İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Muhabbet Uçak ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2016/4944)

1. Başvuru, terör olayları nedeniyle köyü terk etmeye mecbur

Başvuru No2016/4944Tarih9 Mart 2017Okuma17 dk · 3.493 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Muhabbet Uçak Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
9 Mart 2017
Başvuru Numarası
2016/4944
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.493 kelime·17 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, terör olayları nedeniyle köyü terk etmeye mecbur

kalınması sonucu 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden

Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan başvurunun ve

açılan davanın reddedilmesi, makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle adil

yargılanma ile mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, 8/10/2013 tarihinde Ağrı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. Başvurucu, adli yardım talep etmişse de bireysel başvuru

yapıldıktan sonra harcın yatırıldığı görülmüştür.

4. Anayasa Mahkemesi tarafından 9/5/2014 tarihlerde, konu

yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2013/7707 başvuru numaralı bireysel başvuru

dosyasının 2013/7257 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyası ile

birleştirilmesine; 2013/7707 numaralı bireysel başvuru dosyasının

kapatılmasına, incelemenin 2013/7257 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyası

üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.

5. Komisyonca 25/7/2014 tarihinde, başvurunun kabul

edilebilirlik incelemesinin Bölümler tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından 5/1/2015 tarihinde, başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 2/2/2015 tarihli yazısında Anayasa

Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen

başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

8. Başvurucu Fatma Savaş'ın bireysel başvuru tarihinden sonra

17/3/2015 tarihinde vefat ettiği tespit edilmiştir.

9. Anayasa Mahkemesi tarafından 15/3/2016 tarihlerde, 2013/7257

başvuru numaralı bireysel başvuru dosyasında başvurucu Fatma Savaş tarafından

yapılan başvurunun ayrılmasına ve ayrılan dosyanın 2016/4944 başvuru numarasına

kaydedilmesine karar verilmiştir.

10. Başvurucunun mirasçılarına 16/3/2016 tarihli müzekkere ile

bireysel başvuruya mirasçı sıfatı ile devam edip etmeyecekleri sorulmuş;

mirasçılarından Muhabbet Uçak, Zarife Aka ve Nazime

Uçak devam etmek istediklerini bildirmiş; diğer mirasçılar herhangi bir

bildirimde bulunmamışlardır.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

11. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

12. Başvurucular murisi Fatma Savaş, Iğdır ili Tuzluca ilçesi Kartutan köyünde ikamet etmekte iken 1994 yılında meydana

gelen terör olayları neticesinde köyün boşaltılmasıyla yerleşim yerinden göç

etmek zorunda kaldığını iddia etmiştir.

13. Başvurucular murisi 1/1/2005 tarihinde 5233 sayılı Kanun

kapsamına giren zararlarının karşılanması talebiyle Iğdır Valiliği Zarar Tespit

Komisyonuna (Komisyon) başvurmuştur.

14. 8/12/2006 tarihli ve 2006/1-156 sayılı Komisyon kararında,

terör olayları sonucu oluşan zararların karşılanması talebiyle yapılan

başvuruda, dosyada yer alan bilgi ve belgelerden başvurucular murisine 1.000 TL

tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

15. Başvurucular murisi tarafından sulhname

tasarısı imzalanmayarak Komisyon kararında belirtilen miktarın eksik

hesaplandığı gerekçesiyle iptal davası açılmıştır.

16. Belirtilen Komisyon kararı aleyhine başvurucular murisi

tarafından açılan iptal davasında, 2. Erzurum İdare Mahkemesinin 24/11/2008

tarihli ve E.2007/1158, K.2008/1159 sayılı kararı ile dava konusu işlemin

iptaline karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

" ...

