İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mücdet Gür Başvurusu (B. No: 2014/2474)

1. Başvuru; tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi

Başvuru No2014/2474Tarih21 Haziran 2017Okuma12 dk · 2.317 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mücdet Gür Başvurusu

Karar tarihi
21 Haziran 2017
Başvuru Numarası
2014/2474
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.317 kelime·12 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkının, tutukluluk dolayısıyla siyasi faaliyetlerin

yerine getirilememesi nedeniyle siyasi faaliyette bulunma hakkının, yargılamaya

özel yetkili (CMK mülga 250. maddeyle görevli) mahkemede devam olunması

nedeniyle adil yargılama hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 24/2/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü sunmuştur.

7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda

bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu 29/3/2009 tarihinde yapılan yerel seçimlerde Bağlar

(Diyarbakır) Belediye Meclis üyeliğine seçilmiştir.

10. Başvurucu, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca (CMK mülga

250. maddeyle görevli) yürütülen bir soruşturma kapsamında 29/12/2011 tarihinde

gözaltına alınmış ve Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga 250.

maddeyle görevli) 30/12/2011 tarihli kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma

suçundan tutuklanmıştır.

11. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 5/4/2012 tarihli

iddianamesi ile başvurucunun terör örgütünün faaliyetlerini düzenlemek

suretiyle örgütü yönetme, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri

düzenleme, yönetme, bunların hareketlerine katılma suçlarını işlediğinden

bahisle cezalandırılması istemiyle aynı yer Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası

açılmıştır. İddianamede başvurucu ile birlikte toplam 95 sanığın

cezalandırılması talep olunmuştur.

12. Dava, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga 250.

maddeyle görevli) E.2012/198 sayılı dosya üzerinden başvurucu yönünden tutuklu

olarak görülmüştür.

13. Mahkeme 21/1/2014 tarihinde başvurucunun da aralarında

olduğu tutuklu sanıkların tutukluluk durumunu resen incelemiş ve başvurucunun

tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir.

14. Başvurucu 7/2/2014 tarihinde karara itiraz etmiş, Diyarbakır

6. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga 250. maddeyle görevli) 12/2/2014 tarihli

kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verilmiştir.

15. Başvurucu, anılan kararı 16/2/2014 tarihinde öğrendiğini

bildirmiştir.

16 Başvurucu 24/2/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

17. 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle

4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) mülga 250.

maddeyle görevlendirilen ağır ceza mahkemelerinin kaldırılması üzerine

Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/3/2014 tarihli kararı ile dosya,

Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesine (E.2014/191) devredilmiştir.

18. Anılan Mahkemece 4/4/2014 tarihinde yapılan tensip

incelemesinde başvurucunun tahliyesine karar verilmiş, başvurucu aynı gün

serbest bırakılmıştır.

19. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla İlk

Derece Mahkemesinde derdesttir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

20. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat

istemi" kenar başlıklı 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının

ilgili bölümü şöyledir:

"Suç soruşturması veya kovuşturması

sırasında;

...

d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde

makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında

hüküm verilmeyen,

...

Kişiler, maddî ve manevî her türlü

zararlarını, Devletten isteyebilirler."

21. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat

isteminin koşulları" kenar başlıklı 142. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin

ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde

karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat

isteminde bulunulabilir."

22. 5271 sayılı Kanun'un

"Görev ve yargı çevresinin belirlenmesi" kenar başlıklı

(mülga) 250. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:

"Türk Ceza Kanununda

yer alan;

...

c) İkinci Kitap Dördüncü Kısmın Dört, Beş,

Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar (305, 318, 319, 323, 324, 325 ve 332 nci maddeler hariç),

Dolayısıyla açılan davalar; Adalet

Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca yargı

çevresi birden çok ili kapsayacak şekilde belirlenecek illerde görevlendirilecek

ağır ceza mahkemelerinde görülür."

23. 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun'un 105. maddesinin

ilgili kısmı şöyledir:

"Aşağıdaki hükümler yürürlükten

kaldırılmıştır:

...

6)

4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 250, 251 ve 252 nci maddeleri,

..."

24. 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin (21/2/2014 tarihli

ve 6526 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle yürürlükten kaldırılan) (4) numaralı

fıkrası şöyledir:

"Ceza Muhakemesi Kanununun yürürlükten

kaldırılan 250 nci

maddesinin birinci fıkrasına göre görevlendirilen mahkemelerde açılmış olan

davalara, kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar bu mahkemelerce bakmaya devam

olunur. Bu davalarda, yetkisizlik veya görevsizlik kararı verilemez. 12/4/1991

tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun l0

uncu maddesinin kovuşturmaya ilişkin hükümleri bu davalarda da uygulanır."

