İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

H. Y. Başvurusu (B. No: 2014/19607)

(Başvuru Numarası: 2014/19607)

Başvuru No2014/19607Tarih11 Mayıs 2017Okuma9 dk · 1.786 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm

Başvuru No
2014/19607
Karar tarihi
11 Mayıs 2017
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.786 kelime·9 dk okuma·18 bölüm

H. Y. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/19607)

Karar Tarihi: 11/5/2017

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ahlaki durum gerekçe gösterilerek Türk Silahlı

Kuvvetlerinden (TSK) ayırma işlemi tesis edilmesi nedeniyle özel hayatın

gizliliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 17/12/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucu, 2007 yılında Deniz Kuvvetleri Komutanlığında

astsubay olarak göreve başlamıştır. 2012 yılında evlenmiştir. Bir çocuk

babasıdır.

9. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ve kamuoyunda

"askeri casusluk soruşturması" adıyla anılan soruşturma üzerine

açılan kamu davasında yargılama dosyasına sunulan belgelerde başvurucunun bir

bayanla cinsel ilişki görüntülerinin bulunduğu belirtilerek başvurucu hakkında idari

tahkikat başlatılmıştır.

10. Söz konusu tahkikatı yürütmekle görevlendirilen İstihbarat

Başkanlığı görevlileri tarafından 4/6/2013 tarihinde başvurucunun ifadesi

alınmıştır. İfade tutanağında, başvurucuya söz konusu görüntü kayıtları

hakkındaki bilgisi ve video kayıtlarının üçüncü şahısların eline nasıl geçtiği sorulmuştur.

Başvurucu, sorulan soruları ayrıntılı olarak yanıtlamış ve ifade tutanağını

imzalamıştır.

11. Tahkikat sonucunda, TSK'nın itibarını sarsacak nitelikte

ahlak dışı davranışta bulunduğu belirtilerek 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı

Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca başvurucu

hakkında 21/8/2013 tarihinde TSK'dan ayırma işlemi tesis edilmiştir.

12. Başvurucu TSK'dan ayırma kararına karşı Askeri Yüksek İdare

Mahkemesinde (AYİM) iptal davası açmıştır. Başvurucu dava dilekçesinde, çok

sayıda takdir belgelerinin bulunduğunu, hiç bir disiplin cezası bulunmadığını,

çok başarılı çalışmaları olduğunu, özel yaşamına ait unsurların kurum

disiplinini ve düzenini tehdit eden bir yönü bulunmadığını ileri sürmüştür. Başvrucu, bekar olduğu dönemde yaşadığı ilişkiye ait hukuka

aykırı şekilde ele geçirilen görüntüler nedeniyle TSK'dan çıkarma cezası

verilmesinin ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu iddia etmiştir.

13. AYİM, oyçokluğuyla davayı reddetmiştir. AYİM'e

göre başvurucuya isnat edilen davranışlar, TSK'nın itibarını sarsacak nitelikte

ahlak dışı davranış kapsamındadır ve bu nedenle başvurucunun TSK'daki görevini

devam ettirmesi uygun değildir.

14. İki hâkim üye karara muhalif kalmıştır. Muhalif üye

görüşlerinde, 31/1/2013 tarihli ve 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin

Kanunu'nun geçici 1. maddesinin (4) numaralı fıkrasında yer alan hükmün

Anayasa'ya aykırı olduğu, bu hükme karşı daha önce Anayasa Mahkemesine yapılmış

olan başvurunun sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiği belirtilmiştir.

Esas yönünden ise 6413 sayılı Kanun'da öngörülen makamlar tarafından ve bu

Kanun'da belirtilen usuller dikkate alınarak işlem tesis edilmesi gerekirken

926 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması nedeniyle işlemin hukuka aykırı olduğu

ifade edilmiştir.

15. Başvurucunun söz konusu karara karşı karar düzeltme istemi

de reddedilmiştir. Nihai karar 2/12/2014 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ

edilmiştir.

16. Başvurucu vekili tarafından 17/12/2014 tarihinde bireysel

başvuru yapılmıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

17. Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlarında TSK'da görev

yapan askerî personel hakkında ahlaki nedenlerle ayırma işlemi tesis edilmesine

dayanak oluşturan mevzuata (G.G.

[GK], B. No: 2014/16701, 13/10/2016, §§ 23-30) ve benzer durumlara ilişkin

uluslararası hukuka (Yaşar Türkmen,

B. No: 2014/5418, 15/2/2017, §§ 26-33) yer vermiştir.

18. 6413 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin (4) numaralı

fıkrasında yer alan "... Söz konusu

yönetmelik yürürlüğe girinceye kadar 926 sayılı Kanunun, bu Kanunun 45 inci

maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendi ile yürürlükten kaldırılan hükümlerinin

uygulanmasına devam olunur.” hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğu ileri

sürülmüştür. Anayasa Mahkemesinin 3/7/2014 tarihli ve E. 2014/24, K.2014/122

sayılı kararıyla itirazın reddine hükmedilmiştir.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 11/5/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

20. Başvurucu, TSK'da görev yaptığı sürede çok sayıda takdirname

ile ödüllendirildiğini, sicillerinin çok iyi derecede olduğunu, hiçbir disiplin

cezası bulunmadığını, özel hayatına ilişkin unsurların hiçbir şekilde görevine

yansımadığını, ayırma işleminin ölçüsüz olduğunu belirtmiştir. Bu nedenlerle Anayasa'nın

20. maddesinde yer alan özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğini iddia

etmiş, yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Başvurucu ayrıca kimliğinin kamuya açık belgelerde gizli tutulmasını

istemiştir.