ara kararı ile davalı idareden,Iğdır İli Tuzluca

İlçesi Kartutan Köyü’nde 1993 yılı ve sonrasında

yaşanan terör olayları nedeniyle uğranılan zarar ziyandan dolayı aynı

tarihlerde Kartutan Köyü ile ilgili olarak tutulan

tüm tutanaklar ile olayla ilgili tüm diğer bilgi ve belgeler istenilmiş olup,

davalı idare tarafından ara kararına cevaben verilen yazı ile eklerinin

incelenmesi neticesinde; 15.5.2006 tarihinde yapılan ve Iğdır İli'ndeki birçok köyü kapsayan keşifle ilgili başvuru

sahibi veya yetkili temsilcisine keşif yeri ile gün ve saatinin yazılı olarak

bildirildiğine ilişkin tebliğ ve tebellüğ belgeleri ile hazır bulunmadıklarını

gösteren tutanağa ilişkin herhangi bir belgenin ibraz edilmediği görülmüştür.

Olayın Mahkememizce değerlendirilmesi

neticesinde; Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması

Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinde belirtilen usule uyulmaksızın keşif yapıldığı,

keşif yeri ile gün ve saatinin davacıya veya yetkili temsilcisine yazılı olarak

bildirilmediği; başvuru sahibinin kendisi veya yetkili temsilcisi ve varsa

şahitlerinin keşif mahallinde hazır bulundurulmadığı hususunun dava dosyası

mündericatında yer alan ... keşif tutanağından anlaşıldığından, eksik

incelemeye ve usule aykırı biçimde yapılan keşfe dayalı olarak tesis edilen

dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır."

17. İdare Mahkemesinin iptal kararı üzerine, Komisyon tarafından

27/1/2010 tarihli ve 2010/1-16 sayılı karar ile taleplerin reddine karar

verilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir;

"...Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü ile

11.11.2009 tarihinde yapılan yazışmaya ilişkin alınan cevabi yazıda

14/25.11.1983 yılında Kartutan köyünde meydana gelen

doğal afet (sel) nedeniyle köyde bulunan genel hane sayısı 11 olarak tespit

edilmiş ve 11 aile hak sahibi kabul edilerek Afet İşleri Genel Müdürlüğünce

Tuzluca merkez Tuzla civarı mevkide bulunan afet konutlarına yerleştirildiği,

ilçe nüfus müdürlüğü ile yapılan yazışma sonucu alınan 16.2.2007 tarih ve 146

sayılı cevabı yazıda Kartutan köyünde 1990-2000

tarihinde genel nüfus sayımı yapılmış olup köy nüfus sayısının sıfır olarak

belirtildiği,

İl İdare Kurulu Müdürlüğü ile 17.12.2009

tarihinde yapılan yazışmaya ilişkin alınan cevapta, ilgili köyü 1992 yılında

ekonomik ve sosyal nedenlerden dolayı köyü terk ederek başka yerleşim

birimlerine yerleştikleri, köydeki evlerin harap ve yıkık bir şekilde olduğu ve

herhangi bir hayat belirtisinin bulunmadığı bu nedenle adı geçen köyün Bakanlık

Makamının 19.12.2005 tarih ve 76-1 sayılı onayı ile köy tüzel kişiliğinin

kaldırıldığı,

Tuzluca ilçe jandarma komutanlığı ile

Komisyonumuzca 13.7.2009 tarihli yapılan yazışmaya ilişkin alınan cevabi yazıda

Kartutan köyünün bağlı olduğu Gaziler karakol arşiv

kayıtlarında ilgili köyde herhangi bir terör olayının meydana gelemediği ve

yine müracaat dosyalarında iddia edilen olaya ilişkin ilçe jandarma Komutanlığı

ile yapılan ikinci yazışma neticesinde 5.8.2009 tarihli alınan cevabi yazıda,

vatandaşlar tarafından iddia edilen olayın köy sınırları içerisinde değilde 4.4.1990 tarihinde Seyitçeşme

tepede gerçekleştiği,

İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı ile

komisyonumuzca yapılan yazışmaya ilişkin 8.10.2009 tarihli alınan cevabi yazıda

ilgili mezrada yaşanan doğal afet sonucu Kartutan

mezrası halkının Tuzluca merkezde bulunan afet konutlarına yerleştirildiği ve

bu nedenle 3.27.1994 yılında yapılan mahalli idareler genel seçimlerinin de

burada yapıldığı anlaşılmış olup bu nedenle ... taleplerin reddine...karar

verildi."

