İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Osman Rahmi Ofluoğlu Başvurusu (B. No: 2014/10115)

1. Başvuru, davalı sıfatına sahip olunan bir tazminat davasında

Başvuru No2014/10115Tarih19 Şubat 2019Okuma11 dk · 2.138 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Osman Rahmi Ofluoğlu Başvurusu

Karar tarihi
19 Şubat 2019
Başvuru Numarası
2014/10115
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.138 kelime·11 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, davalı sıfatına sahip olunan bir tazminat davasında

mahkemece gerekli araştırmaların yapılmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının

ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 13/6/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. 1947 doğumlu olan başvurucu, olay tarihinde avukat olarak

görev yapmaktadır. Başvurucu,vekil

sıfatı ile takip etmekte olduğu karşılıksız çek keşide etmek davası ile ilgili

olarak davaya bakan İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi M.S.yi (Hâkim) Bakanlığa şikâyet etmiş ve bu şikâyete

ilişkin dilekçesini kendisinin yöneticisi olduğu www.mahkemekararlari.wordpress.com alan

adına sahip internet sitesinde yayımlamıştır. 3/3/2010 tarihli şikâyet

dilekçesi şu şekildedir:

"ADALET BAKANLIĞI

CEZA İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

ANKARA

...

Konu : İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi ...'nın

... karşılıksız çek davalarındaki taraflı davranışı nedeniyle hakkında şikayet.

Açıklamalar ;

1- İstanbul 1. Asliye

Ceza hakimi .. yeni çek yasasımn uygulaması konusunda taraflı davranmaktadır.

Görülmekte olan ... esas sayılı dosyamızda savunma avukatının savunmasını,

savcının beraat talebini ciddiye almaksızın hakim ceza

vermiştir ve avukata hitaben şöyle demiştir:

-Ben böyleyim, ceza veriyorum.

Hakimin savunmaya meydan okurcasına kullandığı bu ifadeler bizde hakimin

tarafsızlığı konusunda şüpheler uyandırmıştır.

2- Avukat savunmasında

özet olarak suç konusu çekin erken ibraz edildiğini, 5941 sayılı yasanın 5/1 maddesine

göre çeklerin erken ibrazı halinde karşılıksız çek suçunun oluşmayacağını,

sanığın çek hesabı sahibi şirketin ortağı ve yönetim organı üyesi olmadığı,

suça konu çeki vekaleten imzaladığı nedenleri ile beraat talep etmiştir.

3- Şikayetçi olduğumuz hakim 5941 sayılı yasanı 2. maddesini uygularken istisnasız

herkese güvenlik tedbiri olarak yurt dışı çıkış yasağına hükmetmektedir.

Şikayetimiz: Hakim bakmakta olduğu çek davalarında tarafsız değildir. Yasanın amir

hükümlerini, yasa koyucunun amacını gözardı ederek

istinasız herkese ceza verdiği gibi, cezaların kişiselliği ilkesini hiçe

sayarak 5941 sayılı yasanın geçici 2. maddesine göre taahhütname veren herkese

yurt dışı çıkış yasağına hükmetmesi taraflı davranışının apaçık kanıtlarıdır.

Hakim ...’nın kendisinin alacaklı çek mağduru olup

olmadığı, 1. derece yakınlarından alacaklı çek mağdurlanma

bulunup bulunmadığının araştırılmasını ve hakimin disiplin cezası ile

cezalandırılmasını şikayet yolu ile talep ediyorum. 03.03.2010"

9. Bu dilekçenin internet sitesinde yayımı sonrasında anılan

sitede aşağıdaki yorumlar yapılmıştır:

"iyi olmuş ama bakanlık bu hakimden daha beter değilmi erken

ibraz konusunda bir tane kararı temyiz etmedi bizim kesik cezada temyiz

hakkımız yok demekki hakimler iktidarın görüşüne

paralel karar veriyor akp yargı el ele...

Yorum yapan yılmaz—Mart 3, 2010 @ 9:51

Kararı Adalet Bakanlığı vermeyecek, HSYK verecek.. Bakanlık sadece soruşturmayı yapacak. Hakimin

aleyhinde soruşturma yapılmış olması bile yeterli..

