İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Aslan Başvurusu (B. No: 2014/7040)

1. Başvurucu, "suç

Başvuru No2014/7040Tarih22 Haziran 2015Okuma12 dk · 2.388 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mehmet Aslan Başvurusu

Karar tarihi
22 Haziran 2015
Başvuru Numarası
2014/7040
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.388 kelime·12 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, "suç

eşyasının satın alınması ve kabul edilmesi" suçundan hakkında

açılan kamu davasında makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, manevi tazminat talebinde

bulunmuştur.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 22/5/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan

yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona

sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 31/10/2014 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilir olduğuna ve esas incelemesinin Bölüm tarafından

yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 26/12/2014 tarihinde, esas

incelemesinin yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği,

görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 16/1/2015

tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda

sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle

şöyledir:

7. Başvurucu ve diğer üç şüpheli hakkında, Bolvadin

Cumhuriyet Başsavcılığının 14/8/2000 tarih ve E.2000/67 sayılı iddianamesi ile "suç eşyasının satın alınması ve kabul

edilmesi" suçundan, dört şüpheli hakkında "gasp için adam öldürme" suçundan

kamu davası açılmış, dava, Mahkemenin E.2000/79 sayılı dosyasına kaydedilmiştir.

8. Başvurucu dışındaki üç şüpheli hakkında Bolvadin

Cumhuriyet Başsavcılığının 21/12/2000 tarih ve E.2000/555 sayılı iddianamesi

ile "yağma" suçundan

kamu davası açılmış, dava, Mahkemenin E.2001/131 sayılı dosyasına

kaydedilmiştir.

9. Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesi, 22/2/2001 tarih ve

E.2001/131, K.2001/12 sayılı kararı ile E.2001/131 sayılı dava dosyası ile

E.2000/79 sayılı dava dosyası arasında hukuki ve filli irtibat bulunduğu

gerekçesiyle dava dosyalarının birleştirilmesine, yargılamaya E.2000/79 sayılı

dava dosyası üzerinden devam edilmesine karar vermiştir.

10. Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin 18/9/2002 tarih ve

E.2000/79, K.2002/106 sayılı kararı ile başvurucu hakkında mahkûmiyet kararı

verilmiştir.

11. Temyiz üzerine karar, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin

18/5/2004 tarih ve E.2003/3462, K.2004/1870 sayılı ilâmıyla bozulmuştur.

12. Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama

sonunda başvurucunun mahkûmiyetine karar verilmiştir.

13. Temyiz üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı,

9/2/2005 tarih ve E.2004/243746-1 sayılı yazısı ile 5218 sayılı Kanun uyarınca

sanıklar hakkında yeniden değerlendirme yapılmak üzere dava dosyasını Mahkemeye

iade etmiş, Mahkeme, 25/8/2004 tarih ve E.2004/67, K.2004/114 sayılı ek kararı

ile başvurucunun mahkûmiyetine karar vermiştir.

14. Temyiz üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 31/5/2005

tarih ve E.2005/1204, K.2005/1568 sayılı ilâmı ile başvurucu hakkında verilen

mahkûmiyet kararı onanarak aynı tarihte kesinleşmiştir.

15. 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun

yürürlüğe girmesi nedeniyle başvurucunun lehine olan hükümlerin

değerlendirilmesi için Mahkemece, 12/7/2005 tarih ve E.2004/67, K.2004/114

sayılı ek karar ile başvurucu ile diğer üç sanık hakkında verilen mahkûmiyet

kararının infazının ertelenmesine karar verilmiştir.

16. Mahkemece, 4/11/2004 tarih ve 5252 sayılı Türk Ceza

Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesinin (3)

numaralı fıkrası gereği 5237 sayılı Kanun ile 1/3/1926 tarih ve 765 sayılı

mülga Türk Ceza Kanunu'nun lehe olan hükümlerinin tespiti amacıyla 14/4/2009

tarihinde duruşma açılmasına ve dava dosyasının Mahkemenin E.2009/65 sayılı

dosyasına kaydedilmesine karar verilmiştir.

17. Mahkemece yapılan uyarlama yargılaması sonunda 22/7/2009

tarih ve E.2009/65 ve K.2009/107 sayılı karar ile başvurucunun "suç eşyasının satın alınması veya kabul

edilmesi" suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 160,00 TL adli para

cezası ile cezalandırılmasına, diğer üç sanığın da ayrı ayrı mahkûmiyetlerine

karar verilmiştir.

