İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Mehmet Talat Saygılı Başvurusu (B. No: 2014/4515)

1. Başvuru, yaşlılık aylığı bağlanması talebiyle açılan davada hakkaniyete

Başvuru No2014/4515Tarih12 Ocak 2017Okuma10 dk · 1.968 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Mehmet Talat Saygılı Başvurusu

Karar tarihi
12 Ocak 2017
Başvuru Numarası
2014/4515
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.968 kelime·10 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, yaşlılık aylığı bağlanması talebiyle açılan davada hakkaniyete

uygun yargılama yapılmaması ve yargılamanın makul sürede sonuçlanmaması

nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 1/4/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından, başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu tarafından 8/11/2007 tarihinde Düzce İş

Mahkemesinde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aleyhine açılan tespit davasında

başvurucu, Emekli Sandığı ve Sosyal Güvenli Kanunu'na tabi sigortalığı

nedeniyle emekli olmaya hak kazandığından 11.06.2004 tarihinde emeklilik

işlemlerinin gerçekleştirilmesi talebiyle SSK'ya başvuruda bulunduğunu ancak

başvurusunun sürüncemede bırakıldığını ve dava tarihine kadar

sonuçlandırılmadığını, 1/10/1979-14/12/1990 tarihleri arasında Emekli Sandığına

tabi olarak 1/10/1991 tarihinden itibaren Sosyal Güvenlik Kanunu'na tabi olarak

çalıştığını, belirtilen bu sigortalılık sürelerine ilave olarak Emekli

Sandığına tabi olduğu döneme ilişkin Emekli Sandığı Kanunu çerçevesinde 1 yıl 9

ay 27 gün fiili hizmeti süresi bulunduğunu, yasa ve Yargıtay içtihatlarına göre

bu sürenin sigortalılık süresine eklenmesi gerektiğini belirterek emekliliğe

hak kazandığı tarihin ve emekliliğe hak kazandığı gün itibarıyla yaşlılık

aylığından ve diğer sosyal haklarından yararlanmasının tespitine; emeklilik

işlemleri gerçekleştirilip yaşlılık aylığı bağlanamadığından, yaşlılık aylığını

kestirmek suretiyle sigorta haklarından yararlanan emsallerine göre maaş

artışlarından yararlanması gerektiğinin tespitine; hak edilen yaşlılık aylıklarının

mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile tahsiline; maddi, manevi tazminat

haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

9. Yapılan değerlendirme sonucu Düzce İş Mahkemesi 31/7/2008

tarihli kararı ile davayı kısmen kabul ederek başvurucunun SGK'ya

başvuru tarihi olan 11/6/2004 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazandığının ve

yasa gereği SGK'ya başvuru tarihini takip eden ay

başı olan 1/07/2004'ten itibaren başvurucuya yaşlılık aylığı bağlanması

gerektiğinin tespitine hükmetmiş; karar, temyiz incelemesi sonucu Yargıtay 10.

Hukuk Dairesinin 30/3/2009 tarihli ilamı ile eksik incelemeye dayandığı

gerekçesi ile bozulmuştır.

10. Bozma ilamı doğrultusunda yeniden yapılan yargılama

kapsamında başvurucunun tüm hizmet süresine ilişkin prim borcunun olup

olmadığının tespiti yönünden davalı Kuruma müzekkere yazılmış, başvurucuya ait SGK ve Emekli Sandığı'a ait tahsis dosyaları celp edilmiş, dosya üzerinde

bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve İlk Derece Mahkemesinin 6/7/2010 tarihli

kararı ile davanın kısmen kabulüne, başvurucunun 11/6/2004 tarihinde yaşlılık

aylığına hak kazandığının ve yasa gereği SGK'ya

başvuru tarihini takip eden ay başı olan 1/7/2004'ten itibaren başvurucuya

yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine hükmedilmiş, temyiz

incelemesi sonucu karar, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 25/10/2010 tarihli ilamı

ile 1/3/1995 ila 30/3/2004 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak davalı

Kurumun olduğunu iddia ettiği prim borcunu 14/6/2010 tarihinde ödediği

anlaşılan başvurucuya, 1/7/2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması

gerekirken yanılgıyı değerlendirme sonucu karar verilmiş olmasının usul ve

yasaya aykırı olduğu gerekçesine dayanılarak bozulmuştur.

