İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Habibe Kaplan ve Mehmet Ali Öztürk Başvurusu (B. No: 2014/4963)

1. Başvurucular, 14/12/1955 tarihinde Manavgat 1. Asliye Hukuk

Başvuru No2014/4963Tarih22 Haziran 2015Okuma13 dk · 2.669 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Habibe Kaplan Ve Mehmet Ali Öztürk Başvurusu

Karar tarihi
22 Haziran 2015
Başvuru Numarası
2014/4963
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.669 kelime·13 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucular, 14/12/1955 tarihinde Manavgat 1. Asliye Hukuk

Mahkemesinde aleyhlerine açılan men’i müdahale

davasının, taşınmazın bulunduğu yerde yapılan kadastro çalışmaları nedeniyle

Manavgat Kadastro Mahkemesine devredildiğini, Manavgat Kadastro Mahkemesinde

açtıkları tespite itiraz davaları ile anılan dava dosyasının birleştirildiğini,

Mahkemece 20/8/2013 tarihinde davanın kısmen kabulüne hükmedildiğini, ancak

hükmün temyiz edilmesi nedeniyle kesinleşmediğini, makul sürede yargılama

yapılmadığını belirterek, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmüşler ve tazminat talep etmişlerdir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 9/4/2014 tarihinde Manavgat 2. Asliye Hukuk

Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel eksiklik bulunmadığı tespit

edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 19/9/2014 tarihinde,

kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

I.4. Bölüm Başkanı tarafından

5/2/2015 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte

yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği

görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 19/2/2015

tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda

sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama

dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. a) Başvurucuların murisleri Musa ve Hasan Öztürk

aleyhine, H.Ö. ve arkadaşları tarafından 14/12/1955 tarihinde Manavgat Asliye

Hukuk Mahkemesinde taşınmaza müdahalenin men’i davası

açılmıştır.

b) Mahkemece, davanın

takip edilmemesi nedeniyle 20/6/1961 tarihinde, 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü

Muhakemeleri Kanunu’nun 409. maddesi gereği işlemden kaldırılmasına karar

verilmiş, 23/12/1961 tarih ve E.1955/132, K.1961/335 sayılı kararla davanın

yenilenmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına hükmedilmiştir.

c) H.Ö. ve arkadaşlarının

24/10/1963 tarihli yenileme dilekçeleri üzerine, dava Mahkemenin E.1963/358

sayılı dosyasına kaydedilmiştir.

d) Mahkemece 18/2/1966

tarih ve E.1963/358, K.1966/24 sayılı kararla; taşınmazın bulunduğu yerde

kadastro çalışması başladığı için Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Manavgat

Tapulama Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

8. Başvurucuların murisleri tarafından, A.Ö. ve arkadaşları

aleyhine 19/2/1964 tarihinde Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil

davası sonunda Mahkemece, 17/12/1965 tarih ve E.1964/55, K.1965/347 sayılı

kararla taşınmazın bulunduğu yerde kadastro çalışması başladığı için Mahkemenin

görevsizliğine, dosyanın Tapulama Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş,

yargılamaya Manavgat Tapulama Mahkemesinin E.1966/1979 sayılı dosyasında,

başvurucuların murisleri aleyhine açılan müdahalenin men’i

davasıyla birlikte devam edilmiştir.

9. a) Aynı taşınmazın bulunduğu yerde yapılan kadastro

çalışmaları sonunda 391 parsel numaralı taşınmaza yönelik olarak,

başvurucuların murisleri tarafından, H.Ö. ve arkadaşları aleyhine 26/10/1976

tarihinde, Manavgat Tapulama Mahkemesinde kadastro tespitine itiraz davası

açılmıştır.

b) Mahkemece, 31/7/1990

tarih ve E.1976/309, K.1990/137 sayılı kararla; Mahkemenin E.1966/1979 sayılı

dava dosyası ile aralarında bağlantı bulunduğu gerekçesiyle her iki dava

dosyasının birleştirilmesine, yargılamaya E.1966/1979 sayılı dava dosyası

üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir.

10. a) Aynı taşınmazın bulunduğu yerde yapılan kadastro

çalışmaları sonunda 350 parsel numaralı taşınmaza yönelik olarak,

başvurucuların murisleri tarafından A.Ö. ve arkadaşları aleyhine 26/10/1976

tarihinde, Manavgat Tapulama Mahkemesinde kadastro tespitine itiraz davası

açılmıştır.

b) Mahkemece, 31/7/1990

tarih ve E.1976/313, K.1990/138 sayılı kararla; Mahkemenin E.1966/1979 sayılı

dava dosyası ile aralarında bağlantı bulunduğu gerekçesiyle her iki dava

dosyasının birleştirilmesine, yargılamaya E.1966/1979 sayılı dava dosyası

üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir.

