İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Selim Türk Başvurusu (B. No: 2014/9017)

1. Başvuru, vazife malullüğü aylığı bağlanması istemiyle yapılan

Başvuru No2014/9017Tarih5 Nisan 2018Okuma11 dk · 2.189 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Selim Türk Başvurusu

Karar tarihi
5 Nisan 2018
Başvuru Numarası
2014/9017
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.189 kelime·11 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, vazife malullüğü aylığı bağlanması istemiyle yapılan

idari başvurunun reddi üzerine açılan davada bilirkişi incelemesi

yaptırılmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 5/6/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

7. 1973 yılında doğan başvurucu, 1993-1 celp döneminde Siirt 4.

Jandarma Komando Tabur Komutanlığı emrinde zorunlu askerlik görevine

başlamıştır. Başvurucu, askerlik sürecinin on beşinci ayında rahatsızlanmış ve

kalp ameliyatı olmuştur.

8. Gülhane Askeri Tıp Akademisinin (GATA) 4/8/1994 tarihli

sağlık kurulu raporu ile başvurucu hakkında "Ventrikül

septal defekt

ameliyatlısı" tanısı konulmuş ve "Askerliğe

elverişi değildir." kararı verilerek terhis işlemi yapılmıştır.

9. Başvurucu, yaşadığı sağlık sorununun askerlik görevinin sebep

ve tesiriyle meydana geldiğini belirterek vazife malulü sayılması ve vazife

malullüğü aylığı bağlanması talebinde bulunmuştur. Sosyal Güvenlik Kurumu

Vazife Malullüğü Tespit Kurulunun 27/10/2011 tarihli kararıyla başvurucunun bu

yöndeki talebi koşulları taşımadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.

10. Başvurucu, kendisine vazife malullüğü aylığı bağlanmaması

işleminin iptali talebiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) dava

açmıştır. Başvurucu dilekçesinde; askerliği boyunca soğuk hava koşullarında

dahi çadırda kaldığını, ağır bedensel hareketler yapmak durumunda

bırakıldığını, rahatsızlığının doğuştan olmadığını, askerlik görevinden

kaynaklanan nedenlerle açık kalp ameliyatı olduğunu ve iş göremez duruma

düştüğünü belirtmiştir.

11. AYİM Üçüncü Dairesinde devam eden yargılama sürecinde başvurucunun

sağlık sorunlarının askerlik görevinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda

tıbbi bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır.

12. Anılan Dairenin 7/11/2013 tarihli kararıyla davanın reddine

hükmedilmiştir. Karar gerekçesinde, askerlik görevini yapmakta olan er ve

erbaşlara vazife malullüğü aylığı bağlanabilmesi için askerliğe elverişsiz hâle

geldiklerinin ve mevcut elverişsizliği doğuran rahatsızlığın askerlik hizmeti

esnasında ve askerlik hizmetinin neden ve etkisiyle meydana geldiğinin

kanıtlanmış olması gerektiği vurgulanmıştır. AYİM, yaptığı görev ve fiillerle

bağlı olmaksızın solunum rahatsızlığı yaşadığının başvurucu tarafından dile

getirildiğini, yapılan tetkikler neticesinde başvurucunun doğuştan kalp

rahatsızlığı bulunduğunun tespit edildiğini ve ameliyat edildikten sonra

askerliğe elverişsiz bulunan başvurucunun terhis edildiğini belirtmiştir. AYİM,

meydana gelen rahatsızlığın askerlik görevi nedeniyle oluştuğuna dair hiçbir

kanıtın ve kanaatin bulunmadığı gerekçesiyle vazife malullüğü hâlinin

oluşmadığına ve bu yönde tesis edilen aylık bağlanmaması işleminin hukuka uygun

olduğuna karar vermiştir.

13. Karar düzeltme talebi aynı Dairenin 17/4/2014 tarihli

kararıyla reddedilmiştir.

