İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

M.y.k. Başvurusu (B. No: 2014/19148)

1. Başvuru, iş mahkemesi nezdinde açılan alacak ve icra takibine

Başvuru No2014/19148Tarih11 Ocak 2017Okuma10 dk · 2.083 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm M.Y.K. Başvurusu

Karar tarihi
11 Ocak 2017
Başvuru Numarası
2014/19148
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.083 kelime·10 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, iş mahkemesi nezdinde açılan alacak ve icra takibine

itirazın iptali davasında delillerin toplanmaması, tanık ifadelerinin dikkate

alınmaması ve işçilik alacaklarından yasal dayanağı olmaksızın iki kez indirim

yapılması ile yargılamanın makul sürede sonuçlanmaması nedenleriyle adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 2/12/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından, başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu tarafından 29/9/2006 tarihinde Bakırköy 3. İş

Mahkemesinde açılan alacak davasında başvurucu, 1/7/2002 tarihinde davalılardan

X. A.Ş.'de haber departmanında işe başladığını,

1/8/2006 tarihinde bilgisi ve rızası dışında davalılardan Y. A.Ş.ye

geçirildiğini ve iş sözleşmesinin feshedildiği 18/9/2006 tarihine kadar

çalıştığını, ücretinin 4.200 TL'sinin davalı şirketten ödenip, 3.000 TL'sinin

ise telif adı altında editörlük bedeli olarak davalı Z. A.Ş.den

ödendiğini ancak editör olarak çalışması nedeniyle yaptığı günlük 12-13 saatlik

çalışma karşılıklarının, hafta tatili ve genel tatil ücretleri ile % 5 fazla

ödeme karşılıklarının ödenmediğini ayrıca 13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı

Basın Mesleğince Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi

Hakkında Kanun'a göre ödenmesi gereken ikramiyelerinin de ödenmediğini, ücretli

izinlerinin on altı yıllık meslek kıdemine göre hesaplanması gerekirken eksik

hesaplandığını, iki ayrı şirketten maaş alması nedeniyle toplam tutar üzerinden

ödenmesi gereken ihbar ve kıdem tazminatlarının sadece X A.Ş.'den

aldığı maaş üzerinden hesaplanmak suretiyle eksik ödeme yapıldığını fakat iki

farklı şirketten toplam 7.200 TL maaş aldığı dikkate alınarak hesaplama

yapılması ve üç aylık ihbar süresinin esas alınması gerektiğini, ikramiye,

fazla mesai, genel tatil, hafta tatili, bakiye ihbar-kıdem tazminatı, ücretli

izin alacakları ile fazla mesai, bayram-genel tatil ücretleri ve peşin

ödenmeyen aylık ücretlerin her ay sonunda ödenmesi nedeniyle dava tarihine

kadar doğan % 5 fazla ödeme alacaklarından oluşan toplam 13.000 TL'nin faizleri

ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

9. Başvurucu ayrıca 11/7/2008 tarihinde Bakırköy 8. İş

Mahkemesinde Y A.Ş. aleyhine açtığı icra takibine itirazın iptali davasında

daha önce kesinleşen Bakırköy 3. İş Mahkemesinin 12/2/2007 tarihli kararı ile

işe iadesine karar verildiğini bu kapsamda işe iade başvurusu yapmış olmasına

rağmen süresi içinde bir cevap verilmediğinden işe iade kararında öngörülen

ücret ve işe başlatmama tazminatı ve bakiye kıdem tazminatı alacaklarının

tahsili amacı ile icra takibi başlattığını davalı işverence 11.344 TL işe

başlatmama tazminatı ve 15.532 TL iş güvencesi tazminatı olmak üzere 26.876 TL

ödeme yapılarak bakiye 16.614 TL'ye itiraz edildiğini ancak aylık 7.200 TL

ücret aldığını, bu miktarın 4.200 TL'lik bölümünün 2.836 TL'sinin banka

hesabına, 1.400 TL'sinin imza karşılığı telif ücreti adı altında, geri kalan

3.000 TL'nin ise telif adı altında editörlük bedeli olarak gider pusulası ile

her ay aynı grup bünyesinde bulunan Z. A.Ş.den

ödendiğini, işe başlatılmaması hâlinde ihtarnamenin tebliğinden itibaren bir ay

sonrası olan 7/5/2008 tarihi dikkate alınarak ve emsallerine göre gelinecek

ücret ve yan haklar esas alınmak suretiyle dört aylık brüt ücret tutarındaki

tazminatın ödenmesi gerekirken her ay düzenli olarak ödenen 3.000 TL'nin brüt

ücret hesabına katılmadan ve 7/5/2008 tarihindeki ücreti dikkate alınmadan

eksik ödeme yapıldığını, çalıştırılmadığı dört aylık süreye ilişkin ücrete

ilişkin de ücretin ve diğer hakların ödenmesi gerekirken davalı işverence bu

hususun dikkate alınmadığını ve söz konusu dört aylık sürede çalışmış gibi

değerlendirilmesi gerektiğinden bakiye kıdem tazminatının ödenmesi gerektiğini

iddia ederek davalının icra takibine itirazının iptaline karar verilmesini talep

etmiştir.

10. Yargılamanın ilerleyen safhalarında Bakırköy 8. İş

Mahkemesinde açılan icra takibine itirazın iptali davası Bakırköy 3. İş

Mahkemesinde 29/9/2006 tarihinde açılan alacak davası ile birleştirilmiş ve

yargılamaya devam edilmiştir.

11. Yargılama kapsamında başvurucunun işe iade dava dosyası,

sigorta sicil belgeleri incelenmiş, taraf tanıkları dinlenmiş, hesap

bilirkişisinden raporlar alınmış, 8/5/2012 tarihli karar ile asıl davanın

kısmen kabulüne ve birleşen davanın kısmen kabulüne, başvurucunun kısmen kabul

dışında kalan taleplerinin reddine hükmedilmiştir.

12. Temyiz incelemesi sonucu Bakırköy 8. İş Mahkemesinin kararı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesince 25/9/2014 tarihinde onanmış ve yargılama süreci

sona ermiştir.

13. Yargıtay onama ilamı başvurucuya 4/11/2014 tarihinde tebliğ

edilmiş, başvurucu 2/12/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

14. Mahkemenin 11/1/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

15. Başvurucu makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

16. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

17. Medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin olan iş mahkemeleri

nezdinde açılan davalarda yargılama süresi tespit edilirken sürenin başlangıç

tarihi olarak uyuşmazlığı karara bağlayacak davanın açıldığı tarih; sürenin

sona erdiği tarih olarak yargılamanın sona erdiği (Nesrin Kılıç, B. No: 2013/772, 7/11/2013 § 69), yargılaması

devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul süre ile ilgili

kararını verdiği tarih esas alınır (Mehmet

Salih Ayyıldız, B. No: 2012/397, 17/11/2014, § 25).

18. İş mahkemelerinde görülen davalarda yargılama süresinin

makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç

dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu

ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin

niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Nesrin

Kılıç, §§ 57, 58).

19. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda yaklaşık sekiz yıllık

yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

20. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına

alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

21. Başvurucu, bireysel başvuruya konu ettiği yargılama

sürecinde delillerin toplanmaması, tanık ifadelerinin dikkate alınmadığını,

aynı davalılara karşı benzer konularda açılmış başka davalarda farklı yönde

değerlendirme yapıldığını, uyuşmazlığa yanlış kanun hükümlerinin uygulandığını,

işçilik alacaklarından yasal dayanağı olmaksızın iki kez indirim yapıldığını,

Mahkemelerce keyfî ve bariz takdir hatası yapıldığını sonuç olarak hatalı karar

ile maddi kayba uğradığını belirterek, mülkiyet hakkı ile adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

22. Başvurucu mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşse

de söz konusu ihlal iddiası, somut olay kapsamında başvurucuya ait bir mülkün

varlığı ancak mahkeme ya da hakem kararıylaya da

ilgili idarenin kabulüyle icra edilebilir hâle gelmiş bir alacağın mevcut

olması durumunda tartışılabilecek bir husustur. Bu kapsamda başvurucunun

mülkiyet hakkının ihlali iddiası, başvurucuya ait bir mülkün varlığı bireysel

başvuruya konu edilen alacak davası süreci sonucuna bağlı bir husus olduğundan,

adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilmiştir (Benzer yönde

değerlendirme Mehmet Yavuz, B.