11. a) Aynı taşınmazın bulunduğu yerde yapılan kadastro

çalışmaları sonunda 407 parsel numaralı taşınmaza yönelik olarak,

başvurucuların murisleri tarafından, A.Ö. ve arkadaşları aleyhine 26/10/1976

tarihinde, Manavgat Tapulama Mahkemesinde kadastro tespitine itiraz davası

açılmıştır.

b) Mahkemece, 31/7/1990

tarih ve E.1976/317, K.1990/139 sayılı kararla; Mahkemenin E.1966/1979 sayılı

dava dosyası ile aralarında bağlantı bulunduğu gerekçesiyle her iki dava

dosyasının birleştirilmesine, yargılamaya E.1966/1979 sayılı dava dosyası

üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir.

12. a) Aynı taşınmazın bulunduğu yerde yapılan kadastro

çalışmaları sonunda 409 parsel numaralı taşınmaza yönelik başvurucuların

murisleri tarafından, A.Ö. ve arkadaşları aleyhine 5/12/1976 tarihinde,

Manavgat Tapulama Mahkemesinde kadastro tespitine itiraz davası açılmıştır.

b) Mahkemece, 31/7/1990

tarih ve E.1976/319, K.1990/140 sayılı kararla; Mahkemenin E.1966/1979 sayılı

dava dosyası ile aralarında bağlantı bulunduğu gerekçesiyle her iki dava

dosyasının birleştirilmesine, yargılamaya E.1966/1979 sayılı dava dosyası

üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir

13. a) Aynı taşınmazın bulunduğu yerde yapılan kadastro

çalışmaları sonunda 255 parsel numaralı taşınmaza yönelik olarak,

başvurucuların murisleri tarafından, A.Ö. ve arkadaşları aleyhine 5/12/1976

tarihinde, Manavgat Tapulama Mahkemesinde kadastro tespitine itiraz davası

açılmıştır.

b) Mahkemece, 31/7/1990

tarih ve E.1976/321, K.1990/141 sayılı kararla; Mahkemenin E.1966/1979 sayılı

dava dosyası ile aralarında bağlantı bulunduğu gerekçesiyle her iki dava

dosyasının birleştirilmesine, yargılamaya E.1966/1979 sayılı dava dosyası

üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir.

14. a) Aynı taşınmazın bulunduğu yerde yapılan kadastro

çalışmaları sonunda 259 parsel numaralı taşınmaza yönelik olarak başvurucuların

murisleri tarafından, A.Ö. ve arkadaşları aleyhine 5/12/1976 tarihinde, Manavgat

Tapulama Mahkemesinde kadastro tespitine itiraz davası açılmıştır.

b) 12/1/1981 tarih ve

1981/5 sayılı protokol ile Manavgat 2 No.lu Tapulama Mahkemesi kurulmuştur.

c) Manavgat Tapulama

Mahkemesince, 2/8/1982 tarih ve E.1976/312, K.1982/218 sayılı kararla; dava

dosyasının 2 No.lu Tapulama Mahkemesine devrine karar verilmiştir.

d) Manavgat 2. Kadastro

Mahkemesi, 31/7/1990 tarih ve E.1982/79, K.1990/21 sayılı kararla; Mahkemenin

E.1966/1979 sayılı dava dosyası ile aralarında bağlantı bulunduğu gerekçesiyle

her iki dava dosyasının birleştirilmesine, yargılamaya E.1966/1979 sayılı dava

dosyası üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir.

15. a) Aynı taşınmazın bulunduğu yerde yapılan kadastro

çalışmaları sonunda 2 parsel numaralı taşınmaza yönelik olarak, başvurucuların

murisleri tarafından, A.Ö. ve arkadaşları aleyhine 5/12/1976 tarihinde,

Manavgat Tapulama Mahkemesinde kadastro tespitine itiraz davası açılmıştır.

b) Mahkemece, 2/8/1982

tarih ve E.1976/314, K.1982/217 sayılı kararla; dava dosyasının 2 No.lu

Tapulama Mahkemesine devrine karar verilmiştir.

c) Manavgat 2. Kadastro

Mahkemesi, 31/7/1990 tarih ve E.1982/80, K.1990/22 sayılı kararla; Mahkemenin

E.1966/1979 sayılı dava dosyası ile aralarında bağlantı bulunduğu gerekçesiyle

her iki dava dosyasının birleştirilmesine, yargılamaya E.1966/1979 sayılı dava

dosyası üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir.

