İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Hasan Baki Gülcan Başvurusu (B. No: 2013/760)

1. Başvurucu, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ile kanunla

Başvuru No2013/760Tarih12 Mart 2015Okuma14 dk · 2.871 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Hasan Baki Gülcan Başvurusu

Karar tarihi
12 Mart 2015
Başvuru Numarası
2013/760
R.G. Tarih- Sayı
16/5/2015-29357
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.871 kelime·14 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ile kanunla

kurulmuş bağımsız tarafsız mahkeme ilkesine riayet edilmeyerek hakkında oda

hapsi cezasına hükmedildiğini, şahsına bu yolla psikolojik işkence yapıldığını

ileri sürerek Anayasa’nın 17., 19. ve 36. maddelerinin ihlal edildiğini ileri

sürmüştür

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 21/1/2013 tarihinde Polatlı 1. Asliye Hukuk

Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve Komisyona sunulmasına

engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 27/3/2014 tarihinde,

kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 29/05/2014 tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin

görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve olgular 29/5/2014 tarihinde Adalet

Bakanlığına bildirilmiştir. Adalet Bakanlığı, görüşünü 15/7/2014 tarihinde

Anayasa Mahkemesine sunmuştur.

6. Adalet Bakanlığı tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan

görüş başvurucuya 24/7/2014 tarihinde bildirilmiştir. Başvurucu Bakanlık

görüşüne karşı beyanda bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru dilekçesi ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, astsubay rütbesinde Türk Silahlı Kuvvetlerinde

görev yapmakta iken 2012 yılında Kara Kuvvetleri Komutanlığı Genel Atamaları

ile Topçu ve Füze Okulu Gösteri ve Tatbikat Alayı Hizmet Birliği Mutfak Kısmı

Komutanı Polatlı Ankara kadrosuna atanmıştır. Gösteri ve Tatbikat Alay

Komutanlığının 23/10/2012 tarih ve PER.:1280-1408-12/Per.Sb.

sayılı işlemi ile kadrolu olarak atandığı anılan görev yerinden kadrosu

bulunmayan nizamiye sorumlusu astsubay olarak geçici görevlendirilmiştir.

9. Başvurucu, geçici görevlendirme işleminin yetki ve usul

yönünden ilgili mevzuata uygun olmadığından bahisle görevlendirmenin iptaline

yönelik ilgili kuruma başvuruda bulunmuştur. Başvurucunun dilekçesine yasal

süre içerisinde cevap verilmemiş ve başvurucu nizamiye sorumlusu olarak göreve

başlamıştır.

10. Başvurucu, yukarıda değinilen görevi yerine getirmekte

iken 4/12/2012 tarihinde nizamiyede mevcut olan tüm talimatları imzalaması

istenmiş, başvurucu da söz konusu talimatların görevi ile ilgili olmadığını,

erbaş ve erler tarafından yapılacak görevlere ilişkin talimatlar olduğunu ve

kendisinin ise astsubay rütbesinde bir personel olduğunu, ilgili talimatları

hazırlayan ve onaylayan kişilerin amiri pozisyonunda bulunmamalarını gerekçe

göstererek anılan talimatları imzalamak istemediğini beyan etmiştir. Başvurucu,

aynı gün öğlen saatlerinde, başvurucunun amiri pozisyonunda olmadığını

belirttiği Atış ve Tatbikat Tabur Komutanı tarafından söz konusu talimatları

imzalamak üzere telefonla odasına çağrılmıştır. Başvurucu, öğle yemeği istirahatında olduğu, bahsi geçen talimatların görevi ile

ilgisinin bulunmadığı ve statüsüne de uygun olmadığı gerekçesi ile bu çağrıya

icabet etmemiştir.

11. Anılan talimatların şahsı tarafından imzalanmaması ve

amirinin, odasına gelmesi konusundaki emrini yerine getirmemesi nedeni ile

başvurucunun savunması alınmış ve savunmasının yeterli bulunmaması üzerine Kara

Kuvvetleri Komutanlığı Gösteri ve Tatbikat Alay Komutanlığındaki yetkili amiri

tarafından 11/12/2012 tarihinde başvurucunun yedi (7) gün oda hapsi cezası ile

cezalandırılmasına karar verilmiştir.

