İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Yüksel Uğurlu Başvurusu (B. No: 2014/20386)

1. Başvuru; açık ceza infaz kurumunda tutulmanın çalışma koşuluna

Başvuru No2014/20386Tarih23 Mayıs 2018Okuma16 dk · 3.161 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Yüksel Uğurlu Başvurusu

Karar tarihi
23 Mayıs 2018
Başvuru Numarası
2014/20386
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.161 kelime·16 dk okuma·16 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru; açık ceza infaz kurumunda tutulmanın çalışma koşuluna

bağlanması nedeniyle zorla çalıştırma yasağının ihlal edildiği iddialarına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 29/12/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği ve Ulusal Yargı Ağı

Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelere göre ilgili

olaylar özetle şöyledir:

6. Hakkında yapılan yargılama sonucunda İstanbul 21. Asliye Ceza

Mahkemesinin19/12/2013 tarihli kararıyla başvurucunun 1 yıl 8 ay hapis

cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

7. Karar 29/1/2014 tarihinde kesinleşmiş ve 27/2/2014 tarihinde

infaza gönderilmiştir.

8. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 25/3/2014 ve 26/3/2014

tarihli tebligatlarının iadesi üzerine başvurucu hakkında 12/5/2014 tarihinde

yakalama emri çıkarılmıştır.

9. Başvurucu 11/7/2014 tarihinde yakalanarak Metris 1 No.lu

Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumuna yerleştirilmiştir.

10. Başvurucu 25/7/2014 tarihli dilekçesiyle İstanbul İnfaz

Hâkimliğine başvurarak 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin

Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın

Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un

geçici 3. maddesinin 2 (a) bendinde yer verilenüç yıldan daha az hapis cezasına

mahkûm olan hükümlünün cezasının doğrudan açık ceza infaz kurumlarında

çektirilmesine dair hüküm uyarınca cezasını açık ceza infaz kurumunda çekmesi

gerektiğini ileri sürmüştür.

11. İstanbul İnfaz Hâkimliği 25/7/2014 tarihli kararıyla,

13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Hakkında Kanun'un 19/1. maddesi hükmüne dayanılarak çıkarılan 2/9/2012 tarihli

ve 28399 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Açık Ceza İnfaz

Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 9/4. maddesi uyarınca

başvurucunun kapalı ceza infaz kurumuna gönderildiği, oysa 6352 sayılı Kanun'un

geçici 3. maddesinin 2 (a) bendinde yer verilen hükmün üst norm niteliğinde

olduğu ve verilen cezanın süresini dikkate alarak açık ceza infaz kurumunda

infazı öngördüğü, bu durumda normlar hiyerarşişine aykırı olarak, alt hukuk

normu uyarınca yapılan uygulamanın hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle

başvurucunun açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar vermiştir.

12. Kararın İnfaz Kurumuna tebliği üzerine başvurucu 31/7/2014

tarihinde Silivri Açık Ceza İnfaz Kurumuna yerleştirilmiştir.

13. Başvurucu 4/8/2014 tarihinde bina temizliğinde çalıştırılmak

üzere görevlendirilmiş ancak verilen işi yapmayı reddetmiştir.

14. Silivri Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem

Kurulu Başkanlığı 4/8/2014 tarihli ve 2014/6446 sayılı kararıyla, bu

davranışının diğer hükümlülere olumsuz örnek teşkil ettiği gerekçesiyle

Yönetmelik'in "Kapalı kurumlara iade"

kenar başlıklı 12. maddesinin iş temin edildiği hâlde çalışmayanlar veya iş

düzenine uyum sağlayamayanlar ile ilgili 1 (d) bendi uyarınca başvurucunun

kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar vermiştir.

15. Başvurucu, aynı gün Silivri 4 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumunagönderilmiştir.

16. Silivri Açık Ceza İnfaz Kurumunun başvurusu üzerine Silivri

1. İnfaz Hâkimliği 12/8/2014 tarihli kararıyla İdare ve Gözlem Kurulu

Başkanlığının 2014/6446 sayılı kararını onamıştır. 1/9/2014 tarihinde kararın

tebliği üzerine başvurucu 8/9/2014 tarihinde ağır ceza mahkemesi nezdinde

karara itiraz etmiştir.