16. a) Aynı taşınmazın bulunduğu yerde yapılan kadastro

çalışmaları sonunda 408 parsel numaralı taşınmaza yönelik olarak,

başvurucuların murisleri tarafından, A.Ö. ve arkadaşları aleyhine 5/12/1976

tarihinde, Manavgat Tapulama Mahkemesinde kadastro tespitine itiraz davası

açılmıştır.

b) Mahkemece, 2/8/1982

tarih ve E.1976/318, K.1982/219 sayılı kararla dava dosyasının 2 No.lu Tapulama

Mahkemesine devrine karar verilmiştir.

c) Manavgat 2. Kadastro

Mahkemesi, 31/7/1990 tarih ve E.1982/75, K.1990/20 sayılı kararla; Mahkemenin

E.1966/1979 sayılı dava dosyası ile aralarında bağlantı bulunduğu gerekçesiyle

her iki dava dosyasının birleştirilmesine, yargılamaya E.1966/1979 sayılı dava

dosyası üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir.

17. Maliye Hazinesi ve Orman Genel Müdürlüğü davalı sıfatıyla

davaya katılmışlardır.

18. Tapulama Mahkemeleri, Kadastro Mahkemesi adını alarak

yargılamaya devam etmiştir.

19. Manavgat 1. Kadastro Mahkemesi, asıl ve birleşen tüm dava

dosyalarında yaptığı yargılama sonunda; 31/7/1990 tarih ve E.1966/1979,

K.1990/136 sayılı kararla tüm davaların reddine, taşınmazların hisseleri

oranında davacılar ve davalılar adlarına tapuya tescillerine karar vermiştir.

20. Temyiz üzerine, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 24/1/1992

tarih ve E.1991/1842, K.1992/657 sayılı ilâmıyla kararın davalıların tamamına

tebliğinden sonra dosyanın Yargıtaya gönderilmesi

için dosyanın geri çevrilmesine karar verilmiştir.

21. Dosyanın, eksikliklerin tamamlanmasından sonra yeniden Yargıtaya gönderilmesi üzerine, Yargıtay 16. Hukuk Dairesi,

11/9/1992 tarih ve E.1992/7081, K.1992/10111 sayılı ilâmla dosyanın Yargıtay

20. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar vermiştir.

22. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, 19/10/1993 tarih ve

E.1992/13337, K.1993/8328 sayılı kararla hükmün bozulmasına karar vermiştir.

23. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama

sonunda, 20/8/2013 tarih ve E.1996/12, K.2013/89 sayılı kararla tescil

davalarının reddine, meni müdahale davalarının ve kadastro tespitine itiraz

davalarının kısmen kabulüne, taşınmazların hisseleri oranında davacılar ve

davalılar adlarına tapuya tescillerine karar verilmiştir.

24. Temyiz üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13/2/2014

tarih ve E.2013/10091, K.2014/1822 sayılı ilâmıyla hüküm onanmış ve karar

düzeltme yoluna başvurulmaması üzerine karar kesinleşmiştir.

25. Başvurucular, 9/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

26. Onama kararı 13/5/2014 tarihinde başvuruculara tebliğ

edilmiştir.

B. İlgili Hukuk

27. 12/1/2011 tarih ve 6100

sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 30. maddesi ile 21/6/1987 tarih ve 3402

sayılı Kadastro Kanunu’nun 25. maddesinin birinci fıkrası, 28. maddesinin

birinci fıkrası, 29. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 30.

maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 32. maddesinin birinci fıkrası ve 36.

maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi (Bkz. B. No: 2012/12, 17/9/2013, §§

16-22).

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

28. Mahkemenin 22/6/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucuların 9/4/2014 tarih ve 2014/4963 numaralı bireysel başvuruları

incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

29. Başvurucular, 1955 yılında murisleri aleyhine açılan

davanın takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırıldığını, davacıların

