İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Utku Kalı Başvurusu (B. No: 2014/1358)

1. Başvuru, askerlik hizmeti sırasında devletin güvenliğine

Başvuru No2014/1358Tarih12 Ocak 2017Okuma22 dk · 4.324 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Utku Kalı Başvurusu (2)

Karar tarihi
12 Ocak 2017
Başvuru Numarası
2014/1358
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.324 kelime·22 dk okuma·21 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, askerlik hizmeti sırasında devletin güvenliğine

ilişkin belgeleri temin etme ve açıklama suçlarından başlatılan idari tahkikat

sürecinde askerî savcının bilgisi ve kararı olmadan gözaltında tutularak kötü

muameleye maruz kalma şikâyetinin kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla

sonuçlanmasının kötü muamele yasağını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 29/1/2014 tarihinde İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi

vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit

edilmiştir.

3. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 11/6/2014 tarihinde,

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar

verilmiştir.

4. Bölüm Başkanı tarafından 9/2/2016 tarihinde, başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 21/3/2016 tarihli yazısıyla başvuru

hakkında görüş verilmeyeceği bildirilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. Olaylar

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

7. 1987 Karadeniz Ereğli doğumlu olan başvurucu, başvuru konusu

olayın meydana geldiği tarihte Amasya İl Jandarma Komutanlığında jandarma

ulaştırma er olarak askerlik vazifesini yerine getirmektedir.

8. Hatay ili Reyhanlı ilçesinde 11/5/2013 tarihinde saat

13.40’ta iki ayrı bombalı terör saldırısı düzenlenmiştir. Birkaç dakika arayla

düzenlenen saldırılarda elliden fazla kişi hayatını kaybetmiş, yüz elliye yakın

kişi ise yaralanmıştır.

9. Söz konusu terör saldırılarının ardından bir bilgisayar

korsanı grubu tarafından 22/5/2013 tarihinde, anılan saldırılara ilişkin dört

adet askerî yazışma İnternet sitelerinde yayımlanmıştır. Yayımlanan haberlerde

saldırıyla ilgili istihbaratın 25 Nisan’da alındığına dair bilgiler

bulunmaktadır.

10. Tokat Jandarma Bölge Komutanlığınca konuyla ilgili bilgi

güvenliği ihlali kapsamında araştırma yapılması için İdari Tahkikat Heyeti

görevlendirilmiştir.

1. Başvurucu Hakkında

Devletin Güvenliğine İlişkin Bilgileri Temin Etme ve Devletin Güvenliğine ve

Siyasal Yararlarına İlişkin Bilgileri Açıklama Suçlarından Yapılan Soruşturma

11. İdari Tahkikat Heyeti tarafından düzenlenen 22/5/2013

tarihli tutanakta İnternet sitesinde çıkan mesajın renkli çıktısı alınmış, İlçe

Jandarma Komutanlıklarına ve Jandarma Karakol Komutanlıklarına gönderilen

mesajlar İnternet'ten alınan çıktı ile karşılaştırılmış, Cezaevi Jandarma

Karakol Komutanlığından alınan çıktılarda 2 ve 4 rakamlarının aynı özellikleri

taşıdığı, SEMAC' (süratli emniyetli mesaj aktarma cihazı) bağlı nokta vuruşlu

yazıcının dokuz adet iğnesinin olması gerektiği hâlde alttan ikinci iğnesinin

kırık olduğu, bu nedenle yazıların alt bölümünün silik çıktığı tespit edilmiş,

İnternet'te yayımlanan mesajın cep telefonuyla gönderilebileceği

değerlendirilerek muhabere kısmında görevli personelin üst ve dolaplarında

arama izni için Sivas 5. Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı Askerî Savcılığı

telefonla aranmış, askerî savcı tarafından olaya resen el konularak olay tespit

tutanağı düzenlenmesi, mesaj örneklerinin muhafaza edilmesi, muhabere kısmı ve

çöp kutularında arama yapılması, görevli erbaş ve erlerin üst ve dolaplarında

mahkemeden arama kararı alınana kadar arama yapılmaması, erbaş ve erlerin İl

Jandarma Komutanlığına götürülerek orada tutulması, görev bölgesinden

uzaklaştırılması talimatlarının verildiği belirtilmiştir.

12. Amasya Cezaevi Jandarma Karakol Komutanlığı tarafından

düzenlenen 22/5/2013 tarihli tutanakta telsiz kısmında mesajların çıktılarının

alındığı nokta vuruşlu yazıcıda yapılan inceleme sonucu söz konusu evraklarda

silik olarak görülen yazı karakterlerinin yazıcı üzerinde alttan ikinci iğnenin

kırık olmasından kaynaklandığı tespit edilmiştir.

13. Sivas 5. Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı Askerî Savcılığının

23/5/2013 tarihli ve 2013/691 sayılı arama kararıyla gecikmesinde sakınca

bulunduğundan şüpheliler Jandarma Onbaşı K.Z. ve başvurucunun dolapları,

valizleri ile santral odasında arama yapılmasına karar verilmiştir.