12. Başvurucu anılan oda hapsi cezasına itiraz etmiş ve

itirazı Kara Kuvvetleri Komutanlığı Topçu ve Füze Okulu Komutanlığında görevli

hiyerarşik üstü tarafından 17/12/2012 tarih ve DİS. SB: 9110-624-12 sayılı

karar ile reddedilmiştir. Bu karar başvurucuya 24/12/2012 tarihinde tebliğ edilmiştir.

13. Başvurucu hakkında hükmedilen oda hapsi cezası

14/12/2012- 21/12/2012 tarihleri arasında infaz edilmiştir.

14. Başvurucu, 21/1/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine

bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

15. 22/5/1930 tarih ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun

165. (Mülga: 31/1/2013-6413/45 md.) maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

“ Askeri şahıslar

hakkında verilebilecek disiplin cezaları şunlardır:

A)

Subaylar, astsubaylar, Milli Savunma Bakanlığı ve Türk

Silahlı Kuvvetlerinde görevli Devlet Memurları, uzman jandarmalar ve uzman

erbaşlar hakkında: 1. Uyarı. 2. Aylık Kesilmesi: Ek göstergeler dahil,

cezalının brüt aylığının 1/30 - 1/8 arasında kesinti

yapılmasıdır. 3. Göz Hapsi: Dört haftaya kadar. 4. Oda Hapsi: Dört haftaya

kadar”.

16. 1632 sayılı Kanun’un 168. (Mülga: 31/1/2013-6413/45 md.) maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Her amir emri altındaki şahıslara disiplin

cezaları vermeğe salahiyetlidir.”

17. 1632 sayılı Kanun’un 171. (Mülga: 31/1/2013-6413/45 md.) maddesi şöyledir:

“Disiplin amirlerinin ceza vermek

salahiyetleri merbut cetvelde gösterilmiştir.”

18. 1632 sayılı Kanun’un 181. (Mülga: 31/1/2013-6413/45 md.) maddesi şöyledir:

“Bir disiplin cezası resmi surette mahküma

tebliğ edildiği vakit katileşir. … Bu cezanın kaldırılması veya değiştirilmesi

ancak şikayet yoluyla veya ceza veren amirin mahküm lehine yapacağı müracaat üzerine veyahut affı ali

ile kabildir. Yanlış verilen … disiplin cezaları daha yüksek makam tarafından …

kaldırılabilir veya değiştirilebilir.”

19. 4/7/1972 tarih ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi

Kanunu’nun 21. (Mülga: 31/1/2013- 6413/45 md.)

maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:

“…

(Değişik üçüncü fıkra: 31/1/2013-6413/45 md.) Cumhurbaşkanının

tek başına yaptığı işlemler, Yüksek Askeri Şuranın kararları ile disiplinsizlik

nedeniyle verilen disiplin cezaları ve diğer idari yaptırımlar yargı denetimi

dışındadır. Ancak; Yüksek Askeri Şuranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk

nedeniyle emekliye ayırma hariç her türlü ilişik kesme kararına ve askeri

disiplin ile ilgili kanunlarda yargıya açık olduğu belirtilmiş olan disiplin

cezalarına karşı yargı yolu açıktır.”

20. 31/1/2013 tarih ve 6413

sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun “Disiplin cezalarının yerine getirilme şekilleri” kenar

başlıklı 12. maddesinin (6 ) numaralı fıkrası

şöyledir:

“…

(6) Oda

hapsi cezası; bu amaçla tahsis edilecek hapis odasında yerine getirilir. Hapis

odalarının kapısında nöbetçi bulundurulur. Oda hapsi cezası alan personel,

cezanın yerine getirilmesi süresince emir veremez ve genel hizmet yapamaz.

