İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Nejla Temir ve Gülten Ahlat Başvurusu (B. No: 2018/19245)

1. Başvuru; yaşlılık aylıklarının artış oranlarının azaltılması

Başvuru No2018/19245Tarih11 Mart 2021Okuma13 dk · 2.566 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Nejla Temir Ve Gülten Ahlat Başvurusu

Karar tarihi
11 Mart 2021
Başvuru Numarası
2018/19245
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.566 kelime·13 dk okuma·21 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru; yaşlılık aylıklarının artış oranlarının azaltılması

nedeniyle mülkiyet hakkının, yapılan kanuni düzenleme ile devam eden yargılama

sürecine sonuca etkili olacak biçimde müdahale edilmesi nedeniyle de adil

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvurular 9/7/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Komisyonca makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ilişkin iddialar yönünden başvuruların ayrılarak 2018/33979 ve

2018/30891 başvuru numaralarına kaydedilmesine, diğer ihlal iddiaları yönünden

ise kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından başvuruların kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. 2018/19251 numaralı başvuru dosyasının konu yönünden

hukuki bağlantı nedeniyle 2018/19245 numaralı başvuru dosyası ile

birleştirilmesine, incelemenin 2018/19245 başvuru numaralı başvuru dosyası

üzerinden yürütülmesine ve diğer dosyanın kapatılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına gönderilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Uyuşmazlığın

Arka Planı

7. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucular; Vakıflar Bankası Türk Anonim

Ortaklığında (Banka) çalıştıkları süre zarfında 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı

Sosyal Sigortalar Kanunu’nun geçici 20. maddesi uyarınca kurulmuş bulunan T.

Vakıflar Bankası T.A.O. Memur ve Hizmetlileri Emekli Sağlık Yardım Sandığı

Vakfına (Vakıf) ödedikleri primler karşılığında emekliliğe hak kazanmıştır.

9. Vakıf, kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumları

dışında kalan ancak onlara denk kabul edilen bir tüzel kişilik olup söz konusu

sandık mensupları bakımından zorunlu sosyal güvenlik kurumu niteliğindedir.

10. Vakfın amacı, Vakıf Senedi’nin 4. maddesinde şöyle

ifade edilmiştir:

''...

a) İş bu vakıf senedi hükümleri

dairesinde üyelerin emeklilik, malullük, ölüm, hastalık, analık, iş kazaları ve

meslek hastalıkları hallerinde ve eş ve çocukları ile üyenin geçindirmekle

yükümlü bulunduğu ana ve babasının hastalıklarında, Sosyal Sigortalar Kanunları

ile temin edilen yardımlardan az olmamak üzere hak sahiplerine yardımda

bulunmak;

…''

11. Vakfın gelirleri, sandık üyelerinin aylıklarından

yapılan prim kesintilerinden ve diğer gelirlerden oluşmaktadır. Banka da aynı

esaslar çerçevesinde hesaplanan tutarı işveren hissesi olarak her ay Vakfa

aktarmaktadır. Vakıf, üyelerine yapacağı yardımın miktarını ve dolayısıyla

emekli aylıklarına ilişkin artışları Vakıf Senedi’nde yazılı hükümler çerçevesinde

tek taraflı olarak belirlemekte olup bunun 506 sayılı Kanun'la belirlenmiş alt

sınırın altına düşmemesi gerekmektedir.

B. Başvurulara

Konu Dava Süreci

12. Vakıf üyeleri, yapılan artışların 506 sayılı Kanun’un

geçici 20. maddesine uygun bir şekilde yapılmadığı gerekçesiyle Vakıf aleyhine

iş mahkemeleri önünde alacak davaları açmıştır. Bu davalar sonucunda 506 sayılı

Kanun’un geçici 20. maddesinin nasıl anlaşılıp uygulanacağı konusunda bir

yargısal içtihat yerleşmiştir.

13. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bu çerçeveyi çizen

24/3/2010 tarihli ve E.2010/10-155, K.2010/170 sayılı kararına göre 506 sayılı

Kanun'un geçici 20. maddesinde değinilen alt sınırın belirlenmesinde, davalı

Vakfın bağladığı aylıklara yapılan artış oranlarının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK,

bu Kuruma devredilen SSK) sigortalılarına bağlanan yaşlılık aylıklarına yapılan

artış oranlarıyla karşılaştırılması usulü dikkate alınmalıdır. Böylece bulunan

artış oranının 506 sayılı Kanun uyarınca yaşlılık aylığı alanlara yapılan artış

oranından daha az olması durumunda da Vakıf Senedi'ndeki düzenlemelere göre

aylıklarında artış olacak kişilerin ayrıca 506 sayılı Kanun'un aylık

artışlarına dair hükümlerinden yararlanmaları gerekmektedir.

14. Söz konusu Vakıf tarafından aylık bağlanan başvurucular

23/2/2011 tarihinde alacak davası açmıştır. Başvurucular dava dilekçelerinde;

Vakıf Senedi'ne göre çalışanların ücretlerinden yapılan kesintinin 506 sayılı

Kanun gereğince alınan primlerin üzerinde olduğunu ve emekli maaşlarında 506

sayılı Kanun'da öngörülen artışların yapılması gerektiğini belirterek fazlaya

ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL alacağın tahsiline karar

verilmesini istemiştir.

15. Bu arada yargılama süreci devam ederken 13/2/2011

tarihli ve 6111 sayılı Kanun’un 53. maddesiyle 506 sayılı Kanun’un geçici 20.

maddesine eklenen beşinci fıkra ile aynı maddenin sandık emeklilerine yapılacak

yardımların düzenlendiği birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmasında;

yardımların sağlanması ve bağlanması yönünden alt sınırın belirlenmesinde

muadil miktar karşılaştırmasının esas alınacağı, bunun mevcut davalara da

uygulanacağı düzenlenmiştir.

16. 6111 sayılı Kanun 25/2/2011 tarihli ve 27857 Mükerrer

sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

17. Ankara 10. İş Mahkemesi (Mahkeme) 13/11/2012

tarihinde başvurucuların davalarını reddetmiştir. Mahkeme, gerekçesinde;

başvuruculara Vakıf senedi hükümlerine uygun olarak ödenen aylıkların emsal

durumda olan SSK emeklisine ödenen aylığın altına düşmediğini belirtmiştir.

18. Başvurucular kararları temyiz etmiştir. Yargıtay 10.

Hukuk Dairesi 16/4/2013 tarihinde Mahkeme kararlarını onamıştır.

19. Nihai kararlar 28/6/2018 tarihinde başvurucular

vekiline tebliğ edilmiştir.

20. Başvurucular 9/7/2018 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

21. İlgili hukuk için bkz. Yasemin Mutlu, B. No:

2013/1426, 25/3/2014, §§ 21-23; Zekiye Şanlı, B. No: 2012/931,

26/6/2014, §§ 20-22.

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

22. Mahkemenin 11/3/2021 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvuruya

Konu Dava Tarihi Sonrası Yaşlılık Aylıkları Yönünden Mülkiyet Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

23. Başvurucular, yüksek miktarda prim ödemelerine rağmen

daha düşük miktarda prim ödeyenlerle aynı miktarda yaşlılık aylığı almak

zorunda bırakıldıklarını belirterek mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

2. Değerlendirme

24. Başvuru konusuyla ilgili ilkeler, daha önce Anayasa

Mahkemesi tarafından Zekiye Şanlı ile Yasemin Mutlu başvurularına

ilişkin kararlarda ortaya konulmuştur. Buna göre başvurucuların emekli

aylıklarına yapılması gerektiğini iddia ettikleri artış oranı yönünden kanunda

öngörülen alt sınırın belirlenmesinde, SGK sigortalılarına bağlanan yaşlılık aylıklarına

yapılan artış oranları ile karşılaştırılma ölçütü yerine muadil miktar

karşılaştırması esasının getirildiği yönündeki şikâyet mülkiyet hakkı

bağlamında incelenmiştir. Buna göre 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesinde

değinilen alt sınırın belirlenmesini muadil miktar karşılaştırmasının esas

alınması şeklinde değiştiren kanuni düzenleme neticesinde başvurucu, büsbütün

emekli aylığından veya aylık miktarının belirli bir asgari standardın altına

düşmemesine ilişkin güvenceden mahrum bırakılmamaktadır. Bu çerçevede alt

sınırın belirlenmesinde, SGK sigortalılarına bağlanan yaşlılık aylıklarına

yapılan artış oranları ile karşılaştırılma ölçütü yerine muadil miktar

karşılaştırması esasının getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum da meşru

beklentisine konu olan eksik ödemelere ilişkin alacağın başvurucuya ödenmemesi

ile sınırlı bir sonuç doğurmaktadır. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi; 506 sayılı

