İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

M. H. U. Başvurusu (B. No: 2014/6134)

(Başvuru Numarası: 2014/6134)

Başvuru No2014/6134Tarih22 Haziran 2015Okuma10 dk · 2.093 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm

Başvuru No
2014/6134
Karar tarihi
22 Haziran 2015
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.093 kelime·10 dk okuma·16 bölüm

M. H. U. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/6134)

Karar Tarihi: 22/6/2015

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, kapsam dışı

personel statüsünde görev yapmakta iken çalıştığı kurumun özelleştirilmesi

sonucunda 24/11/1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında

Kanun’a göre memur olarak atandığını, kıdem tazminatının ve yıllık izin ücreti

alacağının ödenmesi talebiyle 14/2/2002 tarihinde idareye yaptığı başvurunun

reddedildiğini, uğradığı parasal kayıpların ödenmesi istemiyle 20/3/2003

tarihinde Ankara 7. İş Mahkemesinde açtığı davanın Mahkemenin görevsizliği

nedeniyle reddedilmesi üzerine Ankara 6. İdare Mahkemesinde devam eden

yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 6/5/2014 tarihinde

Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede

başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumunun bulunmadığı tespit

edilmiştir.

3. İkinci Bölüm İkinci

Komisyonunca 17/6/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm

tarafından yapılmak üzere dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından

4/7/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte

yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve

olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.

Adalet Bakanlığının 23/7/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki

kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş

sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde

ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucu, Turban Turizm A.Ş.’de kapsam dışı personel statüsünde görev yapmakta iken

4046 sayılı Kanun’a göre Başbakanlık Konut Müsteşarlığına memur olarak

atanmıştır.

8. Başvurucu, işçi statüsünde

çalıştığı döneme ait kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının ödenmesi

talebiyle 14/2/2002 tarihinde Turban Turizm A.Ş.’ye

yaptığı başvurunun reddedilmesi üzerine 20/3/2002 tarihinde Ankara 7. İş

Mahkemesinde dava açmıştır.

9. Mahkemenin, 27/12/2002 tarih

ve E.2002/560, K.2002/2962 sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

10. Temyiz üzerine, Yargıtay 9.

Hukuk Dairesinin 3/7/2003 tarih ve E.2003/1451, K.2003/12439 sayılı ilâmıyla

hüküm; kapsam dışı personelin kurumları ile olan ilişkileri nedeniyle oluşan

uyuşmazlıklarda idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.

11. Mahkemece bozmaya uyularak

yapılan yargılama sonucunda 11/11/2003 tarih ve E.2003/547, K.2003/595 sayılı

kararla, Mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

12. Başvurucu, kıdem tazminatı

ve yıllık izin ücreti alacağının ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine

ilişkin idari işlemin iptali ve alacaklarının ödenmesi talebiyle 17/12/2003

tarihinde Ankara 6. İdare Mahkemesinde dava açmıştır.

13. Mahkemenin, 11/11/2004 tarih

ve E.2003/2262 ve K.2004/2156 sayılı kararıyla, davanın kıdem tazminatı

ödenmesi talebine ilişkin kısmının, personele kıdem tazminatı adı altında

yapılacak toplu ödemenin personelin çalıştırılmaması halinde mali sıkıntıya

düşmesini önlemek amacıyla getirildiği, özelleştirme nedeniyle başka bir kamu

kurumuna nakledilen başvurucunun sözleşmeli olarak çalıştığı dönemlerin kadro

derecesinde dikkate alınarak sosyal güvenlik yönünden Emekli Sandığı ile

ilişkilendirildiği, kıdem tazminatı alacağının doğmasına hukuken olanak

bulunmadığı, davanın yıllık ücretli izin alacağının ödenmesi talebine ilişkin

kısmının ise, başvurucunun 14/7/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları

Kanunu’na göre yıllık iznini amirinin uygun bulacağı süre ve zamanlarda

kullanabileceğinin açık olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

14. Temyiz üzerine, Danıştay Onbirinci Dairesinin 26/12/2007 tarih ve E.2007/4112,

K.2007/10009 sayılı ilâmıyla; Mahkemece iş sonu tazminatı ile kıdem tazminatı

arasında paralellik kurulduğu fakat iş sonu tazminatı ile kıdem tazminatının

hukuki dayanaklarının farklı olduğu, başvurucuya kıdem tazminatı ödenmesi

gerekirken aksi yönde tesis edilen işlemin hukuka uygun olmadığı, yıllık

ücretli izin alacağına ilişkin ise 657 sayılı Kanun’a göre cari yıl ile bir

önceki yıl hariç, önceki yıllara ait kullanılmayan izin haklarının düşeceğinin

hükme bağlandığı, davacının memur olarak nakledilmesi nedeniyle kullanma imkanı

kalmayan son iki yıla ait olanlar dışındaki yıllık izinlerine ait ücretin

ödenmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.

15. Mahkemenin, 11/6/2008 tarih

ve E.2008/840, K.2008/1078 sayılı kararıyla, kararın kıdem tazminatı talebinin

reddine ilişkin kısmı hakkında direnme kararı verilmiştir.

16. Danıştay İdari Dava

Daireleri Kurulunun 31/10/2013 tarih ve E.2010/327, K.2013/3395 sayılı ilâmıyla

direnme kararı onanmıştır.

17. Başvurucu, 18/4/2014

tarihinde karar düzeltme isteminde bulunmuş olup karar düzeltme incelemesi

halen devam etmektedir.

18. Başvurucu, 6/5/2014

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

19. 6/1/1982 tarih ve 2577

sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 1. maddesinin (2) numaralı fıkrası, 2.

maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) ve (b) bendi, 9. maddesinin (1) numaralı

fıkrası, 20. maddesinin (5) numaralı fıkrası, 49. maddesinin (3) numaralı

fıkrası ile 60. maddesi.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

20. Mahkemenin 22/6/2015

tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 6/5/2014 tarih ve 2014/6134

numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

21. Başvurucu, çalıştığı kurumun

özelleştirilmesi sonucunda 4046 sayılı Kanun’a göre memur olarak atandığını,

kıdem tazminatının ve yıllık izin ücreti alacağının ödenmesi talebiyle 14/2/2002

tarihinde idareye yaptığı başvurunun reddedildiğini, uğradığı parasal

kayıpların ödenmesi istemiyle 20/3/2003 tarihinde Ankara 7. İş Mahkemesinde

açtığı davanın Mahkemenin görevsizliği nedeniyle reddedilmesi üzerine Ankara 6.

İdare Mahkemesinde devam eden yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığını

belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

22. Başvuru formu ile eklerinin

incelenmesi sonucunda, açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

23. Başvurucu, iş ilişkisinin

sona ermesi nedeniyle kıdem tazminatının ve yıllık izin ücreti alacağının

ödenmesi istemiyle 14/2/2002 tarihinde idareye yaptığı başvurunun

reddedildiğini, uğradığı parasal kayıpların ödenmesi istemiyle 20/3/2003

tarihinde Ankara 7. İş Mahkemesinde açtığı davanın Mahkemenin görevsizliği

nedeniyle reddedilmesi üzerine Ankara 6. İdare Mahkemesinde devam eden

yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, Anayasa’nın 36.

maddesinde tanımlanan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

24. Anayasa ve Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ortak koruma alanı dışında kalan bir hak

ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi

mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma

hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde

yer verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de

Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, ilgili

hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle,

Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM içtihadıyla adil yargılanma

hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara, Anayasa’nın 36. maddesi

kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun dayanağını oluşturan makul sürede

yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca adil yargılanma

hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle ve mümkün olan

süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141.

maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanma

hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B. No:

2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).