Ceza;

a) Seferberlik ve savaş zamanında;

1) Bu Kanunda belirlenmiş tüm disiplinsizlik hâllerinde

disiplin amirleri tarafından ekli (1) sayılı çizelgeye göre verilebilir.

2) Bu Kanuna göre hizmet yerini terk etmeme cezası ile

cezalandırılmayı gerektiren disiplinsizlik hâllerinde, disiplin kurulları

tarafından on günden otuz güne kadar verilebilir.

b) Barış zamanında; Türk karasuları dışında bulunan

gemilerde görev yapan personele, sadece buralarda bulunduğu süre içinde

işledikleri ve hizmet yerini terk etmeme cezası ile cezalandırılmayı gerektiren

disiplinsizlikler için gemi komutanı tarafından, 14 üncü

maddede belirlenmiş esaslar çerçevesinde verilebilir.”

21. 6413 sayılı Türk Silahlı

Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun “Yargı

Denetimi” kenar başlıklı 43. maddesi şöyledir:

“Yüksek disiplin

kurulları tarafından verilen Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezaları ile subay,

astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında

disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından barış zamanında verilmiş

olan aylıktan kesme, hizmet yerini terk etmeme ve oda hapsi cezalarına karşı

Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde iptal davası açılabilir.”

22. 6413 sayılı Türk Silahlı

Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun Geçici 2. maddesi şöyledir:

“(1) Her bir disiplin suçu, disiplin kabahati ve disiplin

tecavüzü için ayrı ayrı dikkate alınmak üzere; bu Kanunun

yürürlüğe girdiği tarihten önce görevdeki subaylar, astsubaylar, uzman

jandarmalar, uzman erbaşlar ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında disiplin

mahkemeleri ve disiplin amirlerince verilen uyarı cezaları uyarma cezasına,

aylık kesilmesi cezaları aylıktan kesme cezasına, oda ve göz hapsi cezaları ise

aynı sürelerde hizmet yerini terk etmeme cezasına dönüştürülür ve kayıtlarda

buna göre düzeltmeler yapılır.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

23. Mahkemenin 12/3/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucunun 21/1/2013 tarih ve 2013/760 numaralı bireysel başvurusu incelenip

gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

24. Başvurucu, oda hapsi cezasının askeri rütbesine ve

statüsüne uygun şartlarda infaz edilemediğini bu nedenle şahsına karşı onur

kırıcı davranıldığını ve emri altındaki erler ve erbaşlar karşısında küçük

düşürüldüğünü, infaz süresince yemeklerin aksaması ya da soğuk getirilmesi,

kişisel ihtiyaçlarını karşılamak için erler ile sıraya girmek zorunda

bırakılması gibi birtakım psikolojik işkenceye maruz bırakıldığını, başvuru

konusu cezayı vermeye yetkili kişi olarak kanunlarda belirtilen askeri

amirlerin yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız mahkeme statüsünde

olmadıklarını, tarafsız bir mahkemede kendisini savunma imkanından mahrum

bırakıldığını, yasada belirtilen şartları haiz olmayan yerde oda hapsi

cezasının infaz edildiğini, maruz kaldığı ceza nedeniyle görev yaptığı

Birlikteki sosyal çevresinin zarar gördüğünü ve meslektaşlarının kendilerine de

zarar gelebileceği endişesi ile kendisinden uzaklaşmaya başladıklarını, maaşını

çekeceği dönemde oda hapsi cezası infaz edilmekte olduğundan maaşını çekerek

ailesine gönderemediğini ve bu nedenle ailesinin de mağdur olduğunu,

çevresindeki sivil şahıslar tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapmakta

iken hapis cezası almış biri olarak değerlendirildiğini, aile şerefi ve

itibarının zedelendiğini belirterek Anayasa’nın 17., 19. ve 36. maddelerinde

güvence altına alınan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve disiplin

cezası verilmesi işleminin iptali ile manevi tazminat taleplerinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

25. Başvurucunun şikâyetinin özü esas itibarıyla hakim ve savcı sınıfından olmayan amiri tarafından verilen

cezayla 7 gün süreyle oda hapsinde tutulmasının hukuki olmadığına ilişkindir.

