İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Malaklar İnşaat Taahhüt Gıda Maden Sanayi ve Ticaret A.ş. Başvurusu (B. No: 2016/5174)

1. Başvuru, el atmanın önlenmesi ve alacak talebiyle açılan

Başvuru No2016/5174Tarih28 Mayıs 2019Okuma11 dk · 2.103 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Malaklar İnşaat Taahhüt Gıda Maden Sanayi Ve Ticaret A.Ş. Başvurusu

Karar tarihi
28 Mayıs 2019
Başvuru Numarası
2016/5174
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.103 kelime·11 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, el atmanın önlenmesi ve alacak talebiyle açılan

davada mal varlığına ilişkin olarak uygulanan ihtiyati tedbirin uzun süredir

devam etmesi nedeniyle mülkiyet hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle

de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 17/3/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün

71. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu

alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı

beklenmeden incelenmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Afyon İl Özel İdaresi tarafından 14/1/1991 tarihinde Afyon'un

Bolvadin ilçesi Hamidiye köyünde mülkiyeti Hazineye ait taşınmazın 8.030 m²lik

alanını taş ve kum ocağı olarak işletmesi amacıyla başvurucu Şirkete ruhsat

verilmiştir. 22/2/1994 tarihinde yapılan sözleşme ile de ruhsat süresi beş yıl

uzatılmıştır. Bu beş yıllık süre dolmadan 29/12/1995 tarihinde Enerji ve Tabii

Kaynaklar Bakanlığından 53.500 m² alanda mermer ocağı işletmek üzere ruhsat

alınmıştır.

9. Başvurucu Şirketin mermer işletme ruhsatı aldığı yeri taş

ocağı olarak kullanması nedeniyle 21/6/2002 tarihinde Hazine tarafından

başvurucu aleyhine el atmanın önlenmesi, yıkım ve alacak davası açılmıştır.

10. Bolvadin Asliye Hukuk Mahkemesince (Mahkeme) 21/6/2002

tarihli tensip zaptında tedbir talebinin kabulüne ve gerekli yerlere müzekkere

yazılmasına karar verildiği belirtilmiştir.

11. Mahkeme 12/11/2004 tarihli ek karar ile tedbirin

kaldırılması talebini reddetmiştir. Kararın gerekçesinde, tensiple konulan bir

kısım tedbirin kaldırılmasına karar verildiği ve başvurucu Şirkete ait,

Afyon'un Merkez ilçesine bağlı Çetinkaya Mahallesi'nde bulunan 4112 ada 5

parsel sayılı taşınmaz üzerine tedbir konulduğu ifade edilmiştir. Mahkeme

tedbirin sadece bu taşınmaz üzerinde bırakıldığını açıkladıktan sonra ihtiyati

tedbirin kaldırılmasını gerektiren bir durumun olmadığını belirtmiştir.

12. Başvurucunun başvuru formu ekinde sunduğu delillerden;

i. Afyon İl Emniyet Müdürlüğünün 17/3/2005 tarihli yazısında,

başvurucu Şirkete ait 03 DE 201 ve 03 EA 696 plakalı araçların dosyalarına

haciz şerhi işlendiği belirtilmiştir.

ii. Bolvadin Tapu Sicil Müdürlüğünün 15/3/2005 tarihli

yazısında, Afyon'un Bolvadin ilçesi Hamidiye köyü 1321 parsel sayılı taşınmazın

kaydına tedbir şerhi düşüldüğü belirtilmiştir.

iii. Mahkemenin Afyon İl Emniyet Müdürlüğüne yazdığı 15/8/2006

tarihli müzekkeresinde, 03 DE 201 plakalı araç üzerindeki ihtiyati tedbirin

kaldırılarak bunun yerine 03 DY 161 plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir

konulması gerektiği belirtilmiştir.

13. Mahkeme 7/11/2003 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar

vermiştir. Kararda ihtiyati tedbire ilişkin bir hükme yer verilmemiştir.

