İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Postaş Lojistik A.ş. Başvurusu (B. No: 2018/14585)

1. Başvuru, geçiş ücreti ödemeden otoyoldan geçiş

Başvuru No2018/14585Tarih27 Ocak 2021Okuma20 dk · 3.954 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Postaş Lojistik A.Ş. Başvurusu

Karar tarihi
27 Ocak 2021
Başvuru Numarası
2018/14585
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.954 kelime·20 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, geçiş ücreti ödemeden otoyoldan geçiş

yapılması kabahatine dayalı olarak idari para cezası verilmesi nedeniyle

mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 30/4/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucunun maliki olduğu 35 FZ... plakalı aracın ücretli

otoyol ve köprülerden 4/1/2016 ile 31/12/2016 tarihleri arasında ödeme yapmadan

geçiş yaptığı gerekçesiyle başvurucu hakkında tek seferde 76.727,75 TL idari

para cezası uygulanmıştır. Söz konusu idari para cezası 19/6/2017 tarihinde

başvurucuya tebliğ edilmiştir.

9. Başvurucu; mülkiyetinde çok sayıda araç bulunduğunu,

bu araçlardan birine ait Hızlı Geçiş Sistemi (HGS) etiketinin sehven söz konusu

35 FZ.. plakalı araca takıldığını, bu HGS etiketine ilişkin hesapta geçiş

ücretlerini karşılayacak kadar paranın mevcut olması nedeniyle aracın

geçişlerinin ücret ödemeden yapıldığının farkında olamadığını, olayda herhangi

bir şekilde kasta dayalı eylemi bulunmadığını ileri sürerek anılan cezanın

iptali için başvuruda bulunmuştur. Başvurucu ayrıca, idari para cezasına konu

geçişlerin 4/1/2016 ile 31/12/2016 tarihleri arasında meydana gelmiş olmasına

rağmen cezanın idare tarafından 19/6/2017 tarihinde bildirilmesi nedeniyle söz

konusu hatadan geç haberdar olması sonucu yüksek oranda ceza ödemek zorunda

kalmasının hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

10. Başvurucu, iptal başvurusuna ilişkin dilekçede

"ceza konusu yapılan geçişlere ait kamera görüntülerinin idareden

istenilmesi ve bu görüntüler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması

durumunda maddi gerçeğin ortaya çıkacağı [nı]" iddia ederek

belirtilen hususta bilirkişi incelemesi yaptırılması yönünde talepte de

bulunmuştur.

11. Başvuru, Düzce Sulh Ceza Hâkimliğinin (Hâkimlik)

5/2/2018 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Hâkimlik olayla ilgili olarak başvurucunun

iddialarını, idarede tarafından dosyaya sunulan mütalaayı ve tüm dosya

kapsamını birlikte değerlendirmek suretiyle idari para cezasının usul ve yasaya

uygun olduğu sonucuna ulaşmıştır.

12. Hâkimlik gerekçeli kararında; başvuru konusu plakaya

ait HGS hesabının 7/7/2017 tarihinde açıldığını, farklı bir plakada kullanılan

HGS hesabının 17/7/2017 tarihinde dava konusu plakaya taşındığını, ceza

işleminin ise aracın etiketsiz geçiş yapması ve yasal süresi içinde HGS etiketi

açtırılmamasından kaynaklandığını belirtmiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı

şöyledir:

"Karayolları Genel Müdürlüğü 4.

Bölge Müdürlüğünün 22/12/2017 havale tarihli mütalaasında

özetle; plakaya ait HGS hesabı 07/07/2017 tarihinde açıldığı, ayrıca farklı bir

plakada kullanılan HGS hesabı ise 17/07/2017 tarihinde söz konusu plakaya

taşındığı, cezalı geçişler, araç gişelerden etiketsiz geçiş yaptığı ve 15

günlük yasal süre içerisinde HGS etiketi açtırmadığından kaynaklandığı, sistem

üzerinde ilgili geçişin görüntü kaydına erişilemediği, bahse konu olan 35 FZ

... plakalı araç gişelerden geçiş ihlali yaptığı, itiraz eden hakkında

düzenlenen idari para cezasının hukuk ve mevzuata uygun olduğu belirtilmiştir.

