İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Gülizar Gökmen Başvurusu (B. No: 2017/27471)

1. Başvuru; delil toplanması talebinin reddedilmesi,

Başvuru No2017/27471Tarih15 Eylül 2020Okuma11 dk · 2.270 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Gülizar Gökmen Başvurusu

Karar tarihi
15 Eylül 2020
Başvuru Numarası
2017/27471
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.270 kelime·11 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru; delil toplanması talebinin reddedilmesi,

delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu haksız şekilde mahkûmiyet hükmü

verilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 7/6/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. 1996 doğumlu olan başvurucu, olayların geçtiği tarihte

Manisa'nın Turgutlu ilçesinde ikamet etmektedir.

9. 2/9/2014 tarihinde suça sürüklenen çocuk M.Ş. ile

birlikte yaşları küçük olan Y., H., O., E. isimli mağdurlardan tehdit ve cebir

yoluyla toplamda 150 TL para aldığı iddiasıyla başvurucu hakkında Turgutlu

Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) soruşturma başlatılmıştır.

10.M.Ş., Cumhuriyet savcısı tarafından müdafii huzurunda

alınan ifadesinde özetle şunları beyan etmiştir.

"... Olay günü mahalleden

Gülizar, C. ve kardeşim ile birlikteyken Gülizar bizi zorla çarşıya götürdü.

Çarşıda gezerken Gülizar mağdurları yanımıza çağırdı. Mağdurlara '25 kuruşunuz

var mı' diye sordu. Gülizar çocuklardan paralarını almak için ''paranız varsa

verin yoksa sizi delik deşik ederim'' dedi. Biz Gülizar'a parayı alma dedik

ancak bizi dinlemedi. Çocuk cebinden cüzdanını çıkardı, 25 kuruş verecekti

ancak Gülizar cüzdanı isteyince C. de cüzdanı çocuktan alarak Gülizar'a verdi.

Bütün parayı Gülizar aldı. Gülizar parayı aldıktan sonra yürüyün gidin dedi. Kardeşim,

ben ve C. olaya karışmadık. Tüm parayı Gülizar tek başına harcadı. Mağdurlardan

biri Gülizar'a direnecekti ancak Gülizar çocuğa ''çek elini'' dedi. Gülizar'da

ya da bizde bıçak yoktu. Çocuklardan birisi Gülizar'ın aldığı parayı geri

isteyince Gülizar çocuğu korkutmak için C.'e bıçağı çıkar dedi ancak C. de

bıçak yoktu. Ben mağdurların hiçbirine dokunmadım..."

11. Cumhuriyet savcısı, Manisa Ruh Sağlığı ve

Hastalıkları Hastanesinden (Hastane) başvurucu hakkında rapor düzenlenmesini

istemiştir. 17/11/2014 tarihli raporda başvurucunun "yağma suçuna karşı

olay ile rahatsızlık arasında tam bir bağlantı kurulamadığı için cezai

ehliyetinin tam olduğu" görüşü bildirilmiştir.

12. Başsavcılıkça 19/10/2015 tarihli iddianame ile

başvurucu hakkında yağma suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

İddianamede mağdur beyanlarına, şüphelilerin savunmasına ve kamera kayıtlarına

dayanıldığı açıklanmıştır. 19/10/2015 tarihli iddianamenin ilgili kısmı

şöyledir:

"...Şüpheli Gülizar Gökmen'in

Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden düzenlenen 17/11/2014 ve

30/09/2015 tarihli raporlarında yağma suçuna karşı olay ile rahatsızlık

arasında bir bağlantı kurulamadığı için Cezai ehliyetinin tam olduğunun

bildirildiği,

İstanbul Adli Tıp Kurumunun 09/10/2015

tarihli raporunda; şüphelinin cezai sorumluluğunu müessir ve kişide şuur ve

harekat serbestisini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede

herhangi bir akıl hastalığı ve zeka geriliği saptanmadığı, şüphelinin mezkur

suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiil

ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak

boyutta bir akli arızanın içinde olduğuna delalet edecek herhangi bir tıbbi

bulgu ve belgeye rastlanılmadığı, bu duruma göre şüphelinin 05/09/2014

tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğunun tam olduğunun tespit

edildiği,

Yapılan soruşturma, mağdur beyanları,

şüpheli savunması, kamera kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte

değerlendirildiğinde, şüphelinin olay tarihinde diğer SSÇ'ler ile fikir ve

eylem birliği içerisinde hareket ederek mağdurlara karşı üzerine atılı yağma

suçunu işlediği anlaşılmış olmakla,

Şüphelinin yargılamasının yapılarak,

eylemine uyan yukarıda yazılı sevk maddesi gereğince

cezalandırılmasına..."

13. Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) yapılan

yargılamada başvurucu; müdafii eşliğinde yaptığı savunmasında zorla para

aldığını kabul etmediğini, çocuklardan para alıp almadığını hatırlamadığını

ifade etmiştir.

14. Hastaneden 17/11/2014 ve 25/6/2015 tarihlerinde

alınan iki raporda başvurucunun ceza ehliyetinin tam olduğu bildirilmiştir.

Mahkemece Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Dairesinden (Adli Tıp Kurumu) de

rapor istenmiş, 9/10/2015 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda da başvurucunun

"cezai sorumluluğunu azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl

hastalığı ve zeka geriliği saptanmadığı, işlediği suça karşı cezai

sorumluluğunun tam olduğu kanaatine varıldığı" bildirilmiştir.

15. Başvurucu, her ne kadar Hastane raporlarında ve Adli

Tıp Kurumu raporunda suç tarihi itibarıyla ceza ehliyetini etkileyecek herhangi

bir durumun bulunmadığı belirtilip ceza ehliyetinin tam olduğu kabul edilmişse

de daha önce başka suçlardan hakkında yapılan yargılamalarda da alınmış

raporlarının bulunduğunu ve anılan raporlarda ceza ehliyetinin olmadığının

tespit edildiğini belirterek Mahkemeden ceza ehliyeti hususunda yeniden

araştırma yapılmasını talep etmiştir.

16. Mahkemece başvurucunun talebi reddedilmiştir.

Mahkemenin başvurucu hakkında yeniden rapor alınması talebinin reddine dair

kararı şöyledir:

"Dosya içerisinde bulunan

09/10/2015 tarihli ATK 4. İhtisas Dairesinden alınan raporda, suç tarihinde

sanığın işlediği iddia edilen yağma suçu yönünden yapılan değerlendirmede,

sanığın ceza sorumluluğunun tam olduğu yönünde sonuç ve kanaat bildirildiği,

raporun ATK'nun ilgili ihtisas dairesinden alınmış olmasının yanında, sanık

müdafi tarafından da dile getirilen ve sanıkta bipolar bozukluk bulunduğuna

ilişkin tespite yer veren raporlarda dahil olmak üzere dosyanın tetkiki başlığı

altında 18 kalem olarak değerlendirmelerin yapıldığı, bu değerlendirmeler

içerisinde sınır zeka potansiyeli, bipolar afektif bozukluk, remisyonda tanısı,

epilepsi, kişilik bozukluğu, engellilik raporu vs. şeklinde tanıların konulduğu

raporların ve sanıkta var olduğu belirtilen patolojilerin irdelenerek raporun

düzenlendiği anlaşılmakla, yeniden rapor aldırılması yönündeki sanık müdafi

talebinin reddine oybirliğiyle karar verildi."

17. Mahkemece İlçe Emniyet Müdürlüğüne yazı yazılarak

başvurucunun sosyal, ekonomik durumu ve kişiliği hakkında bilgi verilmesi

istenmiş, İlçe Emniyet Müdürlüğünden gelen yazı cevabında başvurucunun

görevlilerce bilinen şahıslardan olduğu, on dört adet suç kaydının olduğu, bu

suçlardan dördünün yağma, birinin kapkaç ve ikisinin de hırsızlık olduğu,

kendisinin bayan olmasına rağmen saçı ve giyim tarzıyla erkeksi görünüm vermeye

çalıştığı, çevrede erkek Güzi olarak bilindiği, çevresinin sabıkalı ve

suç işlemeye meyilli kişilerden oluştuğu bildirilmiştir.