18. Belirtilen Komisyon kararı aleyhine başvurucular murisi

tarafından tekrar açılan iptal davasında, 1. Erzurum İdare Mahkemesinin

2/2/2011 tarihli ve E.2010/313, K.2011/152 sayılı kararı ile davanın reddine

hükmedilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:

"...Uyuşmazlığın çözümü için Mahkememizce

yapılan ara kararlara verilen cevapların incelenmesinden; Iğdır Valiliği

Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü'nün 11.11.2009 gün ve 2345 sayılı yazısında; Kartutan Köyü'nde 14-25.11.1983 tarihinde meydana gelen

şiddetli yağmurlar sonucu oluşan afet nedeniyle 11 ailenin hak sahibi kabul

edildiği ve bu ailelerin Tuzluca ilçesinde yapılan afet konutlarına 1989

yılında yerleştirildikleri, Tuzluca Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğü'nün

18.01.2010 gün ve 50 sayılı yazısında; 1993-1999 yılları arasında genel nüfus

sayımı yapılmadığı, ancak 1997 yılında genel nüfus tespiti yapıldığı ve burada Kartutan Köyü nüfusunun sıfır olarak tespit edildiği,

28.07.2009 tarihli Jandarma tutanağında; Kartutan

Köyü'nde terör olayı meydana gelmediği, başvurucuların iddia ettikleri terör

olayının Seyisçeşme Tepe'de meydana geldiği, buranın

da Kartutan Köyü dışında bulunduğu, Jandarma

tarafından tutulan 15.11.2010 tarihli tutanakta; 1993-2000 yılları arasında Kartutan Köyü'nde geçici köy korucusu bulunmadığı ve

görevlendirilmediği, İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü'nün

19.12.2005 gün ve 76-1 sayılı onayıyla; Kartutan Köyü

halkının 1992 yılından itibaren ekonomik ve sosyal nedenlerle köyü terk ederek

başka yerleşim birimlerine yerleşmeleri ve köyde yerleşik nüfusun bulunmaması

nedeniyle tüzel kişiliğinin kaldırılmasına karar verildiği, Tuzluca İlçe Seçim

Kurulu Başkanlığı'nın 03.11.2010 gün ve 261 sayılı yazısında; 27 Mart 1994

tarihinde yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimleri öncesinde Kartutan Köyü halkı topluca Tuzluca İlçe Merkezi Kartutan Afet Konutlarına yerleştirildiğindenYüksek

Seçim Kurulu Başkanlığı'nın 25.12.1993 gün ve 30 sayılı yazısı ekinde yer alan

165 sayılı kararı gereği Kartutan Köyü'nde sandık

kurulamadığı ve muhtar seçilemediği, 18 Nisan 1999 tarihinde yapılan

Milletvekilliği Genel Seçimlerinde Kartutan Köyü'nün

sandık bölgesi ilan edilmediği, Tuzluca İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı'nın anılan

yazısı eklerinde yer alan belgelerde ise; Kartutan

Köyü Muhtarı (H.O.)'ın 17.02.1994 tarihli

dilekçesinde; köylerinde heyelan olması nedeniyle Tuzluca ilçe merkezinde

kendilerine konut yapıldığı, söz konusu afet konutlarına kendi köyleri adına

sandık kurulması talebinde bulunulduğu, dolayısıyla o tarih itibariyle anılan

gerekçeyle köyün boşaldığının muhtarca zımnen kabul edildiği, Tuzluca

Kaymakamlığı Mahalli İdareler Bürosu'nun 03.03.1994 gün ve 310 sayılı yazısında

da, Kartutan Köyü'nün tamamen boşaltılarak Tuzluca

ilçe merkezindeki afet konutlarına yerleştiklerinin belirtildiği görülmüştür.

