İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Fehmi Arı ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/13034)

1. Başvuru, işçilik alacağı nedeniyle açılan davanın aynı maddi

Başvuru No2016/13034Tarih25 Aralık 2018Okuma12 dk · 2.303 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Fehmi Arı Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
25 Aralık 2018
Başvuru Numarası
2016/13034
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.303 kelime·12 dk okuma·10 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, işçilik alacağı nedeniyle açılan davanın aynı maddi

olaya dayanılarak açılan başka davalarda verilen kararlardan aksi bir sonuca

ulaşılarak reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvurular 12/7/2016, 14/7/2016 ve 18/7/2016 tarihlerinde

yapılmıştır.

3. Başvurular, başvuru formları ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvurucuların ekli (2) numaralı tabloda başvuru tarihi ve

numaralarına yer verilen başvuru dosyalarının kişi ve konu bakımından hukuki

irtibat nedeniyle 2016/13034 sayılı dosya üzerinde birleştirilmesine karar

verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün

(İçtüzük) 71. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın

oluştuğu alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden

incelenmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

9. Elektrik Üretim A.Ş.nin (EÜAŞ) Seyitömer Termik Santrali'nde işçi olarak çalışan

başvurucular hizmet kolunda faaliyette bulunan TES-İŞ'e

(Sendika) çalıştıkları kuruma ait işyeri numarası ile üye olma talebinde

bulunmuşlardır. Sendika, başvurucuların üyelik taleplerini kabul ederek üyelik

başvuru formlarını kuruma göndermiştir. EÜAŞ, başvurucuların kendi personeli

olmadığını belirterek belgeleri iade etmiştir.

10. Başvurucular, üyelik taleplerinin kabulü nedeniyle Sendika

ile işveren arasında imzalanan ve hâlen yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi

hükümlerinden yararlanmaları gerektiğini ileri sürerek bu sözleşmeden

kaynaklanan işçilik alacaklarının tahsili isteğiyle ayrı ayrı dava açmışlardır.

11. Kütahya İş Mahkemesi, yapmış olduğu yargılama sonunda

verdiği 30/5/2014, 6/6/2014 ve 13/6/2014 tarihli kararlarla başvurucuların

taleplerini kabul etmiştir. Mahkeme; Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen

aynı mahiyetteki çok sayıda dosyayı da emsal göstererek hizmet alım ihalesini

alan alt işverenler değişmesine rağmen başvurucuların çalışmaya devam ettiği,

hizmet alımına konu işin asıl iş niteliğinde olduğu ve bu itibarla asıl işveren

ile alt işveren arasındaki hizmet alımının muvazaalı olduğu yönünde bir

saptamaya yer vermiştir.

12. Kütahya İş Mahkemesinin başvuruya konu olan kararları

yanında benzer nitelikteki çok sayıda kararı davalı EÜAŞ tarafından temyiz

edilmiştir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin edilen

belgelerden Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 12/11/2014 tarihinde yapmış olduğu

temyiz incelemesi sonucunda başvurucularla birlikte çok sayıda işçi hakkında

verilen kabul kararını bozduğu saptanmıştır. Bozma kararlarında elektrik üretimi

yapan davalı Şirketin 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Enerji Piyasası

Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 15. maddesinde

tanınan imtiyazlara sahip olması nedeniyle asıl işin tamamı veya bir kısmını

alt işverene devredebileceği tespitinde bulunulmuş ve bu saptamadan hareketle EÜAŞ'ın hizmet alım usulünde muvazaalı alt işverenlik

ilişkisinden bahsedilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Yargıtay bozma kararında

ayrıca alt işverenlik hususunun ilk defa 4628 sayılı Kanun'un 15. maddesi

kapsamında değerlendirildiğine de işaret etmiştir.

13. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin bozma kararları üzerine

aralarında başvurucuların da bulunduğu bazı işçiler tarafından açılan davalar

Kütahya 2. İş Mahkemesine, bazı davalar da Kütahya 1. İş Mahkemesine tevzi

edilmiştir.

