İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

İbrahim Tahirağaoğlu ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/6886)

1. Başvuru, taşınmazın kültür varlığı olarak tescil edilmesi

Başvuru No2015/6886Tarih25 Aralık 2018Okuma6 dk · 1.263 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm İbrahim Tahirağaoğlu Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
25 Aralık 2018
Başvuru Numarası
2015/6886
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.263 kelime·6 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, taşınmazın kültür varlığı olarak tescil edilmesi

nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 20/4/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Konuları aynı olan 2015/6889, 2015/6891, 2015/6893, 2015/6896

sayılı başvuruların 2015/6886 sayılı bireysel başvuru dosyası ile

birleştirilmelerine karar verilmiştir. İnceleme 2015/6886 sayılı dosya

üzerinden yapılmıştır.

4. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından, başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Samsun ili Bafra ilçesi Büyükcamii

Mahallesi'nde kain bulunan 44 ada 7 parsel sayılı taşınmaz tapuda

başvurucuların murisi adına kayıtlıdır.

9. Samsun Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun

(Koruma Bölge Kurulu) 15/4/2011 tarihli kararıyla 1/7/1983 tarihli ve 2863

sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında taşınmaz

üzerindeki binalar korunması gerekli kültür varlığı

olarak tescil edilmiştir.

10. Başvurucular, Koruma Bölge Kurulunun yukarıda anılan

kararının iptali istemiyle Samsun 1. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava

açmışlardır. Mahkeme 11/7/2012 tarihinde davanın reddine karar vermiştir.

Kararda bilirkişi raporuna atıf yapılarak taşınmazın üzerinde bulunan yapının

malzeme kullanımı, teknik, cephe düzenlemesi, silme ve söve gibi mimari

özellikleri ile Bafra ticaret yapılarının özellikleri ile benzerlik içerisinde

olduğu, korunması gereken kültür varlığı niteliği taşıdığı vurgulanmıştır.

11. Danıştay Ondördüncü Dairesi

6/2/2014 tarihinde taşınmaz üzerindeki yapının korunması gereken kültür varlığı

olarak değerlendirilmesi mümkün ise de söz konusu yapının çığır açıcı mimari

özellikler içermemesi nedeniyle idari işlemin hukuka uygun olmadığı

gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.

12. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından karar düzeltme yoluna

gidilmesi üzerine aynı Daire 26/12/2014 tarihinde Mahkeme kararında hukuka

aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddine ve hükmün

onanmasına karar vermiştir.

13. Nihai karar başvurucular vekiline 20/3/2015 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

14. Başvurucular 20/4/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuşlardır.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

15. Konu ile ilgili hukuk için bkz. Ahmet Bölge, B. No:

2014/13133, 28/9/2016, §§ 24-28.

