İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Salih Ayyıldız Başvurusu (B. No: 2012/397)

1. Başvurucu, Ankara 3. İş

Başvuru No2012/397Tarih17 Kasım 2014Okuma11 dk · 2.269 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mehmet Salih Ayyıldız Başvurusu

Karar tarihi
17 Kasım 2014
Başvuru Numarası
2012/397
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.269 kelime·11 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, Ankara 3. İş

Mahkemesinde açtığı, hizmet tespitine ve işçi alacaklarının tahsiline ilişkin

davaların makul sürede tamamlanmadıklarını belirterek, adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüş, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 31/10/2012

tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona

sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Birinci

Komisyonunca, 21/5/2013 tarihinde kabul edilebilirlik

incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere dosyanın Bölüme gönderilmesine karar

verilmiştir.

4. Bölüm tarafından 18/6/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas

incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet

Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Adalet Bakanlığı tarafından 26/7/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunulan görüş yazısı

2/8/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, başvurucu Bakanlık görüşüne

karşı beyanlarını yasal süresi içinde sunmamıştır.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve ekleri ile

başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar

özetle şöyledir:

7. Başvurucu, 4/1/1999–15/2/2004 tarihleri arasında davalı şirketlere ait

çeşitli iş yerlerinde kamyon sürücüsü olarak çalıştığını, hizmet sürelerinin

Sosyal Sigortalar Kurumuna eksik bildirildiğini ve işçi alacaklarının eksik

ödendiğini belirterek, 14/10/2005 tarihinde Ankara 3. İş Mahkemesinde, Çan

Kömür Ofisi Madencilik Enerji ve Taşım. San. Tic. Ltd. Şti.,

Laçin İnş. Tic. Ltd. Şti., Latur

Dış Tic. Ltd. Şti. ve Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine işçi alacaklarının

tahsili ve eksik bildirilen hizmetinin tespiti istemiyle dava açmıştır.

8. Mahkeme 7/2/2007

tarihli ara kararıyla, hizmet tespitine ilişkin davanın mevcut dosya üzerinden

yürütülmesine, işçi alacaklarına ilişkin davanın tefrik edilmesine karar vermiş

ve işçi alacaklarına ilişkin dava Mahkemenin E.2007/128 sayılı dosyasına

kaydedilmiştir.

9. İşçi alacaklarının tahsiline

ilişkin davada Mahkeme, 12/3/2008 tarihli celsede,

hizmet tespiti davasının sonucunun beklenmesine karar vermiştir.

10. Hizmet tespitine ilişkin

davada Mahkeme, 27/4/2011 tarih ve E.2005/1280,

K.2011/206 sayılı kararla; davanın kısmen kabulüne hükmetmiştir.

11. Davalıların temyizi üzerine,

Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 28/2/2013 tarih ve

E.2011/13070, K.2013/3581 sayılı ilamıyla, davalı şirketlerden birinin tasfiye

halinde olduğu, dolayısıyla bu şirketin tasfiye sürecinin tamamlanıp

tamamlanmadığı araştırılarak bu hususa göre tebligat yapılması ve tebliğ

tarihinden itibaren temyiz süresinin dolmasının beklenmesinden sonra dosyanın Yargıtaya gönderilmesi gerektiği belirtilerek, dosyanın

geri çevrilmesine karar verilmiştir.

12. Davalı şirketlerden Çan Kömür

ve İnşaat Ltd. Şti. vekili 25/5/2013 tarihinde hizmet

tespitine ilişkin davaya ilişkin tavzih talebinde bulunmuş, Mahkemenin

30/5/2013 tarihli ek kararı ile talep reddedilmiştir. Daha sonra Mahkeme, 9/6/2014 tarihinde tavzih kararı vermiştir.

13. Tavzih kararı tebliğ

aşamasında olup, dosya henüz temyiz incelemesi için Yargıtaya

gönderilmemiştir.

14. İşçi alacaklarının tahsiline

ilişkin davada ise 10/9/2012 tarihinde, hizmet tespiti

davasının temyizden dönmesinin beklenmesine karar verilmiş olup yargılamanın

İlk Derece Mahkemesinde devam ettiği anlaşılmaktadır.