B. Uluslararası Hukuk

1. Sözleşme Hükümleri

25. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (Sözleşme) ek 1 No.lu

Protokol'ün 3. maddesi şöyledir:

"Yüksek Sözleşmeci Taraflar, yasama

organının seçilmesinde halkın kanaatlerinin özgürce açıklanmasını sağlayacak

şartlar içinde, makul aralıklarla, gizli oyla serbest seçimler yapmayı taahhüt

ederler."

2. Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi İçtihadı

26. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sözleşme'ye

ek 1 No.lu Protokol'ün 3. maddesindeki serbest seçim hakkını "yasama organı"nın seçimi ya da bu organın iki meclisi varsa

en azından bir meclisin seçimi ile sınırlı olarak değerlendirmektedir (Gorizdra/Moldova (k.k.),

B. No: 53180/99, 2/7/2002, hukuk kısmı, § 2; Cherepkov/Rusya (k.k.), B. No: 51501/99,

25/1/2000, hukuk kısmı, § 1).

27. AİHM; serbest seçim hakkının kapsamını, yasama yetkisine

sahip olmayan yerel yönetimlerin seçimlerini içerecek kadar genişletmemiş ve

yerel seçimlerin ulusal yasaları yerel düzeyde uygulayarak parlamentonun

desteklenmesi işlevine sahip olduğunu belirtmiştir. AİHM ayrıca, belediye

seçimlerinin (Cherepkov/Rusya (k.k.)),

bölgesel seçimlerin (Malarde/France (k.k.),

B. No: 46813/99, 5/9/2000), il genel meclisi seçimlerinin (Santoro/Italy, B. No: 36681/97,

16/1/2003), belediye ve ilçe meclisi seçimlerinin (Mółka/Poland (k.k.),

B. No: 56550/00, 11/4/2006) Sözleşme'ye ek 1 No.lu

Protokol'ün 3. maddesinde belirlenen serbest seçim hakkının kapsamında

olmadığına karar vermiştir.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

28. Mahkemenin 21/6/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Seçme, Seçilme ve

Siyasi Faaliyette Bulunma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

29. Başvurucu, tutuklanmasına konu eylemlerin siyasi

faaliyetleri olduğunu ve tutuklanması nedeniyle siyasi faaliyette

bulunamadığını belirterek Anayasa'nın 67. maddesinin ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

30. Bakanlık görüşünde AİHM kararlarına atıf yapılarak seçme ve

seçilme hakkının mutlak olmadığı, anılan hakkın sınırlandırılmasına ilişkin

olarak devletlerin geniş bir takdir alanının bulunduğu belirtilmiştir.

31. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında beş yıl için

belediye meclis üyeliğine seçildiğini ancak tutukluluğu nedeniyle bu görevini 2

yıl 6 ay boyunca ifa edemediğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

32. Anayasa'nın 67. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara

uygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasî parti içinde

siyasî faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir."

33. Başvurucunun bu bölümdeki iddiasının Anayasa'nın 67.

maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.

34. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının birinci

cümlesi şöyledir:

"Herkes, Anayasada güvence altına alınmış

temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki

herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa

Mahkemesine başvurabilir."

35. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45.

maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"Herkes, Anayasada güvence altına alınmış

temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek

Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü

tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir."

36. Belirtilen hükümler uyarınca bir anayasal hak ihlali

iddiasının Anayasa Mahkemesinin konu bakımından yetkisi dâhilinde olabilmesi

için başvurucu tarafından dayanılan hakkın Anayasa'da güvence altına alınmış

temel hak ve özgürlüklerden olması, Sözleşme ve buna ek Türkiye'nin taraf

olduğu protokoller kapsamında yer alması gerekir. Anayasa ve Sözleşme'nin ortak

koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun esasının

incelenmesi mümkün değildir (Onurhan Solmaz, B.

No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18; Mehmet

Haberal, B. No: 2012/849, 4/12/2013, § 106).

37. Anayasa'nın 67. maddesinde seçme, seçilme ve bağımsız olarak

veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma hakkı güvence altına

alınmıştır. Seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı, demokrasinin en

önemli ilkelerinden biri olarak kabul edilmelidir. Şüphesiz anılan haklar,

hukukun üstünlüğüne dayanan etkili ve anlamlı bir demokrasinin temellerinin

kurulması ve sürdürülmesi için hayati öneme sahiptir (Nejdet Atalay, B. No: 2014/184, 16/7/2014, § 59).

38. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesine yapılan bir bireysel

başvurunun esasının incelenebilmesi için kamu gücü tarafından müdahale edildiği

iddia edilen hakkın Anayasa'da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Sözleşme

ve Türkiye'nin taraf olduğu ek protokollerin kapsamına da girmesi gerekir.

39. AİHM, Sözleşme'ye ek 1 No.lu

Protokol'ün 3. maddesinde düzenlenen serbest seçim hakkını "yasama organı"nın seçimi ya da bu organın iki meclisi varsa

en azından bir meclisin seçimi ile sınırlı olarak değerlendirmekte, bu hakkın

kapsamını yasama yetkisine sahip olmayan yerel yönetimlerin seçimlerini

içerecek kadar genişletmemektedir (bkz. §§ 26, 27).

40. Somut olayda belediye meclis üyesi olarak seçilen

başvurucunun tutuklanması nedeniyle siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal

edildiği iddiası; Sözleşme'nin uygulanmasına ilişkin AİHM içtihatları

karşısında, Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanı dışında kalmaktadır.

Zira anılan iddianın temeli, yasama organına değil yerel yönetimlere ilişkindir

(Nejdet Atalay, § 62; Nevzat Azak, B. No: 2014/973, 5/4/2017, § 35).

41. Açıklanan nedenlerle başvurucunun tutukluluğu nedeniyle

siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiasının Anayasa

ve Sözleşme'nin ortak koruma alanı dışında kaldığı anlaşıldığından başvurunun

bu kısmının konu bakımından yetkisizlik nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Kişi Hürriyeti ve

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

42. Başvurucu; tutukluluğunun herhangi bir somut gerekçeye

dayanmadığını, kaçma şüphesi ve suç vasfı gibi matbu ifadelerle tutukluluğunun

sürdürüldüğünü, gerçekte kaçma şüphesinin bulunmadığını, seçilmiş bir kişi

olmasına rağmen tahliye taleplerinin kabul edilmediğini belirterek Anayasa'nın

19. ve 36. maddelerinde güvence altına alınan haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

43. Bakanlık görüşünde, Anayasa Mahkemesinin ve AİHM’in benzer kararları hatırlatılmış ve suç işlediği

şüphesiyle bir kişinin hürriyetinden yoksun bırakılabilmesi için atılı suçu

işlediği yönünde makul şüphenin ya da inandırıcı nedenlerin bulunmasının

yeterli olduğu ancak belirli sürenin ötesinde tutukluluğun devamı için makul

şüphenin tek başına yeterli olmadığı ve özgürlükten yoksun bırakmayı meşru

kılacak gerçek bir kamu yararının bulunması gerektiği, bunun da tutuklama

nedenleri olduğu, somut olayda başvurucunun 2 yıl 3 ay 4 gün süreyle tutuklu

kaldığı ifade edilmiştir.

44. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında bireysel

başvuru yaptıktan sonra tahliyesine karar verilmiş olmasının hak ihlalini sona

erdirmediğini ileri sürmüştür.

2. Değerlendirme

45. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Bu itibarla başvurucunun tutukluluğunun

süresinin uzunluğuna ilişkin iddialarının Anayasa'nın 19. maddesinde güvence

altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi gerekir.

46. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi

şöyledir:

"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun

yollarının tüketilmiş olması şarttır."

47. 6216 sayılı Kanun'un "Bireysel

başvuru hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı

fıkrası şöyledir:

"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,

eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının

tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

48. Yukarıda belirilen Anayasa ve

Kanun hükümleri gereğince Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen

hak ihlallerinin derece mahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek

ikincil nitelikte bir kanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği

gereği Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle

olağan kanun yollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt,

B. No: 2012/403, 26/3/2013, § 17).

49. Anayasa Mahkemesi, tutukluluğun kanunda öngörülen azami

süreyi veya makul süreyi aştığı iddiasıyla yapılan bireysel başvurular

bakımından bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla başvurucu tahliye

edilmiş ise asıl dava sonuçlanmamış da olsa -ilgili Yargıtay içtihatlarına atıf

yaparak- 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat davası açma

imkânının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır (Erkam Abdurrahman Ak, B. No: 2014/8515,

28/9/2016, §§ 48-62; İrfan Gerçek,

B. No: 2014/6500, 29/9/2016,§§ 33-45).

50. Somut olayda bireysel başvuruda bulunduktan sonra 4/4/2014

tarihinde tahliyesine karar verilen başvurucunun tutukluluğun makul süreyi

aştığına ilişkin iddiası, 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesi kapsamında açılacak

davada da incelenebilir. Bu madde kapsamında açılacak dava sonucuna göre

başvurucunun tutukluluğunun makul süreyi aştığının tespiti hâlinde görevli

mahkemece başvurucu lehine tazminata da hükmedilebilecektir. Buna göre 5271

sayılı Kanun'un 141. maddesinde belirtilen dava yolu, başvurucunun durumuna uygun

telafi kabiliyetini haiz etkili bir hukuk yoludur ve bu olağan başvuru yolu

tüketilmeden yapılan bireysel başvurunun incelenmesi bireysel başvurunun

"ikincillik niteliği" ile bağdaşmamaktadır.

