İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Savaş Yıldırım Başvurusu (B. No: 2013/6258)

1. Başvurucu, kendisine ek

Başvuru No2013/6258Tarih10 Haziran 2015Okuma13 dk · 2.564 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Savaş Yıldırım Başvurusu

Karar tarihi
10 Haziran 2015
Başvuru Numarası
2013/6258
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.564 kelime·13 dk okuma·13 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, kendisine ek

sınav hakkı tanınması için öğrenim gördüğü üniversiteye yaptığı başvurunun

reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, Anayasa’nın 36.

maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ve 42. maddesinde düzenlenen

eğitim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, manevi tazminat talebinde

bulunmuştur.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru, 12/8/2013 tarihinde

Sivas İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari

yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir

eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm İkinci

Komisyonunca, 11/4/2014 tarihinde başvurunun karara bağlanması için Bölüm

kararı alınması gerekli görüldüğünden, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar

verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

4. Başvuru formu ve eklerinde

ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

5. Başvurucu, 1995 yılında

Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesine kaydolmuş, 2008 yılında akademik

başarısızlık nedeniyle okul ile ilişiği kesilmiştir.

6. Başvurucunun, 13/2/2011

tarihli ve 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal

Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun

Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 173. maddesiyle

4/11/1982 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na eklenen geçici 58.

maddeden yararlanma talebiyle yaptığı başvuru kabul edilerek fakültenin 2.

sınıfına kaydı yapılmıştır.

7. Başvurucu, 26/8/2011 tarihli

dilekçesi ile 2547 sayılı Kanun’un 44. maddesi uyarınca tarafına ek sınav hakkı

verilmesi talebinde bulunmuştur.

8. Cumhuriyet Üniversitesi Tıp

Fakültesi Dekanlığı, 6111 sayılı Kanun'un 171. maddesiyle 2547 sayılı Kanun’un

44. maddesinin değiştirilerek eğitim süresi ile ilgili sınırlamanın

kaldırıldığı ve öğrencilerin katkı paylarını yatırdığı sürece eğitimlerine

devam edecekleri gerekçesiyle talebi 7/9/2011 tarihli ve 3233 sayılı işlemiyle

reddetmiştir.

9. Başvurucu tarafından anılan

işlemin iptali istemiyle dava açılmış, Sivas İdare Mahkemesi 21/9/2012 tarihli

ve E.2011/1796, K.2012/1008 sayılı kararıyla davanın reddine karar vermiştir.

Kararın gerekçesi şöyledir:

“Dava dosyasının incelenmesinden; Cumhuriyet Üniversitesi

Tıp Fakültesi 1995 101 082 numaralı öğrencisi olan davacının, 06.09.1995

tarihinde lisans eğitimine kaydolduğu, akademik başarısızlık nedeniyle 2008

yılında okuldan ilişiği kesildiği, 04.03.2011 tarihli dilekçeyle 6111 sayılı

Kanunun 2547 sayılı Kanuna geçici 58. maddeyi ekleyen 173. maddesinden

yararlanmak üzere başvurması üzerine, talebi uygun görülerek fakülte 2.

sınıfına intibakının yapıldığı, davacının 2547 sayılı Kanunun 44. maddesi

uyarınca tarafına ek sınav hakkı verilmesi istemli 26.08.2011 tarihli

başvurunun, davalı idarenin 07.09.2011 tarihli ve 3233 sayılı işlemiyle reddi

üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Olayda; davacının 1995 yılında başladığı eğitimden akademik

başarısızlık nedeniyle 2008 yılında ilişiğinin kesilmesi sonrası 6111 sayılı

Kanunun 173. maddesinden yararlanarak Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi 2.

sınıfına intibakının yapıldığı, aynı Kanunun 131. maddesiyle değiştirilmeden önce

2547 sayılı Kanunun 44. maddesinde düzenlenen ek sınav hakkının değişiklik

sonrası madde metninde yer almadığı, bunun yerine ilgili döneme ait öğrenci

katkı payı ve öğrenim ücretlerini ödeme koşuluyla öğrenimlerine devam etmek

için kayıt yaptırılabileceği düzenlemesine yer verildiği, azami öğrenim

süreleri sonrası öğrencilerin ilişikleri kesilmesi öncesi son bir şans

niteliğindeki ek sınav uygulamasının da bu şekilde son bulduğu görülmektedir.

