İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Fırat Dursun Başvurusu (B. No: 2014/2709)

1. Başvurucu, Toplu Konut

Başvuru No2014/2709Tarih17 Kasım 2014Okuma9 dk · 1.844 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Fırat Dursun Başvurusu

Karar tarihi
17 Kasım 2014
Başvuru Numarası
2014/2709
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.844 kelime·9 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, Toplu Konut

İdaresinden (TOKİ) satın aldığı ve TOKİ'nin gelir paylaşımlı inşaat sözleşmesi

ile anlaştığı şirketler tarafından yapılarak teslim edilen dairenin, eksik ve

ayıplı olarak teslimi dolayısıyla açtığı davanın, TOKİ'nin zararın bir

kısmından sorumlu tutularak kısmen kabul edilmesi nedeniyle mülkiyet ve adil

yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, ihlalin tespitiyle

uğradığı zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 3/3/2014 tarihinde

Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan

ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin

bulunmadığı tespit edilmiştir

3. Birinci Bölüm Üçüncü

Komisyonunca 25/4/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm

tarafından yapılmak üzere dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru dilekçesi ile

başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar

özetle şöyledir:

5. Başvurucu, TOKİ ile diğer

davalılar olan yüklenici şirketler arasında yapılan gelir paylaşımlı inşaat

sözleşmesi gereği yapılan dairelerden birini satın almış ve dairenin eksik ve

ayıplı teslimi dolayısıyla dairede meydana gelen değer kaybının, davalılar TOKİ

ve yüklenici şirketlerden tahsili amacıyla 18/6/2009 tarihinde Sincan Tüketici

Mahkemesinde tazminat davası açmıştır.

6. Mahkeme, 24/3/2011 tarih ve

E.2009/219, K.2011/259 sayılı kararıyla davayı kısmen kabul etmiş, temyiz

edilen karar, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 25/11/2011 tarih ve E.2011/14555,

K.2011/17373 sayılı ilamıyla “…davalı TOKİ,

Mahkemeye yazdığı 10.11.2009 tarihli cevabi yazıda; idare ile yükleniciler Kontaş İnş ve Mad. San. Tic. İhr.

Ltd. Şti.-Canberk İnş. Turz. Paz. Ltd. Şti. ortak

girişimi arasında yapılan sözleşmenin 7 ve 23.maddelerinde işin tüm eksik ve

kusurlu imalatlarından yüklenicilerin sorumlu olduğu, konut sahiplerinden

muhtelif zamanlarda gelen şikayetler değerlendirilip durum tesbit

tutanağı düzenlendiğini, bu işlerin yükleniciler nam ve hesabına giderilmesi

için karar alındığını bildirmiş, ayrı bir yazı ile de idare tarafından tesbit edilen eksikliklerin yüklenici nam ve hesabına

yaptırılmasını teminen Grup Lider İnş. Tur. San. Tic.

AŞ’ye ihale edilip 29.6.2009 tarihli sözleşme imzalandığını, yer tesliminin

1.7.2009 tarihinde yapıldığını belirtmiştir. Bu durumda davalı TOKİ tarafından

eksiklikler giderildiği takdirde giderilen eksiklik ve ayıplar yönünden dava

konusuz kalacaktır. Her ne kadar mahkemece işin ihale edilmesinden sonra

26.2.2010 tarihinde yapılan keşif ve hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak

sonca gidilmişse de, bu aşamadan sonrada eksikliğin

giderilmesi mümkündür. Hal böyle olunca davalı TOKİ tarafından 3.kişiyle

yapılan 29.6.2009 tarihli sözleşme ve ekleri getirilip davacıya ait konutda olduğu iddia edilen ayıp ve eksik imalatlar ile

ortak yerlerdeki ayıplı ve eksik imalatların bu sözleşme kapsamında olup

olmadığı, varsa bunların giderilip giderilmediği, sözleşmede 3.kişiye bu

noksanların hangi tarihe kadar giderilmesi için sure verildiği gerektiğinde

keşif yapılarak değerlendirilmeksizin yazılı şekilde eksik inceleme ile karar

verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir…” gerekçesiyle

bozulmuştur.

