İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Levent Serhat Bayar Başvurusu (B. No: 2018/33714)

1. Başvuru, telefonla görüşme gününün öğrenim gören çocuğuyla görüşmeyi sağlayacak şekilde belirlenmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvuru No2018/33714Tarih28 Aralık 2021Okuma12 dk · 2.300 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Levent Serhat Bayar Başvurusu

Karar tarihi
28 Aralık 2021
Başvuru Numarası
2018/33714
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.300 kelime·12 dk okuma·8 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, telefonla görüşme gününün öğrenim gören çocuğuyla görüşmeyi sağlayacak şekilde belirlenmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 6/11/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

8. Başvurucu Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

9. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

10. Başvurucu, Bandırma 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hükümözlü olarak bulunmaktadır.

11. Telefonla görüşme günlerinin cuma günleri saat 13.15 olarak belirlendiğini ve eylül ayı itibarıyla eğitim-öğretim döneminin başlayacağını belirten başvurucu, okula giden oğlu ile görüşebilmesi için haftalık telefonla görüşme saatinin hafta sonuna alınmasını Ceza İnfaz Kurumundan 28/8/2018 tarihinde talep etmiştir. Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı (Kurul) 29/8/2018 tarihinde talebin reddine karar vermiştir.

Kararın gerekçesinde; telefon görüşmelerinin önceden belirlenen gün ve saatlerde yaptırıldığı, mahpusların belirlenen gün dışında haklarını kullanma taleplerinin karşılanmasının kişiye özel uygulama başlatacağı belirtilmiştir. Ayrıca Kurumda kapasitenin üzerinde mahpus barındırılması ile kurum asayiş ve güvenliği gözönüne alındığında telefon görüş hakkının belirlenenden başka bir günde kullanılmasının güvenlik sorunlarına neden olacağı vurgulanmıştır.

12. Başvurucu anılan karara 3/9/2018 tarihinde Bandırma İnfaz Hâkimliğinde (İnfaz Hâkimliği) itiraz etmiştir. Başvurucu itiraz dilekçesinde; İnfaz Hâkimliklerinin görevinin idarenin mahpusların haklarını sınırlayıcı uygulamalarını denetlemek ve düzeltmek olduğunu, telefonla görüşlerin öğrenim gören çocukların durumu gözetilerek yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtmiştir. İki yaşında bir kızı ve 5. sınıfa giden bir oğlu olduğunu, Kurumun belirlediği telefonla görüşme gün ve saatinde çocuğunun okulda bulunmak zorunda olduğu için çocuğuyla görüşemeyeceğini, bu durumun Anayasa'ya aykırılık teşkil ettiğini vurgulamıştır. Ayrıca görüşme gününün perşembe günleri saat 9.30 olduğu gözetildiğinde uygulamalar nedeniyle çocuğuyla iletişim kurmasının imkânsız hâle geldiğini belirtmiştir.

13. Başvurucunun talebi, İnfaz Hâkimliğinin 8/10/2018 tarihli kararıyla kabul edilmiştir. Kararın gerekçesinde; başvurucunun okula giden çocuğuyla hafta içi telefonla görüşmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle görüşme gününün cumartesi olarak düzenlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.

14. Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine, Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi 22/10/2018 tarihinde, İnfaz Hâkimliğinin kararının kaldırılmasına hükmetmiştir. Kararın gerekçesinde; ilgili mevzuat hatırlatılarak telefonla görüşmelerin önceden planlanan bir program dâhilinde koğuş koğuş ya da grup grup belirlenen gün ve saatlerde yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bununla birlikte ceza infaz kurumlarında kapasitelerinin üzerinde çok sayıda hükümlü ile tutuklu barındırıldığı, mahpusların kişisel durumları dikkate alınarak telefonla görüşme günlerinin belirlenmesinin mümkün olmadığı, ayrıca böyle bir uygulamanın kurum içerisinde karışıklığa ve çeşitli güvenlik sorunlarına neden olacağının açık olduğu vurgulanmıştır.

