İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Medikal Kozmetik ve Dış Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2014/8282)

1. Başvuru, temyiz itirazlarının Yargıtayca

Başvuru No2014/8282Tarih8 Mart 2017Okuma12 dk · 2.414 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Medikal Kozmetik Ve Dış Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu

Karar tarihi
8 Mart 2017
Başvuru Numarası
2014/8282
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.414 kelime·12 dk okuma·23 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, temyiz itirazlarının Yargıtayca

incelenmemesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 27/5/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu Medikal Kozmetik ve Dış Ticaret Ltd. Şti. (Şirket),

24/8/2005 tarihinde iki ortaklı olarak kurulan ve kozmetik sektöründe faaliyet

gösteren bir firmadır.

9. Şirket ile İzmir'de aynı alanda faaliyet gösteren P... S...

Sağlıklı Zayıflama ve Estetik Merkezi Sanayi Ticaret Ltd. Şti. (Bayi) arasında

21/2/2007 tarihinde MBR & MSB Yetkili Bayi Sözleşmesi (sözleşme)

imzalanmıştır.

10. Başvurucu Şirket, Bayinin makul ve kabul edilebilir ölçüde

mal siparişinde bulunmadığını belirterek 8/1/2008 tarihinde sözleşmeyi

feshetmiştir.

11. Bayi; başvurucu Şirketin sözleşmeyi haksız olarak

feshettiğini, sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle

zarara uğradığını belirterek İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde (Mahkeme)

tazminat davası açmıştır.

12. Mahkeme 25/2/2010 tarihli kararla, davalı Şirketin

sözleşmeyi fesihte haksız olduğunu, edimin ifa edilmemesi nedeniyle uğranılan

zararları tazmin etme yükümlülüğünün bulunduğunu tespit ederek davayı kabul

etmiştir.

13. Başvurucu, Mahkemenin davaya bakmakta yetkili olmadığını,

davacı Bayinin ticari defterlerlerinin lehe delil

niteliğinde olmadığını, bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, bedelsiz ürün

teslimine ilişkin yemin teklif etme haklarının hatırlatılmadığını, zarar

miktarının tespitinde yanlışlık yapıldığını belirterek 13/5/2010 tarihli

dilekçeyle kararı temyiz etmiştir.

14. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 20/12/2010 tarihli ilamında,

bilirkişilerin şahsına yapılan itirazlar da gözetilerek yeni bir bilirkişi

heyetinden denetime elverişli rapor aldırılması gerektiğini belirterek hükmü

bozmuş; bozma nedenine göre başvurucunun diğer temyiz iddialarının (bkz. § 13)

şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermiştir.

15. Mahkeme bozma ilamına uyarak yeniden seçilen bilirkişi

heyetine rapor düzenletmiş, 13/11/2012 tarihinde, önceki karardaki gerekçeyle

(bkz. § 12) davayı kabul etmiştir.

16. Başvurucu, bozmadan önceki temyiz iddialarını yineleyerek

20/2/2013 tarihli dilekçeyle kararı temyiz etmiş; Yargıtay 19. Hukuk Dairesi

5/3/2014 tarihli ilamında, başvurucunun bozma kapsamı dışında kalan ve

kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz iddialarının (bkz. § 13)

incelenemeyeceğini belirterekhükmü onamıştır.

17. Onama kararı 21/5/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş,

başvurucu 27/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

18. Başvurucu bu arada karar düzeltme talebinde bulunmuş, Daire

17/11/2014 tarihli kararıyla talebi reddetmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

19.22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 96.

maddesi şöyledir:

"Alacaklı hakkını kısmen veya tamamen

istifa edemediği takdirde borçlu kendisine hiç bir

kusurun isnat edilemiyeceğini ispat etmedikçe bundan

mütevellit zararı tazmine mecburdur."

20.11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 112.

maddesi şöyledir:

"Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse

borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının

bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür."

21. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu'nun 27. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Davanın tarafları, müdahiller ve

yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki

dinlenilme hakkına sahiptirler.