7. Bozmaya uyan ilk derece

mahkemesi, bozma kararı doğrultusunda gerekli incelemeleri yaptıktan sonra,

11/10/2012 tarih ve E.2012/93, K.2012/754 sayılı kararında, konutta ve ortak

alanlardaki eksik ve ayıplı işlerle ilgili bütün davalıların sorumlu olduğu,

ancak, "kapalı yüzme havuzunun davalı

yüklenici şirketler tarafından konut sahiplerine ayrıca taahhüt edildiği,

kapalı yüzme havuzunun davalılar arasında kararlaştırılan sözleşmede yer

almadığı, sitede sözleşme ve proje kapsamında ayrıca açık yüzme havuzunun da

bulunduğu, bu nedenlerle davalı TOKİ'nin kapalı yüzme havuzu taahhüdünden ve inşasından

sorumlu olmadığı" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kabul

edilen tazminat kısmının konut ve ortak alanlardaki eksiklik ve ayıplara

ilişkin kısmından TOKİ ile diğer davalıların müştereken ve müteselsilen

sorumlu olduklarına, kapalı yüzme havuzu ile ilgili kısmından ise TOKİ

dışındaki davalıların sorumlu olduklarına karar vermiştir.

8. Taraflarca temyiz edilen bu

karar, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin, 15/4/2013 tarih ve E.2013/6434,

K.2013/10132 sayılı ilamı ile “sair temyiz

itirazlarının reddine ancak davacı,

davalıların gelir ortaklığı esasına göre yaptığı Ankara Eryaman Göksu Park

konutlarından satın aldığı dairede eksik ve kusurlu imalatlar bulunması

nedeniyle dairede oluşan değer kaybının tahsili için eldeki davayı açmıştır.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalılar kendilerini vekille temsil

ettirdiklerinden, davalılar yararına reddedilen kısım için ayrı ayrı vekalet

ücreti tahsiline karar verilmiştir. Aynı dava sebebine dayanılarak dava

açılması ve davalıların sorumluluklarının müteselsil olması nedeniyle davanın

reddi halinde davacı aleyhine tek bir ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken

yazılı şekilde her bir davalı için ayrı ayrı ücreti vekalete hükmedilmesi usul

ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki yapılan yanlışlığın

giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden…” şeklinde

gerekçe gösterilerek hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

9. Başvurucunun karar düzeltme

talebi, aynı Dairenin, 22/10/2013 tarih ve E.2013/20784, K.2013/25456 sayılı

ilamıyla reddedilmiştir.

10. Bu karar başvurucu vekiline

11/2/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu bu karara karşı 3/3/2014

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

11. 23/2/1995 tarih ve 4077

sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 1. maddesi şöyledir

:

“Bu Kanunun amacı, (...) kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık

ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici,

zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı

önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek

ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik

etmeye ilişkin hususları düzenlemektir.”

12. 4077 sayılı Kanun’un 4.

maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

“Ambalajında, etiketinde,

tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilanlarında yer alan veya

satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde

tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da

tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği

faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler

içeren mallar, ayıplı mal olarak kabul edilir.

Tüketici, malın teslimi

tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür.

Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız

misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım

isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine

getirmekle yükümlüdür. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte ayıplı

malın neden olduğu ölüm ve/veya yaralanmaya yol açan ve/veya kullanımdaki diğer

mallarda zarara neden olan hallerde imalatçı-üreticiden tazminat isteme hakkına

da sahiptir.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

13. Mahkemenin 17/11/2014

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 3/3/2014 tarih ve 2014/2709

numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

14. Başvurucu, TOKİ ile diğer

karşı taraf yüklenici şirketler arasında yapılan sözleşme gereği yapılan binalardan