İtiraz eden Postaş Taşımacılık İnşaat

Temizlik Hizmetleri Petrol Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili

Av. Enver TURUNÇ'a ait 15/01/2018 tarihli cevabi dilekçesinde özetle, iddia

olunan HGS ihlali geçişlerine ait kamera görüntü kayıtlarının idarece

sunulamamış olması, başlı başına HGS ihlali geçişlerinin idarece ispatlanamamış

olduğunun kabulünü gerektirdiği, bütün bunların dışında 6111 sayılı Kanunun 22.

maddesindeki düzenleme gereği 04/07/2016 tarihinden önceki dönemde gerçekleşmiş

olduğu iddia edilen HGS geçiş ihlallerinin karşılığı olarak tahakkuk

ettirildiği görülen idari para cezasının 38.652,25 TL lik kısmının iptalinin

gerektiği, davaya konu idari para cezasının tümden iptalini talep etmiştir.

Bu kapsamda; İtiraz edenin dilekçesi,

idari para cezası tutanağı ve Karayolları Genel Müdürlüğü 4. Bölge Müdürlüğünün

mütalaası ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İtiraz eden

hakkında düzenlenen idari para cezası tutanağının usul ve yasaya uygun olduğu,

başvurunun haklı ve somut nedenlere dayanmadığı anlaşılmakla, başvurunun

reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir."

13. Başvurucu; diğer nedenlerin yanı sıra maddi

gerçeğin ortaya çıkarılması için ilgili ceza tutanağında belirtilen tüm

geçişlere ilişkin kamera kayıtlarının getirtilmesi ve bu kayıtların üzerinde

bilirkişi incelemesi yaptırılması yönündeki talebinin karşılanmadığını,

kaçınılmaz hataya düştüğü iddiasına ilişkin olarak gerekçeli kararda herhangi

bir değerlendirmede bulunulmadığını belirterek karara itiraz etmiştir.

14. Başvurucunun itirazı Bolu Sulh Ceza Hâkimliğinin

20/3/2018 tarihli kararı ile reddedilmiştir.

15. Başvurucu 30/4/2018 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ

HUKUK

16. 25/6/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel

Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun'un "Geçiş ücretini ödememe ve

güvenliğin ihlali" kenar başlıklı 30. maddesinin olay tarihinde

yürürlükte olan (1) numaralı fıkrası şöyledir:

"(1) Genel Müdürlük

işletimindeki otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için

belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine

Genel Müdürlük tarafından, geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye

ait geçiş ücretinin on katı tutarında idarî para cezası verilir."

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

17. Mahkemenin 27/1/2021 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

18. Başvurucu; yargılamanın sonucuna etkili olabilecek

taleplerinin ve idari para cezasının kaçınılmaz bir hataya düşmesinden

kaynaklandığı yönündeki iddiasının Hâkimlik kararında karşılanmadığını,

bilirkişi incelemesi yaptırılması yönündeki talebinin gerekçesiz olarak

reddedildiğini, meramını daha iyi anlatmak için duruşma açılmasını talep ettiği

hâlde talebinin kabul edilmediğini belirterek hak arama hürriyetinin ve

mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

19. Anayasa’nın "Mülkiyet hakkı" kenar

başlıklı 35. maddesi şöyledir:

"Herkes, mülkiyet ve miras

haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla,

kanunla sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum

yararına aykırı olamaz."

20. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16).

21. Başvurucunun yukarıda yer verilen şikâyetlerinin özü,

kanuna aykırı eylemi sebebiyle idari para cezası verilmesi nedeniyle mülkiyet

hakkının ihlali iddiasına ilişkindir. Bu nedenle başvurucunun belirtilen ihlal

iddialarının tümü mülkiyet hakkı kapsamında incelenmiştir.

1. Kabul

Edilebilirlik Yönünden

22. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul

edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı

anlaşılan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Mülkün

Varlığı

23. Somut olayda idari para cezası uygulanması

neticesinde başvurucudan tahsil edilen paranın başvurucunun mal varlığına dâhil

olduğu ve verilen idari para cezasıyla başvurucunun mal varlığından eksilmeye

yol açıldığı kuşkusuz olduğuna göre bu paranın başvurucu açısından mülk

teşkil ettiği açıktır (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Orhan Gürel,

B. No: 2015/15358, 24/5/2018, § 43; Mustafa Taş, B. No: 2017/23968,

31/10/2018, § 35).