15. Başvurucu 6/11/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

16. Ceza İnfaz Kurumu tarafından gönderilen 4/7/2019 tarihli yazıda; başvuruya konu yargı kararları da gözetilerek başvurucunun telefonla görüşme görüşmelerinin hafta sonu değil Kurum tarafından önceden belirlendiği gibi cuma günleri yaptırıldığı belirtilmiştir. Yazı ekindeki telefon görüşme tutanaklarından başvurucunun telefonla görüşmelerini cuma günleri yaptığı görülmüştür. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede Afyonkarahisar İnfaz Hâkimliğinin 18/1/2021 tarihinde, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle başvurucunun tahliyesine karar verdiği anlaşılmıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

17. İlgili hukuk için bkz. Yeliz Erten, B. No: 2020/99, 11/3/2021, §§ 17-23.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Anayasa Mahkemesinin 28/12/2021 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü

19. Başvurucu; okul çağındaki çocuğuyla telefon yoluyla iletişim kurmasının engellendiğini, idarenin belirlediği saatlerde çocuğuyla telefonla görüşmesinin mümkün olmadığını, bu duruma rağmen görüşme saatinin hafta sonu olacak şekilde düzenleme yapılması yönündeki talebinin Kurum tarafından karşılanmadığını beyan etmiştir. İnfaz Hâkimliğinin görüşmelerin cumartesi yapılması yönündeki kararının da Kurum tarafından uygulanmadığını, Ağır Ceza Mahkemesi kararının kendisine geç tebliğ edildiğini, çocuğuyla görüşmesinin engellenemeyeceğini belirten başvurucu, kişinin maddi ve manevi varlığının korunması hakkı ile aile hayatına saygı hakkının ve haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

20. Bakanlık görüşünde Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü 25/7/2019 tarihinde tüm ceza infaz kurumlarına gönderdiği yazıda; öğrenimlerine devam etmeleri nedeniyle mesai saatleri içerisinde telefonla görüşme imkânından yararlanamayan öğrencilerin aile bireyleri ile yapacakları telefon görüşmelerinin çocuğun yüksek menfaati gözönüne alınarak hafta sonu gerçekleşmesinin de yararlı olacağı hususunun bildirildiği vurgulanmıştır.

Bu kapsamda İdare ve Gözlem Kurulunun 20/9/2019 tarihli kararıyla hükümlü/tutuklulara hafta sonu telefon görüşmesi yaptırılmaya başlandığı; başvurucunun da bu karar tarihinden Ceza İnfaz Kurumundan ayrıldığı 12/2/2020 tarihine kadar cumartesi günleri 16 telefon görüşmesi gerçekleştirdiği belirtilmiştir. Bu durumun başvuranın mağdur sıfatının olup olmadığı veya önemsiz bir zarara uğrayıp uğramadığı yönünden yapılacak değerlendirmede gözetilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

B. Değerlendirme

21. Anayasa’nın 5. maddesi şöyledir:

"Devletin temel amaç ve görevleri, … Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır."

22. Anayasa’nın 20. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz."

23. Anayasa’nın 41. maddesi şöyledir:

"Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.

Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.

Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.

Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır."

24. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının özünün telefonla görüşme hakkını kullanma günlerinin öğrenim gören çocuğuyla iletişimini sağlayacak şekilde düzenlenmemesine ilişkin olduğu anlaşılmakla başvuru bir bütün hâlinde aile hayatına saygı hakkı kapsamında incelenmiştir (benzer yöndeki değerlendirme için bkz. Yeliz Erten, § 32).

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

25. Başvurucunun 10/9/2018-20/9/2019 tarihleri arasında hafta sonu telefonla görüşme hakkı verilmediği için çocuğuyla telefon görüşmesi yapamadığı görülmüştür. Yaklaşık bir yıldan fazla oğluyla telefon vasıtasıyla görüşemediği, aile birlikteliğinin devamının sağlanmasında çocukla ebeveyn arasındaki iletişimin önemli bir yere sahip olduğu hususları gözetildiğinde başvurucunun şikâyet ettiği uygulama nedeniyle mağdur olduğu anlaşılmaktadır.

