İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

H.g. Başvurusu (B. No: 2018/8582)

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda tutukluyken açık görüş

Başvuru No2018/8582Tarih14 Ekim 2020Okuma9 dk · 1.887 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm H.G. Başvurusu

Karar tarihi
14 Ekim 2020
Başvuru Numarası
2018/8582
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.887 kelime·9 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, ceza infaz kurumunda tutukluyken açık görüş

hakkından yararlandırılmama nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal

edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 29/3/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

9. Türkiye 15 Temmuz 2016 gecesi silahlı bir darbe

teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış ve Bakanlar Kurulu tarafından ülke genelinde

21/7/2016 tarihinden itibaren doksan gün süreyle olağanüstü hâl (OHAL) ilan

edilmesine karar verilmiştir. OHAL üçer aylık sürelerle uzatılarak 18/7/2018

tarihine kadar devam etmiştir. Darbe teşebbüsüne ilişkin süreç, OHAL ilanı,

OHAL döneminin gerektirdiği tedbirlere ilişkin detaylı açıklamalar Anayasa

Mahkemesinin Aydın Yavuz ve diğerleri ([GK], B. No: 2016/22169,

20/6/2017, §§ 12-20, 47-66) kararında yer almaktadır.

10. Darbe teşebbüsü öncesinde Cumhuriyet savcısı olarak

görev yapan başvurucu, 15 Temmuz 2016 tarihli darbe teşebbüsü sonrasında terör

örgütüne [Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY)] üye

olma ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçları kapsamında

yürütülen soruşturma sürecinde Diyarbakır 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/7/2016

tarihli kararıyla tutuklanmış ve Alanya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (Ceza

İnfaz Kurumu) konulmuştur.

11. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının (Başsavcılık)

Ceza İnfaz Kurumuna gönderdiği 2/9/2016 tarihli yazısında, yürütülmekte olan

FETÖ/PDY soruşturması kapsamında tutuklanarak ceza infaz kurumunda barındırılan

şüpheliler hakkında avukatları ile görüştürülmeleri, telefon

görüşmeleri ve ziyaretçileri ile görüştürülmeleri hususlarında

ilgili mevzuat hatırlatılmıştır. Bu kapsamda 22/7/2016 tarihli ve 667 sayılı

Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde

Kararname'nin (KHK) 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendi uyarınca tutukluların

eşleri, ikinci dereceye kadar kan ve birinci dereceye kadar kayın hısımları ile

vasileri ve kayyımları ile 15 günde 1 defa olmak üzere 10 dakikayı geçmeyecek

şekilde telefonla haberleşmelerinin sağlanmasına ve tutukluların

belgelendirmesi koşuluyla eşi, anne-babası ve çocukları tarafından haftada bir

ve yarım saati geçmemek üzere, kurumca uygun görülecek bir günde ziyaret edilebilmelerine

karar verildiği bildirilmiştir.

12. Başvurucunun eşi L.N.G. 14/11/2016 ve 24/11/2016

tarihli dilekçeler ile Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan başvurucu

hakkındaki görüş süreleriyle ilgili kısıtlamaların ve açık görüş yasağının

kaldırılması talebinde bulunmuştur.

13. Alanya İnfaz Hâkimliğinin 8/12/2016 tarihli

yetkisizlik kararı ile dosyanın görevli ve yetkili Diyarbakır İnfaz Hâkimliğine

(İnfaz Hâkimliği) gönderilmesine karar verilmiştir. Karar gerekçesinde, talep

konusu ilgili kısıtlamaların Başsavcılıkça getirilmiş olduğu vurgulanarak

itirazları incelemenin İnfaz Hâkimliğinin yetkisinde olduğu belirtilmiştir.

14. Anılan karara karşı başvurucunun eşi tarafından

yapılan itiraz, Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/12/2016 tarihli kararıyla kesin

olarak reddedilmiştir.