(2) Bu hak;

...

c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak

değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini,

içerir."

22. 4/2/1959 tarihli ve E.1959/13, K.1959/5 sayılı Yargıtay

İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararının ilgili kısmı şöyledir:

"...

Temyizce bir kararın bozulması ve mahkemenin

bozma kararına uyması halinde bozulan kararın bozma sebeplerinin şümulü dışında

kalmış cihetlerinin kesinleşmiş sayılması, dâvaların uzamasını önlemek maksadiyle kabul edilmiş çok önemli bir usulü hükümdür. Bir

cihetin bozma kararının şümulü dışında kalması da iki şekilde olabilir. Ya o

cihet, açıkça bir temyiz sebebi olarak ileri sürülmüş fakat dairece itiraz

reddedilmiştir, yahutta onu hedef tutan bir temyiz

itirazı ileri sürülmemiş olmasına rağmen dosyanın Temyiz Dairesince incelendiği

sırada dosyada bulunan yazılardan onun bir bozma sebebi sayılması mümkün

bulunduğu halde o cihet Dairece bozma sebebi sayılmamıştır. Her iki halde de o

konunun bozma sebebi sayılmamış ve başka sebeplere dayanan bozma kararına

mahkemece uyulmuş olması, taraflardan birisi lehine usuli

bir müktesep hak meydana getirir ki, bu hakkı ne mahkeme,

ne de Temyiz Mahkemesi halele uğratabilir. Zira usulü müktesep hakkın tanınması

da âmme intizamı düşüncesiyle kabul edilmiş bir

esastır.

..."

B. Uluslararası Hukuk

23. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 6. maddesinin

ilgili kısmı şöyledir:

“Herkes davasının medeni hak ve yükümlülükleri

ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların

esası konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir

mahkeme tarafından kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde, görülmesini

isteme hakkına sahiptir...”

24. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), mahkemeye erişim

hakkının, Sözleşme'nin 6. maddesinde yerini bulan güvencelerin doğal bir

parçası olduğunu, bu güvence kapsamında herkesin medeni hak ve yükümlülükleri

ile ilgili iddialarını yetkili merciler önünde ileri sürme hakkının korunduğunu

(bkz. Lawyer Partners A.S./Slovakya, B.

No: 54252/07, 16/6/2009, § 52), Sözleşme'nin 6. maddesinde mahkeme kararlarına

karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkının güvence altına alınmadığını;

ancak, devletin kendi takdirine bağlı olarak taraflara kanun yoluna başvurma

hakkı tanıması durumunda, incelemeyi yapan mahkeme önünde uygulanan muhakeme

usulünün güvence ilkelerine uygun olması gerektiğini belirtmiştir (bkz. Delcourt/Belçika, B. No: 2689/65, 17/1/1970, §

25).

25. AİHM, mahkeme hakkının görünümlerinden biri olan etkili

karar hakkı ile ilgili Kutic/Hırvatistan ( B. No: 48778/99, 1/3/2002,

§ 25) davasında yaptığı değerlendirmede, Sözleşme'nin 6. maddesinin hukuki

uyuşmazlıkların tespiti için mahkemeye erişim hakkını güvence altına aldığını;

ancak, bu hakkın yalnızca dava açma hakkı ile sınırlı olmaksızın mahkeme

tarafından uyuşmazlığın nihai olarak karar altına alınması hakkını da

içerdiğini belirterek mal varlığının zarara uğraması nedeniyle Devlete karşı

açılan tazminat davasında yargılama devam ederken yürürlüğe giren kanun hükmüne

göre yeni düzenleme yapılıncaya kadar yargılamanın durdurulması ve davanın 6

yıl süreyle karara bağlanmamasının, Sözleşme'nin 6. maddesi kapsamında etkili

karar hakkının ihlali sonucunu doğurduğunu belirtmiştir.