No: 2013/2995, 20/2/2014; Gülen Sünget ve diğerleri, B. No: 2014/3567,

30/6/2016).

a. Silahların Eşitliği ve Çelişmeli Yargılama

İlkelerinin İhlal Edildiği İddiaları Yönünden

23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu kapsamda başvurucunun bireysel başvuruya

konu ettiği yargılama sürecinde delillerin toplanmadığı, tanık ifadelerinin

dikkate alınmadığı, aynı davalılara karşı benzer konularda açılmış başka

davalarda farklı yönde değerlendirme yapıldığı şikâyetlerinin silahların

eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri yönünden incelenmesi uygun

görülmüştür.

24. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul edilemezliğine

karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun ihlal iddialarını

kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya

müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya zorlama

şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

25. Adil yargılanma hakkının unsurlarından biri de silahların

eşitliği ilkesidir. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının usul

hakları bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin

diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını

makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına

gelmektedir (Yaşasın Aslan, B.

No: 2013/1134, 16/5/2013, § 32).

26. Silahların eşitliği ilkesinin tamamlayıcısı olan çelişmeli

yargılanma hakkı, kural olarak bir hukuk ya da ceza davasında tüm taraflara,

gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşler hakkında bilgi sahibi olma ve bunlarla

ilgili görüş bildirebilme imkânı vermektedir. Bu çerçevede başvuranların,

bilirkişi raporunun sonucuna itiraz edememesi ya da delillerle ilgili görüş

bildirmelerine fırsat verilmemesi çelişmeli yargılanma hakkının ihlali olarak

değerlendirilebilmektedir (Hüseyin Sezen,

B. No: 2013/1793, 18/9/2014, § 38).

27. Yargılama makamları yargılamanın taraflarınca ileri sürülen

iddiaları ve gösterdikleri delilleri gereği gibi incelemek zorundadır. Bununla

birlikte, belirli bir davaya ilişkin olarak delilleri değerlendirme ve

gösterilmek istenen delilin davayla ilgili olup olmadığına karar verme yetkisi esasen

derece mahkemelerine aittir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına göre

de, savunma makamının tanık dinletme taleplerinin gerekliliği ya da bilirkişi

raporu benzeri delillerin kabul edilebilirliği ve değerlendirilmesi hususları

ulusal mahkemelerin yetkisi dâhilindedir (S.N./İsveç,

B. No: 34209/96, 2/7/2002, § 44).

28. Mevcut yargılamada geçerli olan delil sunma ve inceleme

yöntemlerinin adil yargılanma hakkına uygun olup olmadığını denetlemek Anayasa

Mahkemesinin görevi kapsamında olmayıp, Mahkemenin görevi başvuru konusu

yargılamanın bütünlüğü içinde adil olup olmadığının değerlendirilmesidir. Genel

anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın yürütülebilmesi için silahların

eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri ışığında, taraflara iddialarını sunmak

hususunda uygun olanakların sağlanması şarttır. Bu anlamda, delillere ilişkin

dengesizlik veya hakkaniyetsizlik iddialarının da yargılamanın bütünü ışığında

değerlendirilmesi gerekir (Muhittin Kaya ve

Muhittin Kaya İnşaat Taahhüt Madencilik Gıda Turizm Pazarlama Sanayi ve Ticaret

Ltd. Şti., B. No: 2013/1213, 4/12/2013, § 27).

