İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Şehmus Yıldız ve Muhyedin Sevinç Başvurusu (B. No: 2014/4954)

1. Başvuru; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) ihlalin

Başvuru No2014/4954Tarih8 Haziran 2016Okuma14 dk · 2.741 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Şehmus Yıldız Ve Muhyedin Sevinç Başvurusu

Karar tarihi
8 Haziran 2016
Başvuru Numarası
2014/4954
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.741 kelime·14 dk okuma·18 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) ihlalin

ancak yeniden yargılamayla giderilebileceğine dair kararına rağmen yargılamanın

yenilenmesi taleplerinin kabul edilmemesi ve salt dosya üzerinden karar

verilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 9/4/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan

yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi

neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir

eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 31/12/2014 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 25/02/2016tarihinde, başvurunun

kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar

verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesine görüş sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal

Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler

çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucular, Diyarbakır 2 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinin

25/4/2000 tarihli ve E.1993/221, K.2000/71 sayılı kararıyla devletin hâkimiyeti

altındaki topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya yönelik ve vehamet arz eden eylemlerde bulunmak suçundan ömür boyu

hapis cezasına mahkûm edilmişlerdir. Anılan karar, Yargıtay incelemesinden

geçerek 10/9/2001 tarihinde kesinleşmiştir.

8. Başvurucular, mahkûmiyetleriyle sonuçlanan olaylara ilişkin

olarak AİHM'e 26/3/2002 tarihinde başvurmuşlardır. Başvurucular, Devlet

Güvenlik Mahkemesi heyetinde askerî bir hâkimin de bulunması nedeniyle bağımsız

ve tarafsız bir yargılama yapılmadığından, mahkûmiyet kararı gözaltındayken

verdikleri ifadelere dayandığından, başsavcının verdiği kararın kendilerine

bildirilmediğinden, yargılamanın çok uzun sürdüğünden ve haksız olduğundan şikâyet

etmişlerdir.

9. AİHM, 6/10/2009 tarihli (B. No: 26892/02) kararıyla aynı

konuya ilişkin verdiği Incal/Türkiye (B. No: 22678/93, 9/6/1998, §§

68) ve Göcekli/Türkiye (B. No: 71813/01, 21/12/2006, §§

27, 28) kararlarına da atıf yapmak suretiyle başvurucuların bağımsız ve

tarafsız bir mahkemede yargılanma haklarının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Anılan ihlal tespiti dikkate alınarak başvurucuların adil yargılanma hakkına

ilişkin diğer şikâyetlerin incelenmesine gerek görülmemiştir. AİHM, kararında

prensip olarak yeniden yargılama yapılmasının ihlalin giderimi için uygun bir

yol olacağını da belirtmiştir.

10. Başvuruculardan Muhyedin Sevinç müdafii, 4/4/2011 havale tarihli dilekçesi ile anılan ihlal

kararına dayanarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur. (Kapatılan)

Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK 250. maddesi ile görevli), 7/9/2011

tarihli ek kararı ile süresinde yapılmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar

verilmiştir.

11. Anılan karar, itiraz üzerine Diyarbakır 5. Ağır Ceza

Mahkemesince 3/11/2011 tarihli kararlakaldırılmıştır.

İtiraz merciinin gerekçesi şöyledir:

"(...) ek kararı ile talebin reddine

karar verilmiş ise de; sanık vekili Av.Feride LAÇİN'in Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş

kararına istinaden yargılamanın yenilenmesi talebini içeren dilekçesiniDiyarbakır

5. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ne

sunduklarına dair dilekçe fotokopisi ibraz ettiği anlaşıldığından, hükümlü

vekilinin talebinin süresinde olup olmadığının değerlendirilmesi bakımından

Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Ankara 12.Ağır Ceza

Mahkemesi'ne sunulan dilekçenin akibetinin

araştırılarak, dilekçenin süresinde verilip verilmediğinin tespiti suretiyle bu

konuda karar verilmesi gerekirken, bu doğrultuda herhangi bir araştırma

yapılmaksızın talep konusunda karar verilmiş olması nedeniyle, hükümlü

vekilinin itirazının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm

kurulmuştur."

12. Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi 24/2/2012 tarihli ek

kararıyla yargılamanın yenilenmesi talebini yine reddetmiştir. Gerekçenin

ilgili kısmı şöyledir:

"Somut olayda;

(...) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi

tarafından verilen karar ile; Mahkememiz hükmünün tutukluluk ile yargılama

süresinin ihlal edilmek suretiyle verildiği karara bağlanmıştır. Ancak;

tutukluluk ile yargılama süresinin ihlal edilmesi, hükümlünün

cezalandırılmasına karar verilen Mahkememiz hükmünün dayanağı değildir. Bu

itibarla; yeniden yargılama talebinin kabulü için gerekli olan ve 5271 Sayılı

Ceza Muhakemesi Kanunun 311/1-f maddesinde düzenlenen; ceza hükmünün İnsan

Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin

ihlali suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa

İnsan Haklan Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması şartı

gerçekleşmemiştir.

Açıklanan sebeplerle; hükümlü müdafıinin talebinin 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun

311/1 -f maddesinde ve 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 311/2 maddesinde

öngörülen şartları taşımaması sebebiyle reddine karar vermek ve aşağıdaki hükmü

kurmak gerekmiştir."

13. Anılan karara sanık müdafii

tarafından 13/3/2012 tarihinde yapılan itiraz, Diyarbakır 6. Ağır Ceza

Mahkemesinin 13/4/2012 tarihli ve2012/219 Değişik İş sayılı kararıyla

reddedilmiştir.

14. Bu arada 11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanun ile

4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na geçici 2. madde

eklenerek 4/2/2003 tarihi itibarıyla AİHM'de derdest olup da sonradan ceza

hükmünün Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) veya eki protokollerin

ihlali suretiyle verildiği tespit edilen ancak 5271 sayılı Kanun'un 311.

maddesinin (2) numaralı fıkrası nedeniyle yargılamanın yenilenmesine

başvurulamayan, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından 15/6/2012 tarihi

itibarıyla icra süreci denetlenmekte olan kararlar açısından da yargılamanın

yenilenmesi yolu açılmıştır.

15. Başvurucular, aynı ihlal kararına dayanarak 22/5/2013

tarihinde 6459 sayılı Kanun ile yapılan değişikliği gerekçe göstererek

yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur.

16. Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi 25/7/2013 tarihli ve

E.1993/221, K.2000/71 sayılı ek kararıyla dosya üzerinden inceleme yapmış ve

başvurucuların talebini reddetmiştir.

17. Mahkeme kararının ilgili kısımları aşağıdaki gibidir:

"...

Cumhuriyet Başsavcılığının talep konusunda

yazılı mütalaası alınmış ve mütalaada (özetle); şartları oluşmadığından yeniden

yargılanma talebinin reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

...

Somut olayda;

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından

verilen karar ile; Mahkememizdeki yargılamanın adil olmadığına ve mahkememizin

bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile ilgili şikayetin

kabul edilebilirliğine AİHS'nin 6/1.maddesinin ihlal edildiği karara

bağlanmıştır. Ancak; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, Mahkememizin

bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile ilgili ihlal kararındaki hususlar hükümlünün

cezalandırılmasına karar verilen Mahkememiz hükmünün dayanağı değildir. Bu

itibarla; yeniden yargılama talebinin kabulü için gerekli olan ve 5271 Sayılı

Ceza Muhakemesi Kanunun 311/1-f maddesinde düzenlenen; ceza hükmünün İnsan

Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin

ihlali suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması şartı

gerçekleşmemiştir.

Açıklanan sebeplerle; hükümlü müdafiinin talebinin 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun

311/1-f maddesinde öngörülen şarları taşımaması

sebebiyle reddine karar vermek ... gerekmiştir."

18. Başvurucular, AİHM'in kararıyla

bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanma hakkının ihlal

edildiğinin tespit edildiğini, kabul edilebilir bulunan diğer iddiaların

incelenmesine gerek görülmediğini, uygun giderim yolu olarak yargılamanın

yenilenmesine işaret edildiğini belirterek karara itiraz etmiştir.

19. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi, dosya üzerinden verdiği

28/1/2014 tarihli ve 2014/63 Değişik İş sayılı kararıyla başvurucuların

itirazını reddetmiştir.

20. Mahkeme kararının ilgili kısımları aşağıdaki gibidir:

"...

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından

verilen karar ile; Mahkememizdeki yargılamanın tarafsız ve bağımsız olmaması ve

ceza davasının süresinin uzaması nedeniyle şikayetin

kabul edilebilirliğine AİHS'nin 6/1 maddesinin ihlal edildiği karara bağlanmıştır. Ancak; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin

ceza davasının süresinin uzun uzaması ve mahkememizin bağımsızlığı ve

tarafsızlığı ile ilgili ihlal kararındaki hususlar hükümlünün

cezalandırılmasına karar verilen mahkememiz hükmünün dayanağı değildir. Bu itibarla;

yeniden yargılama talebinin kabulü için gerekli olan ve 5271 Sayılı Ceza

Muhakemesi Kanunun 311/1-f maddesinde düzenlenen; ceza hükmünün İnsan Haklarını

ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali

suretiyle verildiğinin ve hükmünün aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması şartı

gerçekleşmemiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle; Diyarbakır 5.

