İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Tezcan Gencer Başvurusu (B. No: 2013/9839)

1. Başvurucu, "irtikâp

Başvuru No2013/9839Tarih22 Haziran 2015Okuma12 dk · 2.365 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Tezcan Gencer Başvurusu

Karar tarihi
22 Haziran 2015
Başvuru Numarası
2013/9839
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.365 kelime·12 dk okuma·15 bölüm

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvurucu, "irtikâp

ve rüşvet istemek" suçlarını işlediği iddiasıyla hakkında

açılan kamu davası sonunda soyut gerekçelerle beraat kararı verildiğini ve

yargılamanın makul sürede sonuçlandırılamadığını belirterek, adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talebinde bulunmuştur.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, 31/12/2013 ve 24/7/2014 tarihlerinde Anayasa

Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun

Komisyona sunulmasına engel bir durumunun bulunmadığı tespit edilmiştir.

3. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 13/3/2014 tarihinde,

kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme

gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 31/3/2014 tarihinde, kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvurucu tarafından, makul sürede yargılama yapılmadığı

iddiasıyla yapılan 2013/9839 numaralı bireysel başvuru dosyası, yine başvurucu

tarafından yargılamanın sonucuna yönelik adil yargılanma hakkının ihlal

edildiği iddiasıyla yapılan 2014/12284 numaralı bireysel başvuru dosyası,

aralarındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle birleştirilmiş, incelemeye

2013/9839 numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden devam edilmiştir

6. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği,

görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 16/4/2014

tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda

sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

A. Olaylar

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle

şöyledir:

8. Başvurucu, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca, "irtikâp ve rüşvet istemek"

suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 19/1/2002 tarihinde gözaltına

alınmıştır.

9. Mardin Sulh Ceza Mahkemesinin 22/1/2002 tarihli ve

2002/10 Sorgu sayılı kararı ile başvurucunun tutuklanmasına karar verilmiş,

Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 1/4/2002 tarihli kararı ile başvurucu tahliye

edilmiştir.

10. Başvurucu ve diğer iki şüpheli hakkında, Mardin

Cumhuriyet Başsavcılığının 1/3/2002 tarihli ve E.2002/228 sayılı iddianamesi

ile "irtikâp ve rüşvet istemek"

suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

11. Yargılamaya başlayan Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi,

21/2/2008 tarihli ve E.2002/97, K.2008/48 sayılı kararı ile başvurucunun, isnat

edilen suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli ve inandırıcı kesin delil

elde edilemediği gerekçesiyle beraatine karar vermiştir.

12. Katılan Maliye Hazinesinin temyizi üzerine, Yargıtay 5.

Ceza Dairesinin 19/1/2012 tarihli ve E.2008/14810, K.2012/145 sayılı ilâmıyla "rüşvet" suçundan verilen hüküm

onanmış, "irtikâp"

suçundan verilen beraat hükmü eksik soruşturmaya dayalı verildiği gerekçesiyle

bozulmuştur.

13. Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama

sonunda 8/5/2013 tarihli ve E.2012/74, K.2013/127 sayılı karar ile

başvurucunun, isnat edilen suçu işlediğine dair aralarında husumet bulunduğu

anlaşılan müşteki ve tanıkların çelişkili anlatımları dışında mahkûmiyetine

yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, dolayısıyla isnat edilen suçu

işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine

karar verilmiştir.

14. Başvurucu, 31/12/2013 tarihinde bireysel başvuruda

bulunarak makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

15. Katılan Maliye Hazinesinin temyizi üzerine karar,

Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 4/6/2014 tarihli ve E.2014/2746, K.2014/6106 sayılı

ilâmıyla onanmıştır.

16. Başvurucu, 8/7/2014 tarihinde onama kararını öğrendiğini

bildirmiştir.

17. Başvurucu, 24/7/2014 tarihinde yeniden bireysel başvuruda

bulunarak adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasında bulunmuştur.