Ama daha çoğu da olabilir. İddiamız ciddi ve hukuki temeli var. Hakim sıradan, herkese yurt dışı yasağı koyuyor. Buna ilave

olarak herkese ceza veriyor.

Yorum yapan rahmiofluoglu

— Mart 3, 2010 @ 11:40

Rahmi bey şikayetiniz

için çok sevindim. Sizin hakimi şikayetinize canı

gönülden destek veriyorum. Bir sürü masum iş adamımızın hakkını yedi onlara

çocuklarına ailelerine annelerine zulm etti. Bu ve

buna benzer tüm hakimlerin cezalandırılması gerekir. Kimbilir

ne kadar çok insanın canını yaktı hakkını yedi.

Adalet en az içindir. Kanun adamlarının

kendilerini yenilemeleri ve geliştirmeleri gerekir.

Bu satten sonra

bütün keyfe keder hareket eden YASAYI dikkate almayan kusur ilkesini yok sayan hukuk

adamlarını şikayet etmek en büyük görevimizdir.

Yorum yapan su — Mart 3, 2010 @ 9:20

insanlık ayıbı olan borca hapis cezasına karşı verdiği mücadelede, üstelik,

bizle aynı safta olduğunu belirten bir gurubun hakaretlerine rağmen üstün

gayret ve çaba gösteren Sn Rahmi OFLUOĞLU’NA

emeklerinden dolayı taktir ve şükranlarımı sunuyorum.

Bir gün bu ceza kalktığında, sürece yaptığı

olumlu katkılardan dolayı mağdurlar bu ismi herzaman

şükranla anacaklardır.

Yorum yapan a.b. —

Mart 3, 2010 @ 3:09

aynı kanun bu kadar zıt uygulanabiliyor ve bunada

adalet hukuk hakimin yorumu yada herne ise ne denirse

densin bu kadar basit olamaz olmamalı kanun yoruma açıktır da bu kadar açık

nasıl oluyor kanunların önemi kalmıyor şansınıza hangi asliye cezaya düştüğünüz

ve ordaki hakimin zihniyeti kanunların önüne geçiyor

evet reform gerekiyor ama uygulayıcıları bu reformda nereye koyacağız önemli

olan o

Yorum yapan elif — Mart 3, 2010 @ 9:30

Yasalar farklı uygulanamaz, farklı yorumlar

akademik tartışmalarda olur

Yasaların yoruma tabi olması doğru

anlaşılmalı. Yasalar yorumlanır ama farklı uygulama olmaz. Bütün dünyada üst

mahkemeler uygulamadaki birliği sağlar.

Bu olayda en enterasan

olan beraat isteyen savcının yasayı bilmeden körleme

doğru yapması. Hakim ve savcılarımızın okuma firsatı

ve de alışkanlığı yok..5941 yürürlüğe girdiği ilk

günlerde önce eften püften nedenlerle ertelemeler yaptılar. Neden? Yargıtay bir

karar verir diye beklediler. Sonra beklenen kararın Yargıtay’dan gelmeyeceği

anlaşılınca şaşkına döndüler. Kolaycılar, İçtihat tapınmacılığı

hakim.. Bağımsız ve tarafsız bir yargıç olup

uygulamaya katkı sağlamak yerine içtihat bekliyorlar..

Yorum yapan rahmiofluoglu

— Mart 4, 2010 @ 7:17

bu konuda rahmi beye yürekten katılıyorum

ayrıca yargıda yaşanan yoğunluğun, kilitlenmelerin, zaman aşımlarının altında

yatan en büyük sebebin bu kolaycılık anlayışının benimsenmesinden

kaynaklandığını düşünüyorum

Yorum yapan a.b. —

Mart 4, 2010 @ 11:20 "

10. Bu yazı ve yorumlara dayanarak Hâkimin başvurucu hakkında

yaptığı şikâyet üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan

soruşturmada başvurucunun hakaret suçundan cezalandırılması istemiyle 27/4/2011

tarihli iddianame düzenlenmiştir.

11. Bu iddianamenin kabulü üzerine açılan davaya bakan (kapatılan)

İstanbul 5. Sulh Ceza Mahkemesi 10/10/2012 tarihinde 2/7/2012 tarihli ve 6352

sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda

Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve

Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 1. maddesindeki düzenlemeyi

dayanak alarak başvurucu hakkındaki kovuşturmanın ertelenmesine karar

vermiştir.