Kanun’un geçici 20. maddesindeki düzenlemelere işaret ederek zorlayıcı

nitelikte kamu yararı amacına dayanan söz konusu düzenlemenin başvurucuyu ağır

ve tahammül edilemez bir yük altına sokmadığı, müdahalenin amacı ile

başvurucuya yüklenen külfetin orantılı olduğu ve bu bakımdan mülkiyet hakkının

ihlal edilmediği sonucuna varmıştır (Zekiye Şanlı, §§ 49-63; Yasemin

Mutlu, §§ 49-62).

25. Somut olayda da bu ilkelerden ayrılmayı gerektirir

bir durum bulunmadığından başvurucuların davalarının reddine karar verilmesinin

mülkiyet hakkının ihlaline yol açmadığı açıktır.

26. Açıklanan gerekçeyle başvurunun bu kısmının, diğer

kabul edilebilirlik nedenleri incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun

olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Başvuruya

Konu Dava Tarihi Öncesi Yaşlılık Aylıkları Yönünden Adil Yargılanma Hakkının

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

27. Başvurucular, 6111 sayılı Kanun’un 53. maddesi ile

506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesine eklenen fıkranın görülmekte olan

davalar hakkında uygulanmasının öngörüldüğünü belirtmişlerdir. Başvurucular,

söz konusu düzenlenmenin açtıkları alacak davasının dayanağı olan ve

kendilerini haklı kılan Yargıtay içtihatlarını ortadan kaldırdığını,

dolayısıyla devam eden yargı süreçlerine kanun çıkarılarak müdahale edildiğini

iddia etmişlerdir. Başvurucular bu gerekçelerle adil yargılanma, mülkiyet ve

sosyal güvenlik hakları ile ayrımcılık yasağının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

2. Değerlendirme

28. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, §16).

Başvurucular her ne kadar aynı şikâyet bağlamında ayrımcılık yasağı ile

mülkiyet ve sosyal güvenlik haklarının da ihlal edildiğini ileri sürmüş ise de

bu şikâyetin ilgili olduğu adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların

eşitliği ilkesi çerçevesinde incelenmesi uygun görülmüştür (benzer yöndeki

kararlar için bkz. Zekiye Şanlı, § 44; Yasemin Mutlu, § 44).

a. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

29. Başvurucuların silahların eşitliği ilkesinin ihlal

edildiğine ilişkin şikâyetleri açıkça dayanaktan yoksun olmayıp başka bir kabul

edilmezlik nedeni de bulunmadığından başvurunun bu kısmının kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

30. Anayasa Mahkemesi Zekiye Şanlı ile Yasemin

Mutlu başvurularında, silahların eşitliği ilkesi güvencesini

değerlendirirken kanun çıkarılması suretiyle bu güvenceye yapılan müdahalenin

yargılamanın taraflarından birinin konumunda diğer tarafa nazaran orantısız ve

açık bir dengesizlik veya dezavantaj oluşturup oluşturulmadığının tespit

edilmesi gerektiğini vurgulamış, başvuruya konu olay temelinde böyle bir

dengesizlik veya dezavantaj oluşup oluşmadığını irdelemiştir (Zekiye Şanlı,

§§ 64-86; Yasemin Mutlu, §§ 63-86).

31. Bu çerçevede yapılan değerlendirme sonucunda

başvuruya konu olaya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun içtihadının varlığı

karşısında -her ne kadar zorlayıcı bir kamu yararına dayansa da- kanun

değişikliğinin taraflar arasında yargılama başladıktan sonra gerçekleştiği ve davanın

esasına ilişkin sonucu belirlediği anlaşılmaktadır. Bu haliyle kanun

değişikliğinin başvurucu yönünden açtığı davayı sonuçsuz bir hâle getirdiği

tespit edilmiştir. Bu tespit ışığında silahların eşitliği güvencesine yönelik

müdahalenin öngörülebilir olmadığından meşru kabul edilemeyeceği, dolayısıyla

dezavantajlı hâle getirilen başvurucuya katlanılması zor külfetler yüklendiği

belirtilerek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine kanaat getirilmiştir (Zekiye

Şanlı, §§ 87, 88; Yasemin Mutlu, §§ 85, 86).