15. Kararın kesinleşmesi üzerine söz konusu dosya İnfaz

Hâkimliğine gönderilmiştir. Başvurucu, Alanya İnfaz Hâkimliğine hitaben yazdığı

28/12/2017 tarihli dilekçesinde görüş hakkıyla ilgili kısıtlamaların ve

özellikle açık görüş yasağının kaldırılması talebinde bulunmuştur. Öte yandan

Ceza İnfaz Kurumunun İnfaz Hâkimliğine gönderdiği 12/2/2018 tarihli yazıda,

Başsavcılığın soruşturması kapsamında 2/9/2016 tarihli yazısı gereğince

başvurucunun eşi, annesi, babası ve çocuklarıyla haftada bir kez ve yarım saati

geçmemek üzere kapalı görüş hakkından yararlandığı ancak açık görüş yasağının

devam ettiği bildirilmiştir.

16. İnfaz Hâkimliğinin 21/2/2018 tarihli kararı ile

başvurucunun 28/12/2017 tarihli dilekçesi ve Alanya İnfaz Hâkimliğinin

yetkisizlik kararına ilişkin dosyası birlikte değerlendirilerek talebin reddine

karar verilmiş ve karara karşı tebliğden itibaren bir hafta içinde itiraz

yoluna müracaat edilebileceği bildirilmiştir. Kararın gerekçesinde, öncelikle

Ceza İnfaz Kurumuna başvuru yapılarak bu hususta bir karar alınmadan doğrudan

İnfaz Hâkimliğine talepte bulunulmasının ilgili mevzuata uygun olmadığı

açıklanmıştır.

17. Söz konusu karar 27/2/2018 tarihinde başvurucuya

tebliğ edilmiştir.

18. Başvurucu 29/3/2018 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

19. Öte yandan UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve

belgelerden başvurucunun İnfaz Hâkimliği kararına karşı herhangi bir itirazda

bulunmadığından kararın 7/3/2018 tarihinde kesinleştiği ve 16/3/2018 tarihinde

Ceza İnfaz Kurumundan tahliye edildiği anlaşılmaktadır.

IV. İLGİLİ

HUKUK

20. Anayasa Mahkemesi daha önceki içtihadında mahpusların

açık görüş hakkının sınırlandırılmasına dayanak oluşturan ulusal ve

uluslararası mevzuat ile konuyla ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

kararlarına yer vermiştir (Halil Berk, B. No: 2017/8758, 21/3/2018, §§

18-37; M.Ö., B. No: 2017/34584, 22/3/2018, §§ 18-37).

21. 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği

Kanunu’nun "İnfaz hâkimliğine şikâyet ve usulü" kenar başlıklı

5. maddesinin ilgili bölümleri şöyledir:

"Ceza infaz kurumları ve

tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla

ilgili faaliyetlerin kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri ile genelgelere

aykırı olduğu gerekçesiyle bu işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten

itibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde

şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabilir.

...

Şikayet yoluna, kendisi ile ilgili olmak

kaydıyla hükümlü veya tutuklu ya da eşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahip

çocuğu veya kardeşi, müdafii, kanuni temsilcisi veya ceza infaz kurumu ve

tutukevi izleme kurulu başvurabilir.

..."

22. 4675 sayılı Kanun'un "İnfaz

hâkimliğince şikâyet üzerine verilen kararlar" kenar başlıklı 6.

maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları şöyledir:

"İnfaz hâkiminin kararlarına

karşı şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren

bir hafta içinde Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerine göre acele itiraz

yoluna gidilebilir.

İtiraz, infaz hâkimliğinin kurulduğu yer

ağır ceza mahkemesine yapılır. İnfaz hâkimi aynı zamanda bu mahkemenin üyesi

olduğu takdirde itirazla ilgili karara katılamaz."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

23. Mahkemenin 14/10/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi Yönünden

24. Başvurucu, bireysel başvuru harç ve giderlerini ödeme

gücünden yoksun olduğunu belirterek adli yardım talebinde bulunmuştur.

25. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No:

2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini

önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden

yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli

yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. Aile Hayatına Saygı Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin

İddia

1. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

26. Başvurucu; Başsavcılığın 2/9/2016 tarihli görüş kısıtlaması

kararına istinaden, tutuklanarak ceza infaz kurumuna konulduğu 28/7/2016

tarihinden tahliye olduğu 16/3/2018 tarihine kadar eşi, kardeşleri ve yakın

akrabaları ile açık görüş hakkından yararlandırılmadığını belirtmiştir.

