İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Şahin İnşaat Taşımacılık Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2015/15723)

1. Başvuru; idari para cezasına dayanak teşkil eden kanuni

Başvuru No2015/15723Tarih19 Nisan 2018Okuma10 dk · 1.937 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Şahin İnşaat Taşımacılık Ticaret Ve Sanayi Ltd. Şti. Başvurusu

Karar tarihi
19 Nisan 2018
Başvuru Numarası
2015/15723
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.937 kelime·10 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; idari para cezasına dayanak teşkil eden kanuni

düzenlemede lehe değişiklik yapılmasına rağmen bu husus gözetilmeden karar

verilmesi nedeniyle suçların ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği

iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 16/9/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

8. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) İş Teftiş Kurulu

müfettişleri tarafından başvurucu Şirket hakkında iş sağlığı ve güvenliği

yönünden yapılan teftiş sonucu Şirketin risk değerlendirmesi, yangınla mücadele

ve ilk yardım, sağlık gözetimi ve çalışanların eğitimi yükümlülükleri ile diğer

bazı yükümlülükleri ilgili mevzuata uygun olarak yerine getirmediği tespit

edilmiştir.

9. Çalışma ve İş Kurumu Ankara İl Müdürlüğü, söz konusu teftişte

tespit edilen noksanlıklar nedeniyle başvurucuyu toplam 81.203 TL idari para

cezasıyla cezalandırmıştır.

10. Başvurucu 16/2/2015 tarihli dilekçeyle idari yaptırım

kararının iptal edilmesi talebiyle başvuruda bulunmuştur.

11. Başvurucunun talebi değerlendirme aşamasında iken 4/4/2015

tarihli ve 6645 sayılı Kanun 23/4/2015 tarihli ve 29335 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Kanun'un

4. maddesi ile "çalışanların eğitimi" yükümlülüğüne aykırı

davranılması eylemine yönelik yaptırımı düzenleyen 20/6/2012 tarihli ve 6331

sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 26. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının (ğ) bendinde değişiklik yapılmıştır. Başka bir anlatımla

''çalışanların eğitimi'' yükümlülüğüne aykırı davrananlar hakkında öngörülen

yaptırım tutarı değiştirilmiştir.

12. Başvurucu 5/5/2015 tarihli dilekçesiyle idari para cezasının

dayanağı olan mevzuatta lehe değişiklik yapıldığını ve bu değişikliğin tahsil

edilmemiş idari yaptırım kararları yönünden uygulanması gerektiğini belirterek

cezanın kaldırılmasını talep etmiştir.

13. Ankara 8. Sulh Ceza Hâkimliği 1/7/2015 tarihli kararıyla

başvurucu tarafından ileri sürülen itiraz nedenlerinin dayanaktan yoksun olduğu

ve idari yaptırım kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurucunun

talebini reddetmiştir.

14. Başvurucu anılan karara itiraz etmiş, Ankara 1. Sulh Ceza

Hâkimliği 4/8/2015 tarihli kararıyla itirazı kesin olarak reddetmiştir.

15. Nihai karar 17/8/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş

ve başvurucu 16/9/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

16. 6331 sayılı Kanun'un ''Çalışanların

eğitimi'' kenar başlıklı 17. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

“İşveren, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği

eğitimlerini almasını sağlar. Bu eğitim özellikle; işe başlamadan önce, çalışma

yeri veya iş değişikliğinde, iş ekipmanının değişmesi hâlinde veya yeni

teknoloji uygulanması hâlinde verilir. Eğitimler, değişen ve ortaya çıkan yeni

risklere uygun olarak yenilenir, gerektiğinde ve düzenli aralıklarla

tekrarlanır.”

17. 6331 sayılı Kanun’un ceza tutanağının düzenlendiği tarihte

yürürlükte bulunan ''İdari para cezaları ve

uygulanması'' kenar başlıklı 26. maddesinin (1) numaralı fıkrasının

(ğ) bendi şöyledir:

“(1) Bu Kanunun;

(...)

ğ) 17 nci maddesinin bir ila yedinci

fıkralarında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene her bir

çalışan için bin Türk Lirası idari para cezası verilir.”

18. 6645 sayılı Kanun'un 4. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“6331 sayılı Kanunun 26 ncı maddesinin birinci fıkrasının (ğ) ve (l)

bentleri ile ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve birinci fıkraya

aşağıdaki bentler ile maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

ğ) 17 nci maddesinde belirtilen yükümlülükleri

yerine getirmeyen işverene, her bir aykırılık için çalışan başına ayrı ayrı beşyüz Türk Lirası ... idari para cezası verilir.

(...)”

19. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

“(1) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna

göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik

tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç

sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik

tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı

ve kanunî neticeleri kendiliğinden kalkar.”

20. 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 5.

maddesinin ilgili kısmışöyledir:

“(1) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin

hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır. Ancak, kabahatler karşılığında

öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından

derhal uygulama kuralı geçerlidir.”

V. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 19/4/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu, bir başka kanunla lehe olarak değiştirilen idari

para cezası tutarının kendisine uygulanması gerektiği yönündeki itirazının

değerlendirilmeden reddedilmesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının suçların ve

cezaların kanuniliği ilkesi kapsamında incelenmesi gerektiği

değerlendirilmiştir.

24.Anayasa’nın 38. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

''Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan

kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu

işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza

verilemez.''

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

25. Suç ve cezada kanunilik ilkesi, Anayasa’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” kenar

başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin

(Sözleşme) “Kanunsuz ceza olmaz”

kenar başlıklı 7. maddesinin (1) numaralı fıkrasında düzenlenmiştir.

Uyuşmazlığın suç ve cezalara ilişkin olması, bir ihlal iddiasının belirtilen

maddelerin ortak koruma alanı kapsamında değerlendirilebilmesinin ön şartıdır.

26. Benzer bir başvuruda kabahat eylemleri nedeniyle uygulanan

idari yaptırımlara ilişkin uyuşmazlıkların da Sözleşme’nin 6. maddesinin koruma

alanı kapsamında yer aldığı kabul edilmiştir (Remzi

Durmaz, B. No: 2013/1718, 2/10/2013, § 26). Başvuruya konu idari

para cezası ve bu cezaya karşı başvurunun mahkemece reddedilmesi nedeniyle

suçların ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddiasının da bu

çerçevede Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı kapsamında yer aldığının

kabul edilmesi gerekir.

27. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeninin de bulunmadığı anlaşılan

suçların ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Genel İlkeler

28. Anayasa’nın temel hak ve özgürlüklerle ilgili bölümlerinde

kanunla düzenleme ilkesine pek çok maddede ayrı ayrı yer verildiği gibi 13.

maddede ifade edilen temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasına ilişkin genel

ilkelerde de sınırlamaların “ancak kanunla” yapılabileceği kurala bağlanmıştır.

Anayasa’nın suç ve cezaları düzenleyen 38. maddesindede

“suçların ve cezaların kanuniliği ilkesi” özel

olarak güvence altına alınmıştır (Karlis A.Ş.,

B. No: 2013/849, 15/4/2014, § 31).

29. Anayasa’nın 38. maddesinin birinci fıkrasında “Kimse, ...kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı

cezalandırılamaz.” denilerek “suçların kanuniliği”, üçüncü

fıkrasında da “Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik

tedbirleri ancak kanunla konulur.” denilerek “cezaların kanuniliği”

ilkeleri güvence altına alınmıştır. Anayasa’da öngörülen “suç ve cezaların

kanuniliği ilkesi” insan hak ve özgürlüklerini esas alan bir anlayışın öne

çıktığı günümüzde ceza hukukunun da temel ilkelerinden birini oluşturmaktadır.

Anayasa’nın 38. maddesine benzer şekilde 5237 sayılı Kanun’un 2. maddesinde

düzenlenen “suç ve cezaların kanuniliği ilkesi” uyarınca hangi eylemlerin

yasaklandığı ve bu yasak eylemlere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yer

bırakmayacak biçimde kanunda gösterilmesi kuralın açık, anlaşılır ve

sınırlarının belli olmasını gerektirmektedir. Kişilerin yasak eylemleri önceden

bilmeleri düşüncesine dayanan bu ilkeyle temel hak ve özgürlüklerin güvence

altına alınması amaçlanmaktadır (AYM, E.2010/69, K.2011/116, 7/7/2011).

30. Suçların ve cezaların kanuniliği ilkesi, hukuk devletinin

kurucu unsurlarındandır. Kanunilik ilkesi, genel olarak bütün hak ve

özgürlüklerin düzenlenmesinde temel bir güvence oluşturmanın yanı sıra suç ve

cezaların belirlenmesi bakımından özel bir anlam ve öneme sahip olup bu

kapsamda kişilerin kanunen yasaklanmamış veya yaptırıma bağlanmamış fiillerden

dolayı keyfî bir şekilde suçlanmaları ve cezalandırılmaları önlenmekte, buna ek

olarak suçlanan kişinin lehine olan düzenlemelerin geriye etkili olarak

uygulanması sağlanmaktadır (Karlis A.Ş., § 32).

31. Nitekim lehe olan düzenlemelerin geriye etkili olarak

uygulanması kuralı 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin (2) numaralı fıkrasında “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile

sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan

kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklinde de ifade edilmiştir. Bu ilkeye göre sonradan yürürlüğe giren

yasanın bir fiili suç olmaktan çıkarması, suçun unsurlarında veya diğer

cezalandırılabilme şartlarında, bu suçtan dolayı mahkûmiyetin yasal

neticelerinde ceza ve hatta güvenlik tedbirlerinde değişiklik yapması ve bu

değişikliğin failin lehine sonuç vermesi durumunda yürürlüğe girdiği tarihten

önce işlenen suçlar hakkında da uygulanması gerekecektir. Bu değişiklik,

kesinleşmiş ancak infazı henüz tamamlanmamış hükümler ile infazı tamamlanmış

hükümler bakımından da söz konusudur (Yargıtay Ceza Genel Kurulu,

E.2011/11-239, K.2011/281, 20/12/2011).