b. Müdahalenin

Varlığı ve Türü

24. Anayasa’nın 35. maddesi ile mülkiyet hakkına temas

eden diğer hükümleri birlikte değerlendirildiğinde Anayasa'nın mülkiyet hakkına

müdahaleyle ilgili üç kural ihtiva ettiği görülmektedir. Buna göre Anayasa'nın

35. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu

belirtilmek suretiyle mülkten barışçıl yararlanma hakkına yer verilmiş;

ikinci fıkrasında da mülkten barışçıl yararlanma hakkına müdahalenin çerçevesi

belirlenmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında, genel olarak mülkiyet hakkının hangi

koşullarda sınırlanabileceği belirlenerek aynı zamanda mülkten yoksun

bırakmanın şartlarının genel çerçevesi de çizilmiştir. Maddenin son

fıkrasında ise mülkiyet hakkının kullanımının toplum yararına aykırı

olamayacağı kurala bağlanmak suretiyle devletin mülkiyetin kullanımını kontrol

etmesine ve düzenlemesine imkân sağlanmıştır. Anayasa'nın diğer bazı

maddelerinde de devlet tarafından mülkiyetin kontrolüne imkân tanıyan özel

hükümlere yer verilmiştir. Ayrıca belirtmek gerekir ki mülkten yoksun bırakma ve

mülkiyetin düzenlenmesi, mülkiyet hakkına müdahalenin özel biçimleridir (Recep

Tarhan ve Afife Tarhan, B. No: 2014/1546, 2/2/2017, §§ 55-58).

25. Somut olayda geçiş ücreti ödenmeden otoyolun

kullanılmış olması nedeniyle başvurucu hakkında idari para cezası

uygulanmasının mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiği açıktır. Söz konusu

müdahaleyle otoyol kullanımıyla ilgili düzenlemelerin ihlal edilmesinin

önlenmesi amaçlanmaktadır. Bu durumda başvuru konusu olayda müdahalenin amacı

dikkate alındığında mülkiyetin kamu yararına kullanılmasının kontrol edilmesine

ilişkin kural çerçevesinde incelenmesi gerekir (benzer yöndeki değerlendirmeler

için bkz. Mars Sinema Turizm ve Sportif Tesisler İşletmeciliği A.Ş., B.

No: 2017/23849, 10/10/2018, § 48; Mustafa Taş, § 38).

c. Müdahalenin

İhlal Oluşturup Oluşturmadığı

26. Anayasa'nın 13. maddesi şöyledir:

"Temel hak ve hürriyetler, özlerine

dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere

bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın

sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine

ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."

27. Anayasa’nın 35. maddesinde mülkiyet hakkı sınırsız

bir hak olarak düzenlenmemiş, bu hakkın kamu yararı amacıyla ve kanunla

sınırlandırılabileceği öngörülmüştür. Mülkiyet hakkına müdahalede bulunulurken

temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeleri

düzenleyen Anayasa'nın 13. maddesinin de gözönünde bulundurulması

gerekmektedir. Dolayısıyla mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin Anayasa'ya

uygun olabilmesi için müdahalenin kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması

ve ayrıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması gerekmektedir (Recep Tarhan

ve Afife Tarhan, § 62).

i. Kanunilik

28. Mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerde ilk

incelenmesi gereken ölçüt kanuna dayalı olma ölçütüdür. Bu ölçütün sağlanmadığı

tespit edildiğinde diğer ölçütler bakımından inceleme yapılmaksızın mülkiyet

hakkının ihlal edildiği sonucuna varılacaktır. Müdahalenin kanuna dayalı

olması, müdahaleye ilişkin yeterince ulaşılabilir, belirli ve öngörülebilir

kanun hükümlerinin bulunmasını gerektirmektedir (Türkiye İş Bankası A.Ş. [GK],

B. No: 2014/6192, 12/11/2014, § 44; Ford Motor Company, B. No:

2014/13518, 26/10/2017, § 49; Necmiye Çiftçi ve diğerleri, B. No:

2013/1301, 30/12/2014, § 55).

29. Somut olayda başvurucunun 4/1/2016 ile 31/12/2016

tarihleri arasında ücret ödemeden otoyoldan geçiş yaptığı gerekçesiyle 6001

sayılı Kanun'un 30. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca başvurucuya idari

para cezası verilmiştir. 6001 sayılı Kanun'un 30. maddesinin (1) numaralı

fıkrasında Karayolları Genel Müdürlüğü (Genel Müdürlük) işletimindeki

otoyolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit

edilen araç sahiplerine Genel Müdürlük tarafından, geçiş ücreti ödemeden giriş

çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücretinin -olay tarihindeki mevzuata göre- on

katı tutarında idari para cezası verileceği hüküm altına alınmıştır.

