İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /İkinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

Yryskul Beıshenalıev Başvurusu (B. No: 2016/7458)

1. Başvuru, öldürülme veya kötü muameleye maruz kalma riski

Başvuru No2016/7458Tarih20 Nisan 2017Okuma18 dk · 3.691 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm Yryskul Beıshenalıev Başvurusu

Karar tarihi
20 Nisan 2017
Başvuru Numarası
2016/7458
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.691 kelime·18 dk okuma·17 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, öldürülme veya kötü muameleye maruz kalma riski

bulunan ülkeye sınır dışı etme kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele

yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru, 20/4/2016 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvurucu, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün

(İçtüzük) 73. maddesi uyarınca sınır dışı işleminin yürütmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

4. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, tedbir talebinin Bölüm

tarafından karara bağlanması gerekli görüldüğünden İçtüzük'ün

73. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine

karar verilmiştir.

5. Bölüm tarafından 20/4/2016 tarihinde İçtüzük'ün

73. maddesi uyarınca sınır dışı işleminin tedbiren

durdurulmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş sunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve ilgili

kurumlardan temin edilen bilgilere göre olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucu 1986 doğumlu olup Kırgızistan vatandaşıdır.

10. Başvurucu 27/11/2015 tarihinde yasal yollardan Türkiye'ye

(İstanbul) giriş yapmıştır.

11. Başvurucu, bilinmeyen bir tarihte İstanbul'dan Gaziantep'e

gitmiştir.

12. Gaziantep Emniyet Müdürlüğü görevlileri tarafından DAEŞ

terör örgütü üyelerinin Suriye'deki çatışma bölgelerine geçişlerinin

engellenmesine ilişkin faaliyetler kapsamında Gaziantep ili otogarında

28/11/2015 tarihinde başvurucu ve beraberindeki Kırgızistan vatandaşı A.T.U.

durdurulmuştur.

13. Kolluk görevlilerinin sorularına çelişkili cevaplar veren ve

Gaziantep'te bulunma gerekçelerini açıklayamayan başvurucu ve arkadaşı hakkında

soruşturma başlatılmıştır. Başvurucu 30/11/2015 tarihinde silahlı terör

örgütüne üye olma suçundan tutuklanmıştır.

14. Başvurucunun cep telefonunda, DAEŞ terör örgütüne katılmak

üzere hareket ettiğine dair yazışmalar ile örgüt bayrağının ve yöneticilerinin

fotoğrafları bulunmuştur.

15. Bunun yanında Kırgızistan İstihbarat Birimi tarafından

başvurucu ve arkadaşının Kırgızistan'da kasten yaralama ve öldürme suçlarından

arandıkları, DAEŞ terör örgütüne dâhil olmak amacıyla Türkiye'de bulundukları

bilgileri İstanbul Emniyet Müdürlüğüne iletilmiştir.

16. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başvurucu

hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açılmıştır.

17. Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2/3/2016 tarihli

kararıyla "faillerin silahlı terör

örgütüne ilgi duyması, örgüte girmek için zemin arayışına girmesi, bu amaçla

kendilerini örgüte ulaştırabilecek kişilerle temasa geçmeye çalışması ve örgüte

katılmak için başka bir bölgeye yolculuk yapmalarının silahlı terör örgütü

üyeliği suçunun oluşumu için yeterli olmayacağı" gerekçesiyle

başvurucunun beraatına ve tahliyesine karar verilmiştir.

18. Hatay Valiliği Göç İdaresi Müdürlüğünün 3/3/2016 tarihli

kararıyla kamu güvenliği açısından tehdit oluşturduğu gerekçesiyle başvurucunun

sınır dışı edilmesine ve aynı tarihte idari gözetim altına alınmasına karar

verilmiştir. Başvurucu hâlen Hatay Geri Gönderme Merkezinde tutulmaktadır.

19. Başvurucu; Kırgızistan'da etnik kökeni ve dinî inancı

yüzünden can ve mal güvenliğinin tehlike altında olduğunu, siyasi suçlamalarla

cezalandırılabileceğini, kötü muameleye maruz kalacağını belirterek sınır dışı

kararının iptali için dava açmıştır.