B. İlgili

Hukuk

18. 1/3/1926 tarih ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu’nun

209. maddesinin birinci fıkrası, 212. maddesinin ikinci fıkrası, 219.

maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları; 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza

Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (e) bendi.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

19. Mahkemenin 22/6/2015 tarihinde yapmış olduğu toplantıda,

başvurucunun 31/12/2013 tarih ve 2013/9839 numaralı bireysel başvurusu

incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

20. Başvurucu, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen

soruşturma kapsamında 19/1/2002 tarihinde gözaltına alınarak 22/1/2002

tarihinde tutuklandığını ve 1/4/2002 tarihinde tahliye edildiğini, "irtikâp ve rüşvet almak"

suçlarını işlediği iddiasıyla Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesine açılan dava

sonunda, isnat edilen suçları işlediğine dair mahkûmiyetine yeter, kesin ve

inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle beraat kararı verildiğini,

hakkında yapılan soruşturmanın jandarma istihbarat görevlilerince

gerçekleştirildiğini, adli görevi olmayan istihbarat görevlilerinin böyle bir

yetkilerinin olmadığını, ihbarcı kullanılarak soruşturma yapıldığını,

istihbarat görevlilerinin kanuna aykırı delil kullandıklarını, bu şekilde

iddianamenin oluşturulma şeklinin hukuka aykırı olduğunu, esasa etkili olmayan

ve masumiyetini göstermeyen gerekçelerle beraat kararı verildiğini, isnat

edilen suçu işlemediği halde bariz takdir hatalarıyla beraat hükmü kurulduğunu,

Mahkeme kararının gerekçesinde masumiyetine ilişkin delillerin

değerlendirilmediğini, olayın baştan itibaren kurgulandığının Mahkemece kabul

edilmediğini, makul sürede yargılama yapılmadığını belirterek, adil yargılanma

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

a. Yargılamanın Sonucu İtibarıyla Adil Olmadığı

İddiası

21. Anayasa’nın 148. maddesinin

üçüncü fıkrası şöyledir:

“…Başvuruda

bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.”

22. 30/3/2011 tarih ve 6216

sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un

45. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

“İhlale neden olduğu

ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve

yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce

tüketilmiş olması gerekir.”

23. Anılan Anayasa ve Kanun

hükümleri uyarınca Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, “ikincil nitelikte bir kanun yolu” olup bu

yola başvurulmadan önce kural olarak olağan kanun yollarının tüketilmiş olması

şarttır.

24. Temel hak ve özgürlüklere

saygı, devletin tüm organlarının uyması gereken bir ilke olup bu ilkeye uygun

davranılmadığı takdirde, ortaya çıkan ihlale karşı öncelikle yetkili idari

mercilere ve derece mahkemelerine başvurulmalıdır.

25. Bireysel başvurunun ikincil

niteliği gereği, başvurucunun, temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği

iddialarını öncelikle yetkili idari mercilere ve derece mahkemelerine usulüne

uygun olarak iletmesi, bu konuda sahip olduğu bilgi ve kanıtları zamanında bu

mercilere sunması, aynı zamanda bu süreçte dava ve başvurusunu takip etmek için

gerekli özeni göstermiş olması gerekir. Bu şekilde olağan denetim mekanizmaları

önünde ileri sürülüp takip edilmeyen temel hak ve özgürlüklerin ihlaline

ilişkin iddialar, Anayasa Mahkemesi önünde bireysel başvuru konusu yapılamaz

(B. No: 2012/946, 26/3/2013, § 19).

26. Bireysel

başvurunun ikincil niteliğinin bir sonucu olarak olağan kanun yollarında ve genel mahkemeler önünde dayanılmayan iddialar Anayasa

Mahkemesi önünde şikâyet konusu edilemeyeceği gibi genel mahkemelere sunulmayan

yeni bilgi ve belgeler de Anayasa Mahkemesine sunulamaz (B. No:

2012/946, 26/3/2013, § 20).

27. Başvuru konusu olayda,

başvurucu, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "irtikâp ve rüşvet almak" suçlarından Mardin 2.

