İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

M.s. Başvurusu (B. No: 2016/66491)

1. Başvuru; gözaltında bulunulan süre boyunca sistematik

Başvuru No2016/66491Tarih24 Haziran 2020Okuma15 dk · 2.979 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm M.S. Başvurusu

Karar tarihi
24 Haziran 2020
Başvuru Numarası
2016/66491
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.979 kelime·15 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru; gözaltında bulunulan süre boyunca sistematik

işkenceye maruz kalınması ve tutulma koşulları nedeniyle kötü muamele

yasağının, haksız gözaltına alınma nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği

hakkının, bu süreçte mesleğinden uzaklaştırılma nedeniyle de mülkiyet hakkının

ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 29/9/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. 13/11/2019 tarihinde Komisyon tarafından başvurunun

özel hayata saygı hakkı ile şeref ve itibar hakkına ilişkin kısmının kabul

edilemez olduğuna, diğer ihlal iddialarının kabul edilebilirlik incelemesinin

Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE

OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu 1976 doğumlu olup Ankara'da ikamet

etmektedir.

10. Başvurucu, Gazi Üniversitesi Personel Dairesi

başkanlığı görevini yürütmekteyken 15 Temmuz darbe teşebbüsü ertesinde

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olduğu

şüphesiyle 31/7/2016 tarihinde İngiltere'den Türkiye'ye dönüş yaptığı esnada

Ankara Esenboğa Havalimanı'nda gözaltına alınmıştır.

11. Toplam on yedi gün gözaltında kalan başvurucu, Ankara

1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16/8/2016 tarihli kararıyla tutuklanarak Sincan 2

No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (İnfaz Kurumu) yerleştirilmiştir.

12. Başvurucu gözaltına alınırken, gözaltından

çıkarılırken ve gözaltı süresi boyunca iki günde bir olmak üzere hakkında

Ankara Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesinden toplam on adli muayene raporu

alınmıştır. Tüm adli muayeneler farklı doktorlarca yapılmıştır. Muayene

koşulları ve içerikleri şöyledir:

- 31/7/2016: Darp izi yoktur.

- 2/8/2016: Darp ve cebir izi yoktur. Muayene sırasında

güvenlik görevlisi bulunmaktadır. Muayene edilenin aktif şikâyeti yoktur.

- 4/8/2016: Darp ve cebir izi yoktur. Muayene sırasında

güvenlik görevlisi bulunmaktadır.

- 6/8/2016: Darp ve cebir izi yoktur. Muayene sırasında

güvenlik görevlisi bulunmamaktadır. Muayene edilenin ishal şikâyeti vardır.

- 8/8/2016: Muayene sırasında güvenlik görevlisi

bulunmaktadır. Muayene edilenin üç gündür sulu dışkılama ve bulantı şikâyeti

vardır. Acil Serviste serum takviyesi önerildi.

-10/8/2016: Yapılan adli muayenede darp ve cebir izine

rastlanmamıştır.

- 12/8/2016 (saat 09.47): Darp ve cebir izi yoktur.

Muayene edilenin şikâyeti yoktur. Muayene sırasında güvenlik görevlisi

bulunmaktadır.

-12/8/2016 (saat 19.49): Darp ve cebir izi yoktur.

Muayene sırasında güvenlik görevlisi bulunmamaktadır. Muayene edilenin ishal

şikâyeti vardır.

- 14/8/2016: Darp ve cebir izi yoktur. Muayene sırasında

güvenlik görevlisi bulunmaktadır. Muayene edilenin ishal ve bel ağrısı şikâyeti

vardır. Muayene edilenin kıyafetleri kısmen çıkarılmıştır.

- 16/8/2016: Darp ve cebir izi yoktur. Muayene sırasında

güvenlik görevlisi bulunmaktadır. Muayene edilenin ishal ve bel ağrısı şikâyeti

vardır. Muayene edilenin kıyafetleri kısmen çıkarılmıştır.

13. Başvurucu 26/8/2016 tarihinde, gözaltında bulunduğu

süre zarfında kolluk görevlileri tarafından kendisine işkence uygulandığı

iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Savcılığına (Savcılık) şikâyette bulunmuştur.