B. İlgili

Hukuk

15. 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk

Muhakemeleri Kanunu’nun 30. maddesi ile 447. maddesinin (1) numaralı fıkrası, 30/1/1950 tarih ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1.

maddesinin birinci fıkrası ile 7. maddesinin birinci fıkrası ve 15. maddesi, 31/5/2006

tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun

geçici 7. maddesinin birinci fıkrası, 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı mülga

Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79. maddesinin onuncu fıkrası.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

16. Mahkemenin 17/11/2014 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun

31/10/2012 tarih ve 2012/397 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği

düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

17. Başvurucu, Ankara 3. İş

Mahkemesinde açtığı hizmet tespitine ve işçi alacaklarının tahsiline ilişkin

davaların makul sürede tamamlanmadıklarını belirterek, adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

18. Başvuru formu ile eklerinin

incelenmesi sonucunda, açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas İnceleme

a. Hizmet Tespiti Davası Yönünden

19. Başvurucu, 2005 yılında

açtığı hizmet tespitine ilişkin davanın makul sürede sonuçlanmadığını

belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

20. Adalet Bakanlığı görüşünde,

hizmet tespiti davalarının kamu düzeni ile ilgili olduğu ve resen araştırma

ilkesinin geçerli olduğu, hâkimin davayı sonuçlandırmak için her türlü

araştırma ve tespiti yapmakla görevli olduğu hususlarının yanı sıra, hizmet

tespiti davasının uzamasında taraf teşkilinde yaşanan zorluklar ile tanıkların

mahkemenin yargı çevresi dışında dinlenilmesinden kaynaklanan zorlukların

etkili olduğu hususları belirtilerek, başvurunun incelenmesinde bu noktaların

göz önünde bulundurulması gerektiği yönünde beyanda bulunulmuştur.

21. Anayasa ve Avrupa İnsan

Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ortak koruma alanı dışında kalan bir hak

ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi

mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18),

Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya

çıkan ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan alt ilke ve haklar,

Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının da

unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme

yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı

ışığında yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan ve AİHM

içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara,

Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun dayanağını

oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca

adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle

ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten

Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul

sürede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması

gerektiği açıktır (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§

38–39).

22. Anayasa’nın 36. maddesi ve

Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca, medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin

uyuşmazlıkların makul sürede karara bağlanması gerekmektedir. Başvuru konusu

olayda, hizmet tespitine ilişkin

açılan davada, 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 5521 sayılı

Kanun ve 6100 sayılı Kanun’da yer alan usul hükümlerine göre yürütülen somut

yargılama faaliyetinin, medeni hak ve yükümlülükleri konu alan bir yargılama

olduğunda kuşku yoktur (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §

49).

23. Davanın karmaşıklığı,

yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin

niteliği gibi hususlar, bir davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde

göz önünde bulundurulması gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

24. Medeni hak ve

yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin makul süre değerlendirmesinde,

sürenin başlangıcı kural olarak, uyuşmazlığı karara bağlayacak yargılama

sürecinin işletilmeye başlandığı, başka bir deyişle davanın ikame edildiği

tarih olup, somut başvuru açısından bu tarih 14/10/2005 tarihidir.

25. Sürenin bitiş tarihi ise,

çoğu zaman icra aşamasını da kapsayacak şekilde yargılamanın sona erme

tarihidir. Ancak devam eden yargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiği iddiasını içeren başvuruların yargılama faaliyetinin

devamı sırasında da yapılabilmesi olanağı bulunduğundan, değerlendirmeye esas

alınacak sürenin bitiş anı bireysel başvurunun karara bağlandığı tarihtir (B.

No: 2012/13, 2/7/2013, § 52).

26. İş mahkemelerinin görevi

5521 sayılı Kanun’un 1. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede, işçiyle

işveren veya işveren vekili arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayanan her

türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının iş mahkemelerinde

çözümleneceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca 5510 sayılı Kanun’un 86. ve 101.

maddeleri gereği hizmet sürelerinin tespitine ilişkin davalar da iş

mahkemelerinde görülmektedir.

27. Bu şekilde kanun koyucu, iş

hukukunun çalışanı koruyucu niteliğini ve iş davalarının özelliklerini dikkate

alarak genel mahkemelerin dışında özel bir iş yargılaması sistemi oluşturmuş ve

iş davalarının, konunun uzmanı mahkemelerce mümkün olduğunca hızlı, basit ve

ucuz bir biçimde sonuçlandırılmasını amaçlamıştır (B. No:2013/4701, 23/1/2014, § 47).