26. AİHM, Cezayir'deki tıp fakültesinden mezun olan bir

başvurucunun diplomasının denkliğinin tanınmaması nedeniyle açtığı davada,

Fransa Danıştayı'nın başvurucu tarafından ileri

sürülen hukuki meseleler ile maddi olaylarıdeğerlendirmeden,

yalnızca idari makamların mütekabiliyet şartı ile ilgili görüşüne bağlı kalarak

karar vermesi nedeniyle, başvurucunun ileri sürdüğü iddialar çerçevesinde

uyuşmazlığın tespiti ile ilgili tüm olgusal ve hukuki konuları incelemek üzere

yeterli yargı yetkisine sahip olan bir mahkemeye eriştiğinin düşünülemeyeceğini

belirterek Sözleşme'nin 6. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir (bkz. Chevrol/Fransa, B. No: 49636/99, 13/2/2003, §§

76-84).

.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

27. Mahkemenin 8/3/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine

İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

28. Başvurucu, başvuru konusu davada temyiz iddialarının (bkz. §

13) Yargıtayca incelenmediğini belirterek mahkemeye

erişim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

29. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasışöyledir:

“Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak

suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile

adil yargılanma hakkına sahiptir.”

30. Başvurucunun 13/5/2010 tarihli dilekçesinde dile getirdiği

ayrıntılı temyiz iddialarının 20/12/2010 tarihli bozma ilamı kapsamı dışında

kaldığı ve kesinleştiği gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle ileri sürülen ihlal

iddialarının mahkemeden karar elde etme hakkı bağlamında mahkemeye erişim hakkı

kapsamında incelenmesi gerektiği anlaşılmıştır.

a. Kabul Edilebilirlik Yönünden

31. Başvurucunun, Yargıtay onama ilamının tebliği üzerine

süresinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunduğu, aynı zamanda

26/5/2014 tarihinde karar düzeltme yolunabaşvurduğu

anlaşılmış ise de Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin, 17/11/2014 tarihli ilamı ile

karar düzeltme talebini reddettiği, bu suretle bireysel başvuru

değerlendirilmeden önce karar düzeltme incelemesinin sonuçlanması nedeniyle

başvuru yollarının tüketildiği sonucuna ulaşılmıştır.

32. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeninin de bulunmadığı anlaşılan

mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

i. Genel İlkeler

33. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin

meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı

veya davalı olarak iddiada bulunma ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip

olduğu belirtilmiştir.

34. Anayasa'nın 36. maddesine 2001 yılı değişiklikleriyle

eklenen "adil yargılanma" ibaresine ilişkin gerekçede, taraf

olduğumuz uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan adil yargılanma

hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Sözleşme'nin 6.

maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının güvencelerinden birini de

mahkemeye erişim hakkı oluşturmaktadır.

35. Hak arama özgürlüğünün temel unsurlarından biri mahkemeye

erişim hakkıdır. Kişinin uğradığı bir haksızlığa veya zarara karşı kendisini

savunabilmesinin ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı

haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesinin zararını giderebilmesinin en etkili

yolu, yargı mercileri önünde dava hakkını kullanabilmesidir (AYM, E.2014/76,K.2014/142, 11/9/2014).

36. Mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne

taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını

isteyebilmek anlamına gelmektedir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen

veya mahkeme kararını anlamsız hâle getiren, bir başka ifadeyle mahkeme

kararını önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamalar mahkemeye erişim hakkını

ihlal edebilir (Özkan Şen, B. No:

2012/791, 7/11/2013, § 52). Mahkemeye erişim hakkı sadece ilk derece

mahkemesine dava açma hakkını değil eğer iç hukukta itiraz, istinaf veya temyiz

gibi kanun yollarına başvurma imkânı tanınmış ise üst mahkemelere başvurma

hakkını da içerir (Ali Atlı, B.

No: 2013/500, 20/3/2014, § 49).

37. Mahkemeye erişim hakkı bireylerin yalnızca dava açabilme

hakkını güvence altına almaz. Yargı mercilerince uyuşmazlığın içinde yer alan

maddi ve hukuki sorunların bütünüyle ele alınması ve karara bağlanması gerekir.