18. Mahkeme 18/12/2015 tarihinde başvurucunun 5 kez 4 yıl

hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili

kısmı şöyledir:

"...Bu dosya yönünden Adli Tıp

Kurumu Başkanlığı 4.İhtisas Kurulu'nun 09/10/2015 tarih ve 2015/4400 sayılı

raporunda, "dosyanın tetkiki " başlıklı bölümün 18 madde halinde

düzenlendiği, bu maddelerde sanığın daha önce tedavi gördüğü, sağlık

kuruluşlarınca tespit edilip, raporlara yansıyan sanık müdafiinin vurguladığı,

bipolar bozukluk ve akıl hastalığı tanıları da dahil olmak üzere birçok

patolojik bulguya değinilinerek (epilepsi, mentaldertasyon, ilaç kullanımı,

davranış bozukluğu, sınır zekavs.) tüm raporlarınirdelendiği, ayrıca mevcutlu

olarak gönderilen sanık muayene edilerek düzenlenen bu raporun sonuç kısmında,

sanığın cezai sorumluluğunu müessir ve kişide şuur ve harekât serbestîsini

ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl

hastalığı ve zekâ geriliği saptanmadığının ve sanığın mezkûr suçu işlediği

sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiil ile ilgili

olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak boyutta bir

akli arızanın içinde olduğuna delalet edecek herhangi bir tıbbi bulgu ve

belgeye rastlanmadığının ve sanık Gülizar Gökmen’in[başvurucu] 02.09.2014 tarihinde

bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğunun tam olduğunun bildirildiğinin

anlaşılması karşısında, dosyadaki mevcut ATK 4.İhtisas Dairesinden alınan

raporun yetkili ve ehil resmi kuruluştan sanık muayene edilerek ve daha önce

hakkında yapılan tedaviler ile tespit edilenbulgular irdelenerek suç

tarihindeki atılı eylemlere ilişkin olarak düzenlenmiş olması karşısında

yeterli kabul edilerek sanık hakkında yeniden rapor aldırılması yönünde

taleplerin reddine karar verilmiştir...

...sanığın mağdurlardan para istemesi ve

mağdurların ilk önce para vermeyi kabul etmemeleri karşısında TCK nun 148.

maddesi anlamında bir malı teslim etmeye veya vermeye mecbur kılma kapsamında

kabul edilecek şekilde önce "vermezseniz sizi delik deşik ederim"

şeklinde tehdit içeren söz kullanmış olması ve mağdurların yine para vermek

istememeleri üzerine bu defa sanki yanında duran diğer s.s.çocuklarda bıçak

varmış kanaati uyandırarak mağdurların üzerinde korku ve endişe yaratarak para

vermeye zorlamayı yönelik olarak"bıçağı ver" şeklinde beyanda

bulunması ve sonucunda çocuklardan para alması şeklinde gerçekleşen eylemin TCK

nun 148. maddesinde düzenlenen yağma suçunu oluşturduğu kabul edilip, buna göre

uygulama yapılmıştır.

Kovuşturma aşamasında mağdurlardan

alınan paranın sanık Gülizar tarafından iade edilmesi karşısında, sanık

hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanması gerekmiştir.

...

Yukarıda değinilen yargısal içtihatlar

ve uygulama görüşleri ile sanıkların adli sicil kaydında birden çok sayıda

hüküm bulunması dikkate alınarak, durumlarının araştırılması için İlçe Emniyet

Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen cevabi yazının sonuç kısmında özetle

"...sanığın görevlilerce bilinen şahıslardan olduğu, 14 adet suç kaydının

bulunduğu (4 adet yağma, 1 adet kapkaç, 5 adet kasten yaralama, 2 adet evde

hırsızlık, 1 adet özel belgede sahtecilik, 1 adet kullanmak için uyuşturucu

madde bulundurmak), kendisinin bayan olmasına rağmen saç traşı ve giyim

tarzıyla erkeksi görünüm vermeye çalıştığı ve çevrede "erkek Güzi "

lakabıyla bilindiği ve tanındığı, çevresinin suç kaydı bulunan sapıkalı ve suça

mehilli insanlardan oluştuğu, çevresiyle iyi geçinen insanlardan olmadığı,

geçimsiz biri olarak tanındığı.." ibaresine yer verildiği anlaşılmıştır.

