahkemelerce mümkün

olduğunca hızlı, basit ve ucuz bir biçimde sonuçlandırılmasını amaçlamıştır (B.

No: 2013/772, 7/11/2013, § 59).

41. 6100 sayılı Kanun’un 447.

maddesiyle daha önce yürürlüğe girmiş olan kanunlarda yer alan sözlü ve seri

yargılama usulleri kaldırılmış ve bunun yerine iş hukuku uyuşmazlıklarına da

uygulanmak üzere basit yargılama usulü getirilmiştir. Basit yargılama usulü

yazılı yargılama usulünden daha basit ve çabuk işleyen, daha kısa bir

incelemeye ihtiyaç duyan ve daha kolay bir inceleme ile sonuçlandırılabilecek

dava ve işler için kabul edilmiş bir yargılama usulüdür (B. No: 2013/772,

7/11/2013, §§ 64-65).

42. İlgili yargılama evrakının

incelenmesinden, başvuruya konu yargılama sürecinin iş mahkemesi önünde

görüldüğü anlaşılmakla, 5521 sayılı Kanun’da yer alan özel usul hükümleri ile

medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkları konu alan yargılama

faaliyetleri için geçerli genel usuli hükümler içeren

6100 sayılı Kanun’a tabi bir yargılama faaliyetinin söz konusu olduğu ve 5521

sayılı Kanun’da yer alan özel usul hükümleri ile 6100 sayılı Kanun’un 30.

maddesinin, uyuşmazlıkların makul sürede çözümlenmesi gerekliliğini ortaya

koyduğu anlaşılmaktadır (bkz. § 17).

43. Anayasa Mahkemesinin, derece

mahkemelerinin yargılama sürelerine riayetlerine ilişkin yerel mevzuatı nasıl

yorumladıklarını ve uyguladıklarını denetleme görevi bulunmamakta olup Mahkeme,

davaların “makul süre” içerisinde

tamamlanıp tamamlanmadığını tespit etmek amacıyla yargılama süresinin bütününü

ele alarak, bu sürenin Anayasa’nın 36. maddesine uygun olup olmadığıyla sınırlı

bir inceleme yapmaktadır (B. No: 2014/1512, 30/6/2014, § 48).

44. Başvuruya konu yargılama

süreci incelendiğinde; yargılamanın iki dereceli yargılama sisteminde toplam

dört yıl yedi gün sürdüğü, başvurucu vekilinin 3/11/2010 tarihli duruşmaya

mazeretsiz olarak katılmaması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırıldığı, başvurucunun

yenileme dilekçesi vermesi sonucu üç aya yakın bir süre sonra yargılamaya devam

edildiği anlaşılmaktadır. Bunun dışında yargılama süresince, davanın, bakiye

maluliyet oranına dayalı olarak açılan tazminat davası olduğu dikkate alınarak,

maluliyet oranının tespitine ilişkin yargılamanın sonucunun beklendiği, söz

konusu yargılamanın sona ermesinin ardından dosyanın bilirkişiye gönderildiği

ve raporun beklendiği anlaşılmaktadır.

45. Yargılama süresinin bütünü

dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesi ve Yargıtaydaki

yargılama sürecinde başvurucunun haklarını ihlal edecek şekilde gecikme

olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

46. Açıklanan nedenlerle,

başvuruya konu yargılamanın makul süreyi aşmadığı ve başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul

sürede yargılanma hakkına yönelik bir ihlalin olmadığının açık olduğu

anlaşıldığından, başvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik koşulları

yönünden incelenmeksizin “açıkça dayanaktan

yoksunluk” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1. Tazminat davası yönünden yargılamanın

sonucu itibarıyla adil olmadığı iddiasının “açıkça dayanaktan yoksunluk”,

2. Maluliyet oranının tespiti davası yönünden

makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddiasının “zaman bakımından yetkisizlik”,

3. Tazminat davası yönünden makul sürede

yargılanma hakkının ihlali iddiasının “açıkça

dayanaktan yoksunluk”,

nedenleriyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerine bırakılmasına,

22/6/2015

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör Yrd. : Gizem Ceren DEMİR KOŞAR Başvurucu : Eyüp ASTÜRK Vekili : Av. İsmail GÖMLEKLİ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/2734, 22 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. M. Emin KUZ
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/2734
Tarih
22 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Nurettin Tunç Başvurusu (B. No: 2014/9917)
  • Servet Bilen Başvurusu (B. No: 2014/6696)
  • Murat Çevik Başvurusu (B. No: 2013/9505)
  • Uğur Bulut ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/2264)
  • Hayriye Özdemir Başvurusu (B. No: 2013/3434)
  • Ecevit Gürsoy Başvurusu (B. No: 2014/5485)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.