Bu durumda, yukarıda belirtilen hususların

birlikte değerlendirilmesinden, Kartutan Köyü'nün

idarece resmi şekilde veyaköy halkıtarafından

terör kaygısıyla fiilenboşaltılmadığı, dolayısıyla

... 5233 sayılı Yasadan yararlanma imkanı bulunmadığı

anlaşıldığından, ... başvurunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka

aykırılık görülmemiştir..."

19. Başvurucular murisinin temyizi üzerine Danıştay Onbeşinci Dairesinin 28/11/2012 tarihli ve E.2011/11825,

K.2012/12329 sayılı ilamı ile kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede

ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte

görülmediği belirtilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.

20. Başvurucular murisi tarafından karar düzeltme talebinde

bulunulmuş; Danıştay Onbeşinci Dairesinin 12/6/2013

tarihli ve E.2013/8616, K.2013/4375 sayılı ilamı ile karar düzeltme talebinin

reddine karar verilmiştir.

21. Karar düzeltme isteminin reddi kararı, başvurucular murisine

12/9/2013 tarihinde tebliğ edilmiş ve başvurucu 8/10/2013 tarihinde bireysel

başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

22. 5233 sayılı Kanun’un 4., 6., 7., 8., geçici 1., geçici 3.,

geçici 4. maddeleri, 24/6/2013 tarihli ve 2013/5034 sayılı Bakanlar Kurulu

kararı eki kararın 1. maddesi, Danıştay Onuncu Dairesinin 20/2/2009 tarihli ve

E.2008/6679, K. 2009/1227 sayılı kararı (Celal

Demir, B. No: 2013/3309, 6/2/2014, §§ 15-28).

23. 5233 sayılı Kanun'un 1. maddesi şöyledir:

"Bu

Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle

mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara

uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri

belirlemektir."

24. Aynı Kanun'un 2. maddesi şöyledir:

"Aşağıda

belirtilen zararlar bu Kanunun kapsamı dışındadır:

...

d) Terör dışındaki ekonomik ve sosyal sebeplerle

uğranılan zararlar ile güvenlik kaygıları dışında kendi istekleriyle

bulundukları yerleri terk edenlerin bu sebeple uğradıkları zararlar."

25. Danıştay 10. Dairesinin 30/12/2008 tarihli ve E.2008/4141,

K.2008/9584 sayılı kararı şöyledir:

"Öte yandan; kişilerin malvarlıklarına

ulaşamamaları nedeniyle uğradıkları zararların 5233 sayılı Yasa uyarınca

tazmini; köyün, idarece veya köy halkı tarafından tamamen boşaltılması halinde

mümkün olabileceğinden; Mahkemece bozma kararı üzerine davacının ikamet ettiği

köyün boşaltılıp boşaltılmadığının araştırılmasından sonra bir karar verilmesi

gerektiği tabiidir.

..."

26. Danıştay 10. Dairesinin 31/12/2008 tarihli ve E.2008/5548,

K.2008/9733 sayılı kararı şöyledir:

"5233 sayılı Yasanın yukarıda aktarılan

maddelerinin değerlendirilmesinden; kişilerin malvarlıklarına ulaşamaması

nedeniyle uğradıkları zararın 5233 sayılı

Yasa uyarınca tazmininin, terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler

sonucu meydana gelmesi şartına bağlı bulunduğu; başka bir ifadeyle,

köyün, idarece veya köy halkı tarafından tamamen boşaltılması halinde söz

konusu zararların tazmini yoluna gidilebileceği; güvenlik kaygısına dayansa dahi,

terör olayları sonucu köyü terk edenlerin malvarlıklarına ulaşamaması nedeniyle

uğradıkları zararın, sadece köyün idarece veya köy halkı tarafından tamamen

boşaltılması halinde ve köyün boşaltılmasından köye dönüşün başladığı tarihe

kadar geçen süreçle sınırlı olarak tazmininin mümkün olduğu sonucuna

ulaşılmaktadır. Zira, boşaltılan bir köye dönüşün başlaması, o köyde güvenli

bir şekilde yaşayabilme olanaklarına kavuşulduğu anlamına gelmektedir. Köye

dönüş için sağlanması zorunlu olan asgari güvenlik düzeyi ölçütünün ise

objektif olması gerektiği; başka bir anlatımla, köye geri dönen ve dönmeyen

kişilere göre değişmemesi gerektiği de tabiidir.