20. Anılan dava, Hatay İdare Mahkemesinin (İdare Mahkemesi)

4/4/2016 tarihli kararıyla başvurucunun Suriye'ye yakın bir ilde neden

bulunduğunu izah edememesi, ülkesinde yaralama ve öldürme suçlarından aranıyor

olması dikkate alınarak kamu düzeni ve güvenliği açısından tehlike

oluşturabileceği gerekçesiyle reddedilmiştir.

21. Söz konusu kararda ayrıca başvurucunun sınır dışı edilmesi

hâlinde kötü muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunmadığı, bu

yöndeki iddiaların soyut ve varsayıma dayalı olduğu belirtilmiştir.

22. Bu karar 18/4/2016 tarihinde öğrenilmiş olup 20/4/2016

tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

23. 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası

Koruma Kanunu’nun "Kapsam"

kenar başlıklı 2. maddesi şöyledir:

" (1) Bu Kanun,

yabancılarla ilgili iş ve işlemleri; sınırlarda, sınır kapılarında ya da

Türkiye içinde yabancıların münferit koruma talepleri üzerine sağlanacak

uluslararası korumayı, ayrılmaya zorlandıkları ülkeye geri dönemeyen ve

kitlesel olarak Türkiye’ye gelen yabancılara acil olarak sağlanacak geçici

korumayı, Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün kuruluş, görev, yetki ve

sorumluluklarını kapsar.

(2) Bu Kanunun uygulanmasında, Türkiye’nin

taraf olduğu milletlerarası anlaşmalar ile özel kanunlardaki hükümler saklıdır."

24. 6458 sayılı Kanun’un "Geri

gönderme yasağı" kenar başlıklı 4. maddesi şöyledir:

"Bu Kanun kapsamındaki

hiç kimse, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabi

tutulacağı veya ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti

veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatının veya hürriyetinin tehdit altında

bulunacağı bir yere gönderilemez."

25. 6458 sayılı Kanun’un 29/10/2016 tarihli ve 676 sayılı

Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararname'nin (676 sayılı KHK) 35. maddesiyle değişik “Sınır dışı etme kararı” kenar başlıklı 53.

maddesi şöyledir:

“(1) Sınır dışı etme

kararı, Genel Müdürlüğün talimatı üzerine veya resen valiliklerce alınır.

(2) Karar, gerekçeleriyle birlikte hakkında

sınır dışı etme kararı alınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına

tebliğ edilir. Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, bir avukat

tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu,

itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.

(3) Yabancı veya yasal temsilcisi ya da

avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş

gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı

etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan

başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş

olduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma

süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde ‘54 üncü

maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri ile ikinci fıkrası

kapsamındakiler hariç’ yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı

edilmez.”

26. 6458 sayılı Kanun’un 676 sayılı KHK’nın 36. maddesiyle

değişik “Sınır dışı etme kararı alınacaklar”

kenar başlıklı 54. maddesi şöyledir:

“(1) Aşağıda sayılan

yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınır:

a) 5237 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi

kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler

b) Terör örgütü yöneticisi, üyesi,

destekleyicisi veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya

destekleyicisi olanlar

c) Türkiye’ye giriş, vize ve ikamet izinleri

için yapılan işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar

ç) Türkiye’de bulunduğu süre zarfında geçimini meşru olmayan yollardan

sağlayanlar

d) Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu

sağlığı açısından tehdit oluşturanlar

e) Vize veya vize muafiyeti süresini on günden

fazla aşanlar veya vizesi iptal edilenler

f) İkamet izinleri iptal edilenler

g) İkamet izni bulunup da süresinin sona

ermesinden itibaren kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini on

günden fazla ihlal edenler

ğ) Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler

h) Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den

yasal çıkış hükümlerini ihlal edenler

ı) Hakkında Türkiye’ye giriş yasağı

bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiği tespit edilenler

i) Uluslararası koruma başvurusu reddedilen,

uluslararası korumadan hariçte tutulan, başvurusu kabul edilemez olarak

değerlendirilen, başvurusunu geri çeken, başvurusu geri çekilmiş sayılan,

uluslararası koruma statüleri sona eren veya iptal edilenlerden haklarında

verilen son karardan sonra bu Kanunun diğer hükümlerine göre Türkiye’de kalma

hakkı bulunmayanlar

j) İkamet izni uzatma başvuruları

reddedilenlerden, on gün içinde Türkiye’den çıkış yapmayanlar

k) Uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından

tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilenler

(2) Bu maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve

(k) bentleri kapsamında oldukları değerlendirilen uluslararası koruma başvuru

sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler hakkında uluslararası

koruma işlemlerinin her aşamasında sınır dışı etme kararı alınabilir. ”