25. Davanın karmaşıklığı,

yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun davanın hızla sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir davanın süresinin makul olup

olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması gereken kriterlerdir (B. No:

2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

26. Anayasa’nın 36. maddesi ve

Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin

uyuşmazlıkların makul sürede karara bağlanması gerekir. Hukuk sisteminde yer

alan mevzuat hükümleri gereğince “kamu

hukuku” alanına dâhil olan, ancak sonucu itibarıyla özel nitelikteki

haklar ve yükümlülükler üzerinde belirleyici olan uyuşmazlıkları konu alan

davalar da Anayasa’nın 36. maddesi ve Sözleşme’nin 6. maddesinin koruması

kapsamına girmektedir. Bu anlamda, belirtilen düzenlemelerde yer verilen

güvenceler, başvurucunun haklarına zarar verdiği iddia edilen idari bir kararın

iptali talebiyle açılan davalara da uygulanacaktır. Başvuruya konu davanın,

kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının ödenmesi talebiyle 14/2/2002

tarihinde idareye yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine anılan işlemin iptali

ve uğranılan parasal kayıpların giderilmesi istemini konu alan bir uyuşmazlık

olduğu görülmekte olup, somut yargılama faaliyetinin, medeni hak ve

yükümlülükleri konu alan bir yargılama olduğunda kuşku yoktur (B. No:

2012/1198, 7/11/2013, § 44).

27. Medeni hak ve

yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin makul süre değerlendirmesinde,

sürenin başlangıcı kural olarak, uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama

sürecinin işletilmeye başlandığı, başka bir deyişle davanın ikame edildiği

tarihtir. Ancak idari yargıda dava açılabilmesi için öncelikle idari makamlara

başvurulmasının zorunlu olduğu durumlar ile idari davaya konu olabilecek bir

işlem veya eylemin yapılmasını sağlamak amacıyla idari makamlara yapılan

başvurular üzerine açılan davalar bakımından sürenin başlangıcı idareye başvuru

tarihidir. Başvurucunun adli yargı yerinde verilen görevsizlik kararı üzerine

süresi içerisinde idari yargıda dava açtığı görülmekte olup yargılamaların

birbirinin devamı niteliğinde olduğu anlaşıldığından, somut başvuru açısından

yargılama sürecinin başladığı tarih, İdareye başvuru tarihi olan 14/2/2002

tarihidir.

28. Sürenin bitiş tarihi ise,

çoğu zaman icra aşamasını da kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme

tarihidir. Ancak devam eden yargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiği iddiasını içeren başvuruların yargılama faaliyetinin

devamı sırasında da yapılabilmesi olanağı bulunduğundan, değerlendirmeye esas

alınacak sürenin bitiş anı bireysel başvurunun karara bağlandığı tarihtir (B.

No: 2012/13, 2/7/2013, § 52).

29. Başvuruya konu yargılama

sürecinin incelenmesinde, başvurucunun işçi statüsünde çalıştığı döneme ait

kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının ödenmesi talebiyle 14/2/2002

tarihinde Turban Turizm A.Ş.’ye yaptığı başvurunun

reddedilmesi üzerine 20/3/2002 tarihinde Ankara 7. İş Mahkemesinde dava açtığı,

Mahkemenin 27/12/2002 tarihli kararıyla davanın kabulüne karar verildiği,

temyiz üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 3/7/2003 tarihli ilâmıyla davada

idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle hükmün bozulduğu, Mahkemece bozmaya

uyularak yapılan yargılama sonucunda 11/11/2003 tarihli kararla, Mahkemenin

görevsizliği nedeniyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Kararın

temyiz edilmeyerek kesinleşmesi üzerine, başvurucunun, 17/12/2003 tarihinde

Ankara 6. İdare Mahkemesinde iptal ve tam yargı davası açtığı, Mahkemenin,

11/11/2004 tarihli kararıyla davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz

edilmesi üzerine Danıştay Onbirinci Dairesinin

26/12/2007 tarihli ilâmıyla bozulduğu; Mahkemece, kararın kıdem tazminatı

talebinin reddine ilişkin kısmı hakkında direnme kararı verilmesi üzerine,

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31/10/2013 tarihli ilâmıyla kararın

onandığı, başvurucunun 18/4/2014 tarihinde karar düzeltme isteminde bulunduğu

ve karar düzeltme incelemesinin halen devam ettiği belirlenmiştir.

