İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Taliye Şenal ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/19347)

1. Başvuru; kamu kurum ve kuruluşları aleyhine verilmiş,

Başvuru No2014/19347Tarih10 Mayıs 2017Okuma9 dk · 1.802 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Taliye Şenal Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
10 Mayıs 2017
Başvuru Numarası
2014/19347
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.802 kelime·9 dk okuma·20 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; kamu kurum ve kuruluşları aleyhine verilmiş,

ekonomik değere ilişkin ve icra edilebilir bir yargı kararının uzun süre icra

edilmemesi, taşınmaza düşük bedel belirlenmesi, belirlenen bedele işletilen

yasal faizin gerçek zararı karşılamaması, yargılama masraflarına dava

tarihinden itibaren faiz işletilmesinin adil olmaması ve dava vekâlet ücretine

maktu olarak hükmedilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkı ile mülkiyet

hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 11/12/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

gönderilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucular tarafından 9/10/2012 tarihinde Ankara 18. Asliye

Hukuk Mahkemesinde Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı aleyhine açılan

kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasında 24/12/2013 tarihli karar

ile 142.880 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile

birlikte davalı idareden alınarak başvuruculara ödenmesine, başvurucular lehine

maktu 1.320 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir.

9. İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflarca temyiz

talebinde bulunulmuş, başvurucular 24/2/2014 tarihinde sundukları temyiz

dilekçelerinde, dava ve ıslah dilekçeleri doğrultusunda davanın kabulüne karar

verildiğini, bu yönüyle ilk derece mahkemesi kararına bir itirazlarının

bulunmadığını ancak lehlerine hükmedilen vekâlet ücretinin maktu olarak

belirlenmesi yönünden kararı temyiz ettiklerini bildirmişler, temyiz incelemesi

sonucu karar Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 23/10/2014 tarihli ilamı ile dava başvuru

harcı yönünden düzeltilerek onanmıştır.

10. Düzelterek onama ilamı üzerine bu defa taraflarca karar

düzeltme isteminde bulunulmuş, başvurucular 30/11/2014 tarihinde sundukları

karar düzeltme dilekçelerinde lehlerine hükmedilen vekâlet ücretine ilişkin

olarak temyiz dilekçesinde ortaya koydukları itirazlarını yinelemişler,

Yargıtay 5. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucu ise ilk derece mahkemesi

kararı, 9/4/2015 tarihinde başvurucular lehine hükmedilen vekâlet ücreti 13.022

TL olarak düzeltilerek onanmış ve yargılama süreci sona ermiştir.

11. Başvurucular 21/11/2016 tarihinde, ilgili idare ise

23/11/2016 tarihinde güncel alacak-borç bilgilerini sunmuşlardır. Bu bilgilere

göre başvurucular lehine hükmedilen tazminatın hâlen başvuruculara ödenmediği

anlaşılmıştır.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

12. Mahkemenin 10/5/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mahkemeye Erişim Hakkı

ve Mülkiyet Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

13. Başvurucular; ilgili idare aleyhine verilmiş, ekonomik

değere ilişkin ve icra edilebilir yargı kararının uzun süre icra edilmemesi

nedeniyle mahkemeye erişim hakkı ile mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüşlerdir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

14. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

mahkemeye erişim hakkı ile mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

15. Kamu kurum ve kuruluşları aleyhine verilmiş, icra edilebilir

bir yargı kararının hiç icra edilmemesi ya da icranın makul sürede yapılmaması,

kararın verildiği yargılamada sağlanmış olan mahkemeye erişim hakkı dâhil adil

yargılanma hakkı güvencelerini anlamsız hâle getirir. Dolayısıyla böyle bir

durum mahkemeye erişim hakkının ihlali sonucunu doğurur (Kenan Yıldırım ve Turan Yıldırım, B. No:

2013/711, 3/4/2014, §§ 37-54).

16. Mahkeme kararına dayanan icra edilebilir bir alacak,

mülkiyet hakkı kapsamında korunan ekonomik bir değer ifade eder. Kamu kurum ve

kuruluşları aleyhine hükmedilmiş böyle bir alacağın hiç ödenmemesi ya da ödenmesinin

uzun sürmesi suretiyle oluşan belirsizlik, mülkiyet hakkının ihlaline neden

olur (Kenan Yıldırım ve Turan Yıldırım, §§ 55-75).

17. Anılan ilkeler (§§ 15, 16) ve Anayasa Mahkemesinin benzer

başvurularda verdiği kararları dikkate alındığında somut olayda yukarıda

belirtilen nitelikteki yargı kararının üzerinden yaklaşık 1 yıl 11 ay geçmesine

rağmen hiç icra edilmemiş olması nedeniyle mahkemeye erişim hakkı ile mülkiyet

hakkının ihlal edildiği sonucuna varmak gerekir.

18. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan mahkemeye erişim hakkı ile Anayasa’nın 35. maddesinde güvence

altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

1. Kamulaştırmasız El Atma Nedeniyle Mülkiyet

Hakkının İhlali İddiası

19. Başvurucular taşınmazlarına kamulaştırma usulüne uyulmadan

el atılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

20. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

21. Kamulaştırmasız el atma, idareye taşınmazı kullanma ve

kamulaştırma işlemi yapmadan taşınmazı elde etme imkânı sağlamaktadır. Böyle

bir kamulaştırma işlemi olmadığından, kullanılan taşınmazın devrini

meşrulaştırma ve belli bir hukuki güvence sağlama imkânı sunan tek unsur, idare

tarafından kullanımın yasal olmadığını tespit eden ve bireylere

"kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat" ödenmesine hükmeden

mahkeme kararıdır. Kamulaştırmasız el atma uygulaması, hukuki planda

taşınmazların maliki olarak kalan başvuranları, herhangi bir kamu yararı

gerekçesi ile eylemini haklı kılmayan idareye karşı dava açmak zorunda

bırakmaktadır. Böyle bir kamu yararı gerekçesinin gerçekliği ancak daha sonra

mahkemeler tarafından değerlendirilmektedir. Başka bir deyişle, kamulaştırmasız

el atma, her ne olursa olsun idare tarafından isteyerek oluşturulmuş kanuna

aykırı bir durumu hukuki olarak kabul etmeye ve idareye, kanuna aykırı

davranışından fayda sağlama imkânı sunmaya yol açmaktadır. İdareye resmî

kamulaştırma kurallarının ötesine geçme imkânı sağlayan böyle bir uygulama,

kişilerin öngörülemez ve keyfî durumlarla karşılaşma tehlikesi taşımaktadır.

Söz konusu uygulama, yeterli derecede hukuki güvence temin edecek ve gerektiği

şekilde gerçekleştirilen bir kamulaştırmanın alternatifini oluşturacak

nitelikte değildir (benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Sarıca ve Dilaver/Türkiye, 11765/05,

27/5/2010, §§ 40, 43, 45).

22. Anayasa'nın 35. ve 46. maddeleri, taşınmaz üzerindeki

mülkiyet hakkına son veren müdahalelerin yasal olmasını zorunlu tutmaktadır. Bu

zorunluluk hukuk devletinin gereğidir. Anayasa'nın 46. maddesi hükmü ve

4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu gereği asıl olan

kamulaştırma işlemi yapmak suretiyle idarenin taşınmazı iktisap etmesidir.

Yöntem olarak Anayasa ve yasalara uygun bir kamulaştırma işlemi yapılması

mümkün iken dayanağını Anayasa ve yasalardan almayan, bireylerin mülkiyet

hakkına son veren bir uygulama olan kamulaştırmasız el atma yasalara uygun bir

kamulaştırma ile aynı hukuki çerçeve içinde değerlendirilemez. İdarelere resmî

kamulaştırma kurallarının ötesine geçme imkânı sağlayan böyle bir uygulama,

taşınmaz sahipleri için öngörülemeyen ve hukuki olmayan müdahale riskini

taşımaktadır (Celalettin Aşçıoğlu, B. No:2013/1436, 6/3/2014, § 58).

23. Başvuru konusu olayda idare, ilgili yargılama sürecinden de

anlaşılacağı üzere başvurucuların taşınmazına kamulaştırmasız olarak el

atmıştır. Anayasanın 13., 35. ve 46. maddelerine aykırı biçimde 2942 sayılı

Kanun'da belirlenmiş süreçler takip edilmeden başvurucunun mülkiyetinde bulunan

taşınmaza kamulaştırmasız olarak el atıldığı yargı kararıyla kararıyla da sabittir.

24. Bu durumda başvurucuların söz konusu taşınmazlarına

uygulanan kamulaştırmasız el atmanın Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddeleriyle

2942 sayılı Kanun'da belirtilen usule uymayan bir müdahale olduğu ve mülkiyet

hakkına yapılan müdahalenin kanunilik ilkesini ihlal ettiği kanaatine

ulaşılmıştır.

25. Belirtilen nedenlerle, başvurucuların Anayasa'nın 35.

maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

2. Mahkemece Belirlenen Taşınmaz Bedeline ve Bu

Bedele Uygulanan Faiz Oranı ile Faiz Hesaplamalarına İlişkin İddialar

26. Başvurucular açtıkları kamulaştırmasız el atma davası

sonunda taşınmaz için emsallerine göre düşük bedel belirlendiğini ayrıca

hükmedilen bedele kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranı yerine yasal

faiz oranı uygulandığını ve yargılama sürecinde yaptıkları masraflar için

yapılan faiz hesaplamasında başlangıç tarihinin karar tarihi olarak dikkate

alınmasının adil olmadığını belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüşlerdir.

27. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa

Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının

tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun, bireysel başvuru konusu şikâyetini

öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak

iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara

sunması ve bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni

göstermiş olması gerekir(İsmail Buğra İşlek,

B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).

28. Somut olayda başvurucuların, ihlale neden olduğunu ileri

sürdükleri bu iddiaları yargılama sürecinde dile getirmedikleri, bu iddialarına

ilişkin bilgi veya belge sunmadıkları ve böylece başvuru yollarını usulüne

uygun tüketmedikleri anlaşılmaktadır.

29. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

30. Öte yandan başvurucular, ilk derece mahkemesince lehlerine

maktu olarak belirlenen vekâlet ücreti nedeniyle şikâyette bulunmuşlarsa da,

somut olaya konu yargılama sürecinin incelenmesi sonucu, bireysel başvuru

tarihinden sonra gerçekleşen karar düzeltme incelemesi aşamasında başvurucular

lehine hükmedilen vekalet ücretinin nispi olarak düzeltildiği anlaşılmış, bu

nedenle söz konusu iddia yönünden değerlendirme yapılmasına gerek

görülmemiştir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

31. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir…”

32. Başvurucular, manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.

33. Somut olayda mahkemeye erişim hakkı ile mülkiyet hakkının

ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

34. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvuruculara kamu kurum ve kuruluşları aleyhine verilmiş,

ekonomik değere ilişkin ve icra edilebilir bir yargı kararının uzun süre icra

edilmemesi sonucu mahkemeye erişim hakkı ile mülkiyet hakkının ihlali yönünden

ayrı ayrı net 4.800 TL; başvurucuların taşınmazlarına Anayasa ve 2942 sayılı

Kanun'da öngörülen kamulaştırma usulüne uyulmadan kanunilik ilkesine aykırı

olarak el atılması ve haklarını elde etmek için dava açmak zorunda

bırakılmaları sonucu ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararı

karşılığında ise ayrı ayrı net 5.000 TL olmak üzere ayrı ayrı net 9.800 TL

manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

35. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için

başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal

arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Başvurucunun bu konuda herhangi bir belge

sunmamış olması nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi

gerekir.

36. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin

başvuruculara müşterek olarak ödenmesine karar verilmesi gerekir.

37. Ayrıca yargı kararının mümkün olan en kısa sürede icra

edilmesi ve böylece hukuk devleti ilkesi ile adalete olan güvenin gördüğü

zararın devam etmesinin önlenmesi için ihlal kararının bir örneğinin ilgili

idareye gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Mahkemeye erişim hakkı ile mülkiyet hakkının ihlal

edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Kamulaştırmasız el atma nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR

OLDUĞUNA,

3. Mahkemece belirlenen taşınmaz bedeline ve bu bedele uygulanan

faiz oranı ile faiz hesaplamalarına ilişkin iddiaların başvuru

yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye

erişim hakkı ile Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin yargı kararının en kısa sürede icra

edilmesi için Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvuruculara ayrı ayrı net 9.800 TL manevi tazminat

ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

E. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

10/5/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

M. Emin KUZ

Raportör Yrd.

:

İsmail Emrah

PERDECİOĞLU

Başvurucular

:

1. Taliye

ŞENAL

2. Derviş

ÖZDEMİR

3. Bayram

ÖZDEMİR

4. Karagülmez ÇAKI

5. Yaşar

ÖZDEMİR

6. Mustafa

ÖZDEMİR

Vekili : Av. Zeynep DOĞAN AKARKEN - Av. Hakan AKARKEN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/19347, 10 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Mahkemeye Erişim Hakkı
  8. B. Diğer İhlal İddiaları
  9. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  10. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye
  11. F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye
  12. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  13. Yıldırım
  14. Özgüldür
  15. Kömürcü
  16. M. Emin KUZ
  17. Perdecioğlu
  18. Şenal
  19. Özdemir
  20. Özdemir
  21. Özdemir
  22. Özdemir
  23. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/19347
Tarih
10 Mayıs 2017

İlgili Kararlar

  • Adnan Gökalp ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/13498)
  • Mutlu Kaluç Başvurusu (B. No: 2015/19937)
  • İsmail Kuşcu Başvurusu (B. No: 2014/2459)
  • Abdulvahit Hazar ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/7712)
  • M. B. Başvurusu (B. No: 2016/443)
  • Safir Mobilya Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.ş. Başvurusu (B. No: 2014/15206)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.