İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Peri Kırık Başvurusu (B. No: 2015/19795)

1. Başvuru, sınır dışı edilme kararı nedeniyle aile hayatına

Başvuru No2015/19795Tarih9 Ocak 2019Okuma13 dk · 2.635 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Peri Kırık Başvurusu

Karar tarihi
9 Ocak 2019
Başvuru Numarası
2015/19795
R.G. Tarih ve Sayı
31/1/2019-30672
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.635 kelime·13 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, sınır dışı edilme kararı nedeniyle aile hayatına

saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 21/12/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, başvuru hakkında görüş sunulmayacağını

bildirmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Başvurucu 1/8/1971 tarihinde doğmuş olup Azerbaycan

Cumhuriyeti vatandaşıdır.

9. 9/2/2011 tarihinde başvurucunun Türkiye'ye yasal olmayan

yollardan giriş yaptığı tespit edilmiş ve 9/3/2011 tarihli işlemle başvurucu

hakkında beş yıl süreyle yurda giriş yasağı kararı alınmıştır. Başvurucu aynı

tarihte Iğdır Dilucu Kara Hudut kapısından çıkış yaparak Türkiye'den

ayrılmıştır.

10. Bununla birlikte başvurucu 2011 yılında tekrar yasal olmayan

yollardan Türkiye'ye gelmiştir. Başvurucu da bireysel başvuru formunda 2011

yılında yasa dışı şekilde Türkiye'ye geldiğini ve kaçak olarak yaşadığını beyan

etmiştir.

11. Başvurucunun Azeri uyruklu, 2/12/1992 doğumlu bir kızı

vardır. Başvurucu ve kızının 2011 yılından önce Azerbaycan'da yaşadıkları

bireysel başvuru formunda bildirilmiştir. Başvurucunun kızı 2014 yılında bir

Türk vatandaşıyla evlenmiştir. Başvurucu,kızının

eşinden şiddet gördüğünü beyan ederek İstanbul Esentepe Polis Merkezine

29/4/2015 tarihinde müracaat etmiş ve bu konuyla ilgili yürütülen işlemler

sırasında başvurucunun ülkede usule uygun olmayan şekilde bulunduğu tespit

edilmiştir. Ayrıca başvurucu polis merkezinde alınan ifadesinde; pasaportunu

2012 yılında kaybettiğini, yeniden pasaport almak için herhangi bir girişimde

bulunmadığını beyan etmiştir.

12. Bunun üzerine 30/4/2015 tarihinde başvurucunun sınır dışı

edilmesine ve bu amaçla bir ay süreyle idari gözetim altına alınmasına karar

verilmiştir.

13. Başvurucu sınır dışı işlemine karşı İstanbul 1. İdare

Mahkemesinde (Mahkeme) iptal davası açmıştır. Başvurucu dava dilekçesinde; 2006

yılında bir Türk vatandaşıyla evlendiğini, ancak eşinin vefat ettiğini,

yıllardır Türkiye'de yaşadığını, burada kurulu düzeninin bulunduğunu

belirtmiştir. Başvurucu ayrıca kızının boşanma sürecinde olmasından dolayı

kızıyla birlikte yaşadığını, eşinden şiddet görme ihtimali nedeniyle birlikte

kalmalarının hayati önem taşıdığını ileri sürmüştür.

14. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nde (UYAP) yapılan

araştırma sonucunda başvurucunun kızının 1/6/2014 tarihinde bir Türk

vatandaşıyla evlenmiş olduğu, çocuğunun bulunmadığı, 30/4/2015 tarihinde

boşanma davası açtığı, 14/12/2017 tarihinde tarafların boşanmalarına karar

verildiği ve kararın istinaf yoluna gidilmeksizin kesinleştiği tespit

edilmiştir.

15. Mahkemenin 29/9/2015 tarihli kesin kararıyla dava

reddedilmiştir. Kararda, yasa dışı şekilde ülkeye giriş yapması nedeniyle

hakkında beş yıl süreyle tahdit kaydı konulan ve bu süre içinde yine yasa dışı

yollardan ülkeye giriş yaptığı sabit olan başvurucunun sınır dışı edilmesine

ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesine yer verilmiştir.