Diğer şikâyetleri ise disiplin cezasının niteliğinden ve uygulanmasından

kaynaklandığı anlaşılmakla, başvurunun Anayasa'nın 19. maddesi çerçevesinde

incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

26. Bakanlık görüş yazısında, Askeri Yüksek İdare

Mahkemesinin (AYİM), oda hapsi disiplin cezalarının yargı denetimine tabi

olduğunu kabul ettiği ve benzer başvurularda Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesi’nin 5/1-a maddesine aykırı gördüğü oda hapsi cezasının iptaline

karar verdiği ve oda hapsi cezalarının maruz kalan davacıların tazminat

taleplerini kabul edilerek davacılar lehine tazminata hükmettiği, bu şekilde

etkili bir iç hukuk yolunun bulunduğu, somut olayda başvurucu tarafından AYİM’e bir iptal ve tazminat davası açılmadığı hususu

Anayasa Mahkemesinin dikkatine sunulmuştur.

27. Başvurucu, başvuru tarihinde disiplin cezasına karşı

kanun yolunun kapalı olduğunu, üst komutanına ise itirazda bulunarak başvuru yollarını

tükettiğini belirterek Adalet Bakanlığı’nın bu yöndeki görüşüne katılmadığını

beyan etmiştir.

28. 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası

şöyledir:

“İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal

için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel

başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir.”

29. Anılan Kanun hükmü uyarınca

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için ihlale neden olduğu

iddia edilen işlem veya eylem için öngörülen idari ve yargısal başvuru

yollarının tamamının tüketilmiş olması gerekir. Bireysel başvurunun ikincil

nitelikte bir hak arama yolu olması nedeniyle, aslolan

hak ve özgürlüklere kamu otoritelerince saygı gösterilmesi ve olası bir ihlal

durumunda bunun idari ve/veya yargısal olağan yollarla giderilmesidir. Bu

nedenle bireysel başvuru yoluna ancak kanunda öngörülen olağan yollar

tüketilmesine rağmen ihlalin ortadan kaldırılamadığı durumlarda gidilebilir (B.

No: 2012/1137, 2/7/2013, §27).

30. Ancak, tüketilmesi gereken

başvuru yollarının ulaşılabilir olmaları yanında, telafi kabiliyetini haiz

olmaları ve tüketildiklerinde başvurucunun şikâyetlerini gidermede makul başarı

şansı tanımaları gerekir. Dolayısıyla mevzuatta bu yollara yer verilmesi tek başına

yeterli olmayıp uygulamada da etkili olduklarının gösterilmesi ya da en azından

etkili olmadıklarının kanıtlanmamış olması gerekir (B. No: 2012/1137, 2/7/2013,

§ 28).

31. Somut olayda başvurucu

hakkında, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Gösteri ve Tatbikat Alay Komutanlığı’nca

7 gün oda hapsi disiplin cezası verilmiş, başvurucunun itirazı üzerine Kara Kuvvetleri Komutanlığı Topçu ve Füze Okulu Komutanlığında

görevli hiyerarşik üstü tarafından reddedilmiştir.

32. Oda hapsi cezası, disiplin

amiri tarafından verilen ve kişi özgürlüğünü kısıtlayan bir disiplin cezasıdır.

1602 sayılı Askeri İdare Mahkemesi Kanunu’nun mülga 21. maddesinde de disiplin

suç ve tecavüzlerinden ötürü disiplin amirlerince verilen cezaların yargı

denetimi dışında olduğu hüküm altına alınmıştır.

