İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

İdris Tan Kamer ve Mustafa Aycan Başvurusu (B. No: 2018/20175)

1. Başvuru; tadilat ruhsatının iptali istemiyle açılan

Başvuru No2018/20175Tarih19 Kasım 2020Okuma13 dk · 2.571 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm İdris Tan Kamer Ve Mustafa Aycan Başvurusu

Karar tarihi
19 Kasım 2020
Başvuru Numarası
2018/20175
R.G. Tarih ve Sayı
17/2/2021-31398
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.571 kelime·13 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru; tadilat ruhsatının iptali istemiyle açılan

davada hükme esas alınan bilirkişi raporunun tebliğ edilmemesi, iddia ve

itirazların etkin bir şekilde ileri sürülememesi nedeniyle adil yargılanma

hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 19/6/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucuların bağımsız bölüm maliki oldukları sitede

28/1/2016 tarihinde Blok Malikleri Kurulu Toplantısı yapılmış, toplantıda ana

yapıya ve ana taşınmazın boş kısımlarına yönelik tadilat projesi düzenlenmesi

için Yönetim Kuruluna yetki verilmiştir. Söz konusu yetki üzerine ilgili site

için 20/4/2016 tarihli tadilat ruhsatı düzenlenmiştir.

9. Başvurucular, tüm kat maliklerinin onayı gerekmesine

karşın muvafakatname aranmadan söz konusu siteye 20/4/2016 tarihli tadilat

ruhsatı verildiğinden bahisle anılan ruhsatın iptali istemiyle Bahçelievler

Belediye Başkanlığı aleyhine İstanbul 11. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava

açmıştır.

10. Mahkeme 28/2/2017 tarihli kararı ile dava konusu

işlemin iptaline hükmetmiştir. Kararın gerekçesinde özetle ana yapıya ve ana

taşınmazın boş kısımlarına yönelik tadilat projesi düzenlenebilmesi için kat

maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası gerekmesine karşın ilgili sitenin

28/1/2016 tarihli Blok Malikleri Kurulu Toplantısında söz konusu çoğunluk

sağlanmadan ve mevzuattaki yeter sayılarına aykırı olacak şekilde ilgili

kararın alındığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

11. Yargılama devam ederken 8/3/2017 tarihinde ilgili

Site Blok Kat Malikleri Yönetim Kurulunca kat malikleri toplantıya davet

edilmiş, kat maliklerinin yarısından fazlasının (toplam 2.428 kat malikinin

1.321'i) katılımıyla toplantı yapılmış, bu toplantıda toplantıya katılanların

büyük çoğunluğunun ve bütün kat maliklerinin yarısından fazlasına tekabül eden

sayıda üyenin oyuyla iptali istenen tadilat ruhsatının devamının gerektiği

yönünde karar alınmış, ayrıca Kat Malikleri Yönetim Kuruluna bu yönde yetki

verilmiştir.

12. Yine yargılama devam ederken Site Blok Kat Malikleri

Yönetim Kurulu tarafından tadilat ruhsatına konu değişikliklerin 23/6/1965

tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 42. maddesi kapsamında faydalı

yenilik ve ilaveler olduğunun tespiti talebiyle 25/8/2017 tarihinde Bakırköy 4.

Sulh Hukuk Mahkemesine (Sulh Hukuk Mahkemesi) başvuruda bulunulmuştur. Sulh

Hukuk Mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine dosyaya

sunulan 22/10/2017 tarihli bilirkişi raporunda; ortak mahallerde yapılan ilave

ve yeniliklerin tüm kat maliklerinin yararına olduğu, kullanımı

kolaylaştırdığı, tesisin değerini artırdığı, taşınmaz maliklerine, kiracılara

ve alışveriş için gelenlere rahat ve modern bir imkân yarattığı, böylelikle

sitenin çağdaş ihtiyaçlara karşılık verecek bir tesis hâline getirildiği

kanaatine ulaşıldığı belirtilmiştir.

13. Mahkemenin kararına karşı yapılan istinaf başvurusu

üzerine İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdare Dava Dairesinin (Bölge

İdare Mahkemesi) 22/3/2018 tarihli hükmüyle istinaf talebinin kabulüne, mahkeme

kararının kaldırılmasına ve davanın reddine oyçokluğuyla kesin olarak karar

verilmiştir. İstinaf kararının gerekçesinde; dava devam ederken 8/3/2017

tarihinde Kat Malikleri Kurulunun toplantıya davet edildiği, yapılan toplantıda

iptali istenen tadilat ruhsatının devamının gerektiğine bütün kat maliklerinin

yarısından fazlasına tekabül eden sayıda üyenin oyuyla karar verildiği ve Kat

Malikleri Yönetim Kuruluna da bu yönde yetki verildiği, yine tadilat ruhsatına

konu değişikliklerin ''faydalı yenilik ve kullanım kolaylığı'' kapsamında

olduğunun Sulh Hukuk Mahkemesinin E.2017/143 D. İş sayılı dosyasına sunulan

22/10/2017 tarihli bilirkişi raporu ile ortaya konulduğunun anlaşıldığı

belirtilmiştir. Bu değerlendirmeler ışığında dava konusu tadilat ruhsatına konu

edilen site alanındaki ilave ve yeni yapıların tüm kat maliklerinin yararına

olduğunun Sulh Hukuk Mahkemesinin tespit dosyasında yaptırılan keşif ve

bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ile anlaşıldığı, bu kapsamdaki