16. Bu karar 20/11/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

17. Başvurucu 21/12/2015 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

18. 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası

Koruma Kanunu’nun “Sınır dışı etme”

kenar başlıklı 52. maddesi şöyledir:

“Yabancılar,

sınır dışı etme kararıyla, menşe ülkesine veya transit gideceği ülkeye ya da

üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilebilir.”

19. 6458 sayılı Kanun’un olay tarihinde yürürlükte olan hâliyle

“Sınır dışı etme kararı” kenar

başlıklı 53. maddesi şöyledir:

“(1)

Sınır dışı etme kararı, Genel Müdürlüğün talimatı üzerine veya resen

valiliklerce alınır.

(2)

Karar, gerekçeleriyle birlikte hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıya

veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Hakkında sınır dışı etme

kararı alınan yabancı, bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya

yasal temsilcisi, kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında

bilgilendirilir.

(3)

Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı,

kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde idare mahkemesine başvurabilir.

Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu

bildirir. Mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır.

Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklı

kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde

yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.”

20. 6458 sayılı Kanun’un "Sınır

dışı etme kararı alınacaklar" kenar başlıklı 54. maddesinin

ilgili kısmı şöyledir:

“(1)

Aşağıda sayılan yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınır:

...

h) Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den

yasal çıkış hükümlerini ihlal edenler

ı) Hakkında Türkiye’ye giriş yasağı

bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiği tespit edilenler

...”

B. Uluslararası Hukuk

21. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Özel ve aile hayatına saygı hakkı"

kenar başlıklı 8. maddesi şöyledir:

"(1) Herkes özel ve aile hayatına,

konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.

(2) Bu

hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla

öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin

ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya

ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir

tedbir olması durumunda söz konusu olabilir."

22. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), öncelikle yerleşik

uluslararası hukuk çerçevesinde ve Sözleşme'ye dâhil

diğer antlaşmalardan doğan yükümlülüklere dayalı olarak Sözleşmeci devletlerin

yabancıların ülkeye giriş, ülkede ikamet ve ülkeden sınırdışı

edilmelerini denetlemek hakkına sahip olduğunu teyit etmektedir (Vilvarajah ve diğerleri/Birleşik Krallık, B. No:

13163/87, 30/10/1991, § 102; Ahmut/Hollanda,

B. No: 21702/93, 28/11/1996, § 67-b).

23. Sözleşme bir yabancının ülkeye giriş yapma veya orada ikamet

etme hakkını yahut bir kişinin aile yaşamını belirli bir ülkede kurma

şeklindeki bir hakkı güvence altına almamaktadır (Abdulaziz, Cabales and Balkandali/Birleşik Krallık [GK], B. No: 9214/80..., 28/5/1985, § 68; Ahmut/Hollanda, § 67-c).

24. Bunun yanı sıra aile hayatına saygı hakkının kamusal

makamlara yüklediği yükümlülüğün, çiftlerin evlenme suretiyle ikamet edecekleri

ülkeyi seçmeleri ve aynı ülke vatandaşı olmayan eşlerin bu ülkeye

yerleşmelerini kabul etmek şeklinde genel bir yükümlülüğü kapsadığı söylenemez

(Biao/Danimarka [BD], B. No:

38590/10,24/5/2016, § 117).

25. Sözleşme yabancıların ülkeye girişi veya orada yerleşmeleri

hususundaki bir hakkı güvence altına almamakla birlikte kişinin yakın aile

bireylerinin bulunduğu bir ülkeden ayrılmak zorunda olması, belirli koşullar

altında aile hayatına saygı hakkının ihlal edilmesine neden olabilir (Boultif/İsviçre, B. No: 54273/00, 2/8/2001, §

39).