Başvurucu şikâyetinde ayrıca kendisini muayene eden doktorlar hakkında da yasal

işlem yapılmasını talep etmiştir.

14. Başvurucunun Savcılık kararına yansıyan soruşturma

aşamasındaki şikâyeti şöyledir:

" ...tutuklu olan müştekinin ...

şikayet dilekçesinde 31/07/2016 tarihinde Ankara Esenboğa havaalanında

gözaltına alındığını, havalanına çağırılan polis ekibine teslim edildiğini, ...

önce Gazi Devlet Hastanesine adli muayene için daha sonra Ankara İl Emniyet

Müdürlüğü Narkotik Şube Müdürlüğüne götürüldüğünü ellerinin ters

kelepçelendiğini, gözlerinin bağlanarak nezaretin önündeki koridorda saatlerce

bekletildiğini, daha sonra nezarete alındığını, çok kalabalık olan

nezarethanede yatacak yer olmadığını uzun süre aç ve susuz bekletildiğini,

gözaltı boyunca ağır ve sistematik işkence yapıldığını, 01/08/2016 tarihinde

elleri ters kelepçeli ve gözleri bağlı vaziyette karanlık ve boş bir odaya

alındığını, pantolonunun çıkarılıp darp edildiğini, sırtüstü düştüğünü, sol baş

parmağında hissizlik oluştuğunu, hakaret ve tehditlere maruz kalıp vücuduna

rastgele vurduklarını, kafasına karnına yüzüne, kulağına ve dizlerine

vurduklarını, sigarayla kıllarını yaktıklarını, daha sonra yüz üstü yatırıp iç

çamaşırını da çıkarıp soğuk su ile ıslatıp vurmaya devam ettiklerini,

ellerindeki yarım litrelik plastik bir pet şişeyi makatına soktuklarını,

şişedeki suyu bağırsaklarına akıttıklarını, bu nedenle 4-5 gün dışkısını

tutamadığını, yaklaşık 10 gün isal gezdiğini, ilk tuvalete gittiğinde pet

şişenin mavi kapağını kilotunda bulduğunu birara kelepçelerini çözüp ayakları

ile ellerini ezdiklerini, hayalarını tutarak çektiklerini, kızın, karın bize

helal gibi sözler söylediklerini, bu yaşadıklarına o dönemde aynı nezarette

kaldığı kişilerin şahit olduklarını, 2 günde bir usulen yapılan adli muayenede

doktorlarla yalnız kalmalarının engellendiğini ve içeride mutlaka bir polisin

olduğunu, içeride polis varken darp ve cebir var mı sorusuyla muhatap

olduklarını, bu şekilde birden bire torba suçlu ilan edilerek faili bulunmayan

herşeyin üzerine yüklenmeye çalışıldığını, 11 Ağustos 2016 tarihinde başlayan

ifadenin 12 Ağustos 2016 sabah saatlerinde son bulduğunu, 22 saat süren ifade

alma işleminde uyuma ve yeterince dinlenmesine izin verilmediğini, ifade alma

işlemi bittiğinde kendisini avukatıyla çay ocağına gönderdiklerini, tekrar

sorgu odasına geldiğinde, ifadeyi okumasına izin verilmeden zorla ifadeyi

imzalattırdıklarını, avukatın da ifadeyi okumadan ve hatta ifadeye göz atmadan

imzaladığını, ifadeyi okutmadan imzalaması konusundaki ısrarları nedeni ile

kendilerinin ifadeye birşeyler eklediklerini düşündüğünü, bunları mahkemede

dile getirmek istemesine rağmen korkudan birşey söyleyemediğini, bu şekilde

işkence ve tehditlerle alınan ifadenin hükümsüz olduğunu, kendisine ağır ve

sistematik işkence yapıldığını, gözaltında bulunduğu sürede adli muayenesini

yapan sağlık mensupları hakkında ve kendisine işkence yapan emniyet görevlileri

hakkında gereğinin yapılmasını beyanla şikayetçi olduğu..."