33. Bakanlık görüşünde, AYİM’nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatları

doğrultusunda oda hapsi cezalarını yargı denetimine tabi kıldığı, oda hapsi

cezasını iptal ettiği ve tazminat davasını kabul ettiği, bu şekilde konuya

ilişkin etkili bir iç hukuk yolunun oluştuğu belirtilmiş ise de, AYİM’in 22/2/2013 tarihli kararının yasal değişiklikten

sonra verildiği, 24/5/2012 tarihli kararın ise istisna olduğu, genel bir

uygulamayı ve sürekliliği yansıtmadığı, karar tarihi ve bireysel başvuru tarihi

itibarıyla 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun 21. maddesinde

disiplin suç ve tecavüzlerinden ötürü disiplin amirlerince verilen cezaların

yargı denetimi dışında olduğu hükmünün yürürlükte bulunduğu dikkate alındığında

ortada etkili ve istikrar kazanmış bir başvuru yolunun bulunduğundan

bahsedilemez ve başvurucuya bu yola başvurması yükümlülüğü yüklenemez. Bu

nedenle, başvuru tarihi itibarıyla başvurucunun mağduriyetini giderebilecek

nitelikte tüketilmesi gereken bir başvuru yolunun bulunmadığı açıktır.

34. Başvurucunun

iddialarının dayanaktan yoksun olmadığı, ayrıca başka bir kabul edilemezlik

nedeni de bulunmadığından başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi

gerekir.

2. Esas

Yönünden

35. Başvurucu, kanunla kurulmuş,

bağımsız ve tarafsız mahkeme yerine üstü tarafından hakkında oda hapsi cezasına

hükmedildiğini ve bunun kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal ettiğini

ileri sürmüştür.

36. Anayasa'nın 19. maddesinin

(2) numaralı fıkrası şöyledir:

"Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir.

Şekil ve şartları kanunda gösterilen:

Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve

güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi; … halleri dışında kimse

hürriyetinden yoksun bırakılamaz.

…”

37. Avrupa İnsan Hakları

Sözleşmesinin (Sözleşme), “Özgürlük ve

güvenlik hakkı” kenar başlıklı 5. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Herkes özgürlük ve güvenlik hakkına sahiptir. Aşağıda

belirtilen haller dışında ve yasanın öngördüğü usule uygun olmadan hiç kimse

özgürlüğünden yoksun bırakılamaz:

a) Kişinin, yetkili bir mahkeme tarafından verilmiş

mahkûmiyet kararı sonrasında yasaya uygun olarak tutulması;

...”

38. Kişinin Anayasa ve Sözleşme’de güvence altına alınan özgürlüğünden yoksun

bırakılabilmesi hallerinden biri de yetkili bir mahkemenin mahkûmiyet kararına

dayalı olarak ve hukuka uygun bir şekilde tutulmasıdır. Bu doğrultuda, cezai

veya disiplin tedbiri sonucu her türlü hürriyetten mahrum bırakma halleri de

Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı ve dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin

konu bakımından yetkisi kapsamındadır.

39. Anayasa’nın 19. maddesinin

birinci fıkrasında, özgürlük ve güvenlik hakkı güvence altına alınmıştır. Aynı

maddenin ikinci fıkrasında ise şekil ve şartları kanunda gösterilen belirli

haller dışında, kişilerin başka bir nedenle özgürlüğünden yoksun bırakılması

yasaklanmıştır. Anılan ikinci fıkradaki sınırlama nedenlerinden biri de

mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin

yerine getirilmesi halidir.

40. Sözleşme’nin 5. maddesinin

(1) numaralı fıkrasında ise Anayasa’nın birinci fıkrası ile paralel bir ifadeye

yer verildikten sonra, aynı fıkranın (a) bendinde kişi özgürlüğü ve

güvenliğinin istisnası olarak “yetkili bir

mahkeme tarafından verilmiş mahkûmiyet kararı sonrasında yasaya uygun olarak

tutulma” hali düzenlenmiştir. Sözleşme’ye

göre, özgürlüğe getirilen sınırlamanın meşru kabul edilebilmesi için mahkûmiyet

kararı sonrası “tutma” hali veya

hapsedilmenin, “yetkili mahkeme” kararına dayalı ve hukuka

(kanuna) uygun olması şartları aranmaktadır. Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı

yönünden “tutma” hali, geniş

anlamda kullanılmakta olup; gözaltı, tutuklama, mahkûmiyet sonrası tutukluluk

ve hükümlülük hallerini içine almaktadır. Sözleşme maddesindeki “yetkili mahkeme” vurgusu, kişinin