Diğer taraftan; 6111 sayılı Kanunun uygulamasını gösteren YÖK

Genel Kurulu'nun 07.07.2011 tarihli ve 15 sayılı kararının 2547 sayılı Kanunun

171. maddesi kapsamında, değişiklik öncesi 44. madde ile verilen sınav

haklarının kullanılmasına ilişkin B/1 maddesindeki düzenleme uyarınca davacının

geçmişten gelen ek sınav hakkı bulunmadığı ve bu suretle mevcut uygulamaya

dahil olduğu sonucuna varılmaktadır.

Bu durumda; 6111 Kanun uyarınca fakülte 2. sınıfa intibakı

yapılan davacının aynı Kanunla değişik 2547 sayılı Kanunun 44. maddesinde ek

sınav hakkının düzenlenmemesi ve geçmişten gelen sınav hakkının

bulunmaması nedeniyle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.”

10. Başvurucu tarafından bu

karara yapılan itiraz Sivas Bölge İdare Mahkemesinin 14/3/2013 tarihli ve

E.2013/55, K.2013/95 sayılı kararıyla reddedilmiştir.

11. Bu karara karşı yapılan

karar düzeltme talebi de aynı Mahkemenin 24/6/2013 tarihli ve E.2013/260,

K.2013/257 sayılı kararıyla reddedilmiş ve karar başvurucuya 9/7/2013 tarihinde

tebliğ edilmiştir.

12. Başvurucu tarafından

12/8/2013 tarihinde bireysel başvuru yapılmıştır.

B. İlgili

Hukuk

13. 2547 sayılı Kanun’un 44.

maddesinin (c) bendi şöyledir:

“Bir yıl süreli yabancı dil hazırlık sınıfı hariç, kayıt

olduğu programa ilişkin derslerin verildiği dönemden başlamak üzere, her dönem

için kayıt yaptırıp yaptırmadığına bakılmaksızın önlisans

programlarını azami dört yıl, lisans programlarını azami yedi yıl, lisans ve

yüksek lisans derecesini birlikte veren programları azami dokuz yıl, yüksek

lisans programını azami üç yıl, doktora programını ise azami altı yıl içinde

başarı ile tamamlayarak mezun olamayanlar, bu Kanunun 46 ncı

maddesinde belirtilen koşullara göre ilgili döneme ait öğrenci katkı payı veya

öğrenim ücretlerini ödemek koşulu ile öğrenimlerine devam etmek için kayıt

yaptırabilir. Bu durumda, ders ve sınavlara katılma ile tez hazırlama hariç,

öğrencilere tanınan diğer haklardan yararlandırılmaksızın öğrencilik statüleri

devam eder.”

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

14. Mahkemenin 10/6/2015 tarihinde

yapmış olduğu toplantıda, başvurucunun 12/8/2013 tarihli ve 2013/6258 numaralı

bireysel başvurusu incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

15. Başvurucu, ek sınav hakkı

verilmesi talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Yükseköğretim

Kurulunun kendi durumundakiler için ek sınav hakkı verilmesine yönelik

genelgesinin bulunduğunu, Dekanlık makamının yetki gaspı yaparak işlem tesis

ettiğini, yargılama süreci devam ederken 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari

Yargılama Usulü Kanunu’nda değişiklik yapılarak dava konusu yargılamaya ilişkin

temyiz yolunun kaldırıldığını ve bölge idare mahkemesine itiraz hakkı

tanındığını, karar düzeltme kararında Anayasa Mahkemesine yapılacak bireysel

başvuru süresi hakkında bilgi verilmediğini belirterek, Anayasa’nın 36.

maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ve 42. maddesinde düzenlenen

eğitim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, manevi tazminat talebinde

bulunmuştur.

