İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Şahin Demir Başvurusu (B. No: 2016/50524)

1. Başvuru, tutukluluk nedeniyle Hazine aleyhine açılan tazminat

Başvuru No2016/50524Tarih26 Aralık 2018Okuma6 dk · 1.241 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Şahin Demir Başvurusu

Karar tarihi
26 Aralık 2018
Başvuru Numarası
2016/50524
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.241 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, tutukluluk nedeniyle Hazine aleyhine açılan tazminat

davasının süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkını

ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 11/11/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

6. Başvurucunun da aralarında bulunduğu şüphelilerin birbirleri

ile irtibatlı olarak uyuşturucu madde ticareti yaptıklarının delillendirilmesi amacıyla Eskişehir Emniyet Müdürlüğü

Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Narkotik Suçlar Büro

Amirliğince yürütülen operasyon kapsamında başvurucunun uyuşturucu maddeleri

naklettiği, uyuşturucu madde satışı yaptığı tape

kayıtları ve tanık beyanıyla tespit edilmiştir.

7. Başvurucu uyuşturucu madde ticareti yapma ve sağlama suçunu

işlediği isnadıyla 20/1/2009 tarihinde gözaltına alınmış ve 23/1/2009 tarihinde

tutuklanmış; 29/7/2010 tarihinde ise tahliye edilmiştir.

8. Başvurucu ve diğer şüpheliler hakkında Eskişehir Cumhuriyet

Başsavcılığınca 21/4/2009 tarihli iddianameyle uyuşturucu madde ticareti yapma

ve sağlama suçundan kamu davası açılmıştır.

9. Başvurucu yargılama süresinde müdafiyle temsil edilmemiş;

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. madde ile görevli) (Mahkeme),

başvurucunun yokluğunda verilen 24/11/2011 tarihli kararıyla beraatine karar verilmiştir.

10. Karar 29/11/2011 tarihinde Cumhuriyet savcısı tarafından

başvurucu aleyhine temyiz edilmiş, ancak 26/12/2011 tarihinde savcı temyiz

talebinden feragat etmiştir.

11. Yargıtay 10. Ceza Dairesi 28/1/2013 tarihli kararıyla

savcının aleyhe temyiz talebinden vazgeçmesi nedeniyle hükmün başvurucu

yönünden incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın başvurucuya

tebliğ edildiğine dair herhangi bir bilgi veya belgeye ulaşılamamıştır.

12. Mahkemece 18/1/2012 tarihinde, başvurucu hakkındaki beraat

hükmünün 1/12/2011 tarihi itibarıyla kesinleştiğine dair kesinleşme şerhinin

düzenlendiği ve şerhin düzenlendiği tarihten itibaren ulaşılabilir durumda

olduğu anlaşılmıştır.

13. Başvurucunun müdafii tarafından

14/1/2014 tarihinde başvurucunun haksız olarak tutuklu kaldığı süre için

4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 141. maddesi

uyarınca tazminat davası açılmıştır.

14. Başvurucu müdafii söz konusu

davanın açılmasına dair dilekçede, Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilen

kararın temyiz incelemesi aşamasında olduğunun zannedildiğini, 9/1/2014

tarihinde dosyasının akıbeti hakkında bilgi talep etmesiyle Cumhuriyet

savcısının temyiz talebinden feragat ettiğinden haberdar olduğunu dile

getirmiştir.

15. Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/10/2014 tarihli

kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:

"...Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin

24/11/2011 tarih, 2009/201 esas, 2011/289 karar sayılı ilamına ve kesinleşme

şerhine göre; Şahin Demir'in [başvurucu] 23/01/2009 tarihinde tutuklandığı, 29/07/2010 tarihinde tahliye

olduğu,01/12/2011 tarihinde Şahin Demir [başvurucu] yönünden kesinleştiği anlaşılmıştır.

...

...davacının Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin

2009/201 esas, 2011/289 karar sayılı dosyasında beraat ettiği, tutuklu kaldığı,

beraat kararı yönünden Cumhuriyet Savcısınca temyiz talebinde bulunulduğu, daha

sonra temyizden vazgeçildiği, kararın davacı yönünden 01/12/2011 tarihinde

kesinleştiği, davanın 14/01/2014 tarihinde açıldığı, CMK nın

142/1 maddesindeki bir yıllık sürenin olağanüstü hak düşümü süresi olduğu,

davacının veya vekilinin kesinleşmeden haberdar olup olmadığının önemsiz

olduğu, bu sebeple davanın süre yönünden reddine karar vermek

gerekmiştir."

16. Karar, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 29/6/2016 tarihli

kararıyla onanmıştır. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:

"5271 sayılı CMK 142/1. maddesine göre

koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerinin kararın kesinleştiğinin

ilgilisine tebliğinden üç ay ve her halde kararın kesinleşmetarihini

izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği, dava dosyası incelendiğinde

tazminat davasına dayanak teşkil eden beraat hükmünün 01.12.2011 tarihinde

kesinleştiğinin, davanın ise 14.01.2014 tarihinde açıldığının anlaşılması

karşısında süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik

görülmemekle ... ONANMASINA ... karar verildi."

17. Nihai karar başvurucuya 15/10/2016 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

18. Başvurucu 11/11/2016 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

19. Mahkemenin 26/12/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

20. Başvurucu; bilgisi olmadan yapılan kesinleştirme tarihi esas

alınarak haksız tutukluluğa dayalı tazminat talebine ilişkin davanın süre aşımı

nedeniyle reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal ettiğini ileri

sürmüştür.

B. Değerlendirme

21. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddiasının adil yargılanma

hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkı yönünden incelenmesi gerektiği

değerlendirilmiştir.

22. Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan

mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve

uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına

gelir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız

hâle getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren

sınırlamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, §

52).