17. İtirazı inceleyen Silivri Ağır Ceza Mahkemesi 19/11/2014

tarihli kararıyla yapılan itirazın reddine karar vermiştir. Karar, 2/12/2014

tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.

18. Öte yandan başvurucu kapalı ceza infaz kurumuna iade

edilmesine ilişkin 2014/6446 sayılı kararın kendisine tebliği üzerine, itirazen

Silivri 1. İnfaz Hakimliğine başvurmuştur.

19. Silivri 1. İnfaz Hâkimliği 12/9/2014 tarihli kararıyla,

başvurucunun 1/8/2014tarihli dilekçesiyle çalışmaya istekli olmadığını Kurum

idaresine beyan ettiği, sağlığı açısından çalışmasına engel teşkil eden bir

durumunun bulunmadığının anlaşıldığı, Yönetmelik'in12/1-d maddesi uyarınca

kararın hukuka uygun olduğugerekçeleriyle itirazın reddine karar vermiştir.

20. Başvurucu 24/9/2014 tarihinde tarafına tebliğ edilen bu

karara karşı Silivri Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde itirazda bulunmuş; Mahkeme

12/11/2014 tarihli kararı ileitirazınreddine karar vermiştir.

21. Karar başvurucuya 27/11/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.

IV. İLGİLİ HUKUK

A. Ulusal Hukuk

22. 3/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik

Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Açık

ceza infaz kurumları" kenar başlıklı

14. maddesi şöyledir:

“(1) Açık ceza infaz kurumları, hükümlülerin

iyileştirilmelerinde, çalıştırılmaları ve meslek edindirilmelerine öncelik

verilen, firara karşı engelleri ve dış güvenlik görevlisi bulunmayan, güvenlik

bakımından kurum görevlilerinin gözetim ve denetimi ile yetinilen kurumlardır. Açık

ceza infaz kurumları ihtiyaca göre ayrıca;

a) Kadın açık ceza infaz kurumları,

b) Gençlik açık ceza infaz kurumları,

Şeklinde kurulabilir.

(2) Hükümlülerin açık cezaevlerine

ayrılmalarına ilişkin esas ve usûller yönetmelikte gösterilir.

(3) İlk kez suç işleyen ve iki yıl veya daha

az süreyle hapis cezasına hükümlü bulunanların cezaları doğrudan açık ceza

infaz kurumlarında yerine getirilebilir.

(4) Açık ceza infaz kurumunda bulunan

hükümlülerden kınamadan başka bir disiplin cezası alanlar ve hükümlü oldukları

suçtan başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı (…)olanlar ile yaş,

sağlık durumu, bedensel veya zihinsel yetenekleri bakımından çalışma

koşullarına uyum sağlayamayacakları saptananlar, kurum yönetim kurulunun kararı

ile kapalı ceza infaz kurumlarına geri gönderilirler. Bu karar, infaz hâkiminin

onayına sunulur.”

23. 5275 sayılı Kanun'un "Yakalama

emri" başlıklı 19. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“(1) Hükümlü, hapis cezası veya güvenlik tedbirinin

infazı için gönderilen çağrı kâğıdının tebliği üzerine on gün içinde gelmez,

kaçar ya da kaçacağına dair şüphe uyandırırsa, Cumhuriyet savcısı yakalama emri

çıkarır.“

24. 2/12/2012 tarihli ve 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin

Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın

Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un

Geçici 3. Maddesinin (2) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:

“(2) Terör suçları, örgüt faaliyeti kapsamında

işlenen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar hariç olmak

üzere;

a) Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha

az hapis cezasına mahkûm olanların,

b) Taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha

az süreyle hapis cezasına mahkûm olanların,

c) Adli para cezasının infazı sürecinde tazyik

hapsine tabi tutulanların,cezaları doğrudan açık ceza infaz kurumlarında yerine

getirilir.Bu fıkra hükümleri 3l/l2/2017 tarihine kadar uygulanır."

25. Yönetmelik'in

"Doğrudan açık kuruma alınacak hükümlüler" kenar başlıklı 5. maddesi şöyledir:

"(1) Terör suçları,

örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı

işlenen suçlar hariç olmak üzere;

a) Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha

az süreyle hapis cezasına mahkûm olanların,

b) Taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha

az süreyle hapis cezasına mahkûm olanların,

c) Adlî para cezası hapis cezasına

çevrilenlerin,

ç) 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve

İflas Kanunu gereğince tazyik hapsine tabi tutulanların,

cezaları doğrudan açık kurumlarda yerine

getirilir."