14. Nihai karar 7/5/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

15. Başvurucu 5/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

16. 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli

Sandığı Kanunu'nun "Vazife Malullüğü

Aylığı" kenar başlıklı 56. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin silah

altında bulundukları esnada veya celp ve terhislerinde (Serbest sevkler dahil)

sevkleri sırasında, Yedek Subay okulu öğrencilerinin gerek okulda, gerek

okuldan evvelki hazırlık kıtasında vazife malulü olmaları halinde, kendilerine,

öğrenim durumlarına göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinde tespit edilen giriş derece ve kademe

tutarlarının, daha önce Devlet Memuriyetinde bulunmuş olanlardan kazanılmış hak

aylıkları veya emekli keseneğine esas aylıkları, sözü edilen giriş derece ve

kademe tutarının üzerinde olanlara bu aylıkları emeklilik gösterge tablosunda

karşılığı olan derece ve kademe tutarının,% 70'i üzerinden aylık

bağlanır."

17. 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel

Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Vazife malûllüğü" kenar başlıklı 47. maddesi

şöyledir:

"Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten

sonra ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c)

bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde vazife malûllüğü hükümleri uygulanır. 25 inci maddede belirtilen malûllük; sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada

veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu

idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak

maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi

ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa,

buna vazife malûllüğü ve bunlara uğrayanlara da

vazife malûlü denir."

18. 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı mülga Askeri Yüksek İdare

Mahkemesi Kanunu'nun 52. maddesi şöyledir:

"Daireler veya Daireler Kurulu, bakmakta

oldukları davalara ait her çeşit incelemeleri kendiliklerinden yapabilecekleri

gibi, tayin edecekleri süre içinde, lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve

her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden

isteyebilirler. Bu husustaki kararların, ilgililerce, süresi içinde yerine

getirilmesi mecburidir. Haklı sebeplerin bulunması halinde bu süre, bir defaya

mahsus olmak üzere uzatılabilir.''

19. 1602 sayılı mülga Kanun'un 56. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

''Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde;

İdari Yargılama Usulü Kanunu ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun

...bilirkişi, keşif, delillerin tespitine... ilişkin hükümleri uygulanır.''

20. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Danıştay

ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit

incelemeleri kendiliklerinden yaparlar. Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum

gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini

taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilirler. Bu husustaki kararların,

ilgililerce, süresi içinde yerine getirilmesi mecburidir.''

V. İNCELEME VE GEREKÇE

21. Mahkemenin 5/4/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu;

i. Zorunlu askerlik

hizmetinden önce herhangi bir sağlık sorununun bulunmadığını, sevk işlemleri

öncesinde yapılan sağlık muayenesinde askerliğe elverişli olmadığına dair

herhangi bir tanı konulmadığını, bilinmeyen bir rahatsızlığının olduğu varsayılsa

bile iş göremezlik derecesine ulaşmasına askerlikten kaynaklanan koşulların

neden olduğunu belirtmiştir.

ii. Söz konusu sağlık

sorununun iddia edildiği gibi doğuştan mı yoksa askerlik görevinin sebep ve

tesiriyle mi meydana geldiğine ilişkin AYİM tarafından bir araştırma

yapılmadığını, bu konuda tıbbi bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını ve eksik

şekilde yapılan inceleme sonucunda karar verildiğini ileri sürmüştür.

iii. Vazife malullüğü

aylığı bağlanmaması nedeniyle devletin vatandaşlarının yaşam hakkını korumak

yönünde üstlenmesi gereken yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve aile

bireylerinin de mağdur edildiğini belirterek yaşam hakkının, işkence ve zorla

çalıştırma yasağının, adil yargılanma hakkının, etkili başvuru hakkının ve sağlıklı

bir çevrede yaşama hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir. iv. İhlalin

tespitiyle birlikte yargılamanın yenilenmesine ve yasal faizi ile birlikte

lehine 300.000 TL tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme

23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Somut olayda başvurucunun temel iddiası; AYİM'de açılan davanın esası hakkında tıbbi bilirkişi

incelemesi yaptırılmaması, davanın yeterli şekilde araştırılmadan reddedilmesi

ve idarenin kabulüne üstünlük tanınmasına ilişkindir. Bu hâle göre başvurucunun

iddialarının adil yargılanma hakkı kapsamında silahların eşitliği ilkesi

yönünden incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir (Ahmet Korkmaz, B. No: 2014/16232, 25/1/2018, § 20).

24. Anayasa’nın “Hak arama

hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

"Herkes, meşru vasıta

ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı

olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

25. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

a. Genel İlkeler

26. Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca herkes "iddia",

"savunma" ve "adil yargılanma" hakkına sahiptir.