26. Bununla birlikte açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Genel İlkeler

27. Aile hayatına saygı hakkı, Anayasa’nın 20. maddesinin birinci fıkrasında güvence altına alınmıştır. Söz konusu düzenleme, Sözleşme'nin 8. maddesi çerçevesinde korunan aile hayatına saygı hakkının Anayasa’daki karşılığını oluşturmaktadır. Ayrıca Anayasa’nın 41. maddesinin -Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği- özellikle aile hayatına saygı hakkına ilişkin pozitif yükümlülüklerin değerlendirilmesi bağlamında dikkate alınması gerektiği açıktır (Murat Atılgan, B. No: 2013/9047, 7/5/2015, § 22; Marcus Frank Cerny [GK], B. No: 2013/5126, 2/7/2015, § 36; Yeliz Erten, § 34).

28. Devletin pozitif tedbirler alma yükümlülüğü konusunda Anayasa’nın 20. ve 41. maddeleri ebeveynin çocuğuyla bütünleşmesinin sağlanması amacıyla tedbirler alınmasını isteme hakkını ve kamusal makamların bu tür tedbirleri alma yükümlülüğünü içermektedir. Anayasa'nın 41. maddesinde de her çocuğun yüksek yararına aykırı olmadıkça anne ve babasıyla kişisel, doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahip olduğu açıkça belirtilmektedir. Ancak bu yükümlülük mutlak olmayıp her olayın özel koşullarına bağlı olarak alınacak tedbirlerin nitelik ve kapsamı farklılaşabilmektedir (Marcus Frank Cerny, § 41; Yeliz Erten, § 35).

29. Anayasa'nın 19. maddesi gereğince hükümlü ve tutukluların haberleşme hürriyeti ve aile hayatına saygı hakkının sınırlanması, hukuka uygun olarak ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucudur. Öte yandan hükümlü ve tutukluların aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumu idaresinin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devam ettirecek önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır (Mehmet Zahit Şahin, B. No: 2013/4708, 20/4/2016, § 36; Yeliz Erten, § 36).

30. Bununla beraber bu yükümlülük yerine getirilirken ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz ve doğal sonuçlarının gözetilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesi ile aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı arasında adil bir denge sağlanmalıdır (Mehmet Zahit Şahin, § 37). Ayrıca bu kapsamda yapılan talepler hakkında idari ve yargısal makamlar tarafından verilen kararların gerekçeleri ikna edici nitelikte ilgili ve yeterli olmalıdır (Yeliz Erten, § 37).

31. Ayrıca Anayasanın 41. maddesinde ifade edilen çocuğun yüksek yararı mahkemeler, idari makamlar ve yasama organı tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde gözetilmesi gereken bir ilkedir. Bu bağlamda çocuklar üzerinde etki doğuracak bir işlem yapılacağı zaman bu işlemin çocuğun yararına uygun olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılması aile hayatına saygı hakkının öngördüğü pozitif yükümlülüklerin yerine getirilmesi açısından oldukça önemlidir (Şükran İrge, B. No: 2016/8660, 7/11/2019, § 33; Yeliz Erten, § 38).

b. İlkelerin Olaya Uygulanması

32. Başvuruda aksi yönde bir iddia ileri sürülmediği hususu ile Kurum tarafından gönderilen görüşme tutanakları birlikte değerlendirildiğinde başvurucunun Tüzük'te öngörülen koşullar dâhilinde ve Tüzük'ün verdiği yetkiye istinaden idare tarafından belirlenen gün ve saatlerde telefonla görüşme hakkını kullanabildiği, bu hususta bir kısıtlamayla karşılaşmadığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte başvurucu, idarece hafta içi olarak belirlenen telefonla görüşme hakkını hafta sonları kullanmak istemektedir. Başvurucu bu talebini, Kurum tarafından belirlenen görüşme saatlerinde okulda olması nedeniyle çocuğuyla görüşemediği yönündeki iddiasına dayandırmaktadır.

33. Ceza İnfaz Kurumu, başvurucunun telefon görüşme hakkını cuma günleri saat 13.15'te kullanmasına karar vermiştir. Başvurucunun çocuğunun okul çağında olduğu ve Kurum tarafından belirlenen görüşme saatlerinin okulların öğrenim saatlerine denk geldiği konusunda bir ihtilaf yoktur. Ceza İnfaz Kurumunda uygulanan telefon görüşmelerine yönelik prosedür de gözönüne alındığında başvurucunun bu koşullar altında çocuğuyla görüşemediği iddiası makul karşılanmalıdır.