14. Kütahya 1. İş Mahkemesi bozma üzerine yapmış olduğu

yargılama sonucunda 250'den fazla dosyada direnme kararı vermiş olup bu

kararlar da temyiz edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK) direnme

üzerine yapmış olduğu 30/9/2015 tarihli inceleme sonucunda davalı kamu tüzel

kişiliği ile yapılan hizmet alım sözleşmelerinin içeriği, alt işverenlerin

değişmesine rağmen çalışan işçilerin değişmemesi, alınacak işçilerin

unvanlarının şartnamede ayrı ayrı belirtilmesi, alt işverenin ücret

bordrolarını tutan bir işçi dışında diğer işçileri sevk ve idare eden işçisinin

bulunmaması, puantaj kayıtlarının EÜAŞ tarafından belirlenen kişilerce

tutulması, işe alan ve işten çıkaranın EÜAŞ olması, davacı ve alt işveren

şirket işçilerinin asıl işveren EÜAŞ işçileri ile aynı şekilde ve üretimin her

bölümünde çalışması, emir ve talimatların EÜAŞ tarafından verilmesi, çalışma

şartlarının ve yıllık izinlerin EÜAŞ tarafından belirlenmesi, alt işveren

işçilerinin yapılan iş ve hizmette EÜAŞ tarafından temin edilen ve yine

davalıya ait araçları kullanması gibi nedenleri gözönünde

tutarak davalı Şirket ile alt işveren arasındaki hizmet alım sözleşmesinin

muvazaalı olduğu ve davacıların asıl işveren Şirketin işçisi olduğu

gerekçeleriyle direnme kararlarını yerinde bulmuştur. HGK, Özel Daire

tarafından incelenmeyen diğer temyiz itirazlarının incelenmesi amacıyla

dosyaları Özel Daireye göndermiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, direnme

kararının yerinde bulunması üzerine önüne gelen bu dosyalarda kamu tüzel kişisi

olan davalının imzaladığı alt işverenlik sözleşmesinin muvazaa sebebiyle

geçersiz ve davacıların da baştan itibaren kamu tüzel kişisinin işçisi olduğu

HGK kararıyla kabul edildiğinden uygulama birliği ile hukuki belirlilik ve

öngörülebilirlik ilkeleri uyarınca bu dosyaları onadığını bildirmiştir.

15. Kütahya 2. İş Mahkemesi ise aralarında başvurucuların

dosyalarının da bulunduğu 232 dosyada Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 12/11/2014

tarihli bozma ilamına uyarak davanın reddine karar vermiştir.

16. Başvurucular davanın reddine dair hükümleri temyiz

etmişlerdir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 16/3/2016 tarihinde yapmış olduğu

temyiz incelemesinde, HGK'nın 30/9/2015 tarihli

kararıyla muvazaanın varlığı kabul edilmiş ise de 12/11/2014 tarihli bozma

kararındaki görüşünü korumasına rağmen hukuki istikrar adına HGK'dan geçen dosyaları onadığına işaret etmiştir. Daire,

kendisi tarafından bozulup ilk derece mahkemesince bozmaya uyulması nedeniyle HGK'nın önüne çıkmayan başvurucular ve benzer durumdaki

dosyalarda ise davalı lehine usule ilişkin müktesep hak oluştuğuna da işaret

ederek onama kararı vermiştir.

17. Bu arada aralarında başvurucuların vekillerinin de bulunduğu

avukatlar tarafından 15/5/2015 tarihli dilekçeyle Yargıtay 7. Hukuk Dairesi ve

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ile Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararları arasında

asıl işveren ile alt işveren arasındaki iş ilişkisinin muvazaalı olup olmadığı

hususunda içtihat aykırılığı bulunduğu ileri sürülerek içtihadın

birleştirilmesi talep edilmiştir. Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu 3/3/2016

tarihli ve 74 sayılı karar ile muvazaa iddiasının her somut olayın özelliğine

göre çözümlenmesi gerektiğinden içtihadı birleştirme yoluna gidilmesine gerek

olmadığına karar vermiştir.

18. Nihai kararlar 20/6/2016 tarihinde tebliğ edilmiş,

başvurucular 12/7/2016, 14/7/2016 ve 18/7/201 tarihlerinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

19. Konu hakkında ilgili hukuk için bkz. Hakan Altıncan [GK],

B. No: 2016/13021, 17/5/2018, §§ 20-36.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

20. Mahkemenin 25/12/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucular Zekeriyya Karaoğlan ve Muharrem Akca

Yönünden

21. Başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir

sebebin olmadığı kanaatine varılması hâlinde başvurunun düşmesine karar

verilebilir. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün

(İçtüzük) 80. maddesinin (2) numaralı fıkrası gereği Anayasa'nın uygulanması ve

yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da

insan haklarına saygının gerekli kıldığı hâllerde başvurunun incelenmesine

devam edilebileceği öngörülmüştür (Bayram

Şahin, B. No: 2013/463, 16/5/2013,§ 16).