B. Uluslararası Hukuk

16. Sinan Yıldız ve

diğerleri/Türkiye (B. No: 37959/04, 12/1/2010) kararına konu olayda

başvurucuların üzerinde evlerinin olduğu taşınmazları birinci derece arkeolojik

sit alanı kapsamına alınmıştır. Bu taşınmazın kamulaştırılması girişimlerinin

sonuçsuz kalması üzerine başvurucular kamulaştırmasız el atma iddiasıyla

tazminat davası açmışlardır. Ancak bu dava reddedilmiştir. AİHM; başvurucuların

taşınmazının sit alanı olarak ilan edilmesinin mülkiyet hakkına müdahale teşkil

ettiğini kabul etmiş, müdahaleyi mülkiyetin kamu yararına kullanımının

kontrolüne ilişkin üçüncü kural çerçevesinde incelemiştir. AİHM ilk olarak bu

müdahalenin kanuni bir dayanağının olduğunu ve arkeolojik varlıkları korumanın

kamu yararına dayalı meşru bir amaç olduğunu vurgulamıştır. AİHM ölçülülük

yönünden ise başvurucuların mülkiyet hakkından yoksun bırakılmadığını ve

müdahaleyle mutlak bir inşaat yasağı da öngörülmediğini belirtmiştir. Buna göre

başvurucuların gerekli izinleri alarak taşınmazda değişiklik yapma veya satma

imkânına sahip olduğu tespit edilmiştir. AİHM, sit alanı ilan edilmeden önce de

başvurucuların taşınmaz üzerinde yapı yapma izni için başvurmadıklarına ayrıca

dikkati çekmiştir. Son olarak AİHM, kanunun birinci derece sit alanı ilan

edilen taşınmazlar için eş değer bir taşınmazla değişim imkânını da öngördüğünü

belirterek müdahalenin başvuruculara aşırı bir külfet yüklemediği sonucuna

varmıştır.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 25/12/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

18. Başvurucular, taşınmazın zaman içerisinde geçirmiş olduğu

tadilatlar nedeniyle özgünlüğünü yitirmesi sonucunda tescile değer bir

nitelikte olmadığını vurgulamışlardır. Başvurucular, yapının günümüz mimari

yapısına uygun bir yapı formuna dönüşmesi ve 2863 sayılı Kanun'un 7. maddesinin

ikinci fıkrasının zorunlu kıldığı örnek durumda yapı olma vasfını taşımamasına

rağmen aksi yönde işlem tesis edilmesi sonucunda mülkiyet haklarının ihlal

edildiğinden yakınmışlardır. Başvurucular, Danıştay Ondördüncü

Dairesi tarafından ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesine

rağmen aynı Daire tarafından karar düzeltme yolunda gerekçe gösterilmeksizin

hükmün onanmasına karar verildiğini bu nedenle adil yargılanma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

19. Anayasa’nın 35. maddesi şöyledir:

"Herkes, mülkiyet ve miras haklarına

sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla

sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına

aykırı olamaz.''

20. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucular mülkiyet hakkı dışında adil

yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmektedirler. Ancak

başvurucuların asıl şikâyetinin taşınmazın kültür varlığı olarak tescil

edilmesi nedeniyle maliki oldukları taşınmazından diledikleri gibi

yararlanamadıklarına, kullanamadıklarına ve tasarruf edemediklerine yönelik

olduğu anlaşıldığından başvurucuların bütün şikâyetleri mülkiyet hakkının

ihlali iddiası kapsamında incelenmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

21. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan

mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

22. Anayasa Mahkemesi aynı konu ile ilgili şikâyetleri daha önce

incelemiş ve uygulanacak ilkeleri ortaya koymuştur (Ahmet Bölge, §§ 41-65).

23. Ahmet Bölge

kararında imar uygulamasına konu edilen taşınmazın, başvurucu adına tapuda

kayıtlı olduğundan dolayı Anayasa'nın 35. maddesi bağlamında mülk teşkil ettiği

belirtilmiştir (Ahmet Bölge, §

45). Bu taşınmazın kültür varlığı olarak tescil edilmesinin mülkiyet hakkına

müdahale teşkil ettiği kabul edilmiştir. Taşınmazın kültür varlığı olarak

tescil edilmesi sebebiyle başvurucunun mülkiyet hakkından yoksun kaldığının

söylenemeyeceği fakat taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkından doğan bir kısım hak

ve yetkilerinin kısıtlandığı ifade edilmiştir. Bu bağlamda müdahalenin mülkiyetin kullanımını kontrol/düzenleme

yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği değerlendirilmiştir (Ahmet Bölge, § 48).