51. Açıklanan nedenlerle başvurucunun tutukluluğun makul süreyi

aştığı iddiasına ilişkin olarak yargısal başvuru yolları tüketilmeden bireysel

başvuru yapıldığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Adil Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

52. Başvurucu; yargılamayı yürüten özel yetkili (CMK mülga 250.

madde ile görevli) mahkemenin kaldırıldığını, bu mahkemelerde adil bir

yargılama yapılmadığını, buna rağmen geçici bir kanun maddesi ile yargılamaya

burada devam edildiğini, bu durumun tutukluluğunun uzaması üzerinde de etkili

olduğunu belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

53. Bakanlık görüşünde, başvurucunun bu iddialarına ilişkin

herhangi bir açıklama bulunmamaktadır.

2. Değerlendirme

54. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (bkz. § 45). Bu itibarla başvurucunun bu bölümdeki

iddialarının Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma

hakkı kapsamında incelenmesi gerekir.

55. Bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurabilmek

için öncelikle olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir (bkz. § 48).

56. Somut olayda başvurucu hakkındaki dava,

hem bireysel başvurunun yapıldığı hem de Anayasa Mahkemesince bireysel

başvurunun karara bağlandığı tarihler itibarıyla İlk Derece Mahkemesinde

derdesttir. Başvurucunun başvuru formunda dile getirdiği, hakkındaki

yargılamayı yürüten Mahkemenin adil bir yargılama yapmadığına ilişkin

şikâyetlerini derece mahkemelerinde devam eden yargılamada ve sonrasında

istinaf/temyiz aşamasında ileri sürebilme ve ileri sürmüş ise bu şikâyetlerin

bu aşamalarda incelenme imkânı bulunmaktadır. Bu çerçevede Derece

Mahkemelerinin yargılama ve istinaf/temyiz süreçleri beklenmeden yargılama

sürecindeki adil yargılanma hakkı ihlali şikâyetlerinin başvurucu tarafından

bireysel başvuruya konu edildiği görülmüştür. Kaldı ki 6526 sayılı Kanun ile

CMK mülga 250. madde ile görevlendirilen ağır ceza mahkemelerinin kaldırılması

üzerine başvurucunun yargılandığı dava, genel yetkili/görevli Diyarbakır 1.

Ağır Ceza Mahkemesine devredilmiştir (bkz. § 17).

57. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemeleri ve

istinaf/temyiz mercileri önünde usulüne uygun olarak devam eden başvuru yolları

tüketilmeden temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddiasının bireysel

başvuru konusu yapıldığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Seçme, seçilme ve

siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle

KABUL EDİLEMEZOLDUĞUNA,

2. Kişi hürriyeti ve

güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemiş

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru

yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

21/6/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Recep

KÖMÜRCÜ

Recai AKYEL

Raportör

:

Aydın ŞİMŞEK

Başvurucu

:

Mücdet GÜR

Vekili

:

Av. Feride

LAÇİN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/2474, 21 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. B. No: 56550/00, 11/4/2006) Sözleşme'ye ek 1 No.lu
  10. V. İnceleme Ve Gerekçe
  11. A. Seçme, Seçilme ve
  12. B. Kişi Hürriyeti ve
  13. C. Adil Yargılanma
  14. A. 1. Seçme, seçilme ve
  15. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  16. Yıldırım
  17. Özgüldür
  18. Kömürcü
  19. Laçin
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/2474
Tarih
21 Haziran 2017

İlgili Kararlar

  • Ümüt Demir Başvurusu (B. No: 2014/12093)
  • T.i.m.e.g. Doğalgaz Dönüşüm Sistemleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2014/13892)
  • Mehmet Kara ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/14957)
  • Mehmet Necip Kurtcebe Başvurusu (B. No: 2014/16544)
  • Remziye Uyar ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/2845)
  • Fatma Gül Oğuz ve Most Yapım Gösteri Hizmetleri A.ş. Başvurusu (B. No: 2014/10735)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.