Bu açıdan mahkemeye erişim hakkı uyuşmazlığın karara bağlanmasını isteme

hakkını da içerir. Başka bir ifadeyle mahkemeye erişim hakkı, dava açma hakkı

ile sınırlı olmaksızın taraflara dava (temyiz) konusunu oluşturan tüm

taleplerin esasının incelenerek değerlendirilmesini isteme hakkı sağlar.

38. Özden Sayar ve Deren

Dilara Sayar (B. No: 2013/4022, 13/4/2016, §§ 59, 61, 75) başvurusunda,

başvurucuların terör eylemi nedeniyle meydana gelen patlamada yakınlarının

ölmesi üzerine idare hukukunun genel hükümlerine göre manevi zararların tazmini

için yapılan başvuru ve açılan davanın reddedilmesi meselesi mahkemeye erişim

hakkı yönünden incelenmiş; Anayasa Mahkemesi, mahkemeye erişim hakkının bir

uyuşmazlığı ve uyuşmazlık kapsamında bir talebin mahkeme önüne taşınarak

bunların etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına

geldiğini, tazminat talebinde bulunan bir kimsenin bu istemi hakkında bir

mahkeme tarafından talebin yerinde olduğu ya da olmadığı yönünde bir karar

verilmesini isteme hakkının bulunduğunu, somut olayda başvurucuların idare

hukuku genel hükümlerine göre yaptıkları başvurular ve açtıkları manevi

tazminat davasının 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle

Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında incelemeye

tabi tutularak anılan Kanun kapsamında başvurucuların manevi tazminat talep

etme imkânının bulunmadığı gerekçesi ile reddedildiğini, tazminat hukukunun

genel prensiplerine göre yapılan başvuru ve açılan davada, başvurucuların

manevi tazminat talebi hakkında genel hükümlere göre inceleme yapılarak bir

karar verilmesi yoluyla başvurucuların mahkemeye erişimine olanak sağlanabileceğini;

bu açıdan, açtıkları davayı tazminat hukukunun genel hükümlerine göre inceletme

imkânından mahrum bırakılan başvurucuların, mahkemeye erişim hakkına müdahalede

bulunulduğunu belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar

vermiştir.

ii. İlkelerin Olaya Uygulanması

39. Başvurucu; temyiz iddialarının Yargıtay tarafından temyize

konu edilmediğini,bu açıdan

temyiz hakkının bu itirazlara münhasıran engellendiğini iddia etmiştir.

40. Somut olayda değerlendirilmesi gereken mesele, başvurucunun temyiz

iddialarının inceleme konusu yapılmamasının, mahkemeye erişim hakkına müdahale

oluşturup oluşturmadığıdır.

41.Başvurucu 13/5/2010 tarihli dilekçesinde ayrıntılı bir

şekilde iddialarını (bkz. §13) dile getirerekkararı

temyiz etmiş; Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, başvurucunun bilirkişilere yönelik

itirazını gözönüne alarak hükmü bozmuş ve diğer

temyiz iddialarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermiştir.

42. Bozmadan sonra mahkeme yeni bir bilirkişi heyetinden rapor

almış, 13/11/2012 tarihli kararla davayı kabul etmiş, başvurucunun bozmadan

önceki iddialarını yineleyerek kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay bozma

kapsamı dışında kalan ve kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz iddialarının

incelenemeyeceğini belirterek hükmü onamıştır.

43. Yargıtay tarafından bozulan bir mahkeme hükmünün bozma

kararı kapsamı dışında kalan kısımları kesinleşir. Kesinleşmeden bahsedebilmek

için bu hususun ilgili tarafça temyiz sebebi olarak ileri sürülmemiş olması

veya Yargıtay tarafından reddedilmesi gerekir. Bu durum usule ilişkin

kazanılmış hak olarak nitelendirilmiştir. Usule ilişkin kazanılmış hak

müessesesi 6100 sayılı Kanun'da düzenlenmemiş; ancak, Yargıtay İçtihadı

Birleştirme Genel Kurulu kararı ile hukuk dünyasında varlık kazanmıştır.