imalatlar için mevzuatta öngörülen kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğunun

sağlandığı, dava konusu işlemin tesisinden sonra olmakla birlikte uyuşmazlığa

konu ruhsatla ilgili mevzuatta öngörülen eksik işlemlerin tamamlanmış olması

nedeniyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı

ifade edilmiştir.

14. Bölge İdare Mahkemesi kararındaki karşıoy

gerekçesinde ise ilk derece mahkemesince karar verilmesinden sonra ve bu kararda

belirtilen eksiklerin giderilmesi amacıyla toplantı yapılması, bu toplantıda

tadilat ruhsatı alınması için Yönetim Kuruluna yetki verilmesi ve yine bu

tarihten de çok sonra yapılan değişikliklerin faydalı değişiklik olduğu yönünde

adli yargı mahkemesi aracılığı ile bilirkişi raporu aldırılması bu işlemlerin

tamamlanmasından sonra tadilat ruhsatı alınmasını mümkün kılsa da tesis

edildiği tarihte kanun hükümlerine uygun tesis edilmeyen işlemi yasal hâle

getirmesine olanak bulunmadığı ve dava konusu işlemin iptalinin gerektiği

belirtilmiştir.

15. Nihai karar 23/5/2018 tarihinde tebliğ edilmiş,

başvurucu 19/6/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

16. 634 sayılı Kanun’un 19. maddesinin ilgili

kısmı şöyledir:

“Kat malikleri, anagayrimenkulün

bakımına ve mimarı durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya

mecburdurlar.

Kat maliklerinden biri, bütün kat

maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anagayrimenkulün ortak

yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya

yaptıramaz. Ancak, ortak yer ve tesislerdeki bir bozukluğun anayapıya veya

bağımsız bir bölüme veya bölümlere zarar verdiğinin ve acilen onarılması

gerektiğinin veya anayapının güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun mahkemece

tespit edilmiş olması halinde, bu onarım ve güçlendirmenin projesine ve

tekniğine uygun biçimde yapılması konusunda kat maliklerinin rızası

aranmaz..."

17. 634 sayılı Kanun’un 42. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"Kat malikleri, anagayrimenkulün ortak

yerlerinde kendi başlarında bir değişiklik yapamazlar; ortak yerlerin düzgün

veya bunları kullanmanın daha rahat ve kolay bir hale konulmasına veya bu

yerlerden elde edilecek faydanın çoğaltılmasına yarıyacak bütün yenilik ve

ilaveler, kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile verecekleri karar

üzerine yapılır. .."

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

18. Mahkemenin 19/11/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

19. Başvurucular; ilgili Site Blok Kat Malikleri Yönetim

Kurulunca uyuşmazlığa konu tadilat ruhsatı ile ilgili olarak Sulh Hukuk

Mahkemesinin E.2017/143 D. İş sayılı tespit dosyasında taraflarına

bildirilmeksizin keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, hükme esas

alınan söz konusu bilirkişi raporunun mevcudiyetinden Bölge İdare Mahkemesi

kararının tebliği ile haberdar olduklarını, bu nedenle beyan ve itirazlarını

sunamadıklarını belirterek hak arama özgürlüğü ile silahların eşitliği ve

çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

Başvurucular ayrıca istinaf merciince tek taraflı beyana, bilirkişi raporuna ve

Genel Kurul Tutanağı'na dayanılarak kesin hüküm verildiğini, dosyada keşif ve

bilirkişi incelemesine gerek duyuluyorsa bunun idari yargı mahkemelerince yapılmasının

gerektiğini, kararda açık bir keyfîliğin söz konusu olduğunu belirterek adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini de ifade etmektedir.

B. Değerlendirme

20. Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” kenar

başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan

faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve

savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

21. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucular, hükme esas alınan bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ

edilmemesi nedeniyle iddia ve itirazlarını gereği gibi sunma imkânından yoksun

bırakıldıklarını ileri sürdüklerinden şikâyet, silahların eşitliği ve çelişmeli

yargılama ilkeleri kapsamında incelenmiştir.

