İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Ömer Aslan Başvurusu (B. No: 2014/18842)

1.

Başvuru No2014/18842Tarih16 Nisan 2015Okuma9 dk · 1.896 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Ömer Aslan Başvurusu

Karar tarihi
16 Nisan 2015
Başvuru Numarası
2014/18842
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.896 kelime·9 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1.

Başvurucu, tutukluluğun makul süreyi aşması ve yargılamanın makul sürede

sonuçlandırılmaması nedeniyle Anayasa'nın 19. maddesinde düzenlenen kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkı ile 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talebinde bulunmuştur.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru,

21/11/2014 tarihinde Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı vasıtasıyla yapılmıştır.

Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona

sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci

Bölüm Birinci Komisyonunca 23/12/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine

karar verilmiştir.

4. Bölüm

Başkanı tarafından 26/12/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas

incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet

Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir.

5. Başvuru

konusu olay ve olgular 26/12/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir.

6. Adalet

Bakanlığının 15/1/2015 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki

kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş

sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru

formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi

ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir:

8.

Başvurucu, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında “kasten insan öldürme” suçunu işlediği iddiasıyla Bursa 5.

Sulh Ceza Mahkemesinin 18/11/2011 tarihli ve 2011/1875 sorgu sayılı kararıyla

tutuklanmıştır.

9. Adıyaman

Cumhuriyet Başsavcılığının 19/3/2012 tarihli ve E.2012/1230 sayılı

iddianamesiyle başvurucu hakkında "kasten

insan öldürme ve kasten yaralama " suçlarından cezalandırılması

istemiyle kamu davası açılmıştır.

10.

Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi, E.2012/81 sayılı dosyada 24/4/2012 tarihinde

başvurucunun tutukluluk durumunun devamına karar vererek duruşmayı 10/7/2012

tarihine bırakmıştır.

11.

Mahkemenin 11/3/2014 tarihli oturumunda başvurucunun tutukluluk halinin

devamına karar verilmiştir. Başvurucunun, tutukluluk halinin devamına ilişkin

mahkeme ara kararına karşı yaptığı itiraz, Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin

27/3/2014 tarihli ve 2014/280 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmiştir.

Başvurucu bu kararı 7/4/2014 tarihinde öğrendiğini beyan etmiştir.

12.

Başvurucu, 21/11/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda

bulunmuştur.

13.

Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi 12/2/2015 tarihli ve E.2012/81, K.2015/54

sayılı kararıyla başvurucunun kasten insan öldürme suçundan 15 yıl hapis cezası

ile cezalandırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar vermiştir.

Başvurucu anılan karara karşı temyiz kanun yoluna başvurmuş olup dava temyiz

aşamasındadır.

B. İlgili

Hukuk

14.

4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesi

şöyledir:

“(1) Kuvvetli

suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin

bulunması halinde, şüpheli veya sanık

hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi

beklenen ceza veya güvenlik tedbiri

ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.

(2) Aşağıdaki hallerde

bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.

b) Şüpheli veya sanığın davranışları;

1. Delilleri yok etme,

gizleme veya değiştirme,

2. Tanık, mağdur

veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,

Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.

(3) Aşağıdaki suçların

işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) 26.9.2004 tarihli ve

5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;

...

2. Kasten öldürme (Madde

81, 82, 83),

....”

15.

26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81. maddesi şöyledir:

“(1) Bir insanı

kasten öldüren kişi, müebbet hapis

cezası ile cezalandırılır.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

16.

Mahkemenin 16/4/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun

21/11/2014 tarihli ve 2014/18842 numaralı bireysel başvurusu incelenip gereği

düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

17.

Başvurucu, tutukluluğun makul süreyi aştığını, 3 yıldır tutuklu olduğunu, suç

vasfının değişme ihtimali bulunduğunu ve yargılamanın makul sürede

sonuçlandırılmadığını belirterek Anayasa'nın 19. ve 36. maddelerinde güvence

altına alınan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş, tahliye ve tazminat

talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

18.

