İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Kemal Gözler Başvurusu (B. No: 2015/5612)

1. Başvuru, internet ortamında yayımlanan iki kitap hakkında

Başvuru No2015/5612Tarih10 Aralık 2019Okuma15 dk · 3.078 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Kemal Gözler Başvurusu (2)

Karar tarihi
10 Aralık 2019
Başvuru Numarası
2015/5612
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.078 kelime·15 dk okuma·10 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, internet ortamında yayımlanan iki kitap hakkında

içeriğe erişimin engellenmesi kararı verilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal

ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 27/3/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

9. Başvurucu, anayasa ve idare hukuku alanında akademisyendir.

10. Başvurucu, 2004 yılının Nisan ayından beri faaliyette olan Türk İdare Hukuku sitesinin (www.idare.gen.tr) kurucusu ve editörüdür.

11. Başvurucu, 2013 yılının Nisan ve Mayıs aylarında bir profesörün

iki kitabında usulsüz alıntılar bulunduğu iddiasıyla iki ayrı eleştiri kitabı

yayımlamıştır. Başvurucu, "[R.Ç.nin] İdare Hukuku ve İdari Yargılama Hukuku İsimli Kitabı

Hakkında Eleştiriler" ve "[R.Ç.nin] İdari Yargılama Hukuku İsimli Kitabı Hakkında Eleştiriler"

başlıklarını taşıyan kitapların dijital kopyalarını da www.idare.gen.tr adresinde paylaşmıştır.

12. Başvurucu, "[R.Ç.nin] İdare Hukuku ve

İdari Yargılama Hukuku İsimli Kitabı Hakkında Eleştiriler" isimli

kitabında; kitabı yazma amacının R.Ç.nin "İdare Hukuku ve İdarî Yargılama Hukuku"

isimli kitabında, kendisine ait "İdare

Hukuku Dersleri" isimli kitaptan yapılmış hukuka aykırı

alıntılar bulunduğunu göstermek olduğunu belirtmiştir. Başvurucu, kitabın

birinci bölümünde alıntı

kavramını ve alıntı şartlarını

açıklayarak akademik eserlerden yapılacak alıntıların nasıl olması gerektiğini

izah etmiştir. Kitabın ikinci bölümünde R.Ç.ye ait seksen beş usulsüz alıntıyı,

R.Ç.ye ve kendisine ait kitapların ilgili yerlerini alt alta koyarak kıyaslama

yöntemiyle ispatlamaya çalışmıştır. Kitabın üçüncü bölümünde ise bu iddialarına

karşı R.Ç. tarafından yapılması muhtemel savunmaları sıralayarak bunlara

vereceği cevapları açıklamıştır.

13. Başvurucu, "[R.Ç.nin] İdari Yargılama Hukuku İsimli Kitabı Hakkında

Eleştiriler" isimli kitabında ise kitabı yazma amacının R.Ç.nin "İdari

Yargılama Hukuku" isimli kitabında, kendisine ait "İdare Hukuku" isimli kitaptan

yapılmış hukuka aykırı alıntılar bulunduğunu göstermek olduğunu belirtmiştir.

Başvurucu, kitabın girişinde usulsüz alıntı sorununun ülkemizde kaygı verici

boyutlara ulaştığını ileri sürmüş ve usulsüz alıntının böylesine yaygın olduğu

bir ülkede bir yazarın yazdığı cümleleri birkaç ay sonra başka bir yazarın

kitabında görecekse kitap yazmasının anlamsız olduğunu ifade etmiştir.

Başvurucu, usulsüz alıntı ile neden mücadele ettiğine dair açıklamalarda

bulunmuş; usulsüz alıntı ile mücadelenin kamu yararı üzerindeki önemine

değinmiştir. Başvurucuya göre eserleri usulsüz alıntılanan ve başkaları

tarafından sahiplenilen bir yazar bir daha eser vermek istemeyecektir.

Başvurucu, eser sahiplerinin korunmadığı bir ülkede bilimin de sanatın da

gelişmeyeceğini belirtmiştir (Kemal Gözler,

B. No: 2014/5232, 19/4/2018, § 12). Başvurucu, kitabın ilerleyen bölümlerinde

R.Ç. tarafından yapılan 276 usulsüz alıntıyı R.Ç.ye ve kendisine ait kitapların

ilgili yerlerini alt alta koyarak kıyaslama yöntemiyle ispatlamaya çalışmış;

ayrıca yine bu iddialarına karşı R.Ç. tarafından yapılması muhtemel savunmalara

ve bunlara karşı cevaplarına yer vermiştir.

