İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Gencebay Keleş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/3465)

1. Başvuru, ceza davasında esaslı talep ve görüşlerin

Başvuru No2018/3465Tarih10 Aralık 2019Okuma9 dk · 1.805 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Gencebay Keleş Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
10 Aralık 2019
Başvuru Numarası
2018/3465
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.805 kelime·9 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ceza davasında esaslı talep ve görüşlerin

değerlendirilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Ekli (1) numaralı tabloda sıralanan başvurulara ait başvuru

formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemelerinden sonra başvurular

Komisyonlara sunulmuştur.

3. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

4. Konularının aynı olması sebebiyle ekli (1) numaralı tablonun

(B) sütununda numaraları belirtilen başvuru dosyalarının 2018/3465 numaralı

bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2018/3465 numaralı

dosya üzerinden yapılmasına ve diğer dosyaların kapatılmasına karar

verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucular hakkında farklı yer Cumhuriyet

Başsavcılıklarınca pek çok ülkede faaliyet gösteren Hizb-ut

Tahrir isimli örgütün üyesi olma suçundan cezalandırılmaları talebiyle kamu

davaları açılmıştır.

9. Ekli (1) numaralı tablonun (D) sütununda belirtilen ağır ceza

mahkemelerince başvurucuların silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan hapis

cezası ile cezalandırılmalarına farklı tarihli kararlarla hükmedilmiştir.

Benzer nitelikte gerekçe içeren bu kararlardan Diyarbakır 6. Ağır Ceza

Mahkemesinin (CMK 250. maddesi ile görevli) 26/8/2010 tarihli kararı ile

Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesinin ( TMK 10. maddesi

ile görevli) 2/10/2013 tarihli kararının ilgili kısımları şöyledir:

"Değinilen Yargıtay

kararlarında; Hizb-ut Tahrir örgütü amacı,

stratejisi, yapılanması ve faaliyetleri itibarı ile 3713 sayılı yasanın 1.

maddesinde tarif edilen Anayasa'da belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini,

siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve

milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin

varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak

veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış

güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla kurulmuş bir terör örgütü

niteliğinde olduğu belirtilmektedir.

Mahkememizce de Hizb-ut

Tahrir örgütünün, Anayasal düzeni değiştirip yerine Şer'i esaslara dayalı din

devleti kurmak amacı ile kurulmuş bir terör örgütü olduğu kabul edilmiş, örgüt

üyelerinin eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nun 314/2

maddesindeki suçu oluşturduğu kanaatine varılmıştır. [Diyarbakır 6.

Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. maddesi ile görevli) 26/8/2010 tarihli ve

E.2009/583, K.2010/570 kararı]"

"8-SANIK YUNUS SEZER'in;Hizb-ut

Tahrir terör örgütünün yeminli üyesi olduğu,Hizb-ut

Tahrir terör örgütü Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi sorumlusu olduğu,üniversite içerisinde halaka

sorumlusu olduğu,grubunun bulunduğu,örgütün

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinde taban oluşturma/genişletme faaliyetleri ile

ilgili aktif olarak çalışmalarda bulunduğu,Erzurum

ilinde örgütün bölge sorumlusu (nakib) liderliğinde

yapılan aylık halaka ve örgütün Erzurumsorumlularının

yapmış oldukları haftalık halaka toplantılarına Ağrı

ilinden gelerek katıldığı,Ağrı ilinde yapmış olduğu

örgütsel faaliyetler ile ilgili kendisinden üst konumda bulunan örgüt

mensuplarına rapor verdiği,örgüte eleman kazandırmak

için Ağrı ilinde çalışmalarda bulunduğu, Hizb-ut

Tahrir terör örgütüne teberru adı altında maddi yardımda bulunduğu, Ağrı

İbrahim Çeçen Üniversitesinde bulunan örgüt üyelerinden teberru topladığı (...)