26. Aile hayatına saygı hakkının yalnızca vatandaşlar tarafından

değil hukuka uygun şekilde ikamet eden yabancılar tarafından oluşturulan aile

birliklerini de koruduğunun kabulü gerekir. AİHM'in

sınır dışı etme ve suçluların iadesi tedbirlerine ilişkin içtihadında, aile hayatı yönünden Sözleşmeci devletin

hakimiyet alanında yasal olarak ikamet eden yabancılarınSözleşme'nin

sağladığı güvencelerden yararlanabileceğine vurgu yapılmaktadır. Bu anlamda

aile hayatı çekirdek aile ile sınırlı olarak anlaşılır. Bununla birlikte AİHM

Sözleşme'nin bir kişinin belirli bir ülkede aile kurma gibi bir hakkı

içermediğine hükmetmiştir. Bunun yanı sıra belirli koşullar altında ülkede

hukuka aykırı olarak bulunan yabancıların aile yaşamının da belirtilen

güvenceden yararlanması söz konusu olabilir. Ancak göç kontrolü ve kamu

düzeninin korunması için söz konusu olan gereklilikler aile hayatına saygı hakkının

sınırlandırılmasında devletlere geniş takdir yetkisi verir. Bu bakımdan AİHM

içtihadında aile yaşamının gelişim gösterdiği koşullar, aile hayatındaki

ilişkilerin ne ölçüde kesildiği ya da kesileceği, Sözleşmeci devletteki

bağların ne ölçüde olduğu, başka bir yerde aile yaşamını sürdürmek için

aşılamaz nesnel engeller olup olmadığı, göç kontrolünün gereklerinin veya sınır

dışı edilmenin ağır bastığı kamu düzenine ilişkin değerlendirmelerin olup

olmadığı gibi kriterler dikkate alınmaktadır (Slivenko/Letonya [BD], B. No: 48321/99, 9/10/2003, § 94; Amara/Hollanda (k.k.),

B. No: 6914/02, 5/10/2004).

27. AİHM tarafından sınır dışı etme ve ülkeye kabul ile

Sözleşme'nin 8. maddesi bağlantısı kurularak değerlendirme yapılan davalarda

aile kavramının çekirdek aile olarak yani çiftler arasındaki ilişkilerle

ebeveyn ve çocuklar arasındaki ilişkileri kapsayacak şekilde ele alındığı,

yetişkin çocukların ise aileye bağımlı ve muhtaç olduklarının ispat

edilebildiği ölçüde aile kavramına dâhil edildikleri ve bu suretle aile

kavramının bu alanda oldukça dar yorumlanmasının tercih edildiği

anlaşılmaktadır (Slivenko/Letonya, § 94; A.A/Birleşik Krallık, B. No: 8000/08, 20/9/2011, § 49; Bousarra/Fransa, B. No: 25672/07, 23/9/2010, §§

38-39).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

28. Mahkemenin 9/1/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

29. Başvurucu; yıllardır Türkiye'de yaşadığını, hiçbir kötü

eylem ve suça karışmadığını, kızının da burada bulunduğunu ve boşanma sürecinde

eşinden şiddet görmesi nedeniyle maddi ve manevi olarak kendisinin desteğine

ihtiyaç duyduğunu belirtmiştir. Başvurucu bu nedenlerlesınır

dışı kararının anayasal haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

30. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa’nın 20. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

“Herkes,

özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir.

Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.”

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

31. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan aile

hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Müdahalenin Varlığı

32. Sınır dışı edilme kararı nedeniyle özel ve aile hayatına

saygı hakkının ihlal edildiği iddialarını içeren başvuruların incelenmesinde

çözümlenmesi gereken ilk husus sınır dışı işleminin tesis edildiği tarihte

yabancı kişinin bulunduğu ülkede bir özel ve/veya aile hayatının mevcut olup

olmadığının ortaya konulmasıdır.

33. Başvurucu yıllardır Türkiye'de yaşadığını, burada kurulu

düzeninin bulunduğunu belirtmiştir. Başvurucu ayrıca kızının boşanma sürecinde

olmasından dolayı kendisiyle birlikte yaşadığını, kızının eşinden şiddet

görmesi nedeniyle maddi ve manevi olarak desteğine ihtiyaç duyduğunu iddia

etmiştir.