14. Bahsi geçen kitapların

www.idare.gen.tr sitesinde yayımlanmasını müteakip R.Ç. (müşteki),

kişilik haklarının ihlal edildiği iddiasıyla (kapatılan) Kırıkkale 3. Sulh Ceza

Mahkemesine başvurarak söz konusu internet yayınlarına erişimin engellenmesini

talep etmiştir. Mahkeme 28/6/2013 tarihinde bahsi geçen usulsüz alıntı sorunu

ile ilgili verilmiş bir kesin hüküm bulunmadığı, dolayısıyla kişilik haklarının

ihlal edildiğine ilişkin iddianın sabit olmadığı gerekçesiyle müştekinin

talebini reddetmiştir.

15. Müşteki daha sonra Kırıkkale Sulh Ceza Hâkimliğine

(Hâkimlik) yaptığı başvuru ile talebini tekrarlamıştır. Hâkimlik 8/1/2015

tarihli kararı ile talebin kabulüne ve kitapların anılan siteden kaldırılmasına

karar vermiştir. Hâkimlik, (kapatılan) Kırıkkale 3. Sulh Ceza Mahkemesinin

erişimin engellenmesi talebinin reddine ilişkin kararından sonra şikâyet konusu

internet içeriğindeki iddialar ile ilgili olarak Kırıkkale Üniversitesi Yetkili

Kurulu tarafından müşteki hakkında son soruşturma ve disiplin soruşturması

yapılmasına gerek olmadığı konusunda karar verildiğini, bu kararın Danıştay

Birinci Dairesi tarafından onandığını belirtmiştir. Hâkimlikçe müştekinin

başvurucunun eserlerinden usulsüz alıntı yapmadığı konusunda kesinleşmiş yargı

kararı bulunduğunu, tersi yönde içerik barındıran şikâyet konusu yayınların

kişilik haklarının ihlali niteliğinde olduğunu değerlendirerek bu yayınlara

erişimin engellenmesine karar vermiştir.

16. Başvurucunun söz konusu karara yaptığı itiraz, Ankara 5.

Sulh Ceza Hâkimliğinin 11/3/2015 tarihli kararı ile reddedilmiştir.

17. Anılan karar 23/3/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş,

başvurucu 27/3/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

18. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk kurallarının yer aldığı

karar için Kemal Gözler (aynı

kararda bkz. §§ 21-28) kararına bakılabilir.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 10/12/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

20. Başvurucu;

i. Bilimsel eleştirilerini içeren ve basılı hâlleri serbest olan

iki kitabının çevrim içi versiyonlarına erişimin mahkeme kararıyla süresiz

olarak engellendiğini, anılan kitaplarda hakaret ya da hukuka aykırı bir fiil

bulunmadığını, bütünüyle erişimi engellenen iki kitabın her sayfasının hakaret

ya da hukuka aykırı fiil oluşturmasının mümkün olmadığını ileri sürmüştür.

ii. Söz konusu mahkeme kararının kendisinin karşı iddiaları ve savunması

alınmadan verildiğini belirtmiştir.

iii. Anayasa’nın 26., 27., 29. ve 36. maddelerinde tanımlanan

düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünün, bilim hürriyetinin, süresiz yayın

hakkının ve hak arama hürriyetinin ihlal edildiğini ileri sürmüş; ihlalin

tespiti ile ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması taleplerinde

bulunmuştur.

21. Bakanlık görüşünde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM)

konu ile ilgili içtihatları ile Anayasa Mahkemesinin Ali Kıdık (B. No: 2014/5552, 26/10/2017)

ve Kemal Gözler kararlarına yer

verilerek başvurucunun kitaplarının internette yayımlanmasının müştekinin

hayatına kayda değer bir etkisi olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği

belirtilmiştir. Bakanlık ayrıca Anayasa Mahkemesince yapılacak değerlendirmede

kitaplarda yer alan ifadelerin muhatabın özel hayatı ile ilgisinin olup

olmadığının, kaba hakaret içerip içermediğinin ve keyfî kişisel saldırı

boyutuna ulaşıp ulaşmadığının ortaya konulması gerektiğini bildirmiş;

kitapların basılı versiyonu için herhangi bir yasaklama kararının bulunmadığını

ve kitaplara serbestçe ulaşılabildiğini belirtmiştir.