Anayasa'nın anılan maddesinde adil yargılanma hakkından ayrı olarak

"iddia" ve "savunma" hakkına birlikte yer verilmesi, taraflara

iddia ve savunmalarını mahkeme önünde dile getirme fırsatı tanınması gerektiği

anlamını da içermektedir (Mehmet Fidan,

B. No: 2014/14673, 20/9/2014, § 37).

27. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine "adil

yargılanma" ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin tarafı

olduğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılama

hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Nitekim Anayasa Mahkemesi

de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı birçok kararında, Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına

dâhil edilen "silahların eşitliği" ilkelerine Anayasa’nın 36. maddesi

kapsamında yer vermektedir. Bu itibarla anılan ilkenin adil yargılanma hakkının

kapsam ve içeriğine dâhil olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Anılan ilkeye uygun

yürütülmeyen bir yargılamanın hakkaniyete uygun olması olanaklı değildir (Mehmet Fidan, § 38).

28. Silahların eşitliği ilkesi, davanın taraflarının usule

ilişkin haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin

diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını

makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına

gelir (Yaşasın Aslan, B. No:

2013/1134, 16/5/2013, § 32). Bu usul güvencesi gereğince uyuşmazlığın her iki

tarafına da savunmasının temel dayanağı olan delilleri sunma imkânı tanınmasını

kapsamaktadır (Yüksel Hançer, B.

No: 2013/2116, 23/1/2014, § 18).

29. Silahların eşitliği ilkesi kapsamında yapılacak inceleme,

başvuru konusu yargılamanın bir bütün olarak adil olup olmadığının

değerlendirilmesidir (Yüksel Hançer,

§ 19).

30. Genel anlamda hakkaniyete uygun bir yargılamanın

yürütülebilmesi için silahların eşitliği ilkesi ışığında taraflara delillerini

sunma, inceletme noktasında uygun imkânların tanınması ve yargılamaya etkin

katılımlarının sağlanması gerekir. Silahların eşitliği ilkesi davanın

taraflarının usule ilişkin haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve

taraflardan birinin diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia

ve savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip

olması anlamına gelir.Bu

anlamda delillere ilişkin dengesizlik veya hakkaniyetsiz olma iddiaları da

yargılamanın bütünü kapsamında değerlendirilecektir. Ceza davaları ile medeni

hak ve yükümlülüklere ilişkin davaların usul kuralları da dâhil olmak üzere

yargılamanın tüm aşamalarında silahların eşitliği ilkesinin güvence altına

alınarak adil yargılanma hakkının korunması hukuk devleti olmanın bir gereğidir

(Mustafa Kupal, B.

No: 2013/7727, 04/2/2016, §§

50-52).

b. İlkelerin Olaya

Uygulanması

31. Somut olayda görülen davanın tarafları arasındaki ihtilaf,

başvurucunun yaşadığı sağlık sorunlarının askerlik görevinin koşullarının bir

sonucu olarak ortaya çıkıp çıkmadığı noktasındadır. Başvurucu, terhis

edilmesine neden olan kalp rahatsızlığının yürüttüğü askerlik hizmetinin

koşullarından kaynaklandığını öne sürmekte iken idare, rahatsızlığın görev

koşullarından kaynaklanmadığı görüşünü savunmuş; davaya bakan AYİM ise söz

konusu rahatsızlığın meydana gelmesinde askerî hizmetin bir etkisinin olmadığı

sonucuna ulaşmıştır.

32. Kural olarak Anayasa Mahkemesinin görevi herhangi bir davada

bilirkişi raporu veya uzman mütalaasının gerekli olup olmadığına karar vermek

değildir (Sencer Başat ve diğerleri

[GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, § 68). Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi

tarafların öne sürdüğü ve esasa etkisi olan iddiaların, işin mahiyetinin

gerektirdiği ölçüde incelenip incelenmediğini ve özellikle ispat külfeti

konusunda taraflardan birinin, diğerine nazaran dezavantajlı bir konuma

düşürülüp düşürülmediğini denetleme görevi bulunmaktadır (Ahmet Korkmaz, § 29).

33. Somut olayda idarenin başvurucunun görev koşullarına yönelik

herhangi bir itirazı söz konusu olmamıştır. Mahkemenin de aksine bir

değerlendirmesi bulunmamaktadır. Bu nedenle başvurucunun öne sürdüğü iddianın

temelsiz olduğu söylenemez.

