İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mustafa Demirok ve Hatice Demirok Başvurusu (B. No: 2014/4802)

1. Başvuru, tapu iptali ve tescil talebiyle açılan davanın uzun

Başvuru No2014/4802Tarih12 Nisan 2017Okuma12 dk · 2.337 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Mustafa Demirok Ve Hatice Demirok Başvurusu

Karar tarihi
12 Nisan 2017
Başvuru Numarası
2014/4802
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.337 kelime·12 dk okuma·14 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tapu iptali ve tescil talebiyle açılan davanın uzun

sürmesi ile dava konusu taşınmazların davalılara devir işleminin sahte belge

ile yapıldığının tespiti talebiyle açılan davada tapu iptali ve tescil

davasında verilen kararın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması nedeniyle

adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 7/4/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvurucu Safiye Polat'ın 9/9/2014 tarihinde vefat ettiği

tespit edilmiştir. 1/4/2016 tarihli yazı ile mirasçısı Hatice Demirok'a,

başvurucu tarafından yapılan bireysel başvuruya mirasçı sıfatı ile devam edip

etmeyeceği sorulmuş; devam edecek

olması hâlinde buna ilişkin belgelerin Anayasa Mahkemesi Bölümler Başraportörlüğüne gönderilmesi gerektiği bildirilmiştir.

Başvurucunun mirasçısı 11/4/2016 tarihli dilekçe ile bireysel başvuruya mirasçı

sıfatı ile devam edeceğini belirterek mirasçılık belgesinin onaylı suretini

göndermiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

gönderilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu Hatice Demirok'un murisi Safiye Polat; Torbalı

ilçesi Pancar köyü 580 ve 581 parsel numaralı taşınmazların kendisine ait

olduğunu, üçüncü kişiler tarafından sahte belge ile anılan taşınmazların devir

işlemlerinin davalılara yapıldığını ileri sürerek 23/6/2008 tarihinde tapu

iptali ve tescil davası açmıştır. Dava Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin

E.2008/243 sayılı dosyasına kaydedilmiştir.

10. Safiye Polat; Torbalı ilçesi Pancar köyü 582 parsel numaralı

taşınmazın eşi, müteveffa Hüseyin Polat'a ait olduğunu, üçüncü kişiler

tarafından sahte belge ile anılan taşınmazın devir işlemlerinin davalılara

yapıldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Torbalı 2.

Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2009/200 sayılı dosyasına kaydedilen dava,

15/6/2009 tarihli karar ile Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2008/243

sayılı dava dosyası ile birleştirilmiş, yargılamaya E.2008/243 sayılı dosya

üzerinden devam edilmiştir.

11. Safiye Polat; Torbalı ilçesi Pancar köyü 580 parsel numaralı

taşınmazın tapu kaydında yüzölçüm hatası bulunduğunu

ileri sürerek tapu kaydının düzeltilmesi talebiyle dava açmıştır. Torbalı Sulh

Hukuk Mahkemesinin E.2009/268 sayılı dosyasına kaydedilen dava, 21/12/2010

tarihli karar ile Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2008/243 sayılı

dosyası ile birleştirilmiş, yargılamaya E.2008/243 sayılı dosya üzerinden devam

edilmiştir.

12. Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, 20/4/2011 tarihli

duruşmada birleşen E.2009/200 sayılı dosyada mirasçı Hatice Demirok'un davaya

dâhil edilmesine karar vermiştir. Mahkeme 25/4/2012 tarihli kararı ile asıl

dava ve birleşen E.2009/200 sayılı davanın sübut bulmaması nedeniyle birleşen

E.2009/268 sayılı davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar vermiştir.

Mahkeme, asıl ve birleşen davalarda davalı taraf kendisini vekille temsil

ettirdiğinden vekâlet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine

hükmetmiştir. Mahkeme kararının gerekçesi şöyledir:

"Dava konusu taşınmazların tapu kayıtları celp edilmiş, Pancar

köyü, 581 ve 582 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına kayıtlı olduğu, 581

parsel sayılı taşınmazın 1822 ve 1823 parsel olarak ifraz görerek davalılar

adına kayıtlı olduğu görülmüş, mahallinde keşif icra edilmiş, taraf tanıkları

dinlenmiştir.

Dosya kapsamından 580, 581 ve 582 parsellerin davalıların murisine 1969

tarihinde kayden temlik edildiği, keşif esnasında

dinlenen tanık anlatımlarına göre de, taşınmazların

aynı tarihte davalı M. K.’ya zilyetliğinin de teslim

edildiği o tarihten bu yana davalı tarafça kullanıldığı anlaşılmaktadır. Her ne

kadar yolsuz tescil talebi açısından zamanaşımı veya hak düşürücü süre

öngörülmemiş ise de, aktin 40 yıl önce yapıldığı,

taşınmazın da fiilen teslim edildiği, taşınmaz devri için bir kısım ödemeler

yapıldığı hususunun da tarafların beyanlarından anlaşıldığı, buna göre 40

yıllık bir zaman geçtikten sonra davalıların zilyetliğindeki taşınmaz için

şekil eksikliğinden bahisle dava açılmasının Türk Medeni Kanununun 2.maddesinde

öngörülen dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı kanaatine varıldığından sübut

bulmayan eldeki ve birleşen E.2009/200 sayılı davanın reddine karar

verilmiştir.