B. Değerlendirme

22. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurunun Anayasa’nın “Bilim ve sanat hürriyeti” kenar başlıklı

27. maddesinin ışığında ve Anayasa’nın “Düşünceyi

açıklama ve yayma hürriyeti” kenar başlıklı 26. maddesi kapsamında

incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

23. Anayasa’nın “Düşünceyi

açıklama ve yayma hürriyeti” kenar başlıklı 26. maddesinin ilgili

kısımları şöyledir:

“Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı,

resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma

hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya

fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar...

Bu hürriyetlerin kullanılması,... başkalarının

şöhret veya haklarının,... korunması ... amaçlarıyla sınırlanabilir…

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin

kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.”

24. Anayasa’nın “Bilim ve

sanat hürriyeti” kenar başlıklı 27. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

"Herkes, bilim ve sanatı

serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü

araştırma hakkına sahiptir."

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

25. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifade

özgürlüğü ile bilim ve sanat özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Müdahalenin Varlığı

26. Başvurucunun internet sitesinde yayımladığı iki kitabına

erişimin engellenmesine karar verilmiştir. Söz konusu mahkeme kararı ile

başvurucunun ifade ile bilim ve sanat özgürlüklerine yönelik bir müdahale

yapılmıştır.

b. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

27. Yukarıda anılan müdahale Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşullara uygun olmadığı müddetçe Anayasa’nın 26. ve 27.

maddelerinin ihlalini teşkil edecektir. Anayasa’nın 13. maddesinin ilgili

kısımları şöyledir:

“Temel hak ve hürriyetler,

...yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve

ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ...demokratik toplum düzeninin

...gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

28. Bu sebeple müdahalenin Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen

ve somut başvuruya uygun düşen, kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa’nın

ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma ve demokratik toplum düzeninin

gereklerine uygunluk koşullarını sağlayıp sağlamadığının belirlenmesi gerekir.

i. Kanunilik

29. Somut olayda kanunilik ölçütüne ilişkin bir şikâyette

bulunulmamıştır. Mevcut başvurunun koşullarında 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla

İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un 9. maddesinin kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı

sonucuna varılmıştır. .

ii. Meşru Amaç

30. Başvuruya konu kitaplara erişimin engellenmesine ilişkin

kararın başkalarının şöhret veya haklarının

korunmasına yönelik önlemlerin bir parçası olduğu ve meşru bir amaç

taşıdığı sonucuna varılmıştır.

iii. Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine

Uygunluk

(1) Genel

İlkeler

31. Somut olaya uygulanan genel ilkelerin geniş anlatımı için

Anayasa Mahkemesinin Ali Kıdık

(aynı kararda bkz. §§ 41-67) kararına bakılabilir.

(2) 5651

Sayılı Kanun'un 9. Maddesine Dayanan Erişimin Engellenmesi Kararı Hakkındaki

Bazı Tespitler

32. Anayasa Mahkemesi, Ali Kıdık kararında 5651 sayılı Kanun ile getirilen içeriğin yayından

çıkarılması ve yayına erişimin engellenmesi kararlarına yönelik usulü ayrıntılı

bir şekilde incelemiş (Ali Kıdık, §§ 55-63) ve bu yöndeki ilkeleri birçok

kararında yinelemiştir (örnek olarak bkz. Miyase İlknur ve diğerleri, B. No: 2015/15242, 18/7/2018, §§

32-35; Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve

Yayıncılık A.Ş., B. No: 2015/6313, 13/9/2018, §§ 25-28; Özgen Acar ve diğerleri, B. No:

2015/15241, 31/10/2018, §§ 30-33; IPS

İletişim Vakfı, B. No: 2015/14758, 30/10/2018, §§ 27-30). Anayasa

Mahkemesine göre bu usul, internet ortamında işlenen suçlarla mücadelenin daha

etkin yapılabilmesi, özel hayatın ve kişilik haklarının hızlı ve etkili bir

şekilde korunması ihtiyacı nedeniyle kanun koyucunun öngördüğü, özel ve hızlı

sonuç alınabilecek bir koruma tedbiri kararıdır; dolayısıyla istisnai bir

yoldur (Ali Kıdık,

§ 55; Miyase İlknur ve diğerleri, § 33; Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş., §

26; Özgen Acar ve diğerleri, §

31).