Hizb-ut Tahrir terör örgütünün benimsemiş olduğu

şer’i esaslara göre İslam Devleti kurma stratejisi olan, KÜLTÜRLENME

faaliyetleri kapsamında Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesinde stant açtığı, stant

faaliyetlerinde aktif olarak yer alarak organize ettiği,Hizb-ut

Tahrir terör örgütünün benimsemiş olduğu şer’i esaslara göre İslam Devleti

kurma stratejisi olan, Umuma açık toplantılar düzenlenerek halk ile

kaynaşılması hedefi olan HALK İLE BÜTÜNLEŞME faaliyetleri kapsamında Van ilindedüzenlenen konferansagittiği

(...) Sonuç itibariyle, sanık Yunus SEZER’in Hizb-ut Tahrir terör örgütü üyesi olduğu ve Hizb-ut Tahrir terör örgütü içerisindeAğrı

İbrahim Çeçen Üniversitesinde sorumlu düzeyde faaliyet gösterdiği, Erzurum ve

Ağrı illerinde yapılan örgütsel faaliyetlerdeaktif

olarak yer aldığı, örgütün propagandasını yaparak örgüte elaman kazandırmaya

çalıştığı [Erzurum4. Ağır Ceza Mahkemesinin ( TMK

10. maddesi ile görevli) 2/10/2013 tarihli ve E.2013/124, K.2013/189 sayılı

kararı]"

10. Yargıtay ilgili Ceza Dairesi tarafından farklı tarihli

kararlar ile hükümler onanmıştır.

11. Başvurucular 5/2/2018, 6/2/2018, 12/2/2018, 13/2/2018,

5/3/2018, 9/3/2018 ve 5/12/2018 tarihlerinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

12. Emniyet Genel Müdürlüğünün Hizb-ut

Tahrir örgütüne ilişkin raporu ve bu örgütle ilgili mahkeme kararları için Yılmaz Çelik ([GK], B. No: 2014/13117,

19/7/2018, §§ 23-29) kararına bakılabilir.

IV. İLGİLİ HUKUK

13. İlgili hukuk kaynakları için bkz. Yılmaz Çelik (aynı kararda bkz. §§ 30, 31) başvurusu

hakkında verilen karar.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

14. Mahkemenin 10/12/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

15. Başvurucular; Hizb-ut Tahrir

isimli oluşumun bir terör örgütü olmadığını, bu oluşumun şiddet içeren herhangi

bir faaliyetinin bulunmadığını belirterek silahlı terör örgütü üyesi olma

suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma haklarının

ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir. Başvurucular ayrıca ilk derece

mahkemesinin Hizb-ut Tahrir örgütünün bir terör

örgütü olmadığına dair muhtelif yargı kararlarına niçin itibar etmediğini,

yasal olarak hâlen piyasada bulunan dergi ve kitapların ne şekilde suç

oluşturduğunu da gerekçeli kararında açıklamadığını iddia etmişlerdir.

B. Değerlendirme

16. Anayasa’nın "Hak

arama hürriyeti" kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

“Herkes,

meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı

veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

17. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

18. Anayasa Mahkemesi aynı mahiyetteki şikâyetleri Yılmaz Çelik (aynı kararda bkz. §§ 45-62)

kararında incelemiştir. Anayasa Mahkemesi, derece mahkemelerinin kararlarında Hizb-ut Tahrir'in bir terör örgütü olarak kabul edilmesine

ilişkin olarak yeterli bir değerlendirme yapılmadığını ve derece mahkemelerinin

bazı şablon cümlelerin tekrarı görünümünde olan kararlarını hangi temele

dayandırdıklarını yeterince açık olarak belirtmediklerini tespit etmiştir.

Anayasa Mahkemesi ilave olarak derece mahkemelerinin ve Yargıtayın

Hizb-ut Tahrir örgütünün bir terör örgütü olup

olmadığına yönelik hiç değilse bir kere değerlendirmede bulunması,

gerekçelerini başvurucunun temel iddiaları ile mahkemelerin resen tespit

edecekleri ve yargılamanın doğasının gerektirdiği sorulara cevap verebilecek

nitelikte hazırlaması gerekirken bunu yapmadığı sonucuna ulaşmıştır. Anayasa

Mahkemesi bu gerekçeyle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamında gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar

vermiştir.

19. İlk derece mahkemelerinin başvurucuların mahkûmiyetine

ilişkin kararının gerekçesi ile Yargıtay ilamı incelendiğinde Hizb-ut Tahrir'in bir terör örgütü olarak kabul edilmesine

ilişkin olarak yeterli bir değerlendirme yapılmadığı, başvurucuların bu yöndeki

iddialarının gerekçede tartışılmadığı, mevcut başvuruda da anılan Yılmaz Çelik kararından ayrılmayı

gerektiren bir yön bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle başvurucuların

Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı

kapsamında gerekçeli karar haklarının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

20. 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (1) numaralı fıkrasının

ilgili kısmı ve (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

21. Başvurucular, ihlalin tespiti ve tazminata hükmedilmesi

taleplerinde bulunmuşlardır.

22. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Doğan kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan

kaldırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875,

7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal

kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin

devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına

da işaret etmiştir(Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B.No:

2016/12506, 7/11/2019).

23. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal

edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,

ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan

kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların

giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması

gerekmektedir (Mehmet Doğan, §§

55, 57).

24. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda Anayasa

Mahkemesi, 6216 sayılı Kanunun 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün 79. maddesinin 1 numaralı fıkrasının (a) bendi

uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama

yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder.

Anılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı

olarak, ihlali ortadan kaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve

bireysel başvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle

Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararına bağlı olarak yeniden yargılama

kararı verildiğinde, usul hukukundaki yargılamanın yenilenmesi kurumundan

farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama sebebinin varlığını kabul

hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir

karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini

beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama

kararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri

yerine getirmektir. (Mehmet Doğan,

§§ 58-59; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), §§ 57-59,

66-67).

25. İncelenen başvuruda başvurucuların Anayasa'nın 36.

maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı kapsamında gerekçeli karar haklarının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla somut başvuruda ihlalin mahkeme kararından

kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

26. Bu durumda Yılmaz Çelik

kararında da belirtildiği üzere (aynı kararda bkz. § 69) gerekçeli karar

hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Buna göre yapılacak yeniden yargılama

ise 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda derece

mahkemelerince yapılması gereken iş, öncelikle ihlale yol açan mahkeme

kararının ortadan kaldırılmasından ve ihlal kararı verilmesinin nedenlerini

gideren Anayasa Mahkemesinin belirttiği ilkelere uygun yeni bir karar

verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama

yapılmak üzere ekli (1) numaralı tablonun (D) sütununda belirtilen ilgili

mahkemelere gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

27. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden

yargılamanın yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin

reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

28. Avukat Mustafa Fuad Balıkçı

tarafından temsil edilen başvuruculara 2.475 TL vekâlet ücretinin müştereken

ödenmesine, Avukat Mustafa Kocamanbaş tarafından

temsil edilen başvuruculara 2.475 TL vekâlet ücretinin müştereken ödenmesine,

Avukat Abdulkadir Özer tarafından temsil edilen başvuruculara 2.475 TL vekâlet

ücretinin müştereken ödenmesine, Avukat Ferhat Yıldırım tarafından temsil

edilen başvuruculara 2.475 TL vekâlet ücretinin müştereken ödenmesine, avukatla

temsil edilen diğer başvuruculara 2.475 TL vekâlet ücretinin ayrı ayrı ödenmesine;dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL

harçtan oluşan yargılama giderinin başvuruculara ödenmesine karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkı ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere ekli

(1) numaralı tablonun (D) sütununda belirtilen ilgili mahkemelere

GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucuların tazminat taleplerinin REDDİNE,

E. Ekli (2) numaralı tabloda yer alan vekâlet ücretlerinin ve

Ekli (1) numaralı tablonun (E) sütununda belirtilen başvuru harçlarının

BAŞVURUCULARA ÖDENMESİNE,

F.

Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına

başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması

hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için

yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G.

Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 10/12/2019 tarihinde

OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Zehra

GAYRETLİ

Başvurucular

:

Gencebay

KELEŞ ve diğerleri [bkz. Ekli (1) numaralı tablo]

Vekili : bkz. Ekli (1) numaralı Tablonun F Sütunu

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2018/3465, 10 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucuların
  9. B. Değerlendirme
  10. A. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  11. B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  12. C. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkı ihlalinin
  13. Gökcan
  14. Hakyemez
  15. Gayretli
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2018/3465
Tarih
10 Aralık 2019

İlgili Kararlar

  • Fatih Durlanık Başvurusu (B. No: 2018/27900)
  • Ahmet Uçar ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/32896)
  • İzzet Doğan Başvurusu (B. No: 2018/31594)
  • Abdülmacit Selekler ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/1107)
  • Wıkımedıa Foundatıon Inc. ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/22355)
  • Betül Öztürk Gülhan ve Sıla Koç Başvurusu (B. No: 2016/12937)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.