11. Bozma üzerine dava dosyasını tekrar incelemeye alan Düzce İş

Mahkemesi 18/2/2011 tarihli kararı ile 6/7/2010 tarihli kararında direnilmesine

hükmetmiş, direnme üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılan temyiz

incelemesi sonucu 21/9/2011 tarihli ilam ile bozmaya hükmedilmiştir. İlamın

ilgili kısımları şöyledir:

"...

Belirtilmelidir ki, Kurumun hatalı işlemine dayalı

olarak davacının iyiniyetli olmasından kaynaklanan bir kazanılmış haktan

bahsedebilmek için Hukuk Genel Kurulu’nun 25.06.2003 gün ve 2003/21-406 E.,

2003/424 K. ile 25.12.2002 gün ve 2002/21-1062 E., 2002/1098 K. sayılı

kararlarında da belirtildiği gibi; bir hakkın elde edilmiş olması, objektif bir

hukuk kuralının kişiye uygulanması, hakkın elde edilebilir ve Anayasa ile diğer

Yasalarla korunmaya değer duruma gelmiş olması ve idarece tek taraflı

tasarrufla geri alınamayacak durumda bulunması gerekir.

Hukuki

değerden yoksun işlemler, açık hataya dayalı işlemler, iradeyi fesada uğratan

nedenlere dayalı işlemler, kazanılmış hak doğurmadığı gibi idarenin yapmış

olduğu olumsuz veya açıklayıcı işlemleri de kazanılmış hak doğurmaz.

Somut

uyuşmazlık bu yönden incelendiğinde, davacının başvurusu üzerine prim borcu

Kurumca ilgili Baro Başkanlıkları tarafından gönderilen prim bordrolarına göre

hesaplanmış olup; hesaplamanın bildirilen süreler eksik olduğu için yanlış

yapıldığı, diğer bir ifade ile hatalı bildirime dayalı ve hukuki değerden

yoksun olduğu anlaşılmaktadır.

Yukarıda

açıklandığı üzere hukuki değerden yoksun ve hatadan kaynaklanan Kurum işlemine

dayalı olarak herhangi bir hak kazanılması mümkün değildir.

Bu

nedenledir ki,Yerel

Mahkemenin, Kurumun hatalı işlemi sonucu çıkarılan prim borcunu ödeyen

davacının iyiniyetli olduğunu kabul ile aylık bağlanmasına dair verdiği karar

isabetsizdir.

Sonuç

itibariyle; yanılgılı değerlendirme ve yerinde olmayan gerekçelerle, önceki

kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olup, direnme kararı açıklanan bu

değişik nedenlerle bozulmalıdır.

..."

12. Yargıtay Hukuk Genel

Kurulunun bozma ilamı üzerine dava dosyası Düzce İş Mahkemesine gönderilmiş ve

bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş, bozma ilamı doğrultusunda

Baro Başkanlıklarından, SGK il Müdürlüğünden gerekli belgeler celp edilmiş,

dosya bilirkişi incelemesine gönderilmiş, bilirkişi raporuna yapılan itirazlar

üzerine yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu

düzenletilmiş, yapılan değerledirme sonucunda

22/10/2013 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne, başvurucuya prim borcunu tamamladığı 14/6/2010 tarihini takip eden ay başı

olan 1/7/2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin

tespitine hükmedilmiştir. Düzce İş Mahkemesinin kesinleşen 22/10/2013 tarihli

kararının ilgili kısımları şöyledir:

"...