15. Savcılık tarafından başvurucunun tutulduğu

nezarethaneye ilişkin kamera görüntüleri talep edilmişse de Ankara Emniyet

Müdürlüğünün 28/11/2016 tarihli cevabında şube içindeki güvenlik kameralarının

yirmi günlük kayıt süresiyle kayıt yaptığı, bu nedenle başvurucunun

nezarethanede bulunduğu süreye ait görüntülerin mevcut olmadığı bildirilmiştir.

16. Soruşturma devam ederken başvurucu 29/9/2016

tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

17. Yapılan bireysel başvurudan sonra Savcılıkça,

29/9/2017 tarihinde şikâyet edilen kolluk görevlileri hakkında kovuşturma

yapılmasına yer olmadığına, adli raporları düzenleyen sağlık görevlileri

hakkındaki şikâyetin işleme konulmamasına karar verilmiştir. Kararın

gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:

"Gözaltında kaldığı süre boyunca

kendisini muayene edip adli rapor düzenleyen sağlık mensuplarının görevlerini

kötüye kullandıkları, iddiasının genel ve soyut nitelik arz ettiği müştekinin

adli raporların usulsüz düzenlendiğine ilişkin iddiasıyla ilgili somut herhangi

bir bilgi ya da belge ibraz edemediği anlaşıldığından suçlamaya dair

dilekçenin, 4483 Sayılı Kanunun 4/Son maddesi uyarınca işleme konulmamasına,

Durumun müştekiye bildirilmesine,

Danıştay 1. Dairesinin 03/03/2005

tarihli 2004/794 esas ve 2005/301 karar sayılı içtihadı gereğince kesin olarak

karar verildi.

Müştekinin gözaltında kaldığı süre

boyunca uyuşturucu ile mücadele şube müdürlüğü görevlilerince işkence

yapıldığı, hakaret ve tehditlere maruz kaldığı iddialarının soyut iddiadan

ibaret olduğu, adli raporlarda müştekinin vücudunda darp ve cebir izine

rastlanmadığının bildirildiği anlaşıldığından şüpheli emniyet müdürlüğü

görevlilerinin üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair müştekinin soyut

iddiasından başka yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediğinden

kovuşturmaya yer olmadığına... "

18. Savcılık kararı başvurucuya 11/10/2017 tarihinde

tebliğ edilmiştir. Karara başvurucu tarafından itiraz edildiğine ilişkin bir

bilgi Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nde (UYAP) yapılan araştırmada tespit

edilemediği gibi Savcılığın 16/1/2020 tarihli yazı cevabında da başvurucunun

itirazının bulunmadığı belirtilmiştir.

19. İnfaz Kurumuna yazılan müzekkere cevabında ise

başvurucunun itiraz dilekçesinin Savcılığa 24/10/2017 tarihinde gönderilmiş

olduğu bildirilmiştir.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

20. Mahkemenin 24/6/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Kötü Muamele

Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Gözaltında

Tutulma Koşulları Nedeniyle Kötü Muamele Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin

İddia

a. Başvurucunun

İddiaları

21. Başvurucu, gözaltında kötü koşullarda tutulduğunu,

zaman zaman kendisine yiyecek ve su dahi verilmediğini belirterek kötü muamele

yasağının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

22. Bakanlık bu hususta görüş bildirmemiştir.

b. Değerlendirme

23. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği

Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulabilmesi için öncelikle olağan kanun

yollarının tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun bireysel başvuru konusu

şikâyetini öncelikle ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne

uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu

makamlara sunması, bu süreçte de dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli

özeni göstermiş olması gerekir (İsmail Buğra İşlek, B. No: 2013/1177,

26/3/2013, § 17).

24. Kişinin tutuklanmasıyla ya da gözaltı sürecinin

sonunda salıverilmesiyle birlikte gözaltı sürecindeki tutma hâli sona erer.