27. 6458 sayılı Kanun'un "Sınır

dışı etme kararı alınmayacaklar" kenar başlıklı 55. maddesinin

ilgili kısmı şöyledir:

"(1) 54

üncü madde kapsamında olsalar dahi, aşağıdaki yabancılar hakkında sınır

dışı etme kararı alınmaz:

a) Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye,

insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda

ciddi emare bulunanlar"

28. 6458 sayılı Kanun'un "Sınır

dışı etmek üzere idari gözetim ve süresi" kenar başlıklı 57.

maddesi şöyledir:

"(1) 54

üncü madde kapsamındaki yabancılar, kolluk tarafından yakalanmaları

hâlinde, haklarında karar verilmek üzere derhâl valiliğe bildirilir. Bu

kişilerden, sınır dışı etme kararı alınması gerektiği değerlendirilenler

hakkında, sınır dışı etme kararı valilik tarafından alınır. Değerlendirme ve

karar süresi kırk sekiz saati geçemez.

(2) Hakkında sınır dışı etme kararı

alınanlardan; kaçma ve kaybolma riski bulunan, Türkiye’ye giriş veya çıkış

kurallarını ihlal eden, sahte ya da asılsız belge kullanan, kabul edilebilir

bir mazereti olmaksızın Türkiye’den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayan,

kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar

hakkında valilik tarafından idari gözetim kararı alınır. Hakkında idari gözetim

kararı alınan yabancılar, yakalamayı yapan kolluk birimince geri gönderme

merkezlerine kırk sekiz saat içinde götürülür.

(3) Geri gönderme merkezlerindeki idari

gözetim süresi altı ayı geçemez. Ancak bu süre, sınır dışı etme işlemlerinin

yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da

belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamaması hâlinde, en fazla altı ay daha

uzatılabilir.

(4) İdari gözetimin devamında zaruret olup

olmadığı, valilik tarafından her ay düzenli olarak değerlendirilir. Gerek

görüldüğünde, otuz günlük süre beklenilmez. İdari gözetimin devamında zaruret

görülmeyen yabancılar için idari gözetim derhâl sonlandırılır. Bu yabancılara,

belli bir adreste ikamet etme, belirlenecek şekil ve sürelerde bildirimde

bulunma gibi idari yükümlülükler getirilebilir.

(5) İdari gözetim kararı, idari gözetim

süresinin uzatılması ve her ay düzenli olarak yapılan değerlendirmelerin

sonuçları, gerekçesiyle birlikte yabancıya veya yasal temsilcisine ya da

avukatına tebliğ edilir. Aynı zamanda, idari gözetim altına alınan kişi bir

avukat tarafından temsil edilmiyorsa, kendisi veya yasal temsilcisi kararın

sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.

(6) İdari gözetim altına alınan kişi veya

yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine

başvurabilir. Başvuru idari gözetimi durdurmaz. Dilekçenin idareye verilmesi

hâlinde, dilekçe yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırılır. Sulh ceza

hâkimi incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır. Sulh ceza hâkiminin kararı

kesindir. İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı,

idari gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden

sulh ceza hâkimine başvurabilir.

(7) İdari gözetim işlemine karşı yargı yoluna

başvuranlardan, avukatlık ücretlerini karşılama imkânı bulunmayanlara,

talepleri hâlinde 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine

göre avukatlık hizmeti sağlanır."

29. 22/10/2014 tarihli ve 29153 sayılı Resmî Gazete'de

yayımlanarak yürürlüğe giren Geçici Koruma Yönetmeliği'nin 6. maddesinin (1)

numaralı fıkrası şöyledir:

"Bu Yönetmelik kapsamında hiç kimse,

işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulacağı

veya ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi

fikirleri dolayısıyla hayatının veya hürriyetinin tehdit altında bulunacağı bir

yere gönderilemez."

B. Uluslararası

Hukuk

1. Uluslararası Mevzuat

30. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Yaşam hakkı" kenar başlıklı 2.

maddesi şöyledir:

"1. Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur.