26. Yönetmelik'in

"Doğrudan açık kuruma gönderme kararı" kenar başlıklı 9. maddesinin ilgili kısmı

şöyledir:

"(1) Ağır ceza merkez

veya mülhakat Cumhuriyet başsavcılıkları, bağlı bulundukları ağır ceza merkezi

yargı çevresinde açık kurum bulunması hâlinde, 5 inci madde kapsamında kalan

hükümlülerin doğrudan o yerde bulunan açık kurumlara gönderilmesine karar

verir.

(2) Ağır ceza merkezi yargı çevresinde açık

kurum bulunmayan merkez veya mülhakat Cumhuriyet başsavcılıkları ise 5 inci

madde kapsamında kalan hükümlülerin Bakanlıkça belirlenen listedeki açık

kurumlardan birine gönderilmesine karar verir.

(3) 5 inci madde kapsamında kalan

hükümlülerden;

a) Teslim olan veya çağrı üzerine gelenlere,

b) 5275 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin

ikinci fıkrası gereğince haklarında doğrudan yakalama emri çıkarılanlara,

c) 2004 sayılı Kanun gereğince tazyik hapsine

tabi tutulanlardan haklarında yakalama emri çıkarılanlara,

birinci veya ikinci fıkralara göre

gönderileceği açık kurum belirlendikten sonra on gün süre verilerek ilgili

kuruma teslim olması, aksi takdirde yakalanarak kapalı kuruma alınacağı hususu

EK-1’de yer alan fotoğraflı belge ile tebliğ ve ihtar olunur. Bu tebligat ve

mahkeme ilâmı, derhâl açık kurumun bağlı bulunduğu Cumhuriyet başsavcılığına

gönderilir.

(4) On günlük süre içinde, EK-1'de yer alan

belgedeki ihtarı içeren çağrıya uymayan veya belirlenen açık kuruma teslim

olmayan hükümlüler hakkında 5275 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin birinci

fıkrası uyarınca yakalama emri çıkarılır ve yakalandıklarında kapalı kuruma

alınarak haklarında 6 ncı madde hükümlerine göre işlem yapılır.

..."

27. Yönetmelik'in "Kapalı kuruma iade" kenar

başlıklı 12. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

1) Açık kurumlarda cezası infaz edilmekte olan

hükümlülerden;

a) Haklarında 5271 sayılı Kanunun 100 üncü

maddesine göre tutuklama kararı verilenler,

b) Firar edenler,

c) Kınamadan başka disiplin cezası alanlar,

ç) 5 inci madde gereğince doğrudan açık kurumlara

gönderilenler hariç olmak üzere; yaş, sağlık durumu, bedensel veya zihinsel

yetenekleri bakımından çalışma koşullarına uyum sağlayamayacakları tespit

edilenler,

d) İş temin edildiği halde çalışmayanlar veya

iş düzenine uyum sağlayamayanlar,

e) Kapalı kuruma dönmek isteyenler,

f) Haklarında üst sınırı yedi yıldan az

olmayan başka bir suçtan soruşturma veya kovuşturması devam etmekte olanlar ile

üst sınırı yedi yıldan az olmayan bir suçtan henüz kesinleşmemiş mahkûmiyet

kararı bulunanlar,

kurum yönetim kurulu kararı ile kapalı

kurumlara iade edilir ve bu karar derhâl infaz hâkimliğinin onayına sunulur.

...."

28. 16/5/2001 tarihli ve

4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun "İnfaz

hâkimlerinin görevi" kenar başlıklı 4. maddesi şöyledir:

"İnfaz hakimliklerinin görevleri

şunlardır :

1.

Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri,

yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri,

beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının

korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri,

çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikayetleri incelemek ve

karara bağlamak.

2.

Hükümlülerin cezalarının infazı, müşahadeye tabi tutulmaları, açık cezaevlerine

ayrılmaları, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri

gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikayetleri incelemek ve karara bağlamak.

3.

Hükümlü ve tutuklular hakkında alınan disiplin tedbirleri ve verilen disiplin

cezalarının kanun, tüzük veya yönetmelik hükümleri ile genelgelere aykırı

olduğu iddiasıyla yapılan şikayetleri incelemek ve karara bağlamak.