Başvurucu, açık görüş hakkının OHAL döneminde süresiz ve gerekçesiz bir şekilde

kısıtlanabileceğine dair yasal bir düzenleme bulunmadığını ve ailesi ile açık

görüş yapmasının yargılamanın selameti açısından nasıl bir sakıncası olduğunun

açıklanmadığını ifade etmiştir. Diğer yandan başvurucu, İnfaz Hâkimliği

kararına karşı itirazda bulunduğunu iddia etmiş ancak 16/3/2018 tarihinde

tahliye olmasının doğal sonucu olarak söz konusu kısıtlamaların ortadan

kalkması nedeniyle de artık başvuracağı bir makamın bulunmadığını dile getirerek

süresi içinde bireysel başvuruda bulunduğunu bildirmiştir. Netice olarak

başvurucu; yaklaşık yirmi aylık süre boyunca ailesiyle açık görüş hakkından

yararlandırılmamasının işkence ve kötü muamele yasağını ihlal ettiğini, ayrıca

aynı suçtan yargılanan diğer hükümlü ve tutuklulardan farklı olarak ve uzun

süre sadece kendisine açık görüş yaptırılmama uygulamasının ayrımcılık nedenine

dayandığını ileri sürmüştür.

27. Bakanlık görüşünde, Ceza İnfaz Kurumunda kaldığı

sürede açık görüş hakkından yararlandırılmamış ise de başvurucunun kapalı

görüş, telefonla haberleşme ve mektupla haberleşme haklarını kullandığı

bildirilmiştir. Ayrıca kişiye sıkı sıkıya bağlı olan şikâyet hakkını

başvurucunun temsilcisi olmayan eşinin başvurucu adına kullanamayacağı

belirtilmiştir. Diğer bir anlatımla başvurucunun eşinin yapmış olduğu itiraz

sonucu Alanya İnfaz Hâkimliğinin ve İnfaz Hâkimliğinin verdiği kararların

başvuruya dayanak yapılan belgeler arasına dâhil edilemeyeceğinin

değerlendirildiği ifade edilmiştir. Bundan başka başvurucunun ilgili mevzuat

uyarınca Ceza İnfaz Kurumu idaresine açık görüş yaptırılması yönünde bizzat

başvuruda bulunmadığı hatırlatılmıştır. Son olarak başvurucunun İnfaz

Hâkimliğinin 21/2/2018 tarihli kararına karşı Diyarbakır 1. Ağır Ceza

Mahkemesine itirazda bulunduğunu belirtmesine rağmen söz konusu itiraza ilişkin

bilgi ve belgenin Anayasa Mahkemesine sunulmadığı, yapılan yazışmalarda da söz

konusu itiraza ilişkin bilgi ve belgelere ulaşılamadığı bildirilmiştir. Bu

bağlamda belirtilen tüm hususların dikkate alınması talep edilmiştir.

28. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı verdiği cevapta

önceki iddialarını tekrar etmiştir.

2. Değerlendirme

29. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969,

18/9/2013, § 16). Başvurucunun şikâyetinin özünün tutuklu bulunduğu sürede

ailesiyle açık görüş imkânından yararlanamamasına ilişkin olduğu

anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesi benzer bir başvuruyu aile hayatına saygı

hakkı kapsamında incelemiştir (Murat Aydın, B. No: 2016/58533, 3/7/2019,

§ 50). Somut başvuruda da bu durumdan ayrılmayı gerektirecek bir yön

bulunmamaktadır.

30. Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının ilgili

kısmı şöyledir:

"Başvuruda bulunabilmek için

olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır."

31. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel

başvuru hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri

sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal

başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması

gerekir."

32. Başvuru yollarının tüketilmesi koşulu, bireysel

başvurunun temel hak ihlallerini önlemek için son ve olağanüstü bir çare

olmasının doğal sonucudur. Diğer bir ifadeyle temel hak ihlallerini öncelikle

idari makamların ve derece mahkemelerinin gidermekle yükümlü olması, başvuru

yollarının tüketilmesi koşulunu zorunlu kılmaktadır (Necati Gündüz ve Recep

Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, § 20).