Gözaltı sürecinden sonra kişinin tutuklanması ihlal iddiasına ilişkin tutma

hâlinin devam ettiğini göstermez. Zira kişi tutuklandıktan sonra ceza infaz

kurumuna gönderilmekte ve dolayısıyla tutma koşulları değişmektedir. Ayrıca

ceza infaz kurumundaki tutma hâlinde kişilerin tutma koşullarına ilişkin olarak

infaz hâkimliklerine başvurma imkânı bulunmaktadır. Bu itibarla gözaltı süreci

sona eren kişiler yönünden artık mevcut ihlali önleyici ya da tutma

koşullarının geleceğe yönelik olarak düzeltilmesini temin edici hukuk yollarına

başvurulması anlamını yitirmekte, bu durumda uğranılan zararları tazmin edici

mekanizmaların varlığı yeterli hâle gelmektedir. Dolayısıyla gözaltı süreci

sona erenlerin nezarethaneden ayrıldıkları tarihe kadar maruz kaldıkları tutma

koşullarına ilişkin şikâyetleri bakımından etkili hukuk mekanizmasının tazminat

yolu olduğu söylenebilir (Nebahat Baysal Gül, B. No: 2016/14634,

28/5/2019, § 23).

25. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı Kanun İdari Yargılama

Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari işlem ve eylemlerden dolayı kişisel

hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından idari yargıda tam yargı davası

açılabileceği belirtilmiştir. Buna göre idarenin işlem ve eylemlerinden

kaynaklanan her türlü zararın idari yargıda açılacak bir tam yargı davasına

konu edilmesi mümkündür. Bu bağlamda idari yargıda açılacak tam yargı davasında

idare mahkemesinin tutulma koşullarının ilgili ulusal ve uluslararası hukuka

uygun olup olmadığını denetlemesi ve bu çerçevede tutulma koşullarının hukuka

aykırı olduğunu tespit etmesi hâlinde -zararın ve bu zararla tutulma koşulları

arasında illiyet bağının da bulunması kaydıyla- tazminata hükmetme yetkisini

haiz olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır (Nebahat Baysal Gül, §§

27, 28).

26. Bu durumda 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesi dikkate

alındığında ulaşılabilir ve tutulma koşullarının standartlara uygun olmaması

sebebiyle doğan maddi ve manevi zararların karşılanması bakımından başarı şansı

sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesini haiz olduğu görülen tam yargı

davası başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel

başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna varılmıştır.

27. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Kolluk

Görevlilerinin Kasıtlı Eylemleri Nedeniyle Kötü Muamele Yasağının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

a. Başvurucunun

İddiaları ve Bakanlık Görüşü

28. Başvurucu; gözaltında bulunduğu süre boyunca kolluk

görevlileri tarafından sistematik olarak işkenceye maruz kaldığını, ters

kelepçeli ve gözleri bağlı şekilde kolluk merkezinde saatlerce ayakta

bekletildiğini, iç çamaşırıyla sorgulandığını, su şişesiyle anal penetrasyon

yapıldığını, soğuk suyla ıslatılarak yumruk ve tekmelerle darbedildiğini, ağır

sözlü ve fiilî şiddete maruz kaldığını iddia ederek kötü muamele yasağının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

29. Bakanlık görüşünde; başvurucunun Savcılık kararına

itiraz etmediği, dolayısıyla başvuru yollarını tüketmediği, öte yandan

iddialarının soyut olması ve sağlık raporlarıyla desteklenmemesi nedeniyle

şikayetlerinin açıkça dayanaktan yoksun olduğu belirtilmiştir.

30. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı cevabında başvuru

formunda dile getirdiği hususları yinelemiş; Savcılık kararına itiraz ettiğini,

itirazının İnfaz Kurumu aracılığıyla gönderildiğini, Sulh Ceza Hâkimliğinin bu

konuda karar vermemesinin kendisinden kaynaklanan bir hataya dayanmadığını, bu

nedenle başvuru yollarını tükettiğini ileri sürmüştür.

b. Değerlendirme

31. Öncelikle değerlendirilmesi gereken husus başvuru

yollarının tüketilip tüketilmediği meselesidir. Başvurucunun Savcılık kararına

itiraz dilekçesini Savcılığa gönderilmek üzere bulunduğu İnfaz Kurumuna

süresinde sunduğu, Kurumun da dilekçeyi üst yazıyla Savcılığa gönderdiği

anlaşılmaktadır.