4. Ceza

infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurullarının kendi yetki alanlarına giren

ceza infaz kurumları ve tutukevlerindeki tespitleri ile ilgili olarak

düzenleyip intikal ettirdikleri raporları inceleyerek, varsa şikayet

niteliğindeki konular hakkında karar vermek.

5. Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.

Kanunlarda başka bir yargı merciine bırakılan

konulara ilişkin hükümler saklıdır."

29. 4675 sayılı Kanun'un "İnfaz

hâkimliğine şikâyet ve usulü" kenar başlıklı 5.maddesi şöyledir:

"Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde

hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili

faaliyetlerin kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri ile genelgelere aykırı

olduğu gerekçesiyle bu işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren

onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikayet yoluyla

infaz hakimliğine başvurulabilir.

Şikayet, dilekçe ile doğrudan doğruya infaz

hakimliğine yapılabileceği gibi; Cumhuriyet başsavcılığı veya ceza infaz kurumu

ve tutukevi müdürlüğü aracılığıyla da yapılabilir. İnfaz hakimliği dışında

yapılan başvurular hemen ve en geç üç gün içinde infaz hakimliğine gönderilir.

Sözlü yapılan şikayet, tutanağa bağlanır ve bir sureti başvurana verilir.

Şikayet

yoluna, kendisi ile ilgili olmak kaydıyla hükümlü veya tutuklu ya da eşi,

anası, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu veya kardeşi, müdafii, kanuni

temsilcisi veya ceza infaz kurumu ve tutukevi izleme kurulu başvurabilir.

Şikayet

yoluna başvurulması, yapılan işlem veya faaliyetin yerine getirilmesini

durdurmaz. Ancak, infaz hakimi giderilmesi güç veya imkansız sonuçların doğması

ve işlem veya faaliyetin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte

gerçekleşmesi durumunda işlem veya faaliyetin ertelenmesine veya durdurulmasına

karar verebilir."

30. 4675 sayılı Kanun'un "İnfaz

hâkimliğince şikâyet üzerine verilen kararlar" kenar başlıklı 6. maddesinin ilgili kısmının olayla tarihinde

yürürlükte olan kısmışöyledir:

"İnfaz hâkiminin kararlarına karşı

şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren bir

hafta içinde Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerine göre acele itiraz

yoluna gidilebilir.

İtiraz, infaz hakimliğinin kurulduğu yer ağır

ceza mahkemesine, ağır ceza mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması

halinde (2) numaralı daireye yapılır. İnfaz hâkimi aynı zamanda bu mahkemenin

üyesi olduğu takdirde itirazla ilgili karara katılamaz."

B. Uluslararası Hukuk

31.Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 4. maddesi

şöyledir:

“1. Hiç kimse köle ya da kul durumunda

tutulamaz

2. Hiç kimse zorla çalıştırılamaz ve zorunlu

çalışmaya tabi tutulamaz.

3. Aşağıdaki haller, bu madde anlamında “zorla

çalıştırma ya da zorunlu çalışma” sayılmaz:

a) Bu Sözleşme’nin 5. maddesinde öngörülen

koşullara uygun olarak tutulu bulunan bir kimseden, tutulu bulunduğu sırada

veya şartlı tahliyeden yararlandığı süre içinde olağan olarak yapması istenilen

bir iş;

b) Askeri nitelikli herhangi bir hizmet veya

vicdanî reddin meşru sayıldığı ülkelerde, vicdanî reddi seçen kişilere zorunlu

askerlik hizmeti yerine gördürülebilecek başkaca bir hizmet;

c) Toplumun hayat veya refahını tehdit eden

kriz veya afet hallerinde gerekli görülen her hizmet;

d) Olağan yurttaşlık yükümlülükleri kapsamına

giren her türlü çalışma veya hizmet."

32. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sözleşme'nin zorla

çalıştırma ve zorunlu çalışmayı yasaklayan 4. maddesinin ikinci fıkrasının

demokratik toplumun temel değerlerinden birini düzenlediğini belirtmektedir.