Bu kabule göre, uyuşmazlığa konu olayda,

davacının terör olayları sonucu terk ettiği Yoncalıbayır

Köyü'nde bulunan malvarlığına ulaşamamasından kaynaklanan zararının; sadece

köyün boşaltılmasından, köye dönüşün başladığı tarihe kadar geçen süreçle

sınırlı kalmak kaydıyla tazmini olanaklı bulunduğundan, davalı idarece

yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu 1 yıllık süre üzerinden hesaplanan

miktarın ödenmesi yolundaki dava konusu işlemde hukuka aykırılık

bulunmamaktadır.

..."

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

27. Mahkemenin 9/3/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

28. Başvurucular murisi Fatma Savaş, ikamet ettiği Iğdır ili

Tuzluca ilçesi Kartutan köyünde 1993 yılında terör

olaylarının yoğunlaşması ve muhtarın öldürülmesi nedenleriyle güvenlik

kaygısıyla köyün boşaltıldığını, 5233 sayılı Kanun kapsamında yaptığı talebin

ve akabinde açtığı davanın reddedildiğini, Komisyonun ilk kararında tazminata

hükmetmişken daha sonra verdiği kararla önceki kararından haksız olarak

döndüğünü, köyde sürekli çatışma ortamının var olması karşısında devletin yeterli

güvenli ortamı sağlayamadığını, Mahkeme kararının kendi içinde çelişkili

olduğunu, komşu köylerde yaşayanlara terör nedeniyle tazminat verildiğini,

köyün yoğun kış şartlarına rağmen yıllardır boşaltılmadığını, terör olayı

nedeniyle boşaltıldığını, köyün sosyal ve ekonomik nedenlerle boşaltıldığı

fikrinin soyut ve afaki olduğunu, mal varlığına ulaşamamaktan dolayı maddi

zararlarının doğduğunu, yapılan yargılamaların makul sürede

sonuçlandırılmadığını belirterek Anayasa’nın19., 35., 36. ve 45. maddelerinde

tanımlanan haklarının ihlal edildiğini iddia etmiş ve maddi tazminat talebinde

bulunmuştur.

B. Değerlendirme

29. Başvuruformu ve ekleri

incelendiğinde başvurucu Fatma Savaş, 5233 sayılı Kanun kapsamındaki

zararlarının tazmini amacıyla açtığı davanın reddedilmesi nedeniyle Anayasa’nın

19., 35., 36. ve 45. maddelerinde tanımlanan haklarının ihlal edildiğini iddia

etmiştir. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki

nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi

takdir eder (Tahir Canan, B. No:

2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu Fatma Savaş'ın ihlal iddiaları aşağıdaki

başlıklar altında incelenmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

a. Yargılamanın

Sonucu İtibarıyla Adil Olmadığına İlişkin İddia

30. Başvurucu Fatma Savaş, Komisyonca verilen kararın akabinde

açtığı davadan sonuç alamadığını, göç etmeye mecbur kalması nedeni ile

malvarlığına ulaşamadığını, tarım, hayvancılık ve diğer köy geçim

kaynaklarından mahrum kaldığını kira, taşınma gibi zararlarının olduğunu anılan

zararlara köy boşaltma eylemleri ile sebebiyet verilmiş olmasına rağmen

zararlarının tazmin edilmediğini belirterek mülkiyet haklarının ihlal

edildiğinden şikâyetçi olmuş; yargılama sürecinde yapılan incelemeler ve lehine

olmayan yargı kararı temeline dayandırıldığı tespit edilen bu iddiaların

Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında değerlendirilmesi uygun görülmüştür.