B. Değerlendirme

16. Başvurucu, temyiz yolunun

kaldırılması ile bireysel başvuruya ilişkin sürenin belirtilmemesi nedenleriyle

adil yargılanma hakkının ve ek sınav hakkı tanınmamasından dolayı eğitim

hakkının ihlal edildiğinden şikâyet etmektedir. Başvurucunun şikâyetlerinin iki

ayrı başlık halinde değerlendirilmesi gerekmiştir.

1. Adil

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiği İddiası

17. Başvurucu, yargılama süreci

devam ederken 2577 sayılı Kanun’da değişiklik yapılarak dava konusu yargılamaya

ilişkin temyiz yolunun kaldırıldığını ve bölge idare mahkemesine itiraz hakkı

tanındığını, karar düzeltme kararında Anayasa Mahkemesine yapılacak bireysel

başvuru süresi hakkında bilgi verilmediğini belirterek, Anayasa’nın 36.

maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri

sürmüştür.

18. 30/11/2011 tarihli ve 6216

sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un “Bireysel başvuru usulü” kenar başlıklı 47.

maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:

“Başvuru dilekçesinde başvurucunun ve varsa temsilcisinin

kimlik ve adres bilgilerinin, işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle ihlal edildiği

ileri sürülen hak ve özgürlüğün ve dayanılan Anayasa hükümlerinin, ihlal

gerekçelerinin, başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamaların, başvuru

yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarih

ile varsa uğranılan zararın belirtilmesi gerekir. Başvuru dilekçesine,

dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararların

aslı ya da örneğinin ve harcın ödendiğine dair belgenin eklenmesi şarttır.”

19. 6216 sayılı Kanun’un “Bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve

incelenmesi” kenar başlıklı 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

“(1)Bireysel başvuru hakkında kabul

edilebilirlik kararı verilebilmesi için 45 ila 47 nci

maddelerde öngörülen şartların taşınması gerekir.

(2) Mahkeme, … açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul

edilemezliğine karar verebilir.”

20. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün bireysel başvuruların içeriğini düzenleyen “Bireysel başvuru formu ve ekleri” başlıklı

59. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:

“…

(2) Başvuru formunda aşağıdaki hususlar yer alır:

…

ç) Kamu gücünün ihlale neden olduğu iddia

edilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti.

d) Bireysel başvuru kapsamındaki haklardan hangisinin hangi

nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve delillere ait özlü

açıklamalar.

e) Başvurucunun güncel ve kişisel bir temel hakkının

doğrudan zedelendiği iddiasının dayanakları.

…

h) Başvurucunun talepleri.

…”

21. İçtüzüğün “Formun ve eklerinin hazırlanmasına ilişkin ilkeler”

başlıklı 60. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Başvuru formu, İçtüzüğün 59 uncu maddesine uygun olarak

düzenlenir ve aynı maddede belirtilen belgeler ya da onaylı örnekleri başvuru

formuna eklenir.”

22. 6216 sayılı Kanun’un 47.

maddesinin (3) numaralı, 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları ile

İçtüzüğün 59. maddesinin ilgili fıkraları uyarınca Anayasa Mahkemesine başvuru

konusu olaylarla ilgili delilleri sunmak suretiyle olaylar hakkındaki

iddialarını ve dayanılan Anayasa hükmünün kendilerine göre ihlal edildiğine

dair açıklamalarda bulunarak iddialarını kanıtlamak başvurucuya düşer (Veli Özdemir, B. No: 2013/276, 9/1/2014, §

19).

23. Başvurucunun, kamu gücünün işlem, eylem ya da

ihmali nedeniyle ihlal edildiğini ileri sürdüğü hak ve özgürlük ile dayanılan

Anayasa hükümlerini, ihlal gerekçelerini, dayanılan deliller ile ihlale neden

olduğu ileri sürülen işlem veya kararların neler olduğunu başvuru dilekçesinde

belirtmesi şarttır. Başvuru dilekçesinde kamu gücünün ihlale neden olduğu iddia

edilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti

yapılmalı; bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklerden hangisinin hangi

nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeler ve deliller açıklanmalıdır (Veli Özdemir, § 20).