30. Dolayısıyla söz konusu Kanun hükümlerinin açık,

ulaşılabilir ve öngörülebilir mahiyette olduğu dikkate alındığında başvurucunun

mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin kanuna dayalı olduğu kuşkusuzdur.

ii. Meşru Amaç

31. Anayasa'nın 13. ve 35. maddeleri uyarınca mülkiyet

hakkı ancak kamu yararı amacıyla sınırlandırılabilmektedir. Kamu yararı

kavramı, mülkiyet hakkının kamu yararının gerektirdiği durumlarda

sınırlandırılması imkânı vermekle bir sınırlandırma amacı olmasının yanı sıra

mülkiyet hakkının kamu yararı amacı dışında sınırlanamayacağını öngörerek ve bu

anlamda bir sınırlama sınırı oluşturarak mülkiyet hakkını etkin bir şekilde

korumaktadır. Kamu yararı kavramı, devlet organlarının takdir yetkisini de

beraberinde getiren bir kavram olup objektif bir tanıma elverişli olmayan bu

ölçütün her somut olay temelinde ayrıca değerlendirilmesi gerekir (Nusrat

Külah, B. No: 2013/6151, 21/4/2016, §§ 53, 56; Yunis Ağlar, B. No:

2013/1239, 20/3/2014, §§ 28, 29).

32. Genel Müdürlüğe bağlı otoyolların kullanımına ilişkin

talebin yükselmesine bağlı olarak artan maliyetlerin karşılanabilmesi amacıyla

kullanıcılardan otoyolundan geçiş yaptıkları sırada ücret alınması yönünde bir

sistem geliştirilmiştir. HGS olarak adlandırılan bu sistem kullanıcıların

otoyol gişelerinden geçiş yaptıkları sırada gişelerde bulunan teknik cihazların

araç üzerindeki HGS etiketiyle iletişime geçerek kullanıcının hesap bilgilerine

ulaşması ve hesabından ücretin tahsil edilmesi esasına dayanmaktadır.

33. Kullanıcıların araçlarında HGS etiketi veya HGS

etiketine ilişkin hesapta ücreti karşılamaya yetecek miktarda bakiye

bulundurmayarak geçiş ücretini ödemeden otoyolu kullanmaları durumunda

haklarında idari para cezası yaptırımı uygulanmasının temelinde yatan amaç,

sistemin korunması ve devamlılığının sağlanmasıdır. Bu amacın kamu yararına

dönük olduğu açıktır. Dolayısıyla başvurucunun ücret ödemeden geçiş yaptığı

gerekçesiyle hakkında idari para cezası tesis edilmesi yönündeki uygulamanın

kamu yararı amacına dayandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle müdahalenin meşru bir

amacının bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır.

iii. Ölçülülük

(1) Genel

İlkeler

34. Son olarak kamu makamlarınca başvurucunun mülkiyet

hakkına yapılan müdahaleyle gerçekleştirilmek istenen amaç ile bu amacı

gerçekleştirmek için kullanılan araçlar arasında makul bir ölçülülük

ilişkisinin olup olmadığı değerlendirilmelidir.

35. Ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik

ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik

öngörülen müdahalenin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli

olmasını, gereklilik ulaşılmak istenen amaç bakımından müdahalenin

zorunlu olmasını yani aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılmasının

mümkün olmamasını, orantılılık ise bireyin hakkına yapılan müdahale ile

ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini

ifade etmektedir (AYM, E.2011/111, K.2012/56, 11/4/2012; E.2014/176, K.2015/53,

27/5/2015; E.2016/13, K.2016/127, 22/6/2016, § 18; Mehmet Akdoğan ve diğerleri,

B. No: 2013/817, 19/12/2013, § 38).

36. Mülkiyet hakkına yapılan bir müdahalenin Anayasa'nın

13. ve 35. maddelerine göre ölçülü olabilmesi için her şeyden önce bu tedbirin

öngörülen kamu yararı amacını gerçekleştirmeye elverişli olması zorunludur. Diğer