Başvurucunun, tutukluluğun makul süreyi aştığı yönündeki şikâyetinin

Anayasa’nın 19. maddesinde düzenlenen kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı, makul

sürede yargılanma hakkının ihlali yönündeki şikâyetinin ise 36. maddesinde

düzenlenen adil yargılanma hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği sonucuna

varılmıştır.

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

a. Tutukluluğun

Makul Süreyi Aştığı İddiası

19.

Başvurucu, tutukluluğun makul süreyi aştığını ileri sürmüştür.

20.

30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama

Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru

usulü” kenar başlıklı 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği

tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren

otuz gün içinde yapılması gerekir. …”.

21. Anayasa

Mahkemesi İçtüzüğü’nün “Başvuru süresi ve mazeret” kenar başlıklı 64. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

“Bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği

tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren

otuz gün içinde yapılması gerekir.”

22.

Bireysel başvurunun kabul edilebilirlik koşullarından olan başvuru süresine

riayet edilmesi şartı, bireysel başvuru incelemesinin her aşamasında resen

nazara alınması gereken bir başvuru koşuludur (Taner Kurban, B. No: 2013/1582, 7/11/2013, § 19).

23.

Yukarıda belirtilen hükümler uyarınca bireysel başvurunun, başvuru yollarının

tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren

otuz gün içinde yapılması gerekmektedir. Bu yönüyle başvuru yollarının

tüketilmesi ve başvuru süresine ilişkin koşullar arasında yakın bir bağlantı

bulunmaktadır. Ancak belirtilen hükümlerde yer verilen olağan başvuru yolları

ibaresinin, başvurucunun şikâyetleri açısından makul bir başarı şansı

sunabilecek ve bir çözüm sağlayabilecek nitelikte, kullanılabilir ve etkili

başvuru yolları olarak anlaşılması gerekir. Olağan başvuru yollarının tamamının

tüketilmesi ibaresinin katı bir şekilde yorumlanması, bir takım başvurular

açısından bireysel başvurunun amacıyla bağdaşmayan neticelere yol

açabilecektir. Bu nedenle, olayın özel şartları içinde etkisiz ve yetersiz olan

bir kanun yolunun tüketilmesi şartı aranmaksızın, her bir başvuru yolunun somut

başvurular açısından etkili olup olmadığının münferiden denetlenmesi

gerekmektedir (Taner

Kurban, B. No: 2013/1582, 7/11/2013, § 20).

24. Devam

eden tutukluluğun hukuka aykırı olduğu iddiasıyla yapılan bireysel başvurularda

şikâyetlerin temel amacı, tutukluluğun hukuka aykırı olduğunun ya da devamını

haklı kılan sebep veya sebeplerin bulunmadığının tespitidir. Bu tespit

yapıldığı takdirde buna bağlı olarak ilgilinin tutukluluk halinin devamına

gerekçe olarak gösterilen hukuki sebeplerin varlığı sona erecek ve böylece

kişinin serbest kalmasının yolu açılabilecektir. Bu amaçla yapılan bir

başvuruda, itiraz kanun yolunda çekişmeli yargılama ve/veya silahların eşitliği

gibi ilkelere uygun olarak bir inceleme yapılıp yapılmadığı da dikkate

alınacaktır. Dolayısıyla belirtilen nedenlerle ve serbest bırakılmayı temin

edebilecek bir karar alma amacıyla yapılacak bireysel başvuruların, olağan

kanun yolları tüketilmek şartıyla, tutukluluk hali devam ettiği sürece yapılabilmesi

mümkündür (Korcan Pulatsü, B.

No: 2012/726, 2/7/2013, § 30).

25. Somut

olayda başvurucu isnat edilen suç nedeniyle 18/11/2011 tarihinde

tutuklanmıştır. Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 11/3/2014 tarihinde

başvurucunun tutukluluk halinin devamına karar vermiştir. Başvurucunun bu

karara karşı yaptığı itiraz, Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/3/2014

tarihli kararıyla reddedilmiştir. Başvurucu, ret kararını 7/4/2014 tarihinde

öğrendiğini beyan etmiştir.