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

22. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul

edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas

Yönünden

a. Genel

İlkeler

23. Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca herkes iddia,

savunma ve adil yargılanma hakkına sahiptir. Anayasa'nın anılan

maddesinde adil yargılanma hakkından ayrı olarak iddia ve savunma hakkına

birlikte yer verilmesi, taraflara iddia ve savunmalarını mahkeme önünde dile

getirme fırsatı tanınması gerektiği anlamını da içermektedir (Mehmet Fidan,

B. No: 2014/14673, 20/9/2017, § 37).

24. Anayasa'nın 36. maddesine "adil

yargılanma" ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin

tarafı olduğu uluslararası sözleşmelerle de güvence altına alınan adil

yargılama hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Nitekim Anayasa

Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok

kararında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadıyla adil yargılanma

hakkının kapsamına dâhil edilen silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama

ilkelerine Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Bu itibarla

anılan ilkenin adil yargılanma hakkının kapsam ve içeriğine dâhil olduğu sonucu

ortaya çıkmaktadır. Anılan ilkeye uygun yürütülmeyen bir yargılamanın hakkaniyete

uygun olması olanaklı değildir (Mehmet Fidan, § 38).

25. Anayasa Mahkemesinin görevi başvuru konusu

yargılamanın bir bütün olarak adil olup olmadığını değerlendirmektir. Genel

anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın yürütülebilmesi için silahların

eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri ışığında taraflara iddialarını sunma

hususunda uygun imkânların sağlanması şarttır (Yüksel Hançer, B. No: 2013/2116,

23/1/2014, § 19).

26. Silahların eşitliği ilkesi; davanın taraflarının

usule ilişkin haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması, taraflardan

birinin diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve

savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip

olması ve yargılamaya etkin katılımlarının sağlanması anlamına gelir (Yaşasın

Aslan, B. No: 2013/1134, 16/5/2013, § 32).

27. Silahların eşitliği ilkesinin tamamlayıcısı olan

çelişmeli yargılama ilkesi, kural olarak bir hukuk ya da ceza davasında tüm

taraflara, gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşler hakkında bilgi sahibi olma

ve bunlarla ilgili görüş bildirebilme imkânı vermektedir. Bu çerçevede

başvuranların bilirkişi raporunun sonucuna itiraz edememesi ya da delillerle

ilgili görüş bildirmelerine fırsat verilmemesi çelişmeli yargılama ilkesinin

ihlali olarak değerlendirilebilmektedir (Hüseyin Sezen, B. No:

2013/1793, 18/9/2014, § 38).

28. Yargılamanın tüm aşamalarında silahların eşitliği ve

çelişmeli yargılama ilkelerinin güvence altına alınarak adil yargılanma

hakkının korunması hukuk devleti olmanın bir gereğidir (Mustafa Kupal, B.

No: 2013/7727, 4/2/2016, § 52).

b. İlkelerin

Olaya Uygulanması

29. Başvuruya konu olayda uyuşmazlık, başvurucuların

bağımsız bölüm maliki oldukları site için düzenlenen tadilat ruhsatının

niteliğine ve bu tadilatın yapılabilmesi için gerekli kat maliki çoğunluğuna

yöneliktir. Başvurucular tadilat ruhsatına konu tadilatın genel nitelikte

olduğunu, 634 sayılı Kanun'un 19. maddesi kapsamında kaldığını, bu nedenle söz

konusu ruhsatın alınabilmesi için kat maliklerinin beşte dördünün rızasının

gerekeceğini ileri sürmüştür. Davada müdahil durumundaki ilgili Site Blok Kat

Malikleri Yönetim Kurulu ise anılan tadilatın faydalı yenilik ve ilaveler

mahiyetinde olduğunu ve bu nedenle 634 sayılı Kanun'un 42. maddesi kapsamında

kat maliklerinin sayı ve arsa payı itibarıyla çoğunluğunun olumlu oyunun

yeterli olduğunu savunmuştur.

30. Mahkeme başvurucuların görüşü doğrultusunda söz

konusu tadilat projesinin düzenlenebilmesi için kat maliklerinin beşte dördünün

yazılı rızasının gerektiğini belirtmiş ve gerekli çoğunluk sağlanmadan alınan

kararın hukuka aykırı olduğu sonucuna varmıştır (bkz. § 10). Buna karşın Bölge

İdare Mahkemesi; Sulh Hukuk Mahkemesinin tespit dosyasına sunulan 22/10/2017

tarihli bilirkişi raporu uyarınca tadilat ruhsatına konu değişikliklerin ''faydalı

yenilik ve kullanım kolaylığı'' kapsamında olduğu ve tüm kat maliklerinin

yararına sonuç doğurduğu, bu kapsamdaki imalatlar için mevzuatta öngörülen kat

maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğunun sağlandığı ve dava konusu işlemin

tesisinden sonra olmakla birlikte uyuşmazlığa konu ruhsatla ilgili mevzuatta

öngörülen eksik işlemlerin tamamlanmış olması nedeniyle dava konusu işlemde

hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığını ifade etmiştir. (bkz. § 13).