34. Başvurucu hakkında sınır dışı işleminin tesis edildiği

tarihte başvurucunun yirmi iki yaşında olan kızının Türk vatandaşıyla evlilik

yapmasına karşın bu evliliğin oldukça kısa sürdüğü, eşinden şiddet görmesi

nedeniyle ayrılarak annesi olan başvurucu ile birlikte yaşamaya başladığı ve

geçim masraflarının başvurucu tarafından karşılandığı dikkate alındığında

başvurucunun kızıyla olan bağının Anayasa'nın 20. maddesi kapsamında mevcut aile hayatı olduğu kanaatine

varılmıştır. Bu nedenle ihlal iddialarının mahiyeti gereği başvurunun aile

hayatına saygı hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

35. Sınır dışı edilmesine karar verilen yabancının bu şekilde

özel ve/veya aile hayatınınmevcut olduğunun tespit

edilmesi durumunda kişinin eşinin, küçük çocuklarının veya istisnaidurumlarda

birlikte aile hayatı sürdürdüğü başka kişilerin yaşadığı ülkeden sınır dışı

edilmesi özel ve/veya aile hayatına müdahale teşkil edecektir.

36. Somut olayda başvurucunun kızıyla birlikte yaşadığı

Türkiye'den sınır dışı edilmesine karar verilmesi aile hayatına saygı hakkına

müdahale teşkil etmektedir.

b. Müdahalenin İhlal

Oluşturup Oluşturmadığı

37. Anayasa’nın 13. maddesi şöyledir:

“Temel

hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili

maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir.

Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve

lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”

38. Yukarıda belirlenen müdahale, Anayasa’nın 13. maddesinde

belirtilen koşullara uygun olmadığı müddetçe Anayasa’nın 20. maddesini ihlal

edecektir. Bu sebeple sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen ve

somut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, meşru amaç taşıma,

demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk ve ölçülülük ilkesine aykırı

olmama koşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

i. Kanunilik

39. Başvurucunun sınır dışı edilmesine ilişkin uygulamanın 6458

sayılı Kanun hükümlerine dayandığı görülmektedir. Bu kapsamda başvurucunun aile

hayatına yönelik müdahalenin kanuni bir temelinin olduğu ve 6458 sayılı Kanun'un

ilgili hükümlerininkanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı sonucuna

varılmıştır.

ii. Meşru Amaç

40. Anayasa’nın 20. maddesinin ikinci fıkrasında, özel hayata

saygı hakkı açısından bu hakkın tüm boyutlarına ilişkin olmadığı anlaşılan

birtakım sınırlama sebeplerine yer verilmiş olmakla beraber anılan maddenin

birinci fıkrası yönünden özel sınırlama nedeni belirtilmemiştir. Ancak özel

sınırlama nedeni öngörülmemiş olan hakların dahi, hakkın doğasından kaynaklanan

bazı sınırları bulunmaktadır. Ayrıca Anayasa’nın diğer maddelerinde yer alan

kurallara dayanılarak da bu hakların sınırlanması mümkün olabilmektedir (AYM,

E.2014/87, K.2015/112, 8/12/2015; E.2016/37, K.2016/135, 14/7/2016, § 9;Sevim Akat Eşki, B.

No: 2013/2187, 19/12/2013, § 33).

41. Anayasa'nın 5. maddesine göre kişilerin ve toplumun refah,

huzur ve mutluluğunu sağlamak devletin temel amaç ve görevlerindendir.

42. Kişinin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamanın

önkoşulu kamu düzeninin tesisidir. Kamu düzeninin sağlanmadığı bir ortamda, hak

ve özgürlüklerden gereği gibi yararlanılması, kişinin maddi ve manevi varlığını

geliştirmesi mümkün değildir. Devletin hak ve özgürlükleri koruma ödevinin

yanında kamu düzenini sağlama görevi de bulunmaktadır. Bu nedenle hak ve

özgürlüğün kullanımının kamu düzenini tehdit etmesi durumunda sınırlandırılması

mümkündür.