24. Anayasa Mahkemesince 2863 sayılı Kanun'un 6. ve 7. maddeleri

hükümlerine dayalı olan müdahalenin kanunilik ölçütünü taşıdığı

değerlendirilmiştir. Ayrıca kültürvarlığı niteliği

bulunduğu tespit edilen bir taşınmazın, tescili suretiyle korunması ve aslına

uygun olarak muhafazasının kamu yararı yararına dayalı meşru bir amacının

bulunduğu açıklanmıştır (Ahmet Bölge,

§§ 50-56). Ölçülülük yönünden yapılan değerlendirmede ise malikin taşınmaz

üzerindeki mülkiyet hakkının devam ettiği, ilgili mevzuata uygun hareket

edildiği sürece 2863 sayılı Kanun'un maliklere tanıdığı hak, muafiyet ve

kolaylıklardan yararlanılabileceği ifade edilmiştir. Diğer taraftan yapılan

müdahaleye karşı yetkili makamlar önünde etkin bir biçimde itiraz edebilme

olanağının malike tanındığı belirtilmiştir. Buna göre müdahalenin ortaya

çıkardığı durumun, malikin mülkiyet hakkının korunması ile kamusal menfaatin

gerekleri arasında sağlanması gereken dengeyi bozmadığı ve malik açısından

meşru sayılamayacak ferdî ve aşırı nitelikte bir yük oluşturmadığı sonucuna varılmıştır

(Ahmet Bölge, §§ 57-65).

25. Somut başvuruda da başvuruculara ait taşınmaz kültür varlığı

olarak tespit ve tescil edilmiştir. Buna göre başvurucuların 2863 sayılı

Kanun'un maliklere tanıdığı hak, muafiyet ve kolaylıklardan yararlanabilmeleri

ve yapılan müdahaleye karşı yetkili makamlar önünde etkin bir biçimde itiraz

edebilmeleri mümkündür. Öte yandan başvurucuların kendilerine sağlanan hak ve

kolaylıklardan yararlanamadıkları yönünde somut bir şikâyetlerinin olmadığı da

açıktır. Başvuruda Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan içtihadından ayrılmayı

gerektirecek bir neden bulunmamaktadır.

26. Diğer taraftan başvurucuların karar düzeltme aşamasında

Danıştay tarafından verilen kararın gerekçeden yoksun olduğu yönündeki ihlal

iddialarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Başvuruya konu yargılamada

Danıştay tarafından karar düzeltme aşamasında ilk derece mahkemesi kararındaki

gerekçelere atıf yapılarak hükmün onanmasına karar verilmiştir. İlk derece

mahkemesi kararına bakıldığında tarafların davanın sonucuna etkili olabilecek

tüm iddia ve savunmalarının tartışılarak verilen kararda, hükme ulaşılması için

yeterli gerekçe bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle karar düzeltme

incelemesinde verilen kararın gerekçeden yoksun olduğu söylenemez.

27. Sonuç olarak başvurucuların mülkiyet haklarına yapılan

müdahalenin taşıdığı kamu yararı amacı ile karşılaştırıldığında mülkiyet

hakkına yapılan müdahalenin başvuruculara şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir

külfet yüklemediği, kamu yararı ile başvurucuların mülkiyet hakkı arasında

olması gereken adil dengenin bozulmadığı sonucuna varılmıştır.

28. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 35. maddesinde güvence

altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet

hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

C. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA

25/12/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Eşref Uğur

ŞENOL

Başvurucular

:

1. İbrahim

TAHİRAĞAOĞLU

2. İsmail

TAHİRAĞAOĞLU

3. İsmai Hakkı TAHİRAĞAOĞLU

4. Sevim

KARAKULLUKCU

5. Sema ÖNAY Vekili : Av. Kerami GÜRBÜZ

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/6886, 25 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucuların İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL
  13. B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet
  14. C. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA
  15. Gökcan
  16. Hakyemez
  17. Şenol
  18. Tahirağaoğlu
  19. Tahirağaoğlu
  20. Karakullukcu
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/6886
Tarih
25 Aralık 2018

İlgili Kararlar

  • Ali Kızılırmak ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/20112)
  • Necip Ateş Başvurusu (B. No: 2017/30279)
  • Ali Rıza Aksu Başvurusu (B. No: 2018/6460)
  • Mustafa Uysal ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/24116)
  • Ayten Kardoğan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/1517)
  • Yüksel Aydoğdu Başvurusu (B. No: 2015/10428)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.