taraftan müdahalede bulunulurken takip edilen kamu yararı amacını

gerçekleştirmeye en uygun aracın seçilmesi gerekmektedir. Bu alanda hangi

araçların tercih edileceği ise öncelikli olarak daha isabetli karar verebilecek

konumda olan ilgili kamu makamlarının yetkisindedir. Bu nedenle hangi aracın

tercih edileceğinin belirlenmesi hususunda idarelerin belli ölçüde takdir

yetkisi bulunmaktadır. Ne var ki seçilen aracın gerekliliğine ilişkin olarak

idarelerin sahip olduğu takdir yetkisi sınırsız değildir. Tercih edilen aracın

müdahaleyi ulaşılmak istenen amaca nazaran bariz bir biçimde ağırlaştırması

durumunda Anayasa Mahkemesince müdahalenin gerekli olmadığı sonucuna ulaşılması

mümkündür. Ancak Anayasa Mahkemesinin bu kapsamda yapacağı denetim, seçilen aracın

isabet derecesine yönelik olmayıp hak ve özgürlükler üzerinde oluşturduğu

müdahalenin ağırlığına dönüktür (bazı değişikliklerle birlikte bkz. Hamdi

Akın İpek, B. No: 2015/17763, 24/5/2018, § 108; Hanife Ensaroğlu, B.

No: 2014/14195, 20/9/2017, § 67).

37. Bununla birlikte orantılılık ilkesi gereği kişilerin

mülkiyet hakkının sınırlandırılması hâlinde elde edilmek istenen kamu yararı

ile bireyin hakları arasında adil bir dengenin kurulması gerekmektedir. Bu adil

denge, başvurucunun şahsi olarak aşırı bir yüke katlandığının tespit edilmesi

durumunda bozulmuş olacaktır. Müdahalenin orantılılığını değerlendirirken

Anayasa Mahkemesi; bir taraftan ulaşılmak istenen meşru amacın önemini, diğer

taraftan da müdahalenin niteliğini, başvurucunun ve kamu otoritelerinin davranışlarını

gözönünde tutarak başvurucuya yüklenen külfeti dikkate alacaktır (Arif

Güven, B. No: 2014/13966, 15/2/2017, §§ 58, 60).

38. Mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin kamu yararı

amacı ile bireyin mülkiyet hakkının korunması arasındaki adil dengenin

sağlanabilmesi için öncelikle malike, uygulanan tedbirlere karşı savunma ve

itirazlarını etkin biçimde ortaya koyabilme olanağının tanınması, söz konusu

iddia ve savunmaların makul biçimde karşılanması gerekmektedir (başvurucuya

diğer unsurlar yanında ayrıca etkin bir savunma hakkı tanındığından müdahalenin

ölçülü görüldüğü kararlar için bkz. Eyyüp Baran, B. No: 2014/8060,

29/9/2016, §§ 75-95; Fatma Çavuşoğlu ve Bilal Çavuşoğlu, B. No:

2014/5167, 28/9/2016, §§ 74-89. Buna karşılık aynı güvencenin yargılama

sürecinde sağlanmaması nedeniyle müdahalenin ölçüsüz görüldüğü kararlar için

bkz. Mahmut Üçüncü, B. No: 2014/1017, 13/7/2016, §§ 79-102; Arif

Güven, §§ 57-72).

(2) İlkelerin

Olaya Uygulanması

39. Başvurucuya idari para cezası verilmesinin otoyol

işletim sisteminin devamlılığını sağlamaya yönelik olduğu dikkate alındığında

müdahalenin söz konusu kamu yararı amacını gerçekleştirmeye elverişli

olduğunda şüphe bulunmamaktadır. İkinci olarak başvurucunun mülkiyet hakkına

yapılan müdahalenin gerekli olup olmadığı irdelenmelidir. Buna göre mülkiyetin

kamu yararına kullanımının kontrolüne ilişkin üçüncü kural çerçevesinde kamu

makamlarının sahip olduğu geniş takdir yetkisi de gözönünde bulundurulmalıdır.

Bu kapsamda başvurucunun fiilinin kabahat olarak düzenlenerek yalnızca idari

para cezası uygulandığı dikkate alındığında müdahalenin gerekli olmadığı

söylenemez.

40. Orantılılık yönünden ise öncelikle başvurucuya

idari para cezası kararına karşı iddia ve savunmalarını etkin bir biçimde

ortaya koyabilme olanağının tanınıp tanınmadığı değerlendirilmelidir.