özgürlüğünden yoksun bırakılması sonucunu doğuran ceza veya güvenlik tedbiri

uygulama konusunda kanun gereği yetkilendirilmiş, yürütme organı ve taraflardan

bağımsız ve yeterli güvencelere sahip yargısal organı ifade etmektedir (Benzer

AİHM kararları için bkz. De Wilde, Ooms And

Versyp/Belçika, B. No: 2832/66, 2835/66,

2899/66, 18/6/1971, § 78; Engel ve

Diğerleri/Hollanda, B. No: 5100/71, 5101/71, 5102/71, 5354/72,

5370/72, 8/6/1976, § 68).

41. Bakanlık görüşünde; oda

hapsi cezalarının AİHM tarafından ülke aleyhine Sözleşme’nin 5/1 hükmüne

ilişkin ihlal kararları verilmesi nedeniyle bu uygulamaya 6413 sayılı Türk

Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun 16/2/2013 tarihinde yürürlüğe girmesi

nedeniyle son verildiği belirtmiştir.

42. Başvurucu, Adalet

Bakanlığı’nın bu yöndeki görüşüne aynen katıldığını beyan etmiştir.

43. Anayasa’nın 19. maddesinin

ikinci ve Sözleşme’nin 5/1 maddesinin (a) bendi, herkesin temel özgürlük ve

güvenlik haklarını güvence altına almaktadır. Dolayısıyla her kişi bu hakkın

güvencesi kapsamındadır. Hürriyetten yoksun bırakma işleminin kanuni, yetkili

ve görevli bir mahkeme tarafından verilmesi kişiler için bir güvence

oluşturmaktadır.

44. Anayasa’nın 19. maddesinin

birinci fıkrasında herkesin kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkına sahip olduğu

ilke olarak ortaya konduktan sonra, ikinci ve üçüncü fıkralarında şekil ve

şartları kanunda gösterilmek şartıyla kişilerin özgürlüğünden mahrum

bırakılabileceği durumlar sınırlı olarak sayılmıştır. Dolayısıyla kişinin

özgürlük ve güvenlik hakkının kısıtlanması ancak Anayasa'nın anılan maddesi

kapsamında belirlenen durumlardan herhangi birinin varlığı halinde söz konusu

olabilir (B. No: 2012/1137, 2/7/2013, § 42).

45. AİHM içtihatlarında, oda

hapsi disiplin cezası hürriyetten yoksun bırakan bir yaptırım olarak kabul

edilmektedir. Dolayısıyla hürriyetten yoksun bırakma işleminin bir yargı

kararının sonucu olması gerekir ve bunun gerekli yetkiye sahip, yürütmeden

bağımsız ve uygun yargı teminatlarını sunan yetkili mahkeme tarafından

verilmesi gerekir (Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Pulatlı/Türkiye, B. No: 38665/07, 26/4/2011, §§ 28-30).

46. Oda hapsi cezası, askeri

hayatın kendine özgü yapısı gereği kabul edilmiş bir disiplin cezasıdır. Bu

ceza disiplin amiri tarafından verilir ve bu amaçla tahsis edilecek hapis

odasında yerine getirilir. Oda hapsi cezası alan personel, cezanın yerine

getirilmesi süresince emir veremez ve genel hizmet yapamaz. Bu bakımdan oda

hapsi, sonuçları itibarıyla kişi özgürlüğünü kısıtlayan bir yaptırımdır. Oda

hapsi disiplin cezasının verildiği ve uygulandığı tarihte yürürlükte bulunan

1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun 21. maddesi gereğince bu

tür cezalara karşı gidilebilecek bir yargı yolu da bulunmamaktadır.