28. Başvuruya konu yargılama

sürecinin incelenmesinde, başvurucunun 14/10/2005

tarihinde açtığı davada, ilk derece mahkemesi önündeki yargılamanın, davalı

şirketlere yapılan tebligatlar aşamasında ve taraf teşkilinde sorunlar

yaşanması, tanık dinlenmesine ilişkin talimatlara cevapların geç gelmesi,

dosyanın bilirkişiye geç gönderilmesi ve yaklaşık üç ay aralıklarla duruşma

yapılması hususları nedeniyle yaklaşık beş buçuk yıl sürdüğü, temyiz istemi

üzerine Yargıtay önünde geçen yaklaşık iki yılık sürenin sonunda ise, dosyanın

eksiklik nedeniyle geri çevrilmesine karar verildiği, dava dosyasının geri

çevrilme kararından sonra Mahkemece tavzih kararı verildiği, anılan kararın

tebliğ aşmasında olduğu ve dosyasının temyiz incelemesi için henüz Yargıtaya gönderilmediği görülmektedir.

29. Hizmet tespitine ilişkin

yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce

bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesi tarafından, özellikle

devletin uyuşmazlıkların makul süre içinde nihai olarak sonuçlandırılmasını

garanti edecek bir yargı sistemi oluşturma yükümlülüğünü göz önünde

bulundurularak makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde karar

verilmiştir (B. No: 2013/3442, 20/3/2014, §§ 33-55).

30. Başvurunun değerlendirilmesi

neticesinde, başvuruya konu hizmet tespiti davası; tebligatlarda ve tanıklara

ulaşmada karşılaşılan zorluklar dışında hukuki meselenin çözümündeki güçlük,

maddi olayların niteliği, delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf

sayısı gibi kriterler dikkate alındığında karmaşık

olmaktan uzaktır. Başvurucunun tutum ve davranışlarıyla ve usuli

haklarını kullanırken özensiz davranmasıyla yargılamanın uzamasına önemli

ölçüde sebep olduğu da söylenemez. Bu kapsamda, somut başvuru açısından farklı

bir karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve dokuz yılı aşkın

süredir devam eden yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu

sonucuna varılmıştır.

31. Açıklanan nedenlerle,

başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

b. İşçi

Alacaklarına İlişkin Dava Yönünden

32. Başvurucu, 2005 yılında

açtığı işçi alacaklarının tahsiline ilişkin davanın makul sürede tamamlanmadığını

belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

33. Adalet Bakanlığı görüşünde,

hizmet tespiti davalarının kamu düzeni ile ilgili olduğu ve resen araştırma

ilkesinin geçerli olduğu, bu yönüyle işçi alacaklarına ilişkin davalardan

ayrıldığı ve bu nedenle Yargıtay içtihatları gereğince hizmet tespiti davaları

ile işçi alacaklarına ilişkin davaların birlikte görülmedikleri, somut olayda

ilgili Mahkemece bu içtihatlar gereğince dosyaların tefrik edilerek yargılamalarının

yapıldığı, işçi alacaklarına ilişkin yargılamanın uzun sürmesinin nedeninin,

hizmet tespiti davasının bekletici mesele yapılması olduğunu, Yargıtay

içtihatları gereği hizmet tespiti davalarının işçilik alacağı davalarında

bekletici mesele yapılması gerektiğinin düşünüldüğü belirtilerek, yargılama

süresinin makul olup olmadığı incelenirken bu hususların göz önünde

bulundurulması gerektiği yönünde beyanda bulunulmuştur.

34. Başvuruya konu yargılama

sürecinin incelenmesinde, başvurucu tarafından 14/10/2005

tarihinde Ankara 3. İş Mahkemesinde hizmet tespiti ve işçi alacakların tahsili

davasının birlikte açıldığı, Mahkemece 7/2/2007 tarihinde davaların tefrikine

karar verildiği, E.2007/128 sayılı dosya üzerinden yürütülmesine devam edilen

işçi alacaklarına ilişkin yargılamada Mahkemenin 12/3/2008 tarihinde, hizmet

tespitine ilişkin davanın sonucunun beklenilmesine karar verdiği, hizmet

tespitine ilişkin davanın karara bağlanmasından sonra temyiz edilmesi üzerine

10/9/2012 tarihinde dosyanın Yargıtaydan dönmesinin

beklenilmesine karar verildiği ve yargılamanın dokuz yılı aşkın bir süredir

Ankara 3. İş Mahkemesinde devam ettiği anlaşılmaktadır.