43. Başvurucunun Türkiye’ye yasal giriş hükümlerini ihlal etmesi

ve hakkında giriş yasağı bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiğinin tespit

edilmesi sebebiyle sınır dışı edildiği anlaşılmaktadır. Bu bakımdan müdahalenin

kamu düzeninin korunması amaçlarını gözettiği ve bu çerçevede başvuruya konu

müdahalenin meşru bir amaç taşıdığı anlaşılmıştır.

iii. Demokratik Toplum

Düzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük

(1) Genel

İlkeler

44. Anayasa Mahkemesi kararlarına göre demokratik toplum

düzeninin gerekleri kavramı, öncelikle ilgili hak yönünden getirilen

sınırlamaların zorunlu ya da istisnai tedbir niteliğinde olmasını,

başvurulabilecek en son çare ya da alınabilecek en son önlem olarak kendisini

göstermesini gerektirmektedir. Demokratik

toplum düzeninin gereklerinden olma, bir sınırlamanın demokratik bir

toplumda zorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik

olmasını ifade etmektedir (AYM,E.2016/179,K.2017/176,

28/12/2017; Haluk Öktem [GK], B.

No:2014/13433, 13/10/2016, § 49; Erhun Öksüz [GK],

B. No: 2014/12777, 13/10/2016, § 53; G.G. [GK], B. No: 2014/16701, 13/10/2016, §

56; Ata Türkeri, B. No:

2013/6057, 16/12/2015, § 44; Salim Onur Şakar, B. No: 2015/2711, 21/9/2017, § 35).

45. Anayasa’nın 13. maddesinde demokratik toplum düzeninin

gerekleri ve ölçülülük kriterleri iki ayrı ölçüt olarak düzenlenmiş olmakla

birlikte bu iki ölçüt arasında ayrılmaz bir ilişki vardır. Ölçülülük ilkesinin

amacı temel hak ve özgürlüklerin gereğinden fazla sınırlandırılmasının

önlenmesidir. Anayasa Mahkemesi kararları uyarınca ölçülülük ilkesi, sınırlama

için kullanılan aracın sınırlama amacını gerçekleştirmeye uygun olmasını ifade

eden elverişlilik, sınırlayıcı önlemin sınırlama amacına ulaşmak bakımından

zorunlu olmasına işaret eden gereklilik ve araçla amacın orantısız bir ölçü içinde

bulunmaması ile sınırlamanın ölçüsüz bir yükümlülük getirmemesi anlamına gelen

orantılılık unsurlarını içermektedir (Ferhat

Üstündağ, B. No: 2014/15428, 17/7/2018, §§ 45, 48; Bülent Polat [GK], B. No: 2013/7666,

10/12/2015, § 106; Tevfik Türkmen [GK], B. No: 2013/9704,

3/3/2016 § 70; Bülent Kaya, [GK],

B. No: 2013/2941, 11/5/2016, § 82). Bu ilke, şüphesiz tüm temel hak ve

özgürlüklere yapılacak müdahaleler bakımından geçerlidir.

46. Belirtilen ölçütlere riayetle bir sınırlandırma yapılıp

yapılmadığının tespiti için müdahale teşkil eden önlemin temelini oluşturan

meşru amaç karşısında bireye düşen fedakârlığın ağırlığının gözönünde

bulundurulması, kamunun veya kimi zaman başka bir bireyin menfaati ile

müdahalenin süjesi olan bireyin menfaati arasında adil bir dengenin kurulup

kurulmadığının belirlenmesi gerekmektedir (Bülent

Kaya, § 83; Tevfik Türkmen,§

71; Bülent Polat, § 107).

47. Devletlerin uluslararası hukuktan kaynaklanan yabancıların

ülkeye giriş yapmasını ve ikamet etmesini kontrol etme ve gerektiğinde ülkedeki

yabancıları sınır dışı etme konusunda geniş takdir yetkileri bulunmaktadır.

48. Bununla birlikte sınır dışı edilen yabancının ülkede güçlü

ailevi bağlara sahip olduğu durumlarda aile hayatı ile sınır dışı işleminin

uygulanması bağlamında gözetilen kamusal menfaat arasında adil bir denge

kurulması gerekmektedir.