47. Somut

olayda, astsubay olan başvurucu hakkında üstü tarafından verilen 7 gün oda hapsi disiplin cezası

uygulanarak Anayasa’nın 19. maddesi çerçevesinde hürriyetinden yoksun

bırakılmıştır. Bu kişi orduda albay rütbesiyle görev yapmakta, askeri

hiyerarşik düzende yetkili bulunmakta ve bu düzenden bağımsız hareket

edememektedir. Ayrıca disiplin müeyyidesine karşı askeri mahkemede yapılacak

itiraz, başvuru tarihi itibarıyla Anayasa’nın 19. maddesi ile öngörülen

güvenceleri de sağlamamaktadır.

48. Bu durumda başvuranın özgürlükten yoksun mahrum bırakılma

hali “yetkili bir mahkeme tarafından verilen

mahkûmiyet” kararı ile gerçekleşmemiş bulunduğundan Anayasa’da

öngörülen şartlara uymamaktadır.

49. Açıklanan nedenlerle, Anayasa'nın 19. maddesinin ikinci

fıkrasının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

50. 6216 sayılı Kanun’un 50.

maddesinin (1) numaralı fıkrasında, esas inceleme sonunda ihlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedileceği belirtilmiş, ancak yerindelik denetimi

yapılamayacağı, idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemeyeceği hüküm

altına alınmıştır.

51. Başvuruda Anayasa’nın 19.

maddesinin ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Başvurucu, 30.000,00 TL maddi

ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

52. Adalet Bakanlığı, başvurucu

tarafından talep edilen tazminat miktarları konusunda bir ihlal tespitinde

bulunulması halinde hakkaniyete uygun bir tazminat takdir edilmesinin yerinde

olacağını beyan etmiştir.

53. 6413 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 16/2/2013

tarihinden önce verilmiş olan oda hapsi cezasının hizmet yerini terk etmeme

cezasına dönüştürüleceği ve kayıtlarda buna göre düzeltme yapılacağı hükmü ve

başvurucunun kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkına yönelik başvuru açısından

ihlal tespitinin yapılmış olmasının birlikte yeterli tatmin sağladığı

değerlendirildiğinden bu hakka yapılan müdahale nedeniyle tazminat talebinin

reddine karar verilmesi gerekir.

54. Başvurucu tarafından yapılan

ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 198,35 TL harçtan oluşan yargılama

giderinin başvurucuya ödenmesine, 16 TL posta pulunun iadesine karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun, özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğine

ilişkin şikayetinin KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. "Yetkili bir mahkeme tarafından verilmiş

bir mahkumiyet" kararının yokluğu nedeniyle Anayasa'nın 19. maddesinin

ikinci fıkrasının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucunun tazminata ilişkin taleplerinin REDDİNE,

D. Başvurucu tarafından yapılan ve dosyadaki belgeler uyarınca

tespit edilen 198,35 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE, ayrıca başvurucu tarafından dosyaya ibraz edilen 16 TL’lik posta

pulunun İADESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına, 12/3/2015 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan : Alparslan ALTAN Üyeler Osman Alifeyyaz PAKSÜT Recep KÖMÜRCÜ Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Raportör : Hüseyin TURAN Başvurucu : Hasan Baki GÜLCAN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/760, 12 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili Hukuk
  11. A)
  12. IV. İnceleme Ve
  13. Gerekçe
  14. A. Başvurucunun İddiaları
  15. B. Değerlendirme
  16. A. Başvurucunun, özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğine
  17. B. "Yetkili bir mahkeme tarafından verilmiş
  18. D. Başvurucu tarafından yapılan ve dosyadaki belgeler uyarınca
  19. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/760
Tarih
12 Mart 2015

İlgili Kararlar

  • Mehmet Turan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/3495)
  • Doğan Yıldırım Başvurusu (B. No: 2013/9831)
  • Arif Durak Başvurusu (B. No: 2013/7597)
  • Veli Nazman ve Hıdır Nazman Başvurusu (B. No: 2013/7089)
  • Mehmet Nuri Kıran ve Sürmeli Memet Sezgin Başvurusu (B. No: 2013/3304)
  • Halil İbrahim Doğanay Başvurusu (B. No: 2013/6296)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.