26. Bu

belirlemeler karşısında, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine

ilişkin şikayeti içeren bireysel başvurunun, Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesi

kararının öğrenilme tarihi olan 7/4/2014 tarihinden itibaren otuz gün içinde

yapılması gerekirken 21/11/2014 tarihinde yapılan bireysel başvuruda süre aşımı

olduğu sonucuna varılmıştır.

27.

Açıklanan nedenlerle, başvurunun tutukluluk süresinin makul olmadığı iddiasına

ilişkin kısmının “süre aşımı”

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekmiştir.

b. Yargılamanın

Makul Sürede Sonuçlandırılmadığı İddiası

28.

Başvurucunun, yargılamanın makul süreyi aştığına ilişkin şikâyeti açıkça

dayanaktan yoksun değildir. Ayrıca başka bir kabul edilemezlik nedeni de

bulunmadığı için başvurucunun bu şikâyetine ilişkin kısmının kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas

Yönünden

29.

Başvurucu, hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturmanın makul süre içinde

sonuçlandırılmaması nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

iddia etmiştir.

30. Anayasa

ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) ortak koruma alanı dışında

kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi mümkün olmayıp (Onurhan Solmaz,

B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesi (AİHM) kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somut

görünümleri olan alt ilke ve haklar, esasen Anayasa’nın 36. maddesinde yer

verilen adil yargılanma hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de

Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, ilgili

hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle,

Sözleşme’nin lafzî içeriğinde yer alan ve AİHM

içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve haklara,

Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun dayanağını

oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca

adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca davaların en az giderle

ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğunu belirten

Anayasa’nın 141. maddesinin de, Anayasa’nın bütünselliği ilkesi gereği, makul

sürede yargılanma hakkının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması

gerektiği açıktır (Güher Ergun ve Diğerleri,

B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).

31. Davanın

karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların

yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun davanın hızla

sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir davanın

süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması gereken

kriterlerdir (Güher Ergun ve Diğerleri,

B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41- 45).

32.

Anayasa’nın 36. ve Sözleşme’nin 6. maddeleri uyarınca kişilere, medeni hak ve

yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıkların yanı sıra, cezai alanda yöneltilen suç

isnatlarının makul sürede karara bağlanmasını talep hakkı tanınmıştır. Suç

isnadı, bir kişiye suç işlediği iddiasının yetkili makamlar tarafından

bildirilmesi olup, kişiye cezai alanda yöneltilen iddianın suç isnadı

niteliğinde olup olmadığının tespitinde; iddia olunan suçun pozitif

düzenlemelerdeki tasnifinin, suçun gerçek niteliğinin, suç için öngörülen

cezanın niteliği ile ağırlığının değerlendirilmesi gerekir. Ancak isnat olunan

fiil, ceza kanunlarında suç olarak nitelendirilmiş ve yargılama aşamasında ceza

hukukunun kuralları uygulanmış ise, ayrıca bir uygulanabilirlik incelemesi

yapılmaksızın, adil yargılanma hakkının kapsamına girdiği kabul edilecektir (B.E, B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 31).

33. Başvuru

konusu olayda, başvurucu hakkında, kasten insan öldürme suçundan soruşturma

başlatılmıştır. Başvurucu hakkında isnat olunan suç 5237 sayılı Kanun’un 81.

maddesinde hapis cezasını gerektirir şekilde tanımlanmıştır. Bu çerçevede

başvurucu hakkındaki suç isnadına dayalı yargılamanın Anayasa’nın 36.

maddesinin güvence kapsamına girdiği konusunda kuşku bulunmamaktadır (B.E, B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 32).