24. Yukarıda belirtilen koşullar

yerine getirilmediği takdirde Anayasa Mahkemesi başvuruyu açıkça dayanaktan

yoksun olduğu gerekçesiyle kabul edilemez bulabilir. İddiaların dayanaktan

yoksun olmadığı konusunda Anayasa Mahkemesinin ikna edilmesi, başvurucu

tarafından ileri sürülen iddiaların niteliğine bağlıdır. Başvurucunun

başlangıçta, başvuru hakkında kabul edilemezlik kararı verilmesini önlemek için

başvuru formu ve eklerinde iddialarını destekleyici belgeleri sunması, kamu

gücünün ihlale neden olduğunu iddia ettiği hak ve özgürlüklere ilişkin gerekli

açıklamaları yapması zorunludur (Veli

Özdemir, § 23).

25. Somut olayda başvurucu,

yargılama devam ederken 2577 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikle açtığı davaya

ilişkin olarak kanun yolu incelemesinin temyiz yerine itiraz yolu olarak

düzenlenmesinin ve Sivas Bölge İdare Mahkemesinin karar düzeltme kararında

bireysel başvuru için Anayasa Mahkemesine başvuru süresinin gösterilmemesinin

adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

26. Başvurucu, kanun yolu

incelemesine ilişkin olarak yapılan değişikliğin hangi sebeplerle adil

yargılanma hakkına aykırı olduğunu, buna ilişkin gerekçeler ile delillere ait

açıklamaları başvuru dilekçesinde göstermemiş, gerekli açıklamaları

yapmamıştır.

27. Diğer yandan başvurucunun,

karar düzeltme talebinin reddine ilişkin kararın kendisine tebliğinden itibaren

süresi içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yaptığı göz önüne

alındığında, kararda bireysel başvuru süresinin gösterilmemiş olmasının hak

ihlaline neden olduğu iddiası somut olarak değerlendirilebilecek bir iddia

niteliğinde değildir.

28. Anayasa Mahkemesine yapılan

bireysel başvurularda, başvuruların titizlikle hazırlanma ve takip edilme

yükümlülüğü vardır. Bu yükümlülüğün bir gereği olarak başvurucu, Anayasa

hükmünün ihlal edildiğine ilişkin açıklamalarda bulunmak suretiyle iddialarını

kanıtlamak zorundadır. Başvurucu tarafından soyut şekilde anayasal haklarının

ihlal edildiğinin ileri sürülmesi iddiaların ispatlandığı anlamına gelmez.

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu, Anayasa’ya aykırılığın soyut biçimde

ileri sürülmesini sağlayan bir yol olarak düzenlenmemiştir (İrfan Sarı, B. No: 2014/1397, 30/6/2014,

§ 27).

29. Somut başvuruda başvurucu yukarıda sayılan

koşulları yerine getirmeyerek iddialarını temellendirmediğinden başvurusunun

esasının incelenmesi imkânı bulunmamaktadır (Benzer yönde değerlendirmeler için

bkz. Ünal Yıldırım, B.No:2013/6776, 5/11/2014, § 29).

30. Açıklanan nedenlerle, başvurucu tarafından

ileri sürülen ihlal iddialarının kanıtlanamamış olması nedeniyle, başvurunun bu

kısmının, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Eğitim

Hakkının İhlal Edildiği İddiası

31. Başvurucu, tarafına ek sınav

hakkı verilmemesi nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

32. Anayasa’nın 148. maddesinin

üçüncü ve 6216 sayılı Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı fıkraları gereğince,

Anayasa Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurunun esasının incelenebilmesi

için, kamu gücü tarafından müdahale edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da

güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

(Sözleşme) ve Türkiye’nin taraf olduğu ek protokollerinin kapsamına da girmesi

gerekir. Bir başka ifadeyle, Anayasa ve Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında

kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi mümkün değildir (Onurhan Solmaz,

B. No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18).

33. Anayasa’nın 13. maddesi

şöyledir:

“Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca

Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak

kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna,

demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük

ilkesine aykırı olamaz.”