Ağır Ceza Mahkemesinin 02/08/2013 tarih ve 2013/322 değişik iş sayılı

yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin kararının usul ve yasaya

uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılarak itirazın reddine karar verilmiştir.

"

21. Bu karar, başvurucular müdafiine

10/3/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.

22. Başvurucu 9/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

B. İlgili Hukuk

23. 5271 sayılı Kanun'un "Hükümlü

lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" kenar başlıklı 311.

maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Kesinleşen bir

hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak

yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:

...

f) Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana

Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle

verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları

Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. Bu hâlde yargılamanın

yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten

itibaren bir yıl içinde istenebilir.

(2) Birinci fıkranın (f) bendi hükümleri, 4.2.2003

tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararları ile, 4.2.2003

tarihinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurular üzerine

verilecek kararlar hakkında uygulanır. "

24. 5271 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi şöyledir:

"İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri

Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle bir ceza

hükmünün verildiğini tespit eden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş

kararlarından, 15.6.2012 tarihi itibarıyla Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi

önünde denetlenmekte bulunanlar bakımından bu Kanunun 311 inci maddesinin

ikinci fıkrası hükmü uygulanmaz. Bu durumda olanlar, bu maddenin yürürlüğe

girdiği tarihten itibaren üç ay içinde yargılamanın yenilenmesi talebinde

bulunabilirler.”

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

25. Mahkemenin 8/6/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

26. Başvurucular AİHM'in ihlal

kararına istinaden yaptıkları yargılamanın yenilenmesi taleplerinin hukuka aykırı

biçimde reddedildiğini, yeniden yargılama taleplerinin değerlendirilmesinin

dosya üzerinden yapıldığını belirterek adil yargılanma haklarının ihlal

edildiğini ileri sürmüş; yargılamanın yenilenmesi ve 50.000 TL maddi, 50.000TL

manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

27. Başvurucu Muhyedin Sevinç, yeni

bir imkân sunan 6459 sayılı Kanun değişikliğini ileri sürerek bireysel

başvuruların incelenmeye başlandığı tarih olarak belirlenen 23/9/2012

tarihinden sonra tekrar yargılamanın yenilenmesi için başvurmuştur. Yeni sebep

belirtilerek yapılan başvuru sonunda, verilmiş kararın Anayasa Mahkemesinin

zaman bakımından yetkisi kapsamında olduğunun kabul edilmesi gerekir.

28. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların iddialarının duruşmalı

yargılama ve mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği

değerlendirilmiştir.

a. Duruşmalı Yargılama Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

29. Başvurucular, yeniden yargılama taleplerinin

değerlendirilmesinin dosya üzerinden yapılmasından şikâyet etmişlerdir.

30. Anayasa Mahkemesi, benzer iddiaların ileri sürüldüğü bir

başvuruya ilişkin kararında bu konudaki ilkeleri belirlemiştir. Buna göre

başvurucuların suç işleyip işlemediğiyle ilişkili olmayan değerlendirmelerin

duruşma açılmadan yapılmasının adil yargılanma hakkıyla çelişmediği sonucuna ulaşılmıştır

(Lokman Sapan, B. No: 2013/723,

21/11/2013, §§ 47-51).

31. Yargılamanın yenilenmesi olağanüstü bir kanun yolu olup bu

yolun hangi hâllerde açılacağı 5271 sayılı Kanun'un 311. maddesinde açıkça

düzenlenmiş ve aynı Kanun'un 321. maddesinde yeniden yargılanma talebinin

esassız olması hâlinde talebin duruşmasız olarak reddedileceği hükme

bağlanmıştır. Uyuşmazlığın esasıyla ilgili olmayan incelemenin duruşma

açılmadan yapılması, adil yargılanma hakkını ihlal etmemektedir. Dolayısıyla

ileri sürülen iddialar kapsamında bir ihlalin olmadığı açıktır.