22. Başvuru tarihinden sonra ölen başvurucunun mirasçılarının

makul bir süre içinde başvuruyu devam ettirme yönündeki iradelerini Anayasa

Mahkemesine bildirmemeleri hâlinde İçtüzük hükümleri uyarınca başvurunun

incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir sebebin olmadığı kanaatine

varılabilir (İskender Kaya ve diğerleri,

B. No: 2014/7674, 23/3/2017, §§ 18-21).

23. Somut olayda başvuruculardan Zekeriyya

Karaoğlan ve Muharrem Akca başvuru tarihinden sonra

sırasıyla 3/4/2017 ve 26/3/2018 tarihinde vefat etmiş ancak mirasçıları

başvuruya devam etme yönünde iradelerini makul bir süre içinde

bildirmemişlerdir. Somut olayda başvurunun incelenmesine devam etmeyi gerekli

kılan ve İçtüzük'ün 80. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında öngörülen nedenlerden biri de bulunmamaktadır.

24. Açıklanan gerekçelerle başvurucular Zekeriyya

Karaoğlan ve Muharrem Akca'nın başvurusunun düşmesine karar verilmesi gerekir.

B. Diğer Başvurucular

Yönünden

1. Başvurucuların

İddiaları

25. Başvurucular; aynı işyerinde benzer koşullarda çalışan

-aralarında kendilerinin de bulunduğu- çok sayıda işçi tarafından açılan alacak

davalarının bir kısmının Yargıtay ilgili Dairesinin önceki içtihatlarından

ayrılan bir yaklaşım benimsemesi nedeniyle aleyhe sonuçlandığını, ilk derece

mahkemesinin bu yaklaşımı kabul etmeyip direnme kararı verdiği davaların ise HGK'nın önceki içtihatlarla uyumlu kararı sonucunda işçiler

lehine sonuçlandığını belirterek Anayasa'nın 10., 35. ve 36. maddelerindeki

ilke ve haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve yeniden yargılama kararı

verilmesini talep etmiştir.

2. Değerlendirme

26. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes,

meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı

veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

27. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucular, eşitlik ilkesi ve mülkiyet

hakkının da ihlal edildiğini ileri sürmüşse de iddiaların özünün adil

yargılanma hakkının güvencelerinden biri olan hakkaniyete uygun yargılanma

hakkına ilişkin olduğu ve bu kapsamda bir inceleme yapılması gerektiği

değerlendirilmiştir.

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

28. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

29. Başvuru konusuna ilişkin ilkeler Anayasa Mahkemesince daha

önce Hakan Altıncan

kararında ortaya konulmuştur.

30. Buna göre adil yargılanma hakkı uyuşmazlıkların

çözümlenmesinde hukuk devleti ilkesinin gözetilmesini gerektirmektedir.

Anayasa'nın 2. maddesinde Cumhuriyet'in nitelikleri arasında sayılan hukuk

devleti, Anayasa'nın tüm maddelerinin yorumlanması ve uygulanmasında gözönünde bulundurulması zorunlu olan bir ilkedir.

31. Bu noktada hukuk devletinin gereklerinden birini de hukuk

güvenliği ilkesi oluşturmaktadır (AYM, E.2008/50, K.2010/84, 24/6/2010 ve

E.2012/65, K.2012/128, 20/9/2012). Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı

amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi hukuk normlarının öngörülebilir olmasını,

bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de

yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını

gerekli kılar. Belirlilik ilkesi ise yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de

idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık,

net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî

uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir (AYM,

E.2013/39, K.2013/65, 22/5/2013).

32. Özellikle aynı somut olay ve hukuksal durumdaki farklı

kişilerce açılan davalarda birbiriyle çelişen sonuçlara ulaşılması hukuki

belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine ters düşebilir. Anılan ilkelerin bir

sonucu olarak kamuoyu nezdinde yargıya olan güveni muhafaza etme bakımından

yargı mercilerinin kararlarında belli bir istikrar sağlaması beklenir. Bu

itibarla içtihat değişikliği tek başına adil yargılanma hakkının ihlali

sonucunu doğurmaz ise de bu değişiklik ile benimsenen yeni yaklaşımın benzer

uyuşmazlıklarda tutarlı olarak uygulanması gereklidir (Hakan Altıncan, §

48).

33. Somut olayda bu ilkelerden ayrılmayı gerektirir bir durum

bulunmamaktadır. İçtihat değişikliğine gidilerek benimsenen yeni yaklaşımın

uygulanması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde görev alan Daire ve Kurula göre

farklı ve birbiriyle çelişkili kararlar ortaya çıkmış, aynı somut olaydan

kaynaklanan uyuşmazlıklardaki zıt sonuçlar hukuki belirsizliğe yol açmıştır.