34. Anayasa’nın 42. maddesinin

birinci fırkası şöyledir:

“Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.

Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tesbit edilir ve

düzenlenir.”

35. Türkiye’nin de taraf olduğu Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesi şöyledir:

“Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. Devlet,

eğitim ve öğretim alanında yükleneceği görevlerin yerine getirilmesinde, ana ve

babanın bu eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre

yapılmasını sağlama haklarına saygı gösterir.”

36. Görüldüğü üzere, Anayasa ve

1 No.lu Protokol’de düzenlenen eğitim hakkının, “belirli bir zamanda var olan eğitim kurumlarına erişim hakkı”nı

güvence altına aldığı ve herhangi bir ayrıma gidilmeksizin, kamu ve özel eğitim

kurumları ile ilk, orta ve yüksek öğrenim seviyelerini kapsadığı

anlaşılmaktadır (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 28; benzer yöndeki AİHM

kararları için bkz. Kjeldsen, Busk Madsen

ve Pedersen/Danimarka, B. No: 5926/72, 7/12/1976, § 50; Leyla Şahin/Türkiye, B. No: 44774/98, 10/11/2005, §§ 134-136). Bu nedenle,

başvurucunun eğitim hakkının ihlal edildiği iddiasının, Anayasa Mahkemesinin

konu bakımından yetkisi kapsamında yer aldığı anlaşılmaktadır.

37. 6216 sayılı Kanun’un 48.

maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre Mahkemece açıkça dayanaktan yoksun

başvuruların kabul edilemez olduğuna karar verilebilir. Başvurucunun ihlal

iddialarını kanıtlayamadığı, iddialarının salt kanun yolunda gözetilmesi gereken

hususlara ilişkin olduğu, temel haklara yönelik bir müdahalenin olmadığı veya

müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya zorlama

şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Kürşat Eyol, B.

No: 2012/665, 13/6/2013, § 20).

38. Anayasa’da yer alan eğitim

ve öğrenim hakkı, kamu otoritelerine bireyin eğitim ve öğrenim almasını

engellememe negatif ödevini yüklemekle birlikte, bütün bireylere her alanda

eğitim ve öğrenim sağlaması şeklinde pozitif bir ödev yüklememektedir. Bu

doğrultuda devletin, yükseköğrenim görmek isteyen herkese, bunu sağlama

şeklinde pozitif bir ödevi de bulunmamaktadır (Hikmet

Balabanoğlu, § 29).

39. Halen tıp fakültesinde

eğitimine devam eden başvurucu, tarafına ek sınav hakkı verilmemesinin eğitim

hakkını ihlal ettiğini iddia etmektedir.

40. Bu aşamada incelenmesi

gereken husus eğitim hakkının kullanımına veya haktan yararlanılmasına kamu

gücünün işlem, eylem veya ihmali nedeniyle doğrudan bir müdahalenin söz konusu

olup olmadığıdır. Eğer doğrudan bir müdahalenin varlığı tespit edilirse bu

müdahalenin Anayasa’nın 13. ve 42. maddelerinde öngörülen şartlara uygun olup

olmadığı değerlendirilmeli; bu çerçevede müdahalenin hukuki dayanağının ve

meşru bir amacının olup olmadığı hususları ile ölçülü ve demokratik bir

toplumda gerekli olup olmadığı hususlarının tartışılarak ihlal iddiası hakkında

bir sonuca varılması gerekir (Ünal Yıldırım,

§ 40).

41. Başvuru konusu olayda, tıp

fakültesi öğrencisi olan ve 9 yılı aşkın bir süredir fakülte eğitimine devam

eden başvurucu, 2547 sayılı Kanun’un 47. maddesi uyarınca tarafına ek sınav

hakkı verilmesi talebinde bulunmuş, ilgili fakülte dekanlığı talep tarihinden

önce anılan maddede 6111 sayılı Kanun ile değişikliğe gidilmesi sonucunda

eğitim süresi ile ilgili sınırlamanın kaldırıldığı, artık öğrencilerin katkı

paylarını yatırdığı sürece eğitimlerine devam edebileceği hususlarını

belirtilerek, ek sınav hakkı talebinin reddine yönelik işlem tesis etmiştir.