14. Temyiz edilen karar, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 14/9/2004

tarihli kararıyla bozulmuştur.

15. Bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde

Mahkeme 13/10/2010 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Kararda

ihtiyati tedbire ilişkin yine herhangi bir hükme yer verilmemiştir. Temyiz

edilen karar, Dairenin 14/7/2011 tarihli kararıyla bir kez daha bozulmuştur.

16. Bir kez daha bozma kararına uyularak yapılan yargılama

neticesinde Mahkeme 29/6/2016 tarihinde yine davanın kısmen kabulüne karar

vermiştir. İhtiyati tedbire ilişkin bir hükme yer verilmeyen karar, başvurucu

tarafından temyiz edilmiş olup dosya temyiz aşamasındadır.

17. Başvurucu 17/3/2016 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

18. Konu hakkında ilgili hukuk için bkz. İbrahim Geçer (B. No: 2014/19056,

19/2/2019, §§ 19-31) kararı.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 28/5/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

20. Başvurucu, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

21. Bireysel başvurular sonrasında 31/7/2018 tarihli ve 30495

sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 25/7/2018 tarihli

ve 7145 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle

Çözümüne Dair Kanun'a geçici madde eklenmiştir.

22. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göre

yargılamaların uzun sürmesi, yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi ya

da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddenin

yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan

bireysel başvuruların başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul

edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat

üzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (Tazminat

Komisyonu) tarafından incelenmesi öngörülmüştür.

23. Anayasa Mahkemesi, yargılamaların makul sürede

sonuçlandırılmadığı ya da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da

hiç icra edilmediği iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen

bireysel başvurulara ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru imkânının

getirilmesine ilişkin mevzuata önceki içtihadında yer vermiştir (Ferat Yüksel,

B. No: 2014/13828, 12/9/2018, §§ 11-14).

24. Ferat Yüksel kararında Anayasa Mahkemesi

yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya da yargı kararlarının geç

veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği iddiasıyla 31/7/2018

tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara ilişkin olarak Tazminat

Komisyonuna başvuru imkânının getirilmesine ilişkin yolu ulaşılabilir olma,

başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesinin bulunup bulunmadığı

yönlerinden inceleyerek bu yolun etkililiğini tartışmıştır (Ferat Yüksel, § 26).

25. Ferat Yüksel kararında özetle anılan başvuru

yolunun kişileri mali külfet altına sokmaması ve başvuruda kolaylık sağlaması

nedenleriyle ulaşılabilir olduğu, düzenleniş şekli itibarıyla ihlal iddialarına

makul bir başarı şansı sunma kapasitesinden mahrum olmadığı ve tazminat

ödenmesine imkân tanıması ve/veya bu mümkün olmadığında başka türlü telafi

olanakları sunması nedenleriyle potansiyel olarak yeterli giderim sağlama

imkânına sahip olduğu hususunda değerlendirmelerde bulunulmuştur (Ferat Yüksel, §§ 27-34). Bu gerekçeler

doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, ilk bakışta ulaşılabilir olan ve ihlal

iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi

olduğu görülen Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun

incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil

niteliği ile bağdaşmayacağı sonucuna vararak başvuru yollarının

tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel, §§ 35, 36).

26. Mevcut başvuruda söz konusu karardan ayrılmayı gerektiren

bir durum bulunmamaktadır.

27. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru

yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

B. Mülkiyet Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

28. Başvurucu, ihtiyati tedbir sürecinin makul sürede

sonuçlanmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

29. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan

mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

30. Anayasa Mahkemesi daha önce benzer bir şikâyeti Hesna Funda Baltalı ve Baltalı Gıda Hayvancılık San. ve

Tic. Ltd. Şti. ([GK], B. No: 2014/17196, 25/10/2018, §§ 64-81) başvurusunda incelemiş ve sonuca

bağlamıştır.