14. Başvurucunun görev yaptığı santral odasında 23/5/2013

tarihinde yapılan aramada üç adet cep telefonu bulunmuştur.

15. Başvurucu, Askerî Savcılığın 23/5/2013 tarihli ve 2013/502

sayılı kararıyla aynı gün gözaltına alınmıştır.

16. Başvurucu 23/5/2013 tarihinde şüpheli sıfatıyla Askerî

Savcılıkta müdafii bulunmadan, Askerî Mahkemede müdafii huzurundaki sorgusunda yaptığı savunmalarında

işkence ve kötü muamele iddiasında bulunmamıştır.

17. Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) 5. Piyade Eğitim Tugay

Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 24/5/2013 tarihli ve E.2013/850, K.2013/67

sayılı kararıyla başvurucunun tutuklanmasına karar verilmiştir.

18. 28/5/2013 tarihli tutanakta Amasya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumu Müdürlüğüne ait 45 ve 46 No.lu kameraların 21/5/2013 günü saat 19.01 ile

19.06 arasındaki kayıtlarında Jandarma Er Utku Kalı’nın

[başvurucu] Cezaevi Karakolu önündeki çöp bidonunda kâğıt yaktığı, daha sonra

su ile söndürdüğü tespit edilmiştir.

19. KKK 5. Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı Askerî Savcılığının

17/7/2013 tarihli ve E.2013/502 sayılı iddianamesiyle başvurucunun “devletin

güvenliğine ilişkin belgeleri temin etme ve devletin güvenliğine ve siyasal

yararına ilişkin belgeleri açıklama” suçlarından cezalandırılması istemiyle

aynı yer Askerî Mahkemesine kamu davası açılmıştır. İddianame şöyledir:

“Şüpheli J.Er Utku KALI’nın [başvurucu] görevli olduğu Amasya İl Mrk. J. K.lığı santralinde 21 Mayıs 2013 saat 13.20’de İl J.K.lığı tarafından gönderilen ... bilgisayar numaralı ve

J. İsthb. Bşk.lığınca

‘Devletin Güvenliği, iç ya da dış siyasal yararları bakımından ve niteliği

açısından gizli kalması gereken bilgilerden olduğu’ tespit edilen dört adet

‘gizli’ gizlilik dereceli mesajdan bir suret bilgisayar çıktısı alması

gerekirken iki suret bilgisayar çıktısı aldığı, almış olduğu bilgisayar

çıktılarından bir sureti hakkında yapılması gereken işlemleri yaparak dört adet

mesajı cezaevi karakol komutanı J. Kd. Bçvş. E.A.ya teslim ettiği, elinde kalan diğer mesaj suretlerinin

üzerine ‘gizli’ ve ‘ivedi’ kaşeleri vurduktan bilirkişi raporu ile şüpheli J.

Er Utku KALI’ya ait olduğu tespit edilen … marka cep

telefonunda kullanılan C.K.Z. adına kayıtlı ... numaralı hattan E.P. isimli

sivil şahsa ait ... numaralı hattı 18:17:19 da arayarak 13 saniye konuştuğu,

18:18:23’de tekrar arayarak 210 saniye görüştüğü, elinde mevcut mesaj

emirlerinin fotoğrafını … marka cep telefonuyla Apple ürünleri için yakından

kaliteli resim çekmek amacıyla geliştirilmiş olan Camera

Plus programı vasıtasıyla 18:53:58 ile 18:54:55 saatleri arasında çektiği ve E.P.’ye ait ... numaralı cep telefonu ile anlık iletişim ve

veri aktarma özelliği olan Whatsapp programı

vasıtasıyla iletişim kurduğu, telefon üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde;

bu iletişim kayıtlarında JPG uzantılı resim dosyalarına rastlanıldığı ve bu

resimlerin internetten yayınlanan resimler olduğunun tespit edildiği ...

anlaşılmıştır.”

20. KKK 5. Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı Askerî Mahkemesinin

15/8/2013 tarihli ve E.2013/870, K.2013/166 sayılı kararı ile görevsizlik

kararı verilerek dosya, Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesine (12/4/1991 tarihli ve

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun mülga 10. maddesi ile görevli)

gönderilmiştir.

21. Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesince E.2013/43 sayılı dosya

üzerinden yürütülen yargılamada 11/11/2013 tarihli celsede başvurucunun

tahliyesine karar verilmiştir.

22. 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve

Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un

1. maddesi ile 3713 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile görevlendirilen ağır ceza

mahkemelerinin kaldırılması üzerine dosya, Samsun Ağır Ceza Mahkemesinin

13/3/2014 tarihli ve E.2013/43, K.2014/13 sayılı kararı ile Amasya Ağır Ceza

Mahkemesine devredilmiştir.

23. Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin 4/2/2016 tarihli ve E.2014/98,

K.2016/24 sayılı kararıyla başvurucunun beraatına karar verilmiştir. Bu karar

temyiz edilmeksizin 12/2/2016 tarihinde kesinleşmiştir. Kararın gerekçesi

şöyledir:

“…

Sonuç olarak yapılan aramanın CMK'nın 119 ve 120. maddelerine açıkça aykırı olduğu

anlaşılmakla, bu aramalar sonucu elde edilen delillerin bu kapsamda sanığa ait

olduğu iddia edilen cep telefonunun ve telefon üzerinde yapılan inceleme sonucu

alınan raporların hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil niteliğinde olduğu ve

hükme esas alınamayacağı kanaatine varılmıştır. Açıklanan bu deliller

çıkarıldığında sanığın atılı suçu işleyip işlemediğinin dosyadaki diğer

deliller ışığında değerlendirilmesi gerekmektedir.

Sanığın suça konu gizli belgeleri temin ettiği

ve açıkladığına dair yukarıda belirtilen ve hukuka aykırı olarak elde edildiği

sonucuna varılan deliller dışında cezalandırılmasına yeterli delil

bulunmamaktadır. Bir kısım tanıklar sanığı belge yakarken gördüklerini beyan etmiş

iseler de; yaktığı belgelerin içeriğini görmediklerini söylemişlerdir.

Dolayısıyla sanığın yaktığı iddia edilen belgelerin suça konu belgeler olduğuna

dair herhangi bir delil bulunmamaktadır. Yine söz konusu belgelerin sanığın

görev yaptığı santrale gönderildiği sabit ise de; santralde sanık dışında görev

yapan başka personel de bulunmakta olup, dava konusu belgelerin sadece sanığın

çalıştığı santrale değil başka pek çok birime de gönderilmiş olduğu dosya

kapsamı ile sabittir. Yine sanığın bu belgeleri temin ederek E.P. isimli şahsa

gönderdiğinin iddia edilmesine karşın, bu belgeleri açıklamak suçundan Silivri

Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/205 Esas sayılı dosyasında yargılanan E.P.nin atılı suçlardan beraatına karar verilmiş ve bu

karar kesinleşmiştir. Yukarıda açıklanan bütün bu hususlar birlikte

değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair hukuka uygun

olarak elde edilmiş, cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, somut

ve kesin delil bulunmadığından sanığın CMK'nın

223/2-e maddesi gereğince beraatına dair aşağıdaki şekilde karar vermek

gerekmiştir.”

2. Başvurucunun Şikâyeti

Üzerine İşkence Suçundan Yapılan Soruşturma

24. Başvurucu 12/7/2013 tarihinde İdari Tahkikat Heyeti üyeleri

ve Amasya E Tipi Cezaevi Jandarma Komutanlığı yetkilileri hakkında 22/5/2013

tarihinde gerçekleştiğini ileri sürdüğü işkence, hakaret ve tehdit suçlarından

Amasya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur. Şikâyet

dilekçesinde başvurucu; Amasya E Tipi Kapalı Cezaevi İlçe Jandarma Komutanlığında

askerlik görevini yaptığını, Reyhanlı ilçesinde meydana gelen patlama olayı ile

ilgili olarak bir bilgisayar korsanı grubu tarafından 22/5/2013 tarihinde

toplam yedi sayfa olmak üzere 4 adet jandarma istihbarat belgesinin

yayımlandığını, bu olayla ilgili olarak 22/5/2013 tarihinde akşam saatlerinde

Amasya E Tipi Kapalı Cezaevi Jandarma Karakoluna Tokat Jandarma Bölge

Komutanlığından gelen İdari Tahkikat Heyetince hukuka ayrı olarak ve Askerî

Savcılığın bilgisi dışında sorgulandığını, öncelikle komutan odasında, ardından

da karakolda boş bir odaya alınarak işkenceye maruz kaldığını, heyet üyeleri

tarafından hukuka aykırı olarak sorgulanıp kendisine gösterilen evraklardan

haberinin olup olmadığının sorulduğunu, ”Bu işi para için mi yaptın? Neden yaptın?

Suratına ne oldu? Kanın mı çekildi? Az otur istersen." gibi sözlerle

direncinin kırılmaya çalışıldığını; annesi, babası, ablası ve ablasının eşinin

ad soyadları, meslekleri, nerede çalıştıkları ve telefon numaraları gibi

kişisel bilgilerinin sorulduğunu, bu şekilde ailesine yönelik endişe duymasının

amaçlandığını ve itirafa zorlandığını, "Ben yapmadım komutanım."