32. Savcılık kayıtlarına geçmeyen bahse konu itiraz

dilekçesi doğrultusunda Sulh Ceza Hâkimliğince Savcılık soruşturması

incelenmemiş ise de başvurucuya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığının açık

olması karşısında başvuruda başvuru yollarının tüketilmiş olduğu

değerlendirilmektedir.

33. Devletin bireyin maddi ve manevi varlığını koruma ve

geliştirme hakkına saygı gösterme yükümlülüğü, öncelikle kamu otoritelerinin bu

hakka müdahale etmemelerini yani anılan maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen

şekillerde kişilerin fiziksel ve ruhsal zarar görmelerine neden olmamalarını

gerektirir. Bu, devletin bireyin vücut ve ruh bütünlüğüne saygı gösterme

yükümlülüğünden kaynaklanan negatif ödevidir (Cezmi Demir ve diğerleri,

B. No: 2013/293, 17/7/2014, § 81).

34. Devletin kişinin maddi ve manevi varlığını koruma

hakkı kapsamında sahip olduğu pozitif yükümlülüğün usule ilişkin boyutu

çerçevesinde bireyin bir devlet görevlisi tarafından hukuka aykırı olarak ve

Anayasa’nın 17. maddesini ihlal eder biçimde bir muameleye tabi tutulduğuna

ilişkin savunulabilir bir iddiasının bulunması hâlinde olay hakkında etkili bir

resmî soruşturmanın yürütülmesi gerekmektedir (Cezmi Demir ve diğerleri,

§ 110; Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 25).

35. Ancak bir soruşturmanın başlatılabilmesi için

öncelikle işkence ve kötü muamele konusundaki iddialar uygun delillerle

desteklenmelidir. İddia edilen olayların gerçekliğinin tespit edilebilmesi için

her türlü makul şüpheden uzak kanıtların varlığı gerekir. Bu nitelikteki bir

kanıt yeterince ciddi, açık ve tutarlı emarelerden ya da aksi ispat edilemeyen

birtakım karinelerden de oluşabilir. Ancak bu uygun koşulların tespiti hâlinde

bir soruşturma yükümlülüğünün bulunduğundan bahsedilebilir (C.D., B. No:

2013/394, 6/3/2014, § 28). Öte yandan bir şikâyet yapılmadığında bile kötü

muameleyi gösteren yeterli belirtiler olduğunda soruşturma açılması

sağlanmalıdır (Cezmi Demir ve diğerleri, § 116).

36. Bu noktada kişinin sağlıklı hâldeyken gözaltına

alındığı ancak salıverildiği anda ya da salıverilmeden önce vücudunda yaralanma

tespit edildiği durumlarda söz konusu yaralanmanın nasıl oluştuğu hususunda

makul bir açıklama getirme ve mağdurun bu yöndeki iddialarını şüphede bırakacak

kanıtları sunma yükümlülüğünün devlete ait olduğunu, özellikle ilgili

iddiaların doktor raporları ile doğrulandığı hâllerde kötü muamele yasağı

bağlamında açık sorunların ortaya çıkacağını ifade etmek gerekir (Cezmi

Demir ve diğerleri, § 94).