B. Değerlendirme

21. İddianın değerlendirilmesine dayanak alınacak Anayasa’nın

20. maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"Herkes, özel hayatına

ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve

aile hayatının gizliliğine dokunulamaz."

1. Gizlilik Talebi Yönünden

22. Somut olayın koşulları dikkate alındığında başvurucunun

şeref ve itibarının korunması bakımından haklı nedenler bulunduğu

anlaşıldığından kamuya açık belgelerde kimliğinin gizli tutulması talebinin

kabulüne karar verilmesi gerekir.

2. Kabul Edilebilirlik Yönünden

23. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan özel

hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

3. Esas Yönünden

24. Cinsel yaşamına ilişkin hususlar gerekçe gösterilerek

"disiplinsizlik ve ahlaki durum" sebebiyle başvurucu hakkında TSK'dan

ayırma işlemi tesis edilmesinin özel hayatının gizliliği hakkına bir müdahale oluşturduğu

açıktır (Ata Türkeri, B. No:

2013/6057, 16/12/2015, § 34; G.G., §

43).

25. Anılan müdahalenin ihlal oluşturmaması için Anayasa'nın 13.

maddesinde düzenlenen ve somut başvuruya uygun düşen "kanunlar tarafından

öngörülme", "Anayasa’nın ilgili maddesinde belirtilen nedenlere

dayanma", "demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük

ilkesine aykırı olmama" ölçütlerine uygun olması gerekir.

26. Ayırma işlemine dayanak teşkil eden mevzuat hükümleri

dikkate alındığında müdahalenin kanunlar tarafından öngörülme ölçütüne uygun

olduğu (Ata Türkeri, § 39; G.G., §§ 48-50), askerî disiplinin ve kamu

hizmetinin gereği gibi yürütülmesinin sağlanması, bu itibarla millî güvenliğin

korunması şeklinde meşru amaç taşıdığı (Ata

Türkeri, §§ 40-41; G.G.,

§§ 51-53; Yaşar Türkmen, §§

50-58) anlaşılmaktadır.

27. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi Ata Türkeri ve G.G. başvurularında, benzer idari süreçler izlenerek askerî

personelin cinsel yaşamına ilişkin hususlar gerekçe gösterilerek

"disiplinsizlik ve ahlaki durum" sebebiyle TSK'dan ayırma işlemlerini

incelemiş ve özel hayatın gizliliğine yapılan müdahalenin demokratik toplum

düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu sonucuna varmıştır.

Mahkeme, G.G. kararında bu sonuca

varırken aşağıdaki gerekçelere dayanmıştır:

"65. Somut olayda başvurucunun söz konusu

ifadesinin, belirli ve somut fiiller belirtilmeden ve hangi hukuki işleme esas

alınacağı konusunda bilgi verilmeden temin edilmiş olması anılan ifadeyi hukuki

yönden şüpheli duruma getirmektedir. Ayrıca ifadealma

işlemi esnasında sorulan sorular gözönüne alındığında

başvurucunun mesleki hayatını değil özel hayatını ilgilendiren iddialara yanıt

vermek zorunda bırakıldığı görülmektedir. Bu kapsamda başvurucuya yöneltilen

iddiaların görevinin ifasıyla değil daha çok mahremiyet alanında gerçekleşen

özel yaşam eylemleri ile ilgili olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ihtilaf

konusu ayırma işleminin kapsamı mesleki hayatın sınırlarını aşmaktadır. ...

başvuruya konu disiplin işlemi ile yargısal sürece konu edilen davranışların

esasen mesleki faaliyet ile ilgisi olmayan, mahremiyet alanına dâhil özel yaşam

eylemleri olduğu anlaşılmaktadır.

66. Kamu görevlilerinin mesleki yaşamlarıyla

da bütünleşen bazı özel hayat unsurları açısından sınırlamalara tabi

tutulabilecekleri açıktır. Ancak hakkındaki tahkikat sonucunda TSK’dan ayırma

işlemi tesis edilmesinin başvurucunun mesleki hayatı üzerinde olduğu kadar

temel geçim kaynağından yoksun kalması nedeniyle ekonomik geleceği üzerinde de

önemli bir etki oluşturduğu, bu nedenle ayırma işleminin daha önemli hâle

geldiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda özel hayatın gizliliği hakkı üzerindeki

sınırlamaların zorunlu ya da istisnai tedbir mahiyetinde olması,

başvurulabilecek son çare ya da alınabilecek en son önlem niteliğinde olması

gerekir.