29. Somut olayda, başvurucunun değerlendirmeleri ile İlk Derece

Mahkemesinin ulaştığı sonuçların farklı olması başvurucunun aleyhine ortaya

konulan delillere etkili olarak itiraz edemediği ve çelişme ilkesine uyulmadığı

anlamına gelmez.

30. Başvuruya konu yargılama süreci yukarıda belirtilen

içtihatlar doğrultusunda incelendiğinde; başvurucunun, yargılamanın sonucunu

etkileyecek usuli bir imkândan mahrum bırakılmadığı

anlaşıldığından, çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerine yönelik

yargılamanın bütünlüğü içinde açık ve görünür bir ihlal bulunmadığı sonucuna

varılmıştır.

31. Öte yandan benzer konularda aynı derecedeki yargı mercileri

arasındaki içtihat farklılıkları tek başına adil yargılanma hakkının ihlali

niteliğinde kabul edilemeyeceği gibi derece mahkemeleri veya temyiz

mercilerinin, uyuşmazlıklara ilişkin olarak tarafların talepleri ve delilleri

arasındaki yorum farklılıkları da tek başına adil yargılanma hakkının ihlali

niteliğinde kabul edilemez (Miras

Mümessillik İnş. Taah. Reklam Paz.Bas.Yay.San.

ve Tic. A.Ş., B. No: 2012/1056, 16/4/2013, § 36).

32. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Yargılamanın Sonucu İtibarıyla Adil Olmadığı

İddiası Yönünden

33. Başvurucu, uyuşmazlığa

yanlış kanun hükümlerinin uygulandığını, işçilik alacaklarından yasal dayanağı

olmaksızın iki kez indirim yapıldığını, Mahkemelerce keyfî ve bariz takdir

hatası yapıldığını sonuç olarak hatalı karar ile maddi kayba uğradığı

şikayetlerinin özünün derece Mahkemesi tarafından delillerin

değerlendirilmesinde ve yorumlanmasında isabet olmadığına ve esas itibarıyla

yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla başvurucunun

söz konusu şikâyetlerinin adil yargılanma hakkı kapsamında yargılamanın

sonucunun adil olmadığı yönünden incelenmesi uygun görülmüştür.

34. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile uyuşmazlıkla

ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusu olamaz. Ancak

bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir

hatası veya açık keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar

bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam,

B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).

35. Başvurucu tarafından ileri sürülen şikayetlerin yukarıda

belirtilen içtihat kapsamında kanun yolu niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

36. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

37. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir. …”

38. Başvurucu yargılamanın makul sürede sonuçlanmaması nedeniyle

manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

39. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

40. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucuya net 10.900 TL manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

41. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harçtan oluşan

yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli

tutulması talebinin KABULÜNE,

B. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olmaları

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Başvurucuya net 10.900 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

E. 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Bakırköy 3. İş Mahkemesine

(E.2006/2634, K.2012/284) GÖNDERİLMESİNE,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

11/1/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri

NECİPOĞLU

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör Yrd.

:

İsmail Emrah

PERDECİOĞLU

Başvurucu : M. Y. K.

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/19148, 11 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Makul Sürede
  8. B. Diğer İhlal İddiaları
  9. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  10. A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli
  11. E. 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA
  12. F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  13. G. Kararın bir örneğinin Bakırköy 3. İş Mahkemesine
  14. H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Necipoğlu
  16. Gökcan
  17. Perdecioğlu
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/19148
Tarih
11 Ocak 2017

İlgili Kararlar

  • Fuat Akkurt Başvurusu (B. No: 2014/13360)
  • Atiye Altun ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/19453)
  • Mahmut Akipa Başvurusu (B. No: 2014/18061)
  • Abdulhalik Özdinç Başvurusu (B. No: 2014/18256)
  • İbrahim Çelik ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/13506)
  • Vangölü Turizm Seyahat ve Ticaret A.ş. Başvurusu (B. No: 2014/4258)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.