12. Duruşma tutanaklarına göre başvurucu bu yargılama esnasında;

Hâkimi tanımadığı, Bakanlığa böyle bir dilekçe verdiğini hatırlamadığı,

internette yayımlanan dilekçeyi kendisinin yayımlamadığı, dilekçenin kendi

bilgisi dışında büro çalışanları tarafından yayımlanmış olabileceği, internet

sitesindeki yorumların hangi yazıya ait olduğu ve kime karşı yapıldığının belli

olmadığı ve Hâkimin talebi üzerine yazının yayından kaldırıldığı yönünde

savunmada bulunmuştur. Başvurucu bununla birlikte dilekçe içeriğini

savunduğunu, Hâkim'in bütün çek dosyalarında yurt dışı çıkış yasağı

uyguladığını, şikâyet dilekçesinden sonra bir daha yurt dışı çıkış yasağı

kararı vermediğini, eski verdiği yurt dışı çıkış yasaklarını kendisinin bir

müvekkili dışında kaldırdığını, kendisi müvekkili tarafından Hâkim'in talebiyle

azledilince bu kişiyle ilgili yurt dışı çıkış yasağının da kaldırıldığını

belirtmiştir. Başvuru ayrıca şikâyet dilekçesindeki iddiaların gerçekliğinin

anlaşılabilmesi için Hâkim'in görev yaptığı mahkemedeki yirmi dosyanın

incelenmesini istemiştir. Ancak bu inceleme talebi (kapatılan) İstanbul 5. Sulh

Ceza Mahkemesi tarafından bu incelemenin dava dosyasına bir katkı sağlamayacağı

gerekçesiyle reddedilmiştir.

13. Hâkim bu davadan ayrı olarak internet sitesinde de

yayımlanan şikâyet dilekçesinde ve bu dilekçeyle ilgili yorumlarda kullanılan

ifadeler nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığından bahisle manevi

tazminat davası açmıştır.

14. Davayı gören İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesindeki

yargılama esnasında (kapatılan) İstanbul 5. Sulh Ceza Mahkemesindeki

yargılamanın sonucu beklenmiştir. Mahkeme ayrıca internet sitesinden silinen

yazı ve yorumlar yönünden bilirkişi incelemesi yaptırmıştır. Bilirkişi

raporunda, dava konusu dilekçenin internet sitesinin yöneticisi tarafından

silindiğinin internet sayfasında ifade edildiği belirtilmiş; bu konu ile

bağlantılı olabilecek yazı ve yorumların internet çıktıları Mahkemeye

sunulmuştur. Mahkemenin gerekçeli kararındaki bilgilere göre başvurucu, Hâkimi

Bakanlığa şikâyet ettiğini kabul etmiştir. Mahkeme (kapatılan) İstanbul 5. Sulh

Ceza Mahkemesindeki yargılamada başvurucu hakkındaki kovuşturmanın

ertelenmesine karar verildikten sonra 12/02/2013 tarihli kararında aşağıdaki

gerekçelerle davayı kabul etmiş ve başvurucu aleyhine 5.000 TL manevi tazminata

hükmetmiştir:

"...Bilirkişi tarafından 13/09/2011

havale tarihli rapor ile, dava konusu olayın internet web sayfasının admini tarafından silindiğinin web sayfasında ifade

edildiğini, bu konu ile bağlantılı olabilecek yazı ve yorumların internet

çıktılarının word belgesine aktarılmış haldeki

yorumların çıkartılmış olduğu anlaşılmıştır.

Davacının İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesi

Hakimi olarak görevini ifa ederken mahkemesinde açılmış bulunan karşılıksız çek

keşide etmek suçundan verdiği mahkumiyet kararı ve sanığa yurt dışı çıkış

yasağı uygulaması sebebiyle sanık vekili olan davalı avukatın mahkeme hakimi

davacının bu kararı sebebiyle hakimi Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel

Müdürlüğü'ne şikayet ettiği, şikayet hakkı anayasal bir hak olmakla birlikte

şikayet dilekçesini 03/03/2010 tarihinde internette

www.mahkemekararlari.wordpress.com adlı internet sitesinde 'hakimi şikayet

ettik' başlıklı yazı yazdığı, hakimi şikayetine ilişkin şikayet dilekçesini

aynen internet sitesine koyduğu, davacının 'Ben böyleyim, ceza veririm tavrını

sergileyen, savunmaya meydan okurcasına davranan, çek davalarında tarafsız olmayan,

içtihat tapınmacılığı yapan, okumayan, eften püften

nedenlerle erteleme yapan, şaşkına dönen, kolaycı' hakim olduğuna ilişkin

sözlerle küçük düşürüldüğü, Adalet Bakanlığı'na şikayet edildiği ifşa edilmek

suretiyle davacıyı rencide edici yorumlar yazılmasına sebebiyet verdiği,

davalının internet sitesinde yayınlanan ve bir ay sonra kaldırılan yazı ve

davacı ile ilgili Adalet Bakanlığı'na yapılan şikayet dilekçesinin aynen

internet sitesinde yayınlanmış olması sebebiyle tüm bu eylemlerin davacının kişilik

haklarına hukuka aykırı saldırı niteliğinde olduğu, manevi tazminat talep

koşullarının oluştuğu sabit olduğundan, davanın kabulüne karar vermek

gerekmiştir."

15. Başvurucunun temyizi üzerine karar Yargıtay 4. Hukuk

Dairesince 7/4/2014 tarihinde onanmıştır. Onama kararı başvurucuya 15/5/2014

tarihinde tebliğ edilmiştir.

16. Başvurucu 13/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

17. 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun

"İlke" kenar başlıklı

24. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Hukuka aykırı olarak kişilik

hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını

isteyebilir.”

18. 4721 sayılı Kanun’un "Davalar"

kenar başlıklı 25. maddesinin üçüncü fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Davacının, maddî ve manevî

tazminat...istemde bulunma hakkı saklıdır."

V. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 19/2/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

ve Bakanlık Görüşü

20. Başvurucu;

i. Hakim'in şikâyet

dilekçesinin internette yayımlanmasından sonra tutumunu değiştirdiğini ve

koyduğu yurt dışı çıkış yasaklarını talep hâlinde kaldırmaya başladığını, yeni

verilen taahhütlerde yurt dışı çıkış yasağı koymamaya başladığını ve erken

ibraz edilen veya vekiller tarafından imzalanan çeklerde beraat kararı vermeye

başladığını belirtmiştir. Başvurucunun iddiasına göre Hâkim şikâyet

dilekçesinden sonra bir istisna hariç herkesin yurt dışı çıkış yasağını

kaldırmıştır, bu istisna da başvurucunun bir müvekkilidir. Başvurucu, Hâkim'in

kendi müvekkilinin yurt dışı çıkış yasağını kaldırmayı kendisinin azledilmesi

şartına bağladığını ve bunu müvekkiline sözlü olarak bildirdiğini nitekim

müvekkili kendisini azlettikten sonra aynı gün müvekkiline ilişkin yurt dışı

çıkış yasağının da Hâkim tarafından kaldırıldığını ileri sürmüştür. Başvurucu

bu bağlamda derece mahkemelerindeki yargılamalar esnasında ispat hakkını

kullanma imkânı olsaydı bu iddialarını kanıtlayabileceğini belirtmiştir.

ii. Davanın bütün safahatlarında gerçeğin araştırılmasını talep

etmesine rağmen Hâkim'e isnat edilen olayların gerçek olup olmadığının

araştırılmaması nedeniyle kendisine ispat hakkı tanınmadığını, ayrıca bilirkişi

tarafından belgelerin aslına ulaşılamamasına karşın dosyada mevcut fotokopilere

dayalı olarak karar verildiğini ve bu nedenlerle de adil yargılanma hakkının

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

iii. Bu iddialardan ayrı olarak herhangi bir gerekçe ileri

sürmeksizin soyut olarak Anayasa'nın 2., 25., 26., 27., 28. maddelerinde

düzenlenen haklarının da ihlal edildiğine de karar verilmesini istemiştir.

B. Değerlendirme

21. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvuru konusu olayın bir kişinin kullanmış

olduğu bazı sözler nedeniyle tazminat ödemek durumunda kalmış olması nedeniyle

ifade özgürlüğü ile bir ilişkisi varsa da başvurucu, iddialarını ifade

özgürlüğü temelinde ileri sürmemiştir.