Taraf

vekillerinin rapora itirazları sonucunda dosyamız İstanbul Anadolu iş Mahkemesine

gönderilerek en az doçent seviyesinde iş ve sosyal güvenlik alanında uzman

bilirkişiye tevdii edilmesi istenilmiş, bilirkişi Prof. Dr. E. Z. tarafından

tanzim edilen 30/05/2013 tarihli rapor ile davacının emekliliği talep ettiği

dönemde yürürlükte bulunan 506 sayılı Sosyal SigortalarKanununun

60. maddesine göre Yargıtay ve YHGKilamları gereği

davacının 14/06/2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı alma hakkı kazandığı,ancak 506 sayılı yasanın 62, 5510 sayılı yasanın

30. maddesine göre yaşlılık aylığına hak kazananlarahak

kazanma tarihinden sonraki ay başındanitibaren aylık

bağlanabileceğinden 01/07/2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı

bağlanabileceği, anılan aylıklarınfiilen ödenmemeleri

nedeniyle ödenmeleri gereken tarihlerden itibaren yasal faizi ile talep

edilebileceklerini beyan etmiştir.

Tüm dosya kapsamı, bozma ilamı ve bozma ilamı

sonrası temin edilen aynı yöndeki bilirkişi raporları içeriği gözönünde bulundurularak; Yargıtay Hukuk Genel kurulu

kararı sonrasında dosya içerisine temin edilen belgelerden davacının 01/03/1995

tarihli Düzce Barosundan, 30/03/2004 tarihinden İstanbul Barosundan topluluk

sigortasına tabi olarak serbest avukatlık yaptığı, baro kayıtları ile örtüşür

şekilde Düzce Vergi Dairesinde avukatlık faaliyeti sebebiyle 04/04/1995-30/04/2004

tarihleri arasında vergi mükellefiyeti bulunduğu, 11/06/2004 tahsis talep

tarihi itibariyle 2002 yılından önceki dönemlere ait topluluk sigortası prim

borcu bulunduğundan başvurusunun sonuçlanamadığı, Bolu SGK İl Müdürlüğünce

dosyamıza sunulan kayıtlardan davacının 1995 yılı 9-10-11-12. aylar, 1996 yılı

1-2-3-5. aylara ilişkin eksik ödediği, 1996 yılı 4-6-7-8-9-10-11, 1997 yılı

7-8-12, 1998 yılı 3-4, 2001 yılı 6-8-10-11. aylara ilişkin ise hiç ödemediği

topluluk sigortası primlerini 14/06/2010 tarihinde ödediği ve ancak bu tarih

itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı anlaşılmıştır.

..."

13. Tarafların temyiz

talebinde bulunmaları üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme

sonucu 13/1/2014 tarihli ilam ile İlk Derece Mahkemesi kararı onanmış ve

yargılama sona ermiştir.

14. Onama ilamı başvurucuya

3/3/2014 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 1/4/2014 tarihinde bireysel

başvuruda bulunmuştur.

IV.İNCELEME

VE GEREKÇE

15. Mahkemenin 12/1/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

16. Başvurucu makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

1. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

17. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

18. Medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin olan iş mahkemeleri

nezdinde açılan davalarda yargılama süresi tespit edilirken sürenin başlangıç

tarihi olarak uyuşmazlığı karara bağlayacak davanın açıldığı tarih; sürenin

sona erdiği tarih olarak yargılamanın sona erdiği (Nesrin Kılıç, B. No: 2013/772, 7/11/2013 § 69), yargılaması

devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul süre şikâyetiyle

ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Mehmet

Salih Ayyıldız, B. No:2012/397, 17/11/2014, § 25).

19. İş mahkemelerinde görülen davalarda yargılama süresinin

makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç

dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu

ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin

niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Nesrin

Kılıç, §§ 57, 58).

20. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda

verdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda 6 yıl 2 ayı aşan yargılama

süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.

21. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi

gerekir.

B. Diğer İhlal İddiaları

22. Başvurucu, iş mahkemesinde SGK aleyhine açtığı tespit

davasında yaşlılık aylığı bağlanma tarihinin hatalı değerlendirmeler sonucu

yanlış belirlendiğini, yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporu lehine

olmasına ve İlk Derece Mahkemesinin de lehine hüküm kurmasına karşın kararın Yargıtayca bozulduğunu, İlk Derece Mahkemesinin direnmesi