31. Bölge İdare Mahkemesince uyuşmazlığın çözümü, tadilat

ruhsatına konu değişikliklerin faydalı yenilik ve ilave niteliğinde olması

hususuna dayandırılmış ve bu kanaate ulaşılırken de doğrudan Sulh Hukuk

Mahkemesine sunulan 22/10/2017 tarihli bilirkişi raporu esas alınmıştır. Anılan

raporda, söz konusu tadilatın faydalı nitelikte olduğunun belirtilmesi

suretiyle ilgili uyuşmazlığın esasına yönelik teknik bir meseleye dair tespitte

bulunulmuştur.

32. Dosya içeriğinden anlaşıldığı üzere başvurucular

Bölge İdare Mahkemesinin kesin nitelikteki kararına dayanak teşkil eden ve

başvuruya konu uyuşmazlığın esasına yönelik teknik tespitler içeren 22/10/2017

tarihli bilirkişi raporundan Bölge İdare Mahkemesi kararı ile haberdar

olmuştur. Bu noktada başvuruculara Bölge İdare Mahkemesi kararına dayanak

teşkil eden 22/10/2017 tarihli bilirkişi raporunu incelemeleri, yorumda ve

itirazda bulunabilmeleri için pratik ve etkin bir imkânın sunulmamış olduğu

açıktır.

33. Bu nedenle başvuruculara hükme esas alınan bilirkişi

raporuna yönelik yorumda/itirazda bulunma konusunda etkin ve pratik imkânların

sağlanmamasının silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleriyle

bağdaşmadığı ve bu bağlamda adil bir yargılamanın gerçekleşmediği sonucuna

varılmıştır.

34. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların Anayasa’nın 36.

maddesinde hüküm altına alınan adil yargılanma hakkının güvencelerinden olan

silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

35. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"(1) Esas inceleme sonunda,

başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal

kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında

açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya

üzerinden karar verir."

36. Başvurucular, yeniden yargılama yapılmasına

hükmedilerek ihlalin giderilmesi talebinde bulunmuşlardır.

37. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan ([GK], B.

No: 2014/8875) kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan

kaldırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi diğer

bir kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin

sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi

ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına işaret etmiştir (Aligül

Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).

38. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal edildiğine

karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığından söz

edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca eski hâle getirmenin yani

ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise öncelikle

ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması, ihlale neden olan

karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması,

varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi, ayrıca bu

bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet

Doğan, §§ 55, 57).

39. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veya

mahkemenin ihlali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı

Kanun’un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün

79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın

bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme,

usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı olarak ihlali ortadan

kaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya

özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi

tarafından ihlal kararına bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde

usul hukukundaki yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili

mahkemenin yeniden yargılama sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir

takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir kararın kendisine

ulaştığı mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama kararı vererek devam eden

ihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet

Doğan, §§ 58, 59; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), §§ 57-59, 66, 67).

40. İncelenen başvuruda silahların eşitliği ve çelişmeli

yargılama ilkelerinin ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla somut

başvuruda ihlalin Bölge İdare Mahkemesi kararından kaynaklandığı

anlaşılmaktadır.

41. Bu durumda silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama

ilkelerinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise

bireysel başvuruya özgü düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına

yöneliktir. Bu kapsamda yapılması gereken iş, yeniden yargılama kararı

verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal

kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu

sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

42. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve

3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.294,70 TL yargılama giderinin

başvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği

ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama

ilkelerinin İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin silahların eşitliği ve çelişmeli

yargılama ilkelerinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için İstanbul

11. İdare Mahkemesine (E.2016/935, K.2017/423) GÖNDERİLMESİNE,

D. 294,70 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 3.294,70 TL yargılama giderinin başvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuruları tarihinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 19/11/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Selçuk KILIÇ Başvurucular : 1. İdris Tan KAMER 2. Mustafa AYCAN Başvurucular Vekili : Av. Alparslan DELİCEOĞLU

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2018/20175, 19 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İlgili
  10. Hukuk
  11. V. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucuların
  14. B. Değerlendirme
  15. A. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği
  16. B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  17. C. Kararın bir örneğinin silahların eşitliği ve çelişmeli
  18. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların
  19. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  20. M. Emin KUZ
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2018/20175
Tarih
19 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Öner Çoban Başvurusu (B. No: 2019/18869)
  • Selma Özdil ve İsmail Özcan Başvurusu (B. No: 2016/7034)
  • Emre Sakarya Başvurusu (B. No: 2018/2743)
  • Ömer Tekeli Başvurusu (B. No: 2019/22141)
  • Uğur Demirkol Başvurusu (B. No: 2018/21784)
  • Mahmut Gür Başvurusu (B. No: 2018/30947)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.