31. Başvurucu Fatma Savaş, yargılamanın adil olmadığı iddiası

kapsamında ayrıca Komisyonun ve Mahkemenin kararlarının çelişkili olduğunu,

iddialarının esastan incelenmediğini, yeterli araştırmanın yapılmadığını, 1994

yılında muhtarın öldürüldüğünü, yaşanan olaylar neticesinde güvenlik nedeniyle

göç etmeye mecbur kaldıklarını, oluşan zararları için yeterli bir giderim imkânının

kendilerine sağlanmadığını iddia etmiştir.

32. Anayasa'nın 148. maddesinin dördüncü fıkrası ile 30/3/211

tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri

Hakkında Kanun’un 49. maddesinin (6) numaralı fıkrasında, bireysel başvurulara

ilişkin incelemelerde kanun yolunda gözetilmesi gereken hususların incelemeye

tabi tutulamayacağı, 6216 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında ise açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir (Necati Gündüz ve Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013,

§ 24).

33. Anılan kurallar uyarınca ilke olarak derece mahkemeleri

önünde dava konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ile derece

mahkemelerince uyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun esas yönünden adil olup

olmaması bireysel başvuru incelemesine konu olamaz. Bunun tek istisnası, derece

mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda

bariz takdir hatası içermesi ve bu durumun kendiliğinden bireysel başvuru

kapsamındaki hak ve özgürlükleri ihlal etmiş olmasıdır. Bu çerçevede kanun yolu

şikâyeti niteliğindeki başvurular, derece mahkemesi kararları bariz takdir

hatası veya açık bir keyfîlik içermedikçe Anayasa

Mahkemesince esas yönünden incelenemez (Necati

Gündüz ve Recep Gündüz, § 26).

34. Başvurucu Fatma Savaş, maddi vakıa ve delillerin hatalı

takdiri neticesinde davasının reddedildiğini, bu kapsamda Derece Mahkemesince

delillerin takdirinin hatalı ve hükmün sonuç itibarıyla hukuka aykırı olduğunu

belirtmekte olup başvurucunun iddialarının özünün Derece Mahkemesince

delillerin değerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasında isabet

olmadığına, esas itibarıyla yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu

anlaşılmaktadır.

35. Başvuru konusu İdare Mahkemesi kararında, başvurucu ve idare

tarafından sunulan bilgi ve belgelerden söz konusu olaylarla ilgili olarak

Iğdır Valiliği Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünün yazısında, Kartutan

köyünde 14/11/1983-25/11/1983 tarihlerinde meydana gelen şiddetli yağmurlar

sonucu oluşan afet nedeniyle on bir ailenin hak sahibi kabul edildiği ve bu

ailelerin Tuzluca ilçesinde yapılan afet konutlarına 1989 yılında

yerleştirildiği; Tuzluca Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğünün yazısında, 1993

ile 1999 yılları arasında genel nüfus sayımı yapılmadığı ancak 1997 yılında

genel nüfus tespiti yapıldığı ve burada Kartutan köyü

nüfusunun sıfır olarak tespit edildiği; 28/7/2009 tarihli Jandarma tutanağında,

Kartutan köyünde terör olayı meydana gelmediği,

başvurucuların iddia ettikleri terör olayının Seyisçeşme

Tepesi'nde meydana geldiği, buranın da Kartutan köyü

dışında bulunduğu; Jandarma tarafından tutulan 15/11/2010 tarihli tutanakta,

1993 ile 2000 yılları arasında Kartutan köyünde

geçici köy korucusu bulunmadığı ve görevlendirilmediği, İçişleri Bakanlığı

İller İdaresi Genel Müdürlüğünün 19/12/2005 tarihli onayıyla Kartutan köyü halkının 1992 yılından itibaren ekonomik ve

sosyal nedenlerle köyü terk ederek başka yerleşim birimlerine yerleşmeleri ve

köyde yerleşik nüfusun bulunmaması nedeniyle tüzel kişiliğinin kaldırılmasına

karar verildiği; Tuzluca İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının yazısında, 27/3/1994

tarihinde yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimleri öncesinde Kartutan köyü halkı topluca Tuzluca İlçe Merkezi Kartutan afet konutlarına yerleştirildiğindenYüksek