33. Anayasa Mahkemesi başvuruya konu internet yayınına erişimin

engellenmesi tedbirinin alınmasını ancak bir görünüşte haklılık veya ilk

bakışta (prima

facia) haklılık varsa meşru kabul etmekte ve bu usulün ancak

internet yayınının kişilik haklarını apaçık bir şekilde ihlal ettiğinin daha

ilk bakışta anlaşıldığı durumlarda işletilebileceğini belirtmektedir. Anayasa

Mahkemesine göre bir kimsenin çıplak resimlerinin veya video görüntülerinin

yayımlanması gibi kişilik haklarının ihlal edildiğinin daha ileri bir inceleme

yapılmaya gerek olmaksızın ilk bakışta anlaşılabildiği hâllerde 5651 sayılı

Kanun'un 9. maddesinde öngörülmüş olan istisnai usul işletilebilir (Ali Kıdık, §§

62, 63).

(3) Şeref

ve İtibara Yapılan Müdahalelerde Başvurulabilecek Diğer Hukuki Yollar

34. Anayasa Mahkemesi, Ali Kıdık (aynı kararda bkz. §§ 66, 67) kararında 5651 sayılı Kanun'un 9.

maddesine göre ortada ilk bakışta ihlal bulunmayan hâllerde kişilik haklarının

korunması için genel hukuk ve ceza hukuku yollarına başvurulması gerektiği

sonucuna ulaşmıştır.

(4) Genel

İlkelerin Somut Olaya Uygulanması

35. Anayasa Mahkemesi, somut başvurudakine benzer bir meseleyi

daha önce Kemal Gözler kararında

ele almıştır. Anılan kararda Anayasa Mahkemesi 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesinde

öngörülen internet yayınına erişimin engellenmesi yolunun ancak kişilik

haklarına hukuka aykırı olarak müdahale edilen hâllerde başvurulan, bireyin

şeref ve itibarına yönelik müdahaleleri gecikmeksizin bertaraf edebilmesi

amacını taşıyan bir yol olduğunu ve bu yolun bilim ve sanat özgürlüğünü

zedelemeyecek şekilde kullanılması gerektiğini belirtmiştir (bkz. §§ 27, 28).

36. Başvuruya konu iki kitap müştekinin başvurucunun akademik eserlerinden

yaptığı usulsüz alıntı iddiaları ile ilgilidir. Başvurucu bu iddialarını, idari

yargılama ve idare hukuku alanlarında yazılmış, kendisine ve müştekiye ait

kitapların ilgili kısımlarını alt alta vererek karşılaştırmak suretiyle

ispatlamaya çalışmaktadır. Başvurucu, şikâyet konusu her iki kitabı da yazma

amacının Türkiye'deki usulsüz alıntı sorununu örnekleriyle ortaya koymak

olduğunu belirtmiş; Türk akademi dünyasında büyük zahmetlerle yeni düşünceler

üretenlerin düşüncelerinin başkaları tarafından sahiplenildiğini, özgün eserler

üretenlerin eserlerinin korunmadığını ileri sürmüştür. Başvurucu, "usulsüz alıntı sorunu" adını

verdiği mesele halledilmeden Türkiye'de bilimsel gelişmenin mümkün olmadığını

ifade etmiştir (bkz. §§ 12, 13).

37. Hâkimlik, anılan kitapların internet sitesinde

yayımlanmasından sonra müştekinin başvurucunun akademik eserlerinden usulsüz

alıntı yapmadığı yönünde verilen yargı kararını dikkate alarak kişilik

haklarına saldırı niteliğinde değerlendirdiği bu kitaplara erişimin

engellenmesine karar vermiştir. Başka bir ifadeyle Hâkimlik, başvurucunun

akademik çalışmalarının birer ürünü olan kitapların yayımlanmasından sonra

ortaya çıkan yargı kararını erişimin engellenmesi tedbirinin gerekçesi

yapmıştır.

38. Bir akademisyenin araştırma yapmasının ve bulgularını

yayımlamasının akademik özgürlüğün bir parçası olduğunda kuşku yoktur. Buna

ilave olarak Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin akademik

özgürlüklerin akademisyenlerin araştırma, mesleki uzmanlık ve yeterlilik

alanlarındaki görüş ve fikirlerini -söz konusu fikirler tartışmalı olsa veya

rağbet görmese dahi- ifade etme özgürlüğünü de kapsadığı düşüncesine

katılmaktadır (Kemal Gözler, §

61).

