İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Fameka İnş. Plastik San ve Tic. Ltd. Şirketi Başvurusu (B. No: 2014/3905)

1. Başvuru, varsayıma dayalı şekilde idari para cezası kesilmesi

Başvuru No2014/3905Tarih19 Nisan 2017Okuma10 dk · 2.081 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Fameka İnş. Plastik San Ve Tic. Ltd. Şirketi Başvurusu

Karar tarihi
19 Nisan 2017
Başvuru Numarası
2014/3905
R.G. Tarih ve Sayı
17/5/2017-30069
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.081 kelime·10 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, varsayıma dayalı şekilde idari para cezası kesilmesi

nedeniyle adil yargılanma hakkı ile suçların ve cezaların kanuniliği ilkesinin

ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 14/3/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü sunmuştur.

6. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. İzin verilen azami yük ağırlığının aşılması suretiyle

13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 65. maddesinin

hükmünün ihlal edildiği gerekçesiyle başvurucu Şirkete "gönderen"

sıfatıyla 2.253 TL idari para cezası kesilmiştir.

9. Sahibi olmadığı ve üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan bir

araç ile yük taşımacılığı yapılırken kendisine idari para cezası verildiğini,

kendisinin sadece taşınan eşyanın sahibi olduğunu belirterek anılan cezaya

başvurucunun yaptığı itiraz, İstanbul Anadolu 35. Sulh Ceza Mahkemesinin

23/1/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Karar gerekçesinin ilgili bölümü

şöyledir:

"İstanbul Bölge Trafik Denetleme Şube

Müdürlüğünden konuya ilişkin evraklar istenmiş, gönderilen evraklardan itiraza

konu hususun net olarak anlaşılması ve celse açılmasını gerektirir bir durumun

bulunmaması nedeniyle celse açılmamıştır.

Gelen evrakların tetkikinden başvurana ait 06

E... 89plaka sayılı araca 01/03/2007 tarihinde tonaj aşımı yaptığı gerekçesi

ile tutanak tutulduğu, bu tutanağa istinaden 2918 sayılı yasanın

65/5maddesiuyarınca2.253,00TLidari para cezasıverildiği

anlaşılmıştır.

Mahkememizce yapılan inceleme sonucunda;

başvuranın başvurusunu haklı gösterecek şekilde her hangi

bir delil ve belgenin bulunmaması nedeniyle başvurunun reddine [karar

verilmiştir.]"

10.Anılan karar, başvurucuya 14/2/2014 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

11.Bireysel başvuru 14/3/2014tarihinde yapılmıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

12. 2918 sayılı Kanun'un 65. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“Araçların yüklenmesinde, yönetmeliklerle

belirlenen ölçü ve esaslara aykırı olarak;

…

b) Azami yüklü ağırlığın veya izin verilen

azami yüklü ağırlığın aşılması,

…

yasaktır.

Birinci fıkranın (b) bendine uymayarak;

…

d) % 25 fazlasına

kadar yüklemelerde 2.000 Türk Lirası,

…

İşleten ve gönderenlere ayrı ayrı idarî para

cezası verilir.”

B. Uluslararası Hukuk

1. İlgili Sözleşme

13. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6.

maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Kendisine bir suç isnat edilen herkes,

suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır.”

2.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihadı

14. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), suçluluk karineleri

ve ispat yüküne ilişkin olarak ilkeler belirlemiştir. Buna göre ispat yükünün

iddia makamından alınıp savunma makamına verilmesi hâlinde masumiyet karinesi

ihlal edilebilir (Telfner/Avusturya, B. No: 33501/96, 20/3/2001, §

15). AİHM, Salabiaku/Fransa (B. No: 10519/83, 7/10/1988, §§

24, 28, 29) başvurusunda, fiilî veya hukuki karinelerin her hukuk sisteminde

bulunabileceğini belirttikten sonra ceza hukukundaki karinelerin belli

koşulların oluşması durumunda kabul edilebileceğini ifade etmiştir. Mahkemeye

göre fiilî veya hukuki karinelerin bulunduğu durumlarda suç isnadı altındaki

kişiye bunun aksini ortaya koyma olanağının mutlaka tanınması ve kişinin

savunma hakkının kısıtlanmaması gerekir.