22. Başvurucu, bilirkişi tarafından belgelerin (internet

sitesinde yayımlanan şikâyet dilekçesi ve bu dilekçe üzerine yapılan yorumlar)

aslına ulaşılamamasına karşın dosyada mevcut fotokopilere dayalı olarak karar

verildiğini iddia etmiş olmakla birlikte gerek derece mahkemeleri önündeki

yargılamaların kimi aşamalarında (bkz. § 14) gerekse Anayasa Mahkemesine

sunduğu başvuru dilekçesinde (bkz. § 21) şikâyet dilekçesinin kendisi

tarafından verildiğini kabul etmiştir. Bu nedenle başvurucunun fotokopilere

dayalı olarak karar verildiği yönündeki iddialarının ayrıca incelenmesine gerek

görülmemiştir. Başvurucu diğer iddialarında esas olarak ispat külfeti konusunda

dezavantajlı konuma düşürüldüğünü iddia ettiğinden başvuru adil yargılanma

hakkı kapsamında güvence altında olan hakkaniyete uygun yargılanma hakkı

çerçevesinde silahların eşitliği ilkesi yönünden ele alınmıştır (Mehmet Yılmaz (2) B. No: 2015/8533,

14/11/2018, § 27).

23. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 47. maddesinin (3) ve 48.

maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları uyarınca bireysel başvuruda, kamu

gücünün neden olduğu iddia edilen ihlale dair olayların tarih sırasına göre

özeti yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki hakların ne şekilde ihlal

edildiği, buna ilişkin gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (Veli Özdemir, B.

No: 2013/276, 9/1/2014, §§ 19, 20).

24. Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurularda başvuru

formu titizlikle doldurulmalı, ihlal iddiasının dayanağı olan tüm olaylar

gösterilmeli, başvuruyu aydınlatacak ve hükmün esasını etkileyecek argümanları

destekleyici tüm belgeler başvuru dilekçesine eklenmelidir. Bir belge elde

edilememişse bunun da nedenleri açıklanmalıdır (Musa Yılmaz Acar, B. No: 2013/1664, 16/7/2014, § 42).

25. Somut olayda başvurucu; gerçeğin araştırılması bakımından

başvuruya konu İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesindeki yargılamanın hangi

aşamasında ne tür taleplerde bulunduğu ve Mahkemenin bu taleplerini ne şekilde

değerlendirdiği konusunda herhangi bir açıklamada bulunmamıştır.

26. Bu durumda ihlal iddiasına ilişkin delillerini sunma, temel

hak ve özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin açıklamalarda bulunma yönündeki

yükümlülüğünü yerine getirmeyen başvurucu tarafından ileri sürülen iddiaların

temellendirilemediği sonucuna ulaşılmıştır.

27. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

28. Serruh KALELİ bu sonuca;

başvurucunun iddialarının, mahkemelerce delillerin değerlendirilmesi ve hukuk

kurallarının yorumlanmasına ilişkin olduğu dikkate alındığında kanun yolu

şikâyeti niteliğinde olduğu yönünde farklı gerekçeyle katılmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkı kapsamında silahların eşitliği

ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

19/2/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Serruh KALELİ

Kadir ÖZKAYA

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Recep KAPLAN

Başvurucu

:

Osman Rahmi

OFLUOĞLU

Vekili : Av. Refik Çağlar DİLBER

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/10115, 19 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. "Adalet Bakanlığı
  7. Ceza İşleri Genel Müdürlüğü
  8. Ankara
  9. IV. İlgili Hukuk
  10. V. İnceleme Ve Gerekçe
  11. A. Başvurucunun İddiaları
  12. B. Değerlendirme
  13. A. Adil yargılanma hakkı kapsamında silahların eşitliği
  14. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  15. Özgüldür
  16. Hakyemez
  17. Ofluoğlu
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/10115
Tarih
19 Şubat 2019

İlgili Kararlar

  • Cemal Ataş Başvurusu (B. No: 2015/5117)
  • Ali Yüksel Başvurusu (B. No: 2016/55970)
  • Fethullah Akgül Başvurusu (B. No: 2015/634)
  • Burhan Çakır Başvurusu (B. No: 2016/14260)
  • Alaattin Sadık Başvurusu (B. No: 2015/16748)
  • Osman Aslan Başvurusu (B. No: 2016/11872)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.