Başvurucu; idari para cezasına karşı cezanın iptal edilmesi talebiyle Hâkimliğe

başvuruda bulunmuş, talebin reddine ilişkin karara karşı da itiraz kanun yoluna

müracaat etmiştir.

41. Başvurucu özellikle ücret ödenmeden geçiş yapıldığına

ilişkin ilk ihlalin tespit edildiği 2016 yılı Ocak ayını takiben 2016 yılı

içinde cezanın kendisine bildirilmiş olması hâlinde cezaya neden olan hatanın

düzeltilebilecek olması karşısında idarenin 19/6/2017 tarihinde bildirimde bulunması

sonucu 2016 yılı içinde ihlalin müteaddit defa tekrarlanmasına sebep olunduğunu

belirterek kamu makamlarının üzerine düşen sorumlulukları yerine

getirmediğinden yakınmıştır. Başvurucunun iddia ve itirazlarını inceleyen

Hâkimlik, idari para cezasının aracın gişelerden etiketsiz geçiş yapması ve 15

günlük yasal süre içinde HGS etiketi açtırılmamasından kaynaklandığını

belirtmiştir. Ayrıca Hâkimlik, plakaya ait HGS hesabının 7/7/2017 tarihinde

açıldığına ve farklı bir plakada kullanılan HGS hesabının ise 17/7/2017

tarihinde söz konusu plakaya taşındığına vurgu yapmıştır. Bu kapsamda Hâkimlik

tarafından idari para cezasına konu eylemin sübuta erdiği ve işlemin hukuka

uygun olduğu değerlendirilmiştir. Başvurucu ise idari para cezasına konu araca

takılı olan HGS etiketinin mülkiyetinde bulunan başka bir araca ait plakaya

tanımlı olduğunu, bu plakaya ilişkin HGS hesabında ise yeterli bakiyenin

bulundurulduğunu, buna rağmen etiketin sehven ceza konu araca takılması sonucu

yaptırıma maruz kaldığını ileri sürmektedir.

42. Müdahalenin orantılılığı yönünden başvurucuya idari

para cezası kararına karşı iddia ve savunmalarını etkin bir biçimde ortaya

koyabilme olanağının tanındığı, derece mahkemelerinin kararlarının ise keyfî

veya öngörülemez nitelikte olmadıkları not edilmelidir. Öte yandan lojistik

alanında faaliyet gösteren başvurucu Şirketin mülkiyetinde bulunan araçlara

hatalı etiket takmak suretiyle ceza konusu ücretsiz geçişlerin meydana

gelmesine kendi kusurlu davranışının neden olduğu da gözönünde bulundurulmalıdır.

43. Bununla birlikte somut olayda başvurucuya 4/1/2016

tarihinden 31/12/2016 tarihine kadar geçen zaman zarfında meydana gelen her bir

geçiş için geçiş ücreti ile birlikte ücretin on katı tutarında olmak üzere

toplam 76.727,75 TL idari para cezası verilmiştir. Olayda ihlale sebep olan

cezalı geçişlerinin 2016 yılı içinde meydana gelmesine rağmen buna ilişkin

bildirimin 2017 yılının Haziran ayı içinde yapılması başvurucunun cezalı geçişe

sebep olan hatadan geç haberdar olmasına ve buna bağlı olarak ceza miktarının

yükselmesine neden olmuştur. Her ne kadar araca hatalı etiket takılmış olması

başvurucunun kusurlu davranışından kaynaklanmakta ise de idarenin ilk ihlalli

geçişe ilişkin bildirimi söz konusu geçişin meydana geldiği tarihten yaklaşık

1,5 yıl sonra başvurucuya tebliğ ettiği dikkate alındığında ihlalli geçişlerin

müteaddit defa tekrarlanması noktasında idarenin geç bildirimde bulunmasının da

etkili olduğu gözardı edilemez.

44. İdarenin bu davranışı kamu yararı amacı ile bireyin

mülkiyet hakkının korunması arasındaki adil dengenin bozulması sonucunu

doğurmuştur. Buna göre verilen idari para cezası -somut olayın koşulları

altında- yaptırımın koruduğu amaç birlikte değerlendirildiğinde başvurucu

yönünden şahsi olarak aşırı bir külfete yol açmaktadır.

45. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 35. maddesinde

güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

Kadir ÖZKAYA bu görüşe katılmamıştır.