24/10/1963 tarihli yenileme talepleri üzerine dosyanın Manavgat Asliye Hukuk

Mahkemesinin E.1963/358 sayılı numarasına kaydedildiğini, taşınmazın bulunduğu

yerde yapılan kadastro çalışmaları nedeniyle dava dosyasının Manavgat Kadastro

Mahkemesine devredildiğini, 1964 yılında murisleri tarafından Manavgat Asliye

Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davasının da Manavgat Kadastro Mahkemesine

devredildiğini, taşınmazların bulunduğu yerde yapılan kadastro çalışmaları

sonunda murisleri adına tespiti yapılmayan 2, 255, 259, 350, 391, 407, 408 ve

409 parsel numaralı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali amacıyla her

bir parsel için ayrı ayrı olmak üzere Manavgat Kadastro Mahkemesinde tespite

itiraz davası açtıklarını, tüm dava dosyalarının birleştirilmesine karar

verildiğini, Mahkemece 20/8/2013 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar

verildiğini, yargılamanın uzun sürdüğünü ve makul sürede sonuçlanmadığını

belirterek, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

30. Başvuru formu ve eklerinin incelenmesi sonucunda açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

31. Başvurucular, murisleri aleyhine 24/10/1963 tarihinde

Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın makul sürede tamamlanmadığını

belirterek, Anayasa’nın 36. maddesinde tanımlanan adil yargılanma haklarının

ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

32. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)

ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının

somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde yer

verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de

Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı bir çok

kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında

yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM

içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara,

Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun dayanağını

oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca

adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle

ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten

Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul sürede

yargılanma hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği

açıktır (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).

33. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması

gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

34. Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin

6. maddesi uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makul

sürede karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu olayda taşınmaz

mülkiyeti hakkında Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ve Manavgat

Kadastro Mahkemesine devredilen kadastro tespitine itiraz davasında, 3402

sayılı Kanun ve 6100 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine göre yürütülen

somut yargılama faaliyetinin, medeni hak ve yükümlülükleri konu alan bir

yargılama olduğunda kuşku yoktur (B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 49).

35. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara

ilişkin makul süre değerlendirmesinde, sürenin başlangıcı kural olarak,

uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama sürecinin işletilmeye başlandığı, başka

bir deyişle davanın ikame edildiği tarih olup, bu tarih somut başvuru açısından

başvurucuların murisleri aleyhine açılan davanın yenileme tarihi olan

24/10/1963 tarihidir.

36. Başvuruya konu dava, başvurucuların miras bırakanlarından

intikalle takip etmekte oldukları bir uyuşmazlık olup, bu yönüyle makul süre

değerlendirmesi bakımından dikkate alınacak sürenin başlangıç anı, mirasçıların

yargılamaya katıldıkları an değil, somut olayda muris açısından değerlendirmeye

esas alınan sürenin başlangıç anıdır (B. No: 2013/1115, 5/12/2013, § 51).

37. Sürenin bitiş tarihi ise, çoğu zaman icra aşamasını da

kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme tarihidir (B. No: 2012/13, 2/7/2013,

§ 52). Bu kapsamda, somut yargılama faaliyeti açısından sürenin bitiş

tarihinin, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin, Mahkemece verilen hükmü onadığı

13/2/2014 tarihi olduğu anlaşılmaktadır.

38. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinden,

yargılamanın konusunun, başvurucuların murisleri aleyhine açılan ve Manavgat

Kadastro Mahkemesine devredilen müdahalenin men’i davası

ile Manavgat ilçesindeki kadastro çalışmaları sonucunda yapılan kadastro

tespitlerine itiraz ile taşınmazların başvurucuların murisleri adlarına tapuya

tescili istemlerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Başvurucuların murisleri

aleyhine Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan müdahalenin men’i davası ile başvurucuların murisleri tarafından aynı

Mahkemede açılan tescil davası, taşınmazların bulunduğu yerde kadastro

çalışmalarının başlaması nedeniyle Manavgat Kadastro Mahkemesine

devredilmiştir. Başvurucuların murisleri tarafından Manavgat Kadastro

Mahkemesinde 2, 255, 259, 350, 391, 407, 408 ve 409 parsel numaralı

taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali amacıyla Manavgat Kadastro

Mahkemesinde kadastro tespitine itiraz davaları açılmış, Mahkemece tüm dava

dosyaları arasında bağlantı bulunduğu gerekçesiyle dava dosyalarının

birleştirilmesine karar verilmiştir. Mahkemece uzun süre ertelenen keşfin

yapılmasından ve veraset ilamlarının tamamlanmasından sonra, 31/7/1990

tarihinde tüm davaların reddine, taşınmazların hisseleri oranında davacılar ve

davalılar adlarına tapuya tescillerine karar verilmiştir. Hükmün temyizi

üzerine Yargıtay 16. Hukuk Dairesince 24/1/1992 tarihinde dosyanın geri

çevrilmesine karar verilmiş, eksikliklerin tamamlanmasından sonra dosya tekrar

Yargıtay 16. Hukuk Dairesine gönderilmiştir. Anılan Daire, 11/9/1992 tarihli

kararla dosyanın Yargıtay 20. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar vermiş, 20.