üzerine bu defa Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun hatalı değerlendirme sonucu

hüküm kurduğunu ve İlk Derece Mahkemesinin bozmaya uymak zorunda kaldığını,

dava kapsamındaki taleplerinin, SGK'nın işleyiş

bozukluğundan kaynaklanan nedenlerle kendisine borç çıkarıldığı, bu borçların

bildiriminin dahi yapılmadığı, ödeme yaptığına ilişkin sunduğu makbuzların

kurum kayıtlarına işlenmediği hususları dikkate alınmaksızın haksız bir şekilde

reddedildiğini, yargılama esnasında eksik görünen primleri ödemesine rağmen

yaşlılık aylığı bağlanmadığından ve sosyal güvenlik haklarından mahrum

bırakıldığından kendisinin ve ailesinin mağdur olduğunu belirterek sosyal

güvenlik hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. 23. Anayasa Mahkemesi,

olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp

olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, §

16). Bu kapsamda başvurucunun şikâyetlerinin özünün derece Mahkemeleri

tarafından delillerin değerlendirilmesinde ve yorumlanmasında isabet olmadığına

ve esas itibarıyla yargılamanın sonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Dolayısıyla başvurucunun sosyal

güvenlik hakkının ihlali iddialarının, adil yargılanma hakkı kapsamında

yargılamanın sonucunun adil olmadığı yönünden incelenmesi uygun görülmüştür.

24. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında, kanun

yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvuruda

incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava

konusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerin

değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması ileuyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması

bireysel başvurukonusu olamaz. Ancak bireysel başvuru

kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden, bariz takdir hatası veya

açık keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda

değildir (Ahmet Sağlam, B. No:

2013/3351, 18/9/2013, § 42).

25. Başvurucu tarafından ileri sürülen şikâyetlerin yukarıda

belirtilen içtihat kapsamında kanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu

anlaşılmaktadır.

26. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez

olduğuna karar verilmesi gerekir.

27. Öte yandan başvurucu, başvuru formunda bireysel başvuru

tarihi itibarıyla hâlen kendisine yaşlılık aylığı bağlanmadığından bahsetmiş,

fakat bu duruma ilişkin yargılama süreci sona erdikten sonra SGK'dan herhangi bir talepte bulunduğuna, talebinin

reddedildiğine yönelik herhangi bir bilgi ya da belgeyi Anayasa Mahkemesine

sunmadığından, bu iddia yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

28. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) numaralı fıkrası

şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının

ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi

hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere

hükmedilir. …”

29. Başvurucu maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

30. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

31. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları

karşılığında başvurucuya net 7.800 TL manevi tazminat ödenmesine karar

verilmesi gerekir.

32. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için

başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal

arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Başvurucunun bu konuda herhangi bir belge

sunmamış olması nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi

gerekir.

33. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800

TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderinin başvurucuya

ödenmesine ödenmesine karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

2. Diğer ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksunolmaları nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuya net 7.800 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,

D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam

2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCUYA ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Düzce İş Mahkemesine (E.2011/950,

K.2013/747) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE

12/1/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Recep

KÖMÜRCÜ

Celal Mümtaz

AKINCI

Muammer

TOPAL

Recai AKYEL

Raportör Yrd.

:

İsmail Emrah

PERDECİOĞLU

Başvurucu

:

Mehmet Talat

SAYGILI

Vekili : Av. Hayrettin KESKİNSOY

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2014/4515, 12 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. Iv.inceleme
  7. Ve Gerekçe
  8. A. Makul Sürede
  9. B. Diğer İhlal İddiaları
  10. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  11. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Maliye
  12. G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE
  13. Yıldırım
  14. Kömürcü
  15. Akıncı
  16. Topal
  17. Perdecioğlu
  18. Saygılı
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2014/4515
Tarih
12 Ocak 2017

İlgili Kararlar

  • Medikodental Tıbbi Cer. İş. Malz. Tic. San. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2014/19282)
  • Mehmet Emin Tekik Başvurusu (B. No: 2014/17253)
  • Ahmet İlgün Başvurusu (B. No: 2014/18380)
  • Ahmet Çilgin Başvurusu (B. No: 2014/18849)
  • An İnşaat Gıda Turizm Petrol Ürünleri Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti. Başvurusu (B. No: 2014/13621)
  • Nurittin Öztürk ve Zeynep Çamlık Başvurusu (B. No: 2014/15172)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.