AİHM, diğer birçok maddi hükmün aksine Sözleşme'nin 4. maddesinin herhangi bir

istisnaya yer vermediğini ve bu maddede düzenlenen hakkın ulusal güvenliği

tehdit eden olağanüstü durumlarda dahi Sözleşme'nin 15. maddesinin ikinci

fıkrasına göre askıya alınmasına izin verilen haklardan olmadığını

vurgulamaktadır (Zarb Adami/Malta,

B. No: 17209/02, 20/6/2006, § 43).

33. AİHM, başvurucunun yapmakla yükümlü tutulduğu hizmetin zorla çalıştırma ve zorunlu çalışma yasağı

kapsamına girip girmediğini tespit ederken 4. maddede altı çizilen amaçların

ışığında somut olayın tüm koşullarını dikkate almaktadır. AİHM zorla çalıştırma ve zorunlu çalışma

kavramının kapsamadığı hususların belirlenmesinde ikinci ve üçüncü fıkraların

bir bütün olarak gözetilmesi gerektiğini ifade etmektedir (Steindel/Almanya (k.k.), B. No: 29878/07,

14/9/2010).

34. AİHM, bir hükümlünün aldığı cezanın indirimi karşılığında

infaz kurumunda bedelsiz çalıştırılmasının Sözleşme'nin 4. maddesinin 3 (a)

bendinde tanımlanan istisna kapsamında kaldığı gerekçesiyle şikâyetin kabul

edilemez olduğuna karar vermiştir (Floroiu/Romanya

(k.k.), B. No: 15303/10, 12/3/2013)

35. Öte yandan AİHM, hükümlülerin zorunlu emeklilik yaşının

ötesinde infaz kurumlarında çalışmalarının da Sözleşme'nin anılan maddesindeki

istisna kapsamında olduğuna, zorla çalışma veya zorunlu çalıştırma olmadığına

karar vermiştir (Meier/İsviçre,

B. No: 10109/14, 9/2/2016).

V. İNCELEME VE GEREKÇE

36. Mahkemenin 23/5/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Zorla Çalıştırma ve

Angarya Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

37. Başvurucu, 5275 sayılı Kanun'un 29. maddesinin 1. fıkrası hükmüne

göre hükümlünün çalıştırılmasının isteğe bağlı olduğunu, çalışmama hâlinde

hükümlünün açık infaz kurumundan kapalı infaz kurumuna gönderileceği yönünde

bir düzenlenmeyi içermediğini, Yönetmelik'te yer verilen bir düzenlemeye

dayanılarak açık ceza infaz kurumundan kapalı ceza infaz kurumuna

nakledildiğini, kapalı kurumdaki infaz rejiminin açık kurumlara göre daha

zorlayıcı ve sınırlayıcı olduğunu, açık kurumda teklif edilen işin karşılığında

herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek Anayasa'nın 18. maddesinde güvence

altına alınan zorla çalıştırma yasağının ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

2. Değerlendirme

38. Anayasa’nın 18. maddesi şu şekildedir:

"Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya

yasaktır.

Şekil ve şartları kanunla düzenlenmek üzere

hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar; olağanüstü hallerde

vatandaşlardan istenecek hizmetler; ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı

alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları,

zorla çalıştırma sayılmaz."

39.

Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi

ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, §

16). Başvurucunun iddialarının özünü, diğer koşulları sağlamasına rağmen,

cezasının açık ceza infaz kurumunda infazının çalışma koşuluna bağlı

tutulmasının zorla çalıştırma yasağına aykırı olduğu iddialarının oluşturduğu

anlaşıldığından, başvurucunun adil yargılanma hakkı bağlamında ileri sürdüğü iddialar

da Anayasa'nın 18. maddesinde düzenlenen zorla çalıştırma ve angarya yasağı

kapsamında incelenmiştir.

40. Anayasa’nın 18. maddesinin birinci fıkrasında hiç kimsenin

zorla çalıştırılamayacağı belirtilmiş, angarya yasaklanmış, ikinci fıkrasında

ise zorla çalıştırma kapsamında olmayan hâller sayılmıştır. Buna göre;

- Şekil ve şartları kanunla düzenlenmek üzere hükümlülük veya

tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar,

-Olağanüstü hâllerde vatandaşlardan istenecek hizmetler,

- Ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen

vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları zorla çalıştırma

sayılmamaktadır.

41. Anayasa'nın 18. maddesinde, Sözleşme'nin 4. maddesinden

farklı olarak zorla çalıştırma ve

zorunlu çalışma yerine zorla çalıştırma ve angarya kavramlarına yer verildiği

görülmektedir.