Daire, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik adına HGK önünden geçen ve davacı

işçiler lehine olan kararları onadığını, ancak HGK'dan

geçmeyen ve bireysel başvuruya konu olan dosyaları davalı lehine oluşan usuli müktesep hakkı da gözeterek onayladığını bildirmişse de, başvurucular için öngörülemez nitelikte olan bu uygulama

nedeniyle bir bütün olarak yargılamanın hakkaniyetinin zedelendiği sonucuna

ulaşılmıştır.

34. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine

karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

35. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

36. Anayasa Mahkemesinin

Mehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, ihlal

sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi

hususunda genel ilkeler belirlenmiştir.

37. Mehmet Doğan

kararında özetle uygun giderim yolunun belirlenebilmesi açısından öncelikle

ihlalin kaynağının belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre ihlalin

mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün 79. maddesinin

(1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca kural olarak ihlali ve sonuçlarını

ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin

ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmedilir (Mehmet

Doğan, §§ 57, 58).

38. Anayasa Mahkemesinin tespit edilen ihlalin giderilmesi

amacıyla yeniden yargılama yapılmasına hükmettiği hâllerde ilgili usul

kanunlarında düzenlenen yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak

yargılamanın yenilenmesi sebebinin varlığının kabulü ve önceki kararın

kaldırılması hususunda derece mahkemesinin herhangi bir takdir yetkisi

bulunmamaktadır. Zira ihlal kararı verilen hâllerde yargılamanın yenilenmesinin

gerekliliği hususundaki takdir derece mahkemelerine değil ihlalin varlığını

tespit eden Anayasa Mahkemesine bırakılmıştır. Derece mahkemesi Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında belirttiği doğrultuda ihlalin sonuçlarını gidermek

üzere gereken işlemleri yapmakla yükümlüdür (Mehmet

Doğan, § 59).

39. Başvurucular, yargılamanın yenilenmesi ve gerek görülmemesi

hâlinde ise maddi ve manevi tazminata karar verilmesi talebinde bulunmuşlardır.

40. Anayasa Mahkemesi, istikrarlı olarak uygulanmayan bir

içtihat değişikliği sonucunda aynı somut olaydan kaynaklanan uyuşmazlıkların

birbirine zıt olacak şekilde neticelenmesi hakkaniyete aykırı olduğundan adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Dolayısıyla somut

başvuruda ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

41.

Bu durumda adil yargılanma hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması

için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Buna göre

yapılacak yeniden yargılama ise 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2)

numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına

yöneliktir. Bu kapsamda derece mahkemelerince yapılması gereken iş, öncelikle

ihlale yol açan mahkeme kararının ortadan kaldırılması ve nihayet ihlal

sonucuna uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir

örneğinin ekli (3) numaralı tabloda belirtilen dosyalarda yeniden yargılama

yapılmak üzere Kütahya 2. İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi

gerekir.

42. Adil yargılanma hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğu

sonucuna varıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

43. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harcın

başvuruculara ayrı ayrı, 1.980 TL vekâlet ücretinin müştereken ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurucular Zekeriyya Karaoğlan ve

Muharrem Akca'nın başvurusunun DÜŞMESİNE,

B. Diğer başvurucular yönünden

1. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR

OLDUĞUNA,

2. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hakkaniyete

uygun yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

3. Kararın bir örneğinin hakkaniyete uygun yargılanma hakkının

ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere

Kütahya 2. İş Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4. Başvurucuların tazminat taleplerinin REDDİNE,

5. 239,50 TL harcın BAŞVURUCULARA AYRI AYRI ve 1.980 TL vekâlet

ücretinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

6. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

C. Kararın bir örneğinin bilgi için Yargıtay 22. Hukuk Dairesine

GÖNDERİLMESİNE,

D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

25/12/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Hicabi DURSUN Hasan Tahsin GÖKCAN Kadir ÖZKAYA Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Heysem KOCAÇİNAR Başvurucular : Fehmi ARI ve diğerleri [bkz. ekli (1) numaralı tablo] Vekili : Av. Mehmet Reha AKAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2016/13034, 25 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucular Zekeriyya Karaoğlan ve Muharrem Akca
  9. B. Diğer Başvurucular
  10. A. Başvurucular Zekeriyya Karaoğlan ve
  11. B. Diğer başvurucular yönünden
  12. D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2016/13034
Tarih
25 Aralık 2018

İlgili Kararlar

  • Yasemin Bodur Başvurusu (B. No: 2017/29896)
  • Demirdöven Köyü Tüzel Kişiliği ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/14359)
  • Ahmet Öner ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/486)
  • Mirze Erbağan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/1072)
  • Necati Özdemir ve Nihal Özdemir Başvurusu (B. No: 2015/15994)
  • Ahmet Özdoğan Başvurusu (B. No: 2017/26326)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.