Bu doğrultuda yapılan değerlendirmede,

sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası

etkileri dikkate alınarak, hakkında TCK.nun 62. Maddesindeki takdiri indirim

maddesinin uygulanmamasının hakkaniyete, ceza adaletine ve dosya kapsamına

uygun olacağı değerlendirilmiş ve uygulama buna göre yapılmıştır..."

19. Başvurucu; Adli Tıp raporları arasındaki çelişkinin

giderilmediğini, mahkûmiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek

temyiz kanun yoluna başvurmuştur.

20. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 7/3/2017 tarihli kararı

ile hüküm onanmıştır.

21. Başvurucu 29/5/2017 tarihinde onama kararını

öğrendiğini bildirmiş, 7/6/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

22. Mahkemenin 15/9/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Silahların

Eşitliği İlkesinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları

23. Başvurucu; ceza ehliyetine ilişkin yeniden rapor

alınması talebinin reddedildiğini, daha önce alınan raporlarda ceza ehliyetinin

olmadığının tespit edildiğini, raporlar arasında çelişki olduğunu belirterek

adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

24. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucunun iddialarının adil yargılanma hakkı kapsamında silahların

eşitliği ilkesi yönünden incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

25. Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca herkes iddia,

savunma ve adil yargılanma hakkına sahiptir. Anayasa'nın anılan

maddesinde adil yargılanma hakkından ayrı olarak iddia ve savunma

hakkına birlikte yer verilmesi, taraflara iddia ve savunmalarını mahkeme önünde

dile getirme fırsatı tanınması gerektiği anlamını da içermektedir (Mehmet

Fidan, B. No: 2014/14673, 20/9/2017, § 37). Nitekim Anayasa

Mahkemesi de Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok

kararında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadıyla adil yargılanma hakkının

kapsamına dâhil edilen silahların eşitliği ilkesine Anayasa'nın 36.

maddesi kapsamında yer vermektedir. Bu itibarla anılan ilkenin adil yargılanma

hakkının kapsam ve içeriğine dâhil olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Anılan

ilkeye uygun yürütülmeyen bir yargılamanın hakkaniyete uygun olması mümkün

değildir (Mehmet Fidan, § 38).

26. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının

usule ilişkin haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan

birinin diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve

savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip

olması anlamına gelir (Yaşasın Aslan, B. No: 2013/1134, 16/5/2013, §

32). Silahların eşitliği ilkesi kapsamında yapılacak inceleme, başvuru konusu

yargılamanın bir bütün olarak adil olup olmadığının değerlendirilmesidir (Yüksel

Hançer, B. No: 2013/2116, 23/1/2014, § 19).

27. Kural olarak Anayasa Mahkemesinin görevi herhangi bir

davada bilirkişi raporu veya uzman mütalaasının gerekli olup olmadığına karar

vermek değildir (Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800,

18/6/2014, § 68). Kural olarak hâkim ya da mahkeme, bilirkişi incelemesi

yaptırmak zorunda olmadığı gibi bilirkişilerce hazırlanan raporlarla da bağlı

değildir. Derece mahkemesi, bilirkişi mütalaasına uymayan bir karar da

verebilir (Yahya Murat Demirel ve Hüsnü Barbaros Olcay, B. No:

2013/7996, 17/2/2016, § 54).

28. Yargılama makamları, yargılamanın taraflarının ileri

sürdüğü iddiaları ve gösterdikleri delilleri gereği gibi incelemek zorundadır.