23. Mahkemeye erişim hakkı, mahkemeye başvuru konusunda etkili

bir sistemin var olmasını ve dava açmak isteyen kişilerin mahkemeye ulaşmada

açık, pratik ve yeterli fırsatlara sahip olmasını gerektirir. Özellikle hukuki

ya da uygulamadaki belirsizlikler kişilerin mahkemeye erişim hakkını ihlal

edebilir (Aktif Elektrik Müh. İnş. San. ve

Tic. Ltd. Şti., B. No: 2012/855, 26/6/2014, § 34). Bu nedenle

mahkemelerin, usul kurallarını uygularken yargılamanın hakkaniyetine zarar

getirecek ölçüde katı şekilcilikten kaçınmaları gerektiği gibi kanunla

öngörülmüş usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak ölçüde aşırı

esneklikten de kaçınmaları gerekir (Kamil Koç, B. No: 2012/660, 7/11/2013, § 65).

24. Dava açma süresinin işlemeye başladığı an da mahkemeye erişim

hakkına yapılan müdahalenin ölçülülüğü bağlamında büyük önem taşımaktadır (Yaşar Çoban [GK], B. No: 2014/6673,

25/7/2017, § 66). Dava açma süresinin hangi tarihte başlayacağını belirleme ve

mevzuatı bu yönüyle yorumlama görevi esasen derece mahkemelerine aittir.

Bireysel başvurunun ikincillik ilkesi gereği, dava açma süresinin başlatılacağı

tarihin belirlenmesi noktasında Anayasa Mahkemesinin bir görevi

bulunmamaktadır. Anayasa Mahkemesinin bu hususta üstleneceği rol, dava açma

süresinin hangi tarihten itibaren başlatılması gerektiğiyle ilgili derece

mahkemelerinin yorumlarının mahkemeye erişim hakkına etkisini somut olayın

koşulları ışığında incelemektir (Ahmet

Yıldırım, B.No:

2014/18135, 20/9/2017, § 46). Bu kapsamda dava açma süresinin hak sahibinin

henüz dava hakkının doğduğundan haberdar olmadığı ve somut koşullar

çerçevesinde haberdar olduğunun kabulünü haklı kılan nedenlerin bulunmadığı bir

dönemde işlemeye başlaması dava hakkının varlığını anlamsız kılabileceğinden

ölçülülük ilkesini zedeleyebilir (Yaşar

Çoban, § 66).

25. Somut olayda, her ne kadar başvurucunun savcının aleyhe

temyiz talebinden vazgeçtiğinden bilgisi olduğuna ya da Yargıtay kararının

başvurucuya tebliğ edildiğine dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmasa da

Mahkeme tarafından 18/1/2012 tarihinde düzenlenen kesinleşme şerhine söz konusu

tarihten itibaren UYAP üzerinden ulaşılabileceği anlaşılmıştır (bkz.§ 12).

26. Başvurucuların bireysel başvuruda bulunmak amacıyla dava ve

başvurularını takip etmek için gerekli özeni gösterme yükümlülükleri vardır. Bu

bağlamda başvurucunun savcının temyiz talebinden vazgeçtiğinden, dolayısıyla

hakkındaki beraat kararının geçmişe yönelik olarak 1/12/2011 tarihi itibarıyla

kesinleştiğinden haberdar olmadığına dair iddiasının doğru olduğu kabul edilse

dahi başvuru formundan başvurucunun hakkındaki beraat hükmünün aleyhine olarak

savcılık tarafından temyiz edildiğinden bilgisi olduğu (bkz. § 14), ilk derece

mahkemesince hükmün verildiği 24/11/2011 tarihinden haksız olarak tutuklu kaldığı

süreler için açtığı tazminat davasının tarihi olan 14/1/2014 tarihine kadar

geçen iki yılı aşkın süre içinde davanın takibiyle ilgili herhangi bir

girişimde bulunmadığı, davasının akıbetini araştırmadığı görülmektedir.

Dolayısıyla avukatı da bulunan başvurucunun ilk derece mahkemesi kararına

erişim noktasında üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediği açıktır.

27. Yukarıdaki tespitler ışığında somut olay

değerlendirildiğinde başvurucunun tazminat talebinin süre aşımı nedeniyle

reddedilmesinde -başvurucunun özensiz davranışı ve reddedilen talebin maddi bir

menfaate yönelik olduğu da gözönüne alınarak- haksız

tutukluluğu tazmine ilişkin başvuruyu engelleyen nitelikte katı ve şekilci bir

değerlendirme ve yorumun varlığından söz edilemeyeceği, dolayısıyla belirtilen

ihlal iddiası yönünden mahkemeye erişim hakkına yönelik müdahalenin ölçülü

olduğu, anılan hakka yönelik bir ihlalin olmadığının açık olduğu anlaşılmıştır.

28. Açıklanan gerekçelerle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

26/12/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Rıdvan GÜLEÇ

Raportör

:

Tuğçe TAKCI

Başvurucu

:

Şahin DEMİR

Vekili

:

Av. Murat

OĞAN

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/50524, 26 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Başvurucunun İddiaları
  8. B. Değerlendirme
  9. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  10. Yıldırım
  11. Akıncı
  12. Topal
  13. M. Emin KUZ
  14. Oğan
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/50524
Tarih
26 Aralık 2018

İlgili Kararlar

  • Nazım Ural Başvurusu (B. No: 2018/6302)
  • Mehmet Erol Alsan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/31768)
  • Ahmet Tevfik Sağnak Başvurusu (B. No: 2018/79)
  • Yakup Şimşek Başvurusu (B. No: 2017/36064)
  • Hasan Yıldırım Başvurusu (B. No: 2017/31113)
  • Emine Türkseven ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2017/30329)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.