34. Cezai

alanda yöneltilen suç isnatları ile ilgili uyuşmazlıklara ilişkin makul süre

değerlendirmesinde, sürenin başlangıcı kural olarak, kişiye bir suç işlediği

iddiasının yetkili makamlar tarafından bildirildiği veya isnattan ilk olarak

etkilendiği arama veya gözaltı gibi tedbirlerin uygulandığı an olup, somut

başvuru açısından bu tarih, başvurucunun bahse konu suç kapsamında tutuklandığı

ve böylece isnattan haber olduğu anlaşılan 18/11/2011 tarihidir. Sürenin bitiş

tarihi ise, suç isnadına ilişkin nihai kararın verildiği tarihtir. Ancak devam

eden yargılamalara ilişkin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

iddiasını içeren başvuruların yargılama faaliyetinin devamı sırasında da

yapılabilmesi olanağı bulunduğundan, değerlendirmeye esas alınacak sürenin

bitiş anı bireysel başvurunun karara bağlandığı tarihtir (Güher Ergun ve Diğerleri, B. No: 2012/13,

2/7/2013, § 52; B.E, B. No: 2012/625,

9/1/2014, § 34). Bu kapsamda, somut yargılama faaliyeti açısından sürenin bitiş

tarihinin, bireysel başvurunun karara bağlandığı tarihi olan 16/4/2015 tarihi

olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla başvurucuya bir suçun isnat edildiği

18/11/2011 tarihi ile bireysel başvurunun karara bağlandığı tarih arasında

geçen süre yaklaşık 3 yıl 5 aydır.

35.

Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinde, yargılamanın konusunun

kasten insan öldürme ve yaralama suçlarına ilişkin olduğu, başvurucu ile

birlikte toplam 12 sanığın yargılandığı, 19/3/2012 tarihinde açılan davada

toplam 41 duruşma yapıldığı, duruşmaların genel olarak ifadelerin alınması ve

bilirkişi raporunun alınması için ertelendiği, 12/2/2015 tarihli duruşmada

başvurucunun kasten insan öldürme suçundan 15 yıl hapis cezası ile

cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın temyiz aşamasında olduğu

görülmüştür.

36. Sonuç

olarak, soruşturma ve yargılama safhaları birlikte değerlendirildiğinde,

yargılama faaliyetlerinde hareketsiz kalınan bir dönemin bulunmadığı, yargı

mercilerine atfedilebilecek bir kusurun olmadığı ve gerekli özenin gösterildiği

görülmüştür.

37.

Yargılama süresinin makul olup olmadığının değerlendirilmesinde göz önünde

bulundurulması gereken davadaki sanık sayısı, davanın karmaşıklığı, atılı

suçların vasıf ve mahiyeti, söz konusu suçlar için öngörülen cezaların miktarı

gibi unsurlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde somut başvuru bakımından

yargılama süresinin makul olduğu görülmektedir.

38.

Açıklanan nedenlerle, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal

edilmediğine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1. Tutukluluk süresinin makul olmadığı

yönündeki iddiasının “süre aşımı”

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Yargılamanın makul sürede

sonuçlandırılmadığı yönündeki iddiasının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

SONUÇ / HÜKÜM

B. Yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmadığı iddiası yönünden

Anayasa’nın 36. maddesinin İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına,

16/4/2015 tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Alparslan ALTAN Üyeler : Recep KÖMÜRCÜ Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL Raportör : Şükrü DURMUŞ Başvurucu : Ömer ASLAN Vekili : Av. Ali COŞKUN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/18842, 16 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. V. Hüküm
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/18842
Tarih
16 Nisan 2015

İlgili Kararlar

  • Mustafa Gürkan Başvurusu (B. No: 2013/7304)
  • Targan Tolga Yungul Başvurusu (B. No: 2013/1386)
  • Nihat Özdemir Başvurusu (B. No: 2013/1997)
  • Yusuf Karabaş Başvurusu (B. No: 2013/1615)
  • M.g. Başvurusu (B. No: 2013/1847)
  • Ali Öksüz Başvurusu (B. No: 2013/6385)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.