demesi üzerine, Tokat'tan gelen bir kıdemli başçavuş ve yine orada bulunan bir

kişi tarafından yan odaya alınarak tokatlandığını, boğazının sıkıldığını, yine

iteklenerek duvara çarpıldığını, karın boşluğu gibi daha ziyade iz kalmayacak

bölgelerine vurulduğunu, işkence süresince hakarete maruz kaldığını, arama

yapmak istediklerinde durumu Askerî Savcılığa ileterek izin talep ettiklerini,

22/5/2013 tarihli tutanağa göre de bu noktada olaya Askerî Savcılığın resen el

koyduğunu, aynı yerde askerlik yapan arkadaşı Jandarma Er K.Z. ile birlikte

Amasya İl Jandarma Komutanlığına götürülmesi talimatının verildiğini, Amasya İl

Jandarma Komutanlığında "bekleme odası" diye tabir edilen bir odada

kalmaya zorlandığını, yatak olmayan odada kendisine verilen bir battaniye ile

üçlü sandalye üzerinde uyumak zorunda bırakıldığını, Amasya İl Jandarma

Komutanlığına geldikten sonra su ve sigara içmesine izin verilmediğini, odanın

nezarethaneye çevrildiğini ve kapısında beklemek üzere bir nöbetçi

görevlendirildiğini, 22/5/2013 tarihinde saat 05.00 gibi uyandırılarak 06.00

gibi Sivas Askerî Savcılığına götürülmek üzere yola çıkıldığını, Reyhanlı’daki

patlamayla ilgili jandarma istihbarat belgelerini sızdırmak suçlamasıyla

24/5/2013 tarihinde tutuklandığını, gördüğü işkence ve kötü muamele nedeniyle

psikolojik sıkıntılar yaşadığını ve ilaç kullanmaya başladığını belirtmiştir.

25. Müştekinin soruşturmada ifadesi alınmamıştır.

26. Başvurucu hakkında gözaltına alınmadan önce Sivas Numune

Hastanesinin 23/5/2013 tarihli saat 18.32’de tanzim olunan raporunda; sol scapula (kürek kemiği) üstünde 1 cm’lik

kırmızı lezyon, boyun sol ön yanında 3 cm’lik kırmızı

lezyon, sağ kolda 2 adet 1 cm çapında yuvarlak sarı renkli lezyon, sol dizde

operasyon skarı (yara izi) bulunduğu kayıtlıdır.

27. Gözaltından çıkarılırken aynı Hastanenin 24/5/2013 tarihli

ve 06.10’da tanzim olunan raporunda yeni darp cebir izi bulunmadığı

belirtilmiştir.

28. Başvurucu vekili tarafından ibraz edilen Cumhuriyet

Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesinin 6/8/2013 tarihli raporunda;

alınan öykü ve yapılan ruhsal durum muayenesi bulguları travma sonrası stres

bozukluğu tanısını karşılamakta, ayrıca yapılan psikometrik

testlerde beck depresyon ölçeği (39 puan), beck anksiyete envanteri (33

puan), MMPI ve travma değerlendirme ölçekleri neticesinde şahsın bildirdiği bu

durumun kötü muamele ile bağlantılı olabileceği tıbbi kanaatine varılmış olup

şahsın intihar düşünceleri olması nedeniyle yatarak tedavi olması gerektiği

önerilmiştir.

29. Başvurucu vekili tarafından ibraz edilen Cumhuriyet

Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesinin 25/10/2013 tarihli raporuna

göre; beck depresyon ölçeği 61, beck

anksiyete ölçeği 55 puan sonucunda şahsın yoğun öz

kıyım düşünceleri olduğundan mahkûm koğuşu bulunan kapalı bir psikiyatri

kliniğine sevki uygun görülmüştür.

30. Jandarma Uzman Çavuş S.E., Jandarma Astsubay K.K, Jandarma

Uzman Çavuş E.Ç., Jandarma Er H.K. ve başvurucuyla birlikte gözaltına alınan

Jandarma Er E.Z. 14/8/2013 tarihli ifadelerinde başvurucunun gözaltına

alınmasından tutuklanmasına kadar geçen süreçte işkence, hakaret ve tehdide

maruz kalmadığını söylemişlerdir.

31. Yapılan soruşturma sonucunda Amasya Cumhuriyet

Başsavcılığının 26/9/2013 tarihli ve 2013/3721 Soruşturma, K.2013/2897 sayılı

kararla kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın gerekçesi

şöyledir:

“…

Müşteki hakkında yürütülen soruşturma ve

kovuşturmaya ilişkin dosyanın bir suretinin Sivas 5. Piyade Er Eğitim Tugay

Komutanlığı Askeri Savcılığından istenilerek dosyamız arasına alındığı,

dosyanın yapılan incelemesinde soruşturmanın doğrudan askeri savcılık

tarafından yürütüldüğünün anlaşıldığı, müşteki hakkında Sivas Numune

Hastanesince tanzim edilen 23/5/2013 tarih ve 3473 No.lu adli muayene raporunun

incelenmesinde müştekide yeni darp ve cebir izinin bulunmadığının belirtildiği

ve yine Sivas Numune Hastanesince tanzim edilen 24/5/2013 tarih ve 3489 No.lu adli

muayene raporunun incelenmesinde yeni darp ve cebir izinin bulunmadığının

belirtildiği,

Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen

soruşturma sonucu yapılan incelemede, tanık beyanları ve özellikle müştekiyle

birlikte hakkında soruşturma yürütülen tanık K.Z.nin

beyanı, olay sonrası Sivas Numune Hastanesince tanzim edilen 23/5/2013 ve

24/5/2013 tarihli adli raporlarda müştekide yeni darp cebir izine rastlanmadığı

yönündeki tespitler nazara alındığında, şüphelilerin üzerlerine atılı suçları

işlediklerine dair müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde belirttiği iddialar

dışında kamu davasının açılmasını haklı gösterecek her türlü şüpheden uzak

kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından [kovuşturmaya

yer olmadığına karar verilmiştir]."