18. Temyiz üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesi, 11/4/2013 tarih

ve E.2010/24235, K.2013/7884 sayılı ilâmı ile başvurucu vekilinin ilk hükmün

kesinleşmesi ile vekaletinin sona erdiği, uyarlama davası sonunda verilen

kararı temyiz etme yetkisinin bulunmadığı, başvurucunun temyize muvafakatinin

olup olmadığının tespiti gerektiği belirtilerek, dosya Yargıtay Cumhuriyet

Başsavcılığına iade edilmiştir.

19. Eksikliklerin tamamlanmasından sonra dava dosyası temyiz

incelemesi için Yargıtaya gönderilmiş olup, Yargıtay

6. Ceza Dairesinin E.2013/33370 sayılı dosyasında temyiz incelemesi devam

etmektedir.

20. Başvurucu, 22/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

21. 5237 sayılı Kanun’un 165. maddesinin (1) numaralı

fıkrası; 765 sayılı mülga Kanun'un 512. maddesinin birinci fıkrası; 5252 sayılı

Kanun'un 9. maddesinin (3) numaralı fıkrası.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

22. Mahkemenin 22/6/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucunun 22/5/2014 tarih ve 2014/7040 numaralı bireysel başvurusu incelenip

gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

23. Başvurucu, "suç

eşyasının satın alınması ve kabul edilmesi" suçundan 14/8/2000

tarihinde hakkında açılan kamu davasında makul sürede yargılama yapılmadığını

belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

24. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 31/10/2014 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilir olduğuna ve esas incelemesinin Bölüm tarafından

yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmişse de başvuru

dilekçesi ve eklerinin incelenmesi neticesinde, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 28. maddesinin (2) numaralı fıkrası gereği

kabul edilebilirliğe ilişkin bir engelin varlığı tespit edilerek, Komisyon

tarafından verilen kabul edilebilirlik kararının kaldırılmasına, kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilerek

değerlendirme yapılmıştır. Ayrıca, başvurucunun makul sürede yargılama

yapılmadığına yönelik iddiası, 25/8/2004 ve 22/7/2009 tarihli Mahkeme kararları

açısından ayrı ayrı incelenmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

a. 25/8/2004 Tarihli Mahkeme Kararına Yönelik Makul Sürede

Yargılama Yapılmadığı İddiası

25. 30/11/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un geçici 1. maddesinin (8)

numaralı fıkrası şöyledir:

“Mahkeme, 23/9/2012 tarihinden sonra

kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruları

inceler.”

26. Anılan Kanun hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesinin zaman

bakımından yetkisinin başlangıcı 23/9/2012 tarihi olup, Mahkeme, ancak bu

tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılan bireysel

başvuruları inceleyebilir. Niteliği itibarıyla kamu düzenine ilişkin olan bu

başvuru şartını taşımayan bireysel başvuruların incelenebilmesi mümkün değildir.

27. Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisi için kesin

bir tarihin belirlenmesi ve Mahkemenin yetkisinin geriye yürür şekilde

uygulanmaması hukuk güvenliği ilkesinin bir gereğidir (B. No: 2012/51,

25/12/2012, § 18).

28. Başvuru konusu olayda, başvurucu, Bolvadin Cumhuriyet

Başsavcılığınca 14/8/2000 tarihli iddianame ile "suç eşyasının satın alınması ve kabul edilmesi" suçundan

hakkında açılan kamu davasında makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek,

adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

29. Başvurucu ve diğer üç şüpheli hakkında, "suç eşyasının satın alınması ve kabul

edilmesi" suçundan, dört şüpheli hakkında "gasp için adam öldürme" suçundan

Bolvadin Cumhuriyet Başsavcılığınca 14/8/2000 tarihinde açılan kamu davası

üzerine, Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesi, 18/9/2002 tarihli karar ile başvurucunun

mahkûmiyetine karar vermiştir. Temyiz üzerine karar, Yargıtay 1. Ceza

Dairesinin 18/5/2004 tarihli ilâmıyla bozulmuştur. Mahkemece bozma ilâmına

uyularak yapılan yargılama sonunda başvurucunun mahkûmiyetine karar verilmiş,

temyiz üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 9/2/2005 tarihli yazısı ile

5218 sayılı Kanun uyarınca sanıklar hakkında yeniden değerlendirme yapılmak

üzere dava dosyasını Mahkemeye iade etmiş, Mahkeme, 25/8/2004 tarihli ek kararı

ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade yazısı doğrultusunda başvurucunun

mahkûmiyetine karar vermiştir. Temyiz üzerine hüküm, Yargıtay 1. Ceza

Dairesinin 31/5/2005 tarihli ilâmı ile onanarak aynı tarihte kesinleşmiştir.