Yasanın ölüm cezası ile cezalandırdığı bir suçtan dolayı hakkında mahkemece

hükmedilen bu cezanın infaz edilmesi dışında, hiç kimsenin yaşamına kasten son

verilemez.

2. Ölüm, aşağıdaki durumlardan birinde mutlak

zorunlu olanı aşmayacak bir güç kullanımı sonucunda meydana gelmişse, bu

maddenin ihlaline neden olmuş sayılmaz:

a) Bir kimsenin yasa dışı şiddete karşı

korunmasının sağlanması;

b) Bir kimsenin usulüne uygun olarak

yakalanmasını gerçekleştirme veya usulüne uygun olarak tutulu bulunan bir

kişinin kaçmasını önleme;

c) Bir ayaklanma veya isyanın yasaya uygun

olarak bastırılması"

31. Sözleşme'nin "İşkence

yasağı" kenar başlıklı 3. maddesi şöyledir:

"Hiç kimse işkenceye,

insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya işlemlere tabi tutulamaz."

32. Mültecilerin hukuki durumuna dair 28/7/1951 tarihli

Sözleşme'nin (1951 tarihli Cenevre Sözleşmesi) 33. maddesi şöyledir (29/8/1961

tarihli ve 359 sayılı Kanun'la onaylanmış; 5/9/1961 tarihli ve 10898 sayılı

Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir):

“1. Hiçbir Taraf Devlet, bir mülteciyi, ırkı,

dini, tabiiyeti, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi fikirleri

dolayısıyla hayatı ya da özgürlüğü tehdit altında olacak ülkelerin sınırlarına,

her ne şekilde olursa olsun geri göndermeyecek veya iade ("refouler") etmeyecektir.

2. Bununla beraber, bulunduğu ülkenin

güvenliği için tehlikeli sayılması yolunda ciddi sebepler bulunan veya

özellikle ciddi bir adi suçtan dolayı kesinleşmiş bir hükümle mahkum olduğu için söz konusu ülkenin halkı açısından bir

tehlike oluşturmaya devam eden bir mülteci, işbu hükümden yararlanmayı talep

edemez.”

2. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Uygulaması

33. Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesinin (AİHM) sınır

dışı kararının uygulanması hâlinde yaşam hakkı ile kötü muamele yasağının ihlal

edileceğine ilişkin şikâyetlerle ilgili ilkesel yaklaşımı özetle şöyledir

(referans alınan AİHM kararları için bkz. Soering/Birleşik Krallık, B. No: 14038/88, 7/7/1989; Saadi/İtalya [BD], B. No: 37201/06, 28/2/2008; M.S.S./Belçika ve Yunanistan [BD], B. No:

30696/09, 21/1/2011; J.K. ve diğerleri/İsveç

[BD], B. No: 59166/12, 23/8/2016; Ghorbanov ve

diğerleri/Türkiye, B. No: 28127/09, 3/12/2013; Mamatkulov ve Aksarov/Türkiye [BD],

B. No: 46827/99, 4/2/2005; Babajanov/Türkiye, B. No: 49867/08, 10/5/2016):

AİHM'e göre yabancıların ülkeye girişleri, ülkede ikamet edişleri ve ülkeden

çıkarılmalarına ilişkin konular doğrudan o ülkenin ulusal egemenlik yetkisine

ilişkin olup Sözleşme'nin 6. maddesinin koruma alanı dışında kalmaktadır. Bir

başka deyişle bu tür konularda alınan kararların medeni hak ve yükümlülüklerle

ilgisi bulunmamaktadır.

Bununla birlikte bir yabancının sınır dışı

edilmesi hâlinde işkence ve kötü muameleye maruz kalacağına dair ciddi emareler

bulunması durumunda taraf devletin Sözleşme kapsamında sorumluluğu ortaya

çıkmaktadır. Sözleşme, işkence ve kötü muameleye maruz kalma riski bulunan

ülkeye sınır dışı etmeme yükümlülüğünü içermektedir.

AİHM, Sözleşme'nin 2. (yaşam hakkı) ve 3.

maddelerinin (işkence ve kötü muamele yasağı) birlikte ihlal edildiğine ilişkin

şikâyetlerde kural olarak işkence ve kötü muamelenin mutlak şekilde

yasaklandığı gerçeğinden hareketle başvuruları 3. maddeyle sınırlı olarak

incelemektedir. Bu kural geri gönderilen ülkede idam cezası uygulanacağı gibi

doğrudan yaşam hakkının konusunu oluşturan şikâyetler bakımından geçerli

değildir.