35. 5521 sayılı Kanun ve 6100

sayılı Kanun’un öngördüğü yargılama usullerine tabi mahkemeler nezdindeki

yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce

bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesi tarafından, özellikle

yargılamada sürati temin etmeye hizmet eden özel usul hükümlerinin nazara

alınmadığı göz önünde bulundurularak makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği yönünde karar verilmiştir (B. No: 2013/772, 7/11/2013,

§§ 49-66; B. No: 2013/4701, 23/1/2014, §§ 35-51).

36. Başvurunun değerlendirilmesi

neticesinde, başvuruya konu işçi alacağı davası; hizmet tespiti davasının

bekletici mesele yapılması dışında, hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi

olayların niteliği, delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf

sayısı gibi kriterler dikkate alındığında karmaşık

olmaktan uzaktır. Başvurucunun tutum ve davranışlarıyla ve usuli

haklarını kullanırken özensiz davranmasıyla yargılamanın uzamasına önemli

ölçüde sebep olduğu da söylenemez. Hizmet tespiti davalarının

işçilik alacaklarına ilişkin davalarda bekletici mesele yapılabileceği

düşünülebilirse de, devletin uyuşmazlıkların makul süre içinde nihai olarak

sonuçlandırılmasını garanti edecek bir yargı sistemi oluşturma yükümlülüğü

nazara alındığında, somut başvuru açısından farklı bir karar verilmesini

gerektirecek bir yön bulunmadığı ve dokuz yılı aşkın süredir devam eden

yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

37. Açıklanan nedenlerle,

başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

38. Başvurucu, yargılamaların

makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle 20.000,00

TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini

talep etmiştir.

39. 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Kararlar” kenar başlıklı 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal

bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak

için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden

yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine

tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu

gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

40. Başvurucunun tarafı olduğu

hizmet tespitine ilişkin olan ve dokuz yılı aşkın süredir devam eden yargılama

süreci nazara alındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca

ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararı karşılığında başvurucuya

net 8.650,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

41. Başvurucunun tarafı olduğu

işçi alacağı davasına ilişkin dokuz yılı aşkın süredir devam eden yargılama

süresi nazara alındığında, yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca

ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararı karşılığında ve bahse konu

iki yargılama sürecinin bir yılı aşkın süre birlikte yürütüldüğü nazara

alınarak, başvurucuya net 10.800,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

42. Başvurucu tarafından maddi

tazminat talebinde bulunulmuş olmakla beraber, tespit edilen ihlal ile iddia

edilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından,

başvurucunun maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.

43. Başvurucu tarafından yapılan

ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit edilen 172,50 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan 1.672,50 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

44. Başvuruya konu

yargılamaların dokuz yılı aşkın süredir devam ettiği ve bu hususun makul sürede

yargılanma hakkını ihlal ettiği gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği

açık olan bir yargılama dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven

ilkesinin gördüğü zararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın

mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılmasını teminen,

kararın bir örneğinin ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1.

Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının KABUL

EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2.

Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma

hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

3.

Başvurucuya, hizmet tespitine ilişkin dava yönünden net 8.650,00 TL, işçi alacaklarının

tahsiline ilişkin dava yönünden net 10.800,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE,

başvurucunun tazminata ilişkin diğer taleplerinin REDDİNE,

B. Başvurucu tarafından yapılan 172,50 TL harç ve 1.500,00 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 1.672,50 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

C. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

D. Kararın bir örneğinin ilgili derece Mahkemelerine

gönderilmesine,

17/11/2014 tarihinde OY BİRLİĞİYLE

karar verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör Yrd. : Gizem Ceren DEMİR KOŞAR Başvurucu : Mehmet Salih AYYILDIZ Vekili : Av. Aydın ERDOĞAN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2012/397, 17 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. C. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  16. D. Kararın bir örneğinin ilgili derece Mahkemelerine
  17. M. Emin KUZ
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2012/397
Tarih
17 Kasım 2014

İlgili Kararlar

  • Aziz Sütçü ve Ömer Faruk Sütçü Başvurusu (B. No: 2014/4641)
  • Yaşar Demir Başvurusu (B. No: 2013/2506)
  • Erdal Ergül Başvurusu (B. No: 2014/1203)
  • Uğur Gürel Başvurusu (B. No: 2014/2436)
  • Ali Abdüssemetoğlu Başvurusu (B. No: 2014/4745)
  • Yasin Kaya Başvurusu (B. No: 2014/2622)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.