Birleşen E.2009/268 sayılı dosya açısından

yapılan incelemede ise, davaya konu 580 parsel sayılı taşınmazın kadastrosunun

16.02.1968 tarihinde kesinleştiği, kadastro tutanağında yüzölçümünün 11.300

metrekare olarak yazılı bulunduğu görülmüş, bu parselin 17.09.1969 tarihli akit

tablosunda, satıcı malik Safiye Polat’ın 580 parselde kayıtlı 8850 m2

tarlasının tamamını 65.000-TL bedelle M. K.’ya

sattığı görülmüş, buna göre yüzölçümüne ilişkin iddialar ile ilgili davacının

sıfatı kalmadığı, bu taşınmazın tamamının M. K.'nın

mülkiyetine geçmesi ile tüm dava haklarının da bu kişiye ait olacağı

anlaşılmakla, davacı Safiye Polat yönünden davanın aktif husumet yokluğundan

reddine karar verilmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur."

13. Başvurucular; Mahkeme kararının taraf teşkili bakımından

açık olmadığını, dava konusunun devir talebinin karara bağlanmadığını, kısıtlı

Safiye Polat dışında diğer davacının Hatice Demirok mu, Mustafa Demirok mu

olduğu hususunun belirsiz kaldığını, bu nedenle yargılamanın 15. celsesinde

3/4/2012 tarihinde dava konusunun devrine ilişkin yapılan ve ibraz edilen

sözleşmeye istinaden taraf teşkilinin tamamlanması ve davacı taraf değişikliği

hakkında karar verilmesini talep etmişlerdir.

14. Mahkemece 15/6/2012 tarihli ek karar ile Mahkemenin

E.2008/243 K.2012/191 sayılı kararının başlık kısmında, Torbalı 2. Asliye Hukuk

Mahkemesinin birleştirilen E.2009/200 sayılı dosyasında dahili davacı Mustafa DEMİROK'un isminin karar başlığına eklenmesine karar

verilerek 25/4/2012 tarihli karar başvurucuya tebliğ edilmiştir. Mahkeme ek

kararının gerekçesi şöyledir:

"6100 sayılı HMK'nın

125/2 maddesi "Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından

devir edilecek olursa, devir almış olan kişi, görülmekte olan davada davacı

yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder." hükmünü

getirmektedir.

Dosyanın incelenmesinde, 25/04/2012 tarihinde

karara çıktığı, kararın başlık kısmında 2008/243 esas sayılı dosya, 2009/200

esas sayılı dosya ve 2009/268 esas sayılı dosyada davacı Safiye Polat vasisi

Hatice Demirok olarak yer aldığı, dosya içinde yapılan incelemede, 2009/200

esas sayılı dosyada terekeye iade talep edildiğinden davada yer almayan mirasçı

Hatice Demirok'un olurunu sağlamak üzere 20/04/2011 tarihli celsede davacı

vekili Av.İbrahim İbişoğlu'na

süre verildiği, 21/06/2011 tarihli celsede, aynı vekilin Hatice Demirok'a ait

vekaletname ibraz ettiği hususunun tutanağa geçirildiği, buna göre Av. İbrahim İbişoğlu'nun Safiye Polat, 2009/200 esas sayılı dosyada

dahili davacı Hatice Demirok ve Safiye Polat vasisi Hatice Demirok vekili

olarak dosyada yer aldığı, 2009/200 esas sayılı birleşen dosya açısından dahili

davacı Hatice Demirok'un 03/04/2012 tarihinde dava konusunun devrine ilişkin

dilekçeyi dosyaya ibraz ettiği halde bu dosya dahili davacısı olarak Mustafa

Demirok'un isminin gerekçeli kararda sehven yazılmamış olup maddi hata olan bu

hususu düzeltmenin Mahkememizce ek karar ile mümkün görülmesi nedeniyle

gerekçeli karara maddi hata olarak yazılmayan ismin aşağıdaki şekilde yazılmasına

karar verilmiştir."