32. Bu karara başvurucu tarafından yapılan itiraz, Vezirköprü

Ağır Ceza Mahkemesinin 5/12/2013 tarihli ve 2013/568 Değişik İş sayılı

kararıyla şüpheliler hakkında kamu davası açılması için yeterli delil ve neden

bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.

33. Ret kararı başvurucuya 31/12/2013 tarihinde tebliğ

edildiğinden 29/1/2014 tarihinde yapılan bireysel başvuruda süre aşımının

bulunmadığı tespit edilmiştir.

B. İlgili Hukuk

34. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 94.,

106. ve 125. maddeleri şöyledir:

“İşkence

Madde 94 – (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla

bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade

yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları

gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki

yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

…

Tehdit

Madde 106 – (1) Bir başkasını, kendisinin veya

yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı

gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis

cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara

uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun

şikâyeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

…

Hakaret

Madde 125 – (1) (8.7.2005 T. 5377 s k değ.)

Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir

fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve

saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası

ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için

fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir.

…”

35. 25/10/1963 tarihli ve 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu

ve Yargılama Usulü Kanunu'nun 93. ve 95. maddeleri şöyledir:

"Bir suç işlendiğinin öğrenilmesi ve ilk

tedbirler:

Madde 95- (Değişik madde: 29/06/2006 - 5530

S.K./29. md.)

Cumhuriyet

savcılıklarına veya zabıta makam ve memurlarına yapılacak askerî yargıya tâbi

suç ihbar ve şikâyetleri şüphelinin amiri olan makama gönderilir.

Askerî

birlik komutanı veya askerî kurum amiri maiyetinden birinin kendisine ihbar

veya şikâyet olunan veyahut diğer suretle öğrendiği, askerî mahkemelerin görev

alanına giren suçları hakkında şüphelinin kimliğini, isnat olunan suçu ve bu

suçun delillerini gösterir bir vak'a raporu düzenler

ve adlî yönden bağlı bulunduğu askerî mahkemenin teşkilâtında kurulduğu kıt'a komutanı veya askerî kurum amirine gönderir.

Teşkilâtında

askerî mahkeme kurulan kıt'a komutanı veya askerî

kurum amiri, suç evrakını inceledikten sonra askerî savcıya gönderir ve

şüphelinin tutuklanmasını isterse bu husustaki istemini de bildirir.

Ağır

ceza mahkemesinin görevine giren suçlar veya gecikmesinde sakınca umulan

hallerde askerî savcılar derhal soruşturmaya başlarlar. Zorunluluk halinde bu

soruşturma bir disiplin subayı tarafından da yapılabilir. Bu hallerde durum

derhal yetkili askerî mahkemenin teşkilâtında kurulduğu komutan veya askerî

kurum amirine bildirilir.

..."

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

36. Mahkemenin 12/1/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

37. Başvurucu, Amasya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Jandarma

Karakol Komutanlığında askerlik hizmeti yaparken 11/5/2013 tarihinde Hatay ili

Reyhanlı ilçesinde meydana gelen patlamaya ilişkin gizli belgelerin 22/5/2013

tarihinde İnternet üzerinden yayımlanmasına ilişkin olarak idari tahkikat için

görevlendirilen Tokat Jandarma Bölge Komutanlığından gelen heyetin aynı gün karakola

geldiğini, heyetin hukuka aykırı olarak askerî savcının bilgisi dışında

kendisini gözaltına aldığını, işkenceyle suçu kabule zorlandığını, yaptığı

şikâyet üzerine Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelilerin ifadesinin

alınmadığını, adli raporlar dikkate alınmadan kovuşturmaya yer olmadığına dair

kararla tahkikatın sonuçlandığını belirterek Anayasa’nın 17., 36. ve 141.

maddelerinde güvence altına alınan işkence ve kötü muamele yasağı, adil

yargılanma ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve

tazminat talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme

38. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki tavsifi ile bağlı olmayıp, olay ve olguların hukuki nitelendirmesini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucu adil yargılanma hakkı ile

gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ise de anılan hususlarda

kötü muamele yasağının usul boyutu başlığı altında değerlendirme yapılacağından

adil yargılanma hakkı yönünden ayrıca inceleme yapılmamıştır.

39. Başvurucunun iddiaları ve başvuruya konu soruşturma

kapsamında elde edilen bilgi ve belgeler Anayasa'nın 17. maddesinin maddi

boyutunun ihlal edilip edilmediği konusunda iddiaların sağlıklı bir şekilde

değerlendirilebilmesi ancak devletin etkili soruşturma yükümlülüğünü gerektiği

gibi yerine getirip getirmediğinin tespiti ile mümkün olabileceğinden

başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Anayasa’nın 17. maddesinde güvence

altına alınan kötü muamele yasağının etkili soruşturma yükümlülüğüne ilişkin

usul boyutu ile sınırlı olarak yapılmasına karar verilmiştir.