AİHM, işkence ve kötü muamele riski bulunan

ülkeye sınır dışı etmeme yükümlülüğünün kamu düzeni veya kamu güvenliği

bakımından risk oluşturanlar bakımından da geçerli olduğunun ve hatta

uluslararası terörizm tehlikesinin bulunduğu hâllerde bile bu yükümlülüğe bir

istisna getirilemeyeceğinin altını çizmektedir.

AİHM, geri gönderilen ülkede işkence ve kötü

muamele riskinin varlığını haklı gösteren önemli gerekçelerin bulunması hâlinde

bu iddiaların kapsamlı ve titiz (etkili) bir şekilde incelenmesi gerektiğine

dikkat çekmektedir.

AİHM, söz konusu incelemenin etkililiğinden

bahsedebilmek için sınır dışı kararı uygulanmadan önce ilgili kişiye bağımsız

bir mercie başvuruda bulunma imkânı sunulması ve inceleme sonuçlanıncaya kadar

sınır dışı kararının uygulamasının kendiliğinden (otomatik olarak)

durdurulmasının önemine vurgu yapmaktadır.

AİHM'e göre Sözleşme'nin 3. maddesinin ihlaline karar verilebilmesi için

işkence ve kötü muamele iddiasının bir olasılığın ötesinde gerçek bir risk

düzeyine ulaşması gerekmektedir. Söz konusu riskin ciddiliği incelenirken geri

gönderilecek ülkeyle ilgili koşullar taraf devletçe resen araştırılmalıdır. Bu

araştırma yapılırken bağımsız insan hakları örgütlerinin ve hükûmetlerin

hazırladığı ülke raporlarından yararlanılması mümkündür.

AİHM'e göre başvurucuların kişisel durumlarına ve geri gönderilecekleri

ülkede karşılaşacakları risklere ilişkin iddialarını ayrıntılı şekilde açıklama

ve (varsa) iddialarını destekleyen belgeleri sunma yükümlülükleri

bulunmaktadır. Bir başka deyişle başvurucuların kişisel durumlarına ilişkin

iddialarını ispat külfeti kendilerine aittir.

3. Kırgızistan'ın Genel Güvenlik Durumuna

İlişkin Bilgiler

34. Uluslararası Af Örgütünün 2015/2016 tarihli Kırgızistan

raporunun genel değerlendirme kısmı özetle aşağıdaki şekildedir (anılan raporun

tamamına kuruluşun internet sitesi üzerinden erişim imkânı bulunmaktadır):

İnsan hakları ihlallerine ilişkin, Haziran

2010'da yaşanan şiddet olayları ve sonrasında işlenen insanlığa karşı suçlar da

dahil olmak üzere, tarafsız ve etkili bir soruşturma yapılmamıştır. Yetkililer,

işkence ve diğer kötü muameleleri sona erdirmek ve faillerin cezalandırılmaları

için etkili önlemler alma konusunda başarılı olamamaktadırlar. Sivil toplumun

alanı, etnik, cinsel ve diğer azınlıklara karşı artan hoşgörüsüzlüğün arka

planında küçülmeye devam etti. İfade ve dernek kurma özgürlüklerini kısıtlayan

yasalar tanıtıldı ancak daha sonra geri çekildi. Azimjon

Askarov'un tutukluluğu devam etti,onun ve diğer etnik Özbeklerin davaları üzerinde

çalışan avukatlar ile sivil toplum kuruluşu üyelerinin evleri güvenlik

görevlileri tarafından basıldı.

35. İnsan Hakları İzleme Örgütünün 2016 yılında açıkladığı dünya

raporunun Kırgızistan'la ilgili genel değerlendirme kısmı özetle aşağıdaki

şekildedir. Anılan raporun tamamına kuruluşun internet sitesi üzerinden erişim

imkânı bulunmaktadır:

Kırgızistan'da insan hakları sorunları 2015

yılında devam etti. Yetkililer bazı insan hakları gruplarını, gazetecileri ve

avukatları hedef aldı. İşkence ve kötü muamele eylemlerine ilişkin cezasızlık

durumu devam ediyor ve 2010'da yaşanan şiddet olayları mağdurları içinhala adalet yok. İnsan hakları savunucusu Azimjon Askarov haksız yere ömür

boyu hapis cezasına mahkum ediliyor.