37. Kötü muameleye maruz kalması nedeniyle mağdur

olduğunu ileri süren kişilerin kötü muamele yasağı kapsamına giren ağırlıkta

bir muamele görmüş olabileceklerini gösteren emareleri ve delilleri sunmaları

gerektiğini belirtmek gerekir. Bu kapsamda mağdur olduğunu ileri süren

kişilerin olgulara dayanmayan yetersiz açıklamaları, iddialarının delillerle

desteklenmemesi hatta kimi zaman delillerin uyumsuzluğu, kötü muamelenin

yapıldığı yer, zaman ve diğer konulardaki çelişkili ifadeleri gibi hususlar

kötü muamelenin gerçekliğini şüpheye düşürür. Bu durumda iddiaların savunabilir

olduğundan ve dolayısıyla bu iddialara ilişkin derhâl resmî bir soruşturma

başlatılması gerekliliğinden söz edilemeyecektir. Bu gibi durumlar -iddiaların

güçlü bir dayanak ile birlikte yetkili merciler nezdinde dile getirilmemesi-

söz konusu olduğunda mağdur olduğunu ileri süren kişilerin etkili bir

soruşturma yürütülmesine ilişkin meşru (haklı) bir beklentiye girebileceklerini

söyleyebilmek de mümkün değildir (Beyza Metin, B. No: 2014/19426,

12/12/2018, §§ 45, 46).

38. Bununla birlikte kişilerin iddialarını desteklemek

için yetkili makamlara zamanında başvurmaları gibi bir özen yükümlülükleri de

bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesi, bu tür şikâyetleri esastan inceleyebilmek

için bu konuda haklı bir neden ileri sürülmediğinde kişilerin iddialarını

desteklemek için kendilerinden makul olarak beklenen her şeyi yerine

getirdiğine kanaat getirmek durumundadır. Aksine kanaat getirildiğinde söz

konusu iddialar savunabilir düzeye ulaşmadığı için kötü muamele yasağının ihlal

edildiğinin incelenebilmesi mümkün olmamaktadır (Beyza Metin, § 47).

39. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (3), 48.

maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları uyarınca bireysel başvuruda, kamu

gücünün neden olduğu iddia edilen ihlale dair olayların tarih sırasına göre

özeti yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki hakların ne şekilde ihlal

edildiği, buna ilişkin gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (Veli Özdemir, B.

No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20).

40. Kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına

ilişkin başvurularda, başvurucunun delil elde etmesi konusundaki zorluklar

dikkate alınmakta ve başvurucudan ihlal iddialarını kanıtlaması

beklenmemektedir. Ancak başvurucudan ihlal iddialarının araştırılmasına, dosya

kapsamında sahip olunan bilgi ve belgelerle karşılaştırılarak bir değerlendirme

yapılmasına elverişli somut bir olay anlatımı yapması beklenmektedir (Mehmet

Özkara, B. No: 2015/7415, 17/7/2019, § 31).

41. Başvurucu, gözaltında tutulduğu sırada sözlü ve

fiziksel şiddete uğradığını ileri sürmektedir. Gözaltına alınırken, gözaltı

süresi boyunca iki günde bir ve gözaltından çıkarılırken başvurucu hakkında toplam

on sağlık raporu alındığı görülmektedir. Alınan sağlık raporlarında başvurucuda

darp ve cebir izine rastlanmadığına yönelik tespit yapıldığı anlaşılmaktadır.

Başvurucu, sağlık raporlarının gerçeği yansıtmadığını iddia etmiş ise de bu

iddiayı destekleyen bir olgu ortaya koyamamıştır. Öte yandan başvurucunun

muayene sırasında doktorun sadece şikâyetini sorduğu iddiasının aksine alınan

sağlık raporlarının bir kısmında başvurucunun kıyafetlerinin de kısmen

çıkarılarak muayenesinin yapıldığı, bir kısmında da muayene sırasında kolluk

görevlisinin dahi bulunmadığı belirtilmiştir. Bu durumda başvurucunun

iddialarının sağlık raporlarıyla desteklenmediği anlaşılmaktadır.

42. Diğer yandan yapılan soruşturma kapsamında kamera

görüntülerinin yirmi gün içinde silinmesi nedeniyle temin edilemediği,

başvurucunun gözaltına alındığı tarihten yirmi altı gün, gözaltından çıktığı

tarihten on gün sonra şikâyetçi olması nedeniyle bu zaman aralığında kayıtların

otomatik silindiği anlaşılmıştır.