40. Başvuruya ilişkin olarak Adalet Bakanlığı tarafından görüş

bildirilmemiştir.

1. Adli Yardım Talebi Yönünden

41. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen adli

yardım talebinin değerlendirilmesine ilişkin ilkeler temelinde somut olayda,

başvurucunun sosyal güvenlik kapsamında bir geliri, adına kayıtlı aracı veya

taşınmaz malları olmadığı, geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin

yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu, gerek başvurucunun sunduğu

gerekse de Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin edilen belgelerden

anlaşılmaktadır. Dolayısıyla başvurucunun talebi bu aşamada açıkça dayanaktan

yoksun olmadığından adli yardım talebinin kabulü gerekir.

2. Kabul Edilebilirlik Yönünden

42. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeni de bulunmadığı anlaşılan kötü

muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna

karar verilmesi gerekir.

3. Esas Yönünden

a. Genel İlkeler

43. Anayasa’nın 17. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları

şöyledir:

"Herkes, yaşama, maddi ve manevi

varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

...

Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse

insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.”

44. Herkesin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme

hakkı Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınmıştır. Anılan maddenin birinci

fıkrasında insan onurunun korunması amaçlanmıştır. Üçüncü fıkrasında da kimseye

“işkence” ve “eziyet” yapılamayacağı, kimsenin “insan haysiyetiyle bağdaşmayan”

ceza veya muameleye tabi tutulamayacağı hüküm altına alınmıştır (Cezmi Demir ve diğerleri, B. No: 2013/293,

17/7/2014, § 80).

45. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında, bir kişinin

sağlıklı hâldeyken gözaltına alındığı; ancak, salıverildiği zaman vücudunda

yaralanma tespit edildiği durumlarda, söz konusu yaralanmanın nasıl oluştuğu

hususunda makul bir açıklama getirme ve mağdurun bu yöndeki iddialarını şüphede

bırakacak kanıtları sunma yükümlülüğünün Devlete ait olduğu, özellikle ilgili

iddiaların doktor raporları ile doğrulandığı hâllerde Sözleşme'nin 3. maddesi

anlamında açık sorunların ortaya çıkacağı ifade edilmiştir (bkz. Selmouni/Fransa [BD], B. No: 25803/94, 28/7/1999,

§ 87). Bu yükümlülük, sadece gözaltında değil aynı zamanda devlet

yetkililerinin özel kontrolü altında bulunan bölgelerde gerçekleşen yaralama ve

ölümleri de kapsamakta, zira her iki durumda da söz konusu olayların tamamı ya

da büyük kısmı yetkililerin özel bilgisi dâhilinde gerçekleşmektedir (Beker/Türkiye, B. No. 27866/03, 24/3/2009, §

42).

46. Devletin, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkı

kapsamında sahip olduğu bu pozitif yükümlülüğün bir de usuli

boyutu bulunmaktadır. Bu usul yükümlülüğü çerçevesinde devlet, her türlü

fiziksel ve ruhsal saldırı olayının sorumlularının belirlenmesini ve

gerekiyorsa cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili resmi bir soruşturma

yürütmek durumundadır. Bu tarz bir soruşturmanın temel amacı, söz konusu

saldırıları önleyen hukukun etkin bir şekilde uygulanmasını güvenceye almak ve

kamu görevlilerinin ya da kurumlarının karıştığı olaylarda, bunların

sorumlulukları altında meydana gelen olaylar için hesap vermelerini sağlamaktır

(Cezmi Demir ve diğerleri, §

110).

47. Buna göre bireyin, bir devlet görevlisi tarafından hukuka

aykırı olarak ve Anayasa’nın 17. maddesini ihlal eder biçimde bir muameleye

tabi tutulduğuna ilişkin savunulabilir bir iddiasının bulunması hâlinde,

Anayasa’nın 17. maddesi “Devletin temel amaç

ve görevleri” kenar başlıklı 5. maddedeki genel yükümlülükle

birlikte yorumlandığında etkili resmî bir soruşturmanın yapılmasını

gerektirmektedir. Bu soruşturma, sorumluların belirlenmesini ve

cezalandırılmasını sağlamaya elverişli olmalıdır. Şayet bu olanaklı olmazsa, bu

madde, sahip olduğu öneme rağmen pratikte etkisiz hâle gelecek ve bazı hâllerde

devlet görevlilerinin fiili dokunulmazlıktan yararlanarak, kontrolleri altında

bulunan kişilerin haklarını istismar etmeleri mümkün olacaktır (Tahir Canan, § 25).