32. Somut başvuruda da Zekiye Şanlı ile Yasemin

Mutlu kararlarında açıklanan ilkelerden ayrılmayı gerektirir bir durumun

bulunmadığı anlaşıldığından başvurucuların adil yargılanma hakkı kapsamındaki

silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine karar verilmesi gerekmektedir.

C. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

33. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir...

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir.”

34. Başvurucular ihlalin tespit edilmesini istemiş ve

toplam 200.000 TL maddi ve 200.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.

35. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan ([GK], B.

No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin

nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir. Mahkeme

diğer bir kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine

getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına

geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da

işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B.No: 2016/12506,

7/11/2019).

36. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal

edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle getirmenin,

yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise

öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması, ihlale

neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan

kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların

giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması

gerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).

37. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veya

mahkemenin ihlali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı

Kanunun 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün 79. maddesinin (1)

numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili

mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme, usul hukukundaki

benzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ortadan kaldırmak amacıyla

yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderim

yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararına

bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde, usul hukukundaki

yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden

yargılama sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi

bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal

yükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı

nedeniyle yeniden yargılama kararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarını gidermek

üzere gereken işlemleri yerine getirmektir. (Mehmet Doğan, §§ 58-59; Aligül

Alkaya ve diğerleri (2), §§ 57-59, 66,67).

38. İncelenen başvuruda adil yargılanma hakkı

kapsamındaki silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği sonucuna

ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı

anlaşılmaktadır.

39. Bu durumda adil yargılanma hakkı kapsamındaki

silahların eşitliği ilkesinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden

yargılama ise bireysel başvuruya özgü düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50.

maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda yapılması gereken iş yeniden yargılama

kararı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri

gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden

ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere

Ankara 10. İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.

40. Anayasa Mahkemesi başvuruya konu dava tarihleri

sonrası yaşlılık aylıklarının artış oranları ile ilgili olarak 506 sayılı

Kanun'un geçici 20. maddesine 6111 sayılı Kanun’un 53. maddesiyle eklenen

beşinci fıkra çerçevesinde alt sınırın belirlenmesinde muadil miktar

karşılaştırmasının esas alınması yönünden yapılan şikâyetleri mülkiyet hakkı bağlamında

incelemiş ve ihlal olmadığının açık olduğu gerekçesiyle kabul edilemez

bulmuştur.

41. Buna göre adil yargılanma hakkı bağlamında yeniden

yapılacak yargılamanın konusunu başvuruya konu dava tarihleri sonrası yaşlılık

aylıkları oluşturmamaktadır. Diğer bir deyişle Anayasa Mahkemesinin ihlal

görmediği başvuruya konu dava tarihleri sonrası yaşlılık aylıkları yönünden

derece mahkemelerince yeniden yargılama yapılması mümkün olmadığından derece

mahkemelerinin söz konusu davalar açıldıktan sonraki aylıklar yönünden Anayasa

Mahkemesinin ihlal görmemesi nedeniyle bu karara dayalı olarak herhangi bir

değerlendirme yapamayacakları açıktır.

42. Anayasa Mahkemesi yapılan kanuni düzenleme ile devam

eden yargılama sürecine sonuca etkili olacak biçimde müdahale edilmesi

nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamında silahların eşitliği ilkesinin ihlal

edildiğine karar vermiştir. Buna göre başvurucuların adil yargılanma hakkı

kapsamında silahların eşitliği ilkesinin ihlalinin giderimi yönünden 6111

sayılı Kanun’un 53. maddesi ile 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesine

eklenen fıkranın devam eden davalara da uygulanmasının ihlal sonucuna yol

açtığı dikkate alınmalıdır.