Kadına karşı aile içi şiddet yaygın bir

durumdadır. Lezbiyen, gey, biseksüel ve transseksüel

(LGBT) insanlar ayrımcılıkla ve tacizle karşılaşmaktadırlar.

Kırgızistan'da Ekim ayında uluslararası

gözlemcilerin "rekabetçi" bulduğu parlamento seçimleri düzenlendi.

Kırgızistan, Ağustos ayında Rusya'nın liderliğinde beş

Avrasya devletinin ortak pazarı olan Avrasya Ekonomik Birliği'ne üye oldu.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

36. Mahkemenin 20/4/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Adli Yardım Talebi

Yönünden

37. Anayasa Mahkemesinin Mehmet

Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler

dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılama

giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça

dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

B. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

38. Başvurucu; Kırgızistan'a geri gönderilmesi hâlinde etnik

kökeni ve dinî inançları nedeniyle yaşam hakkı, kötü muamele yasağı, kişi

hürriyeti ve güvenliği hakkı ile özel ve aile hayatına saygı gösterilmesini

isteme hakkının ihlal edileceğini ileri sürmüştür.

39. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun sınır dışı edilmesi hâlinde

öldürülebileceğine ya da kötü muameleye maruz kalabileceğine, yargılama

sırasında etkili bir denetim yapılmadığına ilişkin iddiaları ve diğer

şikâyetleri kötü muamele yasağı kapsamında değerlendirilmiştir.

40. Anayasa'da yabancıların ülkeye girişleri, ülkede ikamet

edişleri ve ülkeden çıkarılmalarına ilişkin konularda herhangi bir düzenlemeye

yer verilmemiştir. Uluslararası hukukta da aynı şekilde kabul edildiği üzere bu

husus devletin egemenlik yetkisi kapsamında kalmaktadır. Dolayısıyla devletin

yabancıları ülkeye kabul etmekte veya sınır dışı etmekte takdir yetkisinin

bulunduğu kuşkusuzdur. Ancak anılan işlemlerin Anayasa'da güvence altına alınan

temel hak ve özgürlüklere müdahale oluşturması hâlinde bireysel başvuruya konu

edilebilmesi mümkündür (A.A. ve A.A. [GK],

B. No: 2015/3941, 1/3/2017, § 54).

41. Anayasa'nın 17. maddesinin birinci fıkrasında yaşama

hakkının yanında maddi ve manevi varlığı koruma ve geliştirme hakkı da güvence

altına alınmıştır. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise kimseye "işkence ve

eziyet" yapılamayacağı, kimsenin "insan haysiyetiyle

bağdaşmayan" cezaya veya muameleye tâbi tutulamayacağı hükmüne yer

verilmiştir. Maddenin sistematiğinden de anlaşılacağı üzere birinci fıkrada

genel olarak güvence altına alınan bireyin maddi ve manevi varlığı, üçüncü

fıkrada kötü muamelelere karşı özel olarak korunmuştur (A.A. ve A.A., § 55).

42. Anılan maddede, devlete getirilen kötü muamelede bulunmama

(negatif) yükümlülüğünün herhangi bir istisnasına yer verilmemiştir. Temel hak

ve özgürlüklerin savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hâllerde

kullanılmasının durdurulmasına imkân veren Anayasa'nın 15. maddesinde de maddi

ve manevi varlığın bütünlüğüne dokunulamayacağı belirtilmiştir. Bu durum, kötü

muamele yasağının mutlak nitelikte olduğunun açık göstergesidir (A.A. ve A.A., § 56).

43. Ancak bu yasakla korunan hakların gerçek anlamda güvence

altına alındığından bahsedebilmek için devletin kötü muamelede bulunmaması

yeterli değildir. Devletin aynı zamanda bireyleri kendi görevlilerinin ve

üçüncü kişilerin kötü muamele oluşturabilecek eylemlerine karşı da koruması

gerekir (A.A. ve A.A., § 57).

44. Nitekim Anayasa'nın 5. maddesinde "insanın maddi ve

manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak" devletin temel amaç ve görevleri arasında

sayılmıştır. Anayasa'nın 17. ve 5. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde

devletin bireyi işkence ve kötü muamele yasağına karşı koruma (pozitif)

yükümlülüğünün de bulunduğu anlaşılmaktadır (A.A.

ve A.A., § 58).