42. Eğitimin toplum için

taşıdığı öneme karşın, eğitim hakkı mutlak ve sınırsız bir hak değildir.

Niteliği gereği devlet tarafından düzenleme yapılmasını gerektirdiğinden,

eğitim hakkının bazı kısıtlamalara tabi tutulması da doğaldır. Şüphesiz eğitim

kurumlarını düzenleyen kurallar, toplumun ihtiyaç ve kaynakları ile eğitimin

farklı düzeylerine has özelliklere göre, zaman ve mekân içinde değişiklik

gösterebilir. Bu nedenle, devletler bu konuda yapacakları düzenleme ve

uygulamalarda belli bir takdir alanına sahiptirler. Devletin bu takdir alanı,

eğitim kurumunun seviyesi yükseldikçe artmakta, buna karşılık bu eğitimin birey

ve toplum bakımından önemine bağlı olarak azalmaktadır (Ponomaryovi/Bulgaristan, 5335/05, 21/6/2011, § 50).

Nitekim Anayasa’nın 42. maddesi ilköğretimin, zorunlu ve devlet okullarında

ücretsiz olarak verilmesini öngörürken, öğrenim hakkının kapsamının kanunla

belirleneceğini kabul etmektedir (Yüksel

Baran, B. No: 2012/782, 26/6/2014, § 37).

43. 6111 sayılı Kanun’un 170.

maddesi ile 2547 sayılı Kanun’un 44. maddesinde yapılan değişiklik sonrası

üniversite eğitim süresine ilişkin olarak sınırlama kaldırılmış ve bunun yerine

katkı paylarının ödenmesi şartıyla kişilerin eğitim hayatlarına süre sınırı olmaksızın

devam etme imkânı getirilmiştir. Bu düzenlemeye paralel olarak, süre sınırı

nedeniyle öğrencilere tanınan bir imkân olan ek sınav hakkına gerek olmadığı

için yapılan kanuni düzenlemede bu hususa yer verilmemiştir (Ünal Yıldırım, § 43).

44. Sonuç itibarıyla, başvurucu

hakkında tesis edilen işlem ile başvurucunun eğitim hakkını kullanmasına kamu

gücünün işlem, eylem veya ihmali nedeniyle doğrudan bir müdahalenin söz konusu

olmadığı, başvurucunun katkı payını yatırdığı süre boyunca eğitim hakkını

kullanabileceği anlaşılmaktadır.

45. Açıklanan nedenlerle,

başvurucunun eğitim hakkının ihlali iddialarına ilişkin olarak doğrudan bir

müdahalenin olmadığı açık olduğundan, başvurunun bu kısmının diğer kabul

edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin “açıkça dayanaktan yoksun olması” nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun,

1.

Adil yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının “açıkça dayanaktan yoksun olması”,

2.

Eğitim hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının “açıkça dayanaktan yoksun olması”,

nedenleriyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına,

10/6/2015

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar

verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör : Bahadır YALÇINÖZ Başvurucu : Savaş YILDIRIM

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/6258, 10 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru
  6. Süreci
  7. III. Olay Ve
  8. Olgular
  9. A. Olaylar
  10. B. İlgili
  11. IV. İnceleme Ve
  12. Gerekçe
  13. A. Başvurucunun
  14. B. Değerlendirme
  15. M. Emin KUZ
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/6258
Tarih
10 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Mehmet Mustafa Erat Başvurusu (B. No: 2014/7686)
  • Orhan Ersoy Başvurusu (B. No: 2013/8062)
  • Ahmet Nuri Özmen ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/7039)
  • Doğu Perinçek Başvurusu (B. No: 2013/5885)
  • Özgül Tan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2013/9499)
  • Ahmet Yurt Başvurusu (B. No: 2014/11663)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.