Ağır Ceza Mahkemesine açılan dava sonunda, isnat edilen suçları işlediğine dair

mahkûmiyetine yeter, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle

beraat kararı verildiğini, hakkında yapılan soruşturmanın jandarma istihbarat

görevlilerince gerçekleştirildiğini, adli görevi olmayan istihbarat

görevlilerinin böyle bir yetkilerinin olmadığını, ihbarcı kullanılarak

soruşturma yapıldığını, istihbarat görevlilerinin kanuna aykırı delil

kullandıklarını, bu şekilde iddianamenin oluşturulma şeklinin hukuka aykırı

olduğunu, esasa etkili olmayan ve masumiyetini göstermeyen gerekçelerle beraat

kararı verildiğini, isnat edilen suçu işlemediği halde bariz takdir hatalarıyla

beraat hükmü kurulduğunu, Mahkeme kararının gerekçesinde masumiyetine ilişkin

delillerin değerlendirilmediğini, olayın baştan itibaren kurgulandığının

Mahkemece kabul edilmediğini belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal

edildiğini ileri sürmüştür.

28. Başvurucu hakkında, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca, "irtikâp ve rüşvet istemek"

suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış, yargılamaya başlayan Mardin

2. Ağır Ceza Mahkemesi, 21/2/2008 tarihinde başvurucunun, isnat edilen suçları

işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli ve inandırıcı kesin delil elde

edilemediği gerekçesiyle beraat kararı vermiştir.

29. Katılan Maliye Hazinesinin temyizi üzerine, Yargıtay 5.

Ceza Dairesinin 19/1/2012 tarihli ilâmıyla "rüşvet"

suçundan verilen kararın onanmasına, "irtikâp"

suçundan verilen beraat hükmünün eksik soruşturmaya dayalı verildiği

gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

30. Mahkemece bozma ilâmına uyularak

yapılan yargılama sonunda 8/5/2013 tarihinde, başvurucunun, isnat edilen suçu

işlediğine dair aralarında husumet bulunduğu anlaşılan müşteki ve tanıkların

çelişkili anlatımları dışında mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil

bulunmadığı, dolayısıyla isnat edilen suçu işlediğinin sabit olmadığı

gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir. Gerekçeli

karar ve katılanın temyiz dilekçesi başvurucuya tebliğ edildiği halde başvurucu

temyiz talebinde bulunmamış, katılan Maliye Hazinesinin temyizi üzerine

Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 4/6/2014 tarihli ilâmıyla hüküm onanmıştır.

31. Bu şekilde başvurucunun, Mardin 2.

Ağır Ceza Mahkemesince verilen karara yönelik olarak olağan kanun yollarına

başvurmadığı, dolayısıyla başvuru yollarını usulünce tüketmeden bireysel

başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır.

32. Açıklanan nedenlerle, başvurucu tarafından, hukuk sisteminde

düzenlenen başvuru yolları usulüne uygun olarak tüketilmeden temel hak ve

özgürlüklerin ihlal edildiği iddiasının bireysel başvuru konusu yapıldığı

anlaşıldığından, başvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik koşulları

yönünden incelenmeksizin “başvuru yollarının

tüketilmemiş olması” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

b. Yargılamanın Makul Sürede

Sonuçlandırılamadığı İddiası

33. Başvuru formu ile eklerinin incelenmesi sonucunda, açıkça

dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini

gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun bu kısmının

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

34. Başvurucu, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında

açılan kamu davasının makul sürede sonuçlandırılamadığını belirterek, adil

yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

35. Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme)

ortak koruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun

kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi mümkün olmayıp (B. No: 2012/1049,

26/3/2013, § 18), Sözleşme metni ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)

kararlarından ortaya çıkan ve adil yargılanma hakkının somut görünümleri olan

alt ilke ve haklar, Anayasa’nın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanma

hakkının da unsurlarıdır. Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca

inceleme yaptığı birçok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve AİHM

içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle, Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan

ve AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen ilke ve

haklara, Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer vermektedir. Somut başvurunun

dayanağını oluşturan makul sürede yargılanma hakkı da yukarıda belirtilen

ilkeler uyarınca adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olup, ayrıca

davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının

görevi olduğunu belirten Anayasa’nın 141. maddesinin de Anayasa’nın

bütünselliği ilkesi gereği, makul sürede yargılanma hakkının

değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır (B. No:

2012/13, 2/7/2013, §§ 38–39).

36. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu,

tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun

davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar, bir

davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması

gereken kriterlerdir (B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 41–45).