45. Anayasa'nın 17., 5. ve 16. maddeleri, uluslararası hukuk ve

özellikle de Türkiye'nin taraf olduğu Cenevre Sözleşmesi'nin ilgili hükümleri

ile birlikte yorumlandığında devletin egemenlik yetkisi alanında olup

gönderildikleri ülkede kötü muameleye maruz kalabilecek yabancıların da maddi

ve manevi varlıklarına yönelik risklere karşı korunmalarının devletin pozitif

yükümlülükleri arasında yer aldığının kabulü gerekir (A.A. ve A.A., § 59).

46. Anılan pozitif yükümlülük kapsamında sınır dışı edilecek

kişiye ülkesinde karşılaşabileceği risklere karşı gerçek anlamda bir koruma

sağlanabilmesi için bu kişiye sınır dışı kararına karşı etkili bir "karşı

çıkma imkânı" tanınması gerekir. Aksi hâlde sınır dışı edildiğinde kötü

muameleye maruz kalma riski altında olduğunu iddia eden ve bu iddiasını delillendirme konusunda devlete göre daha kısıtlı imkânlara

sahip olan yabancıya gerçek anlamda bir koruma sağlanabildiğinden bahsetmek

mümkün olmayacaktır (A.A. ve A.A.,

§ 60).

47. Dolayısıyla kötü muameleye karşı koruma pozitif

yükümlülüğünün -anılan yasağın koruduğu hakların doğası gereği- hakkında sınır

dışı kararı verilen bir yabancıya "iddialarını araştırtma" ve bu

kararı "adil bir şekilde inceletme" imkânı sağlayan usul güvencelerini

de içerdiği kuşkusuzdur (A.A. ve A.A.,

§ 61).

48. Bu çerçevede sınır dışı etme işlemi sonucunda yabancının

gönderileceği ülkede kötü muamele yasağının ihlal edileceğinin iddia edilmesi

hâlinde idari ve yargısal makamlar tarafından söz konusu ülkede gerçek bir

ihlal riskinin bulunup bulunmadığı ayrıntılı şekilde araştırılmalıdır. Anılan

usul güvencelerinin bir gereği olarak idari makamlar tarafından alınan sınır

dışı kararlarının bağımsız bir yargı organı tarafından denetlenmesi, bu denetim

süresince sınır dışı kararlarının icra edilmemesi ve yargılama sürecine

tarafların etkili katılımının sağlanması gerekir (A.A. ve A.A., § 62).

49. Kötü muameleye karşı koruma yükümlülüğü, her sınır dışı

işleminde yukarıda belirtilen şekilde bir araştırma yapılmasını gerektirmez. Bu

yükümlülüğün ortaya çıkabilmesi için öncelikli olarak başvurucu tarafından savunulabilir

(araştırılabilir/tartışılabilir/ araştırmaya değer/makul şüphe uyandıran) bir

iddia ortaya konmalıdır. Bu doğrultuda başvurucu, geri gönderileceği ülkede var

olduğunu iddia ettiği kötü muamele riskinin ne olduğunu makul şekilde

açıklamalı; (varsa) bu iddiayı destekleyen bilgi ve belgeleri sunmalı, bu

iddialar belirli bir ciddilik seviyesinde olmalıdır. Ancak savunulabilir

iddianın ortaya konması somut olayın özelliğine göre farklılık

gösterebileceğinden her olayda ayrıca değerlendirme yapılmalıdır (AA.A. ve A.A., § 63).

50. Somut olayda başvurucu, genel olarak ülkesinde insan hakları

ihlallerinin yaşandığını iddia etmiş; ancak, bu iddialarını herhangi bir

kaynağa dayandırmamıştır. Başvurucu ayrıca, ülkesinde öldürülme ya da kötü

muameleye maruz kalma riski altında olduğunu belirtirken bu riskin doğrudan

kamu makamlarından mı yoksa ülkenin genel güvenlik koşullarından mı

kaynaklandığını açıklamamıştır.

51. Dolayısıyla başvurucunun geri gönderilen ülkenin koşullarına

ilişkin araştırma yapmaya elverişli nitelikte bilgiler vermediği açıktır. Geri

gönderilen ülkenin koşullarının kamu makamları tarafından resen araştırılması

gerektiğine ilişkin kural, başvurucunun bu konuda açıklamada bulunma

yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır.