31. Anayasa Mahkemesi, muhtemel bir alacağın güvence altına

alınarak etkisizleşmesinin önüne geçilmesi amacıyla ihtiyaç duyulan tedbirlerin

alınması ve bu tedbirler kapsamında mülk üzerinde belirli bir süreyle hukuki

tasarruflarda bulunulmasının sınırlandırılması bakımından kamu makamlarının

geniş bir takdir yetkisi bulunduğunu kabul etmiştir. Ancak söz konusu

tedbirlerin uygulanmasının mülk sahibine kaçınılmaz olandan aşırı bir külfet de

yüklememesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu doğrultuda hukuki ilişkinin diğer

tarafının haklarını korumak için tedbiri uygulayan kamu makamlarının söz konusu

tedbirin başvurucunun mülkiyet hakkına etkilerini de gözetmesi ve ölçüsüz bir

müdahaleye yol açmaması gerekmektedir (Hesna Funda Baltalı ve Baltalı Gıda Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti.,

§ 79).

32. Buna göre mülkiyet hakkını sınırlandıran bir tedbirin

uygulanmasının ölçülü olabilmesi için gerek kapsamı gerekse de süresi

itibarıyla orantılı olarak uygulanması gerekmektedir. Mülkiyet hakkına müdahale

teşkil eden tedbirler uygulanması ve bu tedbirlerin belirli bir süre de devam

etmesi ancak bireye şahsi olarak aşırı bir külfet yüklemediği takdirde ölçülü

görülebilir. Diğer bir deyişle mülkiyet hakkına müdahale teşkil eden

tedbirlerin söz konusu olduğu durumlarda tedbiri uygulayan kamu makamlarının

ivedi olarak ve özenli bir biçimde davranma yükümlülükleri bulunmaktadır. Aksi

hâlde yani tedbirin makul olmayan bir süre devam etmesi, mülkiyet hakkının

tanındığı yetkilerin kullanılmasının belirsiz olacak şekilde ötelenmesi

suretiyle mülk sahibine orantısız bir külfet yüklemiş olur (Hesna Funda Baltalı ve Baltalı Gıda Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti.,

§§ 73-80).

33. Benzer nitelikteki somut olay bakımından da bu ilkelerden

ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Somut olayda başvurucunun

araçları, taşınmazları ve bankadaki mevduatları için 21/6/2002 tarihli tensiple

birlikte tedbir kararı verilmiştir.

34. 12/11/2004 tarihli tedbirin kaldırılması talebinin reddine

ilişkin ek karardan anlaşıldığı kadarıyla tensiple konulan bir kısım tedbirin

kaldırılmasına karar verildiği ve sadece Afyon'un Merkez ilçesine bağlı

Çetinkaya Mahallesi 4112 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki tedbirin devam

ettiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte daha sonra Bolvadin Tapu Sicil Müdürlüğünün

15/3/2005 tarihli yazısından Hamidiye köyü 1321 parsel sayılı taşınmazın

kaydına da tedbir şerhi düşüldüğü tespit edilmiştir. Ayrıca Afyon İl Emniyet

Müdürlüğünün 17/3/2005 tarihli yazısından başvurucu Şirkete ait 03 DE 201 ve 03

EA 696 plakalı araçların dosyalarına haciz şerhi işlendiği ve daha sonra

Mahkemenin Afyon İl Emniyet Müdürlüğüne yazdığı 15/8/2006 tarihli

müzekkeresinden 03 DE 201 plakalı araç üzerindeki ihtiyati tedbirin

kaldırılarak yerine 03 DY 161 plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir konulduğu da

tespit edilmiştir.