3. 6216 Sayılı

Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

46. 30/11/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa

Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin

ilgili kısmı şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda,

başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal

kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için

yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme

kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden

yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata

hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.

Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal

kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse

dosya üzerinden karar verir.”

47. Başvurucu ihlalin tespiti talebinde bulunmuştur.

48. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan kararında

ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel

ilkeler belirlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir

kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin

sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi

ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir (Aligül

Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).

49. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal

edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle

getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için

ise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması,

ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan

kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların

giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir

(Mehmet Doğan, §§ 55, 57).

50. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veya

mahkemenin ihlali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı

Kanun’un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük’ün 79. maddesinin (1)

numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili

mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme, usul hukukundaki

benzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ortadan kaldırmak amacıyla

yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderim

yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararına

bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde, usul hukukundaki

yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden

yargılama sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi

bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal

yükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı

nedeniyle yeniden yargılama kararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarını

gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Doğan, §§

58-59; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), §§ 57-59, 66-67).

51. İncelenen başvuruda mülkiyet hakkına yönelik

müdahalenin idari işlemden kaynaklandığı ancak mahkemenin de bu ihlali ortadan

kaldırmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin mahkeme kararından

kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

52. Bu durumda mülkiyet hakkının ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar

bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgü

düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına

göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda

yapılması gereken iş, yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesini

ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere

uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin

yeniden yargılama yapılmak üzere Düzce Sulh Ceza Hâkimliğine gönderilmesine

karar verilmesi gerekmektedir.

53. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve

3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.894,70 TL yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA OYBİRLİĞİYLE,

B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan

mülkiyet hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE Kadir ÖZKAYA'nın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

C. Kararın bir örneğinin mülkiyet hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Düzce

Sulh Ceza Hâkimliğine (2017/8348 D.İş) GÖNDERİLMESİNE,

D. 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden oluşan

toplam 3.894,70 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun

Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde

yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten

ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına

GÖNDERİLMESİNE 27/1/2021 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Başvuru, otoyoldan geçiş ücreti ödemeden geçiş yapıldığı

için uygulanan idari para cezasına yapılan itirazın reddedilmesi nedeniyle

mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Başvurucu mülkiyetinde çok sayıda araç bulunduğunu, bu

araçlardan birine ait Hızlı Geçiş Sistemi (HGS) etiketinin sehven söz konusu 35

FZ.. plakalı araca takıldığını, bu HGS etiketine ilişkin hesapta geçiş

ücretlerini karşılayacak kadar paranın mevcut olması nedeniyle aracın

geçişlerinin ücret ödemeden yapıldığının farkında olamadığını, olayda herhangi

bir şekilde kasta dayalı eylemi bulunmadığını; ayrıca, idari para cezasına konu

geçişlerin 4/1/2016 ile 31/12/2016 tarihleri arasında meydana gelmiş olmasına

rağmen cezanın idare tarafından 19/6/2017 tarihinde bildirilmesi nedeniyle söz

konusu hatadan geç haberdar olması sonucu yüksek oranda ceza ödemek zorunda

kalmasının hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Mahkememiz çoğunluğunca cezalı geçişlerinin 2016 yılı

içinde meydana gelmesine rağmen buna ilişkin bildirimin 2017 yılının Haziran

ayı içinde yapıldığı, dolayısıyla ihlalli geçişlerin müteaddit defa

tekrarlanması noktasında idarenin geç bildirimde bulunmasının etkili olduğu

değerlendirilerek başvurucu yönünden aşırı bir külfete yol açıldığı

gerekçesiyle başvurucunun Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan

mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.

Aşağıda açıklanan nedenlerle çoğunluk görüşüne iştirak

edemedim.

Kararda da belirtildiği üzere, Karayolları Genel

Müdürlüğüne bağlı otoyolların kullanımına ilişkin talebin yükselmesine bağlı

olarak artan maliyetlerin karşılanabilmesi amacıyla kullanıcılardan otoyoldan

geçiş yaptıkları sırada ücret alınması yönünde bir sistem geliştirilmiştir. HGS

olarak adlandırılan bu sistem kullanıcıların otoyol gişelerinden geçiş

yaptıkları sırada gişelerde bulunan teknik cihazların araç üzerindeki HGS

etiketiyle iletişime geçerek kullanıcının hesap bilgilerine ulaşması ve

hesabından ücretin tahsil edilmesi esasına dayanmaktadır. (Karar; Paragraf 32)