bir daire satın aldığını, dairenin eksik ve ayıplı teslimi dolayısıyla açtığı

davanın kısmen kabul edildiğini, TOKİ'nin taahhüt edilen kapalı yüzme havuzuna

ilişkin sorumluluğu bulunmadığı sonucuna varılarak tarafına ödenmesine

hükmedilen tazminattan kısmen sorumlu tutulduğunu, oysa reklamlarda kapalı

yüzme havuzunun da vaat edildiğini ve TOKİ'nin de isminin geçtiğini, bu sebeple

idareye güvenle hareket ederek söz konusu taşınmazı satın aldığını, derece

mahkemelerinin hukuki görünüşün korunmasına ilişkin ilkeye aykırı karar

verdiklerini, yüklenici şirketler TOKİ'ye vekaleten hareket ettikleri için esas

olarak TOKİ'nin kapalı yüzme havuzundan da sorumlu olduğunu, somut olay,

sözleşme ve kanun hükümlerinin derece mahkemelerince hatalı yorumlandığını, keyfi

kararlar verdiklerini, derece mahkemesi kararlarında çelişkiler olduğunu,

mahkeme kararının ideolojik olduğunu ve tarafsız olmadığını, TOKİ'nin yapılan

ödemelerden pay aldığını, ödemelerin kapalı yüzme havuzunun bedelini de

kapsadığını, dolayısıyla TOKİ'nin sebepsiz zenginleştiğini, hakkını almak için

senelerce uğraştığını, diğer davalıların iflas etmeleri nedeniyle tazminat

alacağına kısmen kavuşamadığını belirterek, Anayasa'nın 35. maddesinde

düzenlenen mülkiyet hakkı ve 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

15. Başvurucu Anayasa’nın 35.

maddesinde tanımlanan mülkiyet hakkının da ihlal edildiğini ileri sürmüş ise de

belirtilen iddianın özünün, derece mahkemeleri kararlarının sonucu itibarıyla

adil olmadığı hususuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, başvurucunun iddialarını

Anayasa'nın 36. maddesinde tanımlanan adil yargılanma hakkı çerçevesinde

değerlendirilmesi uygun görülmüştür.

16. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken

hususlarda inceleme yapılamaz”

17. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru hakkı” kenar başlıklı 45. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

“Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve

özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf

olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal

edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.

18. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve

incelenmesi” kenar başlıklı 48. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Mahkeme,… açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.”

19. 6216 sayılı Kanun’un “Esas hakkındaki inceleme” kenar başlıklı

49. maddesinin (6) numaralı fıkrası şöyledir:

“Bölümlerin, bir

mahkeme kararına karşı yapılan bireysel başvurulara ilişkin incelemeleri, bir

temel hakkın ihlal edilip edilmediği ve bu ihlalin nasıl ortadan

kaldırılacağının belirlenmesi ile sınırlıdır. Bölümlerce kanun yolunda

gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz.”

20. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası ile 6216

sayılı Kanun’un 49. maddesinin (6) numaralı fıkrasında, bireysel başvurulara

ilişkin incelemelerde kanun yolunda gözetilmesi gereken hususların incelemeye

tabi tutulamayacağı, 6216 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir.

21. Bir anayasal hakkın ihlali

iddiası içermeyen, yalnızca derece mahkemelerinin kararlarının yeniden

incelenmesi talep edilen başvuruların açıkça dayanaktan yoksun ve Anayasa ve

Kanun tarafından Mahkemenin yetkisi kapsamı dışında bırakılan hususlara ilişkin

olduğu açıktır. (B. No: 2012/1027,

12/2/2013, § 25).

22. Bu kapsamda, bireysel

başvuruya konu davadaki olayların kanıtlanması, hukuk kurallarının yorumlanması

ve uygulanması, yargılama sırasında delillerin kabul edilebilirliği ve

değerlendirilmesi ile kişisel bir uyuşmazlığa derece mahkemeleri tarafından

getirilen çözümün esas yönünden adil olup olmaması, bireysel başvuru

incelemesinde değerlendirmeye tabi tutulamaz. Anayasada yer alan hak ve

özgürlükler ihlal edilmediği sürece ya da açıkça keyfilik içermedikçe derece

mahkemelerinin kararlarındaki maddi ve hukuki hatalar bireysel başvuru incelemesinde

ele alınamaz. Bu çerçevede, kanun yolu şikayeti

niteliğindeki başvurularda derece mahkemelerinin delilleri takdirinde bariz

takdir hatası veya açıkça keyfilik bulunmadıkça Anayasa Mahkemesinin bu takdire

müdahalesi söz konusu olamaz. (B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 26).