Bununla birlikte belirli bir davaya ilişkin olarak delilleri değerlendirme ve

gösterilmek istenen delilin davayla ilgili olup olmadığına karar verme yetkisi

esasen derece mahkemelerine aittir. Mevcut yargılamada geçerli olan delil sunma

ve inceleme yöntemlerinin adil yargılanma hakkına uygun olup olmadığını

denetlemek Anayasa Mahkemesinin görevi kapsamında olmayıp Anayasa Mahkemesinin

görevi başvuru konusu yargılamanın bütünlüğü içinde adil olup olmadığının

değerlendirilmesidir (Muhittin Kaya ve Muhittin Kaya İnşaat Taahhüt

Madencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., B. No:

2013/1213, 4/12/2013, § 27).

29. Mahkemece başvurucunun ceza ehliyeti konusunda

yeniden rapor alınması talebi reddedilerek ret kararı gerekçelendirilmiştir.

Mahkeme gerekçeli kararında, Adli Tıp Kurumunun 9/10/2015 tarihli raporunun

"Dosyanın Tetkiki" başlıklı bölümün 18 madde hâlinde

düzenlendiği, bu maddelerde başvurucunun daha önce tedavi gördüğü sağlık

kuruluşlarınca tespit edilen ve raporlara yansıyan tüm teşhis ve tedavilerin

incelendiği değerlendirilmiştir. Mahkeme ayrıca başvurucunun mevcutlu

gönderilerek muayene edildiğini, başvurucuda akıl hastalığı ve zeka geriliğinin

tespit edilmediğini, daha önce sağlık raporları ile tespit edilen tüm bulguların

irdelenerek raporun ona göre oluşturulduğunu belirtmiştir. Mahkeme tüm bu

değerlendirmeleri yaptıktan sonra başvurucunun ceza sorumluluğunun tam olduğuna

dair raporlar nedeniyle yeniden rapor alınması yönündeki talebin reddine karar

verdiğini belirtmiştir.

30. Başvurucunun Adli Tıp Kurumunun raporuna karşı

itirazlarını sunma imkânı bulduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca yargılama sürecine

bir bütün olarak bakıldığında başvurucunun delillerini ve iddialarını sunma

fırsatı bulamadığına dair bir olguya rastlanmadığı dikkate alındığında

silahların eşitliği ilkesine yönelik bir ihlal olmadığının açık olduğu

anlaşılmaktadır.

31. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Diğer İhlal

İddiaları

32. Başvurucu; delillerin hatalı değerlendirildiğini,

ceza ehliyeti olmadığı hâlde mahkûmiyet kararı verildiğini ileri sürmüştür.

33. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında,

kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel

başvuruda incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler

önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile

uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu

olamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil

eden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu

kapsamda değildir (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

34. Somut olayda başvurucunun iddialarının ilk derece

mahkemesi tarafından delillerin değerlendirilmesinde ve yorumlanmasında isabet

olmadığına, esas itibarıyla yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu görülmektedir.

Yapılan yargılama sonucu verilen kararda bariz takdir hatası veya açık bir

keyfîlik oluşturan herhangi bir durum da tespit edilmemiştir.

35. Başvurucu tarafından ileri sürülen ihlal iddialarının

yukarıda belirtilen içtihat kapsamında kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu

sonucuna varıldığından başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine

ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL

EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

BIRAKILMASINA,

C. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 15/9/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

M. Emin KUZ

Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Raportör : Cafiye Ece YALIM Başvurucu : Gülizar GÖKMEN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2017/27471, 15 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İnceleme Ve
  10. Gerekçe
  11. A. Silahların
  12. B. Diğer İhlal
  13. A. 1. Silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine
  14. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde
  15. C. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  16. M. Emin KUZ
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2017/27471
Tarih
15 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Mehdin Taş Başvurusu (B. No: 2018/33102)
  • Hüseyin Sizer Başvurusu (B. No: 2019/17279)
  • Pınar Gül Başvurusu (B. No: 2019/17281)
  • S.ç. Başvurusu (B. No: 2017/17516)
  • Musa Yılmaz Başvurusu (B. No: 2019/17368)
  • Erol Çiçek Başvurusu (B. No: 2017/22570)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.