48. Yürütülen ceza soruşturmalarının amacı, kişinin maddi ve

manevi varlığını koruyan mevzuat hükümlerinin etkili bir şekilde uygulanmasını

ve sorumluların ölüm ya da yaralama olayına ilişkin hesap vermelerini

sağlamaktır. Bu bir sonuç yükümlülüğü değil, uygun araçların kullanılması

yükümlülüğüdür. Diğer taraftan, burada yer verilen değerlendirmeler hiçbir

şekilde Anayasa’nın 17. maddesinin, başvuruculara üçüncü tarafları adli bir suç

nedeniyle yargılatma ya da cezalandırma hakkı ya da tüm yargılamaları

mahkûmiyetle ya da belirli bir ceza kararıyla sonuçlandırma ödevi yüklediği

anlamına gelmemektedir (Serpil Kerimoğlu ve

diğerleri, B. No: 2012/752, 17/9/2013, § 56).

49. Ceza soruşturmasının etkili olması için soruşturma

makamlarının, resen harekete geçerek kötü muamele iddiasını aydınlatabilecek ve

sorumluların belirlenmesini sağlayabilecek bütün delilleri tespit etmeleri

gerekir. Yetkililer şikâyet yapılır yapılmaz harekete geçmeli, bir şikâyet

olmasa bile işkence veya kötü muamele olduğunu gösteren yeterli belirtiler

olduğunda soruşturma açılmalıdır(Cezmi Demir

ve diğerleri, §§ 114, 116).

50. Bu tür olaylarla ilgili cezai soruşturmaların etkililiğini

sağlayan hususlardan biri de teoride olduğu gibi pratikte de hesap

verilebilirliği sağlamak için soruşturmanın veya sonuçlarının kamu denetimine

açık olmasıdır. Buna ilaveten her olayda, mağdurların meşru menfaatlerini

korumak için bu sürece etkili bir şekilde katılmaları sağlanmalıdır (Cezmi Demir ve diğerleri, § 115).

b. İlkelerin Olaya

Uygulanması

51. Başvurucu 12/7/2013 tarihinde İdari Tahkikat Heyeti ve

Amasya E Tipi Cezaevi Jandarma Komutanlığı yetkilileri hakkında gözaltında

bulunduğu sırada hakaret, tehdit ve işkence suçlarına maruz kaldığını

belirterek Amasya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur.

Başvurucu, İdari Tahkikat Heyetince hukuka aykırı olarak ve Askerî Savcılığın

bilgisi olmadan sorgulandığını, sorgu sırasında işkence gördüğünü, tokatlandığını,

darb edildiğini ileri sürmüştür (bkz.§ 24).

52. Genel ilkeler kısmında açıklandığı üzere (bkz. § 49) kötü

muamele iddialarına ilişkin soruşturmaların etkili olduğunun kabul edilebilmesi

için savunulabilir nitelikte kötü muamele iddialarının kamu makamları

tarafından öğrenilir öğrenilmez soruşturma başlatılması için ilgili mercilere

bildirilmesi gerekmektedir. Hatta mağdurların şikâyetlerinin bulunmadığı

hâllerde dahi bu nitelikte bir muamelenin mevcudiyetine ilişkin ciddi delil

veya emareler bulunduğunun farkına varıldığı bir durumdaresen

harekete geçme yükümlülüğü devam etmektedir.

53. Başvurucunun, Askerî Savcılık tarafından devletin

güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme ve devletin güvenliğine ve siyasal

yararlarına ilişkin bilgileri açıklama suçlarından yapılan soruşturma

sırasında, gözaltına alınmadan önce, Sivas Numune Hastanesinde 23/5/2013

tarihinde saat 18.32'de rapor verilmiş; raporda, başvurucunun vücudunun

muhtelif yerlerinde darp-cebir izleri bulunduğu belirtilmiştir. Devlet yetkililerinin

gözetimi altında askerlik vazifesini yapan başvurucunun bu raporları karşısında

askerî savcının soruşturma yapılmak üzere derhal yetkili Cumhuriyet savcılığına

durumla ilgili olarak bildirimde bulunması gerekirken resen harekete geçme

yükümlülüğüne aykırı şekilde bundan imtina edilmiştir. Bu nedenle soruşturma

olaydan yaklaşık iki buçuk ay sonra 12/7/2013 tarihinde başvurucunun şikâyeti

üzerine gecikmeli olarak başlamıştır.

54. Yapılan soruşturmada, Jandarma Uzman Çavuş S.E., Jandarma

Astsubay K.K, Jandarma Uzman Çavuş E.Ç., Jandarma Er H.K. ve başvurucuyla

birlikte gözaltına alınan Jandarma Er E.Z.nin

14/8/2013 tarihinde ifadeleri alınmış, başvurucunun gözaltına alınmasından

tutuklanmasına kadar geçen süreçte işkence, hakaret ve tehdide maruz kalmadığını

söylemişlerdir. Soruşturma sonunda başvurucunun adli muayene raporunda yeni

darp cebir izinin bulunmadığı, başvurucuyla birlikte hakkında soruşturma

yapılan diğer şüpheli K.Z.nin beyanı ve diğer tanık

beyanları dikkate alınarak kamu davası açılmasını gerektirir nitelikte somut

delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir

(bkz. § 31).