33. Anılan Anayasa ve Kanun hükümlerine göre bireysel

başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek için olağan kanun yollarının

tüketilmiş olması gerekir. Temel hak ve özgürlüklere saygı, devletin tüm

organlarının anayasal ödevi olup bu ödevin ihmal edilmesi nedeniyle ortaya

çıkan hak ihlallerinin düzeltilmesi idari ve yargısal makamların görevidir. Bu

nedenle temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının öncelikle derece

mahkemeleri önünde ileri sürülmesi, bu makamlar tarafından değerlendirilmesi ve

bir çözüme kavuşturulması esastır (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B.

No: 2012/403, 26/3/2013, § 16).

34. Bu nedenle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru,

iddia edilen hak ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde

başvurulabilecek ikincil nitelikte bir hak arama yoludur. Bireysel başvuru

yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek

için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur. Bu ilke uyarınca

başvurucunun Anayasa Mahkemesi önüne getirdiği şikâyetini öncelikle ve

süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi, bu

konuda sahip olduğu bilgi ve kanıtları zamanında bu makamlara sunması ve aynı

zamanda bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş

olması gerekir (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, § 17).

35. Somut olayda, İnfaz Hâkimliğinin 21/2/2018 tarihli kararı

ile açık görüş yasağının kaldırılmasıyla ilgili olarak -aralarında çıkar

çatışması bulunmayan- başvurucu ve eşinin talepleri birlikte değerlendirilip

reddedilmiştir. Anılan kararın 27/2/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edildiği,

itiraz süresi içinde başvurucunun itirazda bulunmaması nedeniyle kararın

7/3/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır (bkz. § 19). Diğer bir ifade

ile başvurucu, İnfaz Hâkimliği kararının tebliğinden sonra başvuru yollarını

tüketmeden 29/3/2018 tarihinde doğrudan bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvuru

konusu olay bağlamında İnfaz Hâkimliği kararına karşı olağan itiraz kanun

yoluna başvurmayan başvurucunun itiraz süresinden sonra 16/3/2018 tarihinde

tahliye olmasının başvuru yollarının tüketilmesi kuralına istisna tanınmasını

gerektiren bir durum olduğu söylenemez.

36. Bu durumda başvurucunun şikâyetlerini değerlendirerek

çözüm sağlayabilecek etkili bir hukuk yolunun tüketilmesi bakımından üzerine

düşen gerekli özeni göstermediği sonucuna varılmıştır. Öte yandan olağan başvuru

yolu tüketilmeden yapılan bireysel başvurunun incelenmesi bireysel başvurunun ikincillik

niteliği ile de bağdaşmamaktadır.

37. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

38. Aile hayatına saygı hakkı yönünden başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezlik kararı verildiğinden anılan hakla

bağlantılı olarak Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesinin ihlal

edildiği iddiasının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli

tutulması talebinin KABULÜNE,

B. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından adli yardım talebi kabul edilen başvurucunun

yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAF TUTULMASINA 14/10/2020 tarihinde

OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Selahaddin MENTEŞ Raportör : Volkan SEVTEKİN Başvurucu : H.G.

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2018/8582, 14 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İlgili
  10. Hukuk
  11. V. İnceleme Ve Gerekçe
  12. A. Adli Yardım Talebi Yönünden
  13. B. Aile Hayatına Saygı Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin
  14. A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli
  15. B. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  16. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2018/8582
Tarih
14 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Raşit Dörtyol Başvurusu (B. No: 2017/33829)
  • Hamiyet Sürücü Başvurusu (B. No: 2017/32292)
  • A.b. Başvurusu (B. No: 2018/2626)
  • Fatih Aktaş Başvurusu (B. No: 2017/38605)
  • Ahmet Gülbeyaz Başvurusu (B. No: 2018/7688)
  • Ferhan Arslan Başvurusu (B. No: 2019/19502)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.