52. Başvurucunun Türkiye'ye girdiği tarihten beri tutuklu/idari

gözetim altında olması nedeniyle söz konusu bilgilere erişim konusunda

dezavantajlı durumda olabileceği gözardı

edilmemelidir. Bu nedenle, başvurucunun Kırgızistan'ın genel güvenlik durumu

hakkında bilgi ve belge sunmaması/sunamaması bir eksiklik olarak görülmemiş,

ancak ülkenin durumu Anayasa Mahkemesi tarafından resen elde edilen bilgilerle

sınırlı olarak değerlendirilmiştir. Söz konusu bilgilere yukarıda yer

verilmiştir (bkz. §§ 34, 35)

53. Öte yandan başvurucu, kötü muamele riskinin etnik kökeni ve

dini inançlarından kaynaklandığını ileri sürmektedir. Ancak başvurucu,

gerek İdare Mahkemesinde görülen davada gerekse bireysel başvuruda hangi etnik

kökenden olduğu hakkında bilgi vermemiştir. Dahası hangi dine mensup olduğu

konusunda da bir açıklama yapmamıştır.

54. Başvurucu, ülkesindeki kötü muamele riskini genel olarak

dile getirmiş; ancak, söz konusu riskin kişisel olarak kendisini nasıl

etkileyeceğini açıklamamıştır. Başvurucu ayrıca, kendisini ülkesinden ayrılmaya

zorlayan somut bir sebep olup olmadığı konusunda da bilgi vermemiştir. Bir

başka deyişle başvurucunun hikâyesi ne kamu makamları ne de Anayasa Mahkemesi

tarafından bilinmektedir. Başvurucunun kişisel durumuna ilişkin açıklama

yapmaktan kaçınması nedeniyle ülkesinin yukarıda yer verilen genel koşullarının

kendisi açısından gerçek bir risk içerip içermediğinin araştırılabilmesi veya

değerlendirilebilmesi mümkün değildir.

55. Sonuç olarak başvurucunun ülkesine geri gönderilmesi hâlinde

kötü muameleye maruz kalacağına ilişkin "genel" ve "soyut"

iddialarının araştırmaya değer nitelikte ve yeterlilikte olmadığı

anlaşılmaktadır. Nitekim İdare Mahkemesi de başvurucunun iddialarını

"soyut" ve "varsayıma dayalı" olarak nitelendirmiştir.

İdare Mahkemesinin yapmış olduğu değerlendirme ve ulaştığı sonuçtan ayrılmayı

gerektirir bir durum bulunmamaktadır.

56. Açıklanan nedenlerle başvurucunun Anayasa'nın 17. maddesinin

üçüncü fıkrasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine

ilişkin iddiasının savunulabilir nitelikte olmadığı anlaşıldığından başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,

B. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri

Kanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca tahsil edilmesi

mağduriyetine neden olacağından başvurucunun yargılama giderlerini ödemekten

TAMAMEN MUAF TUTULMASINA,

D. Kararın bir örneğinin İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel

Müdürlüğüne GÖNDERİLMESİNE 20/4/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Engin

YILDIRIM

Üyeler

:

Serdar

ÖZGÜLDÜR

Osman Alifeyyaz PAKSÜT

Muammer

TOPAL

M. Emin KUZ

Raportör

:

M. Serhat

MAHMUTOĞLU

Başvurucu

:

Yryskul BEISHENALIEV

Vekili

:

Av. Tahir

TOSOLAR

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, E. 2016/7458, 20 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Adli Yardım Talebi
  11. B. Kabul Edilebilirlik
  12. C. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri
  13. Yıldırım
  14. Özgüldür
  15. Topal
  16. M. Emin KUZ
  17. M. Serhat
  18. Mahmutoğlu
  19. Tosolar
  20. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
İkinci Bölüm
Başvuru No
2016/7458
Tarih
20 Nisan 2017

İlgili Kararlar

  • Ali Öner ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/3551)
  • Fevzi Kayacan Başvurusu (B. No: 2014/8978)
  • Sami Güzelyurt Başvurusu (B. No: 2014/177)
  • Nurettin Uz Başvurusu (B. No: 2014/18052)
  • Abdullah Topçu Başvurusu (B. No: 2014/8868)
  • Raziye Dülger ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/18943)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.