55. Başvurucunun kötü muamele iddialarına ilişkin olarak dosyada

bulunan 23/5/2013 tarihli saat 18.32’de tanzim olunan adli muayene raporunda

sol scapula (kürek kemiği), boyun sol ön yanında, sağ

kolda lezyonlar bulunduğu belirtilmiştir.Ayrıca

başvurucunun soruşturma dosyasına ibraz ettiği Cumhuriyet Üniversitesi Uygulama

ve Araştırma Hastanesince verilen psikiyatrik muayene raporları (bkz. §§ 28-29)

ve hasta gözlem ve epikriz formlarına göre başvurucuda travma sonrası stres

bozukluğu bulunduğu bildirilmiştir. Ancak kovuşturmaya yer olmadığına dair

verilen kararda bilimsel nitelikte delil olan bu raporlardaki bulgular

değerlendirme dışı bırakılmıştır. Devlet yetkililerinin kontrolü altında

bulunan askerî mahalde gerçekleşen başvurucudaki yaraların ne şekilde meydana

geldiğine dair açıklama getirme yükümlülüğü devlete ait olmasına rağmen (bkz. §

45) başvurucunun adli raporlarında yer alan fiziksel ve ruhsal bulguların ne

zaman ve kim/kimler tarafından oluşturulduğu konusunda herhangi bir inceleme ve

değerlendirme yapılmamıştır.

56. Başvurucu şikâyet dilekçesinde, özellikle Amasya İl Jandarma

Komutanlığı tarafından görevlendirilen İdari Tahkikat Heyeti üyeleri ile

Cezaevi Jandarma Komutanlığı görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunmuştur.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda kimlik bilgileri tespit edilmeden

"Tokat Jandarma Bölge Komutanlığı İdari Tahkikat Heyeti üyeleri ve Amasya

E Tipi Cezaevi Karakol Komutanlığı görevlileri" şüpheli olarak

gösterilmiştir.

57. Özetle kötü muamele gibi son derece ciddi bir isnat

karşısında soruşturmanın olayların seyrini aydınlatmaya yönelik yeterli

derinlikte ve titizlikte yapılmadığı, başvurucunun ve sanıkların ifadeleri

alınarak olayın aydınlatılması yönünde yeterli çabanın gösterilmediği,

gözaltına alınmadan önce gerçekleştiği ileri sürülen iddialar üzerinde hiç

durulmadığı, iddiaların gözaltına alındıktan sonraki bir zaman diliminde vuku

bulduğu varsayımıyla gözaltı çıkış raporlarına istinaden temelden yoksun bir

sonuca varılarak karar verildiği anlaşılmaktadır.

58. Açıklanan nedenlerle Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü

fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının usul boyutunun ihlal

edildiğine karar verilmesi gerekir.

4. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

59. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)

numaralı fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir...

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

60. Başvurucu, Anayasa’nın 17. maddesinin ihlal edildiğinin

tespiti, soruşturmanın yenilenmesi ve 50.000 TL manevi tazminat talebinde

bulunmuştur.

61. Başvuru konusu olayda, Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü

fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının etkili soruşturma

yükümlülüğünün ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

62. Etkili soruşturma yükümlülüğünün ihlalinin sonuçlarının

ortadan kaldırılması için yeniden yargılamasında hukuki yarar bulunduğundan

kararın bir örneğinin yeniden yargılama (soruşturma) yapılmak üzere Amasya

Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

63. Etkili soruşturma yükümlülüğünün ihlali nedeniyle yalnızca

ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya

net 10.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

64. 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin

başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Başvurucunun, Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının

ihlaline ilişkin iddialarının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

C. Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına

alınan kötü muamele yasağının usul boyutunun İHLAL EDİLDİĞİNE,

D. Kararın bir örneğinin kötü muamele yasağının ihlalinin

sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama (soruşturma) yapılmak

üzere Amasya Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,

E. Başvurucuya net 10.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,

F. 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin

BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

G. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

12/1/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

Recai AKYEL

Raportör

:

Hüseyin

MECEK

Başvurucu

:

Utku KALI

Vekili

:

Av. Ceren

KALI

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/1358, 12 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. Olaylar
  7. J. İsthb. Bşk.lığınca
  8. B. İlgili Hukuk
  9. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Başvurucunun İddiaları
  11. B. Değerlendirme
  12. B. Başvurucunun, Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının
  13. C. Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına
  14. D. Kararın bir örneğinin kötü muamele yasağının ihlalinin
  15. F. 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin
  16. G. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  17. H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  18. Yıldırım
  19. Kömürcü
  20. Akıncı
  21. Topal
  22. Mecek
  23. Kalı
  24. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/1358
Tarih
12 Ocak 2017

İlgili Kararlar

  • Feridun Üzer ve Şahin Üzer Başvurusu (B. No: 2014/16168)
  • Abdulvahit Hazar ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/484)
  • Şerife Özeren ve Emine Özeren Başvurusu (B. No: 2014/16834)
  • Mehmet Talat Saygılı Başvurusu (B. No: 2014/4515)
  • Medikodental Tıbbi Cer. İş. Malz. Tic. San. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2014/19282)
  • Mehmet Emin Tekik Başvurusu (B. No: 2014/17253)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.