44.Yargıtayın 5/3/2014 tarihli ilamına göre başvurucu tarafından

13/5/2010 tarihli dilekçede ileri sürülen temyiz iddialarının aslında

yargılamada hiç ileri sürülmediği veya 20/12/2010 tarihli bozma ilamında

değerlendirilmiş gibi kabul edilerek bozmadan sonraki karara karşı20/2/2013

tarihli dilekçede ileri sürülen aynı iddiaların bu defa kesinleştiğinden

bahisle temyiz incelemesine konu yapılmamasının, başvurucunun usul kanunlarına

uygun olarak davanın esasını ilgilendiren hususlarda ileri sürdüğü ve her biri

başlı başına temyize konu olabilecek itirazları ile ilgili kanun yolunun fiilen

ve etkili bir şekilde kullandırılmaması sonucunu doğurduğu anlaşılmıştır.

45. Buna göre başvurucunun 13/5/2010 ve 20/2/2013 tarihli

dilekçelerinde ileri sürdüğü, bozma kapsamı dışında kalan temyiz iddialarının

kesinleştiğinden bahisle inceleme ve değerlendirmeye konu yapılmamasının kanun

yolunun etkili bir şekilde kullanılması imkânını ortadan kaldırdığı, bu açıdan

başvurucunun temyiz incelemesinde iddia ettiği hususlara yönelik karar elde

etme hakkından yoksun bırakılarak mahkemeye etkili erişim hakkına müdahalede

bulunulduğu anlaşılmıştır.

46. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa’nın 36.

maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine

karar verilmesi gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

47. Başvurucu, Mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu,

hâkimin reddi talebinin kabul edilmediğini, temyiz incelemesinde ise duruşma

talebinin reddedildiğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

48. Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında mahkemeye erişim hakkının

ihlal edildiği tespit edilerek ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması

için dava dosyasının ilgili Mahkemeye gönderilmesine karar verildiğinden,

başvurucunun adil yargılanma hakkı kapsamında ileri sürdüğü diğer şikâyetler

hakkında ayrıca değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

49.6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

50. Başvurucu yeniden yargılama ve 10.000 TL maddi, 50.000 TL

manevi tazminata karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

51.Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır.

52. Mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan

kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak amacıyla Yargıtay ilgili

Dairesine gönderilmesi için İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine

karar verilmesi gerekir.

53. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harçtan oluşan

yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak amacıyla

ilgili Yargıtay Dairesine gönderilmek üzere İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesine

(E.2011/85, K.2012/326) GÖNDERİLMESİNE,

D. Yeniden yargılama kararı verilmekle başvurucunun tazminat

taleplerinin REDDİNE,

E. 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

8/3/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör

:

Yakup MACİT

Başvurucu

:

Medikal

Kozmetik ve Dış Ticaret Ltd. Şti.

Temsilcisi

:

Sadettin

KESKİN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/8282, 8 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine
  11. B. Diğer İhlal İddiaları
  12. C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden
  13. A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  14. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  15. C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin
  16. D. Yeniden yargılama kararı verilmekle başvurucunun tazminat
  17. E. 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA
  18. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  19. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  20. Yıldırım
  21. Özgüldür
  22. Akıncı
  23. Topal
  24. M. Emin KUZ
  25. Keskin
  26. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/8282
Tarih
8 Mart 2017

İlgili Kararlar

  • Ali Dikbaş Başvurusu (B. No: 2014/17737)
  • Barış Yaslan Başvurusu (B. No: 2014/14830)
  • Hakkı İlker Yaşar ve Birgün Yayıncılık ve İletişim Tic. A.ş. Başvurusu (B. No: 2014/14637)
  • Mehmet Şirin Tulgar Başvurusu (B. No: 2014/3453)
  • Bilal Aydın Başvurusu (B. No: 2014/15994)
  • Seyfeddin Bahar Başvurusu (B. No: 2014/10204)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.