39. Şüphesiz akademisyenlerin her söylediklerinin mutlak anlamda

doğru olduğu söylenemez. Bununla beraber birbirlerinden farklı, alternatif

bakışların herkes için daha doğru düşünme imkânı yarattığı, üzerinde uzlaşılmış

bir gerçektir. Dolayısıyla akademisyenlerin en kritik ve hassas meselelerde en

güçlü görüşlere bile karşı çıkabilmesi, bir toplum ve ülke için hayati derecede

önemlidir (Kemal Gözler, § 62;

ayrıca bkz. Zübeyde Füsun Üstel ve diğerleri

[GK], B. No: 2018/17635, 26/7/2019, §§ 110-113).

40. Öte yandan müşteki de hukuk alanında bilinen bir

akademisyendir. Bir yazar olarak müştekinin kendi görüşlerini de ilgililere

iletmek bakımından başvurucu ile benzer olanaklara sahip olduğu açıktır.

Dolayısıyla müştekiye yönelik eleştirinin sınırlarının diğer insanlara göre

daha geniş olduğunu kabul etmek gerekir. Müştekinin kitaplarının meslektaşları

ve hukuk alanında bulunan başka kişilerce de okunacağını, hakkında

değerlendirmeler yapılacağını, ağır eleştirilerde bulunulabileceğini öngörmesi

ve demokratik çoğulculuk açısından bunlara daha fazla tahammül etmesi gerekir.

Başvuru konusu kitapların internette yayımlanmasının müştekinin hayatına kayda

değer bir etkisi olduğu da gösterilmemiştir. Kitapların müştekinin özel hayatı

ile ilgili olmadığı, kaba hakaret içermediği gibi keyfî kişisel saldırı

boyutuna da ulaşmadığı görülmektedir.

41. Türkiye'de yapılan akademik çalışmalardaki önemli bir sorunu

ele alan şikâyet konusu kitapların kamu menfaatine ilişkin olduğu ve müşteki

hakkındaki iddialardan bağımsız olarak bilgilendirme değerinin de bulunduğu

tartışmasızdır. Bakanlığın görüşünde ifade ettiğine göre basılı versiyonları

için herhangi bir yasaklama kararı bulunmayan ve serbestçe ulaşılabilen

kitapların çevrim içi versiyonlarına -üstelik bu versiyonlar (kapatılan)

Kırıkkale 3. Sulh Ceza Mahkemesinin erişimin engellenmesi talebinin reddi

kararının ardından geçen bir buçuk sene boyunca da erişilebilir durumdayken-

erişimin engellenmesine ilişkin kararında Hâkimlik ilk bakışta ihlal doktrini kapsamında bir değerlendirmede

bulunmamıştır.

42. Çelişmesiz bir dava sonucunda yayın içeriğine erişimin

engellenmesi kararı verilebilmesinin ancak hukuka aykırılığın ve kişilik

haklarına müdahalenin ilk bakışta anlaşılacak kadar belirgin ve zararın süratle

giderilmesinin zaruri olduğu hâllerde mümkün olduğu hatırlanmalıdır. Buna karşılık

somut olayda ilk derece mahkemesi; başvuru konusu içerik ile şeref ve itibara

yapıldığı ileri sürülen saldırının çelişmeli bir yargılama yapılmadan,

gecikmeksizin ve süratle bertaraf edilmesi ihtiyacını ortaya koyabilmiş

değildir.

43. İnternet mecralarında yer alan fikir ve kanaat açıklamaları

nedeniyle bireylerin şeref ve itibar hakkına hukuka aykırı olarak

gerçekleştirilen müdahalelerde mağdurun asıl gayesinin zararının telafi

edilmesi olduğu nazara alındığında özellikle somut başvuruya konu benzer

uyuşmazlıklar açısından koşullara göre diğer ceza veya hukuk yollarının daha

yüksek başarı şansı sunabilecek, kullanılabilir ve etkili başvuru yolları

olduğu anlaşılmaktadır. Dahası müşteki, açacağı çelişmeli bir hukuk davasında

içeriğe erişimin engellenmesi talebini ileri sürme imkânına da her zaman

sahiptir (Ali Kıdık,

§ 86).