23. Başvurucu tarafından, derece mahkemeleri tarafından

taraflar arasındaki sözleşme ve kanun hükümlerinin hatalı yorumlandığı, kamu

kurumu niteliğindeki TOKİ’nin lehine davranıldığı, verilen kararın ideolojik ve

taraflı olduğu ve açılan tazminat davasının TOKİ yönünden kısmen reddedilmesi

suretiyle anayasal haklarının ihlaline yol açıldığı belirtilmekte olup,

başvurucunun iddialarının özünün derece mahkemelerince delillerin

değerlendirilmesinde ve yorumlanmasında isabet olmadığına ve esas itibariyle

yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

24. Somut olayda Sincan Tüketici Mahkemesi, başvurucu

tarafından açılan tazminat davasında, ortak alanda bulunan kapalı yüzme

havuzunun inşa edilmemesi nedeniyle meydana gelen değer azalmasında davalı

TOKİ’nin sorumlu olmadığı, diğer davalı inşaat şirketlerinin sorumlu olacağı

gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Mahkemece 4077 sayılı

Kanun hükümleri ile ilgili taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınarak

oluşan vicdani kanaate ve değerlendirmeye göre hukuki bir sonuca ulaşılmış olup

verilen karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Derece

mahkemelerince başvurucu tarafından açılan davanın hangi nedenlerle kısmen

kabul edildiğine hüküm gerekçelerinde yer verilmiş olup söz konusu kararda

tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller değerlendirilerek,

ilgili hukuk kuralları da yorumlanmak suretiyle bir sonuca ulaşılmıştır. Bu

çerçevede, derece mahkemesi kararlarında bariz takdir hatası veya açıkça

keyfilik bulunmadığı anlaşılmaktadır.

25. Başvurucu, yargılama sürecinde karşı tarafın sunduğu

deliller ve görüşlerden bilgi sahibi olamadığına, kendi delillerini ve

iddialarını sunma olanağı bulamadığına, karşı tarafça sunulan delillere ve

iddialara etkili bir şekilde itiraz etme fırsatı bulamadığına ya da

uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasıyla ilgili iddialarının derece mahkemeleri

tarafından dinlenmediğine veya kararın gerekçesiz olduğuna ilişkin bir bilgi ya

da kanıt sunmadığı gibi mahkemenin kararında bariz takdir hatası veya açıkça

keyfilik oluşturan herhangi bir durum da tespit edilmemiştir.

26. Açıklanan nedenlerle, başvurucu tarafından ileri sürülen

iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu, derece mahkemesi kararının

bariz takdir hatası veya açıkça keyfilik de içermediği anlaşıldığından

başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin “açıkça dayanaktan yoksun olması”

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu

üzerinde bırakılmasına,

17/11/2014 tarihinde OY

BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Serruh

KALELİ

Üyeler

:

Nuri NECİPOĞLU

Hicabi

DURSUN

Erdal TERCAN Hasan Tahsin GÖKCAN Raportör : Seyit Abdulhakim ŞAHİN Başvurucu : Fırat DURSUN Vekili : Av. Ali Ulvi SEYREK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/2709, 17 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. A. Başvurunun “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle
  16. B. Yargılama giderlerinin başvurucu
  17. Kaleli
  18. Dursun
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/2709
Tarih
17 Kasım 2014

İlgili Kararlar

  • Mehmet Sedat Özmen Başvurusu (B. No: 2013/1777)
  • Mehmet Sever Başvurusu (B. No: 2013/762)
  • Deniz Özel Başvurusu (B. No: 2014/5590)
  • E. Ş. Başvurusu (B. No: 2014/682)
  • Mehmet Hüseyin Çavdar ve Adalet Çavdar Başvurusu (B. No: 2012/1081)
  • Muhammet Acar Başvurusu (B. No: 2013/6254)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.