Dolayısıyla başvuru, zaman bakımından Anayasa Mahkemesinin yetkisi dışında

kalmaktadır.

30. Açıklanan nedenlerle, başvuru konusu kararın 23/9/2012

tarihinden önce kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından, başvurunun bu kısmının

diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin “zaman bakımından yetkisizlik” nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. 22/7/2009 Tarihli Mahkeme Kararına Yönelik Makul Sürede

Yargılama Yapılmadığı İddiası

31. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda, açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun bu kısmının

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

32. Başvurucu, Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesince 5237 sayılı

Kanun'un yürürlüğe girmesi nedeniyle 12/7/2005 tarihli ek karar ile hakkında

verilen 25/8/2004 tarihli mahkûmiyet kararının infazının ertelenmesine

hükmedildiğini, 5237 sayılı Kanun ile 765 sayılı mülga Kanun'un lehe olan

hükümlerinin tespiti amacıyla 14/4/2009 tarihinde duruşma açılmasına karar

verildiğini ve Mahkemece yapılan uyarlama yargılaması sonunda 22/7/2009 tarihli

karar ile mahkûmiyetine hükmedildiğini, hükmün temyiz edildiğini, temyiz incelemesinin

halen devam ettiğini ve makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

33. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)

ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049,

26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)

kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan alt

ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının

da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme

yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı

ışığında yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lâfzî içeriğinde yer alan ve AİHM

içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara,

Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun dayanağını

oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca

adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle

ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten

Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul

sürede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması

gerektiği açıktır (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).

34. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması

gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

35. Anayasa’nın 36. ve Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca

kişilere, cezai alanda yöneltilen suçlamaların da (suç isnadı) makul sürede

karara bağlanmasını isteme hakkı tanınmıştır. İsnat olunan fiil, ceza

kanunlarında suç olarak nitelendirilmiş ve yargılama aşamasında ceza hukukunun

kuralları uygulanmış ise ayrıca bir uygulanabilirlik incelemesi yapılmaksızın

kendiliğinden adil yargılanma hakkının kapsamına girer (B. No: 2013/625,

9/1/2014, § 31). Başvuru konusu olayda, başvurucu hakkında, "suç eşyasının satın alınması ve kabul

edilmesi" suçunu işlediği iddiasıyla

soruşturma başlatılmıştır. Başvurucu hakkında isnat olunan suç 765 sayılı mülga

Kanun’un 512. maddesinin birinci fıkrasında hapis ve adli para cezasını

gerektirir şekilde tanımlanmıştır. Bu çerçevede başvurucu hakkındaki suç

isnadına dayalı yargılamanın Anayasa’nın 36. maddesinin güvence kapsamına

girdiği konusunda kuşku bulunmamaktadır (B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 32).

36. Ceza muhakemesinde yargılama süresinin makul olup

olmadığı değerlendirilirken sürenin başlangıcı, bir kişiye suç işlediği

iddiasının yetkili makamlar tarafından bildirilmesi veya isnattan ilk olarak

etkilendiği arama ve gözaltı gibi bir takım

tedbirlerin uygulanması anı ya da kamu davasının açıldığı tarihtir. Somut

olayda başvurucu hakkında, 14/8/2000 tarihinde kamu davası açıldığı ve

yargılama sürecinin bu tarihte başladığı anlaşılmışsa da anılan tarihte açılan

dava sonunda Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesince verilen 25/8/2004 tarihli

mahkûmiyet kararının, Yargıtay tarafından 31/5/2005 tarihinde onanarak

kesinleştiği, yargılamanın bu kısmına yönelik olarak zaman bakımından kabul

edilemezlik kararı verildiği göz önünde bulundurulduğunda, başvurunun bu kısmı

açısından yargılama sürecinin başlangıcı olarak dikkate alınacak tarih, 25/8/2004

tarihli mahkûmiyet kararının infazının ertelenmesine karar verildiği 12/7/2005

tarihidir. Makul süre yargılamasında sürenin sona erdiği tarih, suç isnadının

nihai olarak karara bağlandığı, yargılaması devam eden davalar yönünden ise

Anayasa Mahkemesinin makul süre şikâyetiyle ilgili kararını verdiği tarihtir

(B. No: 2013/695, 9/1/2014, § 35).

37. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinde, 5237

sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi nedeniyle başvurucunun lehine olan hükümlerin

değerlendirilmesi için Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesince, 12/7/2005 tarihli ek

karar ile başvurucu hakkında verilen 25/8/2004 tarihli mahkûmiyet kararının

infazının ertelenmesine karar verildiği tespit edilmiştir. Mahkemece, 5252

sayılı Kanun'un 9. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereği 5237 sayılı Kanun ile

765 sayılı mülga Kanun'un lehe olan hükümlerinin tespiti amacıyla 14/4/2009

tarihinde duruşma açılmasına ve dava dosyasının Mahkemenin E.2009/65 sayılı

dosyasına kaydedilmesine, yapılan uyarlama yargılaması sonunda 22/7/2009

tarihli karar ile başvurucunun "suç

eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi" suçundan 1 yıl 8

ay hapis ve 160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği

belirlenmiştir. Temyiz üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 11/4/2013 tarihli

ilâmı ile başvurucu vekilinin ilk hükmün kesinleşmesi ile vekaletinin sona

erdiği, uyarlama davası sonunda verilen kararı temyiz etme yetkisinin

bulunmadığı, başvurucunun temyize muvafakatinin olup olmadığının tespiti

gerektiği belirtilerek, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iade

edildiği görülmüştür. Eksikliklerin tamamlanmasından sonra dava dosyasının

temyiz incelemesi için Yargıtaya gönderildiği ve

Yargıtay 6. Ceza Dairesinin E.2013/33370 sayılı dosyasında temyiz incelemesinin

halen devam ettiği anlaşılmıştır.

38. 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun

öngördüğü yargılama usullerine tabi mahkemeler nezdindeki yargılamaların makul

sürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce bireysel başvuru konusu

yapılmış ve Anayasa Mahkemesi tarafından makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği yönünde kararlar verilmiştir (B. No: 2012/625, 9/1/2014, §§ 23-41; B.

No: 2013/695, 9/1/2014, §§ 24-40).

39. Başvurunun değerlendirilmesi neticesinde, başvuruya konu

ceza davası; hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların karmaşıklığı,

delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi kriterler

dikkate alındığında karmaşık olmaktan uzaktır. Başvurucunun tutum ve

davranışlarıyla ve usuli haklarını kullanırken

özensiz davranmasıyla yargılamanın uzamasına önemli ölçüde sebep olduğu da

söylenemez. Anılan davaya bütün olarak bakıldığında, somut başvuru açısından

farklı bir karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve söz konusu

yaklaşık on yıldır devam eden yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin

olduğu sonucuna varılmıştır.

40. Açıklanan nedenlerle,

başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

41. Başvurucu, makul sürede

yargılama yapılmadığı için 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep

etmiştir.

42. 6216 sayılı Kanun'un “Kararlar” kenar başlıklı 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal

bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak

için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden

yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine

tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu

gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

43. Başvurucunun tarafı olduğu

uyuşmazlığa ilişkin yaklaşık on yıldır devam eden yargılama süresi nazara

alındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal

tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net

8.300,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

44. Başvurucu tarafından yapılan

ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

45. Başvuruya konu yargılamanın

yaklaşık on yıldır devam ettiği ve bu hususun makul sürede yargılanma hakkını

ihlal ettiği gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan bir

yargılama dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü

zararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısa

sürede sonuçlandırılmasını teminen, kararın bir

örneğinin ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1. 25/8/2004 tarihli Mahkeme

kararına ilişkin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki

iddiasının “zaman bakımından yetkisizlik”

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. 22/7/2009 tarihli Mahkeme kararına ilişkin

makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

3. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına

alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucuya net 8.300,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucunun tazminata ilişkin diğer

taleplerinin REDDİNE,

C. Başvurucu tarafından yapılan 206,10 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.706,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

E. Kararın bir örneğinin Yargıtay 6. Ceza Dairesine

gönderilmesine,

22/6/2015

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör Yrd. : Derya ATAKUL Başvurucu : Mehmet ASLAN Vekili : Av. Murat DURGAN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/7040, 22 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun İddiaları
  14. B. Değerlendirme
  15. D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  16. E. Kararın bir örneğinin Yargıtay 6. Ceza Dairesine
  17. M. Emin KUZ
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/7040
Tarih
22 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Mehmet Ali Çelik Başvurusu (B. No: 2014/2852)
  • Erkan Balkan Başvurusu (B. No: 2014/12098)
  • Emin Arslan Başaran Başvurusu (B. No: 2013/1462)
  • Abdurrazak Özel Başvurusu (B. No: 2014/5599)
  • Hikmet Çiçek Başvurusu (B. No: 2013/5884)
  • Muharrem Erkan Başvurusu (B. No: 2014/5226)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.