44. Sonuç olarak başvurunun bütün koşulları gözönünde

tutulduğunda şikâyet edilen internete erişimin engellenmesi kararı ile

Anayasa'nın 26. maddesinde koruma altında olan ifade özgürlüğü ile onun özel

bir yönü olan Anayasa'nın 27. maddesinde bilim ve sanat özgürlüğüne yapılan

müdahalenin daha ağır basan bir toplumsal ihtiyaca karşılık gelmediği sonucuna

varılmıştır. 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca çelişmeli bir yargılama

olmaksızın süresiz olarak etki gösteren tedbir mahiyetinde internete erişimin

engellenmesi kararı verilmesi için gösterilen gerekçeler ilgili ve yeterli

kabul edilemez.

45. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvence

altına alınan ifade özgürlüğünün ve Anayasa'nın 27. maddesinde güvence altına

alınan bilim ve sanat özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

46. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) numaralı fıkrasının

ilgili kısmı ve (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“(1)

Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da

edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2)

Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve

sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili

mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan

hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava

açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

47. Başvurucu, ihlalin tespiti talebinde bulunmuştur.

48. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında ihlal sonucuna

varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler

belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi diğer bir kararında ise bu ilkelerle birlikte

ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun

ihlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal

edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve diğerleri, B.No:

2016/12506, 7/11/2019).

49. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal edildiğine

karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığından söz

edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle getirmenin yani

ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise öncelikle

ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması, ihlale neden olan

karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması,

varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi, ayrıca bu

bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).

50. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda Anayasa

Mahkemesi, 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile Anayasa

Mahkemesi İçtüzüğü'nün 79. maddesinin 1 numaralı

fıkrasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması

için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye

gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki

kurumlardan farklı olarak ihlali ortadan kaldırmak amacıyla yeniden yargılama

sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderim yolunu

öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararına bağlı

olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde, usul hukukundaki yargılamanın yenilenmesi

kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama sebebinin

varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır.

Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülüğü,

ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle

yeniden yargılama kararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarını gidermek üzere

gereken işlemleri yerine getirmektir. (Mehmet

Doğan, §§ 58, 59; Aligül Alkaya ve

diğerleri, §§ 57-59, 66, 67).

51. İncelenen başvuruda 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca

çelişmeli bir yargılama olmaksızın süresiz olarak etki gösteren tedbir

mahiyetinde internete erişimin engellenmesi kararı verilmesi için gösterilen

gerekçelerin ilgili ve yeterli olmaması nedeniyle başvurucunun ifade ile bilim

ve sanat özgürlüklerinin ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla somut

başvuruda ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

52. Bu durumda ifade özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır.

Buna göre yapılacak yeniden yargılama ise 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına

yöneliktir. Bu kapsamda derece mahkemelerince yapılması gereken iş, öncelikle

ihlale yol açan mahkeme kararının ortadan kaldırılması ve nihayet ihlal

sonucuna uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir

örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere Kırıkkale Sulh Ceza Hâkimliğine

gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

53. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226.90 TL harçtan oluşan

yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. İfade özgürlüğü ile bilim ve sanat özgürlüğünün ihlal

edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade

özgürlüğü ile 27. maddesinde güvence altına alınan bilim ve sanat özgürlüğünün

İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin ifade özgürlüğü ile bilim ve sanat

özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama

yapılmak üzere Kırıkkale Sulh Ceza Hâkimliğine(2015/36 Değişik İş)

GÖNDERİLMESİNE,

D. 226,90 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 10/12/2019 tarihinde

OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Kadir ÖZKAYA Selahaddin MENTEŞ Raportör Yrd. : Derya ATAKUL Başvurucu : Kemal GÖZLER

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/5612, 10 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. B. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade
  11. D. 226,90 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA
  12. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/5612
Tarih
10 Aralık 2019

İlgili Kararlar

  • Rasul Kocatürk Başvurusu (B. No: 2016/8080)
  • Musa Baylan Başvurusu (B. No: 2016/4384)
  • Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2016/12313)
  • Mehmet Güzeloglu Başvurusu (B. No: 2017/33273)
  • K.k. Başvurusu (B. No: 2017/13337)
  • Mehmet Eren Ovayolu Başvurusu (B. No: 2017/36232)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.