42. Anayasa Mahkemesi Cumhuriyet başsavcılıklarının talebi

üzerine, harcanan emeğe göre yetersiz olduğu ileri sürülen bir ücret

karşılığında ilgili mevzuatta öngörülenzorunluluk uyarınca bilirkişi sıfatıyla

gerçekleştirilen otopsiler bağlamında Anayasa'nın 18. maddesinde tanımlanan

zorla çalıştırma yasağının ihlal edildiği şikâyetini incelediği bir başvuruda

zorla çalıştırma ve angarya kavramlarının kapsamını değerlendirmiştir (Yasemin Balcı, B. No: 2014/8881,

25/7/2017, §§ 62-71). Yaptığı incelemede Anayasa Mahkemesi, kişinin ceza

tehdidi altında ve iradesidışında çalıştırılmasının her iki kavramın ortak

özelliği olduğuna, ancak angaryada zorla çalıştırmadan farklı olarak

çalıştırılana ücret ödenmediği veya bariz bir şekilde düşük bir ücret ödendiği,

dolayısıyla her iki kavramı ayrıştıran ölçütün yaptırım tehdidiyle desteklenen

irade dışı çalıştırma karşılığında ücret ödenip ödemediği hususunun olduğu

yönünde değerlendirme yapılmıştır. Kararda, 18. maddede yer verilen angarya

kavramının sadece emekten karşılıksız yararlanma durumunu kapsadığını

belirtilmiş, irade dışı çalıştırmada ücret ödenmesi hâlinde zorla çalıştırmadan, ödenmiyorsa veya

ödenen ücret bariz bir şekilde düşük ise angaryadan

söz edilebileceği tespiti yapılmıştır (Yasemin

Balcı, §§ 68, 69).

43. Anayasa Mahkemesi ayrıca zorla çalıştırma ve angarya

yasağının mutlak bir hak olup sınırlandırılmasının mümkün olmadığını,

Anayasa'nın 18. maddesinin ikinci fıkrasında sayılan durumların birer sınırlama

sebebi olmayıp zorla çalıştırma ve angarya yasağının kapsamı dışında bırakılan

hâlleri ifade ettiğini karar altına almıştır. Bu itibarla (1) hükümlü ve

tutukluların şekil ve şartları kanunla düzenlenmek üzere hükümlü veya tutuklu

bulundukları süreler içinde çalıştırılması, (2) vatandaşların olağanüstü

hâllerde çalıştırılması, (3) vatandaşların ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı

alanlarda vatandaşlık ödevinin bir gereği olarak bedenî ve fikrî emeklerinden

yararlanılması müdahale/sınırlandırma olarakgörülmemekte; anayasa koyucu

tarafından bu hâllerin hakkın norm alanı dışında bırakıldığı kabul edilmektedir

(Yasemin Balcı, § 70).

44. Öte yandan 5275 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 14.

maddesi, açık ceza infaz kurumlarının hukuki çerçevesinin hükümlülerin

çalıştırılması esasına uygun olarak çizildiğini ortaya koymaktadır. Konuyu

düzenleyen alt hukuk normlarının da bu esas çerçevesinde hükümler vazettiği

anlaşılmaktadır. Nitekim Anayasa Mahkemesi soyut norm denetimi yoluyla

incelediği bir itiraz başvurusunda, açık ceza infaz kurumlarını hükümlülerin

iyileştirilmelerine, çalıştırılmaları ve meslek edindirilmelerine öncelik

verilen, firara karşı engelleri ve dış güvenlik görevlisi bulunmayan, güvenlik

bakımından kurum görevlilerinin gözetim ve denetimi ile yetinilen kurumlar

olarak tanımlamış; bu kurumların çağdaş ceza infaz sistemlerine uygun, iş ve

çalışma esasına dayalı olarak kurulduğu, bu şekilde hükümlülerin çalıştırılarak

iyileştirilmelerinin ve meslek edinmelerinin sağlanması suretiyle topluma yeniden

kazandırılmalarını amaçladığı yönünde değerlendirme yapmıştır (AYM, E.2014/26,

K.2014/78, 9/4/2014).