(2) İlkelerin

Olaya Uygulanması

49. Somut olayda başvurucu hakkında Türkiye'ye yasal olmayan

yollardan giriş yaptığının tespit edilmesi nedeniyle 9/3/2011 tarihinde beş yıl

süreyle yurda giriş yasağı kararı alındığı, buna karşın başvurucunun 2011

yılında tekrar yasal olmayan yollardan Türkiye'ye geldiği ve 30/4/2015 tarihindesınır dışı edilmesine karar verildiği

görülmektedir. Dolayısıyla başvurucunun Türkiye’ye yasal giriş hükümlerini

ihlal etmesi ve hakkında giriş yasağı bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiğinin

tespit edilmesi sebebiyle sınır dışı edildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca başvurucu

tarafından kaçak olarak dört yıl boyunca ülkede bulunduğu süre içinde

Türkiye'de ikametini ilgili Kanun hükümlerine uygun hâle getirecek yönde hiçbir

girişimde bulunulmamıştır.

50. Başvuru konusu müdahalenin kamu düzeninin korunması meşru

amacına dayandığı açıktır. Ayrıca devletin kamu düzenini korumak üzere

yabancıların ülkeye girişini ve ikamet etmesini denetleme konusundaki takdir

yetkisinin daha geniş olduğu bir kez daha vurgulanmalıdır.

51. Başvurucunun kızıyla birlikte yaşadığı, dolayısıyla mevcut

aile hayatına sahip olduğu kabul edilmekle birlikte kızı ile birlikte

Azerbaycan'a gitmelerinde ve aile hayatlarını orada sürdürmelerinde ciddi

engeller bulunduğuna dair somut bilgi ve bulgulara dayalı bir tespit

yapılamamıştır. Tam aksine başvurucunun yirmi iki yaşındaki kızının da

Azerbaycan vatandaşı olduğu ve Türkiye'ye gelmeden önce uzun yıllar orada

birlikte yaşadıkları anlaşılmaktadır. Başvurucu tarafından da kızıyla birlikte

Azerbaycan'a gitmeleri hâlinde orada karşılaşabilecekleri herhangi bir

olumsuzluktan hiçbir şekilde söz edilmemiştir.

52. Bu durumda başvurucunun Türkiye’ye yasal giriş hükümlerini

ihlal etmesi ve hakkında giriş yasağı bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiğinin

tespit edilmesi, dolayısıyla Türkiye'nin yabancılar hakkında getirdiği Kanun

hükümlerini ısrarlı şekilde ihlal etmesi sebebiyle sınır dışı edildiğinin tespit

edilmesi nedeniyle isnadın ağırlığı ve önemi dikkate alınarak kamu düzeninin

korunması amacının daha ağır bastığı görülmektedir. Ayrıca, sınır dışı edilecek

ülke olan Azerbaycan'da başvurucunun ve ailesinin birlikte yaşamasının önünde

çok ciddi engeller bulunduğunun kanıtlanmamış olması da dikkate alındığında

gözetilen meşru amaç karşısında aile hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin

yeterli bir temele sahip olduğu ve keyfîlik

içermediği anlaşıldığından demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı

bulunmadığı ve ölçülü olduğu sonucuna varılmıştır.

53. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 20. maddesinde güvence

altına alınan aile hayatına saygı hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesi

gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan aile

hayatına saygı hakkının İHLAL EDİLMEDİĞİNE,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA,

D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

9/1/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M.Emin KUZ

Raportör

:

Şermin

BİRTANE

Başvurucu : Peri KIRIK Vekili : Av. Osman Nuri ÖZ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/19795, 9 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. A. Aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  13. B. Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan aile
  14. D. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Yıldırım
  16. Kömürcü
  17. Akıncı
  18. Topal
  19. Birtane
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/19795
Tarih
9 Ocak 2019

İlgili Kararlar

  • A.d. Başvurusu (B. No: 2015/10393)
  • Cevdet Timur Başvurusu (B. No: 2015/3742)
  • Adem Erden Başvurusu (B. No: 2015/4032)
  • Cemil Türker Başvurusu (B. No: 2015/13104)
  • Aşır Tunç Başvurusu (B. No: 2015/17453)
  • Ahmet Turan Polat Başvurusu (B. No: 2015/12142)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.