43. Tüm bu tespitlere göre başvuruya konu fiilî ve sözlü

şiddet olayına ilişkin olarak ileri sürülen iddialar oldukça ağır nitelikte

olmasına karşın bu iddiaları desteklemeyen sağlık raporları ile birlikte

değerlendirildiğinde başvurucunun kötü muameleye maruz kaldığına ilişkin olarak

savunulabilir bir iddiasının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

44. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Kişi

Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları

45. Başvurucu, hukuken gerekmediği hâlde gözaltına

alındığını ve on yedi gün gözaltında kaldığını belirterek kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

46. Bakanlık bu hususta görüş bildirmemiştir.

2. Değerlendirme

47. 4/12/2004 tarihli ve 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi

Kanunu'nun koruma tedbirleri nedeniyle tazminat konusunu düzenleyen 141.

maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince, uygulanan koruma tedbirinin

niteliğine göre asıl davada hüküm verilmesine gerek bulunmayan hâllerde

yargılamanın sonucu beklenmeksizin (Hikmet Kopar ve diğerleri, B. No:

2014/14061, 8/4/2015, § 68), asıl davada hüküm verilmesini gerektiren hâllerde

ise verilecek hükmün kesinleşmesinin ardından tazminat talep edilmesi

mümkündür.

48. Bu kapsamda, açılacak tazminat davasında ileri

sürülen ihlal iddiası açısından uygun bir giderim sağlanması mümkün

görünmektedir.

49. 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde belirtilen dava

yolunun başvurucunun durumuna uygun, telafi kabiliyetini haiz, etkili bir hukuk

yolu olduğu, başvurucunun anılan yolu tükettiğine yönelik herhangi bir bilgi ve

belge sunmadığı değerlendirildiğinde anılan şikâyetin incelenmesinin ikincillik

ilkesi gereği mümkün olmadığı tespit edilmiştir.

50. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının

başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

C. Mülkiyet

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun

İddiaları

51. Başvurucu, gözaltı ve devamındaki yargısal süreçte

mesleğinden uzaklaştırıldığı için mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

52. Bakanlık bu hususta görüş bildirmemiştir.

2. Değerlendirme

53. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ortak

koruma alanında yer alan mülkiyet hakkı; mevcut mal, mülk ve ekonomik değerleri

koruyan bir temel haktır. Kişinin hâlihazırda sahibi olmadığı bir mülkün

mülkiyetini kazanma hakkı -bu konudaki menfaati ne kadar güçlü olursa olsun-

mülkiyet kavramı içinde değildir (Kemal Yeler ve Ali Arslan Çelebi, B.

No: 2012/636, 15/4/2014, § 36). Ayrıca gelecekte elde edileceği iddia edilen

bir gelirin mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir (Sultan

Tokay ve diğerleri, B. No: 2013/1122, 26/6/2014, § 42).

54. Bu çerçevede başvurucunun Anayasa’nın 35. maddesinde

güvence altına alınan mülkiyet hakkı kapsamına giren bir ekonomik değeri veya

en azından böyle bir değeri elde etme yönünde meşru beklentisi bulunmadığı

anlaşılmaktadır.

55. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin konu bakımından

yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli

tutulması talebinin KABULÜNE,

B. 1. Kolluk görevlilerinin kasıtlı eylemlerinden dolayı

kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan

yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Gözaltında tutulma koşullarından dolayı kötü muamele

yasağı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

3. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

konu bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

BIRAKILMASINA 24/6/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLEkarar verildi.

Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Rıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Raportör : Elif ÇELİKDEMİR ANKITCI Başvurucu : M.S.

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/66491, 24 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İnceleme Ve
  10. Gerekçe
  11. A. Kötü Muamele
  12. B. Kişi
  13. C. Mülkiyet
  14. A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli
  15. B. 1. Kolluk görevlilerinin kasıtlı eylemlerinden dolayı
  16. C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/66491
Tarih
24 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • İsmail Bayram Başvurusu (B. No: 2017/23323)
  • Murat Duygu Başvurusu (B. No: 2017/17263)
  • Şemsettin Ünlü ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/24058)
  • Nursin Ceylan Başvurusu (B. No: 2015/6657)
  • Ayhan Tanrıvermiş Başvurusu (B. No: 2015/18565)
  • Bekir Özenirbaşvurusu (B. No: 2016/18509)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.