67. AYİM kararında da, başvurucunun ifade alma

işleminin usul ve içerik yönünden hukuka aykırı unsurlar taşıdığı iddialarına

rağmen anılan ifadenin alındığı koşulların detaylı şekilde incelenmediği,

başvurucunun özel hayatının en mahrem yönünü oluşturan cinsel hayatını ... tüm

detaylarıyla anlatmasının nasıl gerçekleştiği hususunun ortaya konulmadığı

görülmektedir. AYİM tarafından söz konusu soyut nitelikteki ifadede belirtilen

hususlar dayanak alınmak suretiyle TSK'dan ilişiğin kesilmesi işlemine karşı

açılan davanın reddedildiği anlaşılmıştır. Öte yandan Mahkeme kararında

başvurucunun özel hayatına ilişkin tutum ve eylemlerinin mesleki hayatı

üzerindeki etkilerine dair yeterli ve ikna edici gerekçeler ortaya konulmadığı

gibi anılan eylemlerin TSK’nın işleyişi üzerindeki etkisi ve risklerinin de

detaylı şekilde açıklanmadığı, ayırma işlemine dayanak olarak kabul edilen

delillerin hukuka aykırı şekilde elde edildiğine ilişkin ileri sürülen iddialar

hakkında bir araştırma yapılmadığı ... görülmüştür.

68. Bu durumda muhakeme sırasında açık ve

somut bir biçimde öne sürülen ve davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte

olduğu anlaşılan başvurucunun söz konusu iddialarına Mahkemece makul bir

gerekçe ile yanıt verilmemesi, başvurucunun özel hayatına ilişkin hususların

mesleği üzerindeki etkisinin açıklanmaması ve özel hayatın gizliliği hakkına

gerekli saygının gösterilmesini adil şartlarda savunabileceği usule ilişkin

etkili güvencelerden başvurucunun yararlandırılmaması nedenleriyle AYİM

kararının mahremiyet hakkına müdahaleyi haklı kılacak şekilde konuyla ilgili ve

yeterli gerekçe içermediği kabul edilmelidir. Bunun yanında tesis edilen ayırma

işleminin başvurucunun geçmiş sicili ve başarı durumu dikkate alınarak

ölçülülük yönünden değerlendirilmediği, sınırlama ile ulaşılabilecek genel

yarar ile temel hak ve özgürlüğü sınırlanan başvurucunun kaybı arasında adil

bir denge gözetilmediği, başvurucunun özel hayatının gizliliği hakkı üzerindeki

sınırlamanın zorunlu ya da istisnai tedbirler niteliğinde olduğu veya

başvurulabilecek son çare ya da alınabilecek en son önlem niteliğinde olduğu

hususunda bir inceleme yapılmadığı ve gerekli özenin gösterilmediği sonucuna

ulaşılmıştır. "

28. Somut olayda anılan değerlendirmelerden ve ulaşılan sonuçtan

ayrılmayı gerektirecek bir durum bulunmamaktadır.

29. Açıklanan nedenlerle başvurucunun Anayasa’nın 20. maddesinde

güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

4. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

30. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1)Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak

üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki

yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel

mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla

yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

31. Başvurucu, yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesini

talep etmiştir.

32. Başvuruda Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan

özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

33. Özel hayatın gizliliği hakkının ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunduğundan kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili

yargı merciine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

34. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli

tutulması talebinin KABULÜNE,

B. Özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın

gizliliği hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Kararın bir örneğinin özel hayatın gizliliği hakkının

ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak

üzere -Anayasa'nın 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanun ile getirilen geçici

21. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesi

kaldırılmış olduğundan anılan bendin (b) alt bendi gereğince- YETKİLİ İDARİ

YARGI MERCİİNE GÖNDERİLMESİNE (Karar, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci

Dairesinin E.2013/958 sayılı dosyasıyla ilgilidir.),

E. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

11/5/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Rıdvan GÜLEÇ

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Şermin

BİRTANE

Başvurucu

:

H. Y.

Vekili

:

Av. Derya

KIRAN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/19607, 11 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. H. Y. Başvurusu
  4. Birinci Bölüm
  5. Karar
  6. I. Başvurunun Konusu
  7. II. Başvuru Süreci
  8. III. Olay Ve Olgular
  9. IV. İlgili Hukuk
  10. V. İnceleme Ve Gerekçe
  11. A. Başvurucunun İddiaları
  12. B. Değerlendirme
  13. A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli
  14. B. Özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  15. D. Kararın bir örneğinin özel hayatın gizliliği hakkının
  16. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  17. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  18. Hakyemez
  19. Birtane
  20. Kıran
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/19607
Tarih
11 Mayıs 2017

İlgili Kararlar

  • Neriman Say ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/19831)
  • Handan Yılmaz ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/13495)
  • Yılmaz Bakaç Başvurusu (B. No: 2014/4052)
  • Taliye Şenal ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/19347)
  • Adnan Gökalp ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/13498)
  • Mutlu Kaluç Başvurusu (B. No: 2015/19937)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.