32. Açıklanan nedenlerle duruşmalı yargılanma hakkına yönelik

bir ihlalin olmadığı açık olduğundan başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Mahkemeye Erişim

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

33. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeninin de bulunmadığı anlaşılan

mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

3. Esas Yönünden

34. Başvurucular, AİHM'in ihlal

kararına istinaden yaptıkları yargılamanın yenilenmesi taleplerinin

reddedilmesinin adil yargılanma haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüşlerdir.

35. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Herkes, meşru vasıta

ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı

olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

36. Sözleşme'nin "Adil

yargılanma hakkı" kenar başlıklı 6. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes medeni hak ve

yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen

suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız

bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve

açık olarak görülmesini isteme hakkına sahiptir. …"

37. Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan

mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve

uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına

gelmektedir (Özkan Şen, B. No:

2012/791, 7/11/2013, § 52).

38. AİHM, mahkemeye etkili erişim hakkını "hukukun

üstünlüğü" ilkesinin temel unsurlarından biri olarak kabul etmekte ve

mahkemeye etkili erişim hakkının, mahkemeye başvuru konusunda tutarlı bir

sistemin var olmasını ve dava açmak isteyen kişilerin mahkemeye ulaşmada açık,

pratik ve etkili fırsatlara sahip olmasını gerektirdiğini ifade etmektedir. Bu

sebeple hukuki belirsizliklerin ya da uygulamadaki belirsizliklerin tarafların

mahkemeye erişimine zarar verdiği durumlarda bu hakkın ihlal edildiğine karar

verilmektedir (Geffre/Fransa, B. No: 51307/99, 23/1/2003).

39. Mahkemeye erişim hakkı, kural olarak mutlak bir hak olmayıp

sınırlandırılabilen bir haktır. Bununla birlikte getirilecek

sınırlandırmaların, hakkın özünü zedeleyecek şekilde hakkı kısıtlamaması, meşru

bir amaç izlemesi, açık ve ölçülü olması ve başvurucu üzerinde ağır bir yük

oluşturmaması gerekir (Serkan Acar,

B. No: 2013/1613, 2/10/2013, § 38).

40. Öte yandan mahkemeye erişimin yasal birtakım şartlara tabi

tutulması kabul edilebilir olsa da mahkemeler usul kurallarını uygularken bir

yandan adil yargılanma hakkını ihlal edebilecek aşırı şekilcilikten, diğer

yandan da yasalar tarafından düzenlenen usul kurallarının ortadan kaldırılması

sonucunu doğurabilecek aşırı esneklikten kaçınmalıdır (Kamil Koç, B. No: 2012/660, 7/11/2013, § 65). Bu çerçevede öngörülen

koşulların açıkça hukuka aykırı olarak yanlış uygulanması nedeniyle kişiler

dava açma ya da kanun yollarına başvuru hakkını kullanamamışsa mahkemeye erişim

hakkının ihlal edildiğini kabul etmek gerekir (Benzer yöndeki AİHM kararları

için bkz. Osu/İtalya, B. No:

36534/97, 11/7/2002, §§ 36-40; Efstathiou ve

diğerleri/Yunanistan, B. No: 36998/02, 27/7/2012, § 24).

41. Somut olay bakımından 5271 sayılı Kanun'un 311. maddesinin

(1) numaralı fıkrasının (f) bendinde öngörülen "ceza

hükmünün, Sözleşme'nin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verilmesi ve

hükmün bu aykırılığa dayanması" kuralının mahkemeye erişim

hakkıyla bağdaşmayacak biçimde uygulanıp uygulanmadığı önem taşımaktadır.

42. Bireysel başvuru yolunun ikincil niteliği gereği mevzuatın

yorumlanması ve uygulanması kural olarak derece mahkemelerinin görevi olmakla

birlikte bu yorum ve uygulamaların etkilerinin Anayasa ve Sözleşme'nin ortak

koruma alanında bulunan hak ve yükümlülüklerle bağdaşıp bağdaşmadığının Anayasa

Mahkemesince incelenmesi doğaldır (Kemal

İnan, B. No: 2013/1524, 6/10/2015, § 49).

43. AİHM'in ihlal kararına konu

davanın büyük kısmının askerî bir hâkimin de üye olarak bulunduğu Devlet

Güvenlik Mahkemesi heyeti tarafından yürütüldüğü anlaşılmaktadır.