15. Bu karinelerin kabul edilebilirliği, ceza davasında risk

altında bulunan menfaatle de doğrudan ilgilidir. Sözleşmeci devletler, ceza

hukuku kapsamında karinelere başvururken dava konusunun önemi ile savunmanın

hakları arasında adil bir denge kurmalıdırlar. Yararlanılan araçlar, ulaşılması

gereken meşru amaçla orantılı olmalıdır (Janosevic/İsveç, B. No: 34619/97, 21/5/2003,

§ 101).

16. Özet olarak AİHM; savunma hakkının kısıtlanmaması, suç

isnadı altındaki kişilere karinelerin aksini ortaya koyma olanağının tanınması

ve hâkimin sanığı şüpheden yararlandırmak konusunda mutlak takdir hakkının

bulunması durumunda masumiyet karinesinin ihlal edilmiş sayılmayacağını, kanun

koyucuların bu tür hükümler ihdas etmesinin masumiyet karinesine aykırı

olmayacağını belirtmektedir (Pham Hoang/Fransa, B. No: 13191/87, §§ 33, 36).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 19/4/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Masumiyet Karinesinin İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

18. Başvurucu, sahibi olmadığı ve üzerinde tasarruf yetkisi

bulunmayan bir araç ile yük taşımacılığı yapılırken trafik kuralı ihlali

yapıldığı gerekçesi ile hakkında idari para cezası verildiğini, kendisinin

sadece taşınan emtianın sahibi olduğunu, bu malın hangi koşul ve şekilde

nakledileceğine ilişkin herhangi bir bilgi ve dahlinin olmadığını, buna rağmen

hakkında idari para cezası kesildiğini belirterek Anayasa’nın 36. ve 38.

maddelerinde güvence altına alınan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş;

yeniden yargılama yapılmasına ve Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olan 2918

sayılı Kanun'un 65. maddesinde yer alan "...

ve gönderenlere ayrı ayrı idarî para cezası verilir."

ibaresinin iptaline karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

19. Bakanlık, başvurucunun iddialarını suç ve cezaların

kanuniliği ilkesi kapsamında değerlendirmiş veanılan

ilkeye ilişkin AİHM ve Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına atıfta bulunmuştur.Bakanlık ayrıca

Anayasa Mahkemesinin hukuk kurallarının yorumlanmasının bariz takdir hatası

veya açık bir keyfîlik içermesi hâlinde bireysel

başvuruya konu olabileceğini belirtmiştir.

20. Başvurucu, başvuru formunda belirttiği iddialarını

Bakanlığın görüş yazısına karşı sunduğu beyanlarında tekrar etmiştir.

2. Değerlendirme

21. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

22.Anayasa’nın 38. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse

suçlu sayılamaz.”

23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının masumiyet karinesi

kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

24. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011

tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun'un 45. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre bireysel

başvurunun incelenebilmesi için kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia

edilen hakkın Anayasa’da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Sözleşme ve

Türkiye’nin taraf olduğu Sözleşme'ye ek protokoller

kapsamına da girmesi gerekir (Onurhan Solmaz,

B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18). Başvurucunun ihlal iddiasına konu olan

masumiyet karinesi; Anayasa’nın 38. maddesinin dördüncü, Sözleşme’nin ise 6.

maddesinin (2) numaralı fıkralarında düzenlenmektedir.

25. Diğer taraftan Sözleşme’nin 6. maddesinde adil yargılanmaya

ilişkin hak ve ilkelerin medeni hak ve yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıkların

ve bir suç isnadının esasının karara bağlanması esnasında geçerli olduğu

belirtilerek hakkın kapsamı bu konularla sınırlandırılmıştır. Dolayısıyla

bahsedilen hâller dışında kalan adil yargılanma hakkının ihlali iddiasına

dayanan başvurular, Anayasa ve Sözleşme kapsamı dışında kalacağından bireysel

başvuruya konu olamaz (Onurhan Solmaz, §§ 23, 24). Anayasa Mahkemesi

daha önce kabahat eylemleri nedeniyle uygulanan idari yaptırımlara ilişkin

uyuşmazlıkların da "suç isnadına ilişkin uyuşmazlıklar" kapsamında

Anayasa'nın 36. ve Sözleşme’nin 6. maddesinin ortak koruma alanı içinde yer

aldığına karar vermiştir (Remzi Durmaz,

B. No: 2013/1718, 2/10/2013, § 26).

26. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan

masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

i. Genel İlkeler

27. Masumiyet karinesi, Anayasa'nın 38. maddesinin dördüncü

fıkrasında "Suçluluğu hükmen sabit

oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz." şeklinde

düzenlenmiştir. Anayasa’nın 36. maddesinde ise herkesin iddia ve savunma ile

"adil yargılanma" hakkına sahip olduğu belirtilmektedir. Anılan

maddeye "adil yargılanma" ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede,

Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan

adil yargılama hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Nitekim

Sözleşme'nin 6. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, kendisine bir suç isnat

edilen herkesin suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılacağı

düzenlenmiştir. Bu itibarla masumiyet karinesi, Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan adil yargılanma hakkının bir unsuru olmakla beraber

suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağına dair

Anayasa’nın 38. maddesinin dördüncü fıkrasında ayrıca düzenlenmiştir.

28. Masumiyet karinesi, hakkında suç isnadı bulunan bir kişinin

adil bir yargılama sonunda suçlu olduğuna dair kesin hüküm tesis edilene kadar

masum sayılması gerektiğini ifade etmekte ve hukuk devleti ilkesinin de bir

gereğini oluşturmaktadır (AYM, E.2013/133, K.2013/169, 26/12/2013). Anılan

karine, kişinin suç işlediğine dair kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan suçlu

olarak kabul edilmemesini güvence altına almaktadır. Bunun sonucu olarak

kişinin masumiyeti “asıl” olduğundan suçluluğu ispat külfeti iddia makamına ait

olup kimseye suçsuzluğunu ispat mükellefiyeti yüklenemez. Ayrıca hiç kimse,

suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar yargılama makamları ve kamu otoriteleri

tarafından suçlu olarak nitelendirilemez ve suçlu muamelesine tabi tutulamaz (Kürşat Eyol, B.

No: 2012/665, 13/6/2013, § 26).

29. Sanık, masumiyet karinesi gereği suçsuz sayıldığı için

yargılama yapılmakta ve maddi gerçeğe ulaşılmaya çalışılmaktadır. Ceza

muhakemesinde amaç, maddi gerçeğin adil yargılanma hakkı ihlal edilmeden ortaya

çıkarılmasıdır. Dolayısıyla maddi gerçeğe ulaşmak için sanıktan masum olduğunu

ispat etmesi istenemez. Çünkü suç isnadı altında da olsa kişi, hükmen sabit

oluncaya kadar suçsuz kabul edilmektedir.

30. Masumiyet karinesi kapsamında yer alan ve iddia edenin

iddiasını ispatla yükümlü olması kuralı, Anayasa’nın 38. maddesinin

gerekçesinde de açıkça ifade edilmiştir. Bununla birlikte genel anlamda suçun kanıtlanması

yükümlülüğü iddia edende kaldığı sürece, savunmasını oluşturmak için ispat

yükünü sanığa devreden kurallar ile hukuki veya fiilî varsayımların olduğu

durumlarda ispat yükünün yer değiştirmesi masumiyet karinesine aykırılık

taşımaz (AYM, E.2013/38, K.2014/58, 27/3/2014). Ancak suç isnadını içeren

karinenin aksinin başvurucu tarafından yargılama sırasında ispat

edilebilmesinin mümkün olması, hâkimin de bu yönde ileri sürülen iddiaları

inceleyip kararını buna göre verebilmesi, bir başka ifadeyle karinelerin kişiyi

otomatik olarak "suçlu" hâline getirmemesi gerekir. Karineler,

masumiyet karinesini ihlal eder boyuta ulaşmamalı ve suç isnadı altındaki kişi

savunma imkânlarından yararlandırılmalıdır.