37. Anayasa’nın 36. ve Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca

kişilere, cezai alanda yöneltilen suçlamaların da (suç isnadı) makul sürede

karara bağlanmasını isteme hakkı tanınmıştır. İsnat olunan fiil, ceza

kanunlarında suç olarak nitelendirilmiş ve yargılama aşamasında ceza hukukunun

kuralları uygulanmış ise ayrıca bir uygulanabilirlik incelemesi yapılmaksızın

kendiliğinden adil yargılanma hakkının kapsamına girer (B. No: 2013/625,

9/1/2014, § 31). Başvuru konusu olayda, başvurucu hakkında, "irtikâp ve rüşvet istemek"

suçlarını işlediği iddiasıyla

soruşturma başlatılmıştır. Başvurucu hakkında isnat olunan suçlar 765 sayılı

mülga Kanun’un 209. maddesinin birinci fıkrası, 212. maddesinin ikinci fıkrası

ile 219. maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında hapis cezasını gerektirir

şekilde tanımlanmıştır. Bu çerçevede başvurucu hakkındaki suç isnadına dayalı

yargılamanın Anayasa’nın 36. maddesinin güvence kapsamına girdiği konusunda

kuşku bulunmamaktadır (B. No: 2012/625, 9/1/2014, § 32).

38. Ceza muhakemesinde yargılama süresinin makul olup

olmadığı değerlendirilirken sürenin başlangıcı, bir kişiye suç işlediği

iddiasının yetkili makamlar tarafından bildirilmesi veya isnattan ilk olarak

etkilendiği arama ve gözaltı gibi bir takım tedbirlerin

uygulanması anıdır. Somut başvuru açısından bu tarih, Mardin Cumhuriyet

Başsavcılığınca başvurucunun gözaltına alındığı 19/1/2002 tarihidir. Ceza

yargılamasında sürenin sona erdiği tarih ise suç isnadının nihai olarak karara

bağlandığı tarih olup, somut başvuru açısından bu tarih, Yargıtay onama

kararının verildiği 4/6/2014 tarihidir (B. No: 2013/695, 9/1/2014, § 35).

39. Başvuruya konu yargılama sürecinin incelenmesinde,

19/1/2002 tarihinde gözaltına alınarak 22/1/2002 tarihinde tutuklanan başvurucu

ile diğer iki şüpheli hakkında, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının 1/3/2002

tarihli iddianamesi ile "irtikâp ve

rüşvet istemek" suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davası

açıldığı tespit edilmiştir. Yargılamaya başlayan Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesince,

sanıkların savunmalarının alındığı, müşteki ve tanıkların dinlendiği, bilirkişi

raporu alınarak 21/2/2008 tarihinde, başvurucunun, isnat edilen suçları

işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli ve inandırıcı kesin delil elde

edilemediği gerekçesiyle beraatine karar verildiği

belirlenmiştir. Katılan Maliye Hazinesinin temyizi üzerine, Yargıtay 5. Ceza

Dairesinin 19/1/2012 tarihli ilâmıyla "rüşvet"

suçundan verilen kararın onanmasına, "irtikâp"

suçundan verilen beraat hükmünün eksik soruşturmaya dayalı verildiği

gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, Mahkemece, bozma ilâmına uyularak

yapılan yargılama sonunda 8/5/2013 tarihinde, başvurucunun, mahkûmiyetine

yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, dolayısıyla isnat edilen suçu

işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine

karar verildiği, katılan Maliye Hazinesinin temyizi üzerine, Yargıtay 5. Ceza

Dairesinin 4/6/2014 tarihli ilâmıyla hükmün onandığı anlaşılmıştır.

40. 5271 sayılı Kanun’un öngördüğü yargılama usullerine tabi

mahkemeler nezdindeki yargılamaların makul sürede tamamlanmadığı yönündeki

iddialar daha önce bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesi

tarafından makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde kararlar

verilmiştir (B. No: 2012/625, 9/1/2014, §§ 23-41; B. No: 2013/695, 9/1/2014, §§

24-40).