44. Devlet güvenlik mahkemeleriyle ilgili olarak AİHM, devlet

güvenliğine ilişkin suçlardan yargılanan sivil kişilerin, emir komuta zincirine

ve askerî disipline tabi, haklarında üstlerince sicil raporları düzenlenen,

belirli bir süreliğine atanan ve atanmalarına ilişkin kararların birçoğunda

idari ve askerî makamların rol oynadığı askerî hâkimlerin de yer aldığı

mahkemelerin bağımsızlık ve tarafsızlığından endişe duymalarının meşru olduğunu

belirtmiş ve ihlal kararları vermiştir (Özel/Türkiye,

B. No: 42739/98, 7/11/2002, §§ 33, 34; Özdemir/Türkiye,

B. No: 59659/00, 6/2/2003, §§ 35, 36).

45. AİHM, kanunla kurulmuş bir mahkemenin idareye ve davanın

taraflarına karşı "bağımsız" olup olmadığını değerlendirirken

üyelerinin atanma şekli ve görev süreleri, dış baskılara karşı teminatların

varlığının yanı sıra mahkemenin bağımsız olduğu yönünde bir görüntü sergileyip

sergilemediğini dikkate almaktadır (İbrahim

Gürkan/Türkiye, B. No: 10987/10, 3/7/2012, § 13).

46. Başvurucular, bağımsız ve tarafsız bir mahkemede yargılanma

haklarının ihlal edildiğine ilişkin karara istinaden yargılamanın yenilenmesi

talebinde bulunmuşlardır. Başvurucuların talebi, Devlet Güvenlik Mahkemesinin

bağımsız ve tarafsız olmadığı şeklindeki ihlal tespitinin mahkûmiyet hükmünün

dayanağı olmadığı ve 5271 sayılı Kanun'un 311. maddesinin (1) numaralı

fıkrasının (f) bendinde öngörülen şartın karşılanmadığı gerekçesiyle

reddedilmiştir. Başvurucuların itirazını inceleyen Diyarbakır 6. Ağır Ceza

Mahkemesi de benzer gerekçelerle ret kararını hukuka uygun bulmuştur.

47. AİHM'in ihlal kararının kesin

hükmün sıhhatini etkilediği dolayısıyla yeniden yargılama konusunda ciddi bir

gerekçe oluşturduğu hâlde 5271 sayılı Kanun'un uygulanması ile ilgili yapılan

hatalı yorumun başvurucuların yargılamanın yenilenmesi haklarını ortadan

kaldırdığı, diğer bir ifadeyle AİHM kararına rağmen hükmün ihlale dayanmadığı

şeklindeki yorumun başvurucuların yeniden yargılanmasına engel olduğu ve

mahkemeye erişim haklarını ihlal ettiği anlaşılmıştır.

48. Açıklanan nedenlerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına

alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

4. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

49. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

"(1) Esas inceleme

sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar

verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan

kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. …

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir."

50. Başvurucular, yargılamanın yenilenmesi ve 50.000 TL maddi,

50.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.

51. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna

varılmıştır.

52. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden

yargılamasında hukuki yarar bulunduğundan kararın bir örneğinin yeniden

yargılama yapılmak üzere ilgili Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi

gerekir.

53. İhlal tespitinin yeterli tatmin sağladığı

değerlendirildiğinden tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.

54. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin

başvuruculara müşterek olarak ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Duruşmalı yargılama hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın

KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye

erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere

(kapatılan) Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin dosyalarının devredildiği

mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,

D. Başvurucuların tazminat taleplerinin REDDİNE,

E. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREK OLARAK ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE,

8/6/2016 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Recep

KÖMÜRCÜ

Alparslan

ALTAN

Muammer

TOPAL

Raportör

:

Akif

YILDIRIM

Başvurucular : 1. Muhyedin SEVİNÇ 2. Şehmus YILDIZ Vekili : Av. Selahattin KAYA

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/4954, 8 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. B. İlgili Hukuk
  8. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  9. A. Başvurucuların
  10. B. Değerlendirme
  11. A. 1. Duruşmalı yargılama hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  12. B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye
  13. C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin
  14. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  15. Yıldırım
  16. Özgüldür
  17. Kömürcü
  18. Altan
  19. Topal
  20. Yıldırım
  21. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/4954
Tarih
8 Haziran 2016

İlgili Kararlar

  • Ahmet Bulaç Başvurusu (B. No: 2014/3686)
  • Halil İrmez Başvurusu (B. No: 2014/2633)
  • Yalçın Küçük Başvurusu (B. No: 2014/3233)
  • Kilikya Ermeni Katolikosluğu Başvurusu (B. No: 2015/7661)
  • Mevlüde Kılıç Başvurusu (B. No: 2014/10159)
  • Muharrem Baş Başvurusu (B. No: 2014/5391)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.