30. İlgili yargılama evrakının

incelenmesinden, başvuruya konu yargılama sürecinin idari yargı makamları

nezdinde sürdüğü görülmekle, 2577 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine

tabi bir yargılama faaliyetinin söz konusu olduğu ve idari yargı alanına dâhil

uyuşmazlıkları konu alan yargılama faaliyetleri için geçerli genel usuli hükümler içeren 2577 sayılı Kanun’un muhtelif

maddelerinin, uyuşmazlıkların makul sürede çözümlenmesi gerekliliğini ortaya

koyduğu anlaşılmaktadır (§ 19).

31. Hukuk sistemimizde idari

yargı alanında yer alan uyuşmazlıklara ilişkin dava sürelerinin makul yargılama

süresini aştığı yönündeki tespitlere, AİHM kararlarında yer verilmiş olup,

özellikle idari yargı alanındaki yapısal sorunlar ve Danıştay nezdinde temyiz

ve karar düzeltme incelemelerinde geçirilen uzun yargılama sürelerinin ihlal

kararlarına temel oluşturduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda idari yargı

makamları nezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündeki

iddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesi

tarafından, özellikle 2577 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümleri de göz

önünde bulundurularak makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde

karar verilmiştir (B. No: 2012/1198, 7/11/2013, §§ 54-60).

32. Başvuruya konu davaya bir

bütün olarak bakıldığında, 2577 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine tabi

bir yargılama sürecine ilişkin somut başvuru açısından farklı bir karar

verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı, söz konusu on üç yılı aşkın

yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

33. Açıklanan nedenlerle,

başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

34. Başvurucu, makul sürede

yargılama yapılmaması nedeniyle 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini

talep etmiştir.

35. 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Kararlar” kenar başlıklı 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal

bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak

için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden

yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine

tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu

gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

36. Başvurucunun tarafı olduğu

uyuşmazlığa ilişkin on üç yılı aşkın yargılama süresi nazara alındığında,

yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiyle

giderilemeyecek olan manevi zararı karşılığında başvurucuya takdiren

net 13.300,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

37. Başvurucu tarafından yapılan

ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan 1.706,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

38. Başvuruya konu yargılamanın

on üç yılı aşkın bir süredir devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanma

hakkını ihlal ettiği gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan

bir yargılama dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü

zararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısa

sürede sonuçlandırılmasını teminen, kararın bir

örneğinin ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1.

Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2.

Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucuya net 13.300,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE,

başvurucunun tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,

C. Başvurucu tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan 1.706,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

E. Kararın bir örneğinin ilgili Derece Mahkemesine gönderilmesine,

22/6/2015

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör Yrd. : Gökçe GÜLTEKİN Başvurucu : M. H. U. Vekili : Av. Bülent AYGÖREN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/6134, 22 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. M. H. U. Başvurusu
  4. İkinci Bölüm
  5. Karar
  6. I. Başvurunun
  7. Konusu
  8. II. Başvuru
  9. Süreci
  10. III. Olay Ve
  11. Olgular
  12. A. Olaylar
  13. B. İlgili
  14. IV. İnceleme Ve
  15. Gerekçe
  16. A. Başvurucunun
  17. D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  18. M. Emin KUZ
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/6134
Tarih
22 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Burhan Seçilir Başvurusu (B. No: 2014/7274)
  • Süleyman Çelik Başvurusu (B. No: 2013/6262)
  • İlhan Bayar Başvurusu (B. No: 2013/4458)
  • Muzaffer Gölen Başvurusu (B. No: 2013/3430)
  • Ahmet Önder Başvurusu (B. No: 2014/4632)
  • Şeyhmus Turan Başvurusu (B. No: 2014/9894)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.