31. Öte yandan kabahat eylemleri nedeniyle uygulanan idari

yaptırımlarda -adli suç ve cezalara nazaran- masumiyet karinesinin ispata

ilişkin standardının daha düşük olması söz konusu olabilir. Çünkü idare -adli

soruşturma makamlarının kullandığı gibi- üstün kamusal yetkilere sahip

değildir. Bu tür uyuşmazlıklarda çoğu zaman idare ile kişi arasında ispat

imkânı bakımından önemli bir dezavantajın bulunmadığı söylenebilir. Ancak

Anayasa Mahkemesi, bir uyuşmazlık hakkında derece mahkemelerince verilen

kararları maddi vakıa ve hukuki yönden incelemekle görevli değildir. Anayasa

Mahkemesinin bireysel başvuru kapsamındaki görevi, yargılamanın usul

kurallarına uygunluğunu denetlemek değil masumiyet karinesi kapsamındaki

güvencelerin somut olayda ihlal edilip edilmediğini denetlemektir.

ii. İlkelerin Olaya

Uygulanması

32. Başvuruya konu olaydaki kabahatin oluşması (izin verilen

azami yük ağırlığının aşılması yasağının ihlal edilmesi) için

"işleten" veya "gönderen" olunması gerekir (bkz. § 12).

Somut olayda Mahkeme, başvurucunun taşınan eşyanın göndericisi olmasını idari

para cezası yaptırımı uygulanması için yeterli görmüştür. Diğer bir ifadeyle

salt belli bir statüde (gönderici) olma, idari para cezası yaptırımı

uygulanmasına gerekçe yapılmıştır.

33. Gönderenin kastının bulunup bulunmadığı, ağırlığın

aşılmasına karşın yükün bilerek verilip verilmediği değerlendirilmemiş; bu

konuda bir tespit yapılmamış ve karineden yararlanılarak sonuca ulaşılmıştır.

Mevcut düzenlemenin kapsamının varsayımlardan hareket edilerek objektif

sorumluluk esaslarına göre genişletilmesi suretiyle başvurunun reddine karar

verildiği görülmektedir. Diğer bir ifadeyle somut olgular yerine aksi ispat

edilemeyecek karineden yararlanılarak fiil ile başvurucu arasında bağ kurulmuş

ve kabahatin işlendiğine karar verilmiştir.

34. Kabahatin işlendiğine ilişkin olarak Mahkemece yapılan

varsayımın aksinin ispatı mümkün değildir. Başvurucunun yöneltilen fiille

ilgili savunma ve bunun aksini ispat bakımından yaptırımı uygulayan idare ile

arasında önemli bir dezavantaj oluştuğu veböylelikle

kullanılan varsayımın masumiyet karinesini ihlal eder boyuta ulaştığı

anlaşılmıştır. Başvurucuya itiraz imkânının tanınmış olması da masumiyet

karinesinin ihlalini telafi etmemiştir.

35. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. ve 38. maddelerinde

güvence altına alınan masumiyet karinesini ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

B.6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

36. 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

37. Başvurucu, yargılamanın yenilenmesine karar verilmesi

talebinde bulunmuştur.

38. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci ve 38. maddesinin

dördüncü fıkralarında güvence altına alınan masumiyet karinesinin ihlal

edildiği sonucuna varılmıştır.

39. Masumiyet karinesinin ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan

ihlal kararının bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere (kapatılan)

İstanbul Anadolu 35. Sulh Ceza Mahkemesinin yerine bakan Hâkimliğe

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

40. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci ve 38. maddesinin dördüncü

fıkralarında güvence altına alınan masumiyet karinesinin İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin masumiyet karinesinin ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere

(kapatılan) İstanbul Anadolu 35. Sulh Ceza Mahkemesinin (2013/665 Değişik İş)

yerine bakan Hakimliğe GÖNDERİLMESİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

19/4/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Akif

YILDIRIM

Başvurucu

:

Fameka İnş. Plastik San ve Tic.

Ltd. Şirketi

Temsilcisi

:

Fatih Mehmet

KALYONCU

Vekili

:

Av. Tolga

SARIYAR

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/3905, 19 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Masumiyet Karinesinin İhlal Edildiğine
  11. A. Masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL
  12. C. Kararın bir örneğinin masumiyet karinesinin ihlalinin
  13. E. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  14. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Gökcan
  16. Hakyemez
  17. Yıldırım
  18. Kalyoncu
  19. Sarıyar
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/3905
Tarih
19 Nisan 2017

İlgili Kararlar

  • Ş.g. Başvurusu (B. No: 2017/5820)
  • Burhan Ektiren ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/13504)
  • Afan Kaya ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/14115)
  • Mehmet Emin Tiryaki Başvurusu (B. No: 2015/3354)
  • Veysel Şahin Başvurusu (B. No: 2014/2473)
  • Sakine Karaboğa ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/19898)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.