15. Karar davacı kısıtlı Safiye Polat ile dâhili davacı Mustafa

Demirok tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 16/12/2013

tarihli ilamı ile Mustafa Demirok'un temyiz dilekçesinin reddine karar vermiş,

Safiye Polat'ın temyiz itirazları reddedilerek karar onanmıştır. Temyiz

dilekçesinin reddine ilişkin Dairenin gerekçesi şöyledir:

"Her ne kadar karar, Mustafa Demirok

tarafından temyiz edilmiş ise de; birleşen dosyada

Hatice Demirok'un Mustafa Demirok ile yapmış olduğu 27.11.2012 tarihli “Dava

Konusu Devir Sözleşmesi”6098 s. Türk Borçlar Kanunu'nun 183. (818 sayılı

Borçlar Kanunu'nun (162.) ve devam eden maddelerinde öngörülen “alacağın

temliki” niteliğinde kabul edilemez. Anılan yasal düzenlemelerde öngörülen ve devri

mümkün olan hak biralacağa ilişkindir. Oysa, eldeki

davada yapılan temlikin koşulların gerçekleşmesi halinde mülkiyetin nakline

ilişkin olduğu açıktır. Böylesine taşınmazların mülkiyetinin devrini öngörecek

nitelikte yapılan temliknamenin yasal olduğunu da söyleyebilme olanağı yoktur.

Bu nedenle temlik alan Mustafa Demirok'un davada yasal açıdan sıfatının varlığı

da kabul edilemeyeceğinden Mustafa Demirok'un açıklanan bu gerekçelerle temyiz

dilekçesinin reddine karar verilmiştir..."

16. Başvurucuların karar düzeltme talebi Yargıtay 8. Hukuk

Dairesinin 17/12/2015 tarihli ilamı ile reddedilmiş ve anılan ilam

başvuruculara tebliğ edilmiştir. Ret kararının gerekçesi şöyledir:

"Dosya muhtevasına, dava evrakı ile

tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilamında açıklanan gerektirici sebeplere,

Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.09.1969 tarihli ve 1968/196 E. 1969/315 K.

sayılı miras bırakan Hüseyin Polat tarafından 582 nolu

parsel ile ilgili olarak açılan tapu iptal ve tescile ilişkin dava dosyasındaHüseyin Polat'ın 17.09.1969 tarihli oturumda

bizzat imzalı beyanı ile 582 nolu parselin tapuda

yapılan temlik işlemlerinin iradesine uygun olduğunu kabul ederek davadan

feragat ettiğini bildirdiği, bu durumda 582 nolu

parsel ile ilgili olarak tapuda yapılan resmi işlemin miras bırakanın iradesine

uygun olduğu ve resmi senedin sahteliği iddialarının HMK'nin

208/4.maddesi uyarınca bu aşamada dinlenilmesinin mümkün olmadığına; 580 ve 581

nolu parsellerin tapusunun iptal ve tescili istemiyle

açılan davanın da ayrıca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 2. maddesinde

öngörülen dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı nedenleriyle asıl ve birleşen

Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/200-155 E. K. sayılı davalarının

reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, Öte yandan,

birleşen Torbalı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/268 E. 2010/1151 K. sayılı 580 nolu parselin yüz ölçümünün düzeltilmesi istemiyle açılan

dava dosyasında; davacı Safiye'nin 580 nolu parseli

17.09.1969 tarihinde davalı M. K.'ya satmış olup, aslolanTMK'nin 719. maddesine göre taşınmazın krokisi

olduğundan, taşınmazın miktarının az veya çok olmasının sonuca etkili

olmayacağına, bu nedenle davacı Safiye'nin taşınmazı 17.09.1969 tarihinde

tapudan satmış olması sebebiyle mahkemece davanın sıfat yokluğundan reddine

karar verilmiş olmasının da doğru olduğuna, 27.11.2012 tarihli “Dava Konusu

Devir Sözleşmesi” nin taşınmazların mülkiyetinin

devrini öngörecek nitelikte bir temlikname olmadığından, Mustafa Demirok'un

davada yasal açıdan sıfatının varlığı da kabul edilemeyeceğine, göre yerinde

olmayan ve HUMK'nun 440. maddesinde yazılı hallerden

hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddine karar verildi."

17. Diğer taraftan başvurucular, dava konusu 580, 581 ve 582

parsel numaralı taşınmazların davalılara devir işleminin sahte belge ile

yapıldığını ileri sürerek 30/5/2012 tarihinde Torbalı 1. Asliye Hukuk

Mahkemesinde tespit davası açmışlardır. Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin

E.2012/262 sayılı dosyasına kaydedilen davada Mahkemece, 4/4/2014 tarihli ara

karar ile Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2008/243 sayılı dosyasının

kesinleşmesinin beklenmesine karar verilmiş olup yargılama devam etmektedir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

18. Mahkemenin 12/4/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia Yönünden

19. Başvurucular 23/6/2008 tarihinde tapu iptali ve tescil

talebiyle açılan davanın uzun sürdüğünü belirterek makul sürede yargılanma

haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

20. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

21. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın

ikame edildiği tarih esas alınır (Güher

Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 50).