32. 5326 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (1) numaralı fıkrasına

göre 5237 sayılı Kanun’un zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri

kabahatler açısından da uygulanacak ancak kabahatler karşılığında öngörülen

idari yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhâl

uygulama kuralı geçerli olacaktır. Dolayısıyla kabahat fiilinin unsurlarına

veya yaptırımına yönelik lehe kanun değişikliklerinde, Anayasa’nın 38.

maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "kanunilik ilkesi"nin

sonuçlarından biri olarak 5237 sayılı Kanun’un 7. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında yer alan "lehe kanunun geriye yürümesi" kuralının

uygulanması gerekir (Mahmut Manbaki, B. No: 2012/731, 15/10/2014, § 47).

b. İlkelerin Olaya Uygulanması

33. ÇSGB müfettişleri tarafından yapılan inceleme sonucunda

başvurucu hakkında ceza tutanağı düzenlenmiştir. Başvurucu, tutanağa itiraz

ederek idari para cezasının iptal edilmesi talebiyle başvuruda bulunmuştur.

34. Başvurucunun idari para cezasının iptal edilmesi talepli

başvurusu değerlendirme aşamasında iken "çalışanların eğitimi''

yükümlülüğüne aykırı davrananlar hakkında öngörülen yaptırım tutarının

değiştirilmesine dair kanun değişikliği yürürlüğe girmiştir. Söz konusu kanun

değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihte idari para cezasının henüz

kesinleşmediği anlaşılmaktadır.

35. Başvurucunun itirazını inceleyen hâkimlik ve itiraz mercii

tarafından bahsi geçen kanun değişikliğideğerlendirilmemiştir.

36. Anayasa Mahkemesinin benzer iddiaların ileri sürüldüğü

başvurulara ilişkin kararlarında, “suçların ve cezaların kanuniliği'' ilkesi

uyarınca kabahat fiilinin unsurlarına veya yaptırımına yönelik lehe kanun

değişikliklerinde lehe kanunun geriye yürümesi kuralının uygulanması bu ilkenin

sağladığı güvenceler arasında kabul edilmektedir (Mahmut Manbaki, § 39).

37. Somut olayda "çalışanların eğitimi" yükümlülüğüne

aykırı davrananlara yönelik idari yaptırım tutarı başvurucunun lehine olmak

üzere değiştirilmiştir. Söz konusu yeni idari yaptırım 23/4/2015 tarihi

itibarıyla yürürlükte bulunduğu hâlde başvurucunun itirazının yürürlükte olan

lehe hükümler değerlendirilmeden reddedildiği anlaşılmaktadır. Ortaya çıkan bu

sonuç, Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "suçların

ve cezaların kanuniliği" ilkesi ile bağdaşmamaktadır.

38. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 38. maddesinde güvence

altına alınan suçların ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

39. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

40. Başvurucu, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur.

41. Suçların ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

42. Suçların ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki

yarar bulunduğundan kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere

Ankara 8. Sulh Ceza Hâkimliğine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

43. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 1.980

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.206,90 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Suçların ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiğine

ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 38. maddesinin birinci fıkrasında güvence altına

alınan suçların ve cezaların kanuniliği ilkesinin İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin suçların ve cezaların kanuniliği

ilkesinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama

yapılmak üzere Ankara 8. Sulh Ceza Hâkimliğine (2015/696 Değişik İş)

GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucu tarafından yapılan 226,90 TL harç ve1.980 TL

vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.206,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA

ÖDENMESİNE,

E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

19/4/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Recai AKYEL

Raportör Yrd.

:

Zehra

GAYRETLİ

Başvurucu

:

Şahin İnşaat

Taşımacılık Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.

Vekili

:

Av. Müslüm

AKKUŞ

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2015/15723, 19 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. A. Suçların ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiğine
  11. B. Anayasa’nın 38. maddesinin birinci fıkrasında güvence altına
  12. C. Kararın bir örneğinin suçların ve cezaların kanuniliği
  13. E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  14. F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Yıldırım
  16. Topal
  17. M. Emin KUZ
  18. Gayretli
  19. Akkuş
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2015/15723
Tarih
19 Nisan 2018

İlgili Kararlar

  • Özlem Korkut ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/14571)
  • Recep Ayhan Başvurusu (B. No: 2015/2500)
  • S.n. D.p. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2015/10583)
  • Mevlüt Huzeyfe Uğur ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/2924)
  • Rafet Uzun Başvurusu (B. No: 2015/5082)
  • Abdullah Talü Başvurusu (B. No: 2015/9966)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.