43. Anayasa Mahkemesinin Zekiye Şanlı ile

Yasemin Mutlu kararlarında belirtilen ilkeler doğrultusunda, devam eden

davalara uygulanması sonucuna yol açan söz konusu kanun hükmünün yürürlüğünden

önceki hukuksal duruma göre uyuşmazlıkların çözüme kavuşturulması adil

yargılanma hakkı kapsamında silahların eşitliği ilkesinin ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılmasını sağlayabilecek uygun bir çözüm yolu olarak

görülmüştür (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Hülya Karacaoğlan ve

diğerleri, B. No: 2015/3068, 21/3/2018, §40).

44. Bu itibarla Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı

çerçevesinde yeniden yapılacak yargılamanın konusunu yalnızca başvuruya konu

dava tarihleri öncesi yaşlılık aylıkları oluşturmaktadır. Dolayısıyla adil

yargılanma hakkı kapsamında silahların eşitliği ilkesinin ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılabilmesi için ihlal görülen başvuruya konu dava

tarihleri öncesi yaşlılık aylıkları yönünden maddi tazminatın belirlenerek

ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir. Bunun için derece mahkemelerince

yapılacak iş, her dava yönünden ayrı ayrı başvurucuların dava tarihleri öncesi

hangi dönemler yönünden tazminat talebinde bulunduklarının tespit edilerek,

yapılacak çelişmeli yargılamayla ilgili kanun hükmünün yürürlüğünden önceki

duruma göre tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi ve buna

göre maddi tazminata hükmedilmesinden ibarettir.

45. İşbu ihlal kararının başvurucular tarafından açılan

davaların esasıyla ilgili herhangi bir değerlendirme içermediği

vurgulanmalıdır. Bu bağlamda her somut olayın özelliğine göre tazminatı

gerektirip gerektirmediğinin değerlendirilmesi ve miktarının belirlenmesi kural

olarak delillere ilk elden erişme imkânı bulunan derece mahkemelerinin görevine

girmektedir. Yine yukarıda da değinildiği üzere Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararının başvuruya konu dava tarihlerinden sonraki aylıklara ilişkin olmadığı

ve bu yönden yapılan şikâyetlerin ise yerinde görülmediğine ayrıca dikkati

çekmek gerekir.

46. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yeniden yargılamanın yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat

taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

47. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harcın

başvuruculara ayrı ayrı ödenmesine, 3.600 TL vekâlet ücretinin ise

başvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Başvuruya konu davaların tarihi sonrası yaşlılık

aylıkları yönünden mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaların açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Başvuruya konu davaların tarihi öncesi yaşlılık

aylıkları yönünden silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin

iddiaların KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ilkesinin İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin Anayasa'nın 36. maddesinde

güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği

ilkesinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama

yapılmak üzere Ankara 10. İş Mahkemesine (E.2011/315, K.2012/1010 ve

E.2011/313, K.2012/1008) GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucuların tazminat taleplerinin REDDİNE,

E. 294,70 TL harcın başvuruculara AYRI AYRI ÖDENMESİNE,

3.600 TL vekâlet ücretinin ise başvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 11/3/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

M. Emin KUZ

Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Raportör : Kamber Ozan TUTAL Başvurucular : 1. Nejla TEMİR 2. Gülten AHLAT Vekili : Av. Ebru TARAKÇI ÇİMEN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2018/19245, 11 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Uyuşmazlığın
  10. B. Başvurulara
  11. IV. İlgili
  12. Hukuk
  13. V. İnceleme Ve
  14. Gerekçe
  15. A. Başvuruya
  16. B. Başvuruya
  17. C. 6216 Sayılı
  18. A. 1. Başvuruya konu davaların tarihi sonrası yaşlılık
  19. B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  20. C. Kararın bir örneğinin Anayasa'nın 36. maddesinde
  21. F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların
  22. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  23. M. Emin KUZ
  24. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2018/19245
Tarih
11 Mart 2021

İlgili Kararlar

  • Erdal Sarıkaya Başvurusu (B. No: 2017/37237)
  • Yeliz Erten Başvurusu (B. No: 2020/99)
  • Metin Akdemir Başvurusu (B. No: 2017/21919)
  • İdris Baluken Başvurusu (B. No: 2020/8387)
  • Mehmet Nafiz Güniz Başvurusu (B. No: 2018/737)
  • Şenel Altan Başvurusu (B. No: 2016/4950)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.