Kullanıcıların araçlarında HGS etiketi veya HGS etiketine

ilişkin hesapta ücreti karşılamaya yetecek miktarda bakiye bulundurmayarak

geçiş ücretini ödemeden otoyolu kullanmaları durumunda haklarında idari para

cezası yaptırımı uygulanmasının temelinde yatan amaç, sistemin korunması ve

devamlılığının sağlanmasıdır. (Karar; Paragraf 33)

Açık kaynaklardan, uygulamada, sistemin, geçiş anında

veya sonrasında bağlantı problemi ve benzeri nedenlerle kullanıcıların

hesaplarına ulaşamaması, arızalanması gibi nedenlere bağlı olarak bir takım

problemlerin yaşanabildiği tespit edilmektedir. (Somut olayda ise böyle bir

durum söz konusu değildir.)

Bu bağlamda elbette ki geçiş ihlalleri konusunda, ilgili

mevzuatta gerekli değişiklikler yapılmak suretiyle teknolojik imkânlardan da

yararlanılarak, ihlâl yapan kişilerin belirtilen durumdan makul bir süre içinde

bilgilendirilmesi veya ihlâlli geçişe ilişkin idari para cezasının da yine

(olayın üzerinde çok uzun zaman geçmeden) makul bir süre içinde ilgilisine

tebliğ edilmesi halinde izleyen dönemde usulsüz geçişlerin azaltılabileceği

veya önlenebileceği, böyle bir uygulamanın uygulamadaki birçok problemi

çözebileceği değerlendirilebilir.

Ne var ki somut olayda başvurucu şirkete ait 35 FZ..

plakalı aracın 4/1/2016 ile 31/12/2016 arasında ücretsiz geçiş yaptığında, ceza

konusu ücretsiz geçişlerin meydana gelmesine başvurucunun kendi kusurlu

davranışının neden olduğunda, söz konusu cezanın ilgili idarece ilgili

mevzuatta öngörülen bildirim sürelerine ve usule uygun olarak tebliğ

edildiğinde, bir başka söyleyişle başvurucuya uygulanan idari para cezasının

ilgili mevzuata uygun bulunduğunda tartışma bulunmamaktadır. Ayrıca derece

Mahkemelerince de maddi olayın gerçekleşme biçimi tespit edildikten sonra dosya

kapsamı delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanması

suretiyle, bariz takdir hatasına veya açık keyfilik oluşturan bir duruma neden

olunmadan hüküm tesis edildiği görülmektedir.

Hal böyle olunca, yürürlükteki mevzuata uygun davrandığı

anlaşılan idareye, kendi kusuru nedeniyle böyle bir cezaya muhatap olduğu

Mahkememiz çoğunluğunca da kabul edilen başvurucunun kusurunun göz ardı

edilmesi suretiyle ilave bir sorumluluk yüklenemeyeceği, dolayısıyla

başvurucunun mülkiyet hakkına kanuna dayalı olarak yapılan ve meşru bir amacı

bulunduğu anlaşılan müdahalenin elverişli, gerekli ve orantılı olduğu kanaatine

ulaşılmaktadır.

Açıklanan nedenle başvurunun reddi gerektiği görüşüyle

çoğunluk görüşüne dayalı karara iştirak etmedim. Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Rıdvan GÜLEÇ Basri BAĞCI Raportör : Zehra GAYRETLİ Başvurucu : Postaş Lojistik Anonim Şirketi Vekili : Av. Enver TURUNÇ Başkan Kadir ÖZKAYA

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2018/14585, 27 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. IV. İlgili
  10. Hukuk
  11. V. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın
  16. B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan
  17. C. Kararın bir örneğinin mülkiyet hakkının ihlalinin
  18. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun
  19. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına
  20. Karşı Oy
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2018/14585
Tarih
27 Ocak 2021

İlgili Kararlar

  • Özlem Dalkıran Başvurusu (B. No: 2017/35203)
  • Mehmet Reha Baran Başvurusu (B. No: 2017/37797)
  • Ali İpekli ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/30997)
  • Yasin Agin ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/32534)
  • Gülistan Atasoy ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/15845)
  • Nurtek İnşaat Petrol Nakliye Tekstil Gıda Emlak Müşavirliği Sağlık Hizmetleri Turizm Sanayi Ticaret Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2019/18327)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.