34. Başvurucunun rahatsızlığının görev koşullarından

kaynaklandığı iddiasının temelsiz olmaması, bu hususun ispatlandığı anlamına

gelmemektedir. Bu nedenle bu iddiaya dair daha güçlü ve ikna edici kanıtların

varlığının aranması olağandır. Ne var ki bu durumun başvurucunun kendi

imkanlarıyla ispatlamasının güçlüğünü de gözönünde

bulundurmak gerekir (Ahmet Korkmaz,

§ 31).

35. Kalp rahatsızlığının nedeninin ortaya konulmasının tıbbi bir

inceleme gerektirdiği açıktır. Dolayısıyla başvurucunun yaşadığı sağlık

sorunlarının askerlik görevinin koşulları nedeniyle oluştuğu yönündeki iddiasının

ancak tıbbi bir incelemeyle ispatlanabilmesi mümkündür. Başvuruya konu olan

hastalık doğuştan olsa dahi, başvurucunun iş göremezlik derecesine varan

durumuna askerlik görevi koşullarının neden olup olmadığı hususunun bilirkişi

incelemesi yaptırılması suretiyle AYİM tarafından açıklığa kavuşturulması

gerekir. Ancak somut olayda bu kapsamda bir uzman incelemesine gerek

görülmemiştir.

36. Sonuç olarak tıbbi rapor olmadan başvurucunun iddialarının

ispatlanmasının mümkün olmadığı ve bu doğrultuda AYİM tarafından bir irdeleme

ve araştırma yapılmadan uyuşmazlığın sonuçlandırıldığı dikkate alındığında,

başvurucunun davalı İdareye nazaran zayıf bir konuma düşürüldüğü

değerlendirilmiştir. Bu durum silahların eşitliği ilkesiyle çelişmektedir.

37. Açıklanan gerekçelerle yargılamaya bir bütün olarak

bakıldığında Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının

güvencelerinden olan silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine karar

verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

38. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri HakkındaKanun’un 50.

maddesinin ilgili kısımları şöyledir:

"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine

ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali

ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya

ilgili mahkemeye gönderilir. ... Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme,

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak

şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir."

39. Başvurucu, ihlalin tespitiyle birlikte yargılamanın

yenilenmesine ve yasal faizi ile birlikte lehine 300.000 TL tazminata karar

verilmesini talep etmiştir.

40. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği

ilkesinin ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

41. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği

ilkesinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama

yapılmasında hukuki yarar bulunduğundan kararın bir örneğinin yeniden yargılama

yapılmak üzere ilgili mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

42. Yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilgili mahkemesine

gönderilmesine karar verilmesi nedeniyle başvurucunun tazminat talebinin

reddine karar verilmesi gerekir.

43. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.980

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.186,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği

ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil

yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ilkesinin İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak

üzere-Anayasa'nın 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanun ile getirilen geçici

21. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesi

kaldırılmış olduğundan anılan bendin (b) alt bendi gereğince- YETKİLİ İDARİ

YARGI MERCİİNE GÖNDERİLMESİNE (Karar, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Üçüncü

DairesininE.2013/316, K.2013/1325 sayılı dosyasıyla ilgilidir.),

D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,

E. 206,10 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.186,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

5/4/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh KALELİ

Nuri

NECİPOĞLU

Hicabi DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Raportör Yrd.

:

Fatih ALKAN

Başvurucu

:

Selim TÜRK

Vekili

:

Av. Mehmet

YALÇIN

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/9017, 5 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. V. İnceleme Ve Gerekçe
  8. A. Başvurucunun İddiaları
  9. B. Değerlendirme
  10. A. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği
  11. B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil
  12. C. Kararın bir örneğinin adil yargılanma hakkının ihlalinin
  13. F. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  14. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  15. Necipoğlu
  16. Gökcan
  17. Yalçın
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/9017
Tarih
5 Nisan 2018

İlgili Kararlar

  • Mehmet Bayrakcı Başvurusu (B. No: 2014/8715)
  • Murat Yıldırım Başvurusu (B. No: 2014/16919)
  • P. A. Başvurusu (B. No: 2017/23177)
  • Uyaroğlu Akaryakıt İnşaat Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2014/2303)
  • Seyran Çakmakcı Başvurusu (B. No: 2014/16310)
  • Feyzullah Özer Başvurusu (B. No: 2014/17343)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.