22. Başvuruya konu dava, başvurucu Hatice Demirok'un miras

bırakanından intikalle takip etmekte olduğu bir uyuşmazlık olup bu yönüyle

makul süre değerlendirmesi bakımından dikkate alınacak sürenin başlangıç anı,

mirasçının yargılamaya katıldığı an değil somut olayda muris açısından

değerlendirmeye esas alınan sürenin başlangıç anıdır (Gülseren Gürdal ve diğerleri, B. No:

2013/1115, 5/12/2013, § 51).

23. Sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra aşamasını

da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam eden davalar

yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Güher Ergun ve diğerleri, § 52).

24. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin

yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın

karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama

sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki

menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).

25. Anılan ilkeler doğrultusunda Anayasa Mahkemesinin benzer

başvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda 7 yıl 5 aylık

yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

26. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

B. Diğer Şikâyetler

Yönünden

27. Başvurucular, dava konusu 580, 581 ve 582 parsel numaralı

taşınmazların davalılara devir işleminin sahte belge ile yapıldığını ileri

sürerek 30/5/2012 tarihinde Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde tespit davası

açtıklarını, Mahkemece 4/4/2014 tarihli ara karar ile Mahkemenin E.2008/243

sayılı dosyasının kesinleşmesinin bekletici mesele yapıldığını, anılan dosya

kesinleştiği taktirde sahteciliğin tespitinin imkânsız hâle geleceğini

belirterek adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

28. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği Anayasa

Mahkemesine başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanun yollarının

tüketilmesi zorunludur. Başvurucunun, bireysel başvuru konusu şikâyetini öncelikle

ve süresinde yetkili idari ve yargısal mercilere usulüne uygun olarak iletmesi,

bu konuda sahip olduğu bilgi ve delilleri zamanında bu makamlara sunması ve bu

süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için gerekli özeni göstermiş olması gerekir(İsmail Buğra

İşlek, B. No: 2013/1177, 26/3/2013, § 17).

29. Başvuru konusu olayda başvurucular, dava konusu 580, 581 ve

582 parsel numaralı taşınmazların davalılara devir işleminin sahte belge ile

yapıldığını ileri sürerek 30/5/2012 tarihinde Torbalı 1. Asliye Hukuk

Mahkemesinde tespit davası açmışlardır. Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin

E.2012/262 sayılı dosyasına kaydedilen davada Mahkemece, 4/4/2014 tarihli ara

karar ile Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2008/243 sayılı dosyasının

kesinleşmesinin beklenmesine karar verildiği ve yargılama devam ettiği tespit

edilmiştir. E.2008/243 sayılı dosyanın kesinleşmesinin bekletici mesele

yapılmasına ilişkin Mahkemece 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk

Muhakemeleri Kanunu'nun 165. maddesine göre verilen karar ara karar niteliğinde

olup bu kararların hükümle birlikte temyiz kanun yolunda incelenmesi mümkündür.

30. Açıklanan nedenlerle, başvuru konusu yargılamanın devam

ettiği dikkate alındığında hukuk sisteminde düzenlenen başvuru yolları usulüne

uygun olarak tüketilmeden temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddiasının

bireysel başvuru konusu yapıldığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmının, diğer

kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

31. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) numaralı

fıkrası şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir …”

32. Başvurucular, maddi tazminat talebinde bulunmuş, manevi

tazminat talebinde bulunmamışlardır.

33. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

34. Başvurucular tarafından maddi tazminat talebinde bulunulmuş

olmakla beraber, tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi zarar arasında

illiyet bağı bulunmadığı anlaşıldığından başvurucuların maddi tazminat

taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.

35. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harçtan oluşan

yargılama giderinin başvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin diğer

şikâyetlerin başvuru yollarının

tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Maddi tazminata ilişkin taleplerin REDDİNE,

D. 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin başvuruculara

MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesine

(E.2008/243, K.2012/191) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

12/4/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör Yrd.

:

Derya ATAKUL

Başvurucular

:

1. Mustafa

DEMİROK

2. Hatice

DEMİROK

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/4802, 12 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Makul Sürede
  8. B. Diğer Şikâyetler
  9. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  10. D. 206,10 TL harçtan oluşan yargılama giderinin başvuruculara
  11. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye
  12. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  13. Gökcan
  14. Hakyemez
  15. Demirok
  16. Demirok
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/4802
Tarih
12 Nisan 2017

İlgili Kararlar

  • Salih Çolak Başvurusu (B. No: 2015/3238)
  • Adnan Sarıdağ ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/7721)
  • Nevzat Azak Başvurusu (B. No: 2014/973)
  • Abdulkerim Kavak ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/7685)
  • Orhan Dağdelen Başvurusu (B. No: 2014/3078)
  • Devriş Deger ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/16428)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.