45. Sözleşme'nin 4. maddesinin 3 (a) bendi ile Anayasa'nın 18.

maddesinin ikinci fıkrası; genel hatlarıyla, paralel bir şekilde hükümlülük ve

tutukluluk süreleri içinde yaptırılacak çalışmaları zorla çalıştırma kapsamında

görmemektedir. Bu bağlamda AİHM'in konuyla ilgili içtihadı incelendiğinde

tutuklu veya hükümlülerin çalıştırılmaları ile ilgili başvuruların bu temel

kabulün bir adım ötesindeki sorunlarla ilgili olduğu görülmektedir. Nitekim Stummer/Avusturya ([BD], B. No: 37452/02,

7/7/2011) kararında, ceza infaz kurumlarında çalıştırılmanın sosyal güvenlik

sistemi kapsamında yaşlılık aylığı ile ilişkilendirilmemesinin Sözleşme'nin 4.

maddesine aykırılık oluşturup oluşturmadığı sorunu incelenmiş ve uygulamanın 4.

maddeye aykırılık oluşturmadığı sonucuna varılmıştır. AİHM diğer bir kararında,

zorunlu emeklilik yaşını aşmış bir hükümlünün çalıştırılmasının 4. maddenin 3

(a) bendinde tanımlanan "tutulu bulunduğu

sırada veya şartlı tahliyeden yararlandığı süre içinde olağan olarak yapması

istenilen bir iş" kapsamında olduğuna, dolayısıyla maddenin 2.

fıkrasında belirtilen zorunlu çalıştırma kapsamında kalmadığına karar vermiştir

( Meier/İsviçre, B. No: 10109/14,

9/2/2016).

46. Somut olayda 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûm edilen

başvurucu, kendisine önerilen işi yapmayı reddetmesi nedeniyle açık ceza infaz

kurumundan kapalı ceza infaz kurumuna nakledilmiştir. Başvurucu, çalışma

koşuluna bağlı olarak açık ceza infaz kurumunda tutulmasının Anayasa'nın 18.

maddesinde öngörülen yasağa aykırılık teşkil ettiğini ileri sürmekte ise de

Sözleşme'nin 4. maddesi kapsamında konuya ilişkin olarak geliştirilen içtihat

ve Anayasa Mahkemesinin konu ile ilgili yorumu, hürriyeti kısıtlayıcı bir

cezanın yerine getirilmesi bağlamında ceza infaz kurumlarında bulunan

hükümlülerin çalıştırılmalarının yasak kapsamında olmadığını açıkça ortaya

koymaktadır.

47. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında, açıkça dayanaktan yoksun başvuruların Mahkemece kabul

edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda başvurucunun

ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik bir müdahalenin

olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ile karmaşık veya

zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksun kabul

edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,

B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).

48. Bu durumda başvurucunun çalışma koşuluna bağlı olarak açık

ceza infaz kurumunda tutulması şeklindeki uygulamanın Anayasa'nın 18.

maddesinde öngörülen zorla çalıştırma yasağına ilişkin düzenlemenin ikinci

fıkrasında yer alan hükümlülük veya tutukluluk süreleri içinde yaptırılacak

çalışmalara yönelik istisna hükmü kapsamında kaldığı ve somut olayda anılan

yasak bağlamında herhangi bir müdahalenin bulunmadığının açık olduğu sonucuna

ulaşılmaktadır.

49. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik

koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar

verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

23/5/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh

KALELİ

Hicabi

DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Yusuf Şevki

HAKYEMEZ

Raportör

:

Melek KARALİ

SAUNDERS

Başvurucu

:

Yüksel

UĞURLU

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/20386, 23 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İlgili Hukuk
  7. A. Ulusal Hukuk
  8. B. Uluslararası Hukuk
  9. V. İnceleme Ve Gerekçe
  10. A. Zorla Çalıştırma ve
  11. A. Başvurunun açıkça
  12. B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  13. Kaleli
  14. Dursun
  15. Gökcan
  16. Hakyemez
  17. Saunders
  18. Uğurlu
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/20386
Tarih
23 Mayıs 2018

İlgili Kararlar

  • Cemile Gökhan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/1203)
  • Sadet Becerikli Başvurusu (B. No: 2014/17466)
  • Ö.ç. Başvurusu (B. No: 2014/1091)
  • Haci Boğatekin Başvurusu (B. No: 2015/6321)
  • Mehmet Ali Eneze Başvurusu (B. No: 2017/35352)
  • Yusuf Ahmed Abdelazım Elsayad Başvurusu (B. No: 2016/5604)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.