Hukuk Dairesince 19/10/1993 tarihinde hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozma

kararına uyularak yargılamaya devam edilmiş, 20/8/2013 tarihinde tescil

davalarının reddine, müdahalenin men’i ve kadastro

tespitine itiraz davalarının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz üzerine,

Yargıtay 20. Hukuk Dairesince 13/2/2014 tarihinde hüküm onanmış ve karar

düzeltme yoluna başvurulmaması üzerine aynı tarihte karar kesinleşmiştir.

39. İlgili yargılama evrakının incelenmesinden, başvuruya

konu yargılama sürecinin kısmen Asliye Hukuk kısmen Kadastro Mahkemesi önünde

sürdüğü görülmekle, 3402 sayılı Kanun’da yer alan özel usul hükümleri ile

medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkları konu alan yargılama

faaliyetleri için geçerli genel usuli hükümler içeren

6100 sayılı Kanun’a tabi bir yargılama faaliyetinin söz konusu olduğu ve 3402

sayılı Kanun’da yer alan özel usul hükümleri ile 6100 sayılı Kanun’un 30.

maddesinin, uyuşmazlıkların makul sürede çözümlenmesi gerekliliğini ortaya

koyduğu anlaşılmaktadır (§ 27).

40. Kadastro mahkemesi ve 6100 sayılı Kanun’un öngördüğü

yargılama usullerine tabi mahkemeler nezdindeki yargılamaların makul sürede

tamamlanmadığı yönündeki iddialar, daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış

ve Anayasa Mahkemesi tarafından, özellikle yargılamada sürati temin etmeye

hizmet eden özel usul hükümlerinin nazara alınmadığı göz önünde bulundurularak

makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde kararlar verilmiştir

(B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 54-64; B. No: 2012/12, 17/9/2013, §§ 53-62; B. No: 2013/1115, 5/12/2013, §§ 60-67; 2012/673, 19/12/2013, §§ 37-43).

41. Başvuruya konu davanın taraf sayısı ve mahiyeti nedeniyle

icrası gereken usul işlemlerinin niteliği başvuruya konu yargılamanın karmaşık

nitelikte olduğunu ortaya koymakla birlikte davaya bütün olarak bakıldığında,

3402 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine tabi bir yargılama sürecine

ilişkin somut başvuru açısından farklı bir karar verilmesini gerektirecek bir

yön bulunmadığı ve elli yıl üç aylık yargılama sürecinde makul olmayan bir

gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

42. Açıklanan nedenlerle, başvurucuların Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma haklarının ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

43. Başvurucular, maruz kaldıkları zarar karşılığı her bir

başvurucu lehine 85.000,00 manevi tazminata hükmedilmesini talep etmişlerdir.

44. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama

Usulleri Hakkında Kanun'un “Kararlar”

kenar başlıklı 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa,

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere

dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel

mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla

yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

45. Başvurucuların, tarafı oldukları uyuşmazlığa ilişkin elli

yıl üç aylık yargılama süresi nazara alındığında, yargılama faaliyetinin

uzunluğu sebebiyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi

zararları karşılığında ve yargılamayı murislerinden intikalle takip ettikleri

de nazara alınarak, başvurucu Mehmet Ali Öztürk’e net 8.300,00 TL, başvurucu

Habibe Kaplan’a net 2.800,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi

gerekir.

46. Başvurucular tarafından yapılan ve dosyadaki belgeler

uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin başvuruculara müştereken ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucuların,

1.

Makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarının KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2.

Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma

haklarının İHLAL EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucu Mehmet Ali Öztürk’e net 8.300,00 TL, başvurucu Habibe

Kaplan’a net 2.800,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucuların tazminata

ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,

C. Başvurucular tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA

MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

22/6/2015

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör Yrd. : Yusuf Enes KAYA Başvurucular : Habibe KAPLAN Mehmet Ali ÖZTÜRK Vekilleri : Av. Kemal ERSOY

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/4963, 22 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili Hukuk
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucuların İddiaları
  14. B. Değerlendirme
  15. D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye
  16. M. Emin KUZ
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/4963
Tarih
22 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Fulpet Akaryakıt Tic. ve San. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2013/1833)
  • Ömer Ala Başvurusu (B. No: 2014/5330)
  • Mecit Sertel Başvurusu (B. No: 2014/4624)
  • Ahmet Alp Başvurusu (B. No: 2014/36)
  • Ercan Balcı Başvurusu (B. No: 2013/7163)
  • Serdal Burhanlı Başvurusu (B. No: 2014/15502)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.