34. Başvurucunun talebi Kurum tarafından özetle, kapasitesinin üzerinde mahpus barındırılması ve personel sayısının az olması dikkate alındığında Kurumda güvenlik sorunu yaşanabileceği gerekçesine dayanılarak reddedilmiştir. Buna karşılık hafta sonu görev yapan personelin sayısı ve görevlerine dair somut bilgilere ilgili kararda yer verilmemiş, yaşanacağı belirtilen güvenlik sorunu hakkında genel ifadeler dışında çocuğun üstün yararını da gözeten ikna edici ve objektif bir gerekçe ya da güvenlik riskine ilişkin somut bir olay ortaya konulamamıştır.

35. Diğer yandan İnfaz Hâkimliğinin çocuğun üstün yararı ilkesini gözeterek telefonla görüşmelerin cumartesi olarak uygulanması yönünde karar vermesine rağmen, bu kararı kaldıran Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Kurumun gerekçesi tekrarlamakla yetinilmiş; telefonla görüşme hakkının hafta içi yerine hafta sonunda kullanması hususunda bir olanak sunulmasının Ceza İnfaz Kurumunun güvenliğini ne şekilde tehlikeye düşüreceği başvurucunun koşulları da gözetilerek yeterince izah edilmemiştir.

36. Ayrıca yukarıda belirtildiği üzere (bkz. §§ 27-31) mahkemeler, idari makamlar ve yasama organı tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde çocuğun üstün yararının gözetilmesi ve aile ilişkilerinin sürdürülmesini sağlayacak şekilde hareket edilmesi devletin pozitif yükümlülüklerinin gereğidir.

Bu bağlamda idarenin uygulaması ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde; çocuğun üstün yararı gözetilerek aile ilişkilerinin devamlılığını sağlayacak şekilde hareket edilmediği, başvurucunun taleplerinin neden karşılanamadığı hususunda ilgili kararlarda somut ve yeterli bir şekilde gerekçe sunulmadığı anlaşılmakla olayda aile hayatına saygı hakkı bakımından devletten beklenen pozitif yükümlülüklerin yerine getirilmediği sonucuna ulaşılmıştır (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Ümit Balaban (3), B.

No: 2016/2821, 29/5/2019. Yeliz Erten, § 43).

37. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

38. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. …

(2)Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir."

39. Başvurucu, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılarak 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

40. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi diğer bir kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).

41. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması, ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).

42. İncelenen başvuruda aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Ulaşılan ihlal sonucunun Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının aile hayatına saygı hakkına ilişkin güvenceler ile çocuğun üstün yararı ilkesini gözetmeyen kararından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Ne var ki mahkeme ihlali giderememiştir.

43. Bununla birlikte başvurucunun 18/1/2021 tarihinde tahliye edildiği gözetildiğinde ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmadığı anlaşılmaktadır.

44. Öte yandan somut olayda ihlalin tespit edilmesinin başvurucunun uğradığı zararların giderilmesi bakımından yetersiz kalacağı açıktır. Dolayısıyla eski hâle getirme kuralı çerçevesinde, ihlalin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılabilmesi için aile hayatına saygı hakkının ihlali nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net 8.100 TL manevi tazminat ödenmesine, tazminata ilişkin diğer taleplerin reddine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan aile hayatına saygı hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 8.100 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

E. Kararın bir örneğinin bilgi için Bandırma Ağır Ceza Mahkemesine (E.2018/1372 D.İş) ve Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 28/12/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ İrfan FİDAN Raportör : Ali KOZAN Başvurucu : Levent Serhat BAYAR

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2018/33714, 28 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü
  9. B. Değerlendirme
  10. C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2018/33714
Tarih
28 Aralık 2021

İlgili Kararlar

  • Hayati Özcan Başvurusu (B. No: 2018/17862)
  • Ünal Çeliksöz Başvurusu (B. No: 2019/42474)
  • Murat Saçan ve Serpil Saçan Başvurusu (B. No: 2017/32278)
  • A.ö.k.s.i.p. Ltd. Şti. ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2018/28814)
  • Aydın Aktemur Başvurusu (B. No: 2018/33307)
  • Burcu Reis Başvurusu (B. No: 2016/5824)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.