Seçim Kurulu Başkanlığının yazısının ekinde yer alan karar gereği Kartutan köyünde sandık kurulamadığı ve muhtar

seçilemediği, 18/4/1999 tarihinde yapılan Milletvekilliği Genel Seçimlerinde Kartutan köyünün sandık bölgesi ilan edilmediği, Tuzluca

İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının anılan yazısının eklerinde yer alan belgelerde

ise Kartutan köyü muhtarı H.O.nun

17/2/1994 tarihli dilekçesinde, köylerinde heyelan olması nedeniyle Tuzluca

ilçe merkezinde kendilerine konut yapıldığı, söz konusu afet konutlarına kendi

köyleri adına sandık kurulması talebinde bulunulduğu, dolayısıyla o tarih

itibarıyla anılan gerekçeyle köyün boşaldığının muhtarca zımnen kabul edildiği,

Tuzluca Kaymakamlığı Mahalli İdareler Bürosunun yazısında da Kartutan köyünün tamamen boşaltılarak Tuzluca ilçe

merkezindeki afet konutlarına yerleştirildiği, belirtilen hususların birlikte

değerlendirilmesinden Kartutan köyünün idarece resmî

şekilde veya köy halkı tarafından terör kaygısıyla fiilenboşaltılmadığı

belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Başvurucunun iddiaları, temyiz

merciince de incelenip reddedilmek suretiyle yerel Mahkeme kararı onanmış,

karar düzeltme talebi ise reddedilmiştir.

36. Başvurucunun iddialarına yönelik olarak muhtarın terör

nedeniyle öldüğü, köyün boşaltılmış olduğuna dayanak olarak gösterilmişse de

anılan Mahkeme kararı gereğince belirtilen olayın köy dışında gerçekleştiği,

köyün terör nedeniyle boşaltılmış olduğuna ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı

da dikkate alındığında Derece Mahkemesinin kararında bariz takdir hatası ve

açık bir keyfîlik bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

37. Açıklanan nedenlerle başvurucu Fatma Savaş tarafından ileri

sürülen iddiaların kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşıldığından

başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

38. Başvurucu, ayrıca idarenin can ve mal güvenliğini sağlama

yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle mülkiyet haklarının ihlal edildiğini

iddia etmektedir.

39. Başvuru dilekçesi incelendiğinde başvurucunun Anayasa’nın

35. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürdüğü bölümde, 5233 sayılı Kanun

kapsamında tanzim edilen belgelerde maddi zararlarının mevcut olduğu iddia

edilmiş fakat idari yargı makamlarının tazminat başvurularına ilişkin söz

konusu düzenlemeleri dar ve aleyhe yorumlayarak Anayasa’nın 35. maddesinin ihlal

edildiği ileri sürülmüştür.

40. Başvurucu tarafından mülkiyet hakkının ihlal edildiği

hususundaki iddiaların yargılamanın sonucuna dayandırıldığı ve yargılama

sürecine ilişkin olarak yukarıda yapılan değerlendirme neticesinde başvurucunun

delillerini ve iddialarını sunma fırsatı bulamadığına ve yargılamaya etkin

olarak katılma imkânlarının ellerinden alındığına dair bir bulgu da

saptanmadığı anlaşılan somut yargılama faaliyetlerinin Derece Mahkemelerince

adil yargılanma hakkının gereklerine uygun şekilde yerine getirildiği tespit

edildiğinden mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiaların ayrıca

değerlendirilmesine gerek görülmemiştir (Ülkü

Özgür, B. No: 2013/2263, 26/6/2014, § 43).

b. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

41. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun bu kısmının

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

42. Başvurucu 5233 sayılı Kanun kapsamında ileri sürülen giderim

talebinin değerlendirilmesi hususundaki idari süreç ve yargılama prosedürünün

makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle Anayasa’nın 36. maddesinde

tanımlanan makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

43. 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan müracaatlarda idari

yargı makamları nezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündeki

iddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesinin bu

konuda verdiği kararlarında, komisyon ve yargılama aşamalarında geçen süreler

ile davanın tüm koşulları, karara bağlanan başvuru sayısı ve yargılama

sürecinde komisyon ve yargılama makamlarınca yapılan işlemler dikkate alınarak

uyuşmazlığın karara bağlanması konusunda kamu otoritelerine ve özellikle

yargılama organlarına atfedilebilecek bir gecikmenin olmadığı ve toplamda sekiz

yılın altında gerçekleşen başvuruların karara bağlanma süresinin makul sürede

yargılanma hakkının ihlaline yol açmadığı sonucuna ulaşılmıştır (Sabri Çetin, §§ 61-69; Mahmut Can Arslan, B. No: 2013/3008,

6/2/2014, §§ 60-68; Mehmet Gürgen,

B. No: 2013/3202, 6/2/2014, §§ 58-66; Celal

Demir, §§ 58-66). Başvurunun kesin olarak karara bağlanmasının daha

uzun bir sürede gerçekleştiği ve bu durumun başvuruculara atfedilebilecek bir

kusurdan kaynaklanmadığı durumlarda ise makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği sonucuna varılmıştır (İsmet Kaya,

B. No: 2013/2294, 8/5/2014, §§ 46-70).

44. Somut davaya bir bütün olarak bakıldığında Komisyona başvuru

tarihi olan 1/1/2005ile nihai karar tarihi olan 12/6/2013 arasında geçen ve

toplamda 8 yıl 5 aylık yargılama süresinde başvurucu açısından farklı karar

verilmesini gerektiren bir yön bulunmadığı ve söz konusu sürede makul olmayan

bir gecikmenin olduğu sonucuna varılmıştır.

45. Açıklanan nedenlerle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde

güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un

50. Maddesi Yönünden

46. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

47. Başvurucu, başvuru formunda belirttiği maddi tazminat

miktarının taraflarına ödenmesi talebinde bulunmuştur.

48. Mevcut başvuruda Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına

alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği tespit edilmiş olmakla

birlikte başvurucu tarafından manevi tazminat talebinde bulunulmadığı, tespit

edilen ihlal ile iddia edilen maddi zarar arasında illiyet bağı da olmadığı

anlaşıldığından başvurucunun maddi tazminat taleplerinin reddine karar

verilmesi gerekir.

49. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucu

Fatma Savaş mirasçılarından Muhabbet Uçak, Zarife Aka ve Nazime

Uçak'a müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığına ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Tazminata ilişkin taleplerin REDDİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucu mirasçılarından Muhabbet Uçak, Zarife

Aka ve Nazime Uçak'a MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemelerde

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

9/3/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör Yrd.

:

Tuğba YILDIZ

Başvurucu

:

Fatma SAVAŞ

(17/3/2015

tarihinde vefat etmiştir.)

Fatma

Savaş'ın

Mirasçıları

:

1. Muhabbet

UÇAK

Vekili

:

Av. Ali

ARTUK

2. Zarife

AKA

3. Nazime UÇAK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2016/4944, 9 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucuların
  10. B. Değerlendirme
  11. B. No: 2013/3202, 6/2/2014, §§ 58-66; Celal
  12. A. 1. Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığına ilişkin
  13. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye
  14. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Gökcan
  16. Hakyemez
  17. Uçak
  18. Artuk
  19. Aka
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2016/4944
Tarih
9 Mart 2017

İlgili Kararlar

  • Burhan Güneş Başvurusu (B. No: 2014/857)
  • Halit Karaboğa ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/15366)
  • Mustafa Tepeli Başvurusu (B. No: 2014/5831)
  • Ahmet Karakuş ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/12095)
  • Orhan Eren Başvurusu (B. No: 2014/3003)
  • Mehmet Ali Dündar ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/7695)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.