41. Başvurunun değerlendirilmesi neticesinde, başvuruya konu

ceza davası; hukuki meselenin çözümündeki güçlük, maddi olayların karmaşıklığı,

delillerin toplanmasında karşılaşılan engeller, taraf sayısı gibi kriterler

dikkate alındığında karmaşık olmaktan uzaktır. Başvurucunun tutum ve

davranışlarıyla ve usuli haklarını kullanırken

özensiz davranmasıyla yargılamanın uzamasına önemli ölçüde sebep olduğu da

söylenemez. Anılan davaya bütün olarak bakıldığında, somut başvuru açısından

farklı bir karar verilmesini gerektirecek bir yön bulunmadığı ve söz konusu on

iki yıl dört aylık yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu

sonucuna varılmıştır.

42. Açıklanan nedenlerle,

başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden

43. Başvurucu, adil yargılanma

hakkının ihlali nedeniyle 1.000.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep

etmiştir.

44. 6216 sayılı Kanun'un “Kararlar” kenar başlıklı 50. maddesinin

(2) numaralı fıkrası şöyledir:

“Tespit edilen ihlal

bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak

için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden

yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine

tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu

gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa

Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan

kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

45. Başvurucunun tarafı olduğu

uyuşmazlığa ilişkin on iki yıl dört aylık yargılama süresi nazara alındığında,

yargılama faaliyetinin uzunluğu sebebiyle, yalnızca ihlal tespitiyle

giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net 11.650,00 TL

manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

46. Başvurucu tarafından, makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği şikâyeti yönünden 2013/9839 numaralı

bireysel başvuru dosyasında yapılan ve dosyadaki belgeler uyarınca tespit

edilen 198,35 TL harçtan oluşan yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine,

adil yargılanma hakkının ihlal edildiği şikâyeti yönünden 2014/12284 numaralı

bireysel başvuru dosyasında yapılan yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

bırakılmasına karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan

gerekçelerle;

A. Başvurucunun

1. Yargılamanın sonucu itibarıyla adil olmadığı

yönündeki iddiasının “başvuru yollarının

tüketilmemiş olması” nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiasının KABUL EDİLEBİLİR

OLDUĞUNA,

3. Anayasa’nın

36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL

EDİLDİĞİNE,

B. Başvurucuya net 11.650,00 TL manevi TAZMİNAT ÖDENMESİNE, başvurucunun tazminata ilişkin diğer

taleplerinin REDDİNE,

C. Başvurucu tarafından, makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği şikâyeti yönünden 2013/9839 numaralı bireysel başvuru dosyasında

yapılan 198,35 TL harçtan oluşan yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

adil yargılanma hakkının ihlal edildiği şikâyeti yönünden 2014/12284 numaralı

bireysel başvuru dosyasında yapılan yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

bırakılmasına,

D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına; ödemede

gecikme olması halinde, bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal faiz uygulanmasına,

22/6/2015

tarihinde OY BİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Alparslan ALTAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Celal Mümtaz AKINCI

Muammer TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör Yrd. : Derya ATAKUL Başvurucu : Tezcan GENCER

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2013/9839, 22 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun
  4. Konusu
  5. II. Başvuru Süreci
  6. III. Olay Ve
  7. Olgular
  8. A. Olaylar
  9. B. İlgili
  10. IV. İnceleme Ve
  11. Gerekçe
  12. A. Başvurucunun İddiaları
  13. B. Değerlendirme
  14. A. Başvurucunun
  15. C. Başvurucu tarafından, makul sürede yargılanma hakkının ihlal
  16. D. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  17. M. Emin KUZ
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2013/9839
Tarih
22 Haziran 2015

İlgili Kararlar

  • Ögeday Akın Başvurusu (B. No: 2014/2345)
  • Cemalettin Türkoğlu Başvurusu (B. No: 2014/2969)
  • Mehmet Doğan ve Aziz Yıldırım Başvurusu (B. No: 2014/4748)
  • Yusuf Tayfan Başvurusu (B. No: 2014/2195)
  • Süleyman Ökten ve Mehmet Aziz Ökten Başvurusu (B. No: 2013/3837)
  • Süreyya Kayapınar Başvurusu (B. No: 2014/7677)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.