35. Dolayısıyla somut olayda başvurucunun yukarıda belirtilen

mal varlığı ile ilgili olarak uygulanan ihtiyati tedbirin yaklaşık onyedi yıldan bu yana devam etmesinin mülkiyet hakkı

sınırlandırılan başvurucuyu -bu sürenin uzunluğu dikkate alındığında- makul

olandan daha fazla zarara uğrattığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle başvurucunun

mal varlığı üzerinde hukuki tasarruflarda bulunmasını sınırlandıran başvuruya

konu ihtiyati tedbirin yaklaşık onyedi yıldır devam

ettiği ve başvurucunun bundan doğan zararının ise giderilmediği gözetildiğinde

müdahalenin başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklediği

anlaşılmaktadır. Bu sebeple başvurucunun mülkiyet hakkı ile kamu yararı

arasında olması gereken adil dengenin başvurucu aleyhine bozulduğu ve

müdahalenin ölçüsüz olduğu sonucuna varılmıştır.

36. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence

altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

37.

30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama

Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları

şöyledir:

"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir...

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir."

38. Anayasa Mahkemesinin

Mehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, ihlal

sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi

hususunda genel ilkeler belirlenmiştir.

39. Buna göre bireysel başvuru kapsamında bir temel hak ve

hürriyetin ihlal edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının

ortadan kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca

eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır.

Bunun için ise öncelikle devam eden ihlalin durdurulması, ihlale konu kararın

veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa

ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi, ayrıca bu bağlamda

uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Doğan, § 55).

40. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilmeden önce ihlalin kaynağının belirlenmesi gerekir. Buna

göre ihlal idari eylem ve işlemler, yargısal işlemler veya yasama işlemlerinden

kaynaklanabilir. İhlalin kaynağının belirlenmesi uygun giderim yolunun

belirlenebilmesi bakımından önem taşımaktadır (Mehmet

Doğan, § 57).

41. Başvurucu, tazminat talebinde bulunmuştur.

42. Anayasa Mahkemesi, ihtiyati tedbirin uygulanmasının makul bir

süreyi aşması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varmıştır.

Somut başvuruda bu sebeple ihlalin, yargı kararından kaynaklandığı

anlaşılmaktadır.

43. Somut olayda Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı ihtiyati

tedbirin kaldırılmasını gerektirmemektedir. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi

mülkiyet hakkına yapılan müdahaleyi ölçüsüz kılan tedbirin uzun sürmesine

ilişkin olarak tedbir sürecinde mülkiyet hakkının gerektirdiği ivediliğin ve

özenin gösterilmesi bakımından yargısal makamların sorumluluğu olduğuna dikkati

çekmektedir.

44. Buna göre başvuru konusu olayda ihlalin sonuçlarının ortadan

kaldırılması bakımından etkin giderim yolu tazminat olarak görülmektedir.

Mülkiyet hakkının ihlali nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek

olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net 13.000 TL manevi tazminat

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

45. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için

başvurucu uğradığını iddia ettiği maddi zararı ortaya koyan somut bilgi veya belgeler

sunmalıdır. Başvurucunun bu konuda herhangi bir belge sunmamış olması nedeniyle

maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.

46. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 2.475

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.714,50 TL yargılama giderlerinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 13.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

D. 239,50 TL harç ve 2.475 TL vekâletinden oluşan toplam

2.714,50 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve

Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,

ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine

kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Ortaca 2. Asliye Hukuk

Mahkemesine (E.2013/188) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

28/5/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

Recai AKYEL Raportör : Mahmut ALTIN Başvurucu : Malaklar İnşaat Taahhüt Gıda Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş.

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/5174, 28 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Makul Sürede
  9. B. Mülkiyet Hakkının
  10. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  11. B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet
  12. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve
  13. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  14. Yıldırım
  15. Kömürcü
  16. Akıncı
  17. Topal
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/5174
Tarih
28 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • Nebahat Baysal Gül Başvurusu (B. No: 2016/14634)
  • Elvan Türker Karagülle ve Mert Er Karagülle Başvurusu (B. No: 2016/7416)
  • Ahmet Hüsrev Altan Başvurusu (B. No: 2016/23668)
  • Bahattin Öztürk Başvurusu (B. No: 2015/2024)
  • Murat Aksoy Başvurusu (B. No: 2016/30112